Anne Olduğuma Çok Pişmanım

psikolojikdanismannisa

Sadece İnsanım
Kayıtlı Üye
31 Aralık 2024
128
18
13
27
Beni yargılayacaklarınız olacak ama belki bir insan bile beni aydınlatsa kârdır diyerek bu yazıyı yazıyorum.

Anne olmamın üzerinden neredeyse 2 ay geçti. Ben halâ anneliği sevemedim. Çocuğumdan nefret etmiyorum ama çocuğumsuz daha mutluyum. (Anneme bebeği verip tek başıma vakit geçirdiğim o nadir zamanlardan bahsediyorum)

Bebeğim kolik bir bebek ve kolik bebeği olanlar anlar saatler gün gibi günler yıl gibi geçer...

Eski hayatımı halâ özlüyorum. Bebeğim hiç durmadığı için 2 aydır annemgildeyiz. Şimdi gelecek "kendi evine çık böyle alışamazsın" diyenler. Neden annem gibi bir imkanım varken kendimi zorla KİMSESİZ gibi atayım evime? Niye imkanlarım yok gibi davranayım? Bu da bana kötü hissettiriyor. Tamam en güçlü kadın sizsiniz! En anne de sizsiniz! En en en sizsiniz..!

Eşim gerçekten yardımcı olmaya çalışsa da evde durduğu zaman çok kısıtlı. Eskiden birlikte zaman geçirir kafa dinlerdik. Ben eski hayatımda eşimle çok mutluydum.

İnançlı bir kimseyim normalde. Ama bu süreç beni öyle yıprattı ki çok isyan ettim. Hayatım tamamen değişti, tuvalete gitmek lüks haline geldi. Benim için sıradan olan her şey imkansız oldu. Kısacası rahat hayatımın yasını tutuyorum.

Sormak istediğim bazı şeyler var:

*Ben çocuğumu bana gönderilen bir musibet gibi hissediyorum. İnsanlar evlatlarını nasıl seviyor da "nimet" gibi davranıyorlar anlayamıyorum. Her zaman endişe edeceğin, sürekli diken üstünde olacağın bir varlık var ömrünün sonuna kadar. Nasıl bir nimet gibi düşünebiliyorlar? Ben evlat sahibi olmanın mantığını anlayamadım. Ben eşim için istemiştim. Ve tabii gerçekten bu kadar zor olduğunu sanmıyordum. Annemde 10 gün kalır evime geçerim hallederim sanıyordum. Ne kadar aptalmışım. Şimdi diyeceksiniz çocuğu olmayanlar var utan utan! Çocuğu senelerce olmayıp sonra olup pişman olanlar da var. Bana yazıp konuşan çok kadın var. Senelerce çocuğu olmamış ama olunca da pişman olmuş... O yüzden bana bunlarla gelmeyin.

Senden anne olmaz, sen insan bile değilsin! Bu cümleleri diyecekseniz çoktan kendime diyorum bunları da. Ben de böyle hissetmek istemiyorum. Ben de anne olmaktan zevk almak istiyorum. Ama o kadar dayanıksız ve rahatına düşkün birisiymişim ki çocuğumu bir musibetten fazlası olarak göremiyorum...

Benim gibi hissedip bu süreci atlatabilen sağlıklı düşünebilen var mı? Psikolojik tedavi de aldım ama sadece intihar düşüncelerim geçti. Yaşamak bile istemiyordum. En azından yaşama tutunmaya çalışıyorum şu an. Ama içimden söküp atamıyorum çocuksuz olmayı özlemeyi... Hayatımdan zerre zevk alamıyorum. Her gece kuş gibi kalbim. Uyanacak da uyumayacak diye. Çocuğu anneme vermek için her şeyi yapıyorum. "Anne ben temizlik yapayım sen çocuğa bak, ben yemek yaparım sen bebeği sustur"
Ben de "bütün gece uyumadım ama yavrum gülünce tüm yorgunluğum geçti. Onun için değer" diyen bir anne olmak istiyorum. Eğer hastaysam iyileşmek, kötü bir insansam iyi bir insan olmak istiyorum.

