- 13 Nisan 2017
- 98
- 94
- 88
- 29
- Konu Sahibi Avukatimisiniz
-
- #81
Merhaba, teşekkür ederim.Mesleginizi, sizinle evlenmek icin can atan bir erkek icin bile birakmamaniz lazim. Diyelim ki yurtdisina gidip evlendiniz, bir yil sonra sizi aldatti, ne yapacaksiniz, sineye mi cekeceksiniz? Cünkü basinizi yaslayabileceginiz baska kimseniz yok, isiniz yok, ülkeyi ha deyince terkedemezsiniz, hem hangi kazancla yapacaksiniz bunu? Ya da adam sizden sıkıldı bosanmak istedi o zaman ne yapacaksiniz? Önce kendi isinizi saglama alin ondan sonra ask yasayin ya da evlenin. Erkek milletine hic güven olmaz. Benim esimle iliskim 10 yillik. Almanyaya evet onun yüzünden tasindim, ama isimi ayarladiktan sonra geldim. Bana calismasan da olur dedi ama ben güvenemiyorum erkek milletine, 10 yillik tanisam sevsem bile bu bir seyi degistirmez. Yarin ne olacagi belli degil. Kötü bir sey olursa en azindan isim var, param var derim. Tutunacak bir seyim olur. Simdi uzun süreli is buldum neyseki ama o isi bulana kadar baska avrupa ülkelerinde is bakindim ve basvurdum da. Eger burada is bulamasaydim baska ülkede yasayip haftasonlari görüsmeyi planliyordum. Hatta avrupada da bulamasaydim uzakdoguyu bile düsünüyordum, bir süreligine uzaktan idare ederiz diye. Ekonomik bagimsizlik bir kadin icin en önemli sey.
Bunun disinda da sunu söyleyeyim. Avrupali beyaz erkekler kolay kolay evlenmezler. Ya yasca cok kücük olacaksin, ya tavlayabilecegi kadinlarin ortalamasinin cok cok üstünde güzelligin olacak, ya popstar vs gibi ünlü biri olacaksin (bunu gercekten duydum ingiliz bir cocuk ancak böyle biriyle ciddi iliski yasarim yoksa eglenmeme bakarim diyordu, ama sonra koreli bir kiz onu iki hafta ciktiktan sonra terkedip cok iyi haddini bildirdi :) ) da beyefendiler seni evlenmeye deger görecek. Bu adamlarin kiclari kalkik, ben hep bunu gördüm. 35 yasini bile evlenmek icin genc görüyorlar daha cok 40ina yaklasinca evlilik düsünüyorlar, o dönemde de yasitlarina degil 25 yaslarindaki kadinlara aday gözüyle bakiyorlar. Bence bu adamla sadece gönül eglendirilir. Yurtdisinda tanidigim evlenmis olanlari da karilarini aldatiyorlardi, cok normal bir sey o bunlarda. Yemin ediyorum, bir cacik olmaz bunlardan.
Aradığım yorum bu işte bütün yorumları okudum tek mantıklısı bu. Ellerinize sağlık şeyyy sadece gönül eğlendirilir kısmı hariçMesleginizi, sizinle evlenmek icin can atan bir erkek icin bile birakmamaniz lazim. Diyelim ki yurtdisina gidip evlendiniz, bir yil sonra sizi aldatti, ne yapacaksiniz, sineye mi cekeceksiniz? Cünkü basinizi yaslayabileceginiz baska kimseniz yok, isiniz yok, ülkeyi ha deyince terkedemezsiniz, hem hangi kazancla yapacaksiniz bunu? Ya da adam sizden sıkıldı bosanmak istedi o zaman ne yapacaksiniz? Önce kendi isinizi saglama alin ondan sonra ask yasayin ya da evlenin. Erkek milletine hic güven olmaz. Benim esimle iliskim 10 yillik. Almanyaya evet onun yüzünden tasindim, ama isimi ayarladiktan sonra geldim. Bana calismasan da olur dedi ama ben güvenemiyorum erkek milletine, 10 yillik tanisam sevsem bile bu bir seyi degistirmez. Yarin ne olacagi belli degil. Kötü bir sey olursa en azindan isim var, param var derim. Tutunacak bir seyim olur. Simdi uzun süreli is buldum neyseki ama o isi bulana kadar baska avrupa ülkelerinde is bakindim ve basvurdum da. Eger burada is bulamasaydim baska ülkede yasayip haftasonlari görüsmeyi planliyordum. Hatta avrupada da bulamasaydim uzakdoguyu bile düsünüyordum, bir süreligine uzaktan idare ederiz diye. Ekonomik bagimsizlik bir kadin icin en önemli sey.
