Anne Olduğuma Çok Pişmanım

Bir yaştan sonra o anne size bakmak zorunda değil. Bu yaşına getirmiş. Gerçekten sizi iyi görmüyorum inşallah saçmalamayip bebeğe bir zarar vermezsiniz
S

Sizin mantığınıza göre ben doğmak istemedim annem doğurdu beni o zaman bana bakmak zorunda ve benim yaptığım sömürmek değil. Tabii sizin mantığınıza göre
 
Sizi o kadar iyi anlıyorum ki... Ben de çocuklarımın bebekliğini düşündüğüm zaman hala nefesim daralır dediğimde "sen nasıl kadınsın" demişlerdi. "Ne var herkes çocuk büyütüyor" demişlerdi... Ama benim o kalp sancım içimde..
Yıllar önce yine lohusa biri çocuğum doğduktan snr hayatımı ipotek ettirmişim gibi hissediyorum demişti. O kadar doğru bir söz ki... Yani bunları şuan böyle hissetmeniz çok normal. Sadece kabul etmeye çalışın. Artık bir bebek var ve hep hayatınızda olacak Allah'ın izniyle
 
Tecrübeli bir anne olarak "keşke doğurmasaydım" veya "iyiki doğurmuşum" dediğim çok zamanlarım oldu. Ama bir damla göz yaşları için dünyayı yakarım her an. Sizi yargılamamakla birlikte bir annenin evladını sevmemesini ona o çirkin sözcüğü hissetmesini anlayamıyorum. Annelik kutsaldır çünkü koşulsuz sevgidir. Bu şekilde hissedeceğiniz zamanların gelmesini diliyorum.
 
Dediğiniz gibi çocuk için senelerce bekledim defalarca kez bebek kaybettim. Ve bana sonunda nasip etti. Dediğiniz gibi ben bile ilk zamanlar bebeğime ısınamadım. Eşimi bebeğimden kıskanıyorum. Kendi kendime diyordum niye ben o duyguyu yaşamıyorum niye bebegimi herkesten kıskanmıyorum diyordum. Sonra birinin evine misafirliğe gittik orda kızları elden ele alıp şap şup diye opuyorlar. Şekilden şekile girdim orda. İste anladım orda ben bebegimi gerçekten de seviyormuşum kiskaniyormuşum 🙃 şimdi 1 yaşında olacak Allah yokluğunu göstermesin.
 
Günler aylar sonra bu yazdığınız yazıyı gözden geçirince neler yazmışım inanamıyorum diyeceksınız şuan lohusa psikolojisinde olduğunuz için sanırım böyle düşünmeleriniz Allah yardımcınız olsun tedavi için devam edin mutlaka
 
Tecrübeli bir anne olarak "keşke doğurmasaydım" veya "iyiki doğurmuşum" dediğim çok zamanlarım oldu. Ama bir damla göz yaşları için dünyayı yakarım her an. Sizi yargılamamakla birlikte bir annenin evladını sevmemesini ona o çirkin sözcüğü hissetmesini anlayamıyorum. Annelik kutsaldır çünkü koşulsuz sevgidir. Bu şekilde hissedeceğiniz zamanların gelmesini diliyorum.
🤣🤣 evet bende bazı geceler kendime sövüyordum. Hangi götine yapiyon ki diye 🤣🤣 5 dakika sonrada iyiki doğurmuşum diyordum
 
Beni yargılayacaklarınız olacak ama belki bir insan bile beni aydınlatsa kârdır diyerek bu yazıyı yazıyorum.

Anne olmamın üzerinden neredeyse 2 ay geçti. Ben halâ anneliği sevemedim. Çocuğumdan nefret etmiyorum ama çocuğumsuz daha mutluyum. (Anneme bebeği verip tek başıma vakit geçirdiğim o nadir zamanlardan bahsediyorum)

Bebeğim kolik bir bebek ve kolik bebeği olanlar anlar saatler gün gibi günler yıl gibi geçer...

Eski hayatımı halâ özlüyorum. Bebeğim hiç durmadığı için 2 aydır annemgildeyiz. Şimdi gelecek "kendi evine çık böyle alışamazsın" diyenler. Neden annem gibi bir imkanım varken kendimi zorla KİMSESİZ gibi atayım evime? Niye imkanlarım yok gibi davranayım? Bu da bana kötü hissettiriyor. Tamam en güçlü kadın sizsiniz! En anne de sizsiniz! En en en sizsiniz..!

Eşim gerçekten yardımcı olmaya çalışsa da evde durduğu zaman çok kısıtlı. Eskiden birlikte zaman geçirir kafa dinlerdik. Ben eski hayatımda eşimle çok mutluydum.

İnançlı bir kimseyim normalde. Ama bu süreç beni öyle yıprattı ki çok isyan ettim. Hayatım tamamen değişti, tuvalete gitmek lüks haline geldi. Benim için sıradan olan her şey imkansız oldu. Kısacası rahat hayatımın yasını tutuyorum.

