Ben tüm yorumları okudum ve sizin de yardimci olmak adina böyle bir öneride bulundugunuzun farkındayım ama bir önceki sizin kisa bir cumlesini alintiladiginiz yazimda da belirttigim üzere, hasta mahremiyeti denen bir sey var hatta kişisel mahremiyettir e-devlet/e-nabiz bilgileri. Kayinpeder ne tedavi oldu bilmiyoruz gerçekten depresyon da olabilir başka bir sey de. Ama bunu öğrenmenin yolu kisinin özel bilgilerini alip izinsiz bir şekilde kisisel sistemini eşelemek degildir. Evli olmamakla birlikte evli olsaydim eşimin bilgilerini bile bilsem ondan habersiz girip bakmazdim sanırım çünkü onun kişisel alanidir, eş olmak sınırsız özgürlük vermez. Hadi esininkine baktı diyelim bir nebze olabilir diye düşünelim, kayinpederinkine bakmasi yine yanlış.
Benzerini yasadim demiştim bana sormadan benim bilgilerimi alıp arkamdan is cevrilmesini yanlis buluyorum ben bana sorulsa cevaplarim zaten sakınmam ve hastaligimi da beni tanıyan herkes bilir bununla barisigim ama arkadan is ceviren gözümden düşer.
Konu sahibesi esinden sorumlu babasindan degil, bir uzmana gitsinler bakalim teshis neyse o koysun ve konu sahibi de eşiyle aşmanın yollarina baksinlar, kayinpeder burada konu dışı olur (evin dışında yani).
Sağolun evet haklısınız çünkü bugün tamam diyor sonra kafasında gitmemek için bahaneler planlar kuruyor en sonunda da ben gidicem dememiştim uydurma diyor insan çıldırıyor haliyle...
Tamam siz bosanma baskisina devam edin demek ki onun da hassasiyeti bu. Elbette devamli bosanacagim demek hos degil ama esinizi dizginleyen ve ikna eden bu demek ki.
 
Çok ilginç. Özellikle kendi kendini de geçtim nesnelerle konuşuyor gibi onlara bakması ve hatta kahkaha atması..

Sevgiliyken hiçbir gariplik farketmediniz mi?
Kendi kendine konuşurken farketmedim hiç ancak nişanlandığımız gün arabayla kuaförün önüne gelip saçım yapılırken dakikalarca arabasının heryerini incelemişti gülümseyerek hatta saçımı yapan kızlarda eşiniz çok heyecanlı diyerek gülüşmüştük yani normal insan özellikleri gibi çoğu zaman ayırt etmesi zor
 
Aklima Kırmızı Oda Boncuk geldi. Psikologa gitmesi şart. Başliga bakinca ee ben de konuşuyorum kendi kendime diyecektim ama esiniz başkasiyla konusuyor gibi sanirim. İkna olması şart
Evet birde kırmızı odadaki boncuğu izlettim ona. Diyorki Allahım sen koru yarabbim. Güleyim mi ağlayayım mı bilemiyorum...
 
Evet demekki herkesin dediği gibi ortak olan nokta normal olmamasıdır. İnsan duygularıyla hareket edince göremiyor ma başka insanların bakış açısı çok önemli oluyor bu noktada. Sağolun haklısınız evet gideceğiz
 
Evet hassas olduğu noktalarla onu kontrol edip yönlendirmek mümkün oluyor yoksa asla hiçbirşeye yanaşmıyor etrafına nasıl zarar verdiğinindede farkında değil. Teşekkür ederim
 
sayın toscana,aynı şekilde siz de genel anlamda yorumlarını beğendiğim bir üyesiniz,o yüzden herhangi bir art niyetle yazmamıştım bu yorumumu.

konudaki tüm yorumları okuyup okumadığınızı elbette bilemem, ama yorumunuza baktığımda diğer yazılanları okuduğunuz gibi bir izlenim edindim,bu yüzden bahsettiğiniz grup içerisine kısmen de olsa benim de yorumlarım girdiği için cevap vermek durumunda hissettim kendimi.

saygılı ve seviyeli üslubunuz için teşekkür ediyorum. her fikre saygım sonsuz, aynı şekilde olayı polemiğe çevirmediğiniz için de ayrıca teşekkür ederim,iyi pazarlar diliyorum :)
 
Benim kuzenlerimden biri şizofren. İlaçlarını düzenli aldığı sürece sorun yok ama aksatırsa başlıyor saçmalamaya. Mutlaka doktora gidin.
Anladım sağolun birazda duymak istediklerim bunlar galiba. Evet en kısa zamanda gideceğiz
 
Çok üzgünüm ama şizofreni olabilir. Kendi kendine konuşma olayı. Ablamda öyle idi. Çay demlerken çaydanlığın başında hızlı hızlı konuşurdu ve kimse ne konuştuğunu anlamazdı. Ne ile meşgulse o an o yaptığı nesne ile iletişimde sürekli.Gel zaman git zaman sanrıları başladı ve hastaneye yatırdık. Ve şuan da hala iyi değil. Yıllardır ilaç kullanıyor. Şüphecilik hep var. Anlatsam inanmazsınız bile o derecede. Sonuç itibari ile anne ve babası ile durumu paylaşın ve ikna etmeye çalışıp psikiyatriye götürün. Daha fazla ilerlerse zarar da verebiliyorlür çevresihe.
 
