- 6 Eylül 2010
- 1.188
- 2.150
- 333
Hala geç değilÖnerin için çok teşekkür ederim.. Bir süre daha iş bulamazsam istemeye istemeyende olsa ailemden biraz destek isteyip Online olarak bir takı butiği açmayı düşünüyorum.
iyi niyet konusuna gelincede maalesef ne geldiyse başıma hep bu iyi niyetten geldi yeri geldiğinde büyüktür eşimin annesidir diyip saygımı bozmıyım demek yerine biraz çemkirseydim sanırım şuan hepsi süt sökmüş kediydi.
Bacım keşke altınlarını vermeseydin... Ben de maddiyata bakan bir kişi değilim ama eşim bana kac defa demesine rağmen (altınları satalım araba alalım vs.) ben sattırtmadım...Merhaba kızlar artık ne yapacağımı bilmediğim için sıkıntımı sizinle paylaşmak istedim.
lütfen bana bir akıl verin..
Eşimle üniversitede tanıştık 3yıllık bir beraberlikten ve mezun olduktan sonra evlenmeye karar verdik. Eşimin annesi ilk tanışmamızdan beri, ona tek bir hatam ve saygısızlığım olmamasına rağmen bir türlü beni sevmedi. Ona rağmen artık nişanlıydık. Nişanlılık süresi ve ailemizde beni o kadar yordu ki anlatamam bir yıl nişanlı kaldım bir yılın altı ayı bana küs ne arar ne sorar asla gelinimdir diyip ilgilenmedi ne nişan alışverişine geldi ne düğün.Tek oğlu ve bende tek geleniyim ama hiç ilgilenmedi. Yaptığı tüm olumsuzluklara rağmen sevdiğim adam için sabrettim çok bitirmeye kalktım ama sevdiğim adama ve emeklerinize kıyamadım eşim çok çaba gösterdi bitmesin diye çok uğraştı. Onun sayesinde tüm olumsuzluklara rağmen artık evliydik. Ben ailemide bırakıp hiç bilmediğim bir şehre gelmiştim artık ve burda eşimden başka tanıdığım kimse yok. Eşimin babasının durumu çok iyi bunu özellikle belirtmek istiyorum. Şimdi anlatacaklarım ise asıl zoruma gidenler..
Bana yaptığı onca kötülüğe rağmen eşimin ailesidir dedim affettim asla surat asmadım tüm güler yüzlülügümle evimde ağırladın daha bir günlük evliyim annesini almaya gittik düğünde takılan bütün takıların hepsini alıp düğün masrafları için yapılan borçlar ödendi asla sesimi çıkarmadım eşimin vardır bir bildiği dedim elimizde bir kuruş paramız kalmadı bu arada eşimin işi yok. Babası mütahit ve babasının yanında iş oldukça günlüğü yüz liraya çalışıyor o da her zaman iş olmuyor. Kolumada gelinleri olarak sadece dört tane bilezik takmışlardı ben altın filan istememiştim zaten. Neyse sonra evliliğimizin Üçüncü günüde o dört bilezik istendi alınan eşyaları ödemek için onuda verdim. Hiç birşeyimiz kalmadı. Yaşadığımız yer kırsal bir yer ben mezun olduğum bölümün işini bulamıyorum eşimde aynı şekilde iş bulamıyor. Şimdi yeniden üniversite okumaya başladım. Sağlık bölünü yazıp tekrar okuyorum iş sahibi olabilmek için.
