- 5 Şubat 2015
- 8.379
- 24.176
- 398
bence de hileydi oydu buydu demek çok manalı değil. şundan eminim ki seçimlerin sonuçları %100 güvenilir değil ama bu koskoca Anadolu'nun AKP'ye oy verdiği gerçeğini değiştirmiyor.Bence seçimdi hileydi diyerek Lafı dolandırmak boş bence.
Ak parti istediği sonucu yeni seçimde elde etti.
Zaten istediği de buydu.
Bundan sonra olacakları hep beraber izleyeceğiz nasıl olsa.
Bakalım vaad edilen Güneşli günler kış Güneşi mi değil mi?
2016'nın kriz yılı olmasından korkuyorum. hazine bomboş neredeyse. dolar durmuyor. kayyum rezaletinden sonra bir de AKP tek başına iktidar olunca yabancı yatırımcı korkar kaçar mı?Ben sana şöyle söyliyeyim.
Esnafım ve 4 aydır resmen sancı çekiyoruz ay sonunu getirene dek. Mafolduk resmen.
Bildiğin kriz en çok esnafı sarstı dibine kadar ülke fakirleşti bunu en net biz gördük. Kimse harikayız süperiz demesin.
Civarımdaki esnaflar ki AKP'ye oy verenler dahil AKPye söve söve ağızları yamuldu.
Dükkanıma gelen onlarca bayan ki çoğu kapalı parasızlıktan ve AKP'den şikayet ediyordu.
Ve hepsinin dediği AKP'ye oy vereceğiz yoksa daha beteri olacak.
Yani AKP'ye sövmek ona oy vermekten alı koymadı milleti.... Çünkü millete bu aşılandı, ya biz ya daha beteri...
Sosyal medyada parti propogandasi yapmak doğru birşey mi? Helâl olsun o arkadaşlarına,ben sırf hergün nefret kusan,asılsıZ,kışkırtıcı paylasimlar yapan insanlar yüzünden facebook hesabımı kapattım.hâlâ köylü,ev kadını oy veriyor diyorsun.içinde halk kelimesi geçen bir partinin halktan ne kadar kopuk olduğunun bir göstergesidir bu.halk nedir sizce? Peki öyleyse sadece eğitimli insanlar,belli bir kesim oy kullansın.o zaman meşrutiyet dönemi gibi ayanlar oy kullansın,halk avucunu yalasin.bu mu cumhuriyet ten anladığıniz sizin.lütfen ama lütfen insanları küçümsemeyin yeter vallahi.bu tokat gibi sonuçlardan sonra muhalefet kendini böyle aklamaya çalışıyorsa eğer,iktidar olmayı evet ancak rüyasında görebilir.
o ankete katılmadım.
ama burada chpli çoğunluk bir grup olduğu gerçek.
ülke genelinde okumuş ama davranış ve düşünceleriyle cehaletin dibine vurmuş insanlar da yok değil.
ama size katılıyorum saçma sapan her türlü programı izleyebilen insanlarımız çoğunlukla.
bazen denk gelince tv de aynı ülkenin insanlarımıyız dediğim olmuştur geçen yıllarda.
kızım 13 yaşında ama ülkede ne oluyor bitiyor öğrenmeyi seviyor.
bazen benden çok haber izlemek istiyor.
bilen insan bilerek,inanarak seçimini yapar.
hem memleketimde,hem yaşadığım yerde herkes bilinçle,ülkesi vatanı için oyunu kulllanması gerektiğini bilir.
Dertleri dershanelerdi, onlar da kapanmadan kalinca simdilik sessizdeler sanirim.cemaat bizim sandığımız kadar güçlü ve çok değilmiş bence ya, baksana ters düştükten sonra hiç bi seçimde yaprak kımıldatamadılar
Zaten bir insanın bir partiyi delice severek oy vermesi ne derece doğrudur? Herkes aynı mantıkla kendisine yakın bulduğu partiye oy veriyor.veya başka başka sebeplerle,evet belki maddi yardımlar yüzünden bunu biz sorgulayamayiz ki,hele küçümsemek hiç haddimiz değil.Ben malesef güzel bir üslupla hükümeti eleştiren insanlara fazla rastlayamiyorum.insanlar başına taş düşse tayyip yüzünden diyor,ben onu da anlıyorum.sonuçta bu ülkeyi yöneten kişi insanlar sorunlarını dile getirebilir. Ama hiç katlanamadigim şey akp seçmeni üzerine soyleneneler.Ama inanın bu akp nin işine yarıyor,bu üslup bırakılır,karşı taraf muhatap alınmaya baslanirsa bu ülkede siyâset yapılmaya başlanır.Ama ülkedeki çok ciddî bir kesim ideoloji değil icraate oy veriyor demekki,bence bu güzel birşey.Yahu sosyal medyada siyaset yapma, orada yapma, burada yapma ne yapalım koyun gibi susalım mı?
