Kusura bakmayın ama hor gördüğünüz ailenin oğlu ile evlenmeseydiniz siz saraydami büyüdünüz bu nasıl bir kibir... annesinin herhangibi bir geliri yoksa tabiki evlat olarak maddi de manevide yardımcı olacak olmak zorundadır herkes içinde geçerlidir siz 2 aylık evlilikte eş ailesi ile çok yüz göz olmuşsunuz beğenmediginiz k.v oğluna tokat attığınız halde sizi evinden gayet güzel şekilde ugurlamis hatanın çoğu sizde ilk önce kendinize çeki düzen verin sonra başkalarını eleştirinEşim “yıllarca çalıştım tüm paramı verdim o eve” dediğinde “ben de çocukken sana baktım” diye cevap veriyor mesela çocukken eşimin yediği içtiği bile başına kakılınca inanılmaz üzülüyorum. Her bir ama her bir kuruş başa kakılıyor, biz elimizden gelenin de fazlasını gönderiyor olmamıza rağmen.
canım bi söz vardır '' öpmeyeceksin beni de yanağın nerde diye soruyorsun'' kv tam da öyle bi kadın . küçük küçük ayrıntıları abartıp duvara asıyor ama emin ol seni sevseydi bunların hepsini çuvala basardı. tavsiyem onların karşısında dik dur ağızlarına laf verme.Olabildiğince az irtibata geç.Gelin görmeye bütün köyün gelmesi nedir ya hu ne saçma . Onlar oraya dedikodu aramaya geliyorlar. seni kışkırtmaya.istemediğin ortamlarda bulunma zorunluluğun yok . gitme oraya daha çünkü gitsen de gitmesen de kötü olan sensin onların gözünde.Herkese merhaba, uzuuun zaman sonra bir ilişki problemiyle karşınızdayım.
Yaklaşık 2 ay önce ikinci evliliğimi yaptım. Oldukça hızlı gelişen bir süreçti ve eski deneyimimi de göz önünde bulundurup karşılaştırarak söylersem tek bir saniye pişman olmadığım/edilmediğim, her şeyin çok doğru hissettirmesi nedeniyle o aşırı hız halini garip bulmadığım, çok sevdiğim sevildiğim, değer gördüğüm bir evlilik yaptım.
Gelin görün ki eş ailesi devreye girdiğinde böylesine iyi hissettiren evliliğim bir saldırı nesnesi haline geldi.
Eşim köyde büyümüş biri, benim yaşadığım şehre yerleşti ve biz 2 ay sonra evlendik. Babası o çok küçükken vefat etmiş, bir erkek kardeşi var lise öğrencisi ve bir de kız kardeşi var evli, çocuklu.
Annesi eşim yanıma geleceği zaman korkunç kavgalar çıkardı, orası seni yutar, sen orada yapamazsın, biz şimdi burda napacağız vs. Ama eşim çıktı geldi ve onlar da iki ay sonrasında beni istemeye geldiler, isteme töreninden 1 gün sonra da nikahımız oldu (ksksjskdkkd).
Evlendiğimizden beri, benim de ilişkimizin başından itibaren kabul edip desteklediğim şekilde eşimin annesine maddi anlamda destek oluyoruz. Ancak bu ailede asla bitmeyen bir para konusu var ve sürekli en alakasız muhabbet bile paraya geliyor. Mesela yemek tarifi konuşurken kendinizi aniden 10 sene önce eşime kardeşinin çalışıp aldığı bir ayakkabıdan bahsederken bulabiliyorsunuz (her şey çok başa kakılıyor).
Geçenlerde 3 günlüğüne köye gittik. Ben hayatımda ilk kez bir köyde bulundum ve insanlar gelin görme adı altında adeta eve akın gerçekleştirdiler. Ciddi düzeyde uyum problemi yaşadım, tuvaletten uykuya ve insan ilişkilerine kadar sorun oldu ve eşime bir miktar hayatı zindan etsem de beni toparladı, elinden geleni yaptı sağolsun. Orada bir ufak tartışmamız oldu ve eşimin beni ciddiye almayıp gülerek “tırlak bu ya” demesi sonucu ona tokat attım (annesi ve kız kardeşi vardı, evin girişinde).
