Çok teşekkürler. Sevgiler:))zaman ve citcitlenbik gozunuz aydin cok sevindim. zaman gecmis olsun rabbim tez zamana sifa versin yavruna
Aşağıdaki videoyu izleyerek sitemizi ana ekranınıza web uygulaması olarak nasıl kuracağınızı öğrenebilirsiniz.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda mevcut olmayabilir.
Çok teşekkürler. Sevgiler:))zaman ve citcitlenbik gozunuz aydin cok sevindim. zaman gecmis olsun rabbim tez zamana sifa versin yavruna
Yuva kültüründen kurtulmaya çalışıyor kurum. Hani kamu spotları oluyor belki televizyonda görmüşsünüzdür... Çocuk evi diye de geçiyor.
Kurum dışarıda bir ev tutuyor, evi döşüyor gayet güzel. Spotta da, benim oğlanın evinde de gördüğüm kadarıyla, aynı yaş grubundan 6 çocuğu o eve yerleştiriyor. evde başlarında yatılı kalan bakıcı anneler var. O evin yakınındaki okula gidiyorlar. İhtiyaçlarını yine kurum sağlıyor ama yuva değil ev ortamında kalıyorlar. yuvaya göre daha az çocuk olduğu için bir tık da olsa daha fazla ilgi görebiliyor ve evde yaşıyor olmanın artılarını yaşıyorlar.
Evet akşam aradılar sabaha çağırdılar:)))) 3 aya yakın. Çok teşekkürler. Size de mutluluklar.
Bu kavuşmalar beni benden alıyo. Seviniyorum, duygulanıyorum. Karmakarışık bir şey. Biliyorum ki bu sayfadaki herkesin bir gönül bağı var. Aynı serüvenin farklı kahramanlarıyız. İyi ki bu sayfa var kendimi bulabildiğim tek yer diyebilirim. Eşim bile hergün soruyo bugun kavuşan var mı evladına diye. Bugün müjdeyi eşime de vericem :) Zaman ve Citlenbik tekrar tekrar kutluyorum. Bizlere de dua edin bebişlerinizi öpüp koklarken. :)
Massallahhhh , öpüyorum sizde iyiki varsınız çok teşekkürler Ne güzel beraber uyumak uyanmak Aile olmak okurken göz yaşlarım akmis ama mutluluktan Rabbim uzunnnnnnn ömürler versin İyiki dogdunuz Yeni den dogmak bu olsa gerek SevgilerrrrrrMerhaba arkadaşlar. Oğlumuzla günler o kadar hareketli geçiyor ki ancak kısa kısa cevaplar yazabildim sizlere.
Hepinize güzel temennileriniz için ayrı ayrı çok teşekkür ederim. Tüm kalbimle, henüz bebeklerine kavuşmayanlara zamanın su gibi akmasını diliyorum. Bebeklerine kavuşan arkadaşların da mutluluklarının devamı hep gelsin inşallah.
Kavuşma hikayeme gelince... Akşamüstü telefonum çaldı. O sabah da arkadaşıma demiştim ki; bütün bilmediğim numaraları mecburen açıyorum, kurumdur diye. Sigorta, banka, anketör ne varsa arıyorlar. Hepsiyle konuşmak zorunda kalıyorum:)))
Telefonda yine bir bilmediğim numara. Kurumdan aradıklarını söylediler. Nasılsınız dedi bayan. Şu an çok heyecanlıyım dedim:))) tamam o halde, yarın gelin, size önermek istediğimiz bir bebeğimiz var dedi. Size soru sorabilir miyim şimdiden dedim. Erkekmiş, doğum tarihini de öğrendim:)))
O gece, hiç hastalanmayan eşim 40 derece ateşlendi. Hemen serum bağlatmaya götürdüm, yarına dinç olmalısın diye. Hastanenin yanında da büyük bir bebek mağazası var. Onu acile yatırdım ben doğru mağazaya. İlk gün kıyafeti aldım. Artık cinsiyeti ve ayını da bildiğim için tam bir kıyafet alabildim. Daha önce genelde 6 aydan büyük sarı, yeşil, krem gibi ara renkler alabiliyordum:)))
O gece bütün odasını tekrar yerleştirdim, nevresimleri serdim. Kendi giyeceklerimizi bile geceden hazırladım, ilk kez tanışacaktık ne de olsa:)))
Sabah erkenden kurumun kapısındaydık. Bize dosyadaki bilgileri anlattılar. Bu kısımları pek dinlemedim bile. Önemli olan oğluma kavuşmaktı benim için. Zaten o bilgileri bir daha da anmak istemiyorum, bizim bebeğimiz o.
Görmek istiyor musunuz dedi. Hemen dedik. Bizi izin yazılarıyla bir yurda yönlendirdiler. Yine orada birkaç imzadan sonra oğlum, bakım annesinin kucağında geldi. İlk görüşte aşk böyle bir şey olsa gerek. Kelimeler anlamsız ve yetersiz kalıyor onun tatlılığının yanında. Bazılarınız yaşadı, hepiniz ise yaşayacak. Tarifi imkansız. Kucağıma aldım ağladım ağladım. Eşim mendil çıkaramadığı için çantadan, gözyaşlarım oğlumun üzerine aktı:)) Dediler ki kabul ediyor musunuz? Etmemek mümkün mü, o bizi seçmiş bir kere. Ne yapmamız gerekiyor diye sorduk. Kuruma gidip bakım sözleşmesini imzalamanız gerekiyor dediler. Gerisin geri kuruma döndük mecburen, oğlumuzu arkada bırakarak. Yolda hep aklım onda. Şapkası azıcık sıkıydı, gevşettim ama ya canı acırsa diye. Kuruma döndük imzamızı attık. Daha önce okuduğum kavuşma hikayelerinden valiliğe de gidip imza atılacağını öğrenmiştim. Hatta kolaylık olsun diye telefonumda valilik numara ve adresi kayıtlıdır:)) Kurumdan dediler ki bu değişti, önce siz imzalıyorsunuz valiliğe biz imza attırıyoruz. Haftaya da imzalı belgeleri gelip alırsınız. Dedim ne güzel bir haber bu, daha da erken kavuşacağız oğluma. Yine bir başka izin yazısıyla tekrar yurda döndük. Kıyafet götürmüştüm yanımda, yeni aldıklarımı. Verdim onları bakıcı anneye. Ve bir müddet sonra oğlumu kucağıma verdiler. Artık 3 kişilik bir aile olduk biz de. Hemşire geldi sağlık dosyasını verdi, hangi aşılar, hangi testler yapıldı bilgileri var dosyada. Mamasıyla ilgili bilgileri verdi. Benim yanımda her şeyi vardı zaten. Çantasını hazırlayıp gitmiştim. Sabah 2 kişi çıktığımız evimize 3 kişi döndük ve o andan itibaren eski hayatımız geride kaldı. Sen, ben yok sadece o var artık.
En ilginç nokta ise oğlumun babasına benzerliği. Daha önce bir sürü örnek okudum bununla ilgili ama yaşayacağım aklıma gelmemişti. Şu ana kadar bebeğimizi gören herkes oğlumu babasına benzetiyor. İstisnasız herkes şok yaşıyor babanın kopyası diye.