AKP seçmenini kışkırtıcı paylaşımları da doğru bulduğumu söylemedim. Ben mesela AKP yanlış yaparsa bunu dile getiririm facemde, kusura bakmasın kimse, ama hiçbir zaman AKPlileri kışkırtan ya da onlara laf sokan bir paylaşım yapmadım.
Ama bunu yapan birkaç AKP karşıtı olduğu gibi, AKPli olup diğer seçmeni delirten paylaşım yapan adamlarda çok.
Ama çoğu AKP karşıtı hükümeti güzel bir üslupla eleştirirken, AKP seçmeninin hükümeti kışkırtmadan övmesi çok olan birşey değil...
Zaten çoğu AKP seçmeni AKP'yi delilerce sevdiğinden değil, başka seçenek görmediğinden oy verdiğini söyler.
Bence CHP ve MHP'nin başarızılıkları sayesinde AKP bu kadar oy alıyor, iyi işler yaptığından değil. Keza bende Kılıçdaroğluna kötünün iyisi diye oy veriyorum aynı mantıkla. CHP bende ayrı ama Kılıçdaroğlu sevicisi değilimdir...
Zaten bir insanın bir partiyi delice severek oy vermesi ne derece doğrudur? Herkes aynı mantıkla kendisine yakın bulduğu partiye oy veriyor.veya başka başka sebeplerle,evet belki maddi yardımlar yüzünden bunu biz sorgulayamayiz ki,hele küçümsemek hiç haddimiz değil.Ben malesef güzel bir üslupla hükümeti eleştiren insanlara fazla rastlayamiyorum.insanlar başına taş düşse tayyip yüzünden diyor,ben onu da anlıyorum.sonuçta bu ülkeyi yöneten kişi insanlar sorunlarını dile getirebilir. Ama hiç katlanamadigim şey akp seçmeni üzerine soyleneneler.Ama inanın bu akp nin işine yarıyor,bu üslup bırakılır,karşı taraf muhatap alınmaya baslanirsa bu ülkede siyâset yapılmaya başlanır.Ama ülkedeki çok ciddî bir kesim ideoloji değil icraate oy veriyor demekki,bence bu güzel birşey.
Bu kadar zahmet edip neden AKP yi destekledigini uzun uzun anlatmissin, ama yazdiklarin hic inandirici olmamis. Bazen buraya biri gelip "koyumuzde saglik ocagi, hastane yoktu, AKP yapti, engellilerin bakicisina bile maas bagladi" veya "diyabet hastasi babamin tedavisini kolaylastirdi" diye yazdiginda inan daha akla makul geliyor. Her ne kadar bu yapilanlarin Avrupa Birligine girme sartlarindan oldugu icin AB tarafindan dayatildigini, hangi hukumet basta olursa olsun zaten uyum yasalari cercevesinde yapilmis olacagini bildigim halde..Umuyorum ve diliyorum ki ; Ak Parti Haziran seçim sonuçlarından gereken mesajı ve dersi almış olsun .
Her siyasi oluşumunun (icraatleri iyi / kötü )bir miadı vardır .Ak Partininde Türkiye için ''Bize ayrılan sürenin sonuna geldik '' diyeceği ve yahut dedirtileceği bir zaman var elbette . Şahsi görüşüm o zaman sürecine henüz girilmediği , bu sebeble oyumu yeniden Ak Partiye verdim .
