polis eşleri nerdesiniz?

beyaz toprak

çirkin ama tatlı cadı=)
Kayıtlı Üye
10 Temmuz 2007
4.888
24
158
45
Sakarya
şuan ülkemiz bir kaosun kargaşanın içinde ve malesef ki günah keçisi olarakta görevlerini yapmak zorunda olan polislerimiz seçildi peki yaa sizler şuan neler yaşıyor neler hissediyorsunuz yüreğiniz ne durumda bunları birde sizin ağzınızdan dinleyip okumayı çok isterim eğer sizlerde paylaşmak isterseniz....sizlerin yerin de olmakta çok zor Allah sabır versin....
 
Polis eşi değilim polislikten son anda vazgeçmiş biriyim.Ama 2 yeğenim var polis olan.Allah içimize nifak sokanları kahretsin.Yeğenlerim bu yaşanılan kaostan ve çıkan olaylardan dolayı :( yaşanılan herşeyi sadece kendilerine mal edilmesine kızdıkları gibi ülkenin şu anki durumuna da çok üzgünler.
 
Polis eşleri ne durumdadır bilmiyorum ama polis kardeşi olarak sürekli abime moral vermekle mesguluz.mesleğinden iğreniyor desem yeridir artık severek baslamıstı oysa.öyle yıprandı ki yıllardır.hem calısma sartları agır hem herdurumda suclular.meslege basladı baslayalı sadece 1 kez bayramı beraber gecırebıldık:( görevini yaptıgı için kac kez sorusturma gecırdı sayısı belli değil.:(( Allah sabır versin polis eşlerine ve ailelerine gerçekten.
 
Malesef son olaylarda daha 25 yaşında gencecik bir Polisimiz 5 mt yükseklikten düşerek hayatını kaybetmiş.Eşide hamile imiş.:43::43:Allahım bu ülkeye dirlik düzen versin.Amin.
 
amin canım mübarek üç aylardayız dün miraç kandiliydi bu günlerin hürmetine bol bol dua etmek birlik barış dilemek lazım....
 
eylamci:polis orantısız güç kullandı
başbakan:polis orantısız güç kullandı
olaylara karışmayan vatandaş:bak şu polisin yaptığına
basın:polis demokratik hakkımızı vermiyor
hırsız:siz gidinde araçlarınızı yakanları yakalayın
polis yanında ki polise:biz kimiz la?biz kime çalışıyoz?elimizde bi deynek iki ucuda b..
 
amin canım mübarek üç aylardayız dün miraç kandiliydi bu günlerin hürmetine bol bol dua etmek birlik barış dilemek lazım....

Amin canım amin.Ya eylemlere özellikle konu gerçekten AVM ise buna bende sonuna kadar destektim ama artık işin suyu çıktığı gibi ortalarda gerçekten kötü niyetli insanlar kol gezmeye başladı.
Allah bu ülke hayrına kim bir taş kaldırıp yerine koyuyorsa ona yar ve yardımcı olsun.
Aklında fitne fesat gezenleri bildiği gibi yapsın.
 
eylamci:polis orantısız güç kullandı
başbakan:polis orantısız güç kullandı
olaylara karışmayan vatandaş:bak şu polisin yaptığına
basın:polis demokratik hakkımızı vermiyor
hırsız:siz gidinde araçlarınızı yakanları yakalayın
polis yanında ki polise:biz kimiz la?biz kime çalışıyoz?elimizde bi deynek iki ucuda b..

Gerçekten ya 5 parmağın 5i bir olmadığı gibi orada gerçekten olayların durulması için dua eden polisler kime hizmet ediyor acaba bilemedim.2 yeğenim dışında polis okul zamanımdan o kadar çok arkadaşım varki onlarla bile tek tek konuştum çok kızgın olup küfredenide vardı,ablacım eylemciler değildi bizi zor kullanmaya mecbur eden.İçlerindeki provakatörlerdi.ki biz onları seçmek için o kadar zorlandık ki diyenider.Ve bugün eşimin polis yeğeni ile konuştuk.Çocuk mobesede ablacım ilk gelen guruplar kameraları yaktılar ve kırdılar mecburen bizlerde halkın arasına sivil olara karıştık.Ve yakaladıklarımızın içinde aranan insanlar bile vardı bazı şeyler ekranlarda göründüğü gibi değil.Ve bizler sivil olduğumuz için eylemden nasibini alanlardan olduk.dedi.
Ne desek bilmiyorum ama dedim ya Allah doğu olana her daim beraberdir.
 
