- 11 Ekim 2014
- 14.414
- 40.938
- 598
Ah şu sen kendini nerelere koysannn
Kıaz hayırlı olsun alırsın sen bu herifi. Sonra benim gibi çift terapisti arar durursunbizim terapistin dediğine göre çocukken güvenli bağlanma yaşayamadığı için benimki böyleymiş. Valla şimdiki aklım olsa psikologa götürmeden almazdım hdhshd
İlişki atölyesi var çok sevdiğim iki terapistin, bir gün evlenecek olursam önce ona gidip ayarları duzeltircem:)Yok hahahhahahaa ( sen şok)
Valla aşk meşk olarak evlenmedim ben. İnanmıyorum sonsuz bir aşka. Bari dedim mantıken bana uyanla evleneyim onu da beceremedim
Şartmış biliyor musun ? Geçmişinde ki yaraları şimdi çıkıyor. İlk kez eşim birine güvendiğini söyledi. İlk kez sırtını birine dayadığını. Tahmin et o biri kim djjdjdİlişki atölyesi var çok sevdiğim iki terapistin, bir gün evlenecek olursam önce ona gidip ayarları duzeltircem:)
Kendi adıma adı konmamış, adamın kendini ortaya koymadığı çetrefilli şeyleri sevmem. Önündeki maçlara bak , sana herif mi yok derimDaha bana uyan,bana iyi gelen bir erkekle mutlu bir beraberlik yaşamak, onu da sadece biri hatirlatsa 'yaaa evet vardı bir Rus. Bilmem, napıyor acaba? İyidir insallah' diye anmak istiyorum.
Gerçekten isteğim şey bu. Normalde ilişkilerim bitince girdiğim hal de (içimden gelerek) hep bu olmuştur. Ama işte,o moda giremiyorum.
Bir de (itiraf zamanı) genleri devam ettirme arzusu mu bilmiyorum, çoluk çocuk fikrine yakın biri değilim ama böyle babası kılıklı, küçük domates suratli mavi gözlü bebelerim olsun isterim, ne yalan söyleyeyim
Aman sal be dostum kavga yok gürültü yok keyifli,kelebekli bir ilişki işte daha ne olacak. Herkes sanki %100 uyumlu olunca mı birlikte oluyor? Yüreğinin götürdüğü yere gitHerkese merhaba,
Böyle şeylerden konu açmayı hiç sevmem ama bugün konuyla ilgili 4 arkadaşımı darladim, yine de yetmedi. İnsanlara musallat olacagima bir de KK'da paylasayim dedim :)
Ben kendimi bildim bileli şıpsevdi, tanıştığı kişiyle pat diye romansa girebilen, bağlanma/güvenme problemi vs asla olmayan, ilişkide hoşuma gitmeyen şeyler olduğunda kolayca ayrılabilen , ayrildiktan sonra çabucak kendi hayatına bakan, 'bitti diye üzülme,yaşandı diye sevin' mottosuna sarılan, keyifli aşk hayatına sahip 30 yaşında bir kadınım.
Ama malesef ne kadar hayatımdan çıkarsam da tekrar tekrar hayatıma aldığım birisi var.
Bu kişi bana ne zaman mesaj atsa mecazi değil ciddi ciddi fiziksel olarak etkileniyorum. Mesela o anda yemek yiyorsam birden iştahım kapanıyor. Ağzımdan lokma geçmiyor. Kulaklarım ugulduyor,biri bir şey anlatıyorsa duymuyorum bile. Bağırsakların hareketleniyor. Kabızlığa falan birebirhani çok stresliyken bir his gelir ya, bir anda midende bir şeyler oynar, iştahın kapanır,ağzının tadi kaçar.
Heh, tam olarak bu belirtileri yaşıyorum. Ciddi ciddi bağırsaklarima vuruyor adamin mesaj sesini duymak. Beni gerdiği için mi böyle,sevdiğim için mi böyle hiç bilmiyorum.
