• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Ailemin yeni sorunu eşimin totosunda kurt olduğunu düşünmeleri.

Eşinizin kadın versiyonuyum bende.

Bir yere oturmaya gideceksem gitmeden kalkacağım saati söylerim :))

Alıştılar bana. yerimde oturamam. Eşim bile ''Otursana be deli ''der

Tek farkım birileri gelirse dışarı çıkmam. Ama oda mutfak arası mekik dokurum.

Elimde değil , eşinizinde elinde değil emin olun.

Aynı anda 50 tane şeyi yapmak isterim.

Bu durum her ne kadar beni tüketsede yapabileceğim bir şey yok maalesef.

Gezmeye gitsem evdeki işi düşünürüm nasıl kolay halledebilirim diye.

Belki eşiniz için yardım alabilirsiniz.

Kızmayın ona yapısı böyle maalesef Değil 36 yaşına 70 yaşınada gelse aynı olacak

Kolaylıklar dilerim
 
Eşiniz de bu durumdan memnun değildir bence ya. Psikolojik bir rahatsızlığı var belli ama bir tek kendine zarar veriyor. Yani duramıyor ne yapsın? Tedavi deneyebilirsiniz ama bu başkalarına dert olacak bir konu değil ki. Ayrıca eşiniz düzelse bile aileniz gıcık kapmış, başka bahane bulurlar zaten. "E bu defa da put gibi oturuyor ay fenalık geldi" diye duyarsanız şaşırmayın. İnsan gibi ezan okundu demiş sanki yalan söylemiş gibi azarlanmış üstüne.
 
DEHB'in dürtü kontrol bozukluğu kısmına giriyor muhtemelen.
Dikkat dağınıklığı da tabloya eşlik ediyor.
Psikolojik destekle semptomları kontrol altına almak mümkün.
Bununla birlikte yaşam kalitesini etkilemiyorsa,
sırf aileniz eleştiriyor diye adamı tedaviye yönlendirmeyin.
Bırakın o da öyle özgün kalsın.

öyle- zaten verilen Psychostimulanz haplari cokda sevimli degil.
ben bile isteye yutmam cocugumunda yutmasina asla izin vermem mesela.
adamin kimseye zarar yok
 
Eşinin hiperaktif olduğu apaçık ortada. Neden ailen bunu kabullenemiyor?
Hiperaktif insanlar kapalı ortamda uzun süre duramazlar. Hareketsiz duramazlar. Bunun çocuk gibi olmakla ilgisi yok.

Bir iş arkadaşımız vardı aynen böyle anlattığın gibi. Eşimin bölümündeydi.
Daha önce barda, tatil beldelerinde falan çalışmış. Ailesi düzgün bir işi olsun istemiş. 1 sene dayanabildi sanırım. Kapalı, masabaşı ortamda yapamadı.

Oğlunda da benzer bir problem vardı yanlış hatırlamıyorsam.

Eşim de asla kapalı ortamda masa başında çalışamaz. Neyse ki hareketli olacağı bir işi var. Evet oğlumda da aynı şekilde olmasa da aynı durumlar var. O yüzden Allahım sabır versin bana :)
 
Hiperaktif olduğunu düşünmüyorum. Yorgun ve keyifsiz ise oturur gayet. Ya da ilgisini çeken bir şey okuyor ve araştırıyor ise. Fiziksel hareketlilik yok. Daha çok dürtü bozukluğu gibi. Odaklanma sorunu gibi.
Eşiniz ADHD diye bağırıyor. Dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu. Şimdiye kadar teşhis edilmemiş olması çok ilginç. Bu derece bir ADHD ile Tedavi olmadan Evliliği ve işi yürütebilmesi de çok ilginç. Derhal bir psikiyatrik destek almalı. Bu elinde olan ve kontrol edebileceği birşey değil. Sizin nefes almanız gibi o da hareket etme yer değiştirme ihtiyacı var. Bu benim yazdıklarınızdan çıkan gözlemim. Muayene eden uzman en doğrusunu söyleyecektir. Böyle yaşamak zorunda değil.
DEHB'in dürtü kontrol bozukluğu kısmına giriyor muhtemelen.
Dikkat dağınıklığı da tabloya eşlik ediyor.
Psikolojik destekle semptomları kontrol altına almak mümkün.
Bununla birlikte yaşam kalitesini etkilemiyorsa,
sırf aileniz eleştiriyor diye adamı tedaviye yönlendirmeyin.
Bırakın o da öyle özgün kalsın.

