Psikiyatriste gittim o da aynı şeyleri söylüyor hemen hemen. İlaç da kullaniyorum. Düzelemedim bilmiyorumArkadaşlar öyle bir yazıyorsunuz ki ‘çık gez dolaş’ ‘ yeni yerler gör’ ; ‘arkadaş edin’, falan. Şey de yazın isterseniz ‘bol su iç, duşa gir, kitap oku güneşi selamla hayatı sev falan güzellemeleriBu resmen hastalık, isteksizlik depresyon bunlar çabuk toparlanmıyor. Siz sanıyorsunuz ki (ya da bazınız) depresyonda da olsak, ölsek de kalsak da, o kuyudan kendimiz rahatlıkla çıkabiliriz çok güçlü olmalıyız falan filan. O öyle değil işte bazen insan güçlü olamıyor bazen depresyondan çıkacak gücü asla kendinde bulamıyorsun. Gez dolaş arkadaş bul derken bile hayalimde 500 tl kaybettim şuan. Her şey parayla malesef. Yardım almakta fayda var direkt psikiyatriste gidin derim
Aynı duygulardayım sevilmemişliğin acısı bambaşka…O kadar doluyum o kadar mutsuzum ki buraya içimi dökmekten başka bir şey yapamiyorum. Hayata dair yaşama dair hiçbir motivasyonum enerjim yok hani insani hayata bağlayan şeyler olur ya bende hicbir sey yok boşuna yasiyormusum gibi geliyor. Zaten bu yaşıma kadar boşa yaşadığımı düşünüyorum. Arkadaşlarla bir araya geldiğimizde anlatacak hicbir şeyim olmuyor çünkü hicbir sey yaşamadım ve yaşamamaya devam ediyorum. Sadece günleri ayları yılları deliriyorum evden çık işe git (iş yerinde de mutsuzum) işten eve gel. Sosyalleş diyeceksiniz ama sosyalleşmek de içimden gelmiyor. Yaşıtlarım enerjik mutlu geziyor tozuyor aşık oluyor sevgilileriyle eşleriyle hayatın tadını cikariyolar bir de kendime bakıyorum ne gezme isteği var ne de aşka dair bir şey. Sevilmeme duygusu beni bitiriyor süründürüyor resmen. Bu zamana kadar herhangi birinin aşık olduğu kiz olamamak, hep yalniz olmak ve yıllar geçmesine rağmen bu konuda herhangi bir ilerleme katedemememk bütün enerjimi sömürüyor ne yapacağımı bilmiyorum
Bildiğinizi sandığınız şey de yanlış bilgi. Depresyon şımarıklık değildir.Dususler.yine.olur ama en azindan artik biliyorum depresyonun ne denli.bir simariklik.oldugunu.
Ben bir cok insanin genclik yillarinda yasadigi omur kadar depresyonda kaldim. 1 ay banyo yapmadigim aylarca evden cikmadigim durmadan agladigim hatta o kadar hissizim ki aci cekmeyede raziyim dedigim zamanlar gecirdim. Ilacta ise yaramiyor oyle insana. Depresyonu benim kadar iyi cok az kisi bilir. Belki kendimede kizginim o kadar zaman gozumu acamadigim icin. Ama toplum bu ruh haline birileri tarafindan surukleniyor iste. Bu hadi hayati sev diyerek cici cici konusarak asilacak bir sey degil. Insan kendini zorlayip evden cikmazsa, kimseye bi faydasi dokunmazsa sadece mutlu olsun diye ugrasarak bunu asamaz. Depresyonu mutlulukla asmaya calismakta ve hatta boylede asamamakta simarikliktir.Bildiğinizi sandığınız şey de yanlış bilgi. Depresyon şımarıklık değildir.
