Eşimin banka hesabında bir otele yapılmış 3 farklı güne ait ödeme gördüm..

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Yaa sanki sizdiniz gibi 🤔 neyse değilim diyorsanız değilsinizdir hafızama güvenilmez benim 😂 bende 2-3 belirgin üye var ya çok sevdiğim yorumlar ya hiç sevmediğim yorumlar yapıyorlar. Onlar dışında kim kimdir nedir bilmiyorum işte ona da beynim bile yanılmış siz sanıyorum 😂
Yani aa nasıl aklında kalıyor diyen oldu da sen de ısıtıp ısıtıp surekli getiriyorsun diyen olmadı çünkü bu üye ve şu an burada olmayan başka bir üye dışında kimsenin eski konularini durduk yere getirip yazmadım. O ikisi de sürekli kendiyle çelistigi için yazıyorum. Ben de şeyi anlamıyorum, bir şey aklımda kalınca işsiz misin diyenleri. Hafızam güçlü arkadaşlar ne yapayım yani bu durum bana ekstra bir iş değil kendi kendine aklımda kalıyor 🥲 bu sayede Türkiye derecem ve 4 dilim var yani hayatımda hiçbir şeye engel olmuyor okuduğum şeylerin aklımda kalması.
 
Ya zaten bu kısım insanı sinirlendiriyor. Yoksa burada a olayı olmasın b olayında birisi fazlaca yükselebilir. Çoğu üye ben de dahil bir sebepten üye kendini ezdirince, hakkını aramayınca sinir olup laf ediyoruz çünkü kendimize yapılmış gibi geliyor. Ben tepki verirdim o niye kendini ezdiriyor diye anlık gereksiz yükselme mutlaka oluyor. Bu demek değildir ki bir üye bilgisiz diye, boşanmaktan korkuyor diye gidelim nefret kusalım. Demezler mi e senin evin vardı maaşın vardı ne demeye anam izin vermedi diye çocuğunu engelli bırakan adamdan boşanmadın diye? Bence derler.
Ben de konuya neye şaşırdınız eşinizin ne yaptığı ortadaydı, siz görmek istememişsiniz yazdım ilk yorumumda ama konu sahibi zaten kabul ediyor kendiyle ilgili şeyleri, ne yapalım yani nasıl bu zamana kadar öyle yapmadin, böyle yapmadın diye boğazına mı sarılalım? Ne kimseye hesap sorma hakkına sahibiz ne de dalga geçme hakkına. Yine yazıyorum beğenmiyorsak yazmayız, bu kadar. Hayır birde insan yerine koyup mesaj yazmışım diyor, durduğu yere bakar mısınız? Ne büyük lütuf.

Bence de denmesi de lazım, insanların evliliğine üst akıl gibi yorum yapacağına kendisine kullansın, bir işine yarar belki.
 
Noldu ki bu kadın bu kadar ponçik oldu kendine hakaret ettiği icin mi neyse bende uzan uzadıya yazmadım çünkü gerek yok çünkû yıllardir aynı konuları açip açıp gidiyor sonra geri geliyor dimdirek yazanları kimse sevmez sizde haklısınız ;) pirayecim bdv ye artık alışmış olman lazımdı boşuna banlanıyorsun
(Pardon hatta hiç yazmamışım ilk mesajım)
 
Son düzenleme:
Yani aa nasıl aklında kalıyor diyen oldu da sen de ısıtıp ısıtıp surekli getiriyorsun diyen olmadı çünkü bu üye ve şu an burada olmayan başka bir üye dışında kimsenin eski konularini durduk yere getirip yazmadım. O ikisi de sürekli kendiyle çelistigi için yazıyorum. Ben de şeyi anlamıyorum, bir şey aklımda kalınca işsiz misin diyenleri. Hafızam güçlü arkadaşlar ne yapayım yani bu durum bana ekstra bir iş değil kendi kendine aklımda kalıyor 🥲 bu sayede Türkiye derecem ve 4 dilim var yani hayatımda hiçbir şeye engel olmuyor okuduğum şeylerin aklımda kalması.
O zaman kullanıcı adınız benzer olabilir çünkü birine aynı bu şekil her şeyi hatırlıyo diye işsizsin boşsun diye üste çıkmaya çalışıldığını gördüğüme eminim.
Bende her şeyi aklında tutan yıllar önceki en ufak ayrıntıyı hatırlayan bi tiptim siz gibi. Ama çocuk benden hafızamı bile aldı bazen önceki gün ne yemek yaptığımı unutuyorum 🥲
Ben bu kişinin geçmişi hakkında bişeyi ilk kez okudum valla çokta şaşırdım. Bazen bazı durumlarda nerde durması gerektiğini bilmiyorsa insan durdurmak gerek. Bazen asıl muhattabı bunu yapamayabiliyor. Hak verdim. Başarılarınız daim olsun 🌼

Benim bildiğim ne yapacağını şaşırmış bi kadına yol göstermek için 2+2 kaçtı ya dese bile 4 bak 3+3te 6 bunu unutma lazım olur demek lazım. Nasıl bilmezsin diye yerden yere vurmak hiç bişeyi çözmez malesef. Konu sahibi yine yazsın danışsın ama konudan engellemek gibi bi seçeneği var onu yapsın.
 
Kerkenes söyledikten sonra dalgaya alan kişinin konularına baktım çok şaşırdım ve neden hemcinslerine bu denli saldırdığına anlam veremedim. İnsanlar kendi başına bir şeyler geldiğinde aksiyon almayıp, başkaları da aksiyon almayınca neden bu kadar delirir acaba? Psikolojide vardır bunun açıklaması ama araştıramam o kadarını da. Benim de her zaman rahatsız olduğum konu, -bu üye haricinde de- nazik olunmaması. Kimsenin en doğru aksiyonu almak gibi size bir borcu yok. En fazla doğruya yönlendirme amacıyla uyarıp gününüze devam edersiniz, üst akıl değilsiniz bu şekilde hissedecek haddi de kimse kendinde bulmamalı.
 
Kerkenes söyledikten sonra dalgaya alan kişinin konularına baktım çok şaşırdım ve neden hemcinslerine bu denli saldırdığına anlam veremedim. İnsanlar kendi başına bir şeyler geldiğinde aksiyon almayıp, başkaları da aksiyon almayınca neden bu kadar delirir acaba? Psikolojide vardır bunun açıklaması ama araştıramam o kadarını da. Benim de her zaman rahatsız olduğum konu, -bu üye haricinde de- nazik olunmaması. Kimsenin en doğru aksiyonu almak gibi size bir borcu yok. En fazla doğruya yönlendirme amacıyla uyarıp gününüze devam edersiniz, üst akıl değilsiniz bu şekilde hissedecek haddi de kimse kendinde bulmamalı.
Bu kızın ailesi iyiymiş. Ailesi iyi olmasaydı bu kadını azarlayanlar 3'üne bakacak mıydı boşansa? Karpuz diye bir üye vardı, ailesinin yanına gitmişti ayrılmak için. Ailesi 1 tane oğlunun yaramazlığına tahammül edemediği için uyuşturucu bağımlılısı kocasına geri dönmek zorunda kaldı.
 
Bu kızın ailesi iyiymiş. Ailesi iyi olmasaydı bu kadını azarlayanlar 3'üne bakacak mıydı boşansa? Karpuz diye bir üye vardı, ailesinin yanına gitmişti ayrılmak için. Ailesi 1 tane oğlunun yaramazlığına tahammül edemediği için uyuşturucu bağımlılısı kocasına geri dönmek zorunda kaldı.
En büyük sıkıntımız insanların hayatını kendi hayatlarımıza göre yorumlamamız, aynı şartlarda kişisel gelişim göstermediğimiz insanlara ahkam kesmemiz. Bol keseden sallamadan önce bir nefes alıp ben napıyorum demeli insan.
 