Bu konuda çok büyük eşeklik ettiğimi biliyor ve kabul ediyorum, özür de diledim, ancak o evin eşiğinde yaşanan bu olayı bütün köy görmüş (nasıl oldu bilmiyorum kimse de yoktu, sanırım dedikodu için kamera yerleştiriyorlar bir yerlere?). Kayınvalidem bu tartışma kapandıktan sonra bana çok iyi davranırken, öpüp koklayıp evime gönderirken ertesi gün eşimi aradı ve “biz hayatımızda öyle tuhaf karı görmedik diyor herkes, boşa o karıyı, ondan sana yol olmaz” şeklinde kısaca açıklayabileceğim epey ağır şeyler söyledi. Sonra babama sosyal medyadan ulaşıp babamı aradılar, babamla da bağıra çağıra konuşmuşlar (asla dinlemek gibi bir huyları yok). Eşimin tepkisi her bir konuşmada “siz kimsiniz ve ne hadle bana boşan diyorsunuz, ben karımı seviyorum, işinize bakacaksınız, hiçbir şeyine de karışamazsınız” oldu.
Bütün bunlardan sonra kayınvalidem yine eşimi yanımda değil zannederken bana saydırdı. Ben ardından kendisini aradım ve ağzım açık kalacak bir konuşma yaşadım. Kızım, annem, şöyledir böyledir. On dakika önce bana saydıran kendisi değilmiş gibi. Görümcemin de benzer yaklaşımlarına şahit oldum (bana arkamdan hakaret falan etmedi ama onun da düşüncesi annesi gibiydi).
Sonra ben görümceme her şeyi bildiğimi, arkamdan konuşmak yerine düşüncelerini bana söyleyebileceklerini, bunun çok çirkin olduğunu falan söylediğim bir mesaj attım. Kayınvalidem bu mesajdan sonra bir daha beni aramadı sormadı. Eşime telefonda “karın çocuğunuz olursa getirmeyecekmiş (ben öyle dedim görümceme telefonda), ben size ne zaman boşanın dedim” falan gibi epey yalan ağırlıklı şeyler söyledi. Takmadım yoluma devam ettim.
Şimdi eşimin bana anlattığına göre esas mesele para. Ona göre biz orada tartışmamış da olsaydık bu kavgalar çıkacaktı. Takıldıkları diğer hata(?)larım şunlar;
1. Eşimin çocukluk arkadaşıyla tanışmak için eşim, arkadaşı, ben yemeğe gitmiş olmamız, eşim hep yanımdaydı (bekar adamla gidilmezmiş).
2. Erkek kardeşi, eşim, ben merkeze gittik bir cafede oturuyorduk. Kadının biri kendi halinde su içen bir köpeğe tekme attı ve köpek ağlayarak çığlık attı ben de refleks olarak “kaltağa bak” dedim. Ben evli barklı kadınlara küfür ediyormuşum ya kadının kocası gelip eşimi öldürseymiş (kadının medeni durumuna dair en ufak fikrimiz olmadığı gibi oradan geçip gitmişti bile).
3. Tonla misafir gelmiş ben hizmet etmemişim (iki günlük misafirden hizmet beklemek? Çöpün yerini bilmiyorum daha).
4. İnsanlar ayakkabı falan giyinirken kazağımı falan çekiştirdiler düzeltmek için ve bunu ben çok garip karşıladım, bunu dile getirmiş olmam.
5. Kayınvalidem eşimin kardeşi için “eşin onun babası, ona babalık yapmak zorunda” dediğimde “hayır o onun abisi, abilik yapmak zorunda” diye cevap vermiş olmam.
Eşim orada yaşarken tüm kazancını annesi cebinden rahatlıkla sorgusuz sualsiz alıyor ve istediği gibi harcıyormuş. Şimdi ise o miktarın altında para gönderiyoruz ve eşime göre annesinin isteği eşimi oraya yeniden almak ve tüm parasını harcayabilmek. Her konuşmada mutlaka eşimin belli başlı borçları ödemesi gerektiği, kardeşinin onun çocuğu sayıldığı, onu okutması gerektiği söyleniyor. Orada düğün yapacaktık, düğünden gelecek takılar üzerinden planlar yapılıyor, bize almayacağım deniyor ama veresiye borçları için vs. altına güveniliyor.