Şizofreni hastaları da empati kuramıyorlar maalesef.
 
Durumunuzu anladım yani sizin durumunuz genetik olmuyor hatta rahatsızlık olarak geçmiyorda. Yorumunuzu okuyunca araştırdım gerçekten hayal kurma gibi öyle büyütülecek bir durum değil sanırsam ancak eşim sadece hayal kursaydı bu kadar sorun olmazdı ama kısa süre içerisinde hızlıca değişmesi (mesela bir gün iyiyken 1 hafta insanın burnundan getiriyor kışkırtıcı cümleler kurup gülümsüyor zevk alıyor gibi bende bilerek sakin karşılamaya çalışıyorum hoşuna gitmesin diye), empati kuramaması, kilo sorunu iradeye sahip çıkmada güçlük, yazın 4-5 saatlik uykuyla ve çok ağır çalışmaya rağmen enerjiklik uykusunun gelmemesi ancak kışın 10 saat hatta daha fazla uyuma isteği ve yorulmamış olmasına rağmen gibi gibi daha sayabilirim... Yani evet haklısınız uzman görüşü şarttır
 
Sanki psikoz tanımı yapıyor gibisiniz.Tani ve tedaviyle ne olduğunu öğrenip olaya el atin bence.Keske hemen hamile kalmasaydiniz.
 
şizofreni konusunda insanların genel bir önyargısı var. Tedavi edilebilen bir hastalıktır. eğer eşiniz hastaysa bence ilgi ve sevgiyle aşılamayacak bir şey değil. boşanma tehdidi ile ikna oluyorsa ikna edin ancak bu durumda onu anladığınızı, sevdiğinizi hissettirip de ikna olmasına yardımcı olabilirsiniz. uzman değilim ancak her şizofreni hastası saldırgan değildir. Sevgi ve tedavi ile çözülmeyecek bir durum değidir. umarım bir an önce çözebilirsiniz.
 
Ne kadar da tedavi edilse hiç bir zaman normal bir insan olamıyorlar. Bir şekilde yaşam içinde tekrar tetikliyor bu hastalık. Ve ilaçlarını da çok düzenli kullanması gerekiyor.
 
Doktora mesleğini ve durumunu anlatırsanız teşhise direk şizofreni yazmadan devam edebilirler bence. Çünkü ilk gidişte direk şizofreni teşhisi koymuyorlar.
 
Ne kadar da tedavi edilse hiç bir zaman normal bir insan olamıyorlar. Bir şekilde yaşam içinde tekrar tetikliyor bu hastalık. Ve ilaçlarını da çok düzenli kullanması gerekiyor.
normal insan nedir? kim normal? bu konuda uzmanlığınız nedir? hastalığın tipini bilmiyorsunuz. önyargılarınızla burada hasta ve hasta yakını insanları üzebilirsiniz. hastalığın durumu kişiye göre değişir. duygu durumu düzenleyicileri (dediğiniz ilaçlar) depresyondan tutun da bipolara kadar birçok hasta kullanabiliyor.
 
Tabiki uzman değilim. Teşhis ne olursa olsun hastalığın ilerleyişi kişiden kişiye değişiyor. Şizofreni olduğunu varsayarak söylüyorum. Siz hiç şizofrenin tedavi görünce düzeldiğine şahit oldunuz mu. Ya da bir şizofreni ile yaşadınız mı. Ben deneyimlediklerimi paylaştım.
 
bu korku anlaşılabilir bir korku. belki de hastalığın durumu işi bıraktıracak gibi değildir. bir de bu hastalığı kişi zor kabul edebiliyor ancak etmeyecek diye bir şey yok. bence sakin olun. tedavi süreci desteğiniz çok önemli... şizofreni bile olsa, tanı da koyulsa bu dünyanın sonu değil gerçekten. diğer insanlar gibi bir hayat yaşayabilirsiniz tedavi ile birlikte...
 
siz kendinizle barisiksiniz, karsi taraf sordugunda soylerim diyorsunuz. fakat konu sahibinin esinin durust oldugunu dusunmuyorum. k.peder konusunda haklisiniz ona gerek yok. ama eşini bence arastirmali. daha yazin bir akrabamiz esinden ayrildi. adam bildigimiz sizofren ve nisanlilik doneminde anlasilmiyor sakliyorlar. evlendikten hemen sonra esi anladi. ama neye yarar boşandi. yazik degil miydi onun hayatina. keske derinlemesine arastirsaydim diye o kadar pisman ki. gunumuzde malesef cok kisi sakliyor. konu sahibinin yerinde olsam coktan e nabizina girmistim bile.
 
Bence eşi ilac kullanmadi ama belki babasından dolayi bende var mi korkusuna doktora gitmekten bile.korkuyor olabilir
 
şizofeni hastasının tedavi ile yaşamını devam ettirebildiğine şahit oldum. birden çok şizofreni hastası tanıdım kısa sürelerde de olsa birçok kez şizofreni hastaları ile aynı ortamı paylaştım, şizofreni hastası arkadaşlarım oldu, onlarla toplu terapi seanslarına katıldım birçok kez.. ben de deneyimlediklerimi paylaşıyorum.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…