Sormak istediğim bazı şeyler var:

*Ben çocuğumu bana gönderilen bir musibet gibi hissediyorum. İnsanlar evlatlarını nasıl seviyor da "nimet" gibi davranıyorlar anlayamıyorum. Her zaman endişe edeceğin, sürekli diken üstünde olacağın bir varlık var ömrünün sonuna kadar. Nasıl bir nimet gibi düşünebiliyorlar? Ben evlat sahibi olmanın mantığını anlayamadım. Ben eşim için istemiştim. Ve tabii gerçekten bu kadar zor olduğunu sanmıyordum. Annemde 10 gün kalır evime geçerim hallederim sanıyordum. Ne kadar aptalmışım. Şimdi diyeceksiniz çocuğu olmayanlar var utan utan! Çocuğu senelerce olmayıp sonra olup pişman olanlar da var. Bana yazıp konuşan çok kadın var. Senelerce çocuğu olmamış ama olunca da pişman olmuş... O yüzden bana bunlarla gelmeyin.

Senden anne olmaz, sen insan bile değilsin! Bu cümleleri diyecekseniz çoktan kendime diyorum bunları da. Ben de böyle hissetmek istemiyorum. Ben de anne olmaktan zevk almak istiyorum. Ama o kadar dayanıksız ve rahatına düşkün birisiymişim ki çocuğumu bir musibetten fazlası olarak göremiyorum...

Benim gibi hissedip bu süreci atlatabilen sağlıklı düşünebilen var mı? Psikolojik tedavi de aldım ama sadece intihar düşüncelerim geçti. Yaşamak bile istemiyordum. En azından yaşama tutunmaya çalışıyorum şu an. Ama içimden söküp atamıyorum çocuksuz olmayı özlemeyi... Hayatımdan zerre zevk alamıyorum. Her gece kuş gibi kalbim. Uyanacak da uyumayacak diye. Çocuğu anneme vermek için her şeyi yapıyorum. "Anne ben temizlik yapayım sen çocuğa bak, ben yemek yaparım sen bebeği sustur"
Ben de "bütün gece uyumadım ama yavrum gülünce tüm yorgunluğum geçti. Onun için değer" diyen bir anne olmak istiyorum. Eğer hastaysam iyileşmek, kötü bir insansam iyi bir insan olmak istiyorum.

Herkes geçecek diyor. Herkes benim daha kötüydü haline şükret diyor. Ben acı yarıştırmıyorum ki! Ya da geçtiği kadar NASIL GEÇTİĞİ de önemli değil mi? Değip de geçebilir, DELİP de geçebilir...

Bana faydası olabilecek her öneriye açığım. Artık kolik bebeğime rağmen hayatıma dönmek istiyorum. Ama sanırım bana bağımlı olan bu minik insan büyüyene kadar benim için her şey çok zor olacak... Ve yine herkes "büyüyünce geçecek" diyecek.

Bu yazım inşallah doğru insanların önüne çıkar. Niyet ediyorum ki bu yazım beni artık bu çukurdan çıkmama vesile olacak kişinin karşına çıkmasına...
Lohusa depresyonu bu bebeğiniz büyüsün gülücükler atsın tekrar konu açarsınız

Asıl sorum şu o bebek sizi seçmedi belli ki hazır değilmişsiniz neden yaptınız yaptıysanız bakmak Zorundasınız


Ben de üzülüyorum bebek bebek diye hastane hastane gezenler varken neden sizin gibiler aman neyse

Yardım alın anne kardeş her kimse artık geçecek bu uykusuz günler hep Kolik kalmıcak
 
Beni yargılayacaklarınız olacak ama belki bir insan bile beni aydınlatsa kârdır diyerek bu yazıyı yazıyorum.

Anne olmamın üzerinden neredeyse 2 ay geçti. Ben halâ anneliği sevemedim. Çocuğumdan nefret etmiyorum ama çocuğumsuz daha mutluyum. (Anneme bebeği verip tek başıma vakit geçirdiğim o nadir zamanlardan bahsediyorum)

Bebeğim kolik bir bebek ve kolik bebeği olanlar anlar saatler gün gibi günler yıl gibi geçer...

Eski hayatımı halâ özlüyorum. Bebeğim hiç durmadığı için 2 aydır annemgildeyiz. Şimdi gelecek "kendi evine çık böyle alışamazsın" diyenler. Neden annem gibi bir imkanım varken kendimi zorla KİMSESİZ gibi atayım evime? Niye imkanlarım yok gibi davranayım? Bu da bana kötü hissettiriyor. Tamam en güçlü kadın sizsiniz! En anne de sizsiniz! En en en sizsiniz..!