Herkes geçecek diyor. Herkes benim daha kötüydü haline şükret diyor. Ben acı yarıştırmıyorum ki! Ya da geçtiği kadar NASIL GEÇTİĞİ de önemli değil mi? Değip de geçebilir, DELİP de geçebilir...

Bana faydası olabilecek her öneriye açığım. Artık kolik bebeğime rağmen hayatıma dönmek istiyorum. Ama sanırım bana bağımlı olan bu minik insan büyüyene kadar benim için her şey çok zor olacak... Ve yine herkes "büyüyünce geçecek" diyecek.

Bu yazım inşallah doğru insanların önüne çıkar. Niyet ediyorum ki bu yazım beni artık bu çukurdan çıkmama vesile olacak kişinin karşına çıkmasına...
 
Beni yargılayacaklarınız olacak ama belki bir insan bile beni aydınlatsa kârdır diyerek bu yazıyı yazıyorum.

Anne olmamın üzerinden neredeyse 2 ay geçti. Ben halâ anneliği sevemedim. Çocuğumdan nefret etmiyorum ama çocuğumsuz daha mutluyum. (Anneme bebeği verip tek başıma vakit geçirdiğim o nadir zamanlardan bahsediyorum)

Bebeğim kolik bir bebek ve kolik bebeği olanlar anlar saatler gün gibi günler yıl gibi geçer...

Eski hayatımı halâ özlüyorum. Bebeğim hiç durmadığı için 2 aydır annemgildeyiz. Şimdi gelecek "kendi evine çık böyle alışamazsın" diyenler. Neden annem gibi bir imkanım varken kendimi zorla KİMSESİZ gibi atayım evime? Niye imkanlarım yok gibi davranayım? Bu da bana kötü hissettiriyor. Tamam en güçlü kadın sizsiniz! En anne de sizsiniz! En en en sizsiniz..!

Eşim gerçekten yardımcı olmaya çalışsa da evde durduğu zaman çok kısıtlı. Eskiden birlikte zaman geçirir kafa dinlerdik. Ben eski hayatımda eşimle çok mutluydum.

İnançlı bir kimseyim normalde. Ama bu süreç beni öyle yıprattı ki çok isyan ettim. Hayatım tamamen değişti, tuvalete gitmek lüks haline geldi. Benim için sıradan olan her şey imkansız oldu. Kısacası rahat hayatımın yasını tutuyorum.

Sormak istediğim bazı şeyler var:

*Ben çocuğumu bana gönderilen bir musibet gibi hissediyorum. İnsanlar evlatlarını nasıl seviyor da "nimet" gibi davranıyorlar anlayamıyorum. Her zaman endişe edeceğin, sürekli diken üstünde olacağın bir varlık var ömrünün sonuna kadar. Nasıl bir nimet gibi düşünebiliyorlar? Ben evlat sahibi olmanın mantığını anlayamadım. Ben eşim için istemiştim. Ve tabii gerçekten bu kadar zor olduğunu sanmıyordum. Annemde 10 gün kalır evime geçerim hallederim sanıyordum. Ne kadar aptalmışım. Şimdi diyeceksiniz çocuğu olmayanlar var utan utan! Çocuğu senelerce olmayıp sonra olup pişman olanlar da var. Bana yazıp konuşan çok kadın var. Senelerce çocuğu olmamış ama olunca da pişman olmuş... O yüzden bana bunlarla gelmeyin.

Senden anne olmaz, sen insan bile değilsin! Bu cümleleri diyecekseniz çoktan kendime diyorum bunları da. Ben de böyle hissetmek istemiyorum. Ben de anne olmaktan zevk almak istiyorum. Ama o kadar dayanıksız ve rahatına düşkün birisiymişim ki çocuğumu bir musibetten fazlası olarak göremiyorum...

