- 7 Mart 2014
- 414
- 441
- 133
- Konu Sahibi muktesebat
-
- #61
kimimiz istemeden anne olduk i, kimimiz yavrusunu yitirdi, kimimiz kavuşmak için gece gündüz dua ediyor, kimimiz sahip olduktan sonra pişmanlığını bastırmak adına devamlı anne olma güdüsü aşılamakta anneliğin kutsallığını gece gündü anlatmaya çalışıyor, kimimiz depresyona girdik, kimimizin umudu yok en minik ışık peşinde doktor kovalıyor, kimimiz en mükemmel anne, kimimiz en çekilmez anne, kimimiz sorumsuz anne, kimimiz anne olup dünyadaki misyonunu tamamlamak için doğurmak istiyor, kimimiz anne olunmaması gerektiğini savunuyor, kimimiz anneliğin hayatını etkilemediğini söylüyor, kimimiz aileyi kurtarmak için anne oluyor, kimimiz büyükler istediği için anne oluyor, kimimiz çocuğu kardeş istediği için tekrar doğuruyor, kimimiz kilodan kimimiz başka canlının hayatının kendisine bağlı olmasından ürküp anne olmak istemiyor, kimimiz zorla anne olmak zorunda kalıyor... listemi upuzun çoğaltabilirim gelgelelim benim hislerime.
Gün içinde bir an, spor yaparken ya da seyahat halindeyken ya da çok sevdiğim bi yemeği yerken “hayat süper değilse bile kendimi idare ediyorum, çocuk olsaydı bunları böyle rahat yapamayabilirdim” gibi şeyler söylerken buluyorum. Aynı günün başka bi saati, bi anda içimden mesela kitap alırken “acaba bebeğim olsaydı onunla hangi etkinlikleri yapardım, bu masal kitabını da alayım olunca okurum sakinleştiririm” diyorum. İşte günün bi saati televizyonda saçma sapan bi anne Bebek sahnesine rastlayıp gözlerim dolmaya başlıyor o an “galiba hazırım” diyorum. Bi saat sonra “bu ne duygusallık saçmalama ne gerek var bak gayet iyisin” diyorum o an zerre çocuk isteğim olmuyor.
Velhasıl ben hem çok istiyorum hem hiç istemiyorum anne olmakla ilgili nice Doğum ve sonrası hikayeleri okudum- izledim, bu histeri içinde savrulurken İçimden bir ses beni bu konuyu buraya açmaya itti.
Belki bilinç akışımı okuyup görmem gerekiyordu bilmiyorum. Düzensiz yazdığım da farkındayım imla hataları için kusuruma bakmayın.
Ömrünün ilk yıllarından itibaren “ben anne olmalıyım, kızım olursa adı şu olsun oğlum olursa adı şu olsun, şu kadar çocuğum olsun” diye planlayan arkadaşlardan ziyade; benim gibi med cezir yaşayan arkadaşlar, karar vermekte git gel yaşayan arkadaşlar, anne olmak istediğinize nasıl emin oldunuz? Nasıl karar verdiniz? Sonrasında bu karar sizi üzdü mü? Eşinizle ilişkinize nasıl yansıdı? Bebek öncesine dönme şansınız olsa yine anne olma kararını verir miydiniz?
Öyle mi,doğru galiba teşekkür ederim. Ah ben de bir gün böyle hissedebilirsem gelir yazarım buralara başkalarına umut olsun diye..Hiç tereddütünüz olmasın.
Bütün annelerin ağlak ve aşkım balım olması gerekmiyor, ben öyle değilim.
2 doğum yaptım ağlamadım, o derece nötrüm mevzuya.
Ne kalp atışı ne ultrason, kucağıma aldım çirkin ya benim oğlum derim, o derece kelebekler uçmadı.
Ama çocuğumun başına bir şey geldiğinde( çayla yandı) attığım çığlığı doğumda atmadım ben.
Ciğerim yandı tabiri vardır ya, gerçekmiş o.
Ateşe düşüyorsunuz, Allah kimseye acılarını hastalıklarını göstermesin tüm evlatları ailesine bağışlasın.
Ama her gün biraz daha anne oluyorum, bazen biraz daha çocuk.
Ağlama krizlerinde sinirlenirken bir gülüyor ya, içim eriyor ve bu dünyada aşkla bakmak neymiş evlatlarımdan öğrendim.
Düşünün doğum yaptım ağlamadım diyorım, oğlum ilk anne dedi Allahım bu nasıl bir ağlama sel oldu gözlerim.
Herkes anne doğmuyor ama emek vererek, ilmek ilmek bedenini örüyor anneliğe.
