Ben bunu kendi evliliğimde çok düşündüm.İnsanlar neden çocuklarının huzurunu bozacak şeyler yapıyor anlamıyorum. Düşünemiyorlar mı acaba “ben bunu yaparsam, bunu söylersem gelin/damat alınır, hoşuna gitmez bu sefer benim çocuğumla sorun yaşarlar huzurları kaçar” diye neden düşünmüyorlar acaba…
Evlendikten bir buçuk ay sonra akşam çaya çağırmıştım. Sonra bir kere de biz gittik çaya 6 ay kadar oldu bir dahada çağırmadık onlar davet ettiler biz iş güç dedik gitmedik eşim gitmek istemiyor o istemeyince bende ne çağırıyorum ne hadi gidelim diyorum dertsiz başıma dert alamamŞimdi kızlar,
Dert değil ama kafama takıldı. Evlendiniz, balayından döndünüz. Ne kadar süre sonra görümce/elti/ hala /teyze gibi yakın akrabaları yemeğe çağırdınız?
İlk onlar mı sizi evine davet etti yeni evli çift olduğunuz için yoksa siz mi onları çağırdınız?
Normalde bunu hiç düşünmezdim fakat 1 yıl nişanlılık süresince ne görümcem, ne eltim bir kere bırakın yemeği çaya bile çağırmamış olmalarına rağmen sürekli “ee artık evlenince bizi yemeğe alırsınız, kahvaltıya alırsınız” gibi duyuruyorlar. Elti değil gerçi, kaynım ve görümce diyor. Eltim selam vermiyor bana
Kendileri bir çaya bile davet etmemişken nişanlılık boyunca, acaba ilk onların mı davet etmesini mi beklesem diyorum.
Kendim ağırladıktan sonra zaten özellikle çağırmayı düşünmüyorum kimseyi tekrardan yemeğe. Çalışıyorum zaten, öyle sürekli sürekli yemekli misafir ağırlayamam.
Sonuç olarak, ilk onların mı çağırmasını bekleyeyim? İlk ben çağıracak olursam evlendikten ne kadar süre sonra çağırmam uygun olur.
Herkesin dinamiği, günlük yaşantısı mutlaka çok farklı. Herkes kendine uygun olanı yapmıştır. İkili ilişkilere göre de değişir bu durum. Ben genel olarak yüz göz olmamaya dikkat ederek belli bir mesafede sağlıklı bir iletişim kurmaya çalışıyorum. Bayıldığım insanlar değiller (çok farklı yapılarımız var) ama “aman yüzlerini asla görmeyim” de demem.
O kadar takdir ettim ki olduğunuz insanı, olduğunuz kadını. Tanımadığım halde okurken gururlandım resmen. Helal olsun size be. Öyle güzel yürütmüşsünüz ki tüm süreci, çok yıpranmışsınız ama belli. Allah herkese ailenin hayırlısını, anlayışlısını versin inşallah. Konuşma tarzınızdan hiç korktuğunuz gibi bir kv olacağınızı düşünmüyorum. Gelinleriniz çok şanslı olacak benceBen bunu kendi evliliğimde çok düşündüm.
Hatta 2 erkek çocuk annesiyim, bende mi öyle olacağım diye çok korkular yaşıyorum dönem dönem.
Bence evlatlarına olan bağımlılıktan kaynaklı.
Gözleri görmüyor hiç bir şeyi.
Benim kayınvalidem sorunlu bir insan gerçekten.
Eşim de bunun çok farkında.
Ben elimden gelen iyi niyeti gösterdim hep, her şeylerine elimden geldiğince de koştum.
Bir eltim var, benden çok önce evlenmiş, o benden beter şeyler yaşamış.
O da örnek oldu bana, ne yapmamam gerektiği konusunda ve ne kadar sınır koymam gerektiği konusunda.