Oyum Haziran'da emanetti (!) , Kasımda tek gecelikBundan sonra ne olur izlemedeyim . Başta yazdığım gibi ne kadar ders alındı , merakla bekliyorum .Ülke yönetimi elbette deneme / yanılma tahtası değil . Dur bir şans daha vereyim gibi , altı doldurulmamış hissiyatlarla oy vermedim . Elimdeki en önemli silahım ''oyum'' ve onu ülkemin menfaati doğrultusun da en stratejik şekilde kullandım .
Haziran seçimlerinde , Ak Partinin silkelenmesi gerektiğini düşünenlerdendim ; risk yönetimi konusunda zayıf gördüğüm yanları , 70 lerden bu yana sık rastlanmayan bizler/sizler ötekileştirmesinin artması , kurumsal hemşericiliğin adaletsizliği , pek tabii tamamen fiyasko olan çözüm sürecinin mimarı olması , halkın bir diğer yarısının pek çoğu şehir efsanesi olsa da (eyvaaah hilafet , özgürlükler elden gidiyor !! , yolsuzluklar , ayakkabı kutuları , ah Bilal vah Bilal ... , ) korkularına gereken cevabın ve aklen tatmin oluşun sağlanamaması , dinazorlaşmış kadrolarının önemli hataları karşısında gerekenin yapılmamış olması (makara,kukara ...) vs... vs...
Bu ve şuan aklıma gelmeyen sebebler dolayısıyla Ak Partinin silkelenmesini düşünürken ; bir Hdp gerçeği ve onunla beraber Chp , sol minval ve benzeri örgüt ve şahısların Hdp desteği söylemleri , alenen oy çağrıları peydah oldu .Türk siyasi tarih literatürüne ''emanet oy '' kavramı girdi . Benim için Hdp nin barajı aşması , mecliste yer alması ; Ak partiye tabiri caizse ayar vermemden daha önemliydi . Bende oyumu ''emaneten'' Ak partiye verdim Haziranda .
Hani korku imparatorluğu kazandı deniliyor ya ; şu ülkede bir şeylerden korkmayan , korkuları doğrultusunda siyasi fikri şekillenmeyen yüzde kaçtır ki ? Hepimizin mesnetli ya da mesnetsiz korkuları yok mu ? Ben Hdp nin mecliste yer almasını , yılların Chp lilerinin altı okun anlamını hiçe sayıp Hdp ye destek vermelerini ; Ak Partinin tek başına iktidar olmasından daha korkunç bir senaryo olarak gördüm . Bunu ; düşünmemek , cehalet , size her şey müstehak gibi son derece avam söylemlerle eleştirmek yerine ; hepimizin bir şeylerden (!) korktuğunu kabullenmek gerekir .
7 Hazirandan 1 Kasıma ne değişti peki ? Mesela benim gibi düşünen ama ne pahasına olursa olsun Ak Partiye artık kendine çeki düzen ver mesajı vermek isteyen seçmen , benden daha cesur davranıp Haziranda oyunu Ak partiden almıştı , onu geri verdi Kasımda . Neden mi geri verdi ? 5 aylık süreçte yaşanan kaosun , hortlayan terörün sebebini ; barajı aşan Hdp de buldu . Ankara olaylarının suçlusunu hükümet olarak adletmedi , tam aksine siyasi istikrarsızlığın bunlara sebep olduğunu düşündü , muhalefet partilerinden gereken ışığı YİNE alamadı . Evet seçmen yine korktu , korkmuş olduğunu söylemekten korkmadı . Bu korku imparatorluğu şahların piyonlara bir oyunu ise de bunu yedi !!
Sandıktan çıkan yaklaşık % 50 , seninle yola devam etmek bizi daha güvende hissettiriyor dedi Ak partiye , pek tabii Haziranda ; ama seninde sonun bizim elimizde mesajının altını çizerek .
Geri kalan %50 nin bir kısmı da hallerinden memnun bu sabah .Babadan kalma ideolojilerle , takım fanatikliği ile oy veren bir güruh seçmen Ak Partiye oy vermese de , kendini güvende hissediyor bu sabah . Daha da geri kalana gelince ... Umarım onlarda devletin payidar , yönetimlerin geçici olacağı gerçeğini unutmaz ve kendi ülkelerine en ağır hakaretleri , en zeka yoksunu (aziz nesin örneğini vermek gibi) yakıştırmaları yapmazlar . Korkuları vardır elbette , sonuç olarak hiç güvenmedikleri bir siyasi oluşum tek başına iktidar oldu ülkede . Ama dilerim ki , biz haklıydık diyebilmek için , kötü senaryoların gerçekleşmesini avuç ovuşturup beklemek yerine , onlarda yaşadıkları topraklar için en hayırlısını temenni ederler.