Bunun disinda da sunu söyleyeyim. Avrupali beyaz erkekler kolay kolay evlenmezler. Ya yasca cok kücük olacaksin, ya tavlayabilecegi kadinlarin ortalamasinin cok cok üstünde güzelligin olacak, ya popstar vs gibi ünlü biri olacaksin (bunu gercekten duydum ingiliz bir cocuk ancak böyle biriyle ciddi iliski yasarim yoksa eglenmeme bakarim diyordu, ama sonra koreli bir kiz onu iki hafta ciktiktan sonra terkedip cok iyi haddini bildirdi :) ) da beyefendiler seni evlenmeye deger görecek. Bu adamlarin kiclari kalkik, ben hep bunu gördüm. 35 yasini bile evlenmek icin genc görüyorlar daha cok 40ina yaklasinca evlilik düsünüyorlar, o dönemde de yasitlarina degil 25 yaslarindaki kadinlara aday gözüyle bakiyorlar. Bence bu adamla sadece gönül eglendirilir. Yurtdisinda tanidigim evlenmis olanlari da karilarini aldatiyorlardi, cok normal bir sey o bunlarda. Yemin ediyorum, bir cacik olmaz bunlardan.
Teşekkür ederimÇok şey yazdım ama sildim hepsinin özeti olarak tek mantıklı şey ayrılmanız. Üzülmeyin üzmeyin kendinizi biraz geçtikten sonra alışırsınız. Herşey gönlünüzce olsun
Merhaba, Yunanistan'da yaşıyor. Ancak Hollanda'ya taşınmak istiyor. Tabii ki benim de gelmemi istiyor ama ne oturum izni ne de çalışma izni alabiliyorum. Gidebilsem iş yadıgarmamam tabii ki, dediğiniz gibi mesleğimin tercih edilebilir yanı yok burada.
Anlıyorum sizi. Ama bence karşınızdakine de kendinize de bosuna acı çektirmeyin. Ortada güçlü bir şey varsa zaten yollarınız kesişir.Çok teşekkür ediyorum. İki farklı düşünce arasında sıkışmış kalmış gibi hissediyorum. Tabii ki gerçekten seviyorum... Büyük ihtimalle bu şekilde devam ederse Kasım ayında çıkış yanıma gelebileceğini de sezebiliyorum. Şu an mesaj atmaktan başka yapabileceği bir şey de yok. Haftada 7 gün çalışıyor ve 2 haftada 1 gün tatili oluyor.
Ayrilmakla ve net olmakla dogru yapmissiniz. Cogu kadin sizin kadar güclü degil ve 5 yil birlikte oldugu adama bile cekinip söyleyemiyorlar. Bir kac yil disimi sikayim belki evlenmeyi düsünür diye yillarini harciyorlar bu tür adamlar icin. Avrupali kadinlar daha kendilerine güvensiz, bir kac kere birlikte olduktan sonra ancak sevgili miyiz diye soruyorlar, onu bile bazilari korkusundan soramiyor. Bu yüzden, bu adamlar türk kadinin bu özgüvenini görünce sok oluyorlar.Merhaba, teşekkür ederim.