Benim gibi hissedip bu süreci atlatabilen sağlıklı düşünebilen var mı? Psikolojik tedavi de aldım ama sadece intihar düşüncelerim geçti. Yaşamak bile istemiyordum. En azından yaşama tutunmaya çalışıyorum şu an. Ama içimden söküp atamıyorum çocuksuz olmayı özlemeyi... Hayatımdan zerre zevk alamıyorum. Her gece kuş gibi kalbim. Uyanacak da uyumayacak diye. Çocuğu anneme vermek için her şeyi yapıyorum. "Anne ben temizlik yapayım sen çocuğa bak, ben yemek yaparım sen bebeği sustur"
Ben de "bütün gece uyumadım ama yavrum gülünce tüm yorgunluğum geçti. Onun için değer" diyen bir anne olmak istiyorum. Eğer hastaysam iyileşmek, kötü bir insansam iyi bir insan olmak istiyorum.

Herkes geçecek diyor. Herkes benim daha kötüydü haline şükret diyor. Ben acı yarıştırmıyorum ki! Ya da geçtiği kadar NASIL GEÇTİĞİ de önemli değil mi? Değip de geçebilir, DELİP de geçebilir...

Bana faydası olabilecek her öneriye açığım. Artık kolik bebeğime rağmen hayatıma dönmek istiyorum. Ama sanırım bana bağımlı olan bu minik insan büyüyene kadar benim için her şey çok zor olacak... Ve yine herkes "büyüyünce geçecek" diyecek.

Bu yazım inşallah doğru insanların önüne çıkar. Niyet ediyorum ki bu yazım beni artık bu çukurdan çıkmama vesile olacak kişinin karşına çıkmasına...
Bundan sonra gebelik yaşamamak için geri dönüşsüz tüp bağlatma vb seçeneğini araştırın o zaman.
 
Lohusa sendromu yaşayan kadınların konularına genelde ılımlı ve destekleyici yorumlar geliyor. Ama siz daha yorum gelmeden kendi kendinize milletle kavga etmeye başlamışsınız. Biraz sakin olun, olumsuz yorum gelirse ona göre cevabınızı verirsiniz ilk mesajdan konuya sert girmenize gerek yok.
 
Son düzenleme:
Bundan sonra hayatınız hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Geri gönderme şansınız yok. Ben uzman yardımı almanız gerektiğini düşünüyorum. Ayşe’nin Fatma’nın yorumlarının size iyi geleceğini sanmıyorum. Söylenebilecek her söze şimdiden karşıt yorumu yapmışsınız bile.
 
Hangi düşünce ile hamile kaldınız?
Millet sizi eleştirmeden millete eleştiri yapmışsınız.
Evladını "musibet" olarak gören biri psikolojik olarak sorunlu biridir.
Zannetmeyin ki evladı olmayıp hastane kapılarında gezenler sadece imtihan oluyor.
Siz de bu şekilde imtihan oluyorsunuz. Ama ne yazık ki sınıfta kalmışsınız.
Çocuğunuz adına çok üzüldüm.
Unutmayın ki hayatta her şey biz insanlar içindir. Acılar ,sevinçler kalıcı değildir. Çocuğunuzun bu sorunlu döneminin kalıcı olmadigi gibi...
Umarım bu yazdiklarinizdan bir gün utanirsiniz.
 
