O zaman yapabilecek tek bir şey var bebeğimYaaa çok sıkıldım her zaman aynı şeyleri yaşamaktan. İnan her yeniden başladığımda konu açsam KK'da ben de mimlenirdim, manyak üyeler arasına
Her seferinde 'aman ne olacak ki,icimde.kalacagina görüşeyim' diyorum, sonra yine gelmek istiyor yine 'aman ne olacak ki' diyorum:)
Şimdi gelse tuuuummmm angaryalariyla , ev bulması internet açtırmasi, sipariş vereceği yemekler yine beni ugrastiracak,iletişim kuramadigi herkesle telefon açıp beni konusturacak,araba kiralamasına falan yardımcı olacamgidecem, gelecem vs vs bir sürü şey . Bir de insanı geriyor , strese gireceğim:) Düzgün sağlıklı bir ilişkiye geçemeyeceğimiz gibi (geçsek bunca sene geçerdik) daha çok alışacağım. Daha çok ani birikecek.
Şimdi ne zaman güzel kahvalti görsem , güzel restorana gitsem tad alamiyorum, 'keşke burada olsa' diyorum. Tatile gittiğimde günbatımıni hesaplayamadigim için kacirdigimda 'keske burada olsa' diyorum-ki tek tatil yapmayı normalde severim, onlayken hep iki kisilik okey oynardik , şimdi okey oynayacak arkadaşlarım var, 'keşke çocuk buradayken onlarla tanissaydim da eşli oynasaydik' diye aklımdan geçiyor, okeyden, tavladan tad alamaz oldum. Adami son gördüğümden beri ağzıma nargile sürmedim çünkü nargile de onunla özdeşleşmiş bir şey,garsonlari sinir ede ede, gidip koklaya koklaya en iyi nargileyi bulurdu her zaman
Şimdilik bunlar var, daha çok ani biriktirip daha çok şeyin bana yalnızken tat vermez olmasını istemiyorum.
Normalde aşırı planlı programlı biri sana gelince niye carpe diem? Boyle birini her yola gelen uyumlu yengenç kadını degil, tatminsiz ve diliyle akrep gibi sokan bi aşk kadını yola getirir anca. Seks iyiyse ben devam diyorum. Hayatta seni heyecanlandiran her sey yaşamaya değer. Heyecanlamadigim günleri yasanmisliktan saymiorum bile. Ama tarz değişikliği öneriyorum bilakis o yamacına gelip senin yakınlığına muhtaç olduktan sonra :)
Ay ben de tam taktik yapacak insanım vallaNormalde aşırı planlı programlı biri sana gelince niye carpe diem? Boyle birini her yola gelen uyumlu yengenç kadını degil, tatminsiz ve diliyle akrep gibi sokan bi aşk kadını yola getirir anca. Seks iyiyse ben devam diyorum. Hayatta seni heyecanlandiran her sey yaşamaya değer. Heyecanlamadigim günleri yasanmisliktan saymiorum bile. Ama tarz değişikliği öneriyorum bilakis o yamacına gelip senin yakınlığına muhtaç olduktan sonra :)
ya işte neden tamamen engellemiyorsunuz. video yolladınız tamam engelleyin bitti. bu tip yüzünden kimbilir ne erkekler heba oluyor. :) kendinize ruhunuza yazık ediyorsunuz. gerekirse numaranızı değiştirin. bir şey demeden de ipleri koparabilirsiniz.Darısı başımazaten sevgiliden ziyade 'bir zamanlar sevgili olmuş iki kisiyiz' ya, yoksa normal bir ilişki değil.
Haahha ona da hep diyorum, ben daha iyilerini hak ediyorum bence diye
Bacım, Allah korusun ,ben zaten ayrılamam da ilişkimizi bir nihayete erdiririz, ya da bir ömür ittir kaktir, böyle yaşarım diye korkuyorum.
