kız cocuğunun doğasında vardır temizlikDediğiniz gibi çocuk fikri şu an için bize çok uzak. Zaten biz de istemiyoruz. Korunuyoruz. Ama dediğim gibi Ramazan dolayısı ile çok dikkat edemedim haplarıma. Benim kuruntum diye ümid ediyorum.
Aslında çok öyle kurallarla yaşayan bi insan değilim. Ama eşim çok disiplinli, bu da beni etkiliyor, strese sokuyor tabii. Disiplinden kastım bana baskı kurması değil. Bilhassa temizlik konusunda öyle disiplinli, öyle kuralcı ve titiz ki... Kendisi yapıyor ama bir taraftan da bana öğretmeye çalışıyor. Artık sonuç almak istiyor doğal olarak. Elimi bişeylere atayım istiyor. Bana sorarsanız ben kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum. Geçenlerde kendi kendime akıl edip koltukları sildim, mutfakta ilk kez çamaşır suyu kullandım mesela. hatta geçen gün klozete çamaşır suyu döküp fırçaladım öğüre öğüre... Gerçekten çaba sarf ediyorum ama en basiti bu sabah sahurda bulaşıkları toparladım, tezgahın üstünü sildim falan, lavabonun kenarında puding kalmış bi parça. Ben namaz kılmaya diğer odaya geçmiştim. Üşenmeyip beni çağırdı, ''Gel , bişey göstericem.'' diye. lavaboyu gösterdi. ''Bu gözünden kaçmış heralde. şimdi ben temizliyorum ama bi dahaki sefere sen de daha dikkatli ol. Öğren diye gösterdim, yanlış anlama sakın.'' dedi. O rahatlıktan bu disipline girince tabiiki bocaladım. Allah razı olsun, hep yardım ediyor, kötü bi şekilde bişey söylemiyor, laf etmiyor. Ama bu küçük uyarılar utanmayı bilen insana yeter de artar bile
belki de evliliği eşi, kocayı, yeni gelinliği sen çok ciddiye alıyorsun da vücudun - yapma bu kadar sahip herkes evleniyor- diyordur sananick in bile tazecik gelin. Başka vasfın meşgalen yok mu kuzum senin? Sadece taze gelin ve ev işleri yapan üni. mezunu yüzünden nur akan bi bayan mısın sen? Ciddiye alma bu kadar. Evlenmişsin ne güzel tadını çıkar bugünlerin. Ev işleri de olduğu kadar olmadığı kader
Valla enerji verdi yorumunuz... Az önce başka bi arkadaşa da söylemiştim. Eşim bu kadar titiz olmasa, onun gözüne batmasa, ev işleri umurumda olmaz! Ben eğlenceme bakarım. Zaten eve gidiyorum, yatana kadar 4 saatim ancak var, o zamanımda film izlerim, sohbet ederim, enstrümanımı çalarım... Keyfime bakarım yani. Sonra kalkar canımın istediği bi zamanda şevkle 2 saatte bitiririm bütün işleri... Ama işte 2 kişi yaşamak gerçekten kolay değilmiş...
Hanımlar, kocamda bir sürü sorun ararken, kocam sorunu bende buldu! Açtığım konuları bilenler vardır mutlaka. Eşimde hoşuma gitmeyen bir kaç mesele vardı. Konuşmamı yaptım ve çok şükür şimdi hareketlerine çok dikkat ediyor. İsteyince oluyormuş demek. Neyse aramızda çözülmemiş olan 1-2 mesele var ama yine de çok seviyorum onu. Şimdi, şöyle anlatayım. 28 yaşımdayım. 2,5 aydır evliyim. 2,5 ay öncesine kadar annem suyumu ayağıma getirir, sabahları ekmeğimin üzerine yağımı sürüp yatağıma getirirdi. Üniv.de de özel bi yurtta kaldım. Yemek temizlik vs sorumluluğu hiç üstlenmedim. Evlendim, sudan çıkmış balık gibi kimi zaman ağlayarak kimi zaman gülerek ev işlerini yaptım. Mutfaktan yana hiç sıkıntım yok. Bunca yıldır içimde sakladığım bir aşçı varmış! :) Ama temizlik, düzen hak getire! Eşim de aksine aşırı titiz ve düzenlidir. Kısacası ben sadece evde yemek ve bulaşıkla ilgilenirim bi de o temizlik yaparken ayak işlerini yaparım. Geri kalan herşeyle eşim ilgilenir. Onun işi çok rahat, ben işte daha fazla yoruluyorum, biraz fazla uyuyayım diye sahur işiyle o ilgilenir, diğer işleri de yine bu sebeple yapar.