Eşim gerçekten yardımcı olmaya çalışsa da evde durduğu zaman çok kısıtlı. Eskiden birlikte zaman geçirir kafa dinlerdik. Ben eski hayatımda eşimle çok mutluydum.

İnançlı bir kimseyim normalde. Ama bu süreç beni öyle yıprattı ki çok isyan ettim. Hayatım tamamen değişti, tuvalete gitmek lüks haline geldi. Benim için sıradan olan her şey imkansız oldu. Kısacası rahat hayatımın yasını tutuyorum.

Sormak istediğim bazı şeyler var:

*Ben çocuğumu bana gönderilen bir musibet gibi hissediyorum. İnsanlar evlatlarını nasıl seviyor da "nimet" gibi davranıyorlar anlayamıyorum. Her zaman endişe edeceğin, sürekli diken üstünde olacağın bir varlık var ömrünün sonuna kadar. Nasıl bir nimet gibi düşünebiliyorlar? Ben evlat sahibi olmanın mantığını anlayamadım. Ben eşim için istemiştim. Ve tabii gerçekten bu kadar zor olduğunu sanmıyordum. Annemde 10 gün kalır evime geçerim hallederim sanıyordum. Ne kadar aptalmışım. Şimdi diyeceksiniz çocuğu olmayanlar var utan utan! Çocuğu senelerce olmayıp sonra olup pişman olanlar da var. Bana yazıp konuşan çok kadın var. Senelerce çocuğu olmamış ama olunca da pişman olmuş... O yüzden bana bunlarla gelmeyin.

Senden anne olmaz, sen insan bile değilsin! Bu cümleleri diyecekseniz çoktan kendime diyorum bunları da. Ben de böyle hissetmek istemiyorum. Ben de anne olmaktan zevk almak istiyorum. Ama o kadar dayanıksız ve rahatına düşkün birisiymişim ki çocuğumu bir musibetten fazlası olarak göremiyorum...

Benim gibi hissedip bu süreci atlatabilen sağlıklı düşünebilen var mı? Psikolojik tedavi de aldım ama sadece intihar düşüncelerim geçti. Yaşamak bile istemiyordum. En azından yaşama tutunmaya çalışıyorum şu an. Ama içimden söküp atamıyorum çocuksuz olmayı özlemeyi... Hayatımdan zerre zevk alamıyorum. Her gece kuş gibi kalbim. Uyanacak da uyumayacak diye. Çocuğu anneme vermek için her şeyi yapıyorum. "Anne ben temizlik yapayım sen çocuğa bak, ben yemek yaparım sen bebeği sustur"
Ben de "bütün gece uyumadım ama yavrum gülünce tüm yorgunluğum geçti. Onun için değer" diyen bir anne olmak istiyorum. Eğer hastaysam iyileşmek, kötü bir insansam iyi bir insan olmak istiyorum.

Herkes geçecek diyor. Herkes benim daha kötüydü haline şükret diyor. Ben acı yarıştırmıyorum ki! Ya da geçtiği kadar NASIL GEÇTİĞİ de önemli değil mi? Değip de geçebilir, DELİP de geçebilir...

Bana faydası olabilecek her öneriye açığım. Artık kolik bebeğime rağmen hayatıma dönmek istiyorum. Ama sanırım bana bağımlı olan bu minik insan büyüyene kadar benim için her şey çok zor olacak... Ve yine herkes "büyüyünce geçecek" diyecek.

Bu yazım inşallah doğru insanların önüne çıkar. Niyet ediyorum ki bu yazım beni artık bu çukurdan çıkmama vesile olacak kişinin karşına çıkmasına...
Bir gülüşü yetiyordur, bir anne deyip sarılınca bütün herşey unutuluyordur, başta zorlanmışsındır ama şimdi yoldaş olmuştur, iyiki de olmuş diyorsundur cart curt.haa bir de eşine daha çok bırakıp kendine zaman ayırmalıymişsin, geçici bir dönem olduğunu için tadını bile çıkartmalıymişsin, büyüyünce özlüyormuşsun cart curt.hep aynı şeyler.
 
Beni yargılayacaklarınız olacak ama belki bir insan bile beni aydınlatsa kârdır diyerek bu yazıyı yazıyorum.

Anne olmamın üzerinden neredeyse 2 ay geçti. Ben halâ anneliği sevemedim. Çocuğumdan nefret etmiyorum ama çocuğumsuz daha mutluyum. (Anneme bebeği verip tek başıma vakit geçirdiğim o nadir zamanlardan bahsediyorum)

Bebeğim kolik bir bebek ve kolik bebeği olanlar anlar saatler gün gibi günler yıl gibi geçer...