nasıl bir ülke odu burası anlamak mümkün değil
polisi askerle bile birbirine düşürmeye çalışan bir yönetim var zamanında oldu bunlar bilirsiniz
şimdi de bu olaylar
polis ne yapsın peki ne emir alıyorsa onu uyguluyor
kaldıki öyle bi ülkedeyiz ki adam ambulans diye bile polisi arıyor..
polislerimiz artık bunalımda artık sıkıntıda
zaten yaptıkları iş kolay değil neden bir de vatandaşa kötü göstermeye çalışılıyor ki
bunların hepsi kurulu ve kurgulu bişey diye düşünüyorum
tüm kolluk kuvvetleri ortadan kaldırılmaya çalışılıyor polis daha çok halkla içiçe olduğu için bu yollar deneniyor
en basit bi olayda bile eylemi yapan adamlar haklı görüş savunuyorsa dahi önce polisi tahrik ediyorlar sonra vay efendim polis bize bunu yaptı
e yapar tabi..olay neydi nerye geldi ağacı kesip adam oraya bilmem ne yapacak ve bu adam devletin başında olan bir adam bu yetmez gibi
Atamıza laf sayılıyor herkes unuttu bunları bi polisin yaptığı kaldı
valla bilmiyorum Allah sonumuzu hayretsin hala Atatürkü sorgulayan laf sayan bir hükümet başımızda ve her olay farklı yerlere çekiliyor
diliyorum ki ülkemizin üstündeki bu kara bulutlar bi an önce gitsin güneşli günlere ihtiyacımız var...
 
Ölen polis Adanlıydı ve işte en yakın arkadaşından o günler.:43:

Bilal Gül
3 saat önce ·
Adana'da şehit olan Komiser Mustafa Sarı hakkında konuşma ihtiyacı hissediyorum çünkü ciğerim yanıyor. Herkes konuşuyor, yazıyor. İçinde doğru olan da var, yalan olan da. Gerçekleri en önden gören bendim. Ben, Bilal Gül. Bir fotoğrafçı olarak Mustafa'nın düştüğü o gece oradaydım!

Mustafa arkadaşımdı, kardeşimdi. Düğününde birlikte halay çekmiştik. Kardeşimle Polis Akademisi'nde birlikte okumuşlar, Adana'da birlikte görev yapmışlardı. Ameliyat olduğumda hastanede ziyaretime gelmişti. Ailecek görüşürdük. Annem "oğlum" derdi kendisine. Hayır duasını eksik etmezdi. En son dün akşam 18:30'da konuşmuştuk. Nereden bilebilirdim ki son konuşmamız olacağını?..

Cuma gününden beri Adana'da AKP Hükümeti'ne karşı yapılan haklı direniş hareketinde hem direnişçiler tarafında hem de polis tarafında her gün bulundum. Sloganımızı attık, yürüyüşümüzü yaptık. Provakatörleri, polise taş atanları, ortalığı yakıp yıkanları engelledik. Sayısız fotoğraflar çektim. Bir kere bile polisin halka karşı şiddet uyguladığını görmedim. Bir kere bile halkın da polise karşı şiddet uyguladığını, taş attığını görmedim. Halk diyorum! Provakatörlerden, yasadışı örgütlerden, teröristlerden bahsetmiyorum burada! Adana polisine verilen emir gayet açık ve netti, kendi kulaklarımla duydum: "Halka kesinlikle zarar vermeyin! Yasadışı faaliyetlerde bulunanlara karşı yasal çerçevede önce uyarınızı yapın, ondan sonra müdahale edin. Bunu yaparken de kesinlikle orantısız güç kullanmayın!" Tüm Adana halkı şahittir. Çünkü polisin karşısındaki halktı. Annelerimiz, ninelerimizdi. Emekli babalarımız, dedelerimizdi. Genciydi, yaşlısıydı. Adanasporluydu, Demirsporluydu, Beşiktaşlıydı, Galatasaraylıydı, Fenerbahçeliydi. Türktü, Kürttü, Lazdı, Boşnaktı, Çerkezdi, Araptı. Müslümandı, Hristiyandı. Mini eteklisiydi, türbanlısıydı. Hep birlikte, yanyana, kardeşçe yürüdük. Bir kere bile Turgut Özal Bulvarı'nda, Barajyolu'nda, Duygu Kafe'de kanunlar çerçevesinde gösterisini yapan, direnişini gösteren halk ile polis karşı karşıya gelmedi. Atatürk Parkı'ndan Turgut Özal Bulvarı'na kadar yürüdü halk. Yolun bir yarısını kullanarak, trafiği aksatmadan. Kırmadan, dökmeden. Kıranı dökeni gerektiği dilde uyararak. Polisler gerekli güvenlik önlemlerini alıp beklediler sadece. Yorulduk, birlikte oturup dinlendik. Acıktık, birlikte yemek yedik. Analarımızın evde demlediği çayı birlikte içtik. Ben 30 yaşında adamım. Ömrüm boyunca böyle bir birlik, beraberlik ve dayanışma görmedim.