En büyük sıkıntımız insanların hayatını kendi hayatlarımıza göre yorumlamamız, aynı şartlarda kişisel gelişim göstermediğimiz insanlara ahkam kesmemiz. Bol keseden sallamadan önce bir nefes alıp ben napıyorum demeli insan.
Ben boşan baskısını çok yanlış buluyorum. Bu konuda da ortalarda bir yerde konu sahibine yazmıştım. Boşanmak için iş güç sahibi olmak lazım ya da arkanda “gerçekten” güçlü duracak aile. Çocuklarınla gidince 3. ayda yüzleri düşmeyecek, çocuğun maddi manevi tüm ihtiyaçlarını karşılayacak, kadın işe girince çocuklara bakacak aile lazım. Hazıra dağ dayanmaz. Nafaka kocanın maaşı çok yüksek değilse bir şeye yetmiyor. İyi düşünmek lazım. Yoksa kadınlar yüz göz olduklarıyla kalıyor.
 
Gerçekten haftada 1 dönüp dönüp aynı şeylerin olmasından ben de çok sıkıldım. Kişiyi göz ardı etmek bile işe yaramıyor çünkü hemen herkes ona cevap yazdığı için konuda başka bir şeye odaklanmak mümkün olamıyor. Burada herkesi sinirden felç edip sonra söylenen her şeyin tersini yapan üyelere zaten herkes laf ediyor ama bu kadıncağız ne yaptı yani niye bu kadar üstüne gidiliyor? Kadının size boşanma sözü mü var nedir bu hınç? Kocam hamileyken beni dövdü çocuğum engelli oldu diye burada konusu olan insan kendisi bile eşinden ayrılmamışken gelip burada neden zorbalık yapıyor? İnsanların ya benim halim nece olacak, ise mi girsem aileme mi gitsem ne yapsam diye 2 gün şoka girme, ne yapacağını bilememe hakkı yok mu gerçekten? Ayıptır ya. Dolandırıldıgı kocasini bosayip hala da aynı evde yaşayan birine göre ne büyük büyük hareketler bunlar gerçekten.
Zaten boyle travmalar yasayanlar genelde baskalarinin hayati uzerinden kendi gecmisinin acisini cikarircasina ofke kusarlar genelde. Tam psikolojik sorunlari var diye dusunurken sizin bu yorumunuzu gordum acikliga kavustu.
 