Tabi bütün bunlar olunca ailem de “bir daha gitmeni istemiyoruz düğüne de gelmeyiz” dediler ve ben de asla oraya gitmek istemedim, düğünü iptal ettik. Şimdi ise “ben o kadar altını insanlara mı bırakıcam” diye kayınvalidem olay çıkarıyor.
Yaşı genç, sağlık sorunu yok, çalışmayı kabul etmiyor. Zamanında eşimin yüreklendirmesi ile çalışmış 3 ay ama burnundan getirmiş eşimin, inanılmaz güçlü bir kavga yetenekleri var asla konuşamıyor, kendinizi ifade edemiyorsunuz. Borçlarıyla ilgili intihar etmekle tehdit ediyor, görümcem sürekli eşime “annemi para yüzünden mi kaybedicem” diyor (o da çalışmıyor ufak tefek destek oluyor annesine).
Sürekli “boşan o karıdan” baskısı, sürekli “zaten sizden olmaz siz boşanacaksınız” cümleleri. İnanılmaz şekilde saygısızlığa maruz kaldığımı hissediyorum ve saldırı altındayım. Buraya yazmayı unuttuğum yüzlerce hareketime, sözüme takılmışlar ve en en kırıcı olan, affedilmeyecek olanı benim için “dul karı, bakire değildi” gibi iğrenç ifadelerin kullanılmış olması. Eşim beni tatmin edecek cevapları veriyor olsa da berbat hissettirdi bütün bunlar bana ve huzurlu hissettiğim bir an bile olmuyor. Beni maddi gelirlerini ortadan kaldıran bir vergi olarak görüyorlar ve ne yapabilirim bilmiyorum.
Verilecek öneri de yok sanırım ama anlatmak istedim. Sonuç olarak berbat hissediyorum.
Öff insan okurken sisiyor.Herkese merhaba, uzuuun zaman sonra bir ilişki problemiyle karşınızdayım.
Yaklaşık 2 ay önce ikinci evliliğimi yaptım. Oldukça hızlı gelişen bir süreçti ve eski deneyimimi de göz önünde bulundurup karşılaştırarak söylersem tek bir saniye pişman olmadığım/edilmediğim, her şeyin çok doğru hissettirmesi nedeniyle o aşırı hız halini garip bulmadığım, çok sevdiğim sevildiğim, değer gördüğüm bir evlilik yaptım.
Gelin görün ki eş ailesi devreye girdiğinde böylesine iyi hissettiren evliliğim bir saldırı nesnesi haline geldi.
Eşim köyde büyümüş biri, benim yaşadığım şehre yerleşti ve biz 2 ay sonra evlendik. Babası o çok küçükken vefat etmiş, bir erkek kardeşi var lise öğrencisi ve bir de kız kardeşi var evli, çocuklu.
Annesi eşim yanıma geleceği zaman korkunç kavgalar çıkardı, orası seni yutar, sen orada yapamazsın, biz şimdi burda napacağız vs. Ama eşim çıktı geldi ve onlar da iki ay sonrasında beni istemeye geldiler, isteme töreninden 1 gün sonra da nikahımız oldu (ksksjskdkkd).
Evlendiğimizden beri, benim de ilişkimizin başından itibaren kabul edip desteklediğim şekilde eşimin annesine maddi anlamda destek oluyoruz. Ancak bu ailede asla bitmeyen bir para konusu var ve sürekli en alakasız muhabbet bile paraya geliyor. Mesela yemek tarifi konuşurken kendinizi aniden 10 sene önce eşime kardeşinin çalışıp aldığı bir ayakkabıdan bahsederken bulabiliyorsunuz (her şey çok başa kakılıyor).
Geçenlerde 3 günlüğüne köye gittik. Ben hayatımda ilk kez bir köyde bulundum ve insanlar gelin görme adı altında adeta eve akın gerçekleştirdiler. Ciddi düzeyde uyum problemi yaşadım, tuvaletten uykuya ve insan ilişkilerine kadar sorun oldu ve eşime bir miktar hayatı zindan etsem de beni toparladı, elinden geleni yaptı sağolsun. Orada bir ufak tartışmamız oldu ve eşimin beni ciddiye almayıp gülerek “tırlak bu ya” demesi sonucu ona tokat attım (annesi ve kız kardeşi vardı, evin girişinde).