Ve eşim... Geçen hafta "ben küçük bebeği kucağıma alamıyorum, bir şey olacak diye çok korkuyorum" diyen eşim oğlunu kucağından indirmiyor. Kimse indirmiyor zaten. O yüzden tam bir kucak çocuğu oldu. Karyolasının yanından geçerken bile yüzü ekşiyor, yatıracağız zannediyor şaşkın:)) oysa koynumuzda yatıyor. Kim ne derse desin kucağımda uyumasına bayılıyorum, varsın alışsın kucağa. Eşimle bakışmalarına doyamıyorum. Binlerce şükürler olsun.
İnanır mısınız kucağıma aldığımda artık onu evlat edindiğimi unutmuştum bile, sanki hep bizimleymiş gibiydi. Tabii, ya bir sorun olur da ayrılırsak endişesi de katlanarak çoğalıyor. Ama bunu düşünürsek anı yaşamak mümkün olmayacak. Kaderimizde ne varsa yaşayacağız diyerek kendimi telkin etmeye çalışıyorum. Şimdi yanımızda ya, gerisi boş.
Ertesi gün yine alışverişe gitmek zorunda kaldım. Her şeyi var zannediyordum ama biberon ne kadar çok olsa o kadar iyi. Bir de sterilizasyon makinelerinden aldım çünkü kaynatmak özellikle geceleri çok zor oluyor ve doktorumuz da kaynatmayı önermedi, plastik kısımlar nedeniyle.
Bu arada, onayımızdan sonra bir doktor seçmiş ve kendisine bilgi vermiştim. Size de tavsiye ederimböyle yapmanızı. Telefon geldiğinde hemen arayıp ertesi akşam saatlerine randevu almıştım. Birçok arkadaşımın bebeklerine baktığım için oldukça deneyimliyim ama yine de mama, banyo, alt açma, yatırma gibi tüm konuların üzerinden geçtik doktorla.
Bu akşam misafirlerden biriyle konuşurken hem kız hem erkek bebek tercih ettiğimizi hatırladım. Oğluma kavuştum ya, kız da istediğimi unutmuşum bile. Diyeceğim o ki hangi bebekle karşılaşırsanız sadece onu istiyor oluyorsunuz o noktada.
Anneanne ve babaannelere kuruma gideceğimizi söylememiştik, bir şey çıkar bebeğimize kavuşamayız diye. Üzülmesinler onlar da boşuna. Yani süpriz oldu onlara. Sevinçlerini anlatmama gerek yok sanırım:))
Evimizdeki sevincin sınırı yok. Hepinizin en kısa zamanda bu duyguları yaşamasını temenni ediyorum. İyi ki varsınız...
rabbim sağlıkla büyütmeyi nasip etsin oğluşunuzla ....darısı başımıza inşallahhhhhh en kısa zamanda .....bu duyguları inşallah bende yaşarımmmmMerhaba arkadaşlar. Oğlumuzla günler o kadar hareketli geçiyor ki ancak kısa kısa cevaplar yazabildim sizlere.
Hepinize güzel temennileriniz için ayrı ayrı çok teşekkür ederim. Tüm kalbimle, henüz bebeklerine kavuşmayanlara zamanın su gibi akmasını diliyorum. Bebeklerine kavuşan arkadaşların da mutluluklarının devamı hep gelsin inşallah.
Kavuşma hikayeme gelince... Akşamüstü telefonum çaldı. O sabah da arkadaşıma demiştim ki; bütün bilmediğim numaraları mecburen açıyorum, kurumdur diye. Sigorta, banka, anketör ne varsa arıyorlar. Hepsiyle konuşmak zorunda kalıyorum:)))
Telefonda yine bir bilmediğim numara. Kurumdan aradıklarını söylediler. Nasılsınız dedi bayan. Şu an çok heyecanlıyım dedim:))) tamam o halde, yarın gelin, size önermek istediğimiz bir bebeğimiz var dedi. Size soru sorabilir miyim şimdiden dedim. Erkekmiş, doğum tarihini de öğrendim:)))
O gece, hiç hastalanmayan eşim 40 derece ateşlendi. Hemen serum bağlatmaya götürdüm, yarına dinç olmalısın diye. Hastanenin yanında da büyük bir bebek mağazası var. Onu acile yatırdım ben doğru mağazaya. İlk gün kıyafeti aldım. Artık cinsiyeti ve ayını da bildiğim için tam bir kıyafet alabildim. Daha önce genelde 6 aydan büyük sarı, yeşil, krem gibi ara renkler alabiliyordum:)))
O gece bütün odasını tekrar yerleştirdim, nevresimleri serdim. Kendi giyeceklerimizi bile geceden hazırladım, ilk kez tanışacaktık ne de olsa:)))
Sabah erkenden kurumun kapısındaydık. Bize dosyadaki bilgileri anlattılar. Bu kısımları pek dinlemedim bile. Önemli olan oğluma kavuşmaktı benim için. Zaten o bilgileri bir daha da anmak istemiyorum, bizim bebeğimiz o.
Görmek istiyor musunuz dedi. Hemen dedik. Bizi izin yazılarıyla bir yurda yönlendirdiler. Yine orada birkaç imzadan sonra oğlum, bakım annesinin kucağında geldi. İlk görüşte aşk böyle bir şey olsa gerek. Kelimeler anlamsız ve yetersiz kalıyor onun tatlılığının yanında. Bazılarınız yaşadı, hepiniz ise yaşayacak. Tarifi imkansız. Kucağıma aldım ağladım ağladım. Eşim mendil çıkaramadığı için çantadan, gözyaşlarım oğlumun üzerine aktı:)) Dediler ki kabul ediyor musunuz? Etmemek mümkün mü, o bizi seçmiş bir kere. Ne yapmamız gerekiyor diye sorduk. Kuruma gidip bakım sözleşmesini imzalamanız gerekiyor dediler. Gerisin geri kuruma döndük mecburen, oğlumuzu arkada bırakarak. Yolda hep aklım onda. Şapkası azıcık sıkıydı, gevşettim ama ya canı acırsa diye. Kuruma döndük imzamızı attık. Daha önce okuduğum kavuşma hikayelerinden valiliğe de gidip imza atılacağını öğrenmiştim. Hatta kolaylık olsun diye telefonumda valilik numara ve adresi kayıtlıdır:)) Kurumdan dediler ki bu değişti, önce siz imzalıyorsunuz valiliğe biz imza attırıyoruz. Haftaya da imzalı belgeleri gelip alırsınız. Dedim ne güzel bir haber bu, daha da erken kavuşacağız oğluma. Yine bir başka izin yazısıyla tekrar yurda döndük. Kıyafet götürmüştüm yanımda, yeni aldıklarımı. Verdim onları bakıcı anneye. Ve bir müddet sonra oğlumu kucağıma verdiler. Artık 3 kişilik bir aile olduk biz de. Hemşire geldi sağlık dosyasını verdi, hangi aşılar, hangi testler yapıldı bilgileri var dosyada. Mamasıyla ilgili bilgileri verdi. Benim yanımda her şeyi vardı zaten. Çantasını hazırlayıp gitmiştim. Sabah 2 kişi çıktığımız evimize 3 kişi döndük ve o andan itibaren eski hayatımız geride kaldı. Sen, ben yok sadece o var artık.
En ilginç nokta ise oğlumun babasına benzerliği. Daha önce bir sürü örnek okudum bununla ilgili ama yaşayacağım aklıma gelmemişti. Şu ana kadar bebeğimizi gören herkes oğlumu babasına benzetiyor. İstisnasız herkes şok yaşıyor babanın kopyası diye.