Okuduğum gibi ADHD dedim. Birkaç öğrencim var aynı eşiniz gibi, ellerinde değil yavrucakların. Kafa hızlı çalıştığı için fiziksel olarak bir bunalma hali geliyor. Psikoloğa gitmez demişsiniz tekrar tekrar, en azından biraz beynini durultacak nefes, meditasyon vs. yapabilirse misafirlik durumlarında biraz daha kontrolü olabilir. Benim yaptırdığım egzersizler var ufak tefek hem müziğe dayalı hem müziksiz, çok faydasını gördüm.

Adamın yapısı böyle, çocuklukta çözülmesi daha kolay olurdu. Sadece hayatını etkiliyorsa sorunun farkına varıp sorumluluk alması lazım biraz daha.

Siz canınızı sıkmayın, belki oğlunuzun durumu belli olduktan sonra eşiniz de oğlunuzla beraber yavaş yavaş şekillenir 😁
 
ynai kusura bakmayın ama garip olan ve dengesiz olan babnız ,
adam oruç açıldı ezan okundu diyor ama neymiş adam yerinde duramıyor diye sesini yukseltıyor babanız ,

benım kocam eniştem kız kardeşimin kocası yemekten sonra yatacak yer için yarış yaparlar çünkü herkes yemek sonrası dinlenir çaya kadar uyur horlarlar bile

diğer enişte yemek sonrası illa bir market yapar tur atar gelir giderken birşey istiyormusunuz diye tektek sorar ,
misafirde gelse biz onun evinede gitsek bu bu şekilde ,

hee bız onları öyle kabul ettik öyle seviyoruz , çünkü geldikleri evi seviyorlar ve rahat ediyorlar ,

benım eşim annesigile gitse hiç yatıp uzandıgını görmedim , neymiş babaya saygısızlık ,

onlarda 2 saatta gidelim istersen der , benım annemde 5 saat otursa yani yatsa eve gidelim demez

ben sizin ailenizi hatalı buldum ,

Ailem beni olduğum gibi kabul etmedi yıllarca eşimi hiç etmezler :) herkes onların istediği gibi davranmalı ve yaşamalı çünkü. Valla kütüğümü kuala lumpura aldırmak istiyorum. Yıldım.
 
bende markete degilde kacabilirsem bahceye kaciyorum.
konusahibin kocasi nasil bilemem ama o an- helede evde cok kisi varsa- kafam kaldirmiyor. iste senin o sohbet vs. dedigin benim beynimi zonklatiyor. ben bu sorun yüzünden insanlarla calismiyorum. dosyalarim ve ben mutluyuz :) her 30 dakika -1 saatde bir mecbur kalkiyorum yerimden- yoksa sallanmaya, degisik degisik haraketler yapamaya basliyorum. icimde volkan kayniyor resmen.
yani bende böyle- micmisim sobetine. banane kek, cay- beni strese sokuyor. ucakta bile geziniyorum
Haha eskiden bende oyleydimde bebelerden sonra bi sakince oturayim diye bakiyorum bazen:) oh sakince biri kek borek yapsada cayla yesek😂

Saka bi yana bi cok insan belki skliyordur o ortamlardan ayip olmasin diye dayaniyordur belki.
 
Ailem beni olduğum gibi kabul etmedi yıllarca eşimi hiç etmezler :) herkes onların istediği gibi davranmalı ve yaşamalı çünkü. Valla kütüğümü kuala lumpura aldırmak istiyorum. Yıldım.

ozaman 5 görüşüyorsan 1 görüşeceksin canım ,
okudugum kadarıyla eşin düzgün bir adam , babana tepki bile vermemiş ,
çok muhatap etme onları kafan rahat etsin
 
Psikolojik nedenleri var elbette ama..
Herkesi dizayn edemezsiniz.
Babanızın yaptığının da eşinizin yaptığının da sorumlusu siz değilsiniz.
Bunları yüklenmeyin boşuna.
Olmuyorsa olmuyordur.
Eşinize de yüklenmeyin.
Her şey çok normal, çok sağlıklı da bir adamın sıkılıp kaçması mı olay oldu?
İçsel olarak kabul görmediği için verdiği tepkiler gibi duruyor.