Şimdi kızlar olay şu evliliğimin on beş günü gayet iyiyiz sürekli benim evimde annesi ve babası yiyoruz içiyoruz aramızda hiç bir sorun yok. Bu arada balayına bile gidemedim o da içimde kaldı.Eşimle ailesi bir tartışma yaşadı . Annesi o kadar kötü oldu ki evimizden ayrılırken onu öyle görünce aklım kaldı merak ettim ve aradım bana ağıza alınmıycak hakaretler etti. Şok oldum benim onca iyi niyetim hepsi boşuna oysa daha iki hafta önce ailem onlara emanet ederek gitmişti. Telefonu suratıma kapattı ve o günden sonra ne arardı ne sordu evleneli dört ay oldu ne gelen var ne giden eşimin kız kardeşi bile benimle konuşmuyor ve kıza yaptığım hiç birşey yok bir kere evime gelmişliği bile yok kardeşinin. Şimdi ikimizde işsiziz elimizde kötü gün için bir birikim de kalmadı. Eşim babasının yanına günlüğü yüz lira ya çalışmaya gidiyor. Zoruma giden şu bir anne baba çocuğunu eşine nasıl böyle mahcup eder nasıl kötü kalpli insanlar var anlamıyorum ailemi özledim yanına gidemiyorum babası eşime çok masraflı oluyor demiş. Kendi kızı ve damadıyla da nerdeyse beraber yaşıyorlar diyebilirim. O kadar zoruma gidiyor ki bu durum daha ne kadar sabrederim bilmiyorum. Bu anlatımlarım sadece özet detaylara insem neler neler var.
kızlar sakın beni yanlış anlamayın asla maddiya önem veren biri değilim ama evlenir evlenmez bu kadar sıkı yılı bir hayatın içine düşeceğimi beklemiyordum. Biz o takılarla iş filan kurmayı düşünüyorduk eşim o kadar saf ki babasının ona iş kuracağını düşünerek verdi elimizde ne var ne yok şimdi başına vuruyo keşke vermeseydim diye. Amaç ne bilmiyorum. Banası dışardan bir çalışan neyse onada o muameleyi yapıyor kendimi geçtim gelinleri olarak ama zor zamanında bir anne bir baba nasıl bu kadar acımasız olabilir. Eşimin benden önce ki hayatı o kadar rahattı ki şimdi herşeyi suçlusu benmişim gibi hissediyorum. Sanırım amaçları şu benim evlenmeden önce ki hayatımda ekonomik problemlerim olmadığı için rahata alışık olduğumu düşünüp eşimi bırakmam için yapılıyor. Maddiyat değilde en çok bu yalnızlık ve kimsesizlik beni yoruyor hasta oldum yataktan kalkamadım eşim annesinden çorba yapmasınınistedi onu bile yapmadı oğlu aç kalmasın diye sadece ona kadar onun yiyebileceği bir yemek gönderdi o kadar ağladım ki insanın kendi ailesi gibi yok çok pişmanım kızlar ailemden uzakta artık gücüm kalmadı.
Lütfen bana akıl verin siz olsanız napardınız?
Güzel arkadaşım bu anlattıkların birçok kişide oluyor (eğer bir taraf istenilmeyen kişi ise) sizin tek yapmanız gereken güçlüMerhaba kızlar artık ne yapacağımı bilmediğim için sıkıntımı sizinle paylaşmak istedim.
lütfen bana bir akıl verin..
Eşimle üniversitede tanıştık 3yıllık bir beraberlikten ve mezun olduktan sonra evlenmeye karar verdik. Eşimin annesi ilk tanışmamızdan beri, ona tek bir hatam ve saygısızlığım olmamasına rağmen bir türlü beni sevmedi. Ona rağmen artık nişanlıydık. Nişanlılık süresi ve ailemizde beni o kadar yordu ki anlatamam bir yıl nişanlı kaldım bir yılın altı ayı bana küs ne arar ne sorar asla gelinimdir diyip ilgilenmedi ne nişan alışverişine geldi ne düğün.Tek oğlu ve bende tek geleniyim ama hiç ilgilenmedi. Yaptığı tüm olumsuzluklara rağmen sevdiğim adam için sabrettim çok bitirmeye kalktım ama sevdiğim adama ve emeklerinize kıyamadım eşim çok çaba gösterdi bitmesin diye çok uğraştı. Onun sayesinde tüm olumsuzluklara rağmen artık evliydik. Ben ailemide bırakıp hiç bilmediğim bir şehre gelmiştim artık ve burda eşimden başka tanıdığım kimse yok. Eşimin babasının durumu çok iyi bunu özellikle belirtmek istiyorum. Şimdi anlatacaklarım ise asıl zoruma gidenler..
Bana yaptığı onca kötülüğe rağmen eşimin ailesidir dedim affettim asla surat asmadım tüm güler yüzlülügümle evimde ağırladın daha bir günlük evliyim annesini almaya gittik düğünde takılan bütün takıların hepsini alıp düğün masrafları için yapılan borçlar ödendi asla sesimi çıkarmadım eşimin vardır bir bildiği dedim elimizde bir kuruş paramız kalmadı bu arada eşimin işi yok. Babası mütahit ve babasının yanında iş oldukça günlüğü yüz liraya çalışıyor o da her zaman iş olmuyor. Kolumada gelinleri olarak sadece dört tane bilezik takmışlardı ben altın filan istememiştim zaten. Neyse sonra evliliğimizin Üçüncü günüde o dört bilezik istendi alınan eşyaları ödemek için onuda verdim. Hiç birşeyimiz kalmadı. Yaşadığımız yer kırsal bir yer ben mezun olduğum bölümün işini bulamıyorum eşimde aynı şekilde iş bulamıyor. Şimdi yeniden üniversite okumaya başladım. Sağlık bölünü yazıp tekrar okuyorum iş sahibi olabilmek için.
Şimdi kızlar olay şu evliliğimin on beş günü gayet iyiyiz sürekli benim evimde annesi ve babası yiyoruz içiyoruz aramızda hiç bir sorun yok. Bu arada balayına bile gidemedim o da içimde kaldı.Eşimle ailesi bir tartışma yaşadı . Annesi o kadar kötü oldu ki evimizden ayrılırken onu öyle görünce aklım kaldı merak ettim ve aradım bana ağıza alınmıycak hakaretler etti. Şok oldum benim onca iyi niyetim hepsi boşuna oysa daha iki hafta önce ailem onlara emanet ederek gitmişti. Telefonu suratıma kapattı ve o günden sonra ne arardı ne sordu evleneli dört ay oldu ne gelen var ne giden eşimin kız kardeşi bile benimle konuşmuyor ve kıza yaptığım hiç birşey yok bir kere evime gelmişliği bile yok kardeşinin. Şimdi ikimizde işsiziz elimizde kötü gün için bir birikim de kalmadı. Eşim babasının yanına günlüğü yüz lira ya çalışmaya gidiyor. Zoruma giden şu bir anne baba çocuğunu eşine nasıl böyle mahcup eder nasıl kötü kalpli insanlar var anlamıyorum ailemi özledim yanına gidemiyorum babası eşime çok masraflı oluyor demiş. Kendi kızı ve damadıyla da nerdeyse beraber yaşıyorlar diyebilirim. O kadar zoruma gidiyor ki bu durum daha ne kadar sabrederim bilmiyorum. Bu anlatımlarım sadece özet detaylara insem neler neler var.
kızlar sakın beni yanlış anlamayın asla maddiya önem veren biri değilim ama evlenir evlenmez bu kadar sıkı yılı bir hayatın içine düşeceğimi beklemiyordum. Biz o takılarla iş filan kurmayı düşünüyorduk eşim o kadar saf ki babasının ona iş kuracağını düşünerek verdi elimizde ne var ne yok şimdi başına vuruyo keşke vermeseydim diye. Amaç ne bilmiyorum. Banası dışardan bir çalışan neyse onada o muameleyi yapıyor kendimi geçtim gelinleri olarak ama zor zamanında bir anne bir baba nasıl bu kadar acımasız olabilir. Eşimin benden önce ki hayatı o kadar rahattı ki şimdi herşeyi suçlusu benmişim gibi hissediyorum. Sanırım amaçları şu benim evlenmeden önce ki hayatımda ekonomik problemlerim olmadığı için rahata alışık olduğumu düşünüp eşimi bırakmam için yapılıyor. Maddiyat değilde en çok bu yalnızlık ve kimsesizlik beni yoruyor hasta oldum yataktan kalkamadım eşim annesinden çorba yapmasınınistedi onu bile yapmadı oğlu aç kalmasın diye sadece ona kadar onun yiyebileceği bir yemek gönderdi o kadar ağladım ki insanın kendi ailesi gibi yok çok pişmanım kızlar ailemden uzakta artık gücüm kalmadı.