Sizin yaptığınız şımarıklık olabilir (sizin düşünceniz bu olduğu için bu sekilde diyorum) ama depresyonda olan diğer insanların da simariklik yaptigini göstermez bu. Depresyondaki birine bu hayatı sev diye cici cici konuşularak aşılacak bir şey olmadığını söyleyip öte yandan depresyon şımarıklık demek de müthişmiş.Ben bir cok insanin genclik yillarinda yasadigi omur kadar depresyonda kaldim. 1 ay banyo yapmadigim aylarca evden cikmadigim durmadan agladigim hatta o kadar hissizim ki aci cekmeyede raziyim dedigim zamanlar gecirdim. Ilacta ise yaramiyor oyle insana. Depresyonu benim kadar iyi cok az kisi bilir. Belki kendimede kizginim o kadar zaman gozumu acamadigim icin. Ama toplum bu ruh haline birileri tarafindan surukleniyor iste. Bu hadi hayati sev diyerek cici cici konusarak asilacak bir sey degil. Insan kendini zorlayip evden cikmazsa, kimseye bi faydasi dokunmazsa sadece mutlu olsun diye ugrasarak bunu asamaz. Depresyonu mutlulukla asmaya calismakta ve hatta boylede asamamakta simarikliktir.
En uc noktada ilac yaziyorlar ilaclar daha da kotu hale getiriyor.isleri. sirf bu yuzden 3 defa gecici felc geciren yakinim var. Neyse sizde iyi biliyorsunuz anlasilan. Ama ben soylediklerimin arkasindayim. Konfor alana ve rutine baglilik depresyon yapar, eger cok uç hayati bir sorunla bogusmuyorsan ve sebebi sadece ilk belirttigim sebepse bu simarikliktir bana gore. Evet benimkide simariklikti. Hayatla mucadele eden, baskalari icin guzellikler icin calisan insanlar kolay kolay depresyona girmez. Evet karamsarlasir donem donem, zorlayici durumlar yasar ama derin depresyon yerinde saymanin sonucu. Bunu kendisi basta olmak uzere depresyonu dibine kadar yasamis, cevresinde dolu buhran geciren yakinlari olan hatta en cok gorustugu akrabasi akademisyen olan cok basarili bir psikolog olan biri olarak soyluyorum. madur edebiyatina gerek yok. Ha biri cikip derse ki kolum koptu,bacagim koptu, su sevdigimi yakinimi kaybettim yasi bitiremiyorum bu ayri bir mesele. Ama oturdugun yerden hayattan zevk almiyorum demek simariklik. Insana sorarlar ne denedinde, ne yaptinda zevk almadin diye. Ki zevk almayada gerek yok. Hayatta hep zevk alarak yasayacagiz diye bir sey yok. Tabiatin kanununa aykiri bir kere bu. Zevk dedigin odul mekanizmasinin gerekliligidir. Cabasiz ondan zevk al bundan mutlu ol sonra artik zevk almiyorum depresyondayim. Hayat boyle bir sey degil maalesef.Sizin yaptığınız şımarıklık olabilir (sizin düşünceniz bu olduğu için bu sekilde diyorum) ama depresyonda olan diğer insanların da simariklik yaptigini göstermez bu. Depresyondaki birine bu hayatı sev diye cici cici konuşularak aşılacak bir şey olmadığını söyleyip öte yandan depresyon şımarıklık demek de müthişmiş.
Depresyonu sizin kadar bilen çok az kişi olduğunu iddia edip bunu simariklik olarak nitelendirmek depresyonu bilmediğinizi gösteriyor zaten. Depresyonda olanlar da zaten simarikliktan(!) psikologa, psikiyatriste gidiyordu..