Son olarak , göz gezdirdiğim yorumlara bakınca ; sevgiden gözü kör olmuşlukla , nefretten gözü dönmüşlük arasındaki ince çizgide takılıp kalındığını gördüm . Kimseyi hele hele de politik karakterleri her ne pahasına olursa olsun savunmadığımız ve her ne başarı sağlarsa sağlasın altında bir çapanoğlu aramadığımız vakit , olduk demektir .
Seçim sonuçları , tüm korkanların(başta kendim) korkularına su serpecek gelişmelere hasıl olur umarım .
Umuyorum ve diliyorum ki ; Ak Parti Haziran seçim sonuçlarından gereken mesajı ve dersi almış olsun .
Her siyasi oluşumunun (icraatleri iyi / kötü )bir miadı vardır .Ak Partininde Türkiye için ''Bize ayrılan sürenin sonuna geldik '' diyeceği ve yahut dedirtileceği bir zaman var elbette . Şahsi görüşüm o zaman sürecine henüz girilmediği , bu sebeble oyumu yeniden Ak Partiye verdim .
Oyum Haziran'da emanetti (!) , Kasımda tek gecelikBundan sonra ne olur izlemedeyim . Başta yazdığım gibi ne kadar ders alındı , merakla bekliyorum .Ülke yönetimi elbette deneme / yanılma tahtası değil . Dur bir şans daha vereyim gibi , altı doldurulmamış hissiyatlarla oy vermedim . Elimdeki en önemli silahım ''oyum'' ve onu ülkemin menfaati doğrultusun da en stratejik şekilde kullandım .
Haziran seçimlerinde , Ak Partinin silkelenmesi gerektiğini düşünenlerdendim ; risk yönetimi konusunda zayıf gördüğüm yanları , 70 lerden bu yana sık rastlanmayan bizler/sizler ötekileştirmesinin artması , kurumsal hemşericiliğin adaletsizliği , pek tabii tamamen fiyasko olan çözüm sürecinin mimarı olması , halkın bir diğer yarısının pek çoğu şehir efsanesi olsa da (eyvaaah hilafet , özgürlükler elden gidiyor !! , yolsuzluklar , ayakkabı kutuları , ah Bilal vah Bilal ... , ) korkularına gereken cevabın ve aklen tatmin oluşun sağlanamaması , dinazorlaşmış kadrolarının önemli hataları karşısında gerekenin yapılmamış olması (makara,kukara ...) vs... vs...
Bu ve şuan aklıma gelmeyen sebebler dolayısıyla Ak Partinin silkelenmesini düşünürken ; bir Hdp gerçeği ve onunla beraber Chp , sol minval ve benzeri örgüt ve şahısların Hdp desteği söylemleri , alenen oy çağrıları peydah oldu .Türk siyasi tarih literatürüne ''emanet oy '' kavramı girdi . Benim için Hdp nin barajı aşması , mecliste yer alması ; Ak partiye tabiri caizse ayar vermemden daha önemliydi . Bende oyumu ''emaneten'' Ak partiye verdim Haziranda .
Hani korku imparatorluğu kazandı deniliyor ya ; şu ülkede bir şeylerden korkmayan , korkuları doğrultusunda siyasi fikri şekillenmeyen yüzde kaçtır ki ? Hepimizin mesnetli ya da mesnetsiz korkuları yok mu ? Ben Hdp nin mecliste yer almasını , yılların Chp lilerinin altı okun anlamını hiçe sayıp Hdp ye destek vermelerini ; Ak Partinin tek başına iktidar olmasından daha korkunç bir senaryo olarak gördüm . Bunu ; düşünmemek , cehalet , size her şey müstehak gibi son derece avam söylemlerle eleştirmek yerine ; hepimizin bir şeylerden (!) korktuğunu kabullenmek gerekir .