O bunu diyince 'ama (gelecektim dediğin) o ay ağustostu, şu an Ekim. Neyse, hadi sana bir video gönderelym ,sonra da konuşmamızda UZUN BİR ARA verelim,olur mu? Yazmıştım
Eki Görüntüle 3027344
Sonra ciddi ciddi uzun süre konusmadik, soru sorduğda kisa cevaplar verdim falan, sohbet gibi sohbetimiz olmadı. Tam ben normale dönmeye başladım,artık onun yoksunlugunu daha az hissediyorum
Derken bir supriz ziyareti oldu, ben yine dediklerimi yuttum :)
Yani kötü, uyumsuz demeyeyim de 'daha iyilerini görmüştüm' diyeyim
Hayatınızda biri yoksa denemeye değer bence.Belki bu kez yaşayacaklarınızdan dolayı kesin bir karar verirsiniz.Acaba denesem şöyle olurmuydu diyerek yaşamadıklarınızdan pişman olacağınıza denedim olmadı dersiniz.Herkese merhaba,
Böyle şeylerden konu açmayı hiç sevmem ama bugün konuyla ilgili 4 arkadaşımı darladim, yine de yetmedi. İnsanlara musallat olacagima bir de KK'da paylasayim dedim :)
Ben kendimi bildim bileli şıpsevdi, tanıştığı kişiyle pat diye romansa girebilen, bağlanma/güvenme problemi vs asla olmayan, ilişkide hoşuma gitmeyen şeyler olduğunda kolayca ayrılabilen , ayrildiktan sonra çabucak kendi hayatına bakan, 'bitti diye üzülme,yaşandı diye sevin' mottosuna sarılan, keyifli aşk hayatına sahip 30 yaşında bir kadınım.
Ama malesef ne kadar hayatımdan çıkarsam da tekrar tekrar hayatıma aldığım birisi var.
Bu kişi bana ne zaman mesaj atsa mecazi değil ciddi ciddi fiziksel olarak etkileniyorum. Mesela o anda yemek yiyorsam birden iştahım kapanıyor. Ağzımdan lokma geçmiyor. Kulaklarım ugulduyor,biri bir şey anlatıyorsa duymuyorum bile. Bağırsakların hareketleniyor. Kabızlığa falan birebirhani çok stresliyken bir his gelir ya, bir anda midende bir şeyler oynar, iştahın kapanır,ağzının tadi kaçar.
Heh, tam olarak bu belirtileri yaşıyorum. Ciddi ciddi bağırsaklarima vuruyor adamin mesaj sesini duymak. Beni gerdiği için mi böyle,sevdiğim için mi böyle hiç bilmiyorum.
Bir de onunla konuşurken dikkatim inanılmaz derecede dağılıyor. Çok örnek var da şimdi aklıma gelen birini vereyim; Mesela bu sene tatile giderken, dinlenme tesisinde onu hatirlatan komik bir çorap gördüm , belki yine bulusuruz diye çorabı aldım. Derken o yazdı ben kasaya giderken (ilginç bir tesaduf oldu ama ne zaman adami ansam mutlaka yazar). Ben tabii Leyla,tum algimi çocuğa vermişken kaybolmasın diye boyundan takılan, içinde lensimden parama, kimliğime herşeyimin olduğu çantamı kasada unutmusumbeş parasız,lenssiz şarjsiz kaldım çocukla mesajlasacam diye.
Ya da onunlayken otostop çekmiştik bir keresinde, dalginlikla bindiğimiz adamın ceketini calmisim,çocuğun ceketi diye (sonra ulaştık geri geri tonla yol geldi aldı,daha da otostopçu almaz herhalde). Yani daha neler neler...
Elim ayağıma dolaşıyor, midem bulanıyor, bağırsaklarim çalışıyor... Adama tepkisiz kalamiyorum.
Bu bahsettiğim 4,5 yıllık bir süreç. Çok çok her yerden engelliyorum ,yazmıyorum falan. Ama o bir şekilde ulaşıyor,bir uygulamadan,mailden falan. O yazınca karşı koyamıyorum hemen sazan gibi atlıyorum.
Ha , 4,5 yıldır aşkıyla bir onu mu bekliyorum? Öyle de değil aslında :) hayatıma insanlar giriyor, hatta flortten bir tık öteye gidecek gibi olunca ona da bilgi veriyorum (gavatlik mode:
on).