Eski hayatımı halâ özlüyorum. Bebeğim hiç durmadığı için 2 aydır annemgildeyiz. Şimdi gelecek "kendi evine çık böyle alışamazsın" diyenler. Neden annem gibi bir imkanım varken kendimi zorla KİMSESİZ gibi atayım evime? Niye imkanlarım yok gibi davranayım? Bu da bana kötü hissettiriyor. Tamam en güçlü kadın sizsiniz! En anne de sizsiniz! En en en sizsiniz..!

Eşim gerçekten yardımcı olmaya çalışsa da evde durduğu zaman çok kısıtlı. Eskiden birlikte zaman geçirir kafa dinlerdik. Ben eski hayatımda eşimle çok mutluydum.

İnançlı bir kimseyim normalde. Ama bu süreç beni öyle yıprattı ki çok isyan ettim. Hayatım tamamen değişti, tuvalete gitmek lüks haline geldi. Benim için sıradan olan her şey imkansız oldu. Kısacası rahat hayatımın yasını tutuyorum.

Sormak istediğim bazı şeyler var:

*Ben çocuğumu bana gönderilen bir musibet gibi hissediyorum. İnsanlar evlatlarını nasıl seviyor da "nimet" gibi davranıyorlar anlayamıyorum. Her zaman endişe edeceğin, sürekli diken üstünde olacağın bir varlık var ömrünün sonuna kadar. Nasıl bir nimet gibi düşünebiliyorlar? Ben evlat sahibi olmanın mantığını anlayamadım. Ben eşim için istemiştim. Ve tabii gerçekten bu kadar zor olduğunu sanmıyordum. Annemde 10 gün kalır evime geçerim hallederim sanıyordum. Ne kadar aptalmışım. Şimdi diyeceksiniz çocuğu olmayanlar var utan utan! Çocuğu senelerce olmayıp sonra olup pişman olanlar da var. Bana yazıp konuşan çok kadın var. Senelerce çocuğu olmamış ama olunca da pişman olmuş... O yüzden bana bunlarla gelmeyin.

Senden anne olmaz, sen insan bile değilsin! Bu cümleleri diyecekseniz çoktan kendime diyorum bunları da. Ben de böyle hissetmek istemiyorum. Ben de anne olmaktan zevk almak istiyorum. Ama o kadar dayanıksız ve rahatına düşkün birisiymişim ki çocuğumu bir musibetten fazlası olarak göremiyorum...

Benim gibi hissedip bu süreci atlatabilen sağlıklı düşünebilen var mı? Psikolojik tedavi de aldım ama sadece intihar düşüncelerim geçti. Yaşamak bile istemiyordum. En azından yaşama tutunmaya çalışıyorum şu an. Ama içimden söküp atamıyorum çocuksuz olmayı özlemeyi... Hayatımdan zerre zevk alamıyorum. Her gece kuş gibi kalbim. Uyanacak da uyumayacak diye. Çocuğu anneme vermek için her şeyi yapıyorum. "Anne ben temizlik yapayım sen çocuğa bak, ben yemek yaparım sen bebeği sustur"
Ben de "bütün gece uyumadım ama yavrum gülünce tüm yorgunluğum geçti. Onun için değer" diyen bir anne olmak istiyorum. Eğer hastaysam iyileşmek, kötü bir insansam iyi bir insan olmak istiyorum.

Herkes geçecek diyor. Herkes benim daha kötüydü haline şükret diyor. Ben acı yarıştırmıyorum ki! Ya da geçtiği kadar NASIL GEÇTİĞİ de önemli değil mi? Değip de geçebilir, DELİP de geçebilir...

Bana faydası olabilecek her öneriye açığım. Artık kolik bebeğime rağmen hayatıma dönmek istiyorum. Ama sanırım bana bağımlı olan bu minik insan büyüyene kadar benim için her şey çok zor olacak... Ve yine herkes "büyüyünce geçecek" diyecek.

Bu yazım inşallah doğru insanların önüne çıkar. Niyet ediyorum ki bu yazım beni artık bu çukurdan çıkmama vesile olacak kişinin karşına çıkmasına...
Neden kendi kendinize kavga ettinizki,sakin olun gerek yok bu kadar çırpınmaya,anne olmaması gereken binlerce insan var zaten,anneliği sevmeyen çocuğunu sevmeyen,benim annemde onlardan biri ben 5 yaşımdayken halama sevemedim şunu bir türlü dediğini bile hatırlarım oluyor yani,eş için çocuk yapılmaz ama olmuş artık bir kere ne denirki bu saatten sonra,nasıl sevebilirim aynısını yaşayan varmı diye sormuşsunuz,ben bebeğimi ilk gördüğüm an belki size abartı fazla romantik gelebilir ama aşk buymuş dedim o andan itibaren annesi dahil herşeyi oldum,hiç yük olarak görmedim herkes okullar açılsın rahat edelim derken ben okula gönderince üzüldüm,olmayan neyim varsa yerine o var diyebilirim,zamanla onu tanıdıkça size ne kadar benzediğini gördükçe birşeyler paylaştıkça çok seveceksiniz,şuanda ağlayan bir bebek ama ileride sizinle hayatı paylaşan bir birey olacak,eşinizi ve ailenizi nasıl seviyorsanız onuda seveceksiniz aksi zaten mümkün değil,bu savaşınız yenidoğan bir bebeğin zorluğu ile o yüzden biraz bekleyin.
 