Bu konuda çok büyük eşeklik ettiğimi biliyor ve kabul ediyorum, özür de diledim, ancak o evin eşiğinde yaşanan bu olayı bütün köy görmüş (nasıl oldu bilmiyorum kimse de yoktu, sanırım dedikodu için kamera yerleştiriyorlar bir yerlere?). Kayınvalidem bu tartışma kapandıktan sonra bana çok iyi davranırken, öpüp koklayıp evime gönderirken ertesi gün eşimi aradı ve “biz hayatımızda öyle tuhaf karı görmedik diyor herkes, boşa o karıyı, ondan sana yol olmaz” şeklinde kısaca açıklayabileceğim epey ağır şeyler söyledi. Sonra babama sosyal medyadan ulaşıp babamı aradılar, babamla da bağıra çağıra konuşmuşlar (asla dinlemek gibi bir huyları yok). Eşimin tepkisi her bir konuşmada “siz kimsiniz ve ne hadle bana boşan diyorsunuz, ben karımı seviyorum, işinize bakacaksınız, hiçbir şeyine de karışamazsınız” oldu.
Bütün bunlardan sonra kayınvalidem yine eşimi yanımda değil zannederken bana saydırdı. Ben ardından kendisini aradım ve ağzım açık kalacak bir konuşma yaşadım. Kızım, annem, şöyledir böyledir. On dakika önce bana saydıran kendisi değilmiş gibi. Görümcemin de benzer yaklaşımlarına şahit oldum (bana arkamdan hakaret falan etmedi ama onun da düşüncesi annesi gibiydi).
Sonra ben görümceme her şeyi bildiğimi, arkamdan konuşmak yerine düşüncelerini bana söyleyebileceklerini, bunun çok çirkin olduğunu falan söylediğim bir mesaj attım. Kayınvalidem bu mesajdan sonra bir daha beni aramadı sormadı. Eşime telefonda “karın çocuğunuz olursa getirmeyecekmiş (ben öyle dedim görümceme telefonda), ben size ne zaman boşanın dedim” falan gibi epey yalan ağırlıklı şeyler söyledi. Takmadım yoluma devam ettim.
Şimdi eşimin bana anlattığına göre esas mesele para. Ona göre biz orada tartışmamış da olsaydık bu kavgalar çıkacaktı. Takıldıkları diğer hata(?)larım şunlar;
1. Eşimin çocukluk arkadaşıyla tanışmak için eşim, arkadaşı, ben yemeğe gitmiş olmamız, eşim hep yanımdaydı (bekar adamla gidilmezmiş).
2. Erkek kardeşi, eşim, ben merkeze gittik bir cafede oturuyorduk. Kadının biri kendi halinde su içen bir köpeğe tekme attı ve köpek ağlayarak çığlık attı ben de refleks olarak “kaltağa bak” dedim. Ben evli barklı kadınlara küfür ediyormuşum ya kadının kocası gelip eşimi öldürseymiş (kadının medeni durumuna dair en ufak fikrimiz olmadığı gibi oradan geçip gitmişti bile).
3. Tonla misafir gelmiş ben hizmet etmemişim (iki günlük misafirden hizmet beklemek? Çöpün yerini bilmiyorum daha).
4. İnsanlar ayakkabı falan giyinirken kazağımı falan çekiştirdiler düzeltmek için ve bunu ben çok garip karşıladım, bunu dile getirmiş olmam.
5. Kayınvalidem eşimin kardeşi için “eşin onun babası, ona babalık yapmak zorunda” dediğimde “hayır o onun abisi, abilik yapmak zorunda” diye cevap vermiş olmam.