Bir de onunla konuşurken dikkatim inanılmaz derecede dağılıyor. Çok örnek var da şimdi aklıma gelen birini vereyim; Mesela bu sene tatile giderken, dinlenme tesisinde onu hatirlatan komik bir çorap gördüm , belki yine bulusuruz diye çorabı aldım. Derken o yazdı ben kasaya giderken (ilginç bir tesaduf oldu ama ne zaman adami ansam mutlaka yazar). Ben tabii Leyla,tum algimi çocuğa vermişken kaybolmasın diye boyundan takılan, içinde lensimden parama, kimliğime herşeyimin olduğu çantamı kasada unutmusumbeş parasız,lenssiz şarjsiz kaldım çocukla mesajlasacam diye.
Ya da onunlayken otostop çekmiştik bir keresinde, dalginlikla bindiğimiz adamın ceketini calmisim,çocuğun ceketi diye (sonra ulaştık geri geri tonla yol geldi aldı,daha da otostopçu almaz herhalde). Yani daha neler neler...
Elim ayağıma dolaşıyor, midem bulanıyor, bağırsaklarim çalışıyor... Adama tepkisiz kalamiyorum.
Bu bahsettiğim 4,5 yıllık bir süreç. Çok çok her yerden engelliyorum ,yazmıyorum falan. Ama o bir şekilde ulaşıyor,bir uygulamadan,mailden falan. O yazınca karşı koyamıyorum hemen sazan gibi atlıyorum.
Ha , 4,5 yıldır aşkıyla bir onu mu bekliyorum? Öyle de değil aslında :) hayatıma insanlar giriyor, hatta flortten bir tık öteye gidecek gibi olunca ona da bilgi veriyorum (gavatlik mode:
on).
En son birkac ay önce çok tatlı biriyle bir şeyler denemeye karar verdik. Ben de benim çocuğa yazdım ,böyle böyle diye..günlük sohbetlere - hal hatır sormalara ara verelim diye.
Bana dediği cevap ; "nasıl yani,bu bir daha konuşmayacağız anlamına mı geliyor?"
E, tabii ki :) ama o benim "best ex" immiş. O yüzden hayatımda biri de olsa onla konuşmaya devam edebilirmişiz
Konuşmanın sonunda gerçekten samimiyetle "Lütfen mutlu olmama izin ver ve hayatımdan yavaşça çik" yazdım, "kusura bakma, istersen engelleyebilirsin. Ama senin tarafından olan bir şey olur bu" dedi
Öyle bir ilişki yani...
Peki bu konuyu niye açtım, 4,5 senenin sonunda?
Şu an Onun ülkesi içler acısı bir halde, tüm dünyanın yaptırım uyguladığı malum yer(Rusya). Zaten turkiye'ye gelmeyi düşünüyordu ama her zamanki gibi birkac ayligina...
Bugün ben kahvaltı yaparken bir seneligine Türkiye'ye yerleşmek istedigini söyledi (şu an başka bir ada ülkesinde yaşıyor) , x bölgesinde ev tutmakla ilgili yardım istedi. O mesajı attigi saniye ben yine mideme yumruk yemiş gibi oldum, iştahım kaçtı, soluğu wc'de aldım, bir strese girdim:) stres mi heyecan mi ona da emin değilim.
Tüm gün boyunca aklımda , görüşür muyuz, benim şehrime gelir mi (en son benim şehrime taşındığında beni on sene yaşlandırdi) , ben onu ziyarete gider miyim, nasıl yapsak, öyle mi , böyle mi... Aklımı toparlayamiyorum, tek aklımdaki şey bir sene aynı sinirlar icinde olacağımız...
İşte , ben bu durumdan çok mutsuzum...onla olan ilişkimiz bir yere varmayacak bir tren yolculuğu gibi..yolculuk güzel ama, bir yere varmıyor.
Hani KKda var ya, uyuz uyuz insanlarla evleniyorlar, 'eee huyunu suyunu biliyordun niye evlendin' diye tersliyoruz..işte ben tam da böyle olurum bu çocukla devam etsem. Coooook farklı iki insanız.