Şımarık ben; yine de evliliğin getirdiği sorumlulukla başa çıkamıyorum. Ramazandan dolayı mı bilmiyorum, iş çıkışı 6:30'da evde oluyorum. İftara kadar sofra hazırlıyorum. İftardan sonra bulaşıkları toparla et derken önceleri saat 10'da mutfaktan çıkıyodum, şimdi biraz hızlandım galiba, 9,40 da falan çıkıyorum. :) Zamanla hepsine alışacağıma inanıyorum ve bunun için uğraşıyorum. Eskiden hem işe gider, hem 3 tane farklı kursa gider, hem kitap okumaya, hem yazmaya, hem de gezmeye vakit bulurdum. Ve sürekli enerjim tavandı. Günde 5 saat uyur ve hayatımı uykuya harcamadığım için kendimi şanslı hissederdim. Sürekli gülerdim. Ramazan'ı bahane etmicem çünkü Ramazanlarda da evin neşesiydim! Sahurda bütün milleti kaldırır, güldürür, şakalar yapardım. Şimdi ise sürekli ruh gibiyim! Her fırsatta uyumaya çalışıyorum. Sürekli kamburumu göbeğimi salıp, bitkin bi halde geziyorum. Çok yorgun hissediyorum. Bu yaşıma kadar doğru düzgün hastaneye gitmişliğim yoktur. Sağlıklı, sağlam, dirençli biriydim. Evlenmeden 3 ay önce korkunç bir kaza yaptım ve ölümden döndüm. Kolum kırıldı, başıma dikişler atıldı. Bir sürü yara bere... Ama hiç sızlanmadım. Dedim ya çok dirençliyimdir. Hasta olduğumu da kolay kolay kabullenmem! Evlendikten hemen sonra bir yığın hastalık peydah etti! Önce kırılan kolum, yaptığım en ufak işlerde bile dayanılmaz derecede sızlıyor. Sonra böbrek taşı düşürdüm. Hemen arkadan dişlerim problem çıkardı. 20'lik dişim dahil 3 dişime işlem yapıldı. Yetmedi diş eti rahatsızlığı yaşadım. Diş etimi yaktılar, Sürekli dilimde yaralar çıkmaya başladı. Yemek yiyemez oldum. 2 haftada bir kabız veya ishal oluyorum, yemek sonraları mide bulantılarım başladı. Bir de nedense kendimi sürekli hamile gibi hissetmeye başladım. Allah büyük dert vermesin ama sürekli bir şekilde hastayım! Geçen hafta bi tartışma yaşadık. konu bi şekilde bebek mevzusuna geldi. psikolojik olarak kendimi sürekli hamile hissediyorum ama erkeklerin bu konuda ne kadar öküz olduğunu okuyorum buradan ve bu sebeple bu zamana kadar hiç hamilelik şüphesi veya bebekten bahsetmemiştim. Sadece geçen ay düşük yaptığımı zannedip, bebeğimiz düştü vs gibi bişeyler söylemiştim.''Sen çocuk bakabilecek sorumluluğa sahip değilsin şu an, bebek falan isteme lüksün yok.'' dedi. Ben de ''Zaten bebek istemiyorum kendi evimize yerleşmeden.'' dedim. Olursa tabi dünyalar benim olur çünkü sanki bu dünyaya anne olmak için gelmişim gibi. Hayattaki en büyük hayalim 4 çocuk sahibi olmak! :) Ama tabi şu an için istemiyorum ve dk hapıyla korunuyorum. Ama Ramazan dolayısı ile pek düzenli kullanamadım.
