Kocam psikolojimi bozdu

Arkadaşlar merhaba borderline olup olmadığından şüphe duyuyorum internetten araştırdım özellikler çok uç bence. Öncelikle biraz kendimden bahsetmek istiyorum 9 yaşında babam öldü. Çocukluk aşklarımın terk edilen kişisi oldum. En uzun süreli ilişkimde evlenmek istediğim için ailemle tanıştıktan sonra ilerletecek maddi durumu olmadığı nedeni ile bıçak gibi 1 gece bitirdi ve hiç bir daha benimle konuşmadı sadece 1 günde bitti 4 yıllık ilişki. Nedenini anlayamadım mücadele etmeyişini anlayamadım bu insan ailesine beni doğru düzgün tanıştırmadı yıllar süren ilişkide beni kullandı paramı kullandı durumu yoktu gerçekten babası öldü işe başladı annesi ev hanımı kardeşi öğrenci. Ama istese sürdürürdü nişanlı sözlü kalırdı durumu toplardı Benimle ayrıldıktan sonra başkası ile 7 ayda sevgili oldu benim de tanıdığım arkadaşı bir kızdı 1-2 yıl içinde onunla evlendi. Ben onunla ayrıldıktan sonra eşimle tanıştım o kadar ondan zıt bir karakterdi ki elimden tuttuğu gibi beni bütün arkadaşları ve ailesi ile tanıştırdı 6 ay içinde evlendik dünyaları önüme serdi mükemmeliyetçi hırslı en baştan anlayamadığım ama sonradan narsist olduğunu fark ettim ben kendimin de borderline olduğunu düşünüyorum bana çok kötü davrandı temizlikçi çağırırdım parasını laf ederdi spora yazılmak istedim engel oldu marketten bir bisküvi alırdım alışveriş sepetinden bir bahane çıkarırdı bir hastanede doğum yapmak istedim o hastane eve uzak diye yol boyu benimle kavga etti ağlattı beni sanki başkasının çocuğunu doğruyorum o günü unutamıyorum hastaneye gittik ağlamaktan hemşirelere cevap veremedim onlar bebek için ağladığımı sandı çocuk geldi4 yaşına gece uyurken dişlerini sıkıyor stres yüklü doktora götürdüm psikolojik dedi sonra pişman olup bana hediye ziynet alırdı kucağımda bebek vardı şimdi emziriyorsun sana ihtiyacı var bitsin görürsün çocuk büyüsün görürsün defol git beğenmiyorsan git diye beni her gün evden kovardı gidecek bir yerim yoktu anneme yansıtmamak için verdiğim çabadan tiyatrocu olurdum arkadaşlarıma bir bahane buldu küsmemize neden oldu yalnızlaştım kölesi oldum bebek kucağımda psikolojimi alt üst etti kendimi çok kısıtlanmış hissettim birisi adımı sorsa onun yüzüne bakacağım aldığım her kararda engellendim en sonunda ben vazgeçtim mücadeleden en çok akşamları beni yalnız bırakırdı arkadaş yanına çıkıp çok kötü bir durumda stres sıkıntıdan 100 kg oldum akşam yalnızlıklarımı atıştırmalıklarla doldurdum mutluydum çünkü tek mutlu olabildiğim şeydi yalnızlaştım insan içine çıkmak istemedim şimdi utanıyorum 30 yaşında bu kiloda herkesin bana bakarken ne düşündüğünü görebiliyorum bir böcek gibi hissediyorum terk edilme korkusu ile yıllarım geçti en sonunda kabul ettim keşke terk etse bir sebepten beni bıraksa diye düşündüm bırakıp boşanmak çok zor o isterse hızlı olur diye düşündüm çirkinleştim ama hiçbir şey değişmedi her güne hakaret küfr kilo ile dalga geçme başarısız kilolu çirkinsin diye eklemeye başladı bir gün kovdu bir gün altına boğdu benim dengemi alt üst etti bu dengesizlik içinde bana sağladığı imkanları çekerse ben biterim diye düşünmeye başladım ben çalışmıyorum kullandığım her şey ona ait terk etme korkusu ile aslında onun istediği gibi biri olmaya çalışmam zayıf ve güzel olmam gerekmez miydi ben tam tersine bitik durumdayım nasıl yeniden başlayacağım içimden hiçbir şey gelmiyor bütün gün yatıp akşam ettiğim oluyor bu eve bir bağlılık hissetmiyorum annemlere gidiyorum oraya ait hissetmiyorum ben sanki dışarıdan bir hayatı izliyorum kendi