Kullanma kılavuzuyla gelmiyor ki keratalar, ne istediğini ne derdi olduğunu anlamak kolay değil:)Hiçbir zaman evlilik, bebek vs hayalleri kuran bir insan olmadı . Ama tabii ki zamanı gelince güzek bir ailem olsun istedim hep, sadece bu odaklı yaşamadım yani. Oğlum 1 yaşında, eşim ve bense 29. Planlı bir hamilelikti, çok güzel bir hamilelik geçirdim. İçimde tepinmesi, eşim odaya girince delirmesi falan mükemmeldi. Lohusalığım falan da güzeldi. Bir dönem çalışmaya başladım, çok zordu, oğlum kabullenemedi, hırçınlaştı, uyumadı emmedi vs, daha 7 aylıktı üstelik. 1 ay kadardır da evdeyim, ücretsiz izne ayrıldım. Ama şu son bir aydır perişan olduk eşimle. Beraber yatıp uyuyamıyoruz, eşim yatmaya gelince ağlamaktan bir hal oluyor (bir yandan da uyuyor falan), o gitmeden de geri uyumuyor. Nereden hissediyor bilmiyorum ama ben çalışmaya başladığımdan beri böyle. Birkaç gündür de 4.5 5 gibi kalkıyor geri uyumuyor, gündüz çok uykusu olmasına rağmen direniyor, birlikte deliriyoruz falan sonra. Babasına yaptıklarını hiç saymayayım. Ona çok fazla düşkün, o varken kimseye bakmaz, beni itekler, tepesinden inmez hiç vs. Özetle 30lu yaşlarda rahata alışıp da doğurmak istemeyebilirim diye 28 yaşımda anne oldum ama şimdiki aklım olsa birkaç sene daha beklerdim. Çünkü kendime ait hiçbir özel alanım yok oğlum uyanıkken, tuvalete bile birlikte giriyoruz, banyoyu birlikte yapıyoruz. Yemek yerken bile hızlı hızlı, aman durmayacak aman ağlayacak vs. Ağız tadıyla yaptığım tek bir şey yok, tuvalette bile acele ediyorum. Çok uzun oldu kusura bakma :) dertliyim bu aralar, derdimi attım. Oh. Yani kısacası annelik gerçekten çok zor, minicik bir bebek ne laftan anlar ne sözden. Çaresizlik hele... Ama hepsine rağmen oğlum benim en büyük sevgim, içimi en içten ısıtan bir güzellik. İyi ki var yani. :) Allah'ım yokluğunu da sıkıntısını da göstermesin inşallah.
Benim umutsuzluk sebeplerimden bazıları bunlar, zamanın çok kötü olmasıne zaman gazetelerin 3. sayfa haberlerini okusam, ne yaptım ben diyorum,
nasıl koruyacağım meleğimi?
şu an onsuz bir hayat düşünemiyorum ama bidaha asla asla dünyaya bir çocuk getirmem.
dünya hep böyleydi, insanlığın sonu mu gelseydi diyenler hiç zahmet etmesin, "bence" gelseydi keşke...
40 günlük bebeklerin tecavüze uğradığı, 5 yaşında, 8 yaşında minicik yavruların cesetlerinin valizlerle gömülü halde bulunduğu bir insanlıktansa, insanlığın sonun gelmesi daha hayırlı geliyor bana.
Aslında düşünmüşsünüz de üçüncü ayda merhaba demiş, düşünmeseniz önlemler alırdınız:) ben daha pimpirikliyim yapı meselesi sanırımHemen istemiyoduk eşimle.En az bir yıl bebek düşünmeyiz dedik.Ama evliliğimizin 3.ayı dolmadan hamile kaldım.İlk başta tabiki korktum bakabilir miyim yetebilir miyim diye.Ama o içinde büyüdükçe minik tekmeler atmaya başlayınca iyi ki yapmışım diyosunBana göre öyle ince ince düşünüp karar verilecek bi konu değil.O gelince zaten hazırlıyo seni
Bebek anneye bağımlı bir organizma:) gece gündüz sabah akşam hep annede. Baba bazen yükünü alırsa ne ala, pazar alışverişini falan yapıp yardımcı olursa ne ala. Yardım edecekse bile yükün büyüğü annede olduğu için bence en büyük söz hakkı annenin. Sonuçta taşıyacak olan, taşıdıktan sonraki komplikasyonları yaşayacak olan, yapışık yaşayacak olan anneler. Benim eşim de sever, yükümü çoğunlukla paylaşacaktır yardımından adım kadar eminim ama kararı bana bıraktı.Off ayni durumdayim.. ben biraz bencilim galiba. Ya da rahatina cok duskun diyelim.
