- 7 Haziran 2018
- 8.062
- 21.007
- 278
- Konu Sahibi FearEatsTheSoul
-
- #101
Kedilerin barınağa bırakılmasini normalleştirmedim, kedilerinizi evladınız gibi görüyosaniz kocaman bı insan evladını aaa biz bakamıyoruz buna deyip de bakım evine hiç bırakamazsiniz diyorum, biz bakamazsak bakimevine veririz sozunuze istinaden.Tamamen katılıyorum zaten herkes de bunu bana söylüyor. Ben de sevgime rağmen cesaret edemem muhtelemen. Kurum+biz beraber ancak bakarız. Ama kedi değil ki barınağa bırakasın lafına asla katılmıyorum, ailem birden fazla kedi bakıyor, hepsi evladımız. Ne demek, kediyi bırakacak mısınız? O da can/evlat. ben bakamıyorum çünkü çok fazla şehir değiştiriyorum.
çok haklısınız, zaten ben hiçbir şey söylemedim, sorumluluk almadım, benden bekleyen birisi de yok bunu. kayınvalide örneğin ben yaşlanır elden ayaktan düşersem beni de bir bakım merkezine yatırın arada ziyaretime gelin diyen birisi. asıl benden mantıklı olan onlar kısacası :) ben de mantıklıyım da içimdeki terk etmişlik hissine yeniliyorum. kaldı ki niyr dert edindim belli değil şuan ikisi de sağlıklı ve bir arada
O halde ben yanlış anladım ve özür dilerim. Ben aslında bakamazsak merkeze yerleştiririz demek istemedim asla. Böyle olursa daha kötü olur, en başından merkez daha iyi değil mi? demek istedim. Yani mantığım ile vicdanım ara ara çatışıyor ancak mantığın söylediğini yapmak daha doğru değil mi diye sormak istedim.Kedilerin barınağa bırakılmasini normalleştirmedim, kedilerinizi evladınız gibi görüyosaniz kocaman bı insan evladını aaa biz bakamıyoruz buna deyip de bakım evine hiç bırakamazsiniz diyorum, biz bakamazsak bakimevine veririz sozunuze istinaden.
Tabii ki böyle bi durumda mantiginizin söylediğini yapmak daha mantıklı. Hem sizin hem müstakbel kayınbiraderinizin iyiliği için.O halde ben yanlış anladım ve özür dilerim. Ben aslında bakamazsak merkeze yerleştiririz demek istemedim asla. Böyle olursa daha kötü olur, en başından merkez daha iyi değil mi? demek istedim. Yani mantığım ile vicdanım ara ara çatışıyor ancak mantığın söylediğini yapmak daha doğru değil mi diye sormak istedim.
Mantığım ile vicdanım arasında kalıyorum ancak insanlar bana hakverdikçe, mantığa davet ettikçe kendimi daha iyi hissediyorum aslında.Yani aslında bakamayacağınızı bile bile buraya konu açınca genel tavrınız işgüzarlıkmış gibi değerlendiriliyor doğal olarak, bu yüzden de fazlasıyla itici geliyor aslında. Genel halinizi tavrınızı bende beğensem de madem hepimizle aynı şeyi düşünüyorsunuz neyi konuşuyoruz diye düşünmeden edemiyorum.
Mantığım ile vicdanım arasında kalıyorum ancak insanlar bana hakverdikçe, mantığa davet ettikçe kendimi daha iyi hissediyorum aslında.
Siz belki hatırlamasanız da ben hatırlıyorum, ilk yazdıklarımda beni mantıklı bulup arka çıkmıştınız ve bu sitede tanıdığım ilk kişi sizdiniz. Bende bu açıdan yeriniz ayrı. Size itici veya işgüzar gelmek bu açıdan beni üzdü. Belki başkalarının dertlerine karşı mantıklı, kendime gelince öyle değilimdir veya dışarıdan öyle görünüyorumdur/ farkında olmadan öyleyim. Bunu bir eleştiri olarak ciddiye alacağıma emin olunuz.