Lütfen bana akıl verin siz olsanız napardınız?
O kadar haklısın ki..Daha bugün babandan anlattı.
Dedem ile ilk İstanbul’a geldiklerinde ağır bir işte çalışmış dedem bayıldığı için yapamayacağını zannetmiş tası tarağı toplamışlar 3 günlük gemi yolculuğu ile geri dönmüşler. Büyük dede bu cekırdek aileye 1 oda veriyor aile nüfusu 4 e çıkıyor. Babaannem dedemi izliyor yeni doğum yaptığı için ise herhangi bir işe yardım etmiyor.(Önceden 3-6 ay doğum yaptım yatayım ben olgudayım vs vs yoktu bilen bilir.) Babannem her işte dedemi yolluyor bağ-bahçe vs. istirahatini babam ve amcama bakmak için uzatıyor. Dedem yılmak üzere iken bir gece dedemle konuşuyor.
-“Burada bir ağaç bile vermeyecekler bize karın tokluğumuzla kalacağız ne uzarız ne kısalırız. İstanbul’a dönelim bir çatı bir odada olda bize yeter bizim deriz en azından emeğimiz gözümüzün önünde olur babamızın cebinde değil diyor.”
Kısa süre sonra göç geri geliyor İstanbul’a.
Dedem pes ettiği iş yerine geri dönüyor.(Oradan emekli)
El parmaklarım kadar mülkiyetleri var şuan.
Kendisi de ekledi bugün anlatırken ;
-“Ya elden(dedemin ailesi -kendi ailesi) medet umsaydık,bir tarlaya bel bağlasaydık. Bu kadar mutlu ve bolluk içinde olurmuyduk? Ben konuşmayı yapmasaydım nolurdu? Çok şükür.” Dedi.
İşin özü eşinizi şevklendirin. Güçlü olduğunu tek başına yada beraber birçok şeyi yapabileceğinizi anlatın. Cesaretlendirilmeye ihtiyacı olabilir.
O kadar mesafeliyiz ki aylardır kapımı açmıyor kendileri.. Yakın zamanda bir kaç olay yaşandı anladım ki olay tamamen beni yıldırmak herkes herşeyin o kadar farkındaki artık bende tavrımı koydum ne kadar mesafeli olursam o kadar iyi Güler yüzlü iyi niyetli olmak insanların tepene çıkıp seni ezmeye çalışmasından başka bir işe yaramıyor.Merhaba öncelikle kaynana ve kayinpeder acisindan geçmiş olsun.
Bir kere ayıbı taktiği bilezikleri geri alip borç ödeyerek yapmışlar. Yani sana bir bilezigi çok görmüşler. Yanlış anlaşılmasın amacım gazlamak değil ama eskiler "gelinin sarma sararken bir singirdayan bileziği olmali" der.
İkincisi kp müteahhit ve günlüğü 100 lirayami calistiriyor? Yahu adam müteahhit :) cok komik.
Benim ki akil vermek degil neticede sizden ustun degilim. Fakat benim önerim kayinvalidenizle gereken mesafeyi korumaniz. Hos geldin anne bes gittin anne modunda olmak.
Yuz bulamassa o laflarida size soyleyemez. biz gelinlerin hatasi basta iyi davraniyoruz annecim diyoruz yuz bulup tepemize çıkıyorlar sonra boyle kendimiz üzülüyoruz.