Her insanın dayanıklılığı, yaşadığı olayları algılayışı ve bunlara verdiği tepkiler farklıdır. Elbette kimi insanın derdini duyunca "Derdini seveyim, bu da dert mi" diye içimden geçirdiğim oluyor ama dert kıyasına girersek bunun sonu gelmez. Acıları yarıştırmak mantıklı değil. Bu durum biraz da şuna benziyor: Birinin boğazı ağrıyor, doktora gideceğim, hastayım diyor. Ona "Amaan, seninki de hastalık mı, bak şu adam diyalize giriyor, asıl onun doktora gitmesi gerek" mi demeliyiz o hâlde? Derdi daha büyük olanın mı depresyona girmeye hakkı var? Ayrıca "büyük dert" kime göre büyük? Kimi sağlığıyla ilgili sorun yaşar depresyona girer, kimi ailesiyle ilgili sorun yaşar depresyona girer. Bu insanların depresyona girmesi, onların şımarıklık yaptığı anlamına gelmez.En uc noktada ilac yaziyorlar ilaclar daha da kotu hale getiriyor.isleri. sirf bu yuzden 3 defa gecici felc geciren yakinim var. Neyse sizde iyi biliyorsunuz anlasilan. Ama ben soylediklerimin arkasindayim. Konfor alana ve rutine baglilik depresyon yapar, eger cok uç hayati bir sorunla bogusmuyorsan ve sebebi sadece ilk belirttigim sebepse bu simarikliktir bana gore. Evet benimkide simariklikti. Hayatla mucadele eden, baskalari icin guzellikler icin calisan insanlar kolay kolay depresyona girmez. Evet karamsarlasir donem donem, zorlayici durumlar yasar ama derin depresyon yerinde saymanin sonucu. Bunu kendisi basta olmak uzere depresyonu dibine kadar yasamis, cevresinde dolu buhran geciren yakinlari olan hatta en cok gorustugu akrabasi akademisyen olan cok basarili bir psikolog olan biri olarak soyluyorum. madur edebiyatina gerek yok. Ha biri cikip derse ki kolum koptu,bacagim koptu, su sevdigimi yakinimi kaybettim yasi bitiremiyorum bu ayri bir mesele. Ama oturdugun yerden hayattan zevk almiyorum demek simariklik. Insana sorarlar ne denedinde, ne yaptinda zevk almadin diye. Ki zevk almayada gerek yok. Hayatta hep zevk alarak yasayacagiz diye bir sey yok. Tabiatin kanununa aykiri bir kere bu. Zevk dedigin odul mekanizmasinin gerekliligidir. Cabasiz ondan zevk al bundan mutlu ol sonra artik zevk almiyorum depresyondayim. Hayat boyle bir sey degil maalesef.
Benim param var ama insan tanıma motivasyonu kalmadı bende artık hiç kimseyi hiçbir yeri merak etmiyorum.sanki her şey aynı her yer aynı.depresif hissetmiyorum ama bana hayat çok anlamsız gelmeye başladı babam vefat ettikten sonra hayatın ne kadar boş olduğunu anladım.bence hayatın amacı yok diğer hayvanlar gibi nasıl dünyaya gelen hayatta kalmak için çaba harcıyorsa bizde öyleyiz.şahsen benim tek motivasyonum zaten öleceğim sonunda en azından hayatta kalabildiğim kadar kalayım zevk alabildiğim kadar alayım.ne çocuk yapma isteği ne evlenme isteği hiçbir isteğim yok sadece iş yerinde sorun çıkmasın bana yeter sanki.bazen çok sıkıcı geliyor hayat bana sanki bir şeyler ters gitmiş ama ne onu da bilemiyorumArkadaşlar öyle bir yazıyorsunuz ki ‘çık gez dolaş’ ‘ yeni yerler gör’ ; ‘arkadaş edin’, falan. Şey de yazın isterseniz ‘bol su iç, duşa gir, kitap oku güneşi selamla hayatı sev falan güzellemeleriBu resmen hastalık, isteksizlik depresyon bunlar çabuk toparlanmıyor. Siz sanıyorsunuz ki (ya da bazınız) depresyonda da olsak, ölsek de kalsak da, o kuyudan kendimiz rahatlıkla çıkabiliriz çok güçlü olmalıyız falan filan. O öyle değil işte bazen insan güçlü olamıyor bazen depresyondan çıkacak gücü asla kendinde bulamıyorsun. Gez dolaş arkadaş bul derken bile hayalimde 500 tl kaybettim şuan. Her şey parayla malesef. Yardım almakta fayda var direkt psikiyatriste gidin derim
Temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorsan ne yaparsan yap mutsuz olursun yani.sonuçta mahrumiyet devam ediyor.ne zaman bitecek o da belli değil.hiç bitmeme ihtimali de var.bu bakış açısı için bile belli şeyler gerekiyor bence.hangi ilaç felç yapmış çok şaşırdım doğrusu.bana cok iyi geldi.niye daha kötü yapıyor dedin anlamadım.En uc noktada ilac yaziyorlar ilaclar daha da kotu hale getiriyor.isleri. sirf bu yuzden 3 defa gecici felc geciren yakinim var. Neyse sizde iyi biliyorsunuz anlasilan. Ama ben soylediklerimin arkasindayim. Konfor alana ve rutine baglilik depresyon yapar, eger cok uç hayati bir sorunla bogusmuyorsan ve sebebi sadece ilk belirttigim sebepse bu simarikliktir bana gore. Evet benimkide simariklikti. Hayatla mucadele eden, baskalari icin guzellikler icin calisan insanlar kolay kolay depresyona girmez. Evet karamsarlasir donem donem, zorlayici durumlar yasar ama derin depresyon yerinde saymanin sonucu. Bunu kendisi basta olmak uzere depresyonu dibine kadar yasamis, cevresinde dolu buhran geciren yakinlari olan hatta en cok gorustugu akrabasi akademisyen olan cok basarili bir psikolog olan biri olarak soyluyorum. madur edebiyatina gerek yok. Ha biri cikip derse ki kolum koptu,bacagim koptu, su sevdigimi yakinimi kaybettim yasi bitiremiyorum bu ayri bir mesele. Ama oturdugun yerden hayattan zevk almiyorum demek simariklik. Insana sorarlar ne denedinde, ne yaptinda zevk almadin diye. Ki zevk almayada gerek yok. Hayatta hep zevk alarak yasayacagiz diye bir sey yok. Tabiatin kanununa aykiri bir kere bu. Zevk dedigin odul mekanizmasinin gerekliligidir. Cabasiz ondan zevk al bundan mutlu ol sonra artik zevk almiyorum depresyondayim. Hayat boyle bir sey degil maalesef.
Para mutluluk getirir. Bu lafı çıkaranlar kesin çok zenginlerdi.Tabi ki sağlık en önemli şey ama o bile parayla, para mutluluk getirmez diyorlar evet ama işte o bile parayla,Allah korusun doğuştan (artık geçirilemeyecek/ iyileşemeyecek)bir hastalıksa para da fayda etmiyor evet, ama diğer hastalıklarda falan her şey parayla sonuçta , bi cafeye çıkıp gidemiyorum gerçekten içimden de gelmiyor arkadaşım da yok, beş yıl önce falan kendim giderdim otobüs de ucuzdu, cafede kahve 30-50 tl falandı en azından yine paramız vardı, şimdi ne isteğim var ne arkadaşım ne de kahveye verecek param (şu anlamda; içim gidiyor bi kahveye 250-300 vermeye ) arkadaş olmaması da çok tehlikeli bi durum konuşacağım dertleşeceğim kimsem yok. Kredi borcu ödüyoruz evet eşim iş değiştirdi mesela çok şükür geçiniyoruz ama ev kredisine aylık çok fazla ödüyoruz o da bunalıma sürükleyebiliyor içten içe, avm ye gitsen bir
İki parça bişey alıyım desen gerçekten 3-5 bini gözden çıkarıyosun, lüks değil ihtiyaç aslında hepsi. Baktığın topladığın zaman işte hepsi stresle beraber depresyonu getiriyor. Günlük hayat telaşesi kimse için kolay değil artık. Şuan her anlamda tam olarak iyi geçinebilmek için tek kişinin maaşı 60-70 ten aşağı olmamalı bence,asgari ile geçinmek çol zor kiraydı aidattı yakıttı erzaktı derken çok zor. Alışveriş yapıyoruz market üç tane şey alıyoruz bin tl tutuyor, Konudan konuya geçtim ama hepsi birbiriyle alakalı