Eşim orada yaşarken tüm kazancını annesi cebinden rahatlıkla sorgusuz sualsiz alıyor ve istediği gibi harcıyormuş. Şimdi ise o miktarın altında para gönderiyoruz ve eşime göre annesinin isteği eşimi oraya yeniden almak ve tüm parasını harcayabilmek. Her konuşmada mutlaka eşimin belli başlı borçları ödemesi gerektiği, kardeşinin onun çocuğu sayıldığı, onu okutması gerektiği söyleniyor. Orada düğün yapacaktık, düğünden gelecek takılar üzerinden planlar yapılıyor, bize almayacağım deniyor ama veresiye borçları için vs. altına güveniliyor.
Tabi bütün bunlar olunca ailem de “bir daha gitmeni istemiyoruz düğüne de gelmeyiz” dediler ve ben de asla oraya gitmek istemedim, düğünü iptal ettik. Şimdi ise “ben o kadar altını insanlara mı bırakıcam” diye kayınvalidem olay çıkarıyor.
Yaşı genç, sağlık sorunu yok, çalışmayı kabul etmiyor. Zamanında eşimin yüreklendirmesi ile çalışmış 3 ay ama burnundan getirmiş eşimin, inanılmaz güçlü bir kavga yetenekleri var asla konuşamıyor, kendinizi ifade edemiyorsunuz. Borçlarıyla ilgili intihar etmekle tehdit ediyor, görümcem sürekli eşime “annemi para yüzünden mi kaybedicem” diyor (o da çalışmıyor ufak tefek destek oluyor annesine).
Sürekli “boşan o karıdan” baskısı, sürekli “zaten sizden olmaz siz boşanacaksınız” cümleleri. İnanılmaz şekilde saygısızlığa maruz kaldığımı hissediyorum ve saldırı altındayım. Buraya yazmayı unuttuğum yüzlerce hareketime, sözüme takılmışlar ve en en kırıcı olan, affedilmeyecek olanı benim için “dul karı, bakire değildi” gibi iğrenç ifadelerin kullanılmış olması. Eşim beni tatmin edecek cevapları veriyor olsa da berbat hissettirdi bütün bunlar bana ve huzurlu hissettiğim bir an bile olmuyor. Beni maddi gelirlerini ortadan kaldıran bir vergi olarak görüyorlar ve ne yapabilirim bilmiyorum.
Verilecek öneri de yok sanırım ama anlatmak istedim. Sonuç olarak berbat hissediyorum.
Bir sen bir bendik, bizden kötüsü louder oldu.Benim eş ailesinden bir kaç tık gorgusuzunu buldum
Allah yardımcın olsun.
Bari ikinci evlilikte böyle aileye denk gelmeseydin keşke.
O yüzden senin yorumlarini o kadar iyi anlıyorum ki ve ben ayrılsam asla evlenmem daha.Bir sen bir bendik, bizden kötüsü louder oldu.3ledik.
2. Evlilik konusundaki yorumuna katılıyorum.
Valla çok zor.
Kesinlikle katılıyorm bu yorumaBir çok arkadaş yazılacak en güzel şeyleri yazmış zaten..
Siz zaten küfür eden bir insansınız anlattığınız kadarı ile o yüzden edilen diğer küfürleri de çok önemsememeniz gerekiyor.
Siz kendinizi nasıl gösterirseniz onlarda o şekilde davranır ve ne yazık ki siz kendinizi küfürbaz eşine baskı kuran, eve gelen misafire ve eşinin ailesine saygısız bir insan olarak göstermişsiniz.
Köyde yaşayan bir adamı kendinize eş seçerken nasıl bir ailesi olduğunu, ailenin ve köy insanlarının "gelin" mantığını da biliyor ve kabul ediyor olarak evlenmeniz gerekirdi ki gelen misafirlere tatlı yüz gösterip, bir çay ikram etmek ve orada geçireceğiniz üç günü olaysız geçirmek çok zor olmamalıydı.
Ama siz bunun yerine insanlara karşı tepeden bakmayı ve kibirlenmeyi seçmişsiniz.
Sizin de, eşinizin de, ailesinin de gerçekten psikolojik olarak desteğe ihtiyacı var.
Ne yapabilirim diye sorduğunuz için yazıyorum önce bir şeyler yapmaya kendinizden başlayın.
Elinizde güçlü gördüğünüz özelliklerinizle öne çıkmayı, koz olarak kullanmayı bırakın ki çok itici oluyor. Misal daha çok para kazanıyorum, misal doğmamış çocuğum..