Koyduğum sınırlara rağmen yeri geldi beni kendi evinde yok saydı, yeri geldi tüm geniş ailenin oturduğu sofrada beni yok saydı.
Ha ben pabucuma bastırmam, yok sayanı doğmamış sayarım, o kadar da inatçıyımdır ve belli ederim tavrımı.
Ama gelinen nokta, ben tamamen koptum onlardan, duygusal bağım kalmadı.
Eşimin durumları anlaması, aslında benim art niyet beslemediğimi, saygı duyulmak istediğimi anlaması çok zaman aldı.
İlk 5 sene anlaşılmak ile mücadele verdim, bir gün anlamıyorsan çık hayatımdan sana da ihtiyacım yok zaten dedim.
Bir o zaman toparladı kendini, aslında konunun annesi olmadığını anladı, konu eşin destek vermesi.
Yapılan ve söylenenleri görmesi, bir dur demesiydi.
Onu anladı ama annecilik var ya ruhunda, bunu yenemedi.
Oturduğumuz semtten taşınmaya karar verdik 2. hamileliğimde, annemin oturduğu semte geleceğiz.
Yapmadığını bırakmadı kayınvalidem, ne ardımdan konuştuğu kaldı ne önümden.
Bende eşime anlatıyorum durumu anlamıyor, haklı buluyor, boşver diyor.
Attım kapının önüne, git dedim annene istemiyorum bana destek olmayan kocayı.
Annene git ve onda kal ve benim seni attığımı boşanacağımı söyle ve annen demezse sana "ben sana demiştim oğlum bu evlilikten hayır gelmez, bu kadından sana eş olmaz" diye benim adım Cihandan değil dedim.
1 gün kaldı annesinde, ertesi gün evin önünde araba içinde yatmış, bir sonraki gün geldi kapıya, haklısın özür dilerim diye.
Bu bizim kırılma noktamız oldu zaten.
Anladı aslında benim derdim ne anası ne babası, iki tatlı dil bir güler yüz ile ben yaşarım.
Ne kimseden beklentim var, ne de kimsenin beni poh pohlamasına ihtiyacım var.
Tek derdim huzur.
Onu da vermiyorlar zaten, ayda yılda bir görüşüyoruz, yetiyor herkese.
Ama çocuklarım mesela çok sever babaannelerini ve dedelerini, ben de cesaretlendiririm onları bu konuda.
Bilinçli bir insanım, ama benim gözümde hiçler.
Ona rağmen tatillerde çocuklarımı kalmaları için gönderirim onların evine (aynı şehirde olmamıza rağmen).
Ben gitmem evlerine, çok ayda yılda bir, işte bayram olucakta anca.
Bana davet etmem, kıymet bilmeyenlere benim evimde yer yok.
En son eşim dedi maç izlemeye çağırayım babamı, gelsinler yemek yeriz.
Dedim beni sokma bu strese, hiç dedim içimden gelmiyor.
Sen istersen al çocuklarını istediğin zaman git onlara, istediğin kadar dur, hiç rahatsız olmam.
Çocuklar için iyi bile olur, ama eve çağırma, yeter salak yerine konduğum, bu kadar saygının bitmesi hiç iyi birşey değil dedim.
O günden beri teklifte etmez.
Ay inşallah.O kadar takdir ettim ki olduğunuz insanı, olduğunuz kadını. Tanımadığım halde okurken gururlandım resmen. Helal olsun size be. Öyle güzel yürütmüşsünüz ki tüm süreci, çok yıpranmışsınız ama belli. Allah herkese ailenin hayırlısını, anlayışlısını versin inşallah. Konuşma tarzınızdan hiç korktuğunuz gibi bir kv olacağınızı düşünmüyorum. Gelinleriniz çok şanslı olacak bence
Çok makul geliyor söylediğiniz her şey gerçekten. Siz oturun konuşun, sabaha kadar dinlerim. Ayy sakinlik geldi vücuduma :))))Ay inşallah.