Eğer iyi bir anne olmak takıntınız varsa siz de iyi bir anne olmayın, kötü olmamayı umarım öğrenirsiniz. Kendinizi de böyle kabul edin madem. Evet bebekle bir süre daha yalnız kalmayın. Eğer nickinizdeki gibi psikolojik danışmansanız bir alt yapınız vardır, biraz kitap okuyun size faydası olabilecek türden.
 
aynı böyle bir süreçten geçtim. Eşimden başka destekçim yoktu. Ağladım isyan ettim, sinir krizleri geçirdim. Keşke doğurmasaydım dediğim zamanlar oldu vicdan azabı çektim. Bebeğimden özür diledim sürekli şuan 9 aylık ağlamalar azaldı daha iyiyim. Eğer tek başınıza aşamayacaksanız bir uzmandan yardım alın size tek tavsiyem bu durumun geçici olduğunu bilin.
 
Belkide basarisiz olma korkusunun stresini kaldiramiyorsunuz. Bu isin altindan kalkamama korkusunu o kadar siddetli yasadiniz ki bebeginizin aglamasi bile sizi agir bir stres altina sokuyor.. oncelikle hazirliksiz yakalanmissiniz o kadar. Kendinizi suclamayin, tabi bebeginizide.. evet geceleri sizi uyutmayacak, bazen gunlerce aglayacak, hasta olacak basinda bekleyeceksiniz. Ama sunu unutmayin var oldugu andan itibaren guvendigi ve bagli oldugu tek kisi sizsiniz. Bunu vicdan yapin diye demiyorum. Cocugunuzun gozunde ne kadar da degerlisiniz, aslinda aglarjen sizi cagirirken size ne kadar guveniyor bunu gorun diye diyorum. Bebek bu aglayacak tabi, bazen olacak ki 2 dakika oturtmayacak. Hatirlarimda her sabah bebegimi alip yanimda banyoya goturur kirli sepetine koyar(hazirlamistim ona orayi) karsilikli tuvalet keyfi yaoardim. Kendi sallanan besinleru tavsiye ederim bu arada. Siz hayatiniza oldugu gibi devam edeceksiniz, bebeginiz size eslik edecek. Yine giyinip suslenip disari cikabilirsiniz onuda giydirin cici cici yorulacak saatlerce uyuyacak bu sefer havalar isiniyor, bi bakmissiniz cok uyudu ozledim demeye baslamissiniz. Bu gunler geelcek emin olun. Sadece kaygilariniz, onun zorluk cektigi anlarda ki yorulmuslugunuz ve ne yaosam kar etmiyor psikolojiniz sizi bu duruma sokuyor. Oyle iyi anliyorum ki.. keyif yaomaya dikkat edin. Mesela bebeginiz uyurken keyif yaomayi kural edinin. Bakin bunu deneyin gercekten cok ise yariyor. Bebeginiz uyanikken rutin islerinizi, yolculuklarinizi yapin beraber onuda isin icine katin sohbet edin anliyorlar... o uyurkende sadece keyif yapin. Ister dinlenin ister baska seyler yapin. 3 ay bitip 4 ay dedikten sonra zaten gaz olaylari buyuk oranda bitecek. Mesela her gun onu omuzunuza alip agir agir dans etme ritueliniz olsun sporunuzuda yapmis olursunuz bebekler bayiliyor. Baska seuleri dusunursunuz biliyorum, hayatinizin kalanindan geri kaliyor, baska hicbir sey yaoamiyor gibi hissedersiniz, bebeginizle birlikte yapmayi adet edinirseniz her seyi yapmaya devam edebilirsiniz. Buna alisinca ayri bir keyifli oldugunu goreceksiniz. O sizin en iyi dostunuz olacak, icinizi goren, her halinizi goren, sizinde her anina tanik oldugunuz tek insan o bugune kadar. Sizin her duygunuzu hissetmis, 9 ay her dusuncenize tanik olmus tek insan. Henuz soyleyemiyor ama anliyor emin olun. Onlarun sezgileri bizim kendimizde varligini bile hatirlayamadigimiz kadar canli. Tavsiyelerimi deneyin. Her gun bebek arabaniza atlayin gezin bebeginizi besledikten sonra, bir de sling takin arabada durmayinca sairlirsiniz bol bol. Dans etmeyi unutmayin, sarki dinlemeyi unutmayin. Beraber keyif alin herseyden.. cok kolaylasacak her sey deneyin, soz... korkmayin. Simdiden 2 aylik zaten. Her gun bir oncekinden daha kolay olacsk. Her gun bir daha olamayacagi kadar kucuk olacak. Bu aylar zor geciyor evet ama 12 aydan sonra hatirlayamiyor bile insan. Zaten hstirlasak muhtemelen tek cocukta kalirdik cogumuz. Saglikla buyusun civciviniz..
 