Ve eşim... Geçen hafta "ben küçük bebeği kucağıma alamıyorum, bir şey olacak diye çok korkuyorum" diyen eşim oğlunu kucağından indirmiyor. Kimse indirmiyor zaten. O yüzden tam bir kucak çocuğu oldu. Karyolasının yanından geçerken bile yüzü ekşiyor, yatıracağız zannediyor şaşkın:)) oysa koynumuzda yatıyor. Kim ne derse desin kucağımda uyumasına bayılıyorum, varsın alışsın kucağa. Eşimle bakışmalarına doyamıyorum. Binlerce şükürler olsun.
İnanır mısınız kucağıma aldığımda artık onu evlat edindiğimi unutmuştum bile, sanki hep bizimleymiş gibiydi. Tabii, ya bir sorun olur da ayrılırsak endişesi de katlanarak çoğalıyor. Ama bunu düşünürsek anı yaşamak mümkün olmayacak. Kaderimizde ne varsa yaşayacağız diyerek kendimi telkin etmeye çalışıyorum. Şimdi yanımızda ya, gerisi boş.
Ertesi gün yine alışverişe gitmek zorunda kaldım. Her şeyi var zannediyordum ama biberon ne kadar çok olsa o kadar iyi. Bir de sterilizasyon makinelerinden aldım çünkü kaynatmak özellikle geceleri çok zor oluyor ve doktorumuz da kaynatmayı önermedi, plastik kısımlar nedeniyle.
Bu arada, onayımızdan sonra bir doktor seçmiş ve kendisine bilgi vermiştim. Size de tavsiye ederimböyle yapmanızı. Telefon geldiğinde hemen arayıp ertesi akşam saatlerine randevu almıştım. Birçok arkadaşımın bebeklerine baktığım için oldukça deneyimliyim ama yine de mama, banyo, alt açma, yatırma gibi tüm konuların üzerinden geçtik doktorla.
Bu akşam misafirlerden biriyle konuşurken hem kız hem erkek bebek tercih ettiğimizi hatırladım. Oğluma kavuştum ya, kız da istediğimi unutmuşum bile. Diyeceğim o ki hangi bebekle karşılaşırsanız sadece onu istiyor oluyorsunuz o noktada.
Anneanne ve babaannelere kuruma gideceğimizi söylememiştik, bir şey çıkar bebeğimize kavuşamayız diye. Üzülmesinler onlar da boşuna. Yani süpriz oldu onlara. Sevinçlerini anlatmama gerek yok sanırım:))
Evimizdeki sevincin sınırı yok. Hepinizin en kısa zamanda bu duyguları yaşamasını temenni ediyorum. İyi ki varsınız...
Merhaba arkadaşlar. Oğlumuzla günler o kadar hareketli geçiyor ki ancak kısa kısa cevaplar yazabildim sizlere.
Hepinize güzel temennileriniz için ayrı ayrı çok teşekkür ederim. Tüm kalbimle, henüz bebeklerine kavuşmayanlara zamanın su gibi akmasını diliyorum. Bebeklerine kavuşan arkadaşların da mutluluklarının devamı hep gelsin inşallah.
Kavuşma hikayeme gelince... Akşamüstü telefonum çaldı. O sabah da arkadaşıma demiştim ki; bütün bilmediğim numaraları mecburen açıyorum, kurumdur diye. Sigorta, banka, anketör ne varsa arıyorlar. Hepsiyle konuşmak zorunda kalıyorum:)))
Telefonda yine bir bilmediğim numara. Kurumdan aradıklarını söylediler. Nasılsınız dedi bayan. Şu an çok heyecanlıyım dedim:))) tamam o halde, yarın gelin, size önermek istediğimiz bir bebeğimiz var dedi. Size soru sorabilir miyim şimdiden dedim. Erkekmiş, doğum tarihini de öğrendim:)))
O gece, hiç hastalanmayan eşim 40 derece ateşlendi. Hemen serum bağlatmaya götürdüm, yarına dinç olmalısın diye. Hastanenin yanında da büyük bir bebek mağazası var. Onu acile yatırdım ben doğru mağazaya. İlk gün kıyafeti aldım. Artık cinsiyeti ve ayını da bildiğim için tam bir kıyafet alabildim. Daha önce genelde 6 aydan büyük sarı, yeşil, krem gibi ara renkler alabiliyordum:)))
O gece bütün odasını tekrar yerleştirdim, nevresimleri serdim. Kendi giyeceklerimizi bile geceden hazırladım, ilk kez tanışacaktık ne de olsa:)))
Sabah erkenden kurumun kapısındaydık. Bize dosyadaki bilgileri anlattılar. Bu kısımları pek dinlemedim bile. Önemli olan oğluma kavuşmaktı benim için. Zaten o bilgileri bir daha da anmak istemiyorum, bizim bebeğimiz o.
Görmek istiyor musunuz dedi. Hemen dedik. Bizi izin yazılarıyla bir yurda yönlendirdiler. Yine orada birkaç imzadan sonra oğlum, bakım annesinin kucağında geldi. İlk görüşte aşk böyle bir şey olsa gerek. Kelimeler anlamsız ve yetersiz kalıyor onun tatlılığının yanında. Bazılarınız yaşadı, hepiniz ise yaşayacak. Tarifi imkansız. Kucağıma aldım ağladım ağladım. Eşim mendil çıkaramadığı için çantadan, gözyaşlarım oğlumun üzerine aktı:)) Dediler ki kabul ediyor musunuz? Etmemek mümkün mü, o bizi seçmiş bir kere. Ne yapmamız gerekiyor diye sorduk. Kuruma gidip bakım sözleşmesini imzalamanız gerekiyor dediler. Gerisin geri kuruma döndük mecburen, oğlumuzu arkada bırakarak. Yolda hep aklım onda. Şapkası azıcık sıkıydı, gevşettim ama ya canı acırsa diye. Kuruma döndük imzamızı attık. Daha önce okuduğum kavuşma hikayelerinden valiliğe de gidip imza atılacağını öğrenmiştim. Hatta kolaylık olsun diye telefonumda valilik numara ve adresi kayıtlıdır:)) Kurumdan dediler ki bu değişti, önce siz imzalıyorsunuz valiliğe biz imza attırıyoruz. Haftaya da imzalı belgeleri gelip alırsınız. Dedim ne güzel bir haber bu, daha da erken kavuşacağız oğluma. Yine bir başka izin yazısıyla tekrar yurda döndük. Kıyafet götürmüştüm yanımda, yeni aldıklarımı. Verdim onları bakıcı anneye. Ve bir müddet sonra oğlumu kucağıma verdiler. Artık 3 kişilik bir aile olduk biz de. Hemşire geldi sağlık dosyasını verdi, hangi aşılar, hangi testler yapıldı bilgileri var dosyada. Mamasıyla ilgili bilgileri verdi. Benim yanımda her şeyi vardı zaten. Çantasını hazırlayıp gitmiştim. Sabah 2 kişi çıktığımız evimize 3 kişi döndük ve o andan itibaren eski hayatımız geride kaldı. Sen, ben yok sadece o var artık.
En ilginç nokta ise oğlumun babasına benzerliği. Daha önce bir sürü örnek okudum bununla ilgili ama yaşayacağım aklıma gelmemişti. Şu ana kadar bebeğimizi gören herkes oğlumu babasına benzetiyor. İstisnasız herkes şok yaşıyor babanın kopyası diye.