Çok haklısınız zaten asla erkek eline bakacak bir kadın değilim. Ancak orada yapacağım garsonluğun bile burada yaptığım avukatlıktan daha tercih edilebilir olduğu acı bir gerçek. Tabii ki orada beni terk edip gitse ben tek başıma ayakta kalabilir, bir hayat sürerim. Nihayetinde hayatımı kurmaya gidecektim, erkek eline bakmaya değil.
Bu arada Yunanlar bizden hallice esmer
İki tarafıda haklı buluyorum. Siz aile kurmak istiyorsunuz o ise henüz hazır olmadığı istemiyor. Ailelerin etkisi olacağını bu konuda pek düşünmüyorum evlenmek isteyen birini ailesi nereye kadar durdurabilir ki? Bende şahsen evliliği uzun bi süre düşünmüyorum 30 umdan sonra istiyorum. Bunu anlamlandıramasalarda istemeyince insan mutlu olamaz zaten. Asıl sıkıntı böyle başlar. Doğru bi karar vermişsiniz. Yoksa daha da bağlanır ne gidebilir ne de kalabilirsiniz siz gerçekten evlilik düşünüyorsanız sizi yıpratır bu durum. Bende ciddi düşündüğüm kişiye evliliği ve çocuğu uzun bi süre istemediğimi söyleyeceğim mesela :)Merhaba...
Şu an kalbim ile mantığım arasında sıkışıp kalmış bir haldeyim. Sizlerle paylaşmak ve tavsiyelerinizden faydalanmak istiyorum
Çok uzun bir süre ilişkim olmamıştı ve nihayetinde karşıma o çıkmıştı. Ben 27 yaşındayım ve daha önceki tecrübelerimden dolayı ne istediğim ve sınırlarım belirgin şekilde belliydi. O ise tüm bunlara harfiyen uyuyordu. Çok güzel anlaştığımız 9 aydır bir birlikteliğimiz vardı. Bu 9 ayda en ufacık problemimiz olmadı çünkü kendisi tartışması imkansız bir karaktere sahip, sakin ve asla sinirlenmeyen ayrıca sevgisini çok güzel ifade eden bir insandır. Yani anlayacağınız huzurun ta kendisi... Ancak bir sorunumuz var, ki bunu maalesef geç öğrendim... Kendisinin uzun bir vadede evlilik gibi bir düşüncesi yokmuş. Türk olmaması, farklı bir ülkede yaşaması, benim ise sık sık onu görmeye gidecek imkanımın olmaması (hatta 1 kez bile gidemedim, ülkedeki ekonomik durum belli...) bu şekilde uzak mesafe ilişkisinin uzun bir süre devam edebilmesi imkansız. Ancak o beni görmeye Türkiye'ye geldi tabii ki. Yüz yüze uzun süre vakit geçirdik. Avukatlık mesleğini icra etmem ve yurtdışında diplomamın bir geçerliliği olmamasından dolayı yurtdışına iş imkanı ile çıkmam da mümkün değil. Ben ise aklımda bu ilişki bu kadar güzel bir şekilde 2 3 yıl devam ederse evleniriz ve yanına giderim diye düşünüyordum. Ancak kendisi ancak 35li yaşlardan sonra evlilik düşünmeye başlamak istiyormuş. Bu beni tam anlamıyla yıktı. Resmen önüme 10 yıl gibi bir sınır çekti ve benim ise gururum tamamen kırıldı. Sinirlendiğim ve gururum kırıldığı için kendisine ''2 yıl sonra da bana yine aynı şeyleri söylersen seni terk edeceğim'' dedim ve bana ''o halde şimdi terk etmelisin'' dedi ve ayrıldık... Ayrılığımızın üzerinden yaklaşık 1 ay geçti ve bana neredeyse her gün beni sevdiğine ve çok özlediğine dair mesajlar atıyor. Aslında evliliğe karşı olumsuz düşüncelerinin kendi ailesinden kaynaklandığını da biliyorum ancak bunun acısının bana yansımasını kabullenemiyorum. Şu bir gerçek ki evlenmeden benim onunla aynı ülkede yaşayabilmem de imkansız. Mesleğimi bir kenara bırakıp yurtdışında her türlü iş imkanı aradığım da oldu ama maalesef şu zamanda bu da mümkün değil. Bir insan bu kadar çok sevdiği biri ile nasıl aile olmayı hayal etmez, bunu da anlamlandıramıyorum. Evet belki 9 ay uzun bir süre olmayabilir ama zaten ileride de düşünmeyeceğini söylüyor.