Kadin evliligindeki sorunlar yuzunden psikolojik drstek aldi. 20 li yaslarinda basladi bu durumla bogusmaya su an 43 yasinda, beyin kuculmesi ve damarlarda daralma olusmus tabi 1 degil 3 farkli ilac kullandi cogu zaman. Yani onune gelen doktor yazmis bir tane diyebiliriz. Ilaclardan birisi lustraldi diger ikisinin ismini hatirlamiyorum. Bende zaten hayat sartlarinin insanlari bu duruma suruklediginin farkindayim. Biraz gozumuzu acarsak ilac endustrisini elinde tutanlarin insanlari bu ilaclara muhtac edecek yasam sartlarini bile isteye dayattigini, buna zemin hazirladigini gormek zor degil. Resmen bilincli yoksullastirma yapiliyor. Insanlarda kolaya kaciyor. Azerbaycanda yasayan bir arkadasim bir keresinde (kendisi psikoloji alaninda uzmanlasiyordu) bunlari kullanacagina uyusturucu kullan daha az zarar verir demisti. O zamanlar bende kullaniyordum pek ciddiye almamistim. Ama ilaclar gercekten apayri konu. Biraz mucadeleci olmali. Insanlari kolay dopamine alistirdilar, ozendirme yoksullastirma ayri yandan koyun gibi depresyona hapsedip uyusturup guduyorlar. Ben bu olaya karsiyim. Moda olmus resmen guzelleme yapiliyor birde. Neyse diger arkadasinda dedigi givi konu sahibinden cok bizim mesajlarimiz oldu burada uzatmaya gerek yok. Kaldiramayan, ugrasmak istemeyen bunalimdayip diyip kendini bol bol uyusturabilir. Olan yeni nesile, dogan bebeklere oluyor.Temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorsan ne yaparsan yap mutsuz olursun yani.sonuçta mahrumiyet devam ediyor.ne zaman bitecek o da belli değil.hiç bitmeme ihtimali de var.bu bakış açısı için bile belli şeyler gerekiyor bence.hangi ilaç felç yapmış çok şaşırdım doğrusu.bana cok iyi geldi.niye daha kötü yapıyor dedin anlamadım.
Şimdi şöyle.genetik geçişli bazı ruhsal hastalıklar var.şizofreni, bipolar gibi.ama iş depresyona ve panik atağa gelince biraz değişiyor.bu tarz rahatsızlıklarda da genetik yatkınlık olduğu söyleniyor ama kişinin kendisi de çok uzun süre olumsuz ruh halinde kalmaya devam ediyorsa yani mutsuzluğu besliyor onunla mücadele etmiyorsa beyin kimyası kalıcı olarak bozuluyor.yani hem çevre hem genetik.tamamen kalıcı denemese de tedavi daha uzun ve zorlayici olabiliyor.İnsanı ne olursa olsun kendisi kurtarır’ bu cümleye yüzde elli katılıyor yüzde elli katılmıyorum çünkü depresyon dehb gibi rahatsızlıklar söylediğim gibi beyinde gerçekleşen bi rahatsızlık insanın elinde olan bir şey değil normal insanların beyinleri davranışları bizde yok. Bi dönem çok param vardı günde beş bin tl harcardım ( bana göre çok yani ) mutluluk yöntemim bu benim, harcıyorum mutlu oluyorum bi hafta sonra geçiyor tekrar tatmin olma hissediyorum. Para suyunu çekince zaten asıl çöküş başlıyor, sporu falan bıraktım başlamaya dahi gücüm yok çünkü İSTEKSİZİM. Kendini zorlarsan iyi geldiğini biliyorum zaten kanıtlandı. Ama kendini zorlamakta mesele zaten. Ayrıca sosyal etkinliklerin ve gezmelerin çoğu parayla. Para mutluluk getirir arkadaşlar. Her ne olursa olsun.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?