Ve eşim... Geçen hafta "ben küçük bebeği kucağıma alamıyorum, bir şey olacak diye çok korkuyorum" diyen eşim oğlunu kucağından indirmiyor. Kimse indirmiyor zaten. O yüzden tam bir kucak çocuğu oldu. Karyolasının yanından geçerken bile yüzü ekşiyor, yatıracağız zannediyor şaşkın:)) oysa koynumuzda yatıyor. Kim ne derse desin kucağımda uyumasına bayılıyorum, varsın alışsın kucağa. Eşimle bakışmalarına doyamıyorum. Binlerce şükürler olsun.
İnanır mısınız kucağıma aldığımda artık onu evlat edindiğimi unutmuştum bile, sanki hep bizimleymiş gibiydi. Tabii, ya bir sorun olur da ayrılırsak endişesi de katlanarak çoğalıyor. Ama bunu düşünürsek anı yaşamak mümkün olmayacak. Kaderimizde ne varsa yaşayacağız diyerek kendimi telkin etmeye çalışıyorum. Şimdi yanımızda ya, gerisi boş.
Ertesi gün yine alışverişe gitmek zorunda kaldım. Her şeyi var zannediyordum ama biberon ne kadar çok olsa o kadar iyi. Bir de sterilizasyon makinelerinden aldım çünkü kaynatmak özellikle geceleri çok zor oluyor ve doktorumuz da kaynatmayı önermedi, plastik kısımlar nedeniyle.
Bu arada, onayımızdan sonra bir doktor seçmiş ve kendisine bilgi vermiştim. Size de tavsiye ederimböyle yapmanızı. Telefon geldiğinde hemen arayıp ertesi akşam saatlerine randevu almıştım. Birçok arkadaşımın bebeklerine baktığım için oldukça deneyimliyim ama yine de mama, banyo, alt açma, yatırma gibi tüm konuların üzerinden geçtik doktorla.
Bu akşam misafirlerden biriyle konuşurken hem kız hem erkek bebek tercih ettiğimizi hatırladım. Oğluma kavuştum ya, kız da istediğimi unutmuşum bile. Diyeceğim o ki hangi bebekle karşılaşırsanız sadece onu istiyor oluyorsunuz o noktada.
Anneanne ve babaannelere kuruma gideceğimizi söylememiştik, bir şey çıkar bebeğimize kavuşamayız diye. Üzülmesinler onlar da boşuna. Yani süpriz oldu onlara. Sevinçlerini anlatmama gerek yok sanırım:))
Evimizdeki sevincin sınırı yok. Hepinizin en kısa zamanda bu duyguları yaşamasını temenni ediyorum. İyi ki varsınız...
Ben kavuşma hikayelerini okurken sanki bende ordaymışım gibi hissediyorum. Keşke kavuşmalar sıklaşsada daha çok okusak hikayeleri. Yine çokkkkkkk mutlu oldum bu hikayeyi okurken. İnşallah en kısa zamanda benimde paylaşacağım kavuşma anım olur. Doktor konusunda çık iyi yapmışsınız. Doktor bulmuştum ama akşamından ararım diye aklıma gelmemişti. İyi olmuş yazdığınız.Merhaba arkadaşlar. Oğlumuzla günler o kadar hareketli geçiyor ki ancak kısa kısa cevaplar yazabildim sizlere.
Hepinize güzel temennileriniz için ayrı ayrı çok teşekkür ederim. Tüm kalbimle, henüz bebeklerine kavuşmayanlara zamanın su gibi akmasını diliyorum. Bebeklerine kavuşan arkadaşların da mutluluklarının devamı hep gelsin inşallah.
Kavuşma hikayeme gelince... Akşamüstü telefonum çaldı. O sabah da arkadaşıma demiştim ki; bütün bilmediğim numaraları mecburen açıyorum, kurumdur diye. Sigorta, banka, anketör ne varsa arıyorlar. Hepsiyle konuşmak zorunda kalıyorum:)))
Telefonda yine bir bilmediğim numara. Kurumdan aradıklarını söylediler. Nasılsınız dedi bayan. Şu an çok heyecanlıyım dedim:))) tamam o halde, yarın gelin, size önermek istediğimiz bir bebeğimiz var dedi. Size soru sorabilir miyim şimdiden dedim. Erkekmiş, doğum tarihini de öğrendim:)))
O gece, hiç hastalanmayan eşim 40 derece ateşlendi. Hemen serum bağlatmaya götürdüm, yarına dinç olmalısın diye. Hastanenin yanında da büyük bir bebek mağazası var. Onu acile yatırdım ben doğru mağazaya. İlk gün kıyafeti aldım. Artık cinsiyeti ve ayını da bildiğim için tam bir kıyafet alabildim. Daha önce genelde 6 aydan büyük sarı, yeşil, krem gibi ara renkler alabiliyordum:)))
O gece bütün odasını tekrar yerleştirdim, nevresimleri serdim. Kendi giyeceklerimizi bile geceden hazırladım, ilk kez tanışacaktık ne de olsa:)))
Sabah erkenden kurumun kapısındaydık. Bize dosyadaki bilgileri anlattılar. Bu kısımları pek dinlemedim bile. Önemli olan oğluma kavuşmaktı benim için. Zaten o bilgileri bir daha da anmak istemiyorum, bizim bebeğimiz o.
Görmek istiyor musunuz dedi. Hemen dedik. Bizi izin yazılarıyla bir yurda yönlendirdiler. Yine orada birkaç imzadan sonra oğlum, bakım annesinin kucağında geldi. İlk görüşte aşk böyle bir şey olsa gerek. Kelimeler anlamsız ve yetersiz kalıyor onun tatlılığının yanında. Bazılarınız yaşadı, hepiniz ise yaşayacak. Tarifi imkansız. Kucağıma aldım ağladım ağladım. Eşim mendil çıkaramadığı için çantadan, gözyaşlarım oğlumun üzerine aktı:)) Dediler ki kabul ediyor musunuz? Etmemek mümkün mü, o bizi seçmiş bir kere. Ne yapmamız gerekiyor diye sorduk. Kuruma gidip bakım sözleşmesini imzalamanız gerekiyor dediler. Gerisin geri kuruma döndük mecburen, oğlumuzu arkada bırakarak. Yolda hep aklım onda. Şapkası azıcık sıkıydı, gevşettim ama ya canı acırsa diye. Kuruma döndük imzamızı attık. Daha önce okuduğum kavuşma hikayelerinden valiliğe de gidip imza atılacağını öğrenmiştim. Hatta kolaylık olsun diye telefonumda valilik numara ve adresi kayıtlıdır:)) Kurumdan dediler ki bu değişti, önce siz imzalıyorsunuz valiliğe biz imza attırıyoruz. Haftaya da imzalı belgeleri gelip alırsınız. Dedim ne güzel bir haber bu, daha da erken kavuşacağız oğluma. Yine bir başka izin yazısıyla tekrar yurda döndük. Kıyafet götürmüştüm yanımda, yeni aldıklarımı. Verdim onları bakıcı anneye. Ve bir müddet sonra oğlumu kucağıma verdiler. Artık 3 kişilik bir aile olduk biz de. Hemşire geldi sağlık dosyasını verdi, hangi aşılar, hangi testler yapıldı bilgileri var dosyada. Mamasıyla ilgili bilgileri verdi. Benim yanımda her şeyi vardı zaten. Çantasını hazırlayıp gitmiştim. Sabah 2 kişi çıktığımız evimize 3 kişi döndük ve o andan itibaren eski hayatımız geride kaldı. Sen, ben yok sadece o var artık.