Acaba ben mi evliliğe takmış gibi bir durumdayım, yoksa çok geç olmadan bitirmem gerçekten mantıklı mı bunu düşünüp duruyorum. Bu konudaki değerli fikirlerinizi çok merak ediyorum.
Bu adamla vakit kaybetme derimMerhaba...
Şu an kalbim ile mantığım arasında sıkışıp kalmış bir haldeyim. Sizlerle paylaşmak ve tavsiyelerinizden faydalanmak istiyorum
Çok uzun bir süre ilişkim olmamıştı ve nihayetinde karşıma o çıkmıştı. Ben 27 yaşındayım ve daha önceki tecrübelerimden dolayı ne istediğim ve sınırlarım belirgin şekilde belliydi. O ise tüm bunlara harfiyen uyuyordu. Çok güzel anlaştığımız 9 aydır bir birlikteliğimiz vardı. Bu 9 ayda en ufacık problemimiz olmadı çünkü kendisi tartışması imkansız bir karaktere sahip, sakin ve asla sinirlenmeyen ayrıca sevgisini çok güzel ifade eden bir insandır. Yani anlayacağınız huzurun ta kendisi... Ancak bir sorunumuz var, ki bunu maalesef geç öğrendim... Kendisinin uzun bir vadede evlilik gibi bir düşüncesi yokmuş. Türk olmaması, farklı bir ülkede yaşaması, benim ise sık sık onu görmeye gidecek imkanımın olmaması (hatta 1 kez bile gidemedim, ülkedeki ekonomik durum belli...) bu şekilde uzak mesafe ilişkisinin uzun bir süre devam edebilmesi imkansız. Ancak o beni görmeye Türkiye'ye geldi tabii ki. Yüz yüze uzun süre vakit geçirdik. Avukatlık mesleğini icra etmem ve yurtdışında diplomamın bir geçerliliği olmamasından dolayı yurtdışına iş imkanı ile çıkmam da mümkün değil. Ben ise aklımda bu ilişki bu kadar güzel bir şekilde 2 3 yıl devam ederse evleniriz ve yanına giderim diye düşünüyordum. Ancak kendisi ancak 35li yaşlardan sonra evlilik düşünmeye başlamak istiyormuş. Bu beni tam anlamıyla yıktı. Resmen önüme 10 yıl gibi bir sınır çekti ve benim ise gururum tamamen kırıldı. Sinirlendiğim ve gururum kırıldığı için kendisine ''2 yıl sonra da bana yine aynı şeyleri söylersen seni terk edeceğim'' dedim ve bana ''o halde şimdi terk etmelisin'' dedi ve ayrıldık... Ayrılığımızın üzerinden yaklaşık 1 ay geçti ve bana neredeyse her gün beni sevdiğine ve çok özlediğine dair mesajlar atıyor. Aslında evliliğe karşı olumsuz düşüncelerinin kendi ailesinden kaynaklandığını da biliyorum ancak bunun acısının bana yansımasını kabullenemiyorum. Şu bir gerçek ki evlenmeden benim onunla aynı ülkede yaşayabilmem de imkansız. Mesleğimi bir kenara bırakıp yurtdışında her türlü iş imkanı aradığım da oldu ama maalesef şu zamanda bu da mümkün değil. Bir insan bu kadar çok sevdiği biri ile nasıl aile olmayı hayal etmez, bunu da anlamlandıramıyorum. Evet belki 9 ay uzun bir süre olmayabilir ama zaten ileride de düşünmeyeceğini söylüyor.
