- 6 Ağustos 2015
- 7.208
- 19.836
- 348
- Konu Sahibi Yumusaksurat
-
- #81
Bizim de el işi dersimiz vardı Mune abla ortaokuldaydi. Neler neler yapardık. Düğme dikme, makrome örme ,okulun mutfağında hamur işi yapmisligimiz dahi var .Hanımlar lütfen polemiğe girmeyiniz.
————
Keşke taaaa bizim zamanımızdaki sisteme geri dönüş olsa, şimdilerde proje ödevi diye evlere verilen el becerisi ödevleri bizim öğrencilik yıllarımızda el işi dersi adıyla okulda ders saati olarak veriliyordu, haftada 1 gün 1 ders el işi dersiydi, 40 dakikayla sınırlı olduğundan da abartılı şeyler yapılmıyordu, en azından her çocuk kendisi yaptığı için de herkesin el işi güzel olmuş benimkisi kötü diye üzülmüyordu.
Çocuklar küçük olduğu için çok ödev veriliyor diye üzülüyorsunuz hak veriyorum lakin ilkokul demek çocuğun eğitim alt yapısının oluşturulduğu yer demek, ilkokul temeli ne kadar sağlam olursa o derece başarılı olur, yarın üniversite sınavına girdiklerinde Türkçe okuryazarlığı önemli rol oynayacak, Matematik ise üniversite sınav başarılarını etkileyecek, ki maalesef PISA’ya göre Türkiye okuduğunu anlamada ve matematikte OECD ortalamalarının bile altında.
Ah mune kibritten evler, kutular, yılbaşı kartları, elişi kağıtlarıyla panolar neler neler yaptık ya o günlere götürdün beniHanımlar lütfen polemiğe girmeyiniz.
————
Keşke taaaa bizim zamanımızdaki sisteme geri dönüş olsa, şimdilerde proje ödevi diye evlere verilen el becerisi ödevleri bizim öğrencilik yıllarımızda el işi dersi adıyla okulda ders saati olarak veriliyordu, haftada 1 gün 1 ders el işi dersiydi, 40 dakikayla sınırlı olduğundan da abartılı şeyler yapılmıyordu, en azından her çocuk kendisi yaptığı için de herkesin el işi güzel olmuş benimkisi kötü diye üzülmüyordu.
Çocuklar küçük olduğu için çok ödev veriliyor diye üzülüyorsunuz hak veriyorum lakin ilkokul demek çocuğun eğitim alt yapısının oluşturulduğu yer demek, ilkokul temeli ne kadar sağlam olursa o derece başarılı olur, yarın üniversite sınavına girdiklerinde Türkçe okuryazarlığı önemli rol oynayacak, Matematik ise üniversite sınav başarılarını etkileyecek, ki maalesef PISA’ya göre Türkiye okuduğunu anlamada ve matematikte OECD ortalamalarının bile altında.
Kendiniz çıktı alıp defterine yapıştırın ya da öğretmenden izin alarak bir ödev defteri oluşturup ona yapıştırın onun üzerinde yapsın. En azından soruları yazmamış olur. Dört işlem çok önemli inanın ve herkesin öğrenmesi lazım. Bir kişi bile öğrenemezse sınıf ilerlemiyor.Merhabalar kızlar.
Çocuğumla ilgili birşey sormak isyorum. Bir oğlum var ikinci sınıfta. Dersleri bana çok ağır geliyor. Yani bana derken ikinci sınıfa giden bir çocuk için fazlasıyla ağır. Zaman değişti farkındayım ama öğretmen çok fazla ödev veriyor. Matematikten mesela okulda dört örnek yaptırıyor defterde. Ama ödev olarak kırk, otuz tane işlem veriyor. Fotokopi olarakta değil, resim atıyor deftere yazın, çözün diye. Ben gerçekten öğretmenleri ayrı seviyorum ve saygı duyuyorum. Ama üç basamaklı toplamalar, kutucuğu bulmaları, çıkarmalar... İnanın eşim akşam yedi gibi evde oluyor. Gece on ikiye kadar ödev yapıyoruz. Her derste böyle. Türkçe de böyle, dil bilgisi de böyle. Çok fazla ödev var ve çocuğum artık eve gelir gelmez anne bugün ödev çok mu diye soruyor ilk. Biz bir kaç kez konuştuk. Çok fazla değil mi diye ama kendisi gelecek yıla hazırladığını söyledi bize. Gelecek yıl zorlanmasınlar diye böyle yaptığını söyledi. Birinci sınıfta da aynı şeyi demişti. Sizce ben ne yapayım? Çocuğumun konuyu anlamasını sağlayıp ödevleri kendim mi kısayım? Yoksa bu şekilde devam mı edeyim? Ödev çok olunca gözü de korkuyor yapamayacağım diye ağlıyor da. Tek çocuğum inanın o yüzden bazen çuvallıyorum. Hangisi doğru bilemiyorum. Okula gitmek istemiyor. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim?