Beni yargılayacaklarınız olacak ama belki bir insan bile beni aydınlatsa kârdır diyerek bu yazıyı yazıyorum.

Anne olmamın üzerinden neredeyse 2 ay geçti. Ben halâ anneliği sevemedim. Çocuğumdan nefret etmiyorum ama çocuğumsuz daha mutluyum. (Anneme bebeği verip tek başıma vakit geçirdiğim o nadir zamanlardan bahsediyorum)

Bebeğim kolik bir bebek ve kolik bebeği olanlar anlar saatler gün gibi günler yıl gibi geçer...

Eski hayatımı halâ özlüyorum. Bebeğim hiç durmadığı için 2 aydır annemgildeyiz. Şimdi gelecek "kendi evine çık böyle alışamazsın" diyenler. Neden annem gibi bir imkanım varken kendimi zorla KİMSESİZ gibi atayım evime? Niye imkanlarım yok gibi davranayım? Bu da bana kötü hissettiriyor. Tamam en güçlü kadın sizsiniz! En anne de sizsiniz! En en en sizsiniz..!

Eşim gerçekten yardımcı olmaya çalışsa da evde durduğu zaman çok kısıtlı. Eskiden birlikte zaman geçirir kafa dinlerdik. Ben eski hayatımda eşimle çok mutluydum.

İnançlı bir kimseyim normalde. Ama bu süreç beni öyle yıprattı ki çok isyan ettim. Hayatım tamamen değişti, tuvalete gitmek lüks haline geldi. Benim için sıradan olan her şey imkansız oldu. Kısacası rahat hayatımın yasını tutuyorum.

Sormak istediğim bazı şeyler var:

*Ben çocuğumu bana gönderilen bir musibet gibi hissediyorum. İnsanlar evlatlarını nasıl seviyor da "nimet" gibi davranıyorlar anlayamıyorum. Her zaman endişe edeceğin, sürekli diken üstünde olacağın bir varlık var ömrünün sonuna kadar. Nasıl bir nimet gibi düşünebiliyorlar? Ben evlat sahibi olmanın mantığını anlayamadım. Ben eşim için istemiştim. Ve tabii gerçekten bu kadar zor olduğunu sanmıyordum. Annemde 10 gün kalır evime geçerim hallederim sanıyordum. Ne kadar aptalmışım. Şimdi diyeceksiniz çocuğu olmayanlar var utan utan! Çocuğu senelerce olmayıp sonra olup pişman olanlar da var. Bana yazıp konuşan çok kadın var. Senelerce çocuğu olmamış ama olunca da pişman olmuş... O yüzden bana bunlarla gelmeyin.

Senden anne olmaz, sen insan bile değilsin! Bu cümleleri diyecekseniz çoktan kendime diyorum bunları da. Ben de böyle hissetmek istemiyorum. Ben de anne olmaktan zevk almak istiyorum. Ama o kadar dayanıksız ve rahatına düşkün birisiymişim ki çocuğumu bir musibetten fazlası olarak göremiyorum...

Benim gibi hissedip bu süreci atlatabilen sağlıklı düşünebilen var mı? Psikolojik tedavi de aldım ama sadece intihar düşüncelerim geçti. Yaşamak bile istemiyordum. En azından yaşama tutunmaya çalışıyorum şu an. Ama içimden söküp atamıyorum çocuksuz olmayı özlemeyi... Hayatımdan zerre zevk alamıyorum. Her gece kuş gibi kalbim. Uyanacak da uyumayacak diye. Çocuğu anneme vermek için her şeyi yapıyorum. "Anne ben temizlik yapayım sen çocuğa bak, ben yemek yaparım sen bebeği sustur"
Ben de "bütün gece uyumadım ama yavrum gülünce tüm yorgunluğum geçti. Onun için değer" diyen bir anne olmak istiyorum. Eğer hastaysam iyileşmek, kötü bir insansam iyi bir insan olmak istiyorum.

Herkes geçecek diyor. Herkes benim daha kötüydü haline şükret diyor. Ben acı yarıştırmıyorum ki! Ya da geçtiği kadar NASIL GEÇTİĞİ de önemli değil mi? Değip de geçebilir, DELİP de geçebilir...

Bana faydası olabilecek her öneriye açığım. Artık kolik bebeğime rağmen hayatıma dönmek istiyorum. Ama sanırım bana bağımlı olan bu minik insan büyüyene kadar benim için her şey çok zor olacak... Ve yine herkes "büyüyünce geçecek" diyecek.