İkincisi kendinize, eşinize ve diğer insanlara karşı daha saygılı davranın zira eşiniz sizin malınız değil insanların içinde tokat atmak, ailesinin misafirlerini eleştirmek, ortamda yabani gibi davranmak başta eşinize saygısızlıktır.
Başka insanların yanında küfür etmeyi bırakmak insanın kendine olan saygısındandır.
Siz küfür etmeyi bırakırsanız insanlarda sizin yanınızda küfürlü konuşmayı bırakır.
Eşinizin ailesine karşı mesafe koyun ama aynı şekilde kendi ailenizin de evliliğiniz hakkında bu derece müdahil olmasına müsaade etmeyin.
Birde eşinizin ailesinin dünürlerine sosyal medyadan ulaşması bir bana mı garip geldi?
Sanki siz bu insanları ta en baştan ailecek dışlamış ve tepeden bakıyor gibisiniz belki de tüm bu çirkinlikler bu dışlanmışlıkla oğullarını kaybetme hissiyatındandır.
Ve kabul edin ki siz eşinizi ağaç kavuğundan almadınız bir ailesi var ve siz o aile ile de bir aile oldunuz tıpkı eşinizin de sizin ailenizin bir parçası olması gibi.
Zaten konular hep aniden fırlıyor ortaya. Mesela önce sen erkek misin, sonra intihar, sonra o zaten bakire değildi napıcan onu, sonra onun evi dağınıktı, sonra o senden çok kazanıyor bize bu yakışır mı bla bla bla.
İstediğini alamadıkça saldırısı hep değişiyor. Çok üzülüyorum ya. Hayatımda duymadığım şeyleri duydum/duyuyorum ve öyle minnoş pıtırcık biri falan da değilim küfüre karşı vs değilim yani. O şoktan çıkıp bu şoka giriyorum. Devamlı şey diyorlar mesela “herkese anlattık aileni reddettin bizi sildin bakarız artık başımızın çaresine”
Kimse silmekten redden falan bahsetmediği halde..
Yazdıklarının çoğunu şimdi okudum. Bu hikayenin farklı bir versiyonunu yaşıyorum. Ben eşinin konumundayım, akıl sağlığı şüpheli saldırgan anne modeli. Ben de eşin gibi davranıyorum çoğu zaman. Sende görünür bir sorun yok aslında (tokat kısmı liste dışı) sorun kadının kendisi, sen melek olsan yaranman beğenilmen mümkün değil. Eşin ne güzel demiş telefonu açtığımız kadar yakınız diye. Mümkün olduğu kadar müdahil olmamaya bak, karşındakine akıl hastası gözüyle bak. Çok zor olacak biliyorum ama eşinin hatrına bu kadını yok saymak zorundasın. Gerekirse aramalarına cevap verme, bırak eşin halletsin, o nasıl mücadele edeceğini bilir. Sen sadece eşinin yanında ol. Bir iş problemini anlattığında nasıl yorum yapman herekiyorsa öyle yorum yap. Senin için söylediklerini de yok say. Eşin bu kadını hayatından çıkarabilse çıkarırdı emin ol. Çünkü yaşanacak bir model değil. 12 saat uzakta olmaları çok büyük nimet. Bunun kıymetini bil. Eşin onunla gitmeni istemezse gitme yanlarına, illa ki gel derse de nir kaç gün çekeceğin ızdırabı huzurunun kefareti say idare et. Bunlar ilk şokun saldırganlıkları, zamanla şiddeti azalacak. Bitecek diye düşünme yalnız, bu kadın ölmeden bitmezZaten eşim uyarmıştı anlatmıştı falan ama bizzat yaşayınca gerçekten korkunçtu. Ailemin gitme demesine kadar laf eden oldu mesela ama bence ailem çok haklı. Cidden nasıl sağlığımı ciddi anlamda bozacak bir kriz falan yaşamadım hayretler içindeyim. Eşimin çocukluk arkadaşıyla eşimle beraber görüştüm diye namusuma kadar geldi mesele inanabiliyor musunuz?