Helal olsun annenize. Çocuklarını savaş meydanı gibi bir evde büyütmektense boşanmanın zorluklarına katlanmış. Bundan sonra herşey daha iyi olur umarım 🌸
çok teşekkür ederim, vakit ayırıp yazmışsınız. 🩵 yanlış partner seçiminin sonuçları çok ağır. ama kader mi diyelim ben burada olmazdım annem babamı seçmese. 🙂
Aldatmanın toplumda da hukukta da hiçbir yaptırımı yok. Hani cezai yaptırım tartışılabilir bir şey belki ama toplum da buna artık fazlasıyla duyarsızlaşmış. Kimse bu ahlaksızlık yapanları toplumdan tecrit etmiyor çay çekirdek yanı dedikodu malzemesi etmekten başka. Ama aldatma karşı tarafa hem maddi hem manevi telafisi zor ve uzun zaman alan zararlar veren bir eylem. Ama suç kapsamında değil :) Mesela mobbing suç ama aldatma suç değil. İki kuruş tazminatı ver kapansın oluyor o da ıspatlanırsa. Evet aldatma bir ahlak bozukluğu meselesidir ama suçta caydırıcılık da uzun vadede toplum davranışları üzerinde yaptırımı olan bir şeydir. Geldiğimiz noktada saldım çayıra mevla kayıra olmuşuz kimin eli kimin cebinde ve her türlü mağdur olan yine kadın yine kadın maalesef.
ne işyeri, ne de evlilikte ahlaki ölçütlere göre davranıldığını görmüyorum. yasal yaptırımlar da sağlıklı işleyemiyor, şuana dek işyerinde/bireysel konularda şahit olduğum veya kendim yaşadığım haksızlıklarda hukuktan ya da kolluk kuvvetlerinden yana tam anlamıyla bir koruma göremedim. içinden dışına çürümüş bir toplum bu. hem de dünya çapında. hem de sadece bizim dönemimizde değil görünen o ki her zaman böyleydi tarihe baktığımızda. insanlar kendilerini yetiştirmiyor. sistem de kendini etik olarak gerçekleştirmeye teşvik üzerine kurulu değil zaten. kadın örgütlerinin de bu çürümüşlükte payı olduğunu ve inanılmaz ikiyüzlü olduklarını düşünüyorum. yaşım daha küçükken içlerinde de bulundum. onun dışında aldatılmaktan mağdur erkekler de var. mesela verdiğim örnekte hapis cezası alan 2 kişi var e doğal olarak bu suçtan mağdur birisi de ceza alan kadının kocası. velhasıl etikten, vicdandan, birbirini kalkındıran ve kenetlenen bir toplumdan yoksunuz. ne yapalım dünya böyle, biz yalnızca kendimizi değiştirebiliriz. şöyle bir bakınca da görüyoruz ki en doğru benim diyenler kibrinden körleşmişler.
 
annemin kuzeni eşinin ihanetini ispatlıyor, kadın da evli, ikisi de 6 ay hapis cezası alıyorlar zina suçundan, 80'lerde olması lazım. 2004 civarı geri gelsin diye laf kalabalığı yapılmış ama ab üyeliği meselesinden suç kapsamına alamamışlar. 2018 civarı tekrar gündeme gelmiş ama çeşitli kadın kolları ve kadın örgütlerinden tepki alınmış. eski yasada zina suçu evlilik bağı gerektirmesine rağmen şimdilerde evlilik dışı cinselliği sınırlama aracı olarak kullanılmak isteneceği düşünülmüş. bilgilendirme geçmek istedim öyle bi içimden geldi. :oops:
eskiden zina suçken de mağdur olan daha çok kadınlar oluyormuş

erkeğin zina yaptığını ispatlayıp da ceza aldırabilmek cidden meşakkatliymiş, mesela o durumda adamı seviştiği kadın
evli olmasa durum ne olacaktı biliyor musunuz? rutin aldatma yoksa erkek bir ceza almayacaktı.

çünkü erkeğe ceza, karısını aldattığı için değil, başka bir erkeğin aldatılmasına sebep olduğu için veriliyor o durumda aslında...yaaa....kimse bunu böyle düşünmüyor ama.

zaten kanunda bile erkeğe zani demek için "başka bir kadına ev açacak kadar " olayı rutine bindirmiş, sürekli yapıyor filan olması şartı var.

kadına ise "ahada bu zina etti" desen alıp götürebiliyorlarmış (o yüzden zina suç olsun yine diyenler iyi düşünsün, sandığınız gibi değil o olay). filmlerden hatırlayın otel basılır kadınları toplar götürürler, erkekler evlerine dağılır.

ha ama toplumda bir karşılığı yok denilmiş konuda sonra
evet yok

kadını ve erkeği eşit görmediğimiz için yok
bunu kanunla cezayla yapamayız ki. kanun şu anda iyi bile yani, erkeğe pozitif ayrımcılık yapmıyor en azından bu konuda. o yüzden hiç ceza-suç bilmem ne demeyin hanımlar, çocuklarımızı kadın-erkek eşitliğine göre yetiştirsek yeter.
 