Reglim bu zamana kadar saati saatine şaşmazdı ama geçen ay 15 günde bir oldum ve düşük yaptığımı zannettim. Çünkü çok farklı bi kanamaydı. Siyah toz gibi şeyler geliyodu ara ara. Evlendim, hap kullanıyorum, hormonlardandır falan dedim. Şimdi de adetim 4 gün gecikti. Ramazanı maaşallah hiç tatile çıkamadan tümünü tuttum. Dün sabah işe gittim, iş arkadaşlarım, sende bi güzellik var bugün falan dediler. Akşam da kayınvalidemde yemekteydik. Kayıvalidem ayrı, görümcelerimin ikisi ayrı ayrı yüzün sanki nurlu gibi, çok masum, çok tatlı görünüyosun dediler. Tabi ben bunu 2 ay önce namaza başlayıp bu zamana kadar bırakmamama, Kadir gecesi dolayısı ile ettiğim dualara falan bağladım başta. Bi de bu halsizlik, uykusuzluk hallerim olunca şüphelendim biraz acaba hamile miyim diye. Dün akşam sahurda yine doğru düzgün yemek yiyemedim dilimdeki yaralar yüzünden. Sızlandım durdum! Bir de bu hamilelik şüphelerimden bahsettim eşime. Eşim de dedi ki: ''Sen evlliğin sorumluluklarıyla başa çıkamıyosun. Evlendiğimizden beri sürekli hastasın, yok yere kendini hamile zannediyosun. Psikoloğa gitmen gerekiyor bence.'' dedi. Hiç sesimi çıkarmadım. Namaz kılıp yatağa geçtim. Bu arada düşünüyorum tabii, bunca zamandır turp gibiyken şimdi niye sürekli hastayım? Hastalıklarım başım ağrıyo, vs olsa tamam psikolojik dicem ama hepsi gözle görülür rahatsızlıklar. Acaba vücut psikolojik yorgunluğumu bu şekilde mi dışarı atıyo? gibi şeyler düşündüm. Eşim yanıma geldi, sordum;''Psikolog konusunda ciddi miydin?'' dedim. ''Yooo, değildim tabii.'' dedi. Halbuki ciddiyim dese gitmek istediğimi söyleyecektim. Velhasıl kelam Ramazan rehaveti mi? Evlilik psikolojisi mi? Nedir anlamadım... Benim neyim var???
Hanımlar, kocamda bir sürü sorun ararken, kocam sorunu bende buldu! Açtığım konuları bilenler vardır mutlaka. Eşimde hoşuma gitmeyen bir kaç mesele vardı. Konuşmamı yaptım ve çok şükür şimdi hareketlerine çok dikkat ediyor. İsteyince oluyormuş demek. Neyse aramızda çözülmemiş olan 1-2 mesele var ama yine de çok seviyorum onu. Şimdi, şöyle anlatayım. 28 yaşımdayım. 2,5 aydır evliyim. 2,5 ay öncesine kadar annem suyumu ayağıma getirir, sabahları ekmeğimin üzerine yağımı sürüp yatağıma getirirdi. Üniv.de de özel bi yurtta kaldım. Yemek temizlik vs sorumluluğu hiç üstlenmedim. Evlendim, sudan çıkmış balık gibi kimi zaman ağlayarak kimi zaman gülerek ev işlerini yaptım. Mutfaktan yana hiç sıkıntım yok. Bunca yıldır içimde sakladığım bir aşçı varmış! :) Ama temizlik, düzen hak getire! Eşim de aksine aşırı titiz ve düzenlidir. Kısacası ben sadece evde yemek ve bulaşıkla ilgilenirim bi de o temizlik yaparken ayak işlerini yaparım. Geri kalan herşeyle eşim ilgilenir. Onun işi çok rahat, ben işte daha fazla yoruluyorum, biraz fazla uyuyayım diye sahur işiyle o ilgilenir, diğer işleri de yine bu sebeple yapar.