Yani neyini seviyorum diyorum, bir şey de bulamıyorum. Tip desen, bir denize girsin çıksın kıpkırmızı oluyor tüm yaz domates gibi geziyor yanımda. Ondan coook daha yakışıklı insanlar hayatıma girdi. Boy pos desen çelimsiz,175 adam. Robokop gibi sevgililerim olmuştuhuy desem eleştirmeye bayılır, dirdiri sever, asiri titiz. Üstelik Aynı dili konuşmadığımiz gibi ikimizin de İngilizcesi harika iletişim kuracak kadar iyi değil, çoğu zaman anlamiyoruz bile birbirimizi
Mesela ondan başka yabancı uyruklu sevgililerim oldu, hevesle benim için Türkçe öğrendiler, Türkçe kursuna gidenler, evde kendi kendine calisanlar... Bu çocuk ooooonnca ay/yıl gecti,defalarca türkiyeye geldi , Allah razı olsun, bir tarkan'dan yakalarsam Mucks Mucks şarkısını ezberledi, bir de tahin pekmez kebap bal peynir ekmek pilav köfte falanonun dışında soyadımi bile hala düzgün telaffuz edemiyor.
Yani vazgecemeyecek neyi var, ben de bilmiyorum.
Ben adamdan aramızda ülkeler,kitalar varken zaten kopamiyordum, şimdi benim ülkem sınırları içindeyken hiç kopamam , tekrar aynı şeylere başlarız diye korkuyorum.
Bana bir öneriniz var mı?
Tez elden nasıl bırakabilirim bu kötü aliskanligimi? Yoksa zaten artık aynı ülke sınırları içinde olacağız tekrar mi denesem (36. Defa)???
Adamın kötü huyu ne deseniz aslında kötü huyu da yok, garibim. Kendi halinde, işinde gücünde birisi ama inanılmaz zit iki insanız. Ben tam tipik Canıtez türk kadini, o buz gibi soğukkanlı Rus erkeği.. Onun önem verdiği şeyler benim umrumda bile değil,benim önem verdiğim şeyler ona göre gereksiz:) bir de eleştirmeye ,dirdira bayılır. Onun dışında kibar , asla kavgadan tartışma ortamından hoşlanmayan, canın sikkinsa güldürmek için tüm maymunluklari yapan, sevgisini belli eden, elini hiç birakmayan, en iyi gün doğumu/gün batımı nerededir hesaplamayı beceren, akıllı tatlı,maviş birisi.
Ne yapmalıyım sizce?? Zaten dört yıl harcamisim, bir sene daha mı harcasam
Ahahah ben öyle diyorum tektaş, balayı vs yerine sağlam bir atölyeden geçmeyi tercih ediyorumŞartmış biliyor musun ? Geçmişinde ki yaraları şimdi çıkıyor. İlk kez eşim birine güvendiğini söyledi. İlk kez sırtını birine dayadığını. Tahmin et o biri kim djjdjd
Benim hatam tek taş ,beştaş , tamtur ve pırlanta st tercihi oldu yani djjdjd balayı da güzeldiAhahah ben öyle diyorum tektaş, balayı vs yerine sağlam bir atölyeden geçmeyi tercih ediyorum
Sen her şeyin en iyisine layıksın:) terapi ile de çözersiniz, çift terapisine başladınız mı ? Süreç nasıl gidiyor . Bir de Stan tatkin ile gottmanin kitaplarına bir göz atabilirsinBenim hatam tek taş ,beştaş , tamtur ve pırlanta st tercihi oldu yani djjdjd balayı da güzeldihak ettiğimi yaşıyorum hdjdj
Daha once hic uzun zaman yanyana vakit gecirdiniz mi yoksa genelde uzaktan uzaga miydi iliskiniz?Herkese merhaba,
Böyle şeylerden konu açmayı hiç sevmem ama bugün konuyla ilgili 4 arkadaşımı darladim, yine de yetmedi. İnsanlara musallat olacagima bir de KK'da paylasayim dedim :)
Ben kendimi bildim bileli şıpsevdi, tanıştığı kişiyle pat diye romansa girebilen, bağlanma/güvenme problemi vs asla olmayan, ilişkide hoşuma gitmeyen şeyler olduğunda kolayca ayrılabilen , ayrildiktan sonra çabucak kendi hayatına bakan, 'bitti diye üzülme,yaşandı diye sevin' mottosuna sarılan, keyifli aşk hayatına sahip 30 yaşında bir kadınım.