Babamda da var eşinizinkine benzer huylar.
Annemin tarafa gideriz mesela teyzemlere veya dayımlara... babam bir bahaneyle erkenden çıkar.
Biz muhabbete devam :)
Babam üstün zekalı ve biraz tahammül sınırı düşük. Sığ muhabbetlere hiç gelemez günlük olaylardan konuşamaz filan :)
bir süre sonra eziyete dönüşüyor onun için.

Ailenize eşinizi malzeme yapmayın.
Annenizi konuşturmayın.
Baban ayıp etti diyerek lafını bir güzel sokuyor.
Eşinize karşı nasıl ailenizin hatalarını kapatmak için dik duruyorsanız, eşinizin de hataları veya kusurları, her neyse, için ailenize karşı dik durun. Savunun demiyorum ama konuşturmayın.
Ona da yardımcı olmaya çalışın. sosyal uyumsuzluk için..

Eşime de zamanında bir profesör üstün zekalı olduğunu söylemiş. Test falan yapılmamış tabi, bir görüş sadece. Ben çocukken testler sonucu bu teşhisi aldım sonra geri zekalı oldum tabi. Küflendi beynim. E bizden olan çocuk da ortada şaşırmamak lazım aslında.

Esasında eşime içten içe kızamıyorum. Zamanında onlarca psikoloğa gidip türlü teşhisler ile yılmış bir insan olarak en sonunda "ben buyum arkadaş" diye devam ettim. Eşim de bunu yapıyor. Buyum diyor.

Benim kızgınlığım belki de mükemmele ulaşma arzusu ile normalleşmeyi istememle alakalı. Oğlum yoruyor, eşim yoruyor, e benim zihnim zaten beni yoruyor. Herkes gibi, herkes kadar yaşamak istiyorum sadece. Olmuyor.
 
Okuduğum gibi ADHD dedim. Birkaç öğrencim var aynı eşiniz gibi, ellerinde değil yavrucakların. Kafa hızlı çalıştığı için fiziksel olarak bir bunalma hali geliyor. Psikoloğa gitmez demişsiniz tekrar tekrar, en azından biraz beynini durultacak nefes, meditasyon vs. yapabilirse misafirlik durumlarında biraz daha kontrolü olabilir. Benim yaptırdığım egzersizler var ufak tefek hem müziğe dayalı hem müziksiz, çok faydasını gördüm.

Adamın yapısı böyle, çocuklukta çözülmesi daha kolay olurdu. Sadece hayatını etkiliyorsa sorunun farkına varıp sorumluluk alması lazım biraz daha.

Siz canınızı sıkmayın, belki oğlunuzun durumu belli olduktan sonra eşiniz de oğlunuzla beraber yavaş yavaş şekillenir 😁
Evet oyun terapisi eğitiminde DEHB için yararlı nefes-beden egzersizleri ve basit oyunlar öğrenmiştik.
Sınıflarda sabah rutini olarak kullanıyoruz oldukça keyifli ve rahatlatıcı.
 
Bu durumun benzeri abimde de var oturmaz evin icinde bile sürekli ayakta. Birşey dersin seni dinlemez gibidir. Dışarda karşılasak görmez çünkü kafasında bir çok başka seyle mesguldur aslında o an enerjiktir dışarı gider gelir sürekli bakkala çöpe falan. Esi de aksine cok agır kanlıdır ve abimden sikayet eder bir yerin dur artık diye :) Hiperaktivite si olan bir çocuğa nasıl kızamazsak bence bu insanlarada kızamayız öyle olmayı onlarda istemezdi diye düşünüyorum. Belki benzer sebeplerle yapıyorlardır bilemeyiz.
 