Bu yazım inşallah doğru insanların önüne çıkar. Niyet ediyorum ki bu yazım beni artık bu çukurdan çıkmama vesile olacak kişinin karşına çıkmasına...
bnde ilk cocugumda aynı sizin geçtiğiniz süreçten geçtim ilk 3 ay annemde kaldım eşim tek basina olduğu için evde evime geçtim inaninki 4. ayda bebegimin kolik sancıları bitti ve ben yeniden doğdum sanki o bebek gtti sessiz sakin bebek geldi ozaman bnde bebeğimle ilişki kurmaya başladım gerçekten geçiyor sz bnu sadece bilin bu bi süreç gecicek
 
Önceki mesaja yazmayı unuttum ben Almanyada yaşıyorum, bizim apartman da 4 blok şeklinde ufak bir avluya bakıyor. Yazın balkon açılıyor, balkonda oturuluyor malum bu kolik bebek bir ağlıyor bir ağlıyor içeri kaçtı herkes . Çocuğa eziyet mi ediyorlar polisi mi arasam diye düşünürken ertesi gün anne ve bebekle asansöre bindim o neydi arkadaş 2.kata çıktım ama başım öyle şişti öyle şişti çocuğun ciğerleri borazan mübarek ciğerleri patlayıncaya kadar bağırdı ... neyse kadına Allahtan sabır diledim ne diyeyim.
 
Beni yargılayacaklarınız olacak ama belki bir insan bile beni aydınlatsa kârdır diyerek bu yazıyı yazıyorum.

Anne olmamın üzerinden neredeyse 2 ay geçti. Ben halâ anneliği sevemedim. Çocuğumdan nefret etmiyorum ama çocuğumsuz daha mutluyum. (Anneme bebeği verip tek başıma vakit geçirdiğim o nadir zamanlardan bahsediyorum)

Bebeğim kolik bir bebek ve kolik bebeği olanlar anlar saatler gün gibi günler yıl gibi geçer...

Eski hayatımı halâ özlüyorum. Bebeğim hiç durmadığı için 2 aydır annemgildeyiz. Şimdi gelecek "kendi evine çık böyle alışamazsın" diyenler. Neden annem gibi bir imkanım varken kendimi zorla KİMSESİZ gibi atayım evime? Niye imkanlarım yok gibi davranayım? Bu da bana kötü hissettiriyor. Tamam en güçlü kadın sizsiniz! En anne de sizsiniz! En en en sizsiniz..!

Eşim gerçekten yardımcı olmaya çalışsa da evde durduğu zaman çok kısıtlı. Eskiden birlikte zaman geçirir kafa dinlerdik. Ben eski hayatımda eşimle çok mutluydum.

İnançlı bir kimseyim normalde. Ama bu süreç beni öyle yıprattı ki çok isyan ettim. Hayatım tamamen değişti, tuvalete gitmek lüks haline geldi. Benim için sıradan olan her şey imkansız oldu. Kısacası rahat hayatımın yasını tutuyorum.

Sormak istediğim bazı şeyler var:

*Ben çocuğumu bana gönderilen bir musibet gibi hissediyorum. İnsanlar evlatlarını nasıl seviyor da "nimet" gibi davranıyorlar anlayamıyorum. Her zaman endişe edeceğin, sürekli diken üstünde olacağın bir varlık var ömrünün sonuna kadar. Nasıl bir nimet gibi düşünebiliyorlar? Ben evlat sahibi olmanın mantığını anlayamadım. Ben eşim için istemiştim. Ve tabii gerçekten bu kadar zor olduğunu sanmıyordum. Annemde 10 gün kalır evime geçerim hallederim sanıyordum. Ne kadar aptalmışım. Şimdi diyeceksiniz çocuğu olmayanlar var utan utan! Çocuğu senelerce olmayıp sonra olup pişman olanlar da var. Bana yazıp konuşan çok kadın var. Senelerce çocuğu olmamış ama olunca da pişman olmuş... O yüzden bana bunlarla gelmeyin.

Senden anne olmaz, sen insan bile değilsin! Bu cümleleri diyecekseniz çoktan kendime diyorum bunları da. Ben de böyle hissetmek istemiyorum. Ben de anne olmaktan zevk almak istiyorum. Ama o kadar dayanıksız ve rahatına düşkün birisiymişim ki çocuğumu bir musibetten fazlası olarak göremiyorum...