İstedigim zaman istedigim seyleri yapamayacak olma dusuncesi inanilmaz korkutuyo beni. Esim cok istekli,ama hayatinda bir bebegi kucaklamamis bir adamin bu kadar cocuk isteginin olmasi da gereksiz geliyor bana.
Gerçekten isteyip deneyince olmama ihtimalini de hep göz önünde bulunduruyorum, hiç çocuk sahibi olamaya da bilirim. Bu yaygın bir durum. Eşimle birbirimize saygımız ve sevgimiz bize yeter diyorum. Bize kötü bir şey olmasın diyorum. Ama önce istemek, bütün korkuları geride bırakmak lazım denemek için. Belki de olmayınca daha çok istemek de insanın yapısıdır. Olmasında da olmamasında da bir hayır gözetilmiştir. Dualarınıza amin diyorum. Allah size en kısa zamanda sağlıkla nasip etsinMerhaba , çok güzel yazmışşiniz. Ben senelerce asla çocuk istemeyenlerdim. Ilginc bir şekilde sevmiyordum. Ama bunda annemle komşusunun ben küçukken cahilce konuşmasi etkili oldu. Öyle bir sey soylediler ki bebeklerden cocuklardan tiksindim.. Neyse evlenmeden once 5 sene olmasin istemem ay o ne ya oyle altina yapicak falan dedigimde çok oldu. Herkesin beni guzel bir dille uyarmasina ragmen ben bu laflara devam ettim.. Sonra esimle taniştim. Eşim cocuklari cok seviyor baba olmakta cok istiyordu. Ona da 5 sene istemedigimi soyledigim halde evlendikten sonra hamile kalmişim. Tek hatirladigim tuvalette yere oturup o çift cizgiye bakip korkudan agladigimdi.. içimden hep istemedigimi asla dogurmayacagimi düsünsemde o gece rahmime bir agri girdi. O minicik şey ne kadar güçlüydü bana ben burdayim dedi..
Ogrendigimizde 6 haftalikti. Zaten 6 haftalikkende kaybettik..
Ben vurdumduymaz davranip zaten istemiyordum falan dedim ama...
3 ay gecti aradan.. Eşim çocuklari sevdikce bende garip bir his oluşuyordu. Ve esimi gozlemledim.. Acaba nasil bir baba olur diye..
Mükemmel bir baba olacagını anladigimda ya da içgüdüsel olarak hadi deneyelim dedim..
Ilk denedigimizde istemiyordum yani tam olarak istemiyordum.. ama arabadayken ani bir sallantida elim istemsizce karnima gitti ve esime 'dikkat etsene' diye bagirdim...
Neyse o ay olmadi.. Sonra ki ayda... Ondan sonra ki ayda...
Zaten ayları bitirdik ve senelere geçtik..
Ilk sene olmadi, sonraki senede , ondan sonraki senede ve 4.senemizde de olmadı.. Olmuyor..
Ve sizin hissettiklerinizi dibine jadar yaşiyorum bir gun istemiyorken böyle rahatim derken, diger gün aglama krizlerine giriyorum.
Bazen çok mutlu,umutlu hissediyorum..
Bazen çökmüş,bitkin...
Ama annelik bir cemre gibi...
Bir kere içine düştügünde gün gectikce daha da çok büyüyor sen farkinda olmasanda...
Istemiyorum desende o bir kere düşmüş içine... Engel olamiyorsun kendine...
Rabbim herkese hayirli zamanda hayirli evlatlar nasip etsin....
Dogumu yaklaşanlara kolay dogum, hastalara şifa , çocugu olmayanlara hayirli evlat nasip etsin...