Güzel günlerdi, öğretmenim yaşıyorsa Allah sağlık versin muhteşem bir kadındı ne zaman okul konuları açılsa yad ediyorum, kız erkek demeden el işi dersinde hepimize dikiş dikmeyi örgü örmeyi öğretirdi, şimdi veliler çok ders veriliyor diye üzülüyor ama hatırlarsınız ATTRAENTE biz test çözmekten ziyade genelde yazılı sınavlar olurduk, Türkçe kitaplarındaki okuma parçalarını evde okuyup özet çıkarmamızı isterdi öğretmenlerimiz, ilkokul 2. sınıfta mektup yazmaya başladık, mektup yazma kompozisyon yazmaya döndü 3. sınıfta, akıldan havuz problemleri çözerdik, eve verilen matematik dersi sorularını öğretmen okur bizzat defterimize kendimiz yazardık, evde de o ödevin cevaplarını yapardık.Ah mune kibritten evler, kutular, yılbaşı kartları, elişi kağıtlarıyla panolar neler neler yaptık ya o günlere götürdün beni
Güzel günlerdi, öğretmenim yaşıyorsa Allah sağlık versin muhteşem bir kadındı ne zaman okul konuları açılsa yad ediyorum, kız erkek demeden el işi dersinde hepimize dikiş dikmeyi örgü örmeyi öğretirdi, şimdi veliler çok ders veriliyor diye üzülüyor ama hatırlarsınız ATTRAENTE biz test çözmekten ziyade genelde yazılı sınavlar olurduk, Türkçe kitaplarındaki okuma parçalarını evde okuyup özet çıkarmamızı isterdi öğretmenlerimiz, ilkokul 2. sınıfta mektup yazmaya başladık, mektup yazma kompozisyon yazmaya döndü 3. sınıfta, akıldan havuz problemleri çözerdik, eve verilen matematik dersi sorularını öğretmen okur bizzat defterimize kendimiz yazardık, evde de o ödevin cevaplarını yapardık.
Bizim zamanımızda ev ödevi genelde öğrencinin derste defterine aktarması gereken sorulardan ibaret olduğundan daha ağırdı aslında ama bence güzel yanı şu, çok yazardık ama yazdığımız soruları anlama kabiliyetimiz gelişirdi, çok soru çözdüğümüz için de derste gördüklerimiz pekişirdi.
Tüm çocuklar için demiyorum ama şu an ilkokulda öğrendiklerini orta okula taşıyamayan çocuklar var, hafızalarında kalmıyor, basit bir ilkokul matematik sorusunu çözemeyen liseliler gördüm üzüldüm.