Şımarık ben; yine de evliliğin getirdiği sorumlulukla başa çıkamıyorum. Ramazandan dolayı mı bilmiyorum, iş çıkışı 6:30'da evde oluyorum. İftara kadar sofra hazırlıyorum. İftardan sonra bulaşıkları toparla et derken önceleri saat 10'da mutfaktan çıkıyodum, şimdi biraz hızlandım galiba, 9,40 da falan çıkıyorum. :) Zamanla hepsine alışacağıma inanıyorum ve bunun için uğraşıyorum. Eskiden hem işe gider, hem 3 tane farklı kursa gider, hem kitap okumaya, hem yazmaya, hem de gezmeye vakit bulurdum. Ve sürekli enerjim tavandı. Günde 5 saat uyur ve hayatımı uykuya harcamadığım için kendimi şanslı hissederdim. Sürekli gülerdim. Ramazan'ı bahane etmicem çünkü Ramazanlarda da evin neşesiydim! Sahurda bütün milleti kaldırır, güldürür, şakalar yapardım. Şimdi ise sürekli ruh gibiyim! Her fırsatta uyumaya çalışıyorum. Sürekli kamburumu göbeğimi salıp, bitkin bi halde geziyorum. Çok yorgun hissediyorum. Bu yaşıma kadar doğru düzgün hastaneye gitmişliğim yoktur. Sağlıklı, sağlam, dirençli biriydim. Evlenmeden 3 ay önce korkunç bir kaza yaptım ve ölümden döndüm. Kolum kırıldı, başıma dikişler atıldı. Bir sürü yara bere... Ama hiç sızlanmadım. Dedim ya çok dirençliyimdir. Hasta olduğumu da kolay kolay kabullenmem! Evlendikten hemen sonra bir yığın hastalık peydah etti! Önce kırılan kolum, yaptığım en ufak işlerde bile dayanılmaz derecede sızlıyor. Sonra böbrek taşı düşürdüm. Hemen arkadan dişlerim problem çıkardı. 20'lik dişim dahil 3 dişime işlem yapıldı. Yetmedi diş eti rahatsızlığı yaşadım. Diş etimi yaktılar, Sürekli dilimde yaralar çıkmaya başladı. Yemek yiyemez oldum. 2 haftada bir kabız veya ishal oluyorum, yemek sonraları mide bulantılarım başladı. Bir de nedense kendimi sürekli hamile gibi hissetmeye başladım. Allah büyük dert vermesin ama sürekli bir şekilde hastayım! Geçen hafta bi tartışma yaşadık. konu bi şekilde bebek mevzusuna geldi. psikolojik olarak kendimi sürekli hamile hissediyorum ama erkeklerin bu konuda ne kadar öküz olduğunu okuyorum buradan ve bu sebeple bu zamana kadar hiç hamilelik şüphesi veya bebekten bahsetmemiştim. Sadece geçen ay düşük yaptığımı zannedip, bebeğimiz düştü vs gibi bişeyler söylemiştim.''Sen çocuk bakabilecek sorumluluğa sahip değilsin şu an, bebek falan isteme lüksün yok.'' dedi. Ben de ''Zaten bebek istemiyorum kendi evimize yerleşmeden.'' dedim. Olursa tabi dünyalar benim olur çünkü sanki bu dünyaya anne olmak için gelmişim gibi. Hayattaki en büyük hayalim 4 çocuk sahibi olmak! :) Ama tabi şu an için istemiyorum ve dk hapıyla korunuyorum. Ama Ramazan dolayısı ile pek düzenli kullanamadım.
Reglim bu zamana kadar saati saatine şaşmazdı ama geçen ay 15 günde bir oldum ve düşük yaptığımı zannettim. Çünkü çok farklı bi kanamaydı. Siyah toz gibi şeyler geliyodu ara ara. Evlendim, hap kullanıyorum, hormonlardandır falan dedim. Şimdi de adetim 4 gün gecikti. Ramazanı maaşallah hiç tatile çıkamadan tümünü tuttum. Dün sabah işe gittim, iş arkadaşlarım, sende bi güzellik var bugün falan dediler. Akşam da kayınvalidemde yemekteydik. Kayıvalidem ayrı, görümcelerimin ikisi ayrı ayrı yüzün sanki nurlu gibi, çok masum, çok tatlı görünüyosun dediler. Tabi ben bunu 2 ay önce namaza başlayıp bu zamana kadar bırakmamama, Kadir gecesi dolayısı ile ettiğim dualara falan bağladım başta. Bi de bu halsizlik, uykusuzluk hallerim olunca şüphelendim biraz acaba hamile miyim diye. Dün akşam sahurda yine doğru düzgün yemek yiyemedim dilimdeki yaralar yüzünden. Sızlandım durdum! Bir de bu hamilelik şüphelerimden bahsettim eşime. Eşim de dedi ki: ''Sen evlliğin sorumluluklarıyla başa çıkamıyosun. Evlendiğimizden beri sürekli hastasın, yok yere kendini hamile zannediyosun. Psikoloğa gitmen gerekiyor bence.'' dedi. Hiç sesimi çıkarmadım. Namaz kılıp yatağa geçtim. Bu arada düşünüyorum tabii, bunca zamandır turp gibiyken şimdi niye sürekli hastayım? Hastalıklarım başım ağrıyo, vs olsa tamam psikolojik dicem ama hepsi gözle görülür rahatsızlıklar. Acaba vücut psikolojik yorgunluğumu bu şekilde mi dışarı atıyo? gibi şeyler düşündüm. Eşim yanıma geldi, sordum;''Psikolog konusunda ciddi miydin?'' dedim. ''Yooo, değildim tabii.'' dedi. Halbuki ciddiyim dese gitmek istediğimi söyleyecektim. Velhasıl kelam Ramazan rehaveti mi? Evlilik psikolojisi mi? Nedir anlamadım... Benim neyim var???
:) 2,5 ayda nasılda sorun bulup çıkartıyosunuzz cnm yaa hem ben çok bir sorun görmedimmm
canım belkide hamilesindir bir test yapsana eğer yoksa o zaman kendini çok dinliyorsun demek ki birazcık rahat olmaya çalış konuyu buraya kadar taşıdığına göre içinde bişeyler birikmiş daha 2,5 aylık evlisin ohoooooooo dur bakalım şimdiden kafana bunları takarsan herşeyi oluruna bırakeşinin yanında çok fazla da ay oram ay buram diyip durma seni çürük zannedecek daha çok gençsin kendini toparlamaya çalış
Daha önceki konunuza da yorum yapacaktım buna kısmetimiş. Bence siz eşinizle uyumsuzsunuz. Bi kere farklı ailelerden geliyorsunuz ve yetişme tarzlarınız farklı. Eşiniz her şeyi kolay yoldan elde etmiş sanırım ve tahminimce bir siyasinin danışmanlığını yapıyor. Sizde de hırs var. Eşinizin sizi eleştirmesini kaldıramıyorsunuz bence çünkü alışık değilsiniz. Diğer konularda da eşinize gıcık olmuştum. Hamilelik şüphesinde de insan az mutlu olur yahu, ne demek kollarını bağlayıp "sen yapamazsın" demek. Ayıp etmiş.Adetiniz stresten de gecikmiş olabilir. Hele o ağız yaraları hep sıkıntıdan oluyor. Mükemmel eş olacağım diye kendinizi paralayıp karşıdaki adam kıymetini bilmezse böyle olur. Bence psikiyatr/ psikologla durumunuzu mutlaka konuşun. Hoş bence önce eşinizle konuşmak isteyecektir. Maddi durumunuz iyiyse bir yardımcı tutun temizlik için.
Oooo bende tam su sekilde yorum yapcaktim ki sizin yorumunuzu gordum: )) ya burda bazi bayanlarin yok namazimi kiliyorum. Yok orucumu tutuyorum gibi. Ya arkadaslar illahi bunlari belirtmek mi gerekiyor. Benim bildigim ibadet Allahla kul arasinda gizli kalmali diye. Ama esinin bir siyasetcinin yardimcisi oldugunu sizin yorumunuzda okuyana kadar! !!!!!!
Valla enerji verdi yorumunuz... Az önce başka bi arkadaşa da söylemiştim. Eşim bu kadar titiz olmasa, onun gözüne batmasa, ev işleri umurumda olmaz! Ben eğlenceme bakarım. Zaten eve gidiyorum, yatana kadar 4 saatim ancak var, o zamanımda film izlerim, sohbet ederim, enstrümanımı çalarım... Keyfime bakarım yani. Sonra kalkar canımın istediği bi zamanda şevkle 2 saatte bitiririm bütün işleri... Ama işte 2 kişi yaşamak gerçekten kolay değilmiş...
Yok, çocuk ben de düşünmüyorum zaten. Ahtım var, çocuğum olursa, kız olsun, erkek olsun, asla annem gibi yapmıcam :) Her şeyi kendi başlarına yapsınlar, öğrensinler. Anadolu kaplanı gibi yetiştiricem onları :))
Sürekli konu açıyorsunuz siz farkında değilsiniz ama anlattığınız hep aynı şeyler valla ben sıkıldım artık siz nasıl sıkılmıyorsunuz aynı şeyleri yazmaya hep hastalık geçirdim şöyle kötüyüm böyle yoğun çalışıyorum hepsi mi üst üste geldi eşiniz haklı ya hastasınız ya haliniz yok. Tüm bunlar bekarken hiçbir iş yapmamaktan sorumluluk almamaktan kaynaklanıyor 2 ay evlilikte yalamadığınız sağlık sorunu kalmamış anlattığınıza göre. Eşiniz çok iyi biriymiş sadece yemek ve bulaşık ile ilgilenip ki artık makineler yıkıyor sadece ayak işlerini yapıp kenara çekiliyorsunuz ve hala yorgunsunuz. Bunu da işyerinde yoruluyorum diyerek savunuyorsunuz eşiniz çok haklı siz bir bebeğe bakacak olgunlukta değilsiniz henüz. Ben işten çıkıyorum hem yemek yapıyorum o pişerken evi topluyorum ütü varsa yemekten onlara girişiyorum, yerleştiriyorum o olmasa lavabo yıka mutfak sil. Ne yapalım. Yani çaba göstermeniz bir plana koymanız lazım hayatınızı. Hele hemen bir kanama da düşük yapıyorum demeniz tabii ki eşinize saçma gelmiş yumurtlama dönemindeydiniz muhtemelen 15 gün sonra olduysanız yani çocuk olmaz daha ancak regl gecikir öyle o da testte görürseniz kan tahlili yaptırıp tespit edilirse ve kanama başlarsa o zaman düşük denebilir. Daha 2 aylık evlisiniz hep bir sorun eşiniz bence çok titiz değil sadece düzen istiyor o da bir erkek tabii ki işler paylaşılmalı ama siz herşeyi ona yıkmışsınız vitamin alın uykunuzu güzel uyuyun. Kendinize bakın ve evinizle ilgilenin. Çocuk konusunu asla düşünmeyin bu zamanlarda.