bedenimde şu anı yaşamıyorum gibi bu ben değilim diyorum saçma olduğunun farkındayım yaşadıklarımı reddediyorum belki bilmiyorum narsistik istismardan öncesine dönmeyi çok isterdim ama asla mümkün değil ben başka birisi oldum anlatması çok zor karşındaki senin bütün zaaflarını bilen seninle oyun oynayan biri arkadaşım çam ağacı getirirdi eleştirirdi bir kahve içerim ters çeviririm şakasına kendim bakmak için falcıya mı gidiyorum sen Allah’a şirk mi koşuyorsun derdi böyle böyle hayattan aldığım en ufak bir mutluluk ihtimalini boğardı ve ben en sonunda 4 duvar arasında konuşmayan paylaşmayan eleştirilen birisi olarak aklımı oynattım sinir krizi geçiren eşyaları kırıp atan duvar yumruklayan biri oldum çocuk dolabını kırdım duvarı yumruklayıp elimi morarttım masumca evde yapılan bir şeyden günahkar mı olur bir insan, bu nasıl anlayış senin bu eziyetlerinle ne kadar kul hakkıma girdin farkında mısın diyordum belki anlar diye kendisi o kadar dindar bir insan da değil inançlı tamam ama sofi değil yani zaman içinde davranışları başka insanları gördükçe biraz değişti ama ben bu öfkemi atalatamadım geçmişe takılı kaldım çocuk oldu çocuğun adını koyamadım evden tatile gittim geldiğimde mutfak tabaklarını dağıtmıştı bir bulaşık deterjanı markası illa x markası olacak nevresim takımı düz renk olacak yok ben yatağın sağında yatamam derdi yer değiştirirdim makul davranan dediklerine tamam diyen biriylen hep daha fazlasını isterdi hep asla yetinmedi bütün bunlar anlatmakla bitmez en sonunda beni yok etti ben kendi bedenimde olmaktan uzaklaştım bittim tükendim bana verdiği bir hediyeden acaba benden şimdi ne alacak Allahım ne olacak diye düşünmeye başlıyorum kaygı stres şekerim 120 bir dönem ilk ilişkimle evlenseydim belki böyle olmazdı diye düşündüm o beterin beteri biliyorum ama ben nasıl yeniden başlayabilirim lütfen yardım edin…
Eşiniz ruh hastası. Tedavi gormesi lazım. Ama maalesef ki gerçek hastalar "ben hastayım tedavi olayim"demez. Sağlıklı insanları hasta ederler kendilerinin hasta olduğunu düşünmezler. Sizide resmen hasta etmiş. Narsizmde zaten dengesizlik dönem dönem iyi hal durumu vardır. Oda tamamen kurbanını elinde tutmak için,dengesiyle oynamak için. Hayata bi kez geliyoruz. Başka bir hayatınız yok baştan baslayasiniz. İnsanın yaşları en güzel günleri geri gelmiyor. Sizi elestiren insanları duymayın. Böcekten farksız davranın sizde. Ya hiç cevap vermeyin yada sizde eleştirin surekli onu. Böyle hayat geçmez ama lütfen bosanin bence. Kilonuzla ilgilide eşinizi sürekli bahane edip yemeye devam etmeyin. Durumun farkındasınız. Kendi ruhsal ve fiziksel sagliginiza guzelliginize dönmeye çalışın derim
 
Bilmiyorum ki bozdurmayin derim başlığa cevaben en kötü karar karasizliktan iyidir ya yola çıkar yada anlatıp anlatıp devam edersiniz sizden başka kimse size yardım edemez yeni bir hayata başlar uzman desteği alır birde iş olursa iyi olursunuz zaten yada böyle geçer gider hayatımız bunun en çok farkında olacak olan sizsiniz.....yani bahane demiyorum dediklerinize de boşanan bu kadar insan nasıl yapıyor yani iyi şeyler yazsak şahane örnekler bile versek buradan olmaz o o iş sizde biter arabayı süren sizsiniz ben şimdi sap o yoldan diyorum yapamam uçuruma süreceğim diyorsunuz mesela .......çevremde bir kaç kadın var berbat evlilikler kocaları narsistmis öyle diyorlar anlatıp anlatıp devam ....onları dinlemiyorum mesela çünkü öyle gidecek onlar ölene kadar inşallah o kararı verir uygulama aşamasına gelirsiniz gerisi malesef iki yazarız iki okursunuz aynen devam
 