İtiraz edin yahu. Hayır deyin. Ne demek fotokopiye karşıyım? Dinozor çağından mı kalmış öğretmeniniz? Hızlı yazmak bir meziyet değil ki, çocuk hızlı yazınca ne olacakmış? Elle hızlı yazmak ne kazandıracakmış çocuklara? Diğer velilerle neden görüşmüyorsunuz?Ben şimdi sizden sonra bir daha sms attım öğretmene fotokopi için. Fotokopiye karşı olduğunu söyledi. Çocuklar yazarak daha hızlı yazmayı öğrenir dedi. Kaldım öyle yine yani
Çok haklısın, fotokopi ve bilgisayar çıktıları yoktu hatta bilgisayar yoktu:)) ödev olan konuları kitaptan deftere yazardık, ertesi gün öğretmenimiz o konuyu sınıfta işlerdi. Bazen ansiklopediden araştırın derdi, okul kütüphanesine ya da mahallede ki kütüphaneye giderdik. Bu arada kütüphaneler irili ufaklı her yerde vardı. Çok fazla yazardık sonradan anladım ki öğrenmenin en etkili yolu yazmak. Defter düzenine, kitap temizliğine çok önem verilirdi. Ortalama 40 45 kişilik sınıflardık, öğretmenimiz tek tek dolaşır ödevlere bakar paraf atardı. Eski sistem çok beğenilmiyor ama bizim zamanımızda tembeller ve çok zor anlayanlar dershaneye giderdi çok tek tüktü dershaneler. Testlerle lise sonda tanışırdık üniversite sınavına hazırlık için ve kimse zorluk çekmezdi alışmakta çünkü çok sağlam bir okuma temelimiz vardı. Şimdi anlıyoruz ki çok daha başarılıymış o sistemGüzel günlerdi, öğretmenim yaşıyorsa Allah sağlık versin muhteşem bir kadındı ne zaman okul konuları açılsa yad ediyorum, kız erkek demeden el işi dersinde hepimize dikiş dikmeyi örgü örmeyi öğretirdi, şimdi veliler çok ders veriliyor diye üzülüyor ama hatırlarsınız ATTRAENTE biz test çözmekten ziyade genelde yazılı sınavlar olurduk, Türkçe kitaplarındaki okuma parçalarını evde okuyup özet çıkarmamızı isterdi öğretmenlerimiz, ilkokul 2. sınıfta mektup yazmaya başladık, mektup yazma kompozisyon yazmaya döndü 3. sınıfta, akıldan havuz problemleri çözerdik, eve verilen matematik dersi sorularını öğretmen okur bizzat defterimize kendimiz yazardık, evde de o ödevin cevaplarını yapardık.
Bizim zamanımızda ev ödevi genelde öğrencinin derste defterine aktarması gereken sorulardan ibaret olduğundan daha ağırdı aslında ama bence güzel yanı şu, çok yazardık ama yazdığımız soruları anlama kabiliyetimiz gelişirdi, çok soru çözdüğümüz için de derste gördüklerimiz pekişirdi.
Tüm çocuklar için demiyorum ama şu an ilkokulda öğrendiklerini orta okula taşıyamayan çocuklar var, hafızalarında kalmıyor, basit bir ilkokul matematik sorusunu çözemeyen liseliler gördüm üzüldüm.
Çok üzücü, her çocuk sayısal zekaya sahip değildir, sınıftaki tüm çocuklar matematikte süper olacak diye bir şey yok ama kendi ana dilimizde okuduğumuzu anlamıyor olmamız facia ve sizler eğitimci olarak daha iyi bilirsiniz ama öğrenciler günü kurtarmak için ezberciliğe yöneliyor sanki, öğrenmiyor öğrendiğini pekiştirmiyor, soru cevap ezberliyor gibiler sanki, testte o yüzden başarılı oluyor ama yazılı sınavda takılıyor.Çok daha faciasını söyleyim mi? Çocuk 10.sınıfa gidiyor yazıyı sesli okumaktan aciz. Geçen sınav yaptım özellikle test-klasik karışık sordum. Ama sorular birbiriyle aynı cevapları içeriyor. Çocuk çoktan seçmelide doğru yaptığı soruyu, dönüp klasik soruda yazmamış. Gerçekten gelecek senelere aktarmayı geçtim aynı kağıtta bilgi aktarımı yapamıyorlar.