Rabbim hayırlı insanlarla karşılaştırsın gerçekten.
Benim de diyeceğim yolun başındasınız.
İnşallah çok çok anlayışlı bir eşiniz vardır, sizi en başta yormadan anlar.
Önemli olan saygının kaybolmaması, ben saygısızlık hiç yapmadım kimseye, en büyük silahım bu oldu.
Kimseyi aşağılamadım, terbiyesizce hiç bir davranışta bulunmadım.
Evet yıprandık, eşim de bende, ama sevgi yıpranmadı perçinlendi.
Bir birimizin haklı yönlerini gördükçe, bir birimize daha çok bağlandık, anladık bir birimizi en azından.
Şimdi ise tek derdimiz çocuklar, hamd olsun bu güne.
Kayınvalide, kayınpeder, elti, vb. 3. şahıslar konu bile olmuyor artık gündemimizde.
İşin içine çocuklar girdi mi, hayat farklı evriliyor.
İnşallah siz de vaktinde ve zamanında bu duyguları tadarsınız.
Evliliğinizde huzurun ve mutluluğun bol olmasını dilerim.
Herkeste farklıdır ama bizde ilk önce yeni evlenen çift yemeğe çağrılır.Şimdi kızlar,
Dert değil ama kafama takıldı. Evlendiniz, balayından döndünüz. Ne kadar süre sonra görümce/elti/ hala /teyze gibi yakın akrabaları yemeğe çağırdınız?
İlk onlar mı sizi evine davet etti yeni evli çift olduğunuz için yoksa siz mi onları çağırdınız?
Normalde bunu hiç düşünmezdim fakat 1 yıl nişanlılık süresince ne görümcem, ne eltim bir kere bırakın yemeği çaya bile çağırmamış olmalarına rağmen sürekli “ee artık evlenince bizi yemeğe alırsınız, kahvaltıya alırsınız” gibi duyuruyorlar. Elti değil gerçi, kaynım ve görümce diyor. Eltim selam vermiyor bana
Kendileri bir çaya bile davet etmemişken nişanlılık boyunca, acaba ilk onların mı davet etmesini mi beklesem diyorum.
Kendim ağırladıktan sonra zaten özellikle çağırmayı düşünmüyorum kimseyi tekrardan yemeğe. Çalışıyorum zaten, öyle sürekli sürekli yemekli misafir ağırlayamam.
Sonuç olarak, ilk onların mı çağırmasını bekleyeyim? İlk ben çağıracak olursam evlendikten ne kadar süre sonra çağırmam uygun olur.
Herkesin dinamiği, günlük yaşantısı mutlaka çok farklı. Herkes kendine uygun olanı yapmıştır. İkili ilişkilere göre de değişir bu durum. Ben genel olarak yüz göz olmamaya dikkat ederek belli bir mesafede sağlıklı bir iletişim kurmaya çalışıyorum. Bayıldığım insanlar değiller (çok farklı yapılarımız var) ama “aman yüzlerini asla görmeyim” de demem.
Çok makul geliyor söylediğiniz her şey gerçekten. Siz oturun konuşun, sabaha kadar dinlerim. Ayy sakinlik geldi vücuduma :))))
Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz için. Umarım sizde bundan sonra hep huzur dolu ikili ilişkilerin içinde olursunuz
Kaynın ve görümcen evlilerse ve yaş aralığına bağlı olarak el öpmesi gibi bir şeye gitmem. Bir kere hepsini birden yemeğe çağırırım, bir daha da pek işim olmaz açıkçasıŞimdi kızlar,
Dert değil ama kafama takıldı. Evlendiniz, balayından döndünüz. Ne kadar süre sonra görümce/elti/ hala /teyze gibi yakın akrabaları yemeğe çağırdınız?
İlk onlar mı sizi evine davet etti yeni evli çift olduğunuz için yoksa siz mi onları çağırdınız?