Benim gibi hissedip bu süreci atlatabilen sağlıklı düşünebilen var mı? Psikolojik tedavi de aldım ama sadece intihar düşüncelerim geçti. Yaşamak bile istemiyordum. En azından yaşama tutunmaya çalışıyorum şu an. Ama içimden söküp atamıyorum çocuksuz olmayı özlemeyi... Hayatımdan zerre zevk alamıyorum. Her gece kuş gibi kalbim. Uyanacak da uyumayacak diye. Çocuğu anneme vermek için her şeyi yapıyorum. "Anne ben temizlik yapayım sen çocuğa bak, ben yemek yaparım sen bebeği sustur"
Ben de "bütün gece uyumadım ama yavrum gülünce tüm yorgunluğum geçti. Onun için değer" diyen bir anne olmak istiyorum. Eğer hastaysam iyileşmek, kötü bir insansam iyi bir insan olmak istiyorum.

Herkes geçecek diyor. Herkes benim daha kötüydü haline şükret diyor. Ben acı yarıştırmıyorum ki! Ya da geçtiği kadar NASIL GEÇTİĞİ de önemli değil mi? Değip de geçebilir, DELİP de geçebilir...

Bana faydası olabilecek her öneriye açığım. Artık kolik bebeğime rağmen hayatıma dönmek istiyorum. Ama sanırım bana bağımlı olan bu minik insan büyüyene kadar benim için her şey çok zor olacak... Ve yine herkes "büyüyünce geçecek" diyecek.

Bu yazım inşallah doğru insanların önüne çıkar. Niyet ediyorum ki bu yazım beni artık bu çukurdan çıkmama vesile olacak kişinin karşına çıkmasına...
Benim tek sormak istediğim eş kısmı. Demişsiniz ya eşimin zamanı çok kısıtlı evde pek duramıyor. Ama eskiden de güzel vakit geçirdiğinizi o günleri özlediğinizi söylemişsiniz. Eşiniz eskiden nasıl size vakit ayırıyordu ki şimdi evine bebeğine vakit ayıramıyor.Kendi evinizde kalmadığınız için böyle olabilir mi? Hani demişsiniz ya eşim için çocuk istedim. Eşiniz demek ki baba olmayı çok istiyordu ama hayal ettiği evli mutlu çocuklu ortamı olmadı ki bebeğine çok vakit ayıramıyor. Acaba bu davranışlarınız eşinizi itmiş olabilir mi? Üstelik kendi konforlu alanında alı koymuşsunuz annenizin yanında kalıyorsunuz? Ya da siz bu bebeği eşiniz için istediğiniz halde onun sizin etrafınız da olmayışıyla bu süreç sizin için katlanılmaz mı oldu? Mesela şöyle düşünün her gün akşam eve koşa koşa gelse bebeğiyle 2-3 saat ilgilense sevse oynasa size sevgi gösterse o aile sıcaklığını hissetseniz yine de böyle düşünür müsünüz? Belki olayları yanlış acıdan değerlendiriyorsunuzdur?
 
Öncelikle bir sakin ol ve şunu diyeceksiniz bunu yapacaksınız diye kurulma . Sen bunu sadece sen mi yaşadın zannediyorsun ? Bunları sesli dile getirmek o kadar kolay olmadığı için yıllardır insanlar açıkça konusamamis sadece.

Evet bu yaşadıkların normal . Sadece bana normal gelmeyen kısım bu kadar hırslı olman . Başkalarını boşver öncelikle. Hormonların bile tam düzelmedi. Malesef kızdığın şey gerçek tek ilacı zaman . Gerçekten tek başına kaldığın zaman tum sorumluluğu usteleneceksin . Kendi duzenine donmedigin müddetçe annen olduğu için ona dayanacaksin. Bu da seni güçlü yapmayacak. Bunu sana geceleri asla uyumayan bir anne olarak söylüyorum .

Durumu kabullenmek bir süreç sonra çözüm üreteceksin . Ben kızımı alır sürekli ayakta dururdum (evet iki aylıkken oturmakla ayakta durmanın farkını biliyordu ve oturunca ağlıyordu ) tüm günü ayakta yürüyerek geçirirdim . Bende kendime Ezel dizisini açıp izliyordum . Çözüm bulmak en güzeli . 2.5 yaştan bildiriyorum geçiyor
 
Önceki mesaja yazmayı unuttum ben Almanyada yaşıyorum, bizim apartman da 4 blok şeklinde ufak bir avluya bakıyor. Yazın balkon açılıyor, balkonda oturuluyor malum bu kolik bebek bir ağlıyor bir ağlıyor içeri kaçtı herkes . Çocuğa eziyet mi ediyorlar polisi mi arasam diye düşünürken ertesi gün anne ve bebekle asansöre bindim o neydi arkadaş 2.kata çıktım ama başım öyle şişti öyle şişti çocuğun ciğerleri borazan mübarek ciğerleri patlayıncaya kadar bağırdı ... neyse kadına Allahtan sabır diledim ne diyeyim.
Benim kızım için de komşu yazmıştı yanlış anlama çocuğa birşey mi oldu eşin evde değilse gelelim hastaneye götürelim diye 😂
 
Back