En son birkac ay önce çok tatlı biriyle bir şeyler denemeye karar verdik. Ben de benim çocuğa yazdım ,böyle böyle diye..günlük sohbetlere - hal hatır sormalara ara verelim diye.
Bana dediği cevap ; "nasıl yani,bu bir daha konuşmayacağız anlamına mı geliyor?"
E, tabii ki :) ama o benim "best ex" immiş. O yüzden hayatımda biri de olsa onla konuşmaya devam edebilirmişiz
Konuşmanın sonunda gerçekten samimiyetle "Lütfen mutlu olmama izin ver ve hayatımdan yavaşça çik" yazdım, "kusura bakma, istersen engelleyebilirsin. Ama senin tarafından olan bir şey olur bu" dedi
Öyle bir ilişki yani...
Peki bu konuyu niye açtım, 4,5 senenin sonunda?
Şu an Onun ülkesi içler acısı bir halde, tüm dünyanın yaptırım uyguladığı malum yer(Rusya). Zaten turkiye'ye gelmeyi düşünüyordu ama her zamanki gibi birkac ayligina...
Bugün ben kahvaltı yaparken bir seneligine Türkiye'ye yerleşmek istedigini söyledi (şu an başka bir ada ülkesinde yaşıyor) , x bölgesinde ev tutmakla ilgili yardım istedi. O mesajı attigi saniye ben yine mideme yumruk yemiş gibi oldum, iştahım kaçtı, soluğu wc'de aldım, bir strese girdim:) stres mi heyecan mi ona da emin değilim.
Tüm gün boyunca aklımda , görüşür muyuz, benim şehrime gelir mi (en son benim şehrime taşındığında beni on sene yaşlandırdi) , ben onu ziyarete gider miyim, nasıl yapsak, öyle mi , böyle mi... Aklımı toparlayamiyorum, tek aklımdaki şey bir sene aynı sinirlar icinde olacağımız...
İşte , ben bu durumdan çok mutsuzum...onla olan ilişkimiz bir yere varmayacak bir tren yolculuğu gibi..yolculuk güzel ama, bir yere varmıyor.
Hani KKda var ya, uyuz uyuz insanlarla evleniyorlar, 'eee huyunu suyunu biliyordun niye evlendin' diye tersliyoruz..işte ben tam da böyle olurum bu çocukla devam etsem. Coooook farklı iki insanız.
Yani neyini seviyorum diyorum, bir şey de bulamıyorum. Tip desen, bir denize girsin çıksın kıpkırmızı oluyor tüm yaz domates gibi geziyor yanımda. Ondan coook daha yakışıklı insanlar hayatıma girdi. Boy pos desen çelimsiz,175 adam. Robokop gibi sevgililerim olmuştuhuy desem eleştirmeye bayılır, dirdiri sever, asiri titiz. Üstelik Aynı dili konuşmadığımiz gibi ikimizin de İngilizcesi harika iletişim kuracak kadar iyi değil, çoğu zaman anlamiyoruz bile birbirimizi
Mesela ondan başka yabancı uyruklu sevgililerim oldu, hevesle benim için Türkçe öğrendiler, Türkçe kursuna gidenler, evde kendi kendine calisanlar... Bu çocuk ooooonnca ay/yıl gecti,defalarca türkiyeye geldi , Allah razı olsun, bir tarkan'dan yakalarsam Mucks Mucks şarkısını ezberledi, bir de tahin pekmez kebap bal peynir ekmek pilav köfte falanonun dışında soyadımi bile hala düzgün telaffuz edemiyor.
Yani vazgecemeyecek neyi var, ben de bilmiyorum.
Ben adamdan aramızda ülkeler,kitalar varken zaten kopamiyordum, şimdi benim ülkem sınırları içindeyken hiç kopamam , tekrar aynı şeylere başlarız diye korkuyorum.
Bana bir öneriniz var mı?