7 Hazirandan 1 Kasıma ne değişti peki ? Mesela benim gibi düşünen ama ne pahasına olursa olsun Ak Partiye artık kendine çeki düzen ver mesajı vermek isteyen seçmen , benden daha cesur davranıp Haziranda oyunu Ak partiden almıştı , onu geri verdi Kasımda . Neden mi geri verdi ? 5 aylık süreçte yaşanan kaosun , hortlayan terörün sebebini ; barajı aşan Hdp de buldu . Ankara olaylarının suçlusunu hükümet olarak adletmedi , tam aksine siyasi istikrarsızlığın bunlara sebep olduğunu düşündü , muhalefet partilerinden gereken ışığı YİNE alamadı . Evet seçmen yine korktu , korkmuş olduğunu söylemekten korkmadı . Bu korku imparatorluğu şahların piyonlara bir oyunu ise de bunu yedi !!
Sandıktan çıkan yaklaşık % 50 , seninle yola devam etmek bizi daha güvende hissettiriyor dedi Ak partiye , pek tabii Haziranda ; ama seninde sonun bizim elimizde mesajının altını çizerek .
Geri kalan %50 nin bir kısmı da hallerinden memnun bu sabah .Babadan kalma ideolojilerle , takım fanatikliği ile oy veren bir güruh seçmen Ak Partiye oy vermese de , kendini güvende hissediyor bu sabah . Daha da geri kalana gelince ... Umarım onlarda devletin payidar , yönetimlerin geçici olacağı gerçeğini unutmaz ve kendi ülkelerine en ağır hakaretleri , en zeka yoksunu (aziz nesin örneğini vermek gibi) yakıştırmaları yapmazlar . Korkuları vardır elbette , sonuç olarak hiç güvenmedikleri bir siyasi oluşum tek başına iktidar oldu ülkede . Ama dilerim ki , biz haklıydık diyebilmek için , kötü senaryoların gerçekleşmesini avuç ovuşturup beklemek yerine , onlarda yaşadıkları topraklar için en hayırlısını temenni ederler.
Son olarak , göz gezdirdiğim yorumlara bakınca ; sevgiden gözü kör olmuşlukla , nefretten gözü dönmüşlük arasındaki ince çizgide takılıp kalındığını gördüm . Kimseyi hele hele de politik karakterleri her ne pahasına olursa olsun savunmadığımız ve her ne başarı sağlarsa sağlasın altında bir çapanoğlu aramadığımız vakit , olduk demektir .
Seçim sonuçları , tüm korkanların(başta kendim) korkularına su serpecek gelişmelere hasıl olur umarım .
Umuyorum ve diliyorum ki ; Ak Parti Haziran seçim sonuçlarından gereken mesajı ve dersi almış olsun .
Her siyasi oluşumunun (icraatleri iyi / kötü )bir miadı vardır .Ak Partininde Türkiye için ''Bize ayrılan sürenin sonuna geldik '' diyeceği ve yahut dedirtileceği bir zaman var elbette . Şahsi görüşüm o zaman sürecine henüz girilmediği , bu sebeble oyumu yeniden Ak Partiye verdim .
Oyum Haziran'da emanetti (!) , Kasımda tek gecelikBundan sonra ne olur izlemedeyim . Başta yazdığım gibi ne kadar ders alındı , merakla bekliyorum .Ülke yönetimi elbette deneme / yanılma tahtası değil . Dur bir şans daha vereyim gibi , altı doldurulmamış hissiyatlarla oy vermedim . Elimdeki en önemli silahım ''oyum'' ve onu ülkemin menfaati doğrultusun da en stratejik şekilde kullandım .
Haziran seçimlerinde , Ak Partinin silkelenmesi gerektiğini düşünenlerdendim ; risk yönetimi konusunda zayıf gördüğüm yanları , 70 lerden bu yana sık rastlanmayan bizler/sizler ötekileştirmesinin artması , kurumsal hemşericiliğin adaletsizliği , pek tabii tamamen fiyasko olan çözüm sürecinin mimarı olması , halkın bir diğer yarısının pek çoğu şehir efsanesi olsa da (eyvaaah hilafet , özgürlükler elden gidiyor !! , yolsuzluklar , ayakkabı kutuları , ah Bilal vah Bilal ... , ) korkularına gereken cevabın ve aklen tatmin oluşun sağlanamaması , dinazorlaşmış kadrolarının önemli hataları karşısında gerekenin yapılmamış olması (makara,kukara ...) vs... vs...