Eşim böyle davrandığı sürece tabi ki devam ettirmek istiyorum, zaten o söylüyor telefonu açtığımız kadar varlar diye. Arada var 12 saatlik yol.
Hiç köyden çıkmamış bir topluluk galiba bunlar. Hiç takılma ne derlerse desinler.Sassyyy teşekkür ederim. Mutlu oldum seni görünce :)
İnan benim çok içime sinen bir evlilik bu, sadece eşim bağlamında ama bu yaşadıklarım epey zorlayıcı oldu benim için. Şehirli vurgusu yapmak değildi niyetim ama şöyle anlatayım mesela çok küçük bir mutfak, içeride iki kişi çok sıkışık şekilde durabilir, orada 5-6 kadın falan var ve beni bir yan eve götürüyorlar (amcalar oturuyor orada), bir oraya bir buraya, evde zaten 10 dk çekirdek aile olacak biçimde kalmadık, ve ben ambale oldum ne yapacağımı asla kestiremedim. Çay yapmama konusu böyle gelişti. “Ben şehirliyim hıh” durumundan ziyade default olarak yaptığım/söylediğim şeyler garip karşılandı, eleştirildi, mesela bavulu içeri aldık bavulun tekerlekleri battı tabi. Bunu ben değil de eşim silince tuhaf bir ortam oluştu. Fastfood tarzı bir yiyecek evde yapıldı, tabakla bana verdiler dizime koydum herkes garipsedi, o an yere oturmam gerektiği çıkarımını yapamadım, bu gibi istemsizce, normalimi yaptığım her şey problem yarattı yani. Binlercesini sayabilirim eleştiri yağmuruna tutulduğum davranışlarımdan
Wvinizin içindeki hiçbir hesap ve planı bilmeleri gerekmiyor. Bundan sonra kesinlikle söylemeyin. Ayağınıza aldığınız terliğe bile laf söylerler.Onlar kadar haksız olduğumu da düşünmüyorum. Evet eşime yaptığım bir hata var ama güle oynaya uğurlayıp gönderip sonra gece üçlerde arayıp boşa o karıyı o zaten dul bakire değildi demek, babamı gizlice arayıp bağırıp çağırmak, her hareketimi yüzüme gülerken arkamdan dedikodu malzemesi yapmak, anneme verdiğim küçük bir parayı bile utanmadan konuşmak, para için kavga çıkarıp sürekli küfürler yağdırmak bambaşka boyutlar ve benim haksızlık düzeyimin çok üzerinde.
Bundan sonra ayda tek sefer para göndersin. Bu ay başka vermem hesabınızı ona göre yapın desin. Mümkünse de bir mülk edinip borçlanın ve bunu onlara söyleyin, o zaman mısluğun istedikleri gibi akamayacağını anlarlar. O görümce ve eniştenin de canı cehennemeHaklıyım ve hakkım var, cidden motto bu. Yani adam basit matematiksel hesaplar yapıyor mesela, diyor bak şuraya çok gereksiz gidiyor, gel buna çözüm bulalım. Vay ben sana çocukken baktım bağırtı çağırtı küfürler havada uçuşuyor. Yani “acaba şu açıdan baksam mı, haklı olabilir mi” diye bir gram düşünce yok, hep kendileri haklılar. Ve çok fazla bağırıyorlar hala kulaklarım uğulduyor
Yanında konuşuluyordur bence, yoksa bu ladar ayrıntı anlatacak çok erkek yoktur. Özellikle böyle bir annesi varsa. Ben eşime çoğunu anlatmam mesela, konuştuğumuzdan haberi bile olmazAyrıca eşiniz annesine söylediği ve aldığı tüm cevapları neden size söylüyor? Bunları söyledikten sonra nasıl normal bir şekilde yaşayıp gideceğinizi düşünüyor? Düşünüyor mu orası bile şüpheli.
Anladım arkadaşım
Ben de diyorum ki insanlara edilen küfre karşıyım
İnsanlıktan nasibini almamışlara da edilen küfre karşıyım
Hayvanlara ve diğer varlıklara da edilen küfre karşıyım
Sokak magandası gibi davranmaya karşıyım
Ben insanım diyene yakıştıramıyorum
İnsan değil dese tamam da kaltak deyince bana ters