• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Kırık Alçıdan Çıktıktan Sonra...

EceZ

B: 64.8 Güncel: 51.3 Hedef: 51.0
Kayıtlı Üye
5 Haziran 2016
3.642
9.331
158
Herkese merhaba,

Buraya konu açmamın sebebi; belki benim yaşadığım sıkıntıları yaşayan arkadaşlar olur da bu konuyu görürlerse kendilerini üzmesinler, morallerini yüksek tutsunlar diyedir.

Yaklaşık 2 ay kadar önce evde dengemi kaybederek sol ayağımın üstüne çatırt diye bir sesle düştüm ve çok büyük bir acı yaşadım. Burkulma olduğunu düşündüğüm için sadece buz tedavisi ve burkulma kremleri ile evde kendi kendime geçirmeye çalıştım. Aradan 1 ay geçmişti ve hala ayağımın üstüne basamıyordum. Üstelik ayağımın rengi değişikti ve parmaklarıma kadar şişmişti. En sonunda aile büyükleri ''Bu nasıl bir burkulma!!'' diyerek beni zorla hastaneye röntgene götürdüler ve röntgende sol ayak tarak kemiğimin kırıldığını öğrendik. Hemen yarım alçı ve sonrasını biliyorsunuz 1 ay alçıda kalacağı söylendi.

Tek kolumun altında değnek ile eve geldim. Hayat artık çok daha farklı geliyordu bana. Kendi kendime tuvalete bile gidemiyordum. Yemeğimi birilerinin hazırlaması ve getirmesi gerekiyordu her zaman. Çok ağrılarım oldu. Psikolojik olarak da sürekli yatmanın verdiği moral bozukluğu ile çökmüştüm. En ufak bir şeyde ağlıyor, ayağımın geçmeyeceğini ve sakat kalacağımı düşünüyordum.

Her gün kemik suyundan çorbalar, pilavlar, yemekler yedim. Her gün Solgar'ın 1000 UI D vitamini kapsülünü tükettim. Her gün mutlaka yumurta, peynir ve yoğurt yedim. Ve ayağımı mümkün olduğunca hareket ettirmedim.

Alçımın 27. günüydü. Gece yine o lanet tuvalete tek ayakla zıplayarak gitmeye çalışırken(Ki ayağımı da yine tuvalete giderken düşüp kırmıştım) tekrardan dengemi kaybedip alçılı ayağımın üstüne düştüm. Ayağımdaki alçının tabanı yamulmuştu o derece sert vurmuştum ayağımı yere. O gece apart topar acile götürdüler beni. Röntgen çekildi. Elimde röntgen ile acil doktorunun odasına girdiğimde kafamda ''Acaba yine mi kırıldı'' ''Sakat mı kaldım'' gibi kötü düşünceler dönüyordu ve moralim çok bozuktu. Doktor röntgeni aldı evirdi çevirdi inceledi ve ''BU AYAK İYİLEŞMİŞ'' dedi. O an hissettiğim mutluluğu, içimde yeşeren umudu size hiçbir şekilde tarif edemem.

Yaklaşık 2 aydır yere basamayan, yürüyemeyen, koşamayan, kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamayan bir insanın karşısına çıkıp ''Bu ayak iyileşmiş'' diyerek ona dünyaları armağan ettiğinin farkında olmayan acil doktoru, ''Evet ayak iyileşmiş, 30. günün sonunda gel, alçını alsınlar'' dedi.

Ve dediği gibi 30. günün sonunda tekrardan çekilen röntgen sonucunda alçımı gerçekten de aldılar. :')

Alçıdan çıkan ayak, 30 gündür hava almadığı için kurumuş ve dökülmekte olan deri parçaları ile beraber çıktı. Ayağımı yere dokundurduğum ilk o an, sanki bebekken ilk adımımı atmaya çalıştığım an gibi geldi bana. Bilmiyorum belki de ben çok dramatize ediyordum ama 2 ay boyunca yere basmayan ve sakat kalacağına inanan bir insanın o duruma kadar gelebilmesi, bana bir mucize gibi geliyordