Konu başlığını görünce anlam veremedim doğrusu.
Herkesin yaşadığı tecrübesi muhakkak farklıdır.
Ben de ilk oğlumda çok sorunlar yaşadım, hem hamileliğim sorunlu geçti hem de 2 yıl kolik ile uğraştım.
Uykusuz gecelerim, günlerim oldu ve hiç büyümeyecek ben de hiç çocuğumu büyütemeyeceğim sandım.
2 sene uyumadım, ne doğru düzgün rahat bir duş alabildim, ne rahat bir kahvemi içebildim.
Desteğim de kısıtlıydı o dönemde. Sizin gibi destek verenim yoktu, ama eşim elinden gelenin en iyisini hep yaptı bu süreçte hakkını yiyemem. Karı-koca bir başımıza üstesinden gelmeye çalıştık.
Çocukları 2-3 yaş büyük olan arkadaşlarımla görüştüğümde ağlardım, ben de bu kadar büyütebilecek miyim diye.
Tam rahata erdim, 3 yaşında oğlum bezden kurtuldu, kreşe başladı, iş hayatına geri döndüm ve gayet güzel bir denge kurdum diye sevinirken, sürpriz bir hamilelik ile karşılaştım ve 2. oğlum dünyaya geldi.
Aman Allah ım ne yapacağım, nasıl altından kalkacağım, yaşadıklarımı yine mi yaşayacağım derken, Allah dağına göre kar veriyor işte, ilk oğlumun tam tersi bir bebeklik geçirdik.
Rahat uyuyan, gaz sorunları olmayan, melek gibi bir bebekti yavrum.
Ama o da 1-2 yaşından sonra gerçekten hareketli, yaramaz bir çocuk oldu, abisinin tersine.
O günler bitmeyecek sanıyoruz, ama şimdi oğullarımın biri 11, diğeri de 8 yaşında.
Allah uzun ömür versin.
Hiç pişman olmadım.
En zor günlerinde bile hep varlıklarına şükrettim.
Allah yoklukları ile sınamasın, anne olmak başka bir şey, o otomatik yükleniyor insana.
Fedakarlık yaparken evladına, gözün görmüyor yapılan fedakarlığı, ihtiyaçlarını giderirken aklına gelmiyor evladına verdiklerin.
Tam tersine, yetememe duygusu oluyor daha çok, evladım için daha neler yapabilirim diye yiyor insan kendini.
Her anne evladına her alanda en iyisini vermeye çalışır.
Maddi, manevi, fiziksel, aklınıza ne gelirse.
O yüzden hala bana başlık saçma geliyor.
Yapmayın, ummadığınız yerden sınanırsınız.
Allah esirgesin.