Hangi düşünce ile hamile kaldınız?
Millet sizi eleştirmeden millete eleştiri yapmışsınız.
Evladını "musibet" olarak gören biri psikolojik olarak sorunlu biridir.
Zannetmeyin ki evladı olmayıp hastane kapılarında gezenler sadece imtihan oluyor.
Siz de bu şekilde imtihan oluyorsunuz. Ama ne yazık ki sınıfta kalmışsınız.
Çocuğunuz adına çok üzüldüm.
Unutmayın ki hayatta her şey biz insanlar içindir. Acılar ,sevinçler kalıcı değildir. Çocuğunuzun bu sorunlu döneminin kalıcı olmadigi gibi...
Umarım bu yazdiklarinizdan bir gün utanirsiniz.
Yorum yaptığınız için teşekkür ederim
 
Çok yenisiniz daha ve inanın herkes bebeğini kucağına alır almaz aşktan ölmüyor, çok normal, alışamayabilirsiniz, size anlatılan-sizden beklenen duyguları duyumsamadığınız için kandırılmış hissedebilirsiniz ve evet eski rahat günlerinizin yasını tutabilirsiniz.

Ben kolik bebek büyüttüm, annem ve eşim destekçim olmasaydı, çok ama çok zorlanır, kafayı yerdim muhtemelen. Lohusalık depresyonum uzadı, 8 ay boyunca sürekli bebeğim ağladıkça ben de çaresizlikle ağladım, "Sen anne olmamalıydın, nasıl annesin, kendi bebeğini bile susturmayı beceremedin, yetemedin" diye kendime etmediğim eziyet kalmadı. 8. ayda oğlumu emzirmeden kesmek zorunda kaldık depresyon ilaçları kullanmaya başladım.

Burada seneler önce bir üye daha konu açmıştı aynı sizin gibi "Anne olduğum için pişmanım" diye, ısınamadı bebeğine bir süre, zorlandı. Ama seneler sonra foruma yazdı "Geçti, çok keyifliyim" diye. Olabilir. Kendinize zaman tanıyın.

Zamanla rayına oturacaktır.
 
Lohusa depresyonu bu. Bunu yaşayan çok kadın var. Kiminin çok ağır kiminin daha hafif. Hiç kucağına almayan bile oluyor. Annelik zor delilik hatta evet. Adaptasyon zor , hormonlar tavan cok, yorgunluk uykusuzluk. Ama sizinki daha agir kısımda. Tedavi gormek zorundasınız . Oneriyle birilerinin bisey demesiyle olacak iş değil ilerleyebilir. Hemen randevu alıp terapiye başlamalısınız.doktordan başka çözüm yok. Sonra kendinizi çok suçlarsiniz. Keyifle büyütürsünüz umarim bebeginizi
 
Bundan sonra hayatınız hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Geri gönderme şansınız yok. Ben uzman yardımı almanız gerektiğini düşünüyorum. Ayşe’nin Fatma’nın yorumlarının size iyi geleceğini sanmıyorum. Söylenebilecek her söze şimdiden karşıt yorumu yapmışsınız bil
Bundan sonra hayatınız hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Geri gönderme şansınız yok. Ben uzman yardımı almanız gerektiğini düşünüyorum. Ayşe’nin Fatma’nın yorumlarının size iyi geleceğini sanmıyorum. Söylenebilecek her söze şimdiden karşıt yorumu yapmışsınız bile.
Düşüncenizi dile getirdiğiniz için teşekkür ederim
 
Lohusa depresyonu bu. Bunu yaşayan çok kadın var. Kiminin çok ağır kiminin daha hafif. Hiç kucağına almayan bile oluyor. Annelik zor delilik hatta evet. Adaptasyon zor , hormonlar tavan cok, yorgunluk uykusuzluk. Ama sizinki daha agir kısımda. Tedavi gormek zorundasınız . Oneriyle birilerinin bisey demesiyle olacak iş değil ilerleyebilir. Hemen randevu alıp terapiye başlamalısınız.doktordan başka çözüm yok. Sonra kendinizi çok suçlarsiniz. Keyifle büyütürsünüz umarim bebeginizi
Tedavi görüyorum ama daha fazla ilerleyemedim maalesef
 
Kolik bir bebek ve yorulmuşsunuz bu yüzden bu sevememe biraz daha büyüse değişecek hep böyle ağlamaz. Ama bundan sonra çocuk düşünürken iki üç kez düşünün
Çocuk düşünmüyorum. Masum bir bebek benim gibi bir anneyi hak etmiyor
 
Beni yargılayacaklarınız olacak ama belki bir insan bile beni aydınlatsa kârdır diyerek bu yazıyı yazıyorum.