Tez elden nasıl bırakabilirim bu kötü aliskanligimi? Yoksa zaten artık aynı ülke sınırları içinde olacağız tekrar mi denesem (36. Defa)???
Adamın kötü huyu ne deseniz aslında kötü huyu da yok, garibim. Kendi halinde, işinde gücünde birisi ama inanılmaz zit iki insanız. Ben tam tipik Canıtez türk kadini, o buz gibi soğukkanlı Rus erkeği.. Onun önem verdiği şeyler benim umrumda bile değil,benim önem verdiğim şeyler ona göre gereksiz:) bir de eleştirmeye ,dirdira bayılır. Onun dışında kibar , asla kavgadan tartışma ortamından hoşlanmayan, canın sikkinsa güldürmek için tüm maymunluklari yapan, sevgisini belli eden, elini hiç birakmayan, en iyi gün doğumu/gün batımı nerededir hesaplamayı beceren, akıllı tatlı,maviş birisi.
Ne yapmalıyım sizce?? Zaten dört yıl harcamisim, bir sene daha mı harcasam
30 yasinda oldugunuza inanmak guc,Herkese merhaba,
Böyle şeylerden konu açmayı hiç sevmem ama bugün konuyla ilgili 4 arkadaşımı darladim, yine de yetmedi. İnsanlara musallat olacagima bir de KK'da paylasayim dedim :)
Ben kendimi bildim bileli şıpsevdi, tanıştığı kişiyle pat diye romansa girebilen, bağlanma/güvenme problemi vs asla olmayan, ilişkide hoşuma gitmeyen şeyler olduğunda kolayca ayrılabilen , ayrildiktan sonra çabucak kendi hayatına bakan, 'bitti diye üzülme,yaşandı diye sevin' mottosuna sarılan, keyifli aşk hayatına sahip 30 yaşında bir kadınım.
Ama malesef ne kadar hayatımdan çıkarsam da tekrar tekrar hayatıma aldığım birisi var.
Bu kişi bana ne zaman mesaj atsa mecazi değil ciddi ciddi fiziksel olarak etkileniyorum. Mesela o anda yemek yiyorsam birden iştahım kapanıyor. Ağzımdan lokma geçmiyor. Kulaklarım ugulduyor,biri bir şey anlatıyorsa duymuyorum bile. Bağırsakların hareketleniyor. Kabızlığa falan birebirhani çok stresliyken bir his gelir ya, bir anda midende bir şeyler oynar, iştahın kapanır,ağzının tadi kaçar.
Heh, tam olarak bu belirtileri yaşıyorum. Ciddi ciddi bağırsaklarima vuruyor adamin mesaj sesini duymak. Beni gerdiği için mi böyle,sevdiğim için mi böyle hiç bilmiyorum.
Bir de onunla konuşurken dikkatim inanılmaz derecede dağılıyor. Çok örnek var da şimdi aklıma gelen birini vereyim; Mesela bu sene tatile giderken, dinlenme tesisinde onu hatirlatan komik bir çorap gördüm , belki yine bulusuruz diye çorabı aldım. Derken o yazdı ben kasaya giderken (ilginç bir tesaduf oldu ama ne zaman adami ansam mutlaka yazar). Ben tabii Leyla,tum algimi çocuğa vermişken kaybolmasın diye boyundan takılan, içinde lensimden parama, kimliğime herşeyimin olduğu çantamı kasada unutmusumbeş parasız,lenssiz şarjsiz kaldım çocukla mesajlasacam diye.
Ya da onunlayken otostop çekmiştik bir keresinde, dalginlikla bindiğimiz adamın ceketini calmisim,çocuğun ceketi diye (sonra ulaştık geri geri tonla yol geldi aldı,daha da otostopçu almaz herhalde). Yani daha neler neler...
Elim ayağıma dolaşıyor, midem bulanıyor, bağırsaklarim çalışıyor... Adama tepkisiz kalamiyorum.
Bu bahsettiğim 4,5 yıllık bir süreç. Çok çok her yerden engelliyorum ,yazmıyorum falan. Ama o bir şekilde ulaşıyor,bir uygulamadan,mailden falan. O yazınca karşı koyamıyorum hemen sazan gibi atlıyorum.