Eskiden böyle değildi nişanlıyken çok iyi davranırdı öyle bir zamanda geldi ki ilk ilişkimden çok büyük hayal kırıklığı yaşamıştım ilk ilişkide aynı üniversitede okumuştuk aynı sınıftaydık babası vefat etti mezun olduk askere gitti döndü ofis açtı maddi imkanı yoktu askerdeyken bilet alıp uçakla yanına gidip döndüm para verdim malzeme götürdüm babası vefat ettiğinde günübirlik ailemden gizli sabah 10 akşam 18 uçağı ile şehir dışına yanına gidip döndüm onun ailesi daha muhafazakardı benim ailem standart beni annesi ile tanıştırdı ama bu konuyu sorun etti ben söz nişan işi ciddiye bindirmek istiyordum sözlü olalım 1 yıl nişanlı derken evliliğe hazırlanırız diye düşünüyordum çok isteyince olmuyor belki o beni ailesi ile doğru düzgün tanıştıramadı buluştuğumuz zaman kendi paramı hep kendim ödedim hatta onunkini dahi ödedim hep almayı bilirdi fedakar değildi parası yoktu ama viski alırdı pahalı çanta alırdı bana borcu olmasına rağmen keyfe düşkün biriydi evlilik için kavga edip durduk ben buna ders vermek istedim kendimi vazgeçilmez zannederek ara verelim dedim tek bir gün buluştuk yok ayrılalım dedi ve o gün komple bitti tekrar buluşmak istedim 2 kez daha buluştuk mümkün değil benimle barışmadı neden soruyorum nedeni yok bitti diyor sevgin mi bitti diyorum sevgi bir günde biter mi bana göre çok fedakarım ya bitti diyor böyle bambaşka biri gibi sanki hiçbir şey yaşanmamış sonra ben kabullenemedim bir türlü tekrar buluşmaya çalıştım ailemi konuşturmak istedim onlara da ters cevaplar verdi bitti dedi bu sefer daha mahcup oldum kendimde bir sorun aradım hep neden bu kadar kolay vazgeçilebilen biriyim diye düşündüm son kez buluştuğumuzda benim de tanıdığım Yelda diye bir kızla mesajlaşıyordu kanka gibi arkadaş ortamından tanıdığı hatta o an ne oldu bunlarla mı konuşuyorsun dedim bir şey demedi öğrenci evinde kalıyordu belki benimle arası bozukken bu arkadaş grubu ile mi kaldı bilmiyorum ben bu görüşmeden sonra bir daha onu aramadım eşim Demir ile tanıştım nişanlandım benden 2 yıl sonra o da Yelda ile evlendi kanka diye birbirlerine hitap ettiklerini biliyorum kızla sosyal medyamız da vardı beni silip engellediler o ara. Eğer Demir ile tanışmasaydım daha onun peşinden çok koşacaktım arayacaktım ağlayacaktım beni kesip atmasını hiç kabul edemedim büyük bir öfke ve çok büyük hayal kuraklığı yaşadım yine de şükrediyorum Allah nişanı düğünü bozulanlara sabır versin çok sevmiştim kendimce değer vermiştim kusurları vardı herkes bana hiç sana uygun biri değil demesine rağmen ben onu olduğu gibi kabul ediyordum arkadaşlarım hiç sevmiyordu. Yelda denilen kız açık saçık şortlu beni uygun bulmayıp ailesine onu nasıl götürdü her şey soru işareti. Neyse Demirin hayatıma gelişi tam bunların üzerine ayaklarımı yerden kesti birinin beni acımasızca terk etmesi ve başka birinin bu zamana kadar nasıl seni tanımadım diye beni alıp göklere çıkarması öyle garipti ki. Hemen üç aya nişanlandık ve 7 ay içinde evlendik beni elimden tutup herkese iş yaptığı arkadaş olduğu herkese benim nişanlım işte diye tanıştırdı hemen ailesine götürdü Demirin ailesi muhafazakar hatta hacıydı yaşayacak olan sizsiniz bir karışmayız dediler gelinliğim düğünüm her şeyim hayallerimin ötesinde oldu aileme göre maddi olarak bu imkanlara sahip olamazdım iki çocuğum oldu ipler nerede koptu bilmiyorum bir yerden sonra hakaretler sinir harbi küfür şiddet kilo aldım çok net bu stresi kaldıramadım arkadaşlarım içinde ilk çocuğu olan ben oldum zamanla dışlandım beni çağırmadılar buluşmalara arkadaşsız kaldım