Acaba ben mi evliliğe takmış gibi bir durumdayım, yoksa çok geç olmadan bitirmem gerçekten mantıklı mı bunu düşünüp duruyorum. Bu konudaki değerli fikirlerinizi çok merak ediyorum.
Merhaba...
Şu an kalbim ile mantığım arasında sıkışıp kalmış bir haldeyim. Sizlerle paylaşmak ve tavsiyelerinizden faydalanmak istiyorum
Çok uzun bir süre ilişkim olmamıştı ve nihayetinde karşıma o çıkmıştı. Ben 27 yaşındayım ve daha önceki tecrübelerimden dolayı ne istediğim ve sınırlarım belirgin şekilde belliydi. O ise tüm bunlara harfiyen uyuyordu. Çok güzel anlaştığımız 9 aydır bir birlikteliğimiz vardı. Bu 9 ayda en ufacık problemimiz olmadı çünkü kendisi tartışması imkansız bir karaktere sahip, sakin ve asla sinirlenmeyen ayrıca sevgisini çok güzel ifade eden bir insandır. Yani anlayacağınız huzurun ta kendisi... Ancak bir sorunumuz var, ki bunu maalesef geç öğrendim... Kendisinin uzun bir vadede evlilik gibi bir düşüncesi yokmuş. Türk olmaması, farklı bir ülkede yaşaması, benim ise sık sık onu görmeye gidecek imkanımın olmaması (hatta 1 kez bile gidemedim, ülkedeki ekonomik durum belli...) bu şekilde uzak mesafe ilişkisinin uzun bir süre devam edebilmesi imkansız. Ancak o beni görmeye Türkiye'ye geldi tabii ki. Yüz yüze uzun süre vakit geçirdik. Avukatlık mesleğini icra etmem ve yurtdışında diplomamın bir geçerliliği olmamasından dolayı yurtdışına iş imkanı ile çıkmam da mümkün değil. Ben ise aklımda bu ilişki bu kadar güzel bir şekilde 2 3 yıl devam ederse evleniriz ve yanına giderim diye düşünüyordum. Ancak kendisi ancak 35li yaşlardan sonra evlilik düşünmeye başlamak istiyormuş. Bu beni tam anlamıyla yıktı. Resmen önüme 10 yıl gibi bir sınır çekti ve benim ise gururum tamamen kırıldı. Sinirlendiğim ve gururum kırıldığı için kendisine ''2 yıl sonra da bana yine aynı şeyleri söylersen seni terk edeceğim'' dedim ve bana ''o halde şimdi terk etmelisin'' dedi ve ayrıldık... Ayrılığımızın üzerinden yaklaşık 1 ay geçti ve bana neredeyse her gün beni sevdiğine ve çok özlediğine dair mesajlar atıyor. Aslında evliliğe karşı olumsuz düşüncelerinin kendi ailesinden kaynaklandığını da biliyorum ancak bunun acısının bana yansımasını kabullenemiyorum. Şu bir gerçek ki evlenmeden benim onunla aynı ülkede yaşayabilmem de imkansız. Mesleğimi bir kenara bırakıp yurtdışında her türlü iş imkanı aradığım da oldu ama maalesef şu zamanda bu da mümkün değil. Bir insan bu kadar çok sevdiği biri ile nasıl aile olmayı hayal etmez, bunu da anlamlandıramıyorum. Evet belki 9 ay uzun bir süre olmayabilir ama zaten ileride de düşünmeyeceğini söylüyor.
Acaba ben mi evliliğe takmış gibi bir durumdayım, yoksa çok geç olmadan bitirmem gerçekten mantıklı mı bunu düşünüp duruyorum. Bu konudaki değerli fikirlerinizi çok merak ediyorum.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?