Ha , 4,5 yıldır aşkıyla bir onu mu bekliyorum? Öyle de değil aslında :) hayatıma insanlar giriyor, hatta flortten bir tık öteye gidecek gibi olunca ona da bilgi veriyorum (gavatlik mode:
on).
En son birkac ay önce çok tatlı biriyle bir şeyler denemeye karar verdik. Ben de benim çocuğa yazdım ,böyle böyle diye..günlük sohbetlere - hal hatır sormalara ara verelim diye.
Bana dediği cevap ; "nasıl yani,bu bir daha konuşmayacağız anlamına mı geliyor?"
E, tabii ki :) ama o benim "best ex" immiş. O yüzden hayatımda biri de olsa onla konuşmaya devam edebilirmişiz
Konuşmanın sonunda gerçekten samimiyetle "Lütfen mutlu olmama izin ver ve hayatımdan yavaşça çik" yazdım, "kusura bakma, istersen engelleyebilirsin. Ama senin tarafından olan bir şey olur bu" dedi
Öyle bir ilişki yani...
Peki bu konuyu niye açtım, 4,5 senenin sonunda?
Şu an Onun ülkesi içler acısı bir halde, tüm dünyanın yaptırım uyguladığı malum yer(Rusya). Zaten turkiye'ye gelmeyi düşünüyordu ama her zamanki gibi birkac ayligina...
Bugün ben kahvaltı yaparken bir seneligine Türkiye'ye yerleşmek istedigini söyledi (şu an başka bir ada ülkesinde yaşıyor) , x bölgesinde ev tutmakla ilgili yardım istedi. O mesajı attigi saniye ben yine mideme yumruk yemiş gibi oldum, iştahım kaçtı, soluğu wc'de aldım, bir strese girdim:) stres mi heyecan mi ona da emin değilim.
Tüm gün boyunca aklımda , görüşür muyuz, benim şehrime gelir mi (en son benim şehrime taşındığında beni on sene yaşlandırdi) , ben onu ziyarete gider miyim, nasıl yapsak, öyle mi , böyle mi... Aklımı toparlayamiyorum, tek aklımdaki şey bir sene aynı sinirlar icinde olacağımız...
İşte , ben bu durumdan çok mutsuzum...onla olan ilişkimiz bir yere varmayacak bir tren yolculuğu gibi..yolculuk güzel ama, bir yere varmıyor.
Hani KKda var ya, uyuz uyuz insanlarla evleniyorlar, 'eee huyunu suyunu biliyordun niye evlendin' diye tersliyoruz..işte ben tam da böyle olurum bu çocukla devam etsem. Coooook farklı iki insanız.
Yani neyini seviyorum diyorum, bir şey de bulamıyorum. Tip desen, bir denize girsin çıksın kıpkırmızı oluyor tüm yaz domates gibi geziyor yanımda. Ondan coook daha yakışıklı insanlar hayatıma girdi. Boy pos desen çelimsiz,175 adam. Robokop gibi sevgililerim olmuştuhuy desem eleştirmeye bayılır, dirdiri sever, asiri titiz. Üstelik Aynı dili konuşmadığımiz gibi ikimizin de İngilizcesi harika iletişim kuracak kadar iyi değil, çoğu zaman anlamiyoruz bile birbirimizi
Mesela ondan başka yabancı uyruklu sevgililerim oldu, hevesle benim için Türkçe öğrendiler, Türkçe kursuna gidenler, evde kendi kendine calisanlar... Bu çocuk ooooonnca ay/yıl gecti,defalarca türkiyeye geldi , Allah razı olsun, bir tarkan'dan yakalarsam Mucks Mucks şarkısını ezberledi, bir de tahin pekmez kebap bal peynir ekmek pilav köfte falanonun dışında soyadımi bile hala düzgün telaffuz edemiyor.
Yani vazgecemeyecek neyi var, ben de bilmiyorum.