Çok teşekkür ederim, özellikle kardeşim olsanız bu şekilde karşı çıkardım kısmına. Ben bu hislerimi dışarı vurmadım ve vurmayacağım, çünkü olamayacağını ben de hissediyorum. Zaten beni yaralayan da bu. Çok kişiye ve engelliye yardım etmeye çalıştım ancak bu konunun altından kalkamam. Yazdım çünkü insanların benle aynı düşünceyi paylaşması beni hafifletti. Size iyi günler ve mutlu bir hayat diliyorumSöyledim ya genel tavrınızı ve sizi beğeniyorum aslında diye yok ben de sizi hatırladım zaten de, bu konu özelinde böyle hissettirdi diye, yani olacak iş değil. Hatta şöyle endişeleniyorum bu şekilde kayınvalideye ve nişanlıya da bahsedeceksiniz, oluru varmış gibi sizin bakma ihtimalinizi düşünecekler. Gereksiz bi tavırla işin akışını değiştireceksiniz diye sizin adınıza korkuyorum. Bu noktada işgüzarlık oluyor, bunu dillendirmeyin bence. Kapansın bu konu. Kardeşim olsanız bu şekilde karşı çıkardım yine.
Ben de sizin empatinizden :)Merhametinizden operim
Lakin insan eti ağırdır suan size kolay gelebilir..fakat oyle değil ustelik hasta bir insan ile ugrasmak zor. Siz banyo yaptırmadan falan bahsediyor sunuz mumkun degil,evde nasil rahat edeceksiniz? Ileride cocuk olacak falan?
Bence olmamalı evet kendi kanindan canindan birileri varken bakim evi iyi bir fikir olmayabilir ama once gel deyip sonra git demek daha kötü. . Bakıcı olsa belki onun içinde en az 3-4 bin para ayirmaniz gerek. Rabbim elden ayaktan dusurmesin kimseye muhtac etmesin, hem bakan icin zor hem hasta icin..
sizi bu yorumunuzdan önce de biliyorum, bir iki üç beş on değil neredeyse hiç bir fikriniz/hayata bakış açınız bana uymuyor ne yazık ki.. herkesle benzer şeyler söylemişsiniz ama onları olumlu algılarken sizi olumsuz algıladım. bu da benim önyargım/ayıbım. keşke önceden karşılıklı engelleseydik de böyle olmasaydı. iyi forumlarNişanlısınız ve belki de evlilik olmayacak. Kadın hayatta ve ölmemiş. Doğmamış çocuğa don biçmeye çalışıyorsunuz ama siz de biliyorsunuz uymayacak.
Diğer taraftan da 40 yaşında adam sizin bebeğiniz değil. Banyo yaptırması gereken, bilmem ne yapması gereken siz değilsiniz kardeşi olur gereklilik oluşursa.
sizi bu yorumunuzdan önce de biliyorum, bir iki üç beş on değil hiç hiç bir fikriniz bana uymuyor ne yazık ki.. herkesle benzer şeyler söylemişsiniz ama onları olumlu algılarken sizi olumsuz algıladım. bu da benim önyargım/ayıbım. keşke önceden karşılıklı engelleseydik de böyle olmasaydı. iyi forumlar
Yo başlığımdan çooook önceden beri. Kaldı ki alkışlamayan çok kişi var. Herkesin kendi düşüncesi. Sizin de tabiki. Başarılar ve mutluluklar dilerim, insanlar anlaşamayabilir.Vicdanınızı(!) alkışlamadığım için uymamıştır. Size de iyi forumlar.