En ilginç nokta ise oğlumun babasına benzerliği. Daha önce bir sürü örnek okudum bununla ilgili ama yaşayacağım aklıma gelmemişti. Şu ana kadar bebeğimizi gören herkes oğlumu babasına benzetiyor. İstisnasız herkes şok yaşıyor babanın kopyası diye.
Ve eşim... Geçen hafta "ben küçük bebeği kucağıma alamıyorum, bir şey olacak diye çok korkuyorum" diyen eşim oğlunu kucağından indirmiyor. Kimse indirmiyor zaten. O yüzden tam bir kucak çocuğu oldu. Karyolasının yanından geçerken bile yüzü ekşiyor, yatıracağız zannediyor şaşkın:)) oysa koynumuzda yatıyor. Kim ne derse desin kucağımda uyumasına bayılıyorum, varsın alışsın kucağa. Eşimle bakışmalarına doyamıyorum. Binlerce şükürler olsun.
İnanır mısınız kucağıma aldığımda artık onu evlat edindiğimi unutmuştum bile, sanki hep bizimleymiş gibiydi. Tabii, ya bir sorun olur da ayrılırsak endişesi de katlanarak çoğalıyor. Ama bunu düşünürsek anı yaşamak mümkün olmayacak. Kaderimizde ne varsa yaşayacağız diyerek kendimi telkin etmeye çalışıyorum. Şimdi yanımızda ya, gerisi boş.
Ertesi gün yine alışverişe gitmek zorunda kaldım. Her şeyi var zannediyordum ama biberon ne kadar çok olsa o kadar iyi. Bir de sterilizasyon makinelerinden aldım çünkü kaynatmak özellikle geceleri çok zor oluyor ve doktorumuz da kaynatmayı önermedi, plastik kısımlar nedeniyle.
Bu arada, onayımızdan sonra bir doktor seçmiş ve kendisine bilgi vermiştim. Size de tavsiye ederimböyle yapmanızı. Telefon geldiğinde hemen arayıp ertesi akşam saatlerine randevu almıştım. Birçok arkadaşımın bebeklerine baktığım için oldukça deneyimliyim ama yine de mama, banyo, alt açma, yatırma gibi tüm konuların üzerinden geçtik doktorla.
Bu akşam misafirlerden biriyle konuşurken hem kız hem erkek bebek tercih ettiğimizi hatırladım. Oğluma kavuştum ya, kız da istediğimi unutmuşum bile. Diyeceğim o ki hangi bebekle karşılaşırsanız sadece onu istiyor oluyorsunuz o noktada.
Anneanne ve babaannelere kuruma gideceğimizi söylememiştik, bir şey çıkar bebeğimize kavuşamayız diye. Üzülmesinler onlar da boşuna. Yani süpriz oldu onlara. Sevinçlerini anlatmama gerek yok sanırım:))
Evimizdeki sevincin sınırı yok. Hepinizin en kısa zamanda bu duyguları yaşamasını temenni ediyorum. İyi ki varsınız...
Merhaba arkadaşlar. Oğlumuzla günler o kadar hareketli geçiyor ki ancak kısa kısa cevaplar yazabildim sizlere.
Hepinize güzel temennileriniz için ayrı ayrı çok teşekkür ederim. Tüm kalbimle, henüz bebeklerine kavuşmayanlara zamanın su gibi akmasını diliyorum. Bebeklerine kavuşan arkadaşların da mutluluklarının devamı hep gelsin inşallah.
Kavuşma hikayeme gelince... Akşamüstü telefonum çaldı. O sabah da arkadaşıma demiştim ki; bütün bilmediğim numaraları mecburen açıyorum, kurumdur diye. Sigorta, banka, anketör ne varsa arıyorlar. Hepsiyle konuşmak zorunda kalıyorum:)))
Telefonda yine bir bilmediğim numara. Kurumdan aradıklarını söylediler. Nasılsınız dedi bayan. Şu an çok heyecanlıyım dedim:))) tamam o halde, yarın gelin, size önermek istediğimiz bir bebeğimiz var dedi. Size soru sorabilir miyim şimdiden dedim. Erkekmiş, doğum tarihini de öğrendim:)))
O gece, hiç hastalanmayan eşim 40 derece ateşlendi. Hemen serum bağlatmaya götürdüm, yarına dinç olmalısın diye. Hastanenin yanında da büyük bir bebek mağazası var. Onu acile yatırdım ben doğru mağazaya. İlk gün kıyafeti aldım. Artık cinsiyeti ve ayını da bildiğim için tam bir kıyafet alabildim. Daha önce genelde 6 aydan büyük sarı, yeşil, krem gibi ara renkler alabiliyordum:)))
O gece bütün odasını tekrar yerleştirdim, nevresimleri serdim. Kendi giyeceklerimizi bile geceden hazırladım, ilk kez tanışacaktık ne de olsa:)))
Sabah erkenden kurumun kapısındaydık. Bize dosyadaki bilgileri anlattılar. Bu kısımları pek dinlemedim bile. Önemli olan oğluma kavuşmaktı benim için. Zaten o bilgileri bir daha da anmak istemiyorum, bizim bebeğimiz o.
Görmek istiyor musunuz dedi. Hemen dedik. Bizi izin yazılarıyla bir yurda yönlendirdiler. Yine orada birkaç imzadan sonra oğlum, bakım annesinin kucağında geldi. İlk görüşte aşk böyle bir şey olsa gerek. Kelimeler anlamsız ve yetersiz kalıyor onun tatlılığının yanında. Bazılarınız yaşadı, hepiniz ise yaşayacak. Tarifi imkansız. Kucağıma aldım ağladım ağladım. Eşim mendil çıkaramadığı için çantadan, gözyaşlarım oğlumun üzerine aktı:)) Dediler ki kabul ediyor musunuz? Etmemek mümkün mü, o bizi seçmiş bir kere. Ne yapmamız gerekiyor diye sorduk. Kuruma gidip bakım sözleşmesini imzalamanız gerekiyor dediler. Gerisin geri kuruma döndük mecburen, oğlumuzu arkada bırakarak. Yolda hep aklım onda. Şapkası azıcık sıkıydı, gevşettim ama ya canı acırsa diye. Kuruma döndük imzamızı attık. Daha önce okuduğum kavuşma hikayelerinden valiliğe de gidip imza atılacağını öğrenmiştim. Hatta kolaylık olsun diye telefonumda valilik numara ve adresi kayıtlıdır:)) Kurumdan dediler ki bu değişti, önce siz imzalıyorsunuz valiliğe biz imza attırıyoruz. Haftaya da imzalı belgeleri gelip alırsınız. Dedim ne güzel bir haber bu, daha da erken kavuşacağız oğluma. Yine bir başka izin yazısıyla tekrar yurda döndük. Kıyafet götürmüştüm yanımda, yeni aldıklarımı. Verdim onları bakıcı anneye. Ve bir müddet sonra oğlumu kucağıma verdiler. Artık 3 kişilik bir aile olduk biz de. Hemşire geldi sağlık dosyasını verdi, hangi aşılar, hangi testler yapıldı bilgileri var dosyada. Mamasıyla ilgili bilgileri verdi. Benim yanımda her şeyi vardı zaten. Çantasını hazırlayıp gitmiştim. Sabah 2 kişi çıktığımız evimize 3 kişi döndük ve o andan itibaren eski hayatımız geride kaldı. Sen, ben yok sadece o var artık.