Anne olmamın üzerinden neredeyse 2 ay geçti. Ben halâ anneliği sevemedim. Çocuğumdan nefret etmiyorum ama çocuğumsuz daha mutluyum. (Anneme bebeği verip tek başıma vakit geçirdiğim o nadir zamanlardan bahsediyorum)

Bebeğim kolik bir bebek ve kolik bebeği olanlar anlar saatler gün gibi günler yıl gibi geçer...

Eski hayatımı halâ özlüyorum. Bebeğim hiç durmadığı için 2 aydır annemgildeyiz. Şimdi gelecek "kendi evine çık böyle alışamazsın" diyenler. Neden annem gibi bir imkanım varken kendimi zorla KİMSESİZ gibi atayım evime? Niye imkanlarım yok gibi davranayım? Bu da bana kötü hissettiriyor. Tamam en güçlü kadın sizsiniz! En anne de sizsiniz! En en en sizsiniz..!

Eşim gerçekten yardımcı olmaya çalışsa da evde durduğu zaman çok kısıtlı. Eskiden birlikte zaman geçirir kafa dinlerdik. Ben eski hayatımda eşimle çok mutluydum.

İnançlı bir kimseyim normalde. Ama bu süreç beni öyle yıprattı ki çok isyan ettim. Hayatım tamamen değişti, tuvalete gitmek lüks haline geldi. Benim için sıradan olan her şey imkansız oldu. Kısacası rahat hayatımın yasını tutuyorum.

Sormak istediğim bazı şeyler var:

*Ben çocuğumu bana gönderilen bir musibet gibi hissediyorum. İnsanlar evlatlarını nasıl seviyor da "nimet" gibi davranıyorlar anlayamıyorum. Her zaman endişe edeceğin, sürekli diken üstünde olacağın bir varlık var ömrünün sonuna kadar. Nasıl bir nimet gibi düşünebiliyorlar? Ben evlat sahibi olmanın mantığını anlayamadım. Ben eşim için istemiştim. Ve tabii gerçekten bu kadar zor olduğunu sanmıyordum. Annemde 10 gün kalır evime geçerim hallederim sanıyordum. Ne kadar aptalmışım. Şimdi diyeceksiniz çocuğu olmayanlar var utan utan! Çocuğu senelerce olmayıp sonra olup pişman olanlar da var. Bana yazıp konuşan çok kadın var. Senelerce çocuğu olmamış ama olunca da pişman olmuş... O yüzden bana bunlarla gelmeyin.

Senden anne olmaz, sen insan bile değilsin! Bu cümleleri diyecekseniz çoktan kendime diyorum bunları da. Ben de böyle hissetmek istemiyorum. Ben de anne olmaktan zevk almak istiyorum. Ama o kadar dayanıksız ve rahatına düşkün birisiymişim ki çocuğumu bir musibetten fazlası olarak göremiyorum...

Benim gibi hissedip bu süreci atlatabilen sağlıklı düşünebilen var mı? Psikolojik tedavi de aldım ama sadece intihar düşüncelerim geçti. Yaşamak bile istemiyordum. En azından yaşama tutunmaya çalışıyorum şu an. Ama içimden söküp atamıyorum çocuksuz olmayı özlemeyi... Hayatımdan zerre zevk alamıyorum. Her gece kuş gibi kalbim. Uyanacak da uyumayacak diye. Çocuğu anneme vermek için her şeyi yapıyorum. "Anne ben temizlik yapayım sen çocuğa bak, ben yemek yaparım sen bebeği sustur"
Ben de "bütün gece uyumadım ama yavrum gülünce tüm yorgunluğum geçti. Onun için değer" diyen bir anne olmak istiyorum. Eğer hastaysam iyileşmek, kötü bir insansam iyi bir insan olmak istiyorum.