Ama malesef ne kadar hayatımdan çıkarsam da tekrar tekrar hayatıma aldığım birisi var.
Bu kişi bana ne zaman mesaj atsa mecazi değil ciddi ciddi fiziksel olarak etkileniyorum. Mesela o anda yemek yiyorsam birden iştahım kapanıyor. Ağzımdan lokma geçmiyor. Kulaklarım ugulduyor,biri bir şey anlatıyorsa duymuyorum bile. Bağırsakların hareketleniyor. Kabızlığa falan birebirhani çok stresliyken bir his gelir ya, bir anda midende bir şeyler oynar, iştahın kapanır,ağzının tadi kaçar.
Heh, tam olarak bu belirtileri yaşıyorum. Ciddi ciddi bağırsaklarima vuruyor adamin mesaj sesini duymak. Beni gerdiği için mi böyle,sevdiğim için mi böyle hiç bilmiyorum.
Bir de onunla konuşurken dikkatim inanılmaz derecede dağılıyor. Çok örnek var da şimdi aklıma gelen birini vereyim; Mesela bu sene tatile giderken, dinlenme tesisinde onu hatirlatan komik bir çorap gördüm , belki yine bulusuruz diye çorabı aldım. Derken o yazdı ben kasaya giderken (ilginç bir tesaduf oldu ama ne zaman adami ansam mutlaka yazar). Ben tabii Leyla,tum algimi çocuğa vermişken kaybolmasın diye boyundan takılan, içinde lensimden parama, kimliğime herşeyimin olduğu çantamı kasada unutmusumbeş parasız,lenssiz şarjsiz kaldım çocukla mesajlasacam diye.
Ya da onunlayken otostop çekmiştik bir keresinde, dalginlikla bindiğimiz adamın ceketini calmisim,çocuğun ceketi diye (sonra ulaştık geri geri tonla yol geldi aldı,daha da otostopçu almaz herhalde). Yani daha neler neler...
Elim ayağıma dolaşıyor, midem bulanıyor, bağırsaklarim çalışıyor... Adama tepkisiz kalamiyorum.
Bu bahsettiğim 4,5 yıllık bir süreç. Çok çok her yerden engelliyorum ,yazmıyorum falan. Ama o bir şekilde ulaşıyor,bir uygulamadan,mailden falan. O yazınca karşı koyamıyorum hemen sazan gibi atlıyorum.
Ha , 4,5 yıldır aşkıyla bir onu mu bekliyorum? Öyle de değil aslında :) hayatıma insanlar giriyor, hatta flortten bir tık öteye gidecek gibi olunca ona da bilgi veriyorum (gavatlik mode:
on).
En son birkac ay önce çok tatlı biriyle bir şeyler denemeye karar verdik. Ben de benim çocuğa yazdım ,böyle böyle diye..günlük sohbetlere - hal hatır sormalara ara verelim diye.
Bana dediği cevap ; "nasıl yani,bu bir daha konuşmayacağız anlamına mı geliyor?"
E, tabii ki :) ama o benim "best ex" immiş. O yüzden hayatımda biri de olsa onla konuşmaya devam edebilirmişiz
Konuşmanın sonunda gerçekten samimiyetle "Lütfen mutlu olmama izin ver ve hayatımdan yavaşça çik" yazdım, "kusura bakma, istersen engelleyebilirsin. Ama senin tarafından olan bir şey olur bu" dedi
Öyle bir ilişki yani...