yine size yapıcak bi iş kalmıcak desenenize
:))) Değişik bi yaklaşım olmuş :))) Evet, fikrinizi destekler bi yorum olmuş ama eşimin siyasi görüşüyle benimki tamamen zıt kutuplar. :) Ben ibadetle ilgili söylenen her şeyi yemek yemek, su içmek, bi arkadaşla sohbet etmek gibi normal eylemler olarak görüyorum. Mesela ''Ben namaz kılarken eşim yanıma geldi, bana şöyle söyledi.'' veya ''Oruç tuttuğum için şöyle bir rahatsızlığım tetiklenmiş olabilir.'' demek yerine ''Ben kitap okurken eşim yanıma geldi, bana şöyle dedi.'' veya ''Yemek yemediğim için şöyle bir rahatsızlığım tetiklenmiş olabilir.'' deseydim ne değişmiş olurdu ki? Belki biraz fazla mı açıklama yapmaya çalışıyorum ne? Belki de bu kadar fazla ayrıntı bilmek istemiyorsunuz. Oysa ben sadece olayları daha açık ve net anlatıp, daha doğru yorumlar almaya çalışıyorum konuyla ilgili.
Eşime KK'yı kullandığımı söyleyebilseydim kesinlikle bu yorumunuzdan bahsederdim :) Eminim o da çok gülerdi :))) Doğrusu kendimi tanımasam ben de parçaları birleştirip sizin gibi düşünürdüm :)
Sürekli konu açıyorsunuz siz farkında değilsiniz ama anlattığınız hep aynı şeyler valla ben sıkıldım artık siz nasıl sıkılmıyorsunuz aynı şeyleri yazmaya hep hastalık geçirdim şöyle kötüyüm böyle yoğun çalışıyorum hepsi mi üst üste geldi eşiniz haklı ya hastasınız ya haliniz yok. Tüm bunlar bekarken hiçbir iş yapmamaktan sorumluluk almamaktan kaynaklanıyor 2 ay evlilikte yalamadığınız sağlık sorunu kalmamış anlattığınıza göre. Eşiniz çok iyi biriymiş sadece yemek ve bulaşık ile ilgilenip ki artık makineler yıkıyor sadece ayak işlerini yapıp kenara çekiliyorsunuz ve hala yorgunsunuz. Bunu da işyerinde yoruluyorum diyerek savunuyorsunuz eşiniz çok haklı siz bir bebeğe bakacak olgunlukta değilsiniz henüz. Ben işten çıkıyorum hem yemek yapıyorum o pişerken evi topluyorum ütü varsa yemekten onlara girişiyorum, yerleştiriyorum o olmasa lavabo yıka mutfak sil. Ne yapalım. Yani çaba göstermeniz bir plana koymanız lazım hayatınızı. Hele hemen bir kanama da düşük yapıyorum demeniz tabii ki eşinize saçma gelmiş yumurtlama dönemindeydiniz muhtemelen 15 gün sonra olduysanız yani çocuk olmaz daha ancak regl gecikir öyle o da testte görürseniz kan tahlili yaptırıp tespit edilirse ve kanama başlarsa o zaman düşük denebilir. Daha 2 aylık evlisiniz hep bir sorun eşiniz bence çok titiz değil sadece düzen istiyor o da bir erkek tabii ki işler paylaşılmalı ama siz herşeyi ona yıkmışsınız vitamin alın uykunuzu güzel uyuyun. Kendinize bakın ve evinizle ilgilenin. Çocuk konusunu asla düşünmeyin bu zamanlarda.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?