Normalde bunu hiç düşünmezdim fakat 1 yıl nişanlılık süresince ne görümcem, ne eltim bir kere bırakın yemeği çaya bile çağırmamış olmalarına rağmen sürekli “ee artık evlenince bizi yemeğe alırsınız, kahvaltıya alırsınız” gibi duyuruyorlar. Elti değil gerçi, kaynım ve görümce diyor. Eltim selam vermiyor bana
Kendileri bir çaya bile davet etmemişken nişanlılık boyunca, acaba ilk onların mı davet etmesini mi beklesem diyorum.
Kendim ağırladıktan sonra zaten özellikle çağırmayı düşünmüyorum kimseyi tekrardan yemeğe. Çalışıyorum zaten, öyle sürekli sürekli yemekli misafir ağırlayamam.
Sonuç olarak, ilk onların mı çağırmasını bekleyeyim? İlk ben çağıracak olursam evlendikten ne kadar süre sonra çağırmam uygun olur.
Herkesin dinamiği, günlük yaşantısı mutlaka çok farklı. Herkes kendine uygun olanı yapmıştır. İkili ilişkilere göre de değişir bu durum. Ben genel olarak yüz göz olmamaya dikkat ederek belli bir mesafede sağlıklı bir iletişim kurmaya çalışıyorum. Bayıldığım insanlar değiller (çok farklı yapılarımız var) ama “aman yüzlerini asla görmeyim” de demem.
Biraz önce aklıma bu geldi. Bir mesaj grubu kurup malum şahısa topluca sövsek mi diyeAy şöyle eş ailesi ile alakalı sürekli dedikodu yapabileceğimiz bir grubumuz olsa keşke hahaha çok gülüyorum
Ay alın alın kızzzzz ben ayak uydururum hshshshdhdjdjdBiraz önce aklıma bu geldi. Bir mesaj grubu kurup malum şahısa topluca sövsek mi diyeama kediannesi0 ni almayalım aramıza
Bilemiyorum, bu konuda bana pek güven vermedinAy alın alın kızzzzz ben ayak uydururum hshshshdhdjdjd
Biz de önce yeni evli yemeğe davet edilir kayinvalidesi görümce kayin dayı hala tabi kiz tarafi da aynı şekilde cagirir, hatta giderken ceyizdeki yazma havlu gibi hediyelerden konulur sonra da yeni evliye hediyeyle çaya gidilir. Ama yemeğe gelmezler.Şimdi kızlar,
Dert değil ama kafama takıldı. Evlendiniz, balayından döndünüz. Ne kadar süre sonra görümce/elti/ hala /teyze gibi yakın akrabaları yemeğe çağırdınız?
İlk onlar mı sizi evine davet etti yeni evli çift olduğunuz için yoksa siz mi onları çağırdınız?
Normalde bunu hiç düşünmezdim fakat 1 yıl nişanlılık süresince ne görümcem, ne eltim bir kere bırakın yemeği çaya bile çağırmamış olmalarına rağmen sürekli “ee artık evlenince bizi yemeğe alırsınız, kahvaltıya alırsınız” gibi duyuruyorlar. Elti değil gerçi, kaynım ve görümce diyor. Eltim selam vermiyor bana
Kendileri bir çaya bile davet etmemişken nişanlılık boyunca, acaba ilk onların mı davet etmesini mi beklesem diyorum.
Kendim ağırladıktan sonra zaten özellikle çağırmayı düşünmüyorum kimseyi tekrardan yemeğe. Çalışıyorum zaten, öyle sürekli sürekli yemekli misafir ağırlayamam.
Sonuç olarak, ilk onların mı çağırmasını bekleyeyim? İlk ben çağıracak olursam evlendikten ne kadar süre sonra çağırmam uygun olur.