Peki bu konuyu niye açtım, 4,5 senenin sonunda?
Şu an Onun ülkesi içler acısı bir halde, tüm dünyanın yaptırım uyguladığı malum yer(Rusya). Zaten turkiye'ye gelmeyi düşünüyordu ama her zamanki gibi birkac ayligina...
Bugün ben kahvaltı yaparken bir seneligine Türkiye'ye yerleşmek istedigini söyledi (şu an başka bir ada ülkesinde yaşıyor) , x bölgesinde ev tutmakla ilgili yardım istedi. O mesajı attigi saniye ben yine mideme yumruk yemiş gibi oldum, iştahım kaçtı, soluğu wc'de aldım, bir strese girdim:) stres mi heyecan mi ona da emin değilim.
Tüm gün boyunca aklımda , görüşür muyuz, benim şehrime gelir mi (en son benim şehrime taşındığında beni on sene yaşlandırdi) , ben onu ziyarete gider miyim, nasıl yapsak, öyle mi , böyle mi... Aklımı toparlayamiyorum, tek aklımdaki şey bir sene aynı sinirlar icinde olacağımız...
İşte , ben bu durumdan çok mutsuzum...onla olan ilişkimiz bir yere varmayacak bir tren yolculuğu gibi..yolculuk güzel ama, bir yere varmıyor.
Hani KKda var ya, uyuz uyuz insanlarla evleniyorlar, 'eee huyunu suyunu biliyordun niye evlendin' diye tersliyoruz..işte ben tam da böyle olurum bu çocukla devam etsem. Coooook farklı iki insanız.
Yani neyini seviyorum diyorum, bir şey de bulamıyorum. Tip desen, bir denize girsin çıksın kıpkırmızı oluyor tüm yaz domates gibi geziyor yanımda. Ondan coook daha yakışıklı insanlar hayatıma girdi. Boy pos desen çelimsiz,175 adam. Robokop gibi sevgililerim olmuştuhuy desem eleştirmeye bayılır, dirdiri sever, asiri titiz. Üstelik Aynı dili konuşmadığımiz gibi ikimizin de İngilizcesi harika iletişim kuracak kadar iyi değil, çoğu zaman anlamiyoruz bile birbirimizi
Mesela ondan başka yabancı uyruklu sevgililerim oldu, hevesle benim için Türkçe öğrendiler, Türkçe kursuna gidenler, evde kendi kendine calisanlar... Bu çocuk ooooonnca ay/yıl gecti,defalarca türkiyeye geldi , Allah razı olsun, bir tarkan'dan yakalarsam Mucks Mucks şarkısını ezberledi, bir de tahin pekmez kebap bal peynir ekmek pilav köfte falanonun dışında soyadımi bile hala düzgün telaffuz edemiyor.
Yani vazgecemeyecek neyi var, ben de bilmiyorum.
Ben adamdan aramızda ülkeler,kitalar varken zaten kopamiyordum, şimdi benim ülkem sınırları içindeyken hiç kopamam , tekrar aynı şeylere başlarız diye korkuyorum.
Bana bir öneriniz var mı?
Tez elden nasıl bırakabilirim bu kötü aliskanligimi? Yoksa zaten artık aynı ülke sınırları içinde olacağız tekrar mi denesem (36. Defa)???
Adamın kötü huyu ne deseniz aslında kötü huyu da yok, garibim. Kendi halinde, işinde gücünde birisi ama inanılmaz zit iki insanız. Ben tam tipik Canıtez türk kadini, o buz gibi soğukkanlı Rus erkeği.. Onun önem verdiği şeyler benim umrumda bile değil,benim önem verdiğim şeyler ona göre gereksiz:) bir de eleştirmeye ,dirdira bayılır. Onun dışında kibar , asla kavgadan tartışma ortamından hoşlanmayan, canın sikkinsa güldürmek için tüm maymunluklari yapan, sevgisini belli eden, elini hiç birakmayan, en iyi gün doğumu/gün batımı nerededir hesaplamayı beceren, akıllı tatlı,maviş birisi.