çocuklara bakmakta çok zorluk yaşadım ekonomik olarak işler kötü gittiğinde daha çok sinirlenirdi dışarıda iyiydi ama eve gelir gelmez bize bağırırdı yanında kendimi görünmez hissetmeye başladım hatta öyle bir hal aldı ki ben sanki kendi hayatımı dışarıdan izliyordum yok bu ben değilim diyordum bedenime başkası adına dikkat ediyordum gibi saçma sapan bir his. Eşi dostu tanıdığı çoktur eve geldiğinde ne yaptın dedim hiç diye cevap verirdi noldu derdim hiç bütün gün o yalnızlığımın üzerine ondan da bir şey duyamazdım acaba bende bir sorun mu var diyordum bir kahve falı çevirip telefon uygulamasından bakardım hemen fincanı kaldırırdı dinen yasak yapma ya günah mı işledik adam mı öldürdük evde çocuk bakan bir kadınım arkadaşım yok bırak kendimde oyalanayım kalben ben Allah’a şirk mi koşuyorum tanıyorsun biliyorsun beni neyse kapalı bir komşum bana çam ağacı getirdi kadının içinden gelmiş yok kapalı kadın yaptığı doğru değil doğru veya değil bana hediye etmiş hayatta her şeyi herkes çok doğru mu yapıyor nasıl mutlu isen öyle olur bunlar bahane kısıtlama yapıyor en ufak bir mutluluk ihtimalini kısmak evde çaresizce kendine muhtaç etmek istiyor bunları yaşarken hiç fark edemedim hep kendimi açıklamaya çalışırdım uysal uyumlu nezaketli birisiyken insanı zorla gerçekten zorla delirtiyorlar artık kimseyi kınamam şiddetin en büyüğü psikolojik şiddetmiş bir tokat atsa birisi belki acır geçer ama yapılan görünmeyen iplerle seni kukla gibi oynatmak etkisiz bir aptala dönüştürmek market sepetine koyduğun bir bisküviyi çıkarmak yavaş yavaş tercihlerini engellemek bunu anlatması çok zor çok sinsi bir şey bütün imkanları eline alıp beğenmediği yerde beni bırakacak diye düşünüyordum
bir gün çalıştığı ofise gittim orada çalışan kızla bir sohbet muhabbet flörtöz bir tavır o kadar şaşırdım ki vay be dedim evde suspus olan adama bak meğer konuşmayı biliyormuş çok büyük bir kırılma noktası yaşadım işini bitirip eve gelmek yerine orada laklak ettiğini düşündüm ofis kameralarını izlemeye başladım psikolojim bozuldu beni bırakıp onunla evlenecek çocukları elimden alacak diye düşünmeye başladım yani resmen hasta oldum hastalıklı bir düşünce ile gerçek olmayan şeyleri kafamda kurdum ve gerçekle hayali ayırt edemeyecek hale geldim o kızdan çok rahatsız oldum işten çıkarması için kavga etmeye başladım o işte kalacak sen evden gidersin dedi o gün sinir krizi geçirdim saçlarımı yoldum ben yerde debelenirken o telefonumu alıp sakladı en sonunda konuşmadık konuştuk derken bir kaç aya kız işten çıktı ne evde kalabiliyordum ne annemlere gidebiliyordum en sonunda hissiz biri oldum ne hali varsa görsün dedim ben kendi keyfime bakayım şu anda bile ne hissediyorum bilmiyorum YouTube da videolar izledim narsist olduğunu anladım benim de terk edilmeye hassasiyetim var bu net bunu da fark ettim düşünmüyorum artık kabul ettim herkes herkesi terk edebilir ne hali varsa görsün çok çok çocuklara bakmak ve işe girmek zorunda kalırım… biraz uzun oldu düşünmeden sadece anlatmak istediklerim aklıma gelenler bunlardı aşka inanmıyorum kimse kimsenin kara kaşına gözüne aşık değil hele evlilikte karşılıklı olarak ne anlıyorum ne sağlıyorum dengesi var insanlar gittikçe bencilleşiyor ayrılsak hemen yeniden evlenir bir dakika tereddüt etmez çocuklar erkeklerin çok da umrunda değil iş önemli çocuklar da bir yerde büyüyorsa sorun yok maddi imkanım olsaydı veya çalışsaydım böyle olmazdı ama aldığım parayı bakıcıya verince veya kreşe ödeyince elimde bir şey zaten kalmazdı bu yaşanılanlar biraz daha suları durgunlaştırdı hep tetikteyim ama hep bir hamle gelebilir kavgada arkadaşın bile yok derdi hiçbir derdini kocana anlatamazsın günü gelince yüzüne vuracak unutma asla. Kayınvalide ile aynı yerde yaşamak çok zor Allah sabır versin