Konu sahibi şu hayatta ogrendigim bazı şeylerden biri de bu ekonomik buhranda gururun boşanma konusunda gerekli sartlar olusmadikca beş para etmediği.
Eskiden; annem merdiven sildi, çocuk baktı, yaşlı bakti, iki işte çalıştı bizi okuttu diyen çocukların annelerinin devri ile farklı bir gidişat üzerine hayatlarımizi idame ettiriyoruz.
Evliliğinde çocuklara ve size şiddet yoksa ve ailenizin de gerekli desteği vereceğine dair emin değilseniz tavsiyem bir işe girip eğer calismiyorsaniz calismaniz, birikim yapmanız ve boşanmak için gerekli hayat şartlariniz olusana dek bu deveyi gütmeniz.
Devir öyle bir hale geldi ki aldığın maaş ödediğin kira ve faturalar dışında hiç bir işe yaramıyor.
Mutlu olmadığım bir evlilik için maddi gücüm yeterli değilse ve bakmam gereken de çocuklarım varsa yemişim gururunu.
Öyle de mutsuzum, böyle de.
Aldığım maaşın insanca yaşayabilecek düzeyde bir adı, kirasını ve faturalarını odeyebildigim bir standardim varsa mutlu bir anneyim.
Yoksa eğer muhtaç oğlu muhtaç bir anneyim.
Düşünün taşının olduramadiginiz bu evliliğin gidişatı için kendinizi heba etmek yerine cocuklarinizla yeni bir hayata başlamak için neler yapmanız gerektiği üzerinde hesap kitap yapın ve tez vakitte yola koyulun.
Ama üç sene ama beş sene zamanın bir önemi hem var, hem yok.
Zamansız bir düzene adaptasyon sürecine en hızlı geçişin yollarını arayın.
İlk başlarda bocalar üzülürsün evet ama adın anne senin, yaparsın elbette.
Hayatında başarılar.
 
Son düzenleme:
eskiden zina suçken de mağdur olan daha çok kadınlar oluyormuş

erkeğin zina yaptığını ispatlayıp da ceza aldırabilmek cidden meşakkatliymiş, mesela o durumda adamı seviştiği kadın
evli olmasa durum ne olacaktı biliyor musunuz? rutin aldatma yoksa erkek bir ceza almayacaktı.

çünkü erkeğe ceza, karısını aldattığı için değil, başka bir erkeğin aldatılmasına sebep olduğu için veriliyor o durumda aslında...yaaa....kimse bunu böyle düşünmüyor ama.

zaten kanunda bile erkeğe zani demek için "başka bir kadına ev açacak kadar " olayı rutine bindirmiş, sürekli yapıyor filan olması şartı var.

kadına ise "ahada bu zina etti" desen alıp götürebiliyorlarmış (o yüzden zina suç olsun yine diyenler iyi düşünsün, sandığınız gibi değil o olay). filmlerden hatırlayın otel basılır kadınları toplar götürürler, erkekler evlerine dağılır.

ha ama toplumda bir karşılığı yok denilmiş konuda sonra
evet yok

kadını ve erkeği eşit görmediğimiz için yok
bunu kanunla cezayla yapamayız ki. kanun şu anda iyi bile yani, erkeğe pozitif ayrımcılık yapmıyor en azından bu konuda. o yüzden hiç ceza-suç bilmem ne demeyin hanımlar, çocuklarımızı kadın-erkek eşitliğine göre yetiştirsek yeter.
zaten kanun maddelerini aradaki farkı göstermek açısından görsel olarak paylaşmıştım.
tekrar atayım:
Ekran Resmi 2025-04-02 07.12.08.webp

kadın aldatırsa, adam ise başka bir erkekle evli olmayan bir kadını karısıyla yaşadığı eve getirir veya toplum içinde ilişki yaşarsa. uygulamada nasıl yaptırımlar vardı yaşım o döneme yetmediği için bilemeyeceğim. eşitsizlik olduğu bariz tabii.