Ne yapmalıyım sizce?? Zaten dört yıl harcamisim, bir sene daha mı harcasam
Boşanma kararı alınca korkudan başladı resmen. Kavgalar yerini tartışmaya bıraktı. En azından artık küsmüyor. Artık top onda.Sen her şeyin en iyisine layıksın:) terapi ile de çözersiniz, çift terapisine başladınız mı ? Süreç nasıl gidiyor . Bir de Stan tatkin ile gottmanin kitaplarına bir göz atabilirsin
Esinizi aynı tutkuyla sevmediğinizi cikardim ben bu yazıdan. Aklınıza gekince midenize yumruk yemiş gibi olmanız, doğum günlerinizde, eski sevgilinizin de evli olmasına rağmen, size mama hediyesi göndermesi. Bunu hiç atlamamasi. Sizin ki bitmemiş ki, başka şekillerde devam ediyor.Böyle biri oldu hayatımda, 20 yıl aynı şeyi yaşadım,
İğne ucu kadar iletişim her şeyi başa sarıyor
İkimizde evlendik ve kurtulduk, diğer türlü hiç bir şekilde yakamı kurtaramadım, hala aklıma gelince mideme yumruk yemiş gibi oluyorum. Bu aşkta değil bence cinsel bir çekim
Eşime olan sevgimle gençlik tutkusu kıyas bile kabul etmez. Hissettiğim şeyin evliliğimle alakası bile yok, eşim için çok mücadele verdim ben, inanılmaz emek üzerine kurulu bir evliliğim var, bunları yazmadan tanı koymadan bir düşünseydiniz keşke. 2kg kedi mamasıyla sizin dünyanızda ilişki olabiliyorsa bilemem bizim oralarda olmuyorEsinizi aynı tutkuyla sevmediğinizi cikardim ben bu yazıdan. Aklınıza gekince midenize yumruk yemiş gibi olmanız, doğum günlerinizde, eski sevgilinizin de evli olmasına rağmen, size mama hediyesi göndermesi. Bunu hiç atlamamasi. Sizin ki bitmemiş ki, başka ⁹şekillerde devam ediyor.
Eminim adam, kendi karısının doğum gününü bile hatırlamıyordur. Böyle insanlar neden evlenir ki?
İyi forumlar.Eşime olan sevgimle gençlik tutkusu kıyas bile kabul etmez. Hissettiğim şeyin evliliğimle alakası bile yok, eşim için çok mücadele verdim ben, inanılmaz emek üzerine kurulu bir evliliğim var, bunları yazmadan tanı koymadan bir düşünseydiniz keşke. 2kg kedi mamasıyla sizin dünyanızda ilişki olabiliyorsa bilemem bizim oralarda olmuyoradamı 10 yıldır görmemişim, sesini bile duymamışım , orada anlatılmak istenen adamın bencilliği ve egosu idi sonraki mesajları okuduysanız yazmıştım, bilirim çıkar çünkü kk da sizin gibiler, iyi ki bunu yaşamışım ve öyle evlenmişim çünkü bu sayede evliliğimin, sevilmenin değerini daha iyi anlayanlardanım, ilaveten konu sahibesi ben değilim, yoruma yorum yapmanız gerekli değil yani, iyi forumlar dilerim
Di mi ya, çok gıcık :)Hayatımda bu kadar gıcık bir insan görmedim sanırımYeni maceraları ne kadar sevdiğini, tek bir sırt çantasıyla ve çadırla birlikte yaptığın tatillerin sana ne kadar haz verdiğini biliyorum. Bu adamla kamp tatili yaptığını düşünemiyorum mesela. Tam bir enerji vampiri. Evet zıtlıklar güzeldir ama sizin aranızdaki zıtlık çook fazla. Yerinde olsaydım daha fazla üzülmemek için görüşmezdim zira ülkesine döndüğünde yine aynı şeylerin yaşanması muhtemel görünüyor.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?