Bu ve şuan aklıma gelmeyen sebebler dolayısıyla Ak Partinin silkelenmesini düşünürken ; bir Hdp gerçeği ve onunla beraber Chp , sol minval ve benzeri örgüt ve şahısların Hdp desteği söylemleri , alenen oy çağrıları peydah oldu .Türk siyasi tarih literatürüne ''emanet oy '' kavramı girdi . Benim için Hdp nin barajı aşması , mecliste yer alması ; Ak partiye tabiri caizse ayar vermemden daha önemliydi . Bende oyumu ''emaneten'' Ak partiye verdim Haziranda .
Hani korku imparatorluğu kazandı deniliyor ya ; şu ülkede bir şeylerden korkmayan , korkuları doğrultusunda siyasi fikri şekillenmeyen yüzde kaçtır ki ? Hepimizin mesnetli ya da mesnetsiz korkuları yok mu ? Ben Hdp nin mecliste yer almasını , yılların Chp lilerinin altı okun anlamını hiçe sayıp Hdp ye destek vermelerini ; Ak Partinin tek başına iktidar olmasından daha korkunç bir senaryo olarak gördüm . Bunu ; düşünmemek , cehalet , size her şey müstehak gibi son derece avam söylemlerle eleştirmek yerine ; hepimizin bir şeylerden (!) korktuğunu kabullenmek gerekir .
7 Hazirandan 1 Kasıma ne değişti peki ? Mesela benim gibi düşünen ama ne pahasına olursa olsun Ak Partiye artık kendine çeki düzen ver mesajı vermek isteyen seçmen , benden daha cesur davranıp Haziranda oyunu Ak partiden almıştı , onu geri verdi Kasımda . Neden mi geri verdi ? 5 aylık süreçte yaşanan kaosun , hortlayan terörün sebebini ; barajı aşan Hdp de buldu . Ankara olaylarının suçlusunu hükümet olarak adletmedi , tam aksine siyasi istikrarsızlığın bunlara sebep olduğunu düşündü , muhalefet partilerinden gereken ışığı YİNE alamadı . Evet seçmen yine korktu , korkmuş olduğunu söylemekten korkmadı . Bu korku imparatorluğu şahların piyonlara bir oyunu ise de bunu yedi !!
Sandıktan çıkan yaklaşık % 50 , seninle yola devam etmek bizi daha güvende hissettiriyor dedi Ak partiye , pek tabii Haziranda ; ama seninde sonun bizim elimizde mesajının altını çizerek .
Geri kalan %50 nin bir kısmı da hallerinden memnun bu sabah .Babadan kalma ideolojilerle , takım fanatikliği ile oy veren bir güruh seçmen Ak Partiye oy vermese de , kendini güvende hissediyor bu sabah . Daha da geri kalana gelince ... Umarım onlarda devletin payidar , yönetimlerin geçici olacağı gerçeğini unutmaz ve kendi ülkelerine en ağır hakaretleri , en zeka yoksunu (aziz nesin örneğini vermek gibi) yakıştırmaları yapmazlar . Korkuları vardır elbette , sonuç olarak hiç güvenmedikleri bir siyasi oluşum tek başına iktidar oldu ülkede . Ama dilerim ki , biz haklıydık diyebilmek için , kötü senaryoların gerçekleşmesini avuç ovuşturup beklemek yerine , onlarda yaşadıkları topraklar için en hayırlısını temenni ederler.
Son olarak , göz gezdirdiğim yorumlara bakınca ; sevgiden gözü kör olmuşlukla , nefretten gözü dönmüşlük arasındaki ince çizgide takılıp kalındığını gördüm . Kimseyi hele hele de politik karakterleri her ne pahasına olursa olsun savunmadığımız ve her ne başarı sağlarsa sağlasın altında bir çapanoğlu aramadığımız vakit , olduk demektir .
Seçim sonuçları , tüm korkanların(başta kendim) korkularına su serpecek gelişmelere hasıl olur umarım .