örnek verdiğim durumda düzenli ilişki yaşıyorlar bu arada. iki tarafta da evlilik olduğu için hem bir taraftaki karı, hem diğer taraftaki koca korunuyor.
 
zaten kanun maddelerini aradaki farkı göstermek açısından görsel olarak paylaşmıştım.
tekrar atayım:
Eki Görüntüle 3569687
kadın aldatırsa, adam ise başka bir erkekle evli olmayan bir kadını karısıyla yaşadığı eve getirir veya toplum içinde ilişki yaşarsa. uygulamada nasıl yaptırımlar vardı yaşım o döneme yetmediği için bilemeyeceğim. eşitsizlik olduğu bariz tabii.

örnek verdiğim durumda düzenli ilişki yaşıyorlar bu arada. iki tarafta da evlilik olduğu için hem bir taraftaki karı, hem diğer taraftaki koca korunuyor.
1988 yılına ait şöyle bir düzenleme karşıma çıktı bu arada:

tıklayın

"Kadının onurunu kıran, onu aşağılayıp, küçük düşüren T.C.K.'nunun 440 inci maddesi nin değiştirilmesi 441 inci maddesinin ise kaldırılması gerekmektedir.
Çünkü kadının zina suçunun oluşması için yabancı bir erkekle bir kez ilişkide bulunması kanun koyucu tarafından yeterli görülürken, erkeğin zinası için bir kez ilişki yeterli görülmemiş, ayrıca karı-koca gibi yaşamak şart koşulmuştur. Bu nedenle ilgili maddeler yasa teklifinde eşitlik ilkesine uygun olarak düzenlenmiştir."
.
"MADDE 1. — Türk Ceza Kanununun 440 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Zina eden karı veya koca hakkında altı aydan üç seneye kadar hapis cezası tertip olunur. Karının veya kocanın evli olduğunu bilerek bu fiile ortak olan kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur."


o tarihten itibaren kadın-erkek arasındaki durumlar eşitlenmiş. sonraki süreci ilk yorumumda bahsettiğim gibi.
şurada da son düzenlemeye göre bahsedilmiş:
 
Son düzenleme:
Ben boşan baskısını çok yanlış buluyorum. Bu konuda da ortalarda bir yerde konu sahibine yazmıştım. Boşanmak için iş güç sahibi olmak lazım ya da arkanda “gerçekten” güçlü duracak aile. Çocuklarınla gidince 3. ayda yüzleri düşmeyecek, çocuğun maddi manevi tüm ihtiyaçlarını karşılayacak, kadın işe girince çocuklara bakacak aile lazım. Hazıra dağ dayanmaz. Nafaka kocanın maaşı çok yüksek değilse bir şeye yetmiyor. İyi düşünmek lazım. Yoksa kadınlar yüz göz olduklarıyla kalıyor.
Ben de boşanmış bir ailenin çocuğuyum, her iki ihtimalde de yaşadıklarımız hiç kolay değildi. Konu sahibini etkilemek istemiyorum o yüzden tecrübelerimi yazmayacağım.
 