Önlemi evlenmeden almaya başlamıştım hemen istemiyoruz diyeAslında düşünmüşsünüz de üçüncü ayda merhaba demiş, düşünmeseniz önlemler alırdınız:) ben daha pimpirikliyim yapı meselesi sanırım
Kullanma kılavuzuyla gelmiyor ki keratalar, ne istediğini ne derdi olduğunu anlamak kolay değil:)
Çocukların öpülmesine, çocuklara gerizekalı gibi davranılmasına (hanimiş agu bugu ciguuu) korkuyla bakıyorumSize sunu soyleyebilirim ki hayatimda hic tanimadigim insanin bebegini sevmedim
Tanidiklarimjn bebegini de oyle cok cok sevmem uzaktan bi konusur cekilirim
Yani oyle anac bir insan degildim cocuklarim olanaa kadar
Ilk oglumda kimsenin ellemesini bile istemiyodum
Ikinci oglumda cok rahatlastim hala uolda gorup sevenlere falan sinir oluyorum ama idare ediyoruz
Hala gidip ekstra cocuk sevmem
Cocuklarimin da sevilmesinden hoslanmam
Ama cocuklarimi seviyorum
Anne olmak icin illaki cok anac olmak gerekmiyor bence :)
Ya sormayjn kucagima alabilir miyim diyen oluyor cok sacmaÇocukların öpülmesine, çocuklara gerizekalı gibi davranılmasına (hanimiş agu bugu ciguuu) korkuyla bakıyorumonlar birer birey ne söylersek anlıyorlar, bize göre şekil alıyorlar. öpmem kimsenin çocuğunu, bu sapık vakaları türediğinden beri sadece uzaktan gülümseyerek severim tanısam bile çekinerek yaklaşırım. Öyle olmalı, öldürcek gibi bakıyorsanız çok haklısınız uzak dursunlar :)
Bebek için hazır olmayı bekliyorsan çok beklersin :)kimimiz istemeden anne olduk i, kimimiz yavrusunu yitirdi, kimimiz kavuşmak için gece gündüz dua ediyor, kimimiz sahip olduktan sonra pişmanlığını bastırmak adına devamlı anne olma güdüsü aşılamakta anneliğin kutsallığını gece gündü anlatmaya çalışıyor, kimimiz depresyona girdik, kimimizin umudu yok en minik ışık peşinde doktor kovalıyor, kimimiz en mükemmel anne, kimimiz en çekilmez anne, kimimiz sorumsuz anne, kimimiz anne olup dünyadaki misyonunu tamamlamak için doğurmak istiyor, kimimiz anne olunmaması gerektiğini savunuyor, kimimiz anneliğin hayatını etkilemediğini söylüyor, kimimiz aileyi kurtarmak için anne oluyor, kimimiz büyükler istediği için anne oluyor, kimimiz çocuğu kardeş istediği için tekrar doğuruyor, kimimiz kilodan kimimiz başka canlının hayatının kendisine bağlı olmasından ürküp anne olmak istemiyor, kimimiz zorla anne olmak zorunda kalıyor... listemi upuzun çoğaltabilirim gelgelelim benim hislerime.
Gün içinde bir an, spor yaparken ya da seyahat halindeyken ya da çok sevdiğim bi yemeği yerken “hayat süper değilse bile kendimi idare ediyorum, çocuk olsaydı bunları böyle rahat yapamayabilirdim” gibi şeyler söylerken buluyorum. Aynı günün başka bi saati, bi anda içimden mesela kitap alırken “acaba bebeğim olsaydı onunla hangi etkinlikleri yapardım, bu masal kitabını da alayım olunca okurum sakinleştiririm” diyorum. İşte günün bi saati televizyonda saçma sapan bi anne Bebek sahnesine rastlayıp gözlerim dolmaya başlıyor o an “galiba hazırım” diyorum. Bi saat sonra “bu ne duygusallık saçmalama ne gerek var bak gayet iyisin” diyorum o an zerre çocuk isteğim olmuyor.
Velhasıl ben hem çok istiyorum hem hiç istemiyorum anne olmakla ilgili nice Doğum ve sonrası hikayeleri okudum- izledim, bu histeri içinde savrulurken İçimden bir ses beni bu konuyu buraya açmaya itti.
Belki bilinç akışımı okuyup görmem gerekiyordu bilmiyorum. Düzensiz yazdığım da farkındayım imla hataları için kusuruma bakmayın.
Ömrünün ilk yıllarından itibaren “ben anne olmalıyım, kızım olursa adı şu olsun oğlum olursa adı şu olsun, şu kadar çocuğum olsun” diye planlayan arkadaşlardan ziyade; benim gibi med cezir yaşayan arkadaşlar, karar vermekte git gel yaşayan arkadaşlar, anne olmak istediğinize nasıl emin oldunuz? Nasıl karar verdiniz? Sonrasında bu karar sizi üzdü mü? Eşinizle ilişkinize nasıl yansıdı? Bebek öncesine dönme şansınız olsa yine anne olma kararını verir miydiniz?
EyvaaahAnnelik akıllı insan işi değil diyeyim konunun özeti olsun, dünyanın en çılgın şeysi, yarı delilik.
Adrenalin mi istiyorsun, sabır sınırlarına bir keşif mi düşünüyorsun, için ara ara böyle aşağı doğru bi akıversin mi, zamanı-mekanı biraz şaşasın mı var, yap bi çocuk.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?