Değildi. Tamamen ezbere dayalı bir sistemdi. Biz öyle öğrenmeyi öğrendiğimiz için doğrusu buymuş gibi geliyor sadece. Ben de maalesef yazmadan öğrenemiyorum ve bu aşırı vakit kaybı benim için şu an. Ama öyle öğretildi, aksini yapamıyorum.Çok haklısın, fotokopi ve bilgisayar çıktıları yoktu hatta bilgisayar yoktu:)) ödev olan konuları kitaptan deftere yazardık, ertesi gün öğretmenimiz o konuyu sınıfta işlerdi. Bazen ansiklopediden araştırın derdi, okul kütüphanesine ya da mahallede ki kütüphaneye giderdik. Bu arada kütüphaneler irili ufaklı her yerde vardı. Çok fazla yazardık sonradan anladım ki öğrenmenin en etkili yolu yazmak. Defter düzenine, kitap temizliğine çok önem verilirdi. Ortalama 40 45 kişilik sınıflardık, öğretmenimiz tek tek dolaşır ödevlere bakar paraf atardı. Eski sistem çok beğenilmiyor ama bizim zamanımızda tembeller ve çok zor anlayanlar dershaneye giderdi çok tek tüktü dershaneler. Testlerle lise sonda tanışırdık üniversite sınavına hazırlık için ve kimse zorluk çekmezdi alışmakta çünkü çok sağlam bir okuma temelimiz vardı. Şimdi anlıyoruz ki çok daha başarılıymış o sistem
Hayır işte okuduğunu anlamayan çocuk testte de başarılı olmuyor ki soruları anlamıyor hele yeni nesil matematik sorularıyla başları belada.. okuduğunu anlamayan çocuk matematikte de başarılı olamıyor malesefÇok üzücü, her çocuk sayısal zekaya sahip değildir, sınıftaki tüm çocuklar matematikte süper olacak diye bir şey yok ama kendi ana dilimizde okuduğumuzu anlamıyor olmamız facia ve sizler eğitimci olarak daha iyi bilirsiniz ama öğrenciler günü kurtarmak için ezberciliğe yöneliyor sanki, öğrenmiyor öğrendiğini pekiştirmiyor, soru cevap ezberliyor gibiler sanki, testte o yüzden başarılı oluyor ama yazılı sınavda takılıyor.
Sistemi değerlendirmek için sonuçlara bakmak lazım ben 94 te liseyi bitirmiştim. Ezber vardı ama anlamakta vardı ortaokul ve özellikle lisede konuları tartıştığımız dersler vardı, araştırıp gelin derdi öğretmenler. Tüm arkadaşlarım üniversite sınavlarına okulda hazırlandılar ve çok iyi okullarda okudular. Şimdi var mı bilmiyorum ama edebiyat dersi vardı mesela, bir romanı okur ve tartışırdık. Felsefe dersinde keza öyle. Sadece ezber yapmazdık biz. Laboratuvarımız vardı, okuma salonumuz vardı. Devlet okullarında güzel bir sistem vardı benim yaşadığım bu, İstanbul'da Basınköy' de ve Tevfik Ercan' da okudumDeğildi. Tamamen ezbere dayalı bir sistemdi. Biz öyle öğrenmeyi öğrendiğimiz için doğrusu buymuş gibi geliyor sadece. Ben de maalesef yazmadan öğrenemiyorum ve bu aşırı vakit kaybı benim için şu an. Ama öyle öğretildi, aksini yapamıyorum.
Çalışkan ve başarılı bir öğrenciydim. İlkokul ve ortaokul yıllarım doksanlı yıllar. Mükemmel bir ilkokul öğretmenim vardı, hala görüşürüm. Tüm bunlara rağmen ilkokul, ortaokul, lise boyunca dershaneye gittim. Çok fazla test çözdüm. İyi ki gitmişim, okulda öğrenmediğim, müfredatta olmayan beni sınavlarda başarıya götürecek çok şey öğrendim dershanelerden.
Yani sözün özü sandıktaki naftalinli sistemi övmenin çok anlamı yok. O sistem de kötüydü, şimdiki de kötü. Ama şimdiki daha az kötü.