Konu sahibi şu hayatta ogrendigim bazı şeylerden biri de bu ekonomik buhranda gururun boşanma konusunda gerekli sartlar olusmadikca beş para etmediği.
Eskiden; annem merdiven sildi, çocuk baktı, yaşlı bakti, iki işte çalıştı bizi okuttu diyen çocukların annelerinin devri ile farklı bir gidişat üzerine hayatlarımizi idame ettiriyoruz.
Evliliğinde çocuklara ve size şiddet yoksa ve ailenizin de gerekli desteği vereceğine dair emin değilseniz tavsiyem bir işe girip eğer calismiyorsaniz calismaniz, birikim yapmanız ve boşanmak için gerekli hayat şartlariniz olusana dek bu deveyi gütmeniz.
Devir öyle bir hale geldi ki aldığın maaş ödediğin kira ve faturalar dışında hiç bir işe yaramıyor.
Mutlu olmadığım bir evlilik için maddi gücüm yeterli değilse ve bakmam gereken de çocuklarım varsa yemişim gururunu.
Öyle de mutsuzum, böyle de.
Aldığım maaşın insanca yaşayabilecek düzeyde bir adı, kirasını ve faturalarını odeyebildigim bir standardim varsa mutlu bir anneyim.
Yoksa eğer muhtaç oğlu muhtaç bir anneyim.
Düşünün taşının olduramadiginiz bu evliliğin gidişatı için kendinizi heba etmek yerine cocuklarinizla yeni bir hayata başlamak için neler yapmanız gerektiği üzerinde hesap kitap yapın ve tez vakitte yola koyulun.
Ama üç sene ama beş sene zamanın bir önemi hem var, hem yok.
Zamansız bir düzene adaptasyon sürecine en hızlı geçişin yollarını arayın.
İlk başlarda bocalar üzülürsün evet ama adın anne senin, yaparsın elbette.
Hayatında başarılar.
Bu konuya has şöyle bir sıkıntı var ki kocası çok muhtemel eskortla aldatıyor ve hastalık kapma durumu çok olası. Diğer dediklerine şu şartlarda katılıyorum maalesef. Gönül bağı bile olsa diğer kadınla, insan durur bi plan yapar para biriktirir ama şu durumda cinsel hayati tamamen durdurmayacaksa çok riskli.
 
Bu konuya has şöyle bir sıkıntı var ki kocası çok muhtemel eskortla aldatıyor ve hastalık kapma durumu çok olası. Diğer dediklerine şu şartlarda katılıyorum maalesef. Gönül bağı bile olsa diğer kadınla, insan durur bi plan yapar para biriktirir ama şu durumda cinsel hayati tamamen durdurmayacaksa çok riskli.
Bu konuya has şöyle bir sıkıntı var ki kocası çok muhtemel eskortla aldatıyor ve hastalık kapma durumu çok olası. Diğer dediklerine şu şartlarda katılıyorum maalesef. Gönül bağı bile olsa diğer kadınla, insan durur bi plan yapar para biriktirir ama şu durumda cinsel hayati tamamen durdurmayacaksa çok riskli.
maalesef bazı durumlarin mantıklı bir elle tutulur tarafı olamıyor.
Hastalık kapma olasılığı evet çok çok yüksek ama bazı şartlar için icraate geçecekse bunun önlemini de almak zorunda.
Nedendir bilmem işin bu tarafına bir şeyler yazamadim.
 
Bu konuya has şöyle bir sıkıntı var ki kocası çok muhtemel eskortla aldatıyor ve hastalık kapma durumu çok olası. Diğer dediklerine şu şartlarda katılıyorum maalesef. Gönül bağı bile olsa diğer kadınla, insan durur bi plan yapar para biriktirir ama şu durumda cinsel hayati tamamen durdurmayacaksa çok riskli.
ya hele bir de 600 liraya sevilen (!) eskortun sağlık durumunu nasıl bileceğiz
elit (!) birileriyle takılsa onların kendilerine çok dikkat edeceğine emin gibiyim.

benim nazarımda da en kritik mesele bu cinsellik, hastalık konusu,
bir de misal, aynı evde yaşayalım ama sevişmem dense erkek hhee tamam canım senin bedenin senin kararın, mı diyecek?
bir de adam seviyorum ayrılmam diyor evden gitmezse, zaten aile apartmanıymış adam ailesinin evinden neden gitsin, gitmez de kolay kolay.

burada boşanma konularında "boşan donuna kadar al" deniyor
gördüğüme yazarım
ablacım yapmayın ne yapacaksınız kirli donunu, hem almak öyle kolay değil o işler öyle olmuyor...
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Back
X