Herkesin dinamiği, günlük yaşantısı mutlaka çok farklı. Herkes kendine uygun olanı yapmıştır. İkili ilişkilere göre de değişir bu durum. Ben genel olarak yüz göz olmamaya dikkat ederek belli bir mesafede sağlıklı bir iletişim kurmaya çalışıyorum. Bayıldığım insanlar değiller (çok farklı yapılarımız var) ama “aman yüzlerini asla görmeyim” de demem.
hshshshjsjd güvennnnBilemiyorum, bu konuda bana pek güven vermedin
Birtek kayınvalide, görümce ve kayınpederimi çağırmıştım. Sanırım 1-1 buçuk ay falan olmustu evleneli. Sonrasında kimseyi cagirmadim.Şimdi kızlar,
Dert değil ama kafama takıldı. Evlendiniz, balayından döndünüz. Ne kadar süre sonra görümce/elti/ hala /teyze gibi yakın akrabaları yemeğe çağırdınız?
İlk onlar mı sizi evine davet etti yeni evli çift olduğunuz için yoksa siz mi onları çağırdınız?
Normalde bunu hiç düşünmezdim fakat 1 yıl nişanlılık süresince ne görümcem, ne eltim bir kere bırakın yemeği çaya bile çağırmamış olmalarına rağmen sürekli “ee artık evlenince bizi yemeğe alırsınız, kahvaltıya alırsınız” gibi duyuruyorlar. Elti değil gerçi, kaynım ve görümce diyor. Eltim selam vermiyor bana
Kendileri bir çaya bile davet etmemişken nişanlılık boyunca, acaba ilk onların mı davet etmesini mi beklesem diyorum.
Kendim ağırladıktan sonra zaten özellikle çağırmayı düşünmüyorum kimseyi tekrardan yemeğe. Çalışıyorum zaten, öyle sürekli sürekli yemekli misafir ağırlayamam.
Sonuç olarak, ilk onların mı çağırmasını bekleyeyim? İlk ben çağıracak olursam evlendikten ne kadar süre sonra çağırmam uygun olur.
Herkesin dinamiği, günlük yaşantısı mutlaka çok farklı. Herkes kendine uygun olanı yapmıştır. İkili ilişkilere göre de değişir bu durum. Ben genel olarak yüz göz olmamaya dikkat ederek belli bir mesafede sağlıklı bir iletişim kurmaya çalışıyorum. Bayıldığım insanlar değiller (çok farklı yapılarımız var) ama “aman yüzlerini asla görmeyim” de demem.
Ayyyyy neden öyle bir şey yaptınızzzz balayında ne işleri varBacım ben yeni evliyken salaktım kaynanamla görümcemi yemeğe değil balayına çağırdımşimdiki ben aklıyla yanıtlayayım. Onler söyledi diye çağırırsanız aa dedik yaptı dediğimizi yaptırdık olur. Balayı dönüşü arayın el öpmeye gelicez diyip ilk sen git. Sonra çağırırsın. Olurda sizden bekledik gibi laf sokarlarsa genelde ev sahibi davet eder siz kendinizi davet ettiriyorsunuz merak etmeyin çağırıcam :)))) dersiniz.
Balayına mı çağırdın ? Ay ciddi misin sen ??? Geldiler de birde düşüp bayılayım.Bacım ben yeni evliyken salaktım kaynanamla görümcemi yemeğe değil balayına çağırdımşimdiki ben aklıyla yanıtlayayım. Onler söyledi diye çağırırsanız aa dedik yaptı dediğimizi yaptırdık olur. Balayı dönüşü arayın el öpmeye gelicez diyip ilk sen git. Sonra çağırırsın. Olurda sizden bekledik gibi laf sokarlarsa genelde ev sahibi davet eder siz kendinizi davet ettiriyorsunuz merak etmeyin çağırıcam :)))) dersiniz.
Bak sen bile melek gibi kv'y çağırmamışsın balayına. Püü sanaAyyyyy neden öyle bir şey yaptınızzzz balayında ne işleri var
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?