Haha eskiden bende oyleydimde bebelerden sonra bi sakince oturayim diye bakiyorum bazen:) oh sakince biri kek borek yapsada cayla yesek😂

Saka bi yana bi cok insan belki skliyordur o ortamlardan ayip olmasin diye dayaniyordur belki.

hahaha- bakalim bebek olunca nasil olucam. kesin ozamanda bebek bunaldi derim.
yok canim ben sahsen sorunumum kaynagini biliyorum, yani gercekdende bir hastalik. eminimki cogu insan bunaliyordur ama benim dürtülerim: "öff ayse teyzenin sohbeti acmadi" stilinde degil :)
 
Eşinizde teşhis konmamış DEHB olduğunu düşünüyorum.
Oğlunuzun durumu da muhtemelen genetik.
Anne ve babanızın eşinize karşı olan tavrı çok rahatsız edici.
Babaya söylenecek söz yok.
Anne de 'eşin kusura bakmasın' diye
başlayıp lafları sokuyor.
Her ne sebeple olursa olsun,ailem dahil,benim bulunduğum ortamda,
hiçkimse eşimin ne yüzüne,ne gıyabında böyle konuşamaz.

Ben eşimi asla ezdirmiyorum. Koruyucuyum fazlasıyla ki annem bundan rahatsız. Hiçbir hatasını kabul etmiyorsun diyor ki ben de hatası beni ilgilendirir sizi değil diyorum. Bu mevzu farklı. Bu durumdan ben de rahatsızım ve çözüm arıyorum.

Babama diyecek hiçbir şey yok. Onunla ilgili konuşmak istemiyorum çok fazla. Saygısız evet.
 
Idrak bence babanda çok olgun değil. Büyükler bize olgunluk gostersinler önce sonra bizden beklesinler aynı olgunlugu. Ayrıca herkesin bi yapısı var eşinin normali buyken gerek yok bence uyarmana. Bence babanı iyi bile tolere etmiş
 
Kusura bakmayın ama annenizde kendisiyle ters düşüyor. Baban işte böyle kabul ediver diyor. Çünkü babanızın huyu buymuş. Eşinizinki de huy değil mi sonuçta? Babanız kimse için kendisini değiştirmesin ama eşiniz değişsin öyle mi? Bence adaletsizlik. Tamam eşiniz anlattığınıza göre zor bir karakter. Ama hoş gorulmeyecek kadar değil. Babanizin yaptığı daha ayıp. Eşiniz hatiriniz için kırıldığını bile belli etmemiş. Sizde onu kırmayın bence. Bırakın nasıl rahat ediyorsa öyle yaşasın

Eşim asla aileme saygısızlık yapmaz. Bu konuda hakkını yiyemem. Ama bazen kontrol edebileceği durumları düzeltmek için bile çabalamaz. Genel olarak rahattır.
 
Ben eşimi asla ezdirmiyorum. Koruyucuyum fazlasıyla ki annem bundan rahatsız. Hiçbir hatasını kabul etmiyorsun diyor ki ben de hatası beni ilgilendirir sizi değil diyorum. Bu mevzu farklı. Bu durumdan ben de rahatsızım ve çözüm arıyorum.

Babama diyecek hiçbir şey yok. Onunla ilgili konuşmak istemiyorum çok fazla. Saygısız evet.
Telefonda da konuşturma İdrakcim.
Hiç başka konu kalmamış mı,
sevgili anneciğin telefonda,
eşini eleştiriyor saatlerce.
Herkes dönsün,kendine baksın.
Bana kızma ama bu kadar kontrol hastası
bir aileye eşin iyi dayanıyor.
Üsteki adama sürekli 'seni beğenmiyoruz' mesajları açıktan veriliyor.
Adamın eski yanlış işlerinin (iddaa-borç olayları) altında yatan sebep de muhtemelen dürtülerini kontrol edemeyişi ve sizin,
ailece kontrol isteğinize isyan etme dürtüsü.
Hep sonuçlara odaklanıyoruz.
Biraz durup düşünmek lazım.
Bu adam bunları niye yaptı?Diye.
Yanlış anlama,eşini temize çekmiyorum,
anlamaya çalış diyorum.
 
öyle- zaten verilen Psychostimulanz haplari cokda sevimli degil.
ben bile isteye yutmam cocugumunda yutmasina asla izin vermem mesela.
adamin kimseye zarar yok
İlaç konusunda sizden biraz daha farklı düşünüyorum.
Bununla birlikte her DEHB teşhisi alan,
ilaca başlamalı mı?Cevabım hayır.
Kişinin durumu her açıdan çok iyi irdelenmeli.
Kar-zarar hesabı doğru yapılmalı.
Adamın kimseye zararı olmadığı konusunda size katılıyorum,en azından bu konuda.
 
Back