Ek olarak yolsuzluk sehir efsanesi olarak goruluyorsa soylenecek cok da bir sey yok Saraylım. Halkın arasina atilan fitnelere de hic deginilmemis.Bu kadar zahmet edip neden AKP yi destekledigini uzun uzun anlatmissin, ama yazdiklarin hic inandirici olmamis. Bazen buraya biri gelip "koyumuzde saglik ocagi, hastane yoktu, AKP yapti, engellilerin bakicisina bile maas bagladi" veya "diyabet hastasi babamin tedavisini kolaylastirdi" diye yazdiginda inan daha akla makul geliyor. Her ne kadar bu yapilanlarin Avrupa Birligine girme sartlarindan oldugu icin AB tarafindan dayatildigini, hangi hukumet basta olursa olsun zaten uyum yasalari cercevesinde yapilmis olacagini bildigim halde..
Ama senin HDP yi bahane etmenin hic bir inandiriciligi yok, kusura bakma. 7 Hazirana kadar onlarla kolkola cozum surecinde Apoya ozgurluk kapilarini acmaya hazirlanan, yuzlerce PKKliyi cozum sureci bahanesi ile hapishanelerden salan, dagdan indiren 7 Haziranda oy verdigin AKP idi zaten.. HDP degil, CHP hic degil, MHP asla.. Kendini kandirirsin..
Emanet oy dedigin tabiri de siyasete HDP sokmadi, eskiden beri cok kullanilmis bir tabirdir. siyaset bilgilerini yenilemende fayda var.
Malesef bu devletin yapması zorunludur dediğiniz şeyler ülkemizde daha önce yapılamadığı için yapanlar icraat yapmış oluyor halkın gözünde.mazot dediğiniz mesele su an dünyadaki en büyük problem,ortadoğu bu yüzden kan gölü.bu 13 yıllık bir mesele değil,100 belki 200 yıllık mesele.ayrıca petrol ucuz olsun herkes gönlünce kullansın denilebilen bir kaynak değil ki,tükenen bir kaynak.unutmayın adına şarkılar yazmıştık,bir zamanlar,hiç yoktu.bakın size çok basit bir örnek veriyim.su an tüm devlet okullarında akıllı tahta uygulamasına geçildi.tüm öğrencilere ve öğretmenlere ücretsiz tabletler verildi,veriliyor.kendi adıma soyliyim çok güzel bir adım çünkü yeni nesil teknoloji ile doğduğu için kara tahtada durağan bir şekilde ders anlatarak ilgilerini toplamak mümkün değil.devletin yaptığı normal birşey,gelişen teknolojiyi takip etmeli.Ama sırf mevcut hükümetin icraatı diye bu uygulamayı reddeden,yeniliğe kendisini kapatan öğretmenlerimize ne diyeceksiniz? Eksikleri varsa gelistirilsin ki gelişmeye açık bir program,reddetmek niye?İcraate oy verilmiyor, tek bir adama oy veriliyor.
Çünkü icraatlerden çok bir adam övülüyor.
İcraat yok çünkü, 13 yıldır yapılması gereken 1000 tane şeyden 20 tanesi yapılınca 980 tanesi öylece duruyorsa bu 20 şeyi övmek icraate oy vermek değildir. Medeni ve gelişmiş ülkeleri ileri götüren yol, havaalanı, köprü değildir. Bunlar yapılması zorunlu adımlardır.
Dünyanın en geri kalmış Afrika ülkelerine duble yol, havaalanı, köprü yapın ne değişir???
Bilim, teknolojin, ekonomin, GSMH'an hala yerlerdeyse, işçin ölüyorsa, terör tavansa, sokakta dilenen çoksa, tüm dünya ülkelerinden daha kabarık doğalgaz, elektrik, internet faturan varsa, mazota en çok parayı sen veriyorsan icraatler iyi değildir.
Bana bunlar doğru değil dermisiniz? Ben doğalgaza ve elektriğe çok para ödemiyorum, korkmadan kışın gazı körüklüyorum, ay sonunu getirememe derdim yok, mazotu dünyada en ucuz alan ülkelerdenim dermisiniz???
Yapılan 20 şeyin sevdasına, yapılamayan 980 şeyi görmezden gelip oy vermek demokrasi ise, yapılmayan 980 şeyi görmek ve bunun üstüne gitmek de demokrasidir...
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?