Dün işten çıkınca fotoğraf makinemi kapıp her zamanki gibi Atatürk Parkı'na gidecektim. Mustafa, Terörle Mücadele'de görevliydi. Mustafa halk, vatan, devlet düşmanlarına karşı görevini yerine getirmekle mükellefti. Adı Atamız gibi Mustafa, soyadı Atamızın saçları gibi sarıydı. "Mustafa" adını gururla taşıyordu. Mustafa 6 gündür evine gitmemişti. Eşini görmemişti. Mustafa uykusuzdu, yorgundu, sinirleri gerilmişti. Şaka bile kaldıracak durumda değildi ki gündüz yaptığım şakaya da sinirlenmişti, küfretmişti bana. Arkadaşlar arasında olan şeyler bunlar. Sinirliliğine vermiştim. 1-2 saat sonra mesaj atıp özür diledi sonra. Normaldir dedim, boşvermesini kafaya takmamasını söyledim. Bana Sular'da olduğunu, akşam geçerken uğramamı söyledi.

Akşam Atatürk Parkı'ndan yürüyüşe geçtik, Turgut Özal Bulvarı'na yürüyüp geri Atatürk Parkı'na geldik. Mustafa Kemal Paşa Bulvarı'nda, Seyhan Başkent Hastanesi'nin karşısında Adana AKP İl Başkanlığı vardır. Önünden 2 kere geçtik, bir tek taş atan bile olmadı. Polisler o bölgede konuşlanmıştı. Çünkü biliyorlardı ki provakatörler, vatan hainleri, millet düşmanları o bölgede olay çıkaracaklardı. Mustafa'yı aradım, açmadı. Görevi başındadır, yoğundur dedim ve Atatürk Parkı'ndan, Sular mevkiine gittim. Orada Adana AKP İl Başkanlığı Binası yönüne doğru yürüyüş hazırlığında olan kalabalık bir grubu gördüm. Kesinlikle halk değillerdi! Saat 23.00 sıralarında Adana AKP İl Başkanlığı önüne gelen yaklaşık 500 kişilik grup, "Hükümet istifa" sloganları attı. Bina önünde önlem alan polisin, dağılmaları yönündeki uyarılarına rağmen protestocular bekleyişlerini sürdürdü. Grubun içinden zaman zaman polis araçlarına taş atılması tansiyonu yükseltti. Bunun üzerine polis araçlarından eylemcilere, "Provokatörlerin oyununa gelmeyin, sizleri seviyoruz. Eyleminiz kanunsuzlaşmak üzere." anonsları yapıldı. Yaklaşık 45 dakika boyunca uyarı anonslarını sürdüren polis, grubun dağılmaması üzerine TOMA araçlarıyla tazyikli su sıkarak müdaha etti. Ardından dağıtmak üzere göstericileri kovalamaya başladı. Bundan sonrası ise sonun başlangıcı oldu..