Herkes geçecek diyor. Herkes benim daha kötüydü haline şükret diyor. Ben acı yarıştırmıyorum ki! Ya da geçtiği kadar NASIL GEÇTİĞİ de önemli değil mi? Değip de geçebilir, DELİP de geçebilir...

Bana faydası olabilecek her öneriye açığım. Artık kolik bebeğime rağmen hayatıma dönmek istiyorum. Ama sanırım bana bağımlı olan bu minik insan büyüyene kadar benim için her şey çok zor olacak... Ve yine herkes "büyüyünce geçecek" diyecek.

Bu yazım inşallah doğru insanların önüne çıkar. Niyet ediyorum ki bu yazım beni artık bu çukurdan çıkmama vesile olacak kişinin karşına çıkmasına...
yani üzüldüm durumunuza yardım istiyorsunuz sonucta inşallah bir an evvel herşey yoluna girer de bebeğinizi mutlu bi şekilde büyütürsünüz. anne olmak cok zor bi durum bende 2bucuk aylık anneyim başlarda cok zorlandım şimdi de uykusuzluk zorluyor ama yine de kendime beni koşulsuz sevecek birini büyütüyorum. bi psikologla görüşseniz bence daha iyi olabilir.
 
Lohusa sendromu yaşayan kadınların konularına genelde ılımlı ve destekleyici yorumlar geliyor. Ama siz daha yorum gelmeden kendi kendinize milletle kavga etmeye başlamışsınız. Bu hisleri yaşayan ve bu tarz konu açan ilk kişi değilsiniz. Hiç taze annelerin bu sebeple linç edildiğine rastlamadım. Biraz sakin olun, olumsuz yorum gelirse ona göre cevabınızı verirsiniz şimdiden tırnaklarınızı göstermenize gerek yok.
Fikrinizi belirttiğiniz için çok teşekkür ederim
 
Çocuk düşünmüyorum. Masum bir bebek benim gibi bir anneyi hak etmiyor
Kendinize böyle demeyin herkes mükemmel değil ama siz şu an daima ağlayan bir bebekle olduğunuz için bıkkınlık oldu. Elbette eskisi gibi olmayacak hiçbir şey ama o sizin bebeğiniz ve sizinle büyüyecek ve inanın çok seveceksiniz kendinize ve ona zaman verin
 
İnsan bir problemin içindeyken asla bitmeyecekmiş gibi geliyor. Şu an geçecek diyen herkese sinirleniyorsunuzdur. Zaman ilaç, sabret falan hikaye geliyordur. Biri bir şey yapsa da her şey şak diye eski haline dönse diyorsunuzdur. Çok iyi anlıyorum. Öncelikle ben anne değilim o konuda size bir tavsiyem olamaz elbet ama kendini kötü hissedip belli bir zaman sonra içinde çıkma konusunda uzmanım :) ufak şeylerle başlayın. Eski hayatınızda çok sevdiğiniz şeylerin bir listesini yapın. Ama işte bir hafta deniz tatili tarzı şeyler olmasın. Daha günlük kısa şeyler. Sevdiğiniz bir komedi dizisi, bir fincan kahve, bir dilim tatlı vb. Her gün en az iki tanesini yapıp kendinizi iyi hissedince. Ve o beş dakikada bak eskisi gibi hissedebiliyorum demek ki kötü hissetmem kalıcı değil geçici deyin. Değişiklik beni de çok korkutur. Hele ki böyle köklü bir değişiklik. Ama insanoğlu adapte olabilen bir canlı. Şu an zor gelse de kendinize inanın. Başkası için değil kendiniz için iyi olun. Düşüncelerinizden de utanmayın asla. Yargılamayın kendinizi.
 
Back