En ilginç nokta ise oğlumun babasına benzerliği. Daha önce bir sürü örnek okudum bununla ilgili ama yaşayacağım aklıma gelmemişti. Şu ana kadar bebeğimizi gören herkes oğlumu babasına benzetiyor. İstisnasız herkes şok yaşıyor babanın kopyası diye.
Ve eşim... Geçen hafta "ben küçük bebeği kucağıma alamıyorum, bir şey olacak diye çok korkuyorum" diyen eşim oğlunu kucağından indirmiyor. Kimse indirmiyor zaten. O yüzden tam bir kucak çocuğu oldu. Karyolasının yanından geçerken bile yüzü ekşiyor, yatıracağız zannediyor şaşkın:)) oysa koynumuzda yatıyor. Kim ne derse desin kucağımda uyumasına bayılıyorum, varsın alışsın kucağa. Eşimle bakışmalarına doyamıyorum. Binlerce şükürler olsun.
İnanır mısınız kucağıma aldığımda artık onu evlat edindiğimi unutmuştum bile, sanki hep bizimleymiş gibiydi. Tabii, ya bir sorun olur da ayrılırsak endişesi de katlanarak çoğalıyor. Ama bunu düşünürsek anı yaşamak mümkün olmayacak. Kaderimizde ne varsa yaşayacağız diyerek kendimi telkin etmeye çalışıyorum. Şimdi yanımızda ya, gerisi boş.
Ertesi gün yine alışverişe gitmek zorunda kaldım. Her şeyi var zannediyordum ama biberon ne kadar çok olsa o kadar iyi. Bir de sterilizasyon makinelerinden aldım çünkü kaynatmak özellikle geceleri çok zor oluyor ve doktorumuz da kaynatmayı önermedi, plastik kısımlar nedeniyle.
Bu arada, onayımızdan sonra bir doktor seçmiş ve kendisine bilgi vermiştim. Size de tavsiye ederimböyle yapmanızı. Telefon geldiğinde hemen arayıp ertesi akşam saatlerine randevu almıştım. Birçok arkadaşımın bebeklerine baktığım için oldukça deneyimliyim ama yine de mama, banyo, alt açma, yatırma gibi tüm konuların üzerinden geçtik doktorla.
Bu akşam misafirlerden biriyle konuşurken hem kız hem erkek bebek tercih ettiğimizi hatırladım. Oğluma kavuştum ya, kız da istediğimi unutmuşum bile. Diyeceğim o ki hangi bebekle karşılaşırsanız sadece onu istiyor oluyorsunuz o noktada.
Anneanne ve babaannelere kuruma gideceğimizi söylememiştik, bir şey çıkar bebeğimize kavuşamayız diye. Üzülmesinler onlar da boşuna. Yani süpriz oldu onlara. Sevinçlerini anlatmama gerek yok sanırım:))
Evimizdeki sevincin sınırı yok. Hepinizin en kısa zamanda bu duyguları yaşamasını temenni ediyorum. İyi ki varsınız...
Cok tessekkur ederim paylastigin icinn :))Merhaba arkadaşlar. Oğlumuzla günler o kadar hareketli geçiyor ki ancak kısa kısa cevaplar yazabildim sizlere.
Hepinize güzel temennileriniz için ayrı ayrı çok teşekkür ederim. Tüm kalbimle, henüz bebeklerine kavuşmayanlara zamanın su gibi akmasını diliyorum. Bebeklerine kavuşan arkadaşların da mutluluklarının devamı hep gelsin inşallah.
Kavuşma hikayeme gelince... Akşamüstü telefonum çaldı. O sabah da arkadaşıma demiştim ki; bütün bilmediğim numaraları mecburen açıyorum, kurumdur diye. Sigorta, banka, anketör ne varsa arıyorlar. Hepsiyle konuşmak zorunda kalıyorum:)))
Telefonda yine bir bilmediğim numara. Kurumdan aradıklarını söylediler. Nasılsınız dedi bayan. Şu an çok heyecanlıyım dedim:))) tamam o halde, yarın gelin, size önermek istediğimiz bir bebeğimiz var dedi. Size soru sorabilir miyim şimdiden dedim. Erkekmiş, doğum tarihini de öğrendim:)))
O gece, hiç hastalanmayan eşim 40 derece ateşlendi. Hemen serum bağlatmaya götürdüm, yarına dinç olmalısın diye. Hastanenin yanında da büyük bir bebek mağazası var. Onu acile yatırdım ben doğru mağazaya. İlk gün kıyafeti aldım. Artık cinsiyeti ve ayını da bildiğim için tam bir kıyafet alabildim. Daha önce genelde 6 aydan büyük sarı, yeşil, krem gibi ara renkler alabiliyordum:)))
O gece bütün odasını tekrar yerleştirdim, nevresimleri serdim. Kendi giyeceklerimizi bile geceden hazırladım, ilk kez tanışacaktık ne de olsa:)))
Sabah erkenden kurumun kapısındaydık. Bize dosyadaki bilgileri anlattılar. Bu kısımları pek dinlemedim bile. Önemli olan oğluma kavuşmaktı benim için. Zaten o bilgileri bir daha da anmak istemiyorum, bizim bebeğimiz o.
Görmek istiyor musunuz dedi. Hemen dedik. Bizi izin yazılarıyla bir yurda yönlendirdiler. Yine orada birkaç imzadan sonra oğlum, bakım annesinin kucağında geldi. İlk görüşte aşk böyle bir şey olsa gerek. Kelimeler anlamsız ve yetersiz kalıyor onun tatlılığının yanında. Bazılarınız yaşadı, hepiniz ise yaşayacak. Tarifi imkansız. Kucağıma aldım ağladım ağladım. Eşim mendil çıkaramadığı için çantadan, gözyaşlarım oğlumun üzerine aktı:)) Dediler ki kabul ediyor musunuz? Etmemek mümkün mü, o bizi seçmiş bir kere. Ne yapmamız gerekiyor diye sorduk. Kuruma gidip bakım sözleşmesini imzalamanız gerekiyor dediler. Gerisin geri kuruma döndük mecburen, oğlumuzu arkada bırakarak. Yolda hep aklım onda. Şapkası azıcık sıkıydı, gevşettim ama ya canı acırsa diye. Kuruma döndük imzamızı attık. Daha önce okuduğum kavuşma hikayelerinden valiliğe de gidip imza atılacağını öğrenmiştim. Hatta kolaylık olsun diye telefonumda valilik numara ve adresi kayıtlıdır:)) Kurumdan dediler ki bu değişti, önce siz imzalıyorsunuz valiliğe biz imza attırıyoruz. Haftaya da imzalı belgeleri gelip alırsınız. Dedim ne güzel bir haber bu, daha da erken kavuşacağız oğluma. Yine bir başka izin yazısıyla tekrar yurda döndük. Kıyafet götürmüştüm yanımda, yeni aldıklarımı. Verdim onları bakıcı anneye. Ve bir müddet sonra oğlumu kucağıma verdiler. Artık 3 kişilik bir aile olduk biz de. Hemşire geldi sağlık dosyasını verdi, hangi aşılar, hangi testler yapıldı bilgileri var dosyada. Mamasıyla ilgili bilgileri verdi. Benim yanımda her şeyi vardı zaten. Çantasını hazırlayıp gitmiştim. Sabah 2 kişi çıktığımız evimize 3 kişi döndük ve o andan itibaren eski hayatımız geride kaldı. Sen, ben yok sadece o var artık.