akıl vermek asla haddim değil, zor ve özel bir durumdasınız, Allah kolaylık versin. Ancak hem nişanlımda hem de daha önce çalıştığım yerlerde (psikoloğum ve özel eğitimde senelerce çalıştım, otizmli, down sendromlu, zihinsel engelli çocuklarla da çalıştım) gördüğüm şey şu; özel bir çocuğa sahipseniz diğer çocuğunuza da aynı derecede ilgi gösteremeyecekseniz bu ikinci çocuk için de özel çocuk için de üzücü oluyor. benim gördüğüm genelde birisi özel diye onun üzerine farkında dahi olmadan daha çok eğilen ebeveynler ve kıskançlık ve sevgi arasında sıkışan diğer kardeşler. örneğin nişanlımdan "annem abime bakarken ben biraz yalnız büyüdüm" "küçükken onu hem çok sevdim hem de kıskandım" laflarını duydum. üstelik benim nişanlımın ailesinde ne yazık ki babası büyük oğlunun engelini asla kabul edememiş ve onu görmezden gelmiş. nişanlım "abimi hem severdim hem de babama yaranmak için bazen ondan uzak dururdum" der. yani bu konularda bir denge kurmak çok zor. ancak kendinize bu konuda güveniyorsanız ikinci bir çocuk zor olsa da hem size hem özel evladınıza yoldaş olur. benim bahsettiğim ailede böyle olmamış ne yazık ki.
Bahsettiğiniz şekilde olan bir kuzenim vardı ve bir dönem annesine düşmanlık takıntısı olduğu için bizde kaldı. Kaynınızın size oöan sevgisi hayranlığı kzuenimde de bana karşı vardı ama size şu kadarını söyleyim aynı evde yaşamak çom çok çok zor. Öyle uzaktan sevmek üzülmek gibi değil. Başta hevesle kabuş edersiniz ama zamanla ağır gelir bu sefer de onu sokağa atmış gibi olursunuz. Ne güzel anne anlayışıymış ki sen bak dememiş nişanlınıza. Benve asla ve asla bizde kalsın dememyin.merhabalar. öncelikle yazacaklarım çok uzun olacak okuyan herkese çok teşekkürler.
ben yeni nişanlandım ve ne yazık ki içime dert olan şey nişanlımın abisi ile ilgili. nişanlımın babası erken yaşta vefat etmiş, kendisi şuan annesi ve abisi ile ikamet ediyor. yaşı 29. abisinin yaşı 40 ve hafif zihinsel engelli ve obsesif kompulsif bozukluğa sahip. yani kaba tabirle hem zeka açısından çocuk gibi hem de çok yoğun takıntıları var (böyle ifade etmek hiç hoş değil ancak herkes kafasında canlandırabilsin isterim). iki rahatsızlığından biri ile belki zor olsa da baş edilir ancak ikisi birlikte çok zor ne yazık ki. çünkü kendisi takıntılarının hatalı olduğunu anlayamıyor kendisini bilemiyor. örnek vermek gerekirse asla birisi ile fiziksel temasa geçmez, değil sarılmak tokalaşmaz bile. yemek yediğinde öğünleri ortalama 1-1,5 saat kadar sürer çünkü mesela önce çatal bıçağının o görürken yıkanması/silinmesi gerekir. yemekleri değil tabakları dahi birbirine değdiğinde o yemeği yiyemez. bunun dışında sürekli kendi kendisine anlamsızca şeyler konuşur, yemek sırasında da. o yüzden çok ağır yer. her gün el ayak yıkar ancak bunlar birisi kendisini uyarıp "yeter artık çıkmalısın" demezse saatlerce sürer. yani banyoda eğer birisi onu çıkarmazsa saatlerce kalıp el ayak yıkayabilir. banyosunu annesi yaptırır çünkü tek başına zorlanır. tuvalete girdiğinde de asla musluk ve sifona dokunamaz onları da annesi yapar (o konuya da geleceğim annesi 65 yaşında) her şeyi sayarak ve belli sayıda yıkar. olmazsa baştan başlar. erkek arkadaşıma çok sık giderim o da bana gelir. evlerinde çok kaldım yani. bir gün "masumlar apartmanı" dizisini izlerken "bunlar abimin yanında çok hafif" dedi. ne yazık ki benim gözlemlerim de öyle. bunlar dışında konuşmayı çok sever, birisini buldu mu hele de karşılık aldı mı saatlerce sohbet eder. ancak ne yazık ki zaman zaman anlamsız/mantıksız konuşur, çocuksu bir havası vardır ve genelde hep aynı şeyleri tekrar eder. yani bir saat konuşur ama söyledikleri temelde hep aynıdır. aynı cümleyi çevirip çevirip söylemek gibi.
