İlk defa bugün bu başlığa bakmak cesaretini buldum kendimde...İçimdeki kocaman çığlıkla,boğazım düğümlenerek okudum yazılanları.Benim babacığımda küçük hücreli akciğer kanseri.Aralık ayında öğrendik,sadece öksürüyordu; bronşit olduğunu düşünerek götürdüğüm hastaneden kanser olduğunu öğrenerek çıktım.Ben hayatımda böyle bir acı, böyle bir imkansızlık,böyle bir çıldırma eşiği yaşamadım.Nasıl kabullenebilirdim ki, dağ gibi adamın benim koca göbekli tosbağımın bu illet hastalığa yakalandığını.Ablamla birlikte aldığımız kararla kendisine söylemedik,anneme de.Çünkü biliyorum ki söylersem tedaviyi asla kabul etmeyecek,inzivaya çekilip sonu bekleyecekti.Akciğerde leke olduğunu eğer tedavi edilmezse kansere çevirebileceğini anlattım, çok hoşnut olmasa da kemoterapiyi kabul etti.6 kür tedavi gördü,kemo aldığı dönemlerde en çok saçlarının dökülmesine üzüldü babacığım çünkü 69 yaşında olmasına karşın kıvır kıvır saçları ve 50 senedir kesmediği bıyığı döküldü.Ama diğer hastalara göre kemonun yan etkileri çok olmadı bizde.İştahsızlığı olsa bile direndi hep,zorladı kendini yedi.Halsiz kaldığında kendi kendine ''su içeyim,bir an önce atayım şu ilacı vücudumdan'' dedi.Hayatımda gördüğüm en dayanıklı insandır o.Çok şükür ki kontrol PET CT çekiminde ciğerde ki hücrenin temizlendiği,metastaz yaptığı yerden kaybolduğu anlaşıldı.Çok sevindik tabiki.Hastalığını bilmediği için tamamen geçtiğini düşünüyor ama lanet hastalık hızla yayılıyormuş.Eylülde kontrolü var, o zamana kadar birşey olmasından o kadar çok korkuyorum ki.Gözünün içine baktım İstanbul'da olduğu sürece.Şimdi Ayvalıktalar annemle.Arkadaşlarının yanında,deniz kenarında temiz havada daha iyi olduğunu biliyorum.Ama aklım hep onda,hergün konuşuyorum sesinden anlamaya çalışıyorum iyi mi diye.Çünkü o öyle bir BABA'dır ki asla çocuklarını üzmek istemez.Ağrıdan ölse gıkı çıkmaz.Çok sevdiği saçları ve bıyığı çıkmaya başlamış,ağrım sızımda yok diyor. Seside keyifli geliyor ama işte insan görmeyince rahat edemiyor.Canım bitanecik babacığım.O kadar çok korkuyorum ki onu kaybedeceğim için.Evet ölüm Allahın emri ama insan kabul edemiyor.Dua ediyorum sürekli Allahım çok çektirme,uzun yıllar yaşasın bizimle diye.Elim kolum bağlı,sadece Rabbime yalvarıyorum.Şu mübarek gün ve saatte Rabbim bütün hastalara şifalar, yakınlarına da sabırlar versin.
Biraz uzun yazdım ama inanın hiç kimseyle konuşamıyorum bunu kulağına gider diye,iyi geldi sizinle paylaşmak.