Yorumum yanlış anlaşıldı sanırımHayır işte okuduğunu anlamayan çocuk testte de başarılı olmuyor ki soruları anlamıyor hele yeni nesil matematik sorularıyla başları belada.. okuduğunu anlamayan çocuk matematikte de başarılı olamıyor malesef
Eğitim sisteminde sorunlar var bu sorunları görmezden gelemeyiz, ki sorun olduğu için de insanlar yemelerinden içmelerinden kısıp özel okula veriyor, ayrıca özel ders aldırılıyor, bdvde neredeyse her gün okul konuları açılıyor, sitedeki velilerin çoğunluğu hatta öğretmenlerin bir kısmı bile özele gönder diyor, çocukların artık neredeyse çoğunun özel okula gittiği bir sistem var.Sistemi değerlendirmek için sonuçlara bakmak lazım ben 94 te liseyi bitirmiştim. Ezber vardı ama anlamakta vardı ortaokul ve özellikle lisede konuları tartıştığımız dersler vardı, araştırıp gelin derdi öğretmenler. Tüm arkadaşlarım üniversite sınavlarına okulda hazırlandılar ve çok iyi okullarda okudular. Şimdi var mı bilmiyorum ama edebiyat dersi vardı mesela, bir romanı okur ve tartışırdık. Felsefe dersinde keza öyle. Sadece ezber yapmazdık biz. Laboratuvarımız vardı, okuma salonumuz vardı. Devlet okullarında güzel bir sistem vardı benim yaşadığım bu, İstanbul'da Basınköy' de ve Tevfik Ercan' da okudum
Lisede şu an ne var bilmiyorum ne o yaşta çocuğum ne tanıdığım var. Müfredat konusunda ne desem yalan olur. Ancak ilk ve orta yani bizim zamanımızdaki ilköğretimde sistem bizim zamanımızdan daha iyi bence. Çok daha hafif müfredat, daha eğlenceli anlatım. Akıllı tahta vb çok daha fazla imkan. Biz hazırlıkta video dersinde tüplü tv’ye vcd bağlayıp güç bela izlerdik. O tv de bütün sınıflar arasında gezerdi hafta boyunca. Ordan oraya taşırdık.Sistemi değerlendirmek için sonuçlara bakmak lazım ben 94 te liseyi bitirmiştim. Ezber vardı ama anlamakta vardı ortaokul ve özellikle lisede konuları tartıştığımız dersler vardı, araştırıp gelin derdi öğretmenler. Tüm arkadaşlarım üniversite sınavlarına okulda hazırlandılar ve çok iyi okullarda okudular. Şimdi var mı bilmiyorum ama edebiyat dersi vardı mesela, bir romanı okur ve tartışırdık. Felsefe dersinde keza öyle. Sadece ezber yapmazdık biz. Laboratuvarımız vardı, okuma salonumuz vardı. Devlet okullarında güzel bir sistem vardı benim yaşadığım bu, İstanbul'da Basınköy' de ve Tevfik Ercan' da okudum
Çok fazla dediğinize göre 2.sınıf için.Veli grubunuz yok mu.Hep beraber çözüm arayınMerhabalar kızlar.
Çocuğumla ilgili birşey sormak isyorum. Bir oğlum var ikinci sınıfta. Dersleri bana çok ağır geliyor. Yani bana derken ikinci sınıfa giden bir çocuk için fazlasıyla ağır. Zaman değişti farkındayım ama öğretmen çok fazla ödev veriyor. Matematikten mesela okulda dört örnek yaptırıyor defterde. Ama ödev olarak kırk, otuz tane işlem veriyor. Fotokopi olarakta değil, resim atıyor deftere yazın, çözün diye. Ben gerçekten öğretmenleri ayrı seviyorum ve saygı duyuyorum. Ama üç basamaklı toplamalar, kutucuğu bulmaları, çıkarmalar... İnanın eşim akşam yedi gibi evde oluyor. Gece on ikiye kadar ödev yapıyoruz. Her derste böyle. Türkçe de böyle, dil bilgisi de böyle. Çok fazla ödev var ve çocuğum artık eve gelir gelmez anne bugün ödev çok mu diye soruyor ilk. Biz bir kaç kez konuştuk. Çok fazla değil mi diye ama kendisi gelecek yıla hazırladığını söyledi bize. Gelecek yıl zorlanmasınlar diye böyle yaptığını söyledi. Birinci sınıfta da aynı şeyi demişti. Sizce ben ne yapayım? Çocuğumun konuyu anlamasını sağlayıp ödevleri kendim mi kısayım? Yoksa bu şekilde devam mı edeyim? Ödev çok olunca gözü de korkuyor yapamayacağım diye ağlıyor da. Tek çocuğum inanın o yüzden bazen çuvallıyorum. Hangisi doğru bilemiyorum. Okula gitmek istemiyor. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim?
İtiraz edin yahu. Hayır deyin. Ne demek fotokopiye karşıyım? Dinozor çağından mı kalmış öğretmeniniz? Hızlı yazmak bir meziyet değil ki, çocuk hızlı yazınca ne olacakmış? Elle hızlı yazmak ne kazandıracakmış çocuklara? Diğer velilerle neden görüşmüyorsunuz?
Doğru olan o. Öğretmenin işine karışılmasına normal şartlarda karşıyım. Ancak öğretmen saçma sapan şeyler dayatıyorsa dur demek de lazım.Ben de çocuğumun tüm sosyal hayatını kısıtlayıp, okuldan nefret etmesin karşıyım deyip sanırım okul değişikliğine giderdim.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?