Siz öncesinde de iyi değilmişsiniz. Eşinizin etkisi olmuş evet yaşanılanlar kötü. Ama ilk açtığınız konuyu okudum anladık birde şu yorumunuzu okudum daha farklı şeylerden bahsetmissiniz ve bekarken eski ilişkinizi anlatmissiniz bu kanıya vardım. Agresif,fevri bir karakterdesiniz. Tepkileriniz çok farklı. Eski ilişkinizde çocuk ayrılmak istemiş keza ailesini bahane etmiş de olabilir çünkü ailesi muhafazakardi yazmışsınız ama daha sonra Yeldayla evlenmiş ve o kız gayet açık giyinen birisiymis. Sizi istemeyen birisine arayıp,mesaj atıp,buluşmak istemeye devam etmişsiniz. Sevgin mi bitti vs diye ısrarla sormussunuz. Çocuğa yapışmanız yetmemis ailenizle ayrılan çocuğu konusturmussunuz keza ters ters cevaplar vermiş. Sizin aşağılık kompleksinde olduğunuzu düşünüyorum. Kurban psikolojisindesiniz. "İlk iliskimle evlensem mutlu olurdum" diyorsunuz. Ama bence o kisiylede huzursuz olurdunuz. Kendi özbenliginizi,özguveninizi yükseltmek için çalışmalara başlayın bence. Eşinizi suclamayi birakin. Eşler özellikle erkekler,karsisinda özguvensiz,sürekli evde aglamalikli yiyip yiyip kilo alan,arkadaşım yok diye sizlanip hiçbir dünyası olmayan herseye sinir krizi geçiren bi kadin istemezler. O bakıpta "aslında çirkin gördüğümüz ama eşlerinin el üstünde tuttukları kadinlar" varya aurası yüksek kadinlar oluyor genelde. Hersey güzellik yada kiloda değil aslında. Bir cümlenize özellikle şok oldum. Eşinizin iş yerinde ki bayan için saçınızı yolup aglamissiniz. Esiniz "vah canım"diyip destek olmamış farkındaysanız. Bence içinden "yine başladı nevrotik"demistir. Siz kendinizi hasta fevri durumuna sokmussunuz iyice. Birde "çocuğum olunca arkadaşlarım beni cagirmadi disladilar"demissiniz. Ne alakası var zaten o arkadaşlarınızda evli değil mi,herkes birer ikişer doğurmaya başlar buluşulur görüşülür. Siz bence yine öyle yorumlamissiniz. Birde adam eve gelince esi dostu çok dışarıdan geliyor,sizde haliyle naptin falan filan sohbet etmeye calismissiniz hiç demiş. Noldu demişsiniz hiç demiş. Hiç desin diye mi sorup duruyorsunuz. Kendinize güvenli olun biraz. Ben eşinize çok sinirlendim ama siz iyice ezik olmuşsunuz. Kardeşim sanada sinirlendim ama kişisel algılamayın. Kadın olarak böyle kendisine kötülük eden her kadına üzülüyorum o yüzden diyorum. Fal kapatincada sizi türlü türlü eleştirmiş. Eleştirsin,sizde "Ben eğleniyorum sana ne,sen mi bakıyorsun falıma,gunahsa gunahi benim zırlama,(misal namaz kilmiyorsa)sende namazını kilmiyorsun cehennemde görüşürüz şeytan kocam"diyin. Ben olsam bunları derdim. Ağlayıp zirlamayi bırakın rica ederim. Acil psikolojik yardım alın
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Eşya önemli değil yaptığı değersizleştirme yani ben olmasam sen hiçsin bunu gösteriyor kendi ailemi dahi ikna edemem komşulara kadar dışarıda mükemmel biri yok mu tandığınız bir Ahmet abi herkese ama herkese iyiliği dokunmuş gençten yaşlıya çocuktan zenginden fakire öyle biri ama evde kapıdan içeri girerken ceket asar gibi o yüzünü oraya asıp geliyor herkes çok severken en son ben delirdim mi acaba diyorsun
Benim eşim de öyleydi dışarda melek gibi herkese yardım eder para verir . Sen iste hesabını sorar . Narsistler böyle maalesef . Dışarda övülmek için yapıyorlar . Dışarda çay içirse teşekkür beklerdi benden. Etmeyince de yüzlerdi sana
 
X