En ilginç nokta ise oğlumun babasına benzerliği. Daha önce bir sürü örnek okudum bununla ilgili ama yaşayacağım aklıma gelmemişti. Şu ana kadar bebeğimizi gören herkes oğlumu babasına benzetiyor. İstisnasız herkes şok yaşıyor babanın kopyası diye.
Ve eşim... Geçen hafta "ben küçük bebeği kucağıma alamıyorum, bir şey olacak diye çok korkuyorum" diyen eşim oğlunu kucağından indirmiyor. Kimse indirmiyor zaten. O yüzden tam bir kucak çocuğu oldu. Karyolasının yanından geçerken bile yüzü ekşiyor, yatıracağız zannediyor şaşkın:)) oysa koynumuzda yatıyor. Kim ne derse desin kucağımda uyumasına bayılıyorum, varsın alışsın kucağa. Eşimle bakışmalarına doyamıyorum. Binlerce şükürler olsun.
İnanır mısınız kucağıma aldığımda artık onu evlat edindiğimi unutmuştum bile, sanki hep bizimleymiş gibiydi. Tabii, ya bir sorun olur da ayrılırsak endişesi de katlanarak çoğalıyor. Ama bunu düşünürsek anı yaşamak mümkün olmayacak. Kaderimizde ne varsa yaşayacağız diyerek kendimi telkin etmeye çalışıyorum. Şimdi yanımızda ya, gerisi boş.
Ertesi gün yine alışverişe gitmek zorunda kaldım. Her şeyi var zannediyordum ama biberon ne kadar çok olsa o kadar iyi. Bir de sterilizasyon makinelerinden aldım çünkü kaynatmak özellikle geceleri çok zor oluyor ve doktorumuz da kaynatmayı önermedi, plastik kısımlar nedeniyle.
Bu arada, onayımızdan sonra bir doktor seçmiş ve kendisine bilgi vermiştim. Size de tavsiye ederimböyle yapmanızı. Telefon geldiğinde hemen arayıp ertesi akşam saatlerine randevu almıştım. Birçok arkadaşımın bebeklerine baktığım için oldukça deneyimliyim ama yine de mama, banyo, alt açma, yatırma gibi tüm konuların üzerinden geçtik doktorla.
Bu akşam misafirlerden biriyle konuşurken hem kız hem erkek bebek tercih ettiğimizi hatırladım. Oğluma kavuştum ya, kız da istediğimi unutmuşum bile. Diyeceğim o ki hangi bebekle karşılaşırsanız sadece onu istiyor oluyorsunuz o noktada.
Anneanne ve babaannelere kuruma gideceğimizi söylememiştik, bir şey çıkar bebeğimize kavuşamayız diye. Üzülmesinler onlar da boşuna. Yani süpriz oldu onlara. Sevinçlerini anlatmama gerek yok sanırım:))
Evimizdeki sevincin sınırı yok. Hepinizin en kısa zamanda bu duyguları yaşamasını temenni ediyorum. İyi ki varsınız...
Merhaba arkadaşlar zamacım senin adına çok sevindim gönlünü ferah tut çünkü kızın senin sevgini hissetti ve şimdi tedavi olmaya başladı onun ilacı sensin... Biz oğlumuza kavuşalı bir yıl geçti. Ben kurumu aramıştım sıradan bir gün belki sıramı azalmıştır diye önümde beş kişi daha var dedi uzman içim bi burkuldu ama sizden önceki ailelerin ertelemesi var siz aramasını biz sizi arayacaktım dediler.. Dediler de benim elim ayağım birbirine girdi günlerden cuma Bekle bekleyebilirsin.. hafta sonu hemen beşik baktık ufak tefek bişeyler falan ama uyuma yok yeme yok bizde bir asır bekledik sanki pazartesi akşam aradılar salı günü gelin diye Allah ım nasıl sabah olacak neyse gittik 9 dosya gösterildi içlerinden biz tercih yaptık en küçük oğlum ve başka bir bebek daha vardı onlar seçtik.. Sonra oğlumu kaldığı kuruma gittik bekle bekle heyetinde uçuk çıktı..bi bebek getirdiler tam ayağa kalktım yok o değil dediler sanki şamdan geliyo sonra odanın içine bir güneş doğdu ama nasıl görseniz şaşkın bakışlar durgun tuhaf tuhaf bakıyo en önemlisi çok mutsuz bit bebek ama benim içine nur gibi düştü yüreğimin ağzıma geldiğini hissettim nasıl ağlıyorum aptal gibi oldum onu gördüğüm o birkaç saniye neler geçti aklımdan sonra kucağıma aldım inanın titriyorum o kadar güzel kokuyordu ki cennet meyvesi dedikleri bu olsa gerek.. Ben geldim oğlum annen geldi nefesimmm biz geldik.. Tabi diğer bebeği unuttuk onu görmeye gitmedik bile inşallah oda bir aileye kavuşmuştur.. Sonra kuruma dönüp sözleşmeyi imzalamak gerekiyordu öğlen paydosuna denk geldi bizde paydos bitene kadar yanında kalalım dedik.. Eşim nasıl mutlu bunca yıl onu hiç böyle görmemiştim.. Kolay mı aile olduk hayat bulduk..
Bakıcı kadın biberon getirdi biz yedirelim diye bir türlü yemiyor nasıl horluyor nasıl durgun bildiğiniz depresyona girmiş oğlum onu öyle gördükçe şimdi aklım geldiğin de bile ağlıyorum..Sonra kuruma gittik zeynepelif in ailesiyle karşılaştık hala görüşüyoruz aynı gün anne olduk çok şükür...sonrası kocaman bir mutluluk tarifi yok benzeri yok uçuyoruz anne olmak aile olmak küçücük bir bedenin varlığıyla yaşam bulmak..gelecek planlarınız oluyor umutlarınızı mutlu güzel anılar biriktiriyorsunuz yaşıyorsunuz kısacası.. Ama işte o ama oğlum 6 aylık oldu kasılmalar fark ettim uzatmadan anlatıyorum çünkü her saniyesi beni kahrediyor doktora götürdük beyin filmi falan çekildi ve teşhis West sendromu anlayacağınız dilden konuşma görme yürüme duyma hatta oturma bile yok yüzüme karşı evladımın het geçen gün avuçlarından kayıp gitmesini seyreteceksin dediler dünyamız yıkıldı.. Allahım benim oğlum daha yürümeye başlamadı ki konuşmadı ki nasıl yani diyorum çaresi yook..topraklar yapılsın ben içine gireyim ve en acısı koskoca profesör bana üst üste ısrarla getiren verin bakımı zor olacak demesi hiç unutmayacağım ne kadar zalimlik benimi beğenmedin anneliğimi yakıştıramadım sevgimden mi şüphe ettin nasıl bir cahillik hüngür hüngür ağlayan bir anneye ısrarla geri verin demek karpuz aldık ya biz bu olmamış yenisini verin bende laf anlatmaya çalışıyorum siz yavrunuzu verebilirmisin ben vereyim doğurmadık ya anada olamıyoruz malesef... Hastane hastane doktor doktor geziyoruz sonuç aynı..ama bizi görseniz uyuma yok yeme yok eritik eşimle beraber saatlerce ağladık ama napalım bir yolunu bulup evladımız mutlu edicez dedik o bize anne baba olmayı yaşattı yaaa onun için her çileye değer aylarca böyle geçti...şimdi sıkı durun ilaç falan kullanmadan anne baba duasıyla rabbimiz izniyle oğlum turp gibi gören şokta hatta doktorlar bile şaşkın bu hastalığın dönüşü yok nasıl olur diyolar Rabbim dilerse olur... Oğlumu bana veren rabbime hamd olsun... Onsuz nasıl yaşamışız yıllarca bilmiyorum bildiğim varlığıyla evimize yüreğimize güneş gibi doğdu...
