İSTANBUL
Çok dişi, bir tarafıyla bir aşüfte İstanbul, bir tarafıyla bir anne, bir tarafıyla dostluk, bir tarafıyla ihanet İstanbul; yani hayatın ta kendisi aslında...
Vapurlar, tramvaylar, çift katlı otobüsler ve ilk gençlik yıllarım...
vurdu yine bu Istanbul ozlemi
cunku ne kadar hatırlasamda yolunda gitmeyen seyleri, Istanbul kadar beni mutlu eden bir sehir olamaz olamayacak…
İstanbul zordur emek ister, sabır ister yaşamak ama herseye ragmen hep iyi seyler gelir aklina eger İstanbul disindaysan. mesela çayı sevmediğim halde ki o zamanlar hiç sevmezdim saatlerce çamlıya çıkıp oturup bir cay icmenin verdiği haz, beyazıt sahaflarda kitapcilara dalip saatlerce vakit gecirmenin verdiği huzur, alisveris merkezlerindeki promosyonlara dayanamayip alinan birkac parca gereksiz esyanin verdigi rahatlik, dolmabahçede eğer kışsa arabada içilen salepler yazsa denize yakın boş olan masayı bir kapıp soğuk birşeyler içmenin verdiği lezzet, her ramazanda sultanahmette alınan soluk ve orada açılan iftarlar, sucuk ekmekler, nargileler, macunlar, kırmızı yanaklı köylü kızlarının yaptığı gözlemeler...
Görenin asik oldugu, birakip gidemedigi, insanda cok farkli, kelimelerle ifade edilemeyecek hisler uyandiran Istanbul'un sirrini cozemedim ben tadı hala damağımda.
Biktim, biktim, biktim.. densede.. O şehirden bikamiyor insan.. Her nahoslugu siliniveriyor akildan hemen.. Hep, donup dolasip, gene oraya varmak istiyor insan..
Özledim

(
Şimdilik görünürlerde yok gibi ama inşallah yine biz zaman gelirde uzunca bir süre yine yollarımız kesişir be istanbul, bir 20 yıl daha katlanmaya gönüllüyüm sana seve, koşa koşa gelirim....
Canayakındır istanbul basar bağrına herkesi ve bir gün ayrılmak zorunda olduğunda sen görürsün ki seninde damağında daha önce hiç hissetmediğin ilginç, acayip leziz bir tad bırakmış :))
Tedirginlik yaşamasın seve seve koşa koşa gitsin bence herkes