Sen mesafeni koru sana hakaret etmesinede müsaade etme sen ondan çıkmadın çıktığına etsin o hakareti. Herkesin kızı kendine prenses
Kötüler hemde öyle bir kötüler ki artık olay beni de geçti.. Aslında ben daha çok eşim için üzülüyorum. Amaçları belki beni yıpratmak ama en çok eşim hırpalanıyor en son ara bulmaya çalıştığında annesi eşime senide evladım gibi hissetmiyorum dedi. O kadar ki gözden çıkarmış. Belki diyeceksiniz ki kim bilir neler yaptınız da bir anne bu cümleyi kurdu inanın evlendiğimden beri aylar geçti yüzünü görmedim.. Eşimin benim yanımda durması bu hale getirdi. Eşim siz böyle devam ederseniz benim evliliğim bozulacak dedi. Cevabı o kadar net ki bırak giderse gitsin.. O an resmen yıkıldım ne kolay bırak gitsin. Bir kadının hayatıyla oynamak bu kadar kolay.İşte bu yüzden çok köyüler.Akli dengeleri yerinde degil bu insanlarin sanirim ya da saf kotulukler.
O kadar haklısın ki eşimi kendi ailemin yaşadığı şehre gitmeye ikna etmeye çalışıyorum ama orda çevrem yok diyip kestirip atıyor.
Siz de bir işe girin mesela?kpss çalışıyorum demissiniz ama atamalar yillar surebiliyor sizin hemen çözüm bulmaniz lazimO kadar doğru yerden baktın ki benim mutsuzluğum parasızlık filan değil çok şükür birikimim vardı. Benim derdim bu yıldırma çabası hayatımızı zorlaştırmak için yapılanlar ve bu art niyet. Kızlar bu toplu bir cevap olsun eşim işsiz değildi yıllarca babasının yanında çalıştı. Şimdi evli yine çalışıyor ama babası ona el muamelesi yapıp maaş yerine günlük geçinilmiycek düzeyde paralar veriyor. İşsizlik ve para muhabbetinizi bir kenara bırakalım sorun o değil sorun benim bu muamele karşısında ne yapmam gerektiği çünkü ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.
'' .. zor durumdayken görmek şuan bi sorun yok evet ama ileride herhangi bir prüz olduğunda görmek gerek ''valla bi beklentin olmayınca hayal kırıklığı da yaşamıyorsun.
benm kv bi beklentim yok bana bazen ufak hediyeler alır sağolsun kızına alırken ama bende her gittiğimde boş gitmem açıkçası..
ama iş zor durumdayken görmek şuan bi sorun yok evet ama ileride herhangi bir prüz olduğunda görmek gerek (şuan yok allaha şükür ama ) o zaman görucem kv .. Ona ragmen bile mesafeliyim ama saygım sonsuz bir şey görmedim ama görsem uslubuyle gereken cvbı veririrm.
Sizde mesafenizi koruyacaksınız söylenenleri yapılanları umursamayacaksınız yeri geldi mi cvbı yapıştıracaksınız. İkiniz çalıştınız mı halledemeyeceğiniz bir şey yok. .
aslında bu cumle kv fln değil eşle de alakalı bir durum. hastayken zor durumdayken tanır insan birbirini. genel olarakta böyle değilmi.'' .. zor durumdayken görmek şuan bi sorun yok evet ama ileride herhangi bir prüz olduğunda görmek gerek ''
çok haklısınız,
çok sevdiğim bir arkadaşım, düğün günümde '' sen iyisin, herkes iyi '' demişti. haklıymış.
gülüp söylediğimiz, yiyip içtiğimiz her insan, düştüğümüzde bizi kaldırmayabilir.. bunu öngörerek yaşamayı bilmeliyiz.
bugün iyi anında söylersin, ama işler düğümlendiğinde ortaya gelir.
nerde nasıl davranacağını, ne zaman ne söyleyeceğini iyi bilmeli insan.
kriz anları çok önemlidir hayatta.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?