bunlar dışında kendisi ile çok çok iyi anlaşırız. benimle sohbet etmeye bayılır. ortamda ben varsam herkes dururken benimle konuşur:) örneğin annesi kardeşi ben o hep beraber kahve içeriz o gelip bana afiyet olsun der. bana hayrandır. açıkçası ben de ona hayranım. bana sürekli Fear'ım diye hitap eder. bügun çok güzelsin, bugün ışıldıyorsun, evimizin güzel gelini vs der. ben de onunla sohbetten keyif alırım.
ancak kendisi ile ilgili derdim olan kısım GELECEK. ben nişanlanmadan hatta erkek arkadaşımla tanışmadan dahi önce onlar annesi ile arasında bu durumu konuşmuşlar. annesi nişanlıma "gün gelir abine bakamayacak duruma düşersem veya bana bir şey olursa, abini bir bakım merkezine yerleştir, düzenli ziyaret et, senden tek beklentim bu, gözüm arkada kalmaz, en iyi ve sağlıklısı bu olur" demiş. ki zaten abinin kimsenin dokunmadığı ve asla dokunmayacağı devletin engeli nedeniyle bağladığı bir maaşı da mevcut. yeterse yeter yetmezse üzeri tamamlanır. biz daha önce bir iki kez konuşmuştuk ancak ailem nişanlanırken bu konuyu asla açmadı, çünkü bir insana "sana bir şey olursa engelli çocuğuna ne olacak kim bakacak" demek istemediler. ancak kayınvalidem onlara durumu kendiliğinden açtı.
yine de benim içim içimi yiyor. bir yandan acaba evlendikten sonra bizde kalsa biz baksak nasıl olur diyorum. çünkü onu çok seviyorum, o benim adeta büyük bebeğim. bir yandan korkuyor ve çekiniyorum. çünkü normalde annesi hep yanında ancak biz karı koca 9-17 çalışıyor olacağız. o saatlerde ne yapacak? bunun dışında banyosunu annesi yaptırıyor, ben yapabilir miyim? bazen üzülüp kafasına bir şeyler taktığında inat edip büyük tuvaletine çıkmayıp (bilerek yapmayıp tutuyor) kabız oluyor ve annesi lavman yapıyor, nasıl olacak? musluk sifon tuvalet kapısı vs asla dokunmuyor biz yokken ne yapar? benim en çok aklımda kalan ve unutamadığım olay şu. erkek arkadaşım (artık nişanlım:)) bana bir keresinde şöyle iç döktü. "o bana abilik yapamadı, suçu değil elinden gelmedi, abim değil hiç büyümeyen küçük kardeşim gibi oldu, yeri geldi ben ona arka çıktım, hatta babamızı kaybettiğimizde ben ona baba oldum, ona durumu bildiğim halde bazen ister istemez çok kızgınım, arkamda olan beni kollayan bir abi isterdim, ama ben onsuz bir hayatı bilmiyorum, onsuz bir evde yaşamadım, o benim kanım". onun bu lafları çok içime dokundu, o ve ailesi bakım merkezinde daha iyi olacağına inanıyor, açıkçası ben de buna inanıyorum ama bir yandan da kıyamıyorum. sizce evlendikten sonra bakabilir miyiz? veya bir süre bakmayı denesek ancak sonra altından kalkamayıp bir merkeze yerleştirsek daha çok üzülür değil mi? onu asla bırakmam her hafta her özel günde görmeye gideriz buna eminim. ben şimdiden böyle özlemliyken müstakbel eşim benden daha hevesli tabiki. ama bir yanım hep buruk.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?