Ben adamdan aramızda ülkeler,kitalar varken zaten kopamiyordum, şimdi benim ülkem sınırları içindeyken hiç kopamam , tekrar aynı şeylere başlarız diye korkuyorum.
Bana bir öneriniz var mı?
Tez elden nasıl bırakabilirim bu kötü aliskanligimi? Yoksa zaten artık aynı ülke sınırları içinde olacağız tekrar mi denesem (36. Defa)???
Adamın kötü huyu ne deseniz aslında kötü huyu da yok, garibim. Kendi halinde, işinde gücünde birisi ama inanılmaz zit iki insanız. Ben tam tipik Canıtez türk kadini, o buz gibi soğukkanlı Rus erkeği.. Onun önem verdiği şeyler benim umrumda bile değil,benim önem verdiğim şeyler ona göre gereksiz:) bir de eleştirmeye ,dirdira bayılır. Onun dışında kibar , asla kavgadan tartışma ortamından hoşlanmayan, canın sikkinsa güldürmek için tüm maymunluklari yapan, sevgisini belli eden, elini hiç birakmayan, en iyi gün doğumu/gün batımı nerededir hesaplamayı beceren, akıllı tatlı,maviş birisi.
Ne yapmalıyım sizce?? Zaten dört yıl harcamisim, bir sene daha mı harcasam
Dünürcüm hemen her konuda görüyorum bu mesajlarını vallahi acayip merak ediyorum, evliliğindeki sorunlardan bahsettiğin bir konun falan var mı, nedir bu işin aslıYok hahahhahahaa ( sen şok)
Valla aşk meşk olarak evlenmedim ben. İnanmıyorum sonsuz bir aşka. Bari dedim mantıken bana uyanla evleneyim onu da beceremedim
Onun dışında kibar , asla kavgadan tartışma ortamından hoşlanmayan, canın sikkinsa güldürmek için tüm maymunluklari yapan, sevgisini belli eden, elini hiç birakmayan, en iyi gün doğumu/gün batımı nerededir hesaplamayı beceren, akıllı tatlı,maviş birisi.
En buyuk kk kankam gelsene, bildiğin konu, yorumun var miii?
Evet esimde flortozdu hatta 32 yasina kadar dogru durust uzun bir iliskisi bile olmamisti benim demek istedigim asik oldular mi tam oluyorlar…Ben de yengeç burcuyum ama flörtözüm. Ayrıca kimseye bağlanmam, küçük bir problem bile beni hemen soğutabilir. Siz yine iyi yengece denk gelmişsiniz
Esimin kiyafetlerini bir yere gidersek ben kombinlerim genelde renk takintilarim var. bir terazi icin once goze sonra gonule hitab etmek lazim. Ayrintilar onemli…Biz de yengece teraziyiz. Hiç ortak noktası olmayan iki alakasız burç .
Ben yanımda bir diş fırçası macunu bir de şampuanla çıkarım tatile,adam her sivilcesine ayrı krem sürer, losyonlarini falan geceli gündüzlü sürer. Bir kere bana şey demişti 'o kadar kıyafet getirmişsin, ama hiç biri birbiriyle kombinlenmiyor'oysa benim umrum bile değil.
İkimizin de ay burcu yay, "farklı etnik kökenden partnerleri tercih edebilirler" diyordu nette.
Kör kütük aşık olmuşsun... Kendi canını bile isteye yakacsın.Herkese merhaba,
Böyle şeylerden konu açmayı hiç sevmem ama bugün konuyla ilgili 4 arkadaşımı darladim, yine de yetmedi. İnsanlara musallat olacagima bir de KK'da paylasayim dedim :)
Ben kendimi bildim bileli şıpsevdi, tanıştığı kişiyle pat diye romansa girebilen, bağlanma/güvenme problemi vs asla olmayan, ilişkide hoşuma gitmeyen şeyler olduğunda kolayca ayrılabilen , ayrildiktan sonra çabucak kendi hayatına bakan, 'bitti diye üzülme,yaşandı diye sevin' mottosuna sarılan, keyifli aşk hayatına sahip 30 yaşında bir kadınım.