Dediğiniz gibi ağır bir imtihandı geçti çok şükür ama biz yıllarca onsuz yaşayarak daha büyük imtihandan geçtik hiçbir şey onsuzluk kadar zor değildi..Güzel dualarınız için teşekkürler...Yüreğim ağzımda son cümlenizi okumak için can atarak geldim şükürler olsun ki beklediğimi yazmışsınız. Allah'ım size büyük bir sınav daha vermiş ama çok şükür siz anne babası çok güzel aşmışsınız ve ödülünü almışsınız. Yavrunuzla sağlık mutluluk dolu kocaman bir ömrünüz olsun
Ayy yemin ederim yuregim agzimda okudum kalbim sıkısti.Merhaba arkadaşlar zamacım senin adına çok sevindim gönlünü ferah tut çünkü kızın senin sevgini hissetti ve şimdi tedavi olmaya başladı onun ilacı sensin... Biz oğlumuza kavuşalı bir yıl geçti. Ben kurumu aramıştım sıradan bir gün belki sıramı azalmıştır diye önümde beş kişi daha var dedi uzman içim bi burkuldu ama sizden önceki ailelerin ertelemesi var siz aramasını biz sizi arayacaktım dediler.. Dediler de benim elim ayağım birbirine girdi günlerden cuma Bekle bekleyebilirsin.. hafta sonu hemen beşik baktık ufak tefek bişeyler falan ama uyuma yok yeme yok bizde bir asır bekledik sanki pazartesi akşam aradılar salı günü gelin diye Allah ım nasıl sabah olacak neyse gittik 9 dosya gösterildi içlerinden biz tercih yaptık en küçük oğlum ve başka bir bebek daha vardı onlar seçtik.. Sonra oğlumu kaldığı kuruma gittik bekle bekle heyetinde uçuk çıktı..bi bebek getirdiler tam ayağa kalktım yok o değil dediler sanki şamdan geliyo sonra odanın içine bir güneş doğdu ama nasıl görseniz şaşkın bakışlar durgun tuhaf tuhaf bakıyo en önemlisi çok mutsuz bit bebek ama benim içine nur gibi düştü yüreğimin ağzıma geldiğini hissettim nasıl ağlıyorum aptal gibi oldum onu gördüğüm o birkaç saniye neler geçti aklımdan sonra kucağıma aldım inanın titriyorum o kadar güzel kokuyordu ki cennet meyvesi dedikleri bu olsa gerek.. Ben geldim oğlum annen geldi nefesimmm biz geldik.. Tabi diğer bebeği unuttuk onu görmeye gitmedik bile inşallah oda bir aileye kavuşmuştur.. Sonra kuruma dönüp sözleşmeyi imzalamak gerekiyordu öğlen paydosuna denk geldi bizde paydos bitene kadar yanında kalalım dedik.. Eşim nasıl mutlu bunca yıl onu hiç böyle görmemiştim.. Kolay mı aile olduk hayat bulduk..
Bakıcı kadın biberon getirdi biz yedirelim diye bir türlü yemiyor nasıl horluyor nasıl durgun bildiğiniz depresyona girmiş oğlum onu öyle gördükçe şimdi aklım geldiğin de bile ağlıyorum..Sonra kuruma gittik zeynepelif in ailesiyle karşılaştık hala görüşüyoruz aynı gün anne olduk çok şükür...sonrası kocaman bir mutluluk tarifi yok benzeri yok uçuyoruz anne olmak aile olmak küçücük bir bedenin varlığıyla yaşam bulmak..gelecek planlarınız oluyor umutlarınızı mutlu güzel anılar biriktiriyorsunuz yaşıyorsunuz kısacası.. Ama işte o ama oğlum 6 aylık oldu kasılmalar fark ettim uzatmadan anlatıyorum çünkü her saniyesi beni kahrediyor doktora götürdük beyin filmi falan çekildi ve teşhis West sendromu anlayacağınız dilden konuşma görme yürüme duyma hatta oturma bile yok yüzüme karşı evladımın het geçen gün avuçlarından kayıp gitmesini seyreteceksin dediler dünyamız yıkıldı.. Allahım benim oğlum daha yürümeye başlamadı ki konuşmadı ki nasıl yani diyorum çaresi yook..topraklar yapılsın ben içine gireyim ve en acısı koskoca profesör bana üst üste ısrarla getiren verin bakımı zor olacak demesi hiç unutmayacağım ne kadar zalimlik benimi beğenmedin anneliğimi yakıştıramadım sevgimden mi şüphe ettin nasıl bir cahillik hüngür hüngür ağlayan bir anneye ısrarla geri verin demek karpuz aldık ya biz bu olmamış yenisini verin bende laf anlatmaya çalışıyorum siz yavrunuzu verebilirmisin ben vereyim doğurmadık ya anada olamıyoruz malesef... Hastane hastane doktor doktor geziyoruz sonuç aynı..ama bizi görseniz uyuma yok yeme yok eritik eşimle beraber saatlerce ağladık ama napalım bir yolunu bulup evladımız mutlu edicez dedik o bize anne baba olmayı yaşattı yaaa onun için her çileye değer aylarca böyle geçti...şimdi sıkı durun ilaç falan kullanmadan anne baba duasıyla rabbimiz izniyle oğlum turp gibi gören şokta hatta doktorlar bile şaşkın bu hastalığın dönüşü yok nasıl olur diyolar Rabbim dilerse olur... Oğlumu bana veren rabbime hamd olsun... Onsuz nasıl yaşamışız yıllarca bilmiyorum bildiğim varlığıyla evimize yüreğimize güneş gibi doğdu...
Şuanda 16 aylık yaşıtlarından baya ilerde hamd olsun yürüyo koşuyor dans ediyor ufak ufak konuşuyo herşey çok yolunda allah bi daha yaşatmasın sadece bana değil hiç kimseye..allah razı olsun hepünizdenAyy yemin ederim yuregim agzimda okudum kalbim sıkısti.
Kimbilir ogrendiginizde nasil duygular yasadiniz.ne acilar hissettiniz tahmin bile edemiyorum.
Ama cok sukur sonu iyi olmus.rabbimden umit kesilmez sifasini merhametini gostermis.belkide sizi tekrar sinadi
Ama cook sukur.iyi olmasina cok srvindim.
Yani suanda tahlillerinde falan bisey cikmadi dimi.
Tamamen iyilestimi.tepkiler veriyomu konusuyomu.
Rabbim bagislasin onu size.sizi ona
Allahim tekrar yasatmasin.kilina tirnagna zarar gelmesin insallahDediğiniz gibi ağır bir imtihandı geçti çok şükür ama biz yıllarca onsuz yaşayarak daha büyük imtihandan geçtik hiçbir şey onsuzluk kadar zor değildi..Güzel dualarınız için teşekkürler...
Ohh yaa cook sevindim.rabbim tekrar yasatmasin.saglikla hayirla buyusun.damatligini gorun.torunlarinizi sevin insallahŞuanda 16 aylık yaşıtlarından baya ilerde hamd olsun yürüyo koşuyor dans ediyor ufak ufak konuşuyo herşey çok yolunda allah bi daha yaşatmasın sadece bana değil hiç kimseye..allah razı olsun hepünizden