Kaçan göstericilerin aynı bölgeye geri dönmelerini engellemek için Kasım Gülek Köprüsü polis tarafından kontrol altına alındı. Atatürk Caddesi'ni, Mustafa Kemal Paşa Bulvarı'na bağlamak için yapılan inşaat halindeki köprünün ve çevresinin de tutulması gerekiyordu. O bölgede herhangi bir kovalamaca yaşanmadı. Kimse Mustafa'yı tutup köprüden aşağı atmadı. Mustafa orada kimseyi kovalamadı. Mustafa'nın görevi kimseyi kovalamak değildi. Bir Terörle Mücadele Komiseri gidip gösterici kovalamaz. Onun görevi emrindeki polis memurlarını koordine etmekti. Polisleri oraya yerleştirmesi gerekiyordu. Köprüden geçmek istedi. Mustafa yorgundu. Mustafa uykusuzdu. Gece karanlıktı. Mustafa talihsiz bir kaza sonucu oradan düştü. 5 metre derinliğindeki karanlıkta kayboldu Mustafa. Kimseyi katletmedi, kimse tarafından da katledilmedi!

Adana Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı önce, yapılan ilk müdahalenin ardından Adana Yüreğir Başkent Hastane'sine sevk edildi. Her 2 bacağında, göğüs kafesinde ve kafatasında kırıklar vardı. Gece 3:00'da ameliyata alındı. İç kanaması vardı. Böbreğinin birini ve karaciğerini aldılar. Sabah 10:00'da ölüm haberi geldi. Mustafa dayanamamıştı, beyin ölümü gerçekleşmişti. Görevi başındayken talihsiz bir kaza sonucu şehit oldu Mustafa.. Eşi, ailesi, arkadaşları kan ağlıyordu.

Yüce Türk halkından bir isteğim var. Kendinizi kaybetmeyiniz. Sağduyunuzu ve soğukkanlılığınızı koruyunuz. Mahatma Gandhi'nin dediği gibi; "Cesur ve darbe almaya hazır olursan, saldırıyla cevap vermez ama pes de etmezsin. Bunu yaparsan, insanın doğasında ortaya çıkan bir şey sana olan nefretini azaltıp saygısını artırır. Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız. Alkışlar önüne kansız elle çıkınız."

Hepinizi saygıyla selamlarım.

Bilal Gül
 
Benim eşim de polis ve kaç gündür geceleri ek göreve çağırıyorlar
Bu hükümet Polisi günah keçisi seçmiş
Arkada polise eylem yapanları durdurun biber gazı sıkın tazyikli suyla dağıtın yürümelerine engel olun diyorlar
Basının karşısında ise polis orantısız güç kullandı gereken neyse yapılacak diyorlar
Meslekten ihrac ediyorlar kurunun yanında yaşı da yakıyorlar
Ben bu kadar ikiyüzlülük görmedim başından beri bana hiç samimi gelmemişti zaten b.şbakan bey
 
Bir de sanki bu memleket b.şbakanın babasının çiftliği sanki!!
İnsanlar istemiyorsa yapma ya zorla mı!!
Seni bu millet seçti bu milletin temsilcisisin sen insanlar ne istiyorsa onu yapsana sen keyfine göre iş yapıyorsun!!
Bu nasıl bir inattır nasıl bir kibirdir hiç burnundan kıl aldırmıyor beyfendi!!
 
Benim eşim de polis ve kaç gündür geceleri ek göreve çağırıyorlar
Bu hükümet Polisi günah keçisi seçmiş
Arkada polise eylem yapanları durdurun biber gazı sıkın tazyikli suyla dağıtın yürümelerine engel olun diyorlar
Basının karşısında ise polis orantısız güç kullandı gereken neyse yapılacak diyorlar
Meslekten ihrac ediyorlar kurunun yanında yaşı da yakıyorlar
Ben bu kadar ikiyüzlülük görmedim başından beri bana hiç samimi gelmemişti zaten b.şbakan bey

işte tüm mesele de burda o başbakan değil boşbakan
yıllaaaarca boş boş baktı sadece seçim zamanı ortalığı karıştırıp kendilerini akladılar
o yüzden isimleri ak parti ama bu son olaylardan sonra partide kendi adıda başka bişi oldu
onu da ben buraya yazmıyacam gören göz görüyor zaten..
gereği yapılacakmış peeehh..gereği ne biliyor musun sayın boşbakan gereği sen ve senin gibilerin yerinden alınması
sen orda oturacan diye bi dünya insan yerinden olamaz olmayacak
umuyorum ki milletimiz bu seçimlerde kendi susup sandığı konuşturacak
laikliği bile sağlayamayan bu densizliğe dur diyecek..
 
Back