Ama malesef ne kadar hayatımdan çıkarsam da tekrar tekrar hayatıma aldığım birisi var.
Bu kişi bana ne zaman mesaj atsa mecazi değil ciddi ciddi fiziksel olarak etkileniyorum. Mesela o anda yemek yiyorsam birden iştahım kapanıyor. Ağzımdan lokma geçmiyor. Kulaklarım ugulduyor,biri bir şey anlatıyorsa duymuyorum bile. Bağırsakların hareketleniyor. Kabızlığa falan birebirhani çok stresliyken bir his gelir ya, bir anda midende bir şeyler oynar, iştahın kapanır,ağzının tadi kaçar.
Heh, tam olarak bu belirtileri yaşıyorum. Ciddi ciddi bağırsaklarima vuruyor adamin mesaj sesini duymak. Beni gerdiği için mi böyle,sevdiğim için mi böyle hiç bilmiyorum.
Bir de onunla konuşurken dikkatim inanılmaz derecede dağılıyor. Çok örnek var da şimdi aklıma gelen birini vereyim; Mesela bu sene tatile giderken, dinlenme tesisinde onu hatirlatan komik bir çorap gördüm , belki yine bulusuruz diye çorabı aldım. Derken o yazdı ben kasaya giderken (ilginç bir tesaduf oldu ama ne zaman adami ansam mutlaka yazar). Ben tabii Leyla,tum algimi çocuğa vermişken kaybolmasın diye boyundan takılan, içinde lensimden parama, kimliğime herşeyimin olduğu çantamı kasada unutmusumbeş parasız,lenssiz şarjsiz kaldım çocukla mesajlasacam diye.
Ya da onunlayken otostop çekmiştik bir keresinde, dalginlikla bindiğimiz adamın ceketini calmisim,çocuğun ceketi diye (sonra ulaştık geri geri tonla yol geldi aldı,daha da otostopçu almaz herhalde). Yani daha neler neler...
Elim ayağıma dolaşıyor, midem bulanıyor, bağırsaklarim çalışıyor... Adama tepkisiz kalamiyorum.
Bu bahsettiğim 4,5 yıllık bir süreç. Çok çok her yerden engelliyorum ,yazmıyorum falan. Ama o bir şekilde ulaşıyor,bir uygulamadan,mailden falan. O yazınca karşı koyamıyorum hemen sazan gibi atlıyorum.
Ha , 4,5 yıldır aşkıyla bir onu mu bekliyorum? Öyle de değil aslında :) hayatıma insanlar giriyor, hatta flortten bir tık öteye gidecek gibi olunca ona da bilgi veriyorum (gavatlik mode:
on).
En son birkac ay önce çok tatlı biriyle bir şeyler denemeye karar verdik. Ben de benim çocuğa yazdım ,böyle böyle diye..günlük sohbetlere - hal hatır sormalara ara verelim diye.
Bana dediği cevap ; "nasıl yani,bu bir daha konuşmayacağız anlamına mı geliyor?"
E, tabii ki :) ama o benim "best ex" immiş. O yüzden hayatımda biri de olsa onla konuşmaya devam edebilirmişiz
Konuşmanın sonunda gerçekten samimiyetle "Lütfen mutlu olmama izin ver ve hayatımdan yavaşça çik" yazdım, "kusura bakma, istersen engelleyebilirsin. Ama senin tarafından olan bir şey olur bu" dedi
Öyle bir ilişki yani...
Peki bu konuyu niye açtım, 4,5 senenin sonunda?
Şu an Onun ülkesi içler acısı bir halde, tüm dünyanın yaptırım uyguladığı malum yer(Rusya). Zaten turkiye'ye gelmeyi düşünüyordu ama her zamanki gibi birkac ayligina...
Bugün ben kahvaltı yaparken bir seneligine Türkiye'ye yerleşmek istedigini söyledi (şu an başka bir ada ülkesinde yaşıyor) , x bölgesinde ev tutmakla ilgili yardım istedi. O mesajı attigi saniye ben yine mideme yumruk yemiş gibi oldum, iştahım kaçtı, soluğu wc'de aldım, bir strese girdim:) stres mi heyecan mi ona da emin değilim.
Tüm gün boyunca aklımda , görüşür muyuz, benim şehrime gelir mi (en son benim şehrime taşındığında beni on sene yaşlandırdi) , ben onu ziyarete gider miyim, nasıl yapsak, öyle mi , böyle mi... Aklımı toparlayamiyorum, tek aklımdaki şey bir sene aynı sinirlar icinde olacağımız...
İşte , ben bu durumdan çok mutsuzum...onla olan ilişkimiz bir yere varmayacak bir tren yolculuğu gibi..yolculuk güzel ama, bir yere varmıyor.
Hani KKda var ya, uyuz uyuz insanlarla evleniyorlar, 'eee huyunu suyunu biliyordun niye evlendin' diye tersliyoruz..işte ben tam da böyle olurum bu çocukla devam etsem. Coooook farklı iki insanız.
Yani neyini seviyorum diyorum, bir şey de bulamıyorum. Tip desen, bir denize girsin çıksın kıpkırmızı oluyor tüm yaz domates gibi geziyor yanımda. Ondan coook daha yakışıklı insanlar hayatıma girdi. Boy pos desen çelimsiz,175 adam. Robokop gibi sevgililerim olmuştuhuy desem eleştirmeye bayılır, dirdiri sever, asiri titiz. Üstelik Aynı dili konuşmadığımiz gibi ikimizin de İngilizcesi harika iletişim kuracak kadar iyi değil, çoğu zaman anlamiyoruz bile birbirimizi
Mesela ondan başka yabancı uyruklu sevgililerim oldu, hevesle benim için Türkçe öğrendiler, Türkçe kursuna gidenler, evde kendi kendine calisanlar... Bu çocuk ooooonnca ay/yıl gecti,defalarca türkiyeye geldi , Allah razı olsun, bir tarkan'dan yakalarsam Mucks Mucks şarkısını ezberledi, bir de tahin pekmez kebap bal peynir ekmek pilav köfte falanonun dışında soyadımi bile hala düzgün telaffuz edemiyor.
Yani vazgecemeyecek neyi var, ben de bilmiyorum.
Ben adamdan aramızda ülkeler,kitalar varken zaten kopamiyordum, şimdi benim ülkem sınırları içindeyken hiç kopamam , tekrar aynı şeylere başlarız diye korkuyorum.
Bana bir öneriniz var mı?
Tez elden nasıl bırakabilirim bu kötü aliskanligimi? Yoksa zaten artık aynı ülke sınırları içinde olacağız tekrar mi denesem (36. Defa)???
Adamın kötü huyu ne deseniz aslında kötü huyu da yok, garibim. Kendi halinde, işinde gücünde birisi ama inanılmaz zit iki insanız. Ben tam tipik Canıtez türk kadini, o buz gibi soğukkanlı Rus erkeği.. Onun önem verdiği şeyler benim umrumda bile değil,benim önem verdiğim şeyler ona göre gereksiz:) bir de eleştirmeye ,dirdira bayılır. Onun dışında kibar , asla kavgadan tartışma ortamından hoşlanmayan, canın sikkinsa güldürmek için tüm maymunluklari yapan, sevgisini belli eden, elini hiç birakmayan, en iyi gün doğumu/gün batımı nerededir hesaplamayı beceren, akıllı tatlı,maviş birisi.
Ne yapmalıyım sizce?? Zaten dört yıl harcamisim, bir sene daha mı harcasam
Sizi takip ediyorum, yorumlarınız oturaklı ve ilginç oluyor. Farklı yaklaşımlarımla çetin kız olduğun için seviyorum da. Aslında böyle bir konuyu başka bir üye açsaydı ne yazardınız diye merak da ediyorum.Adamın kötü huyu ne deseniz aslında kötü huyu da yok, garibim. Kendi halinde, işinde gücünde birisi ama inanılmaz zit iki insanız. Ben tam tipik Canıtez türk kadini, o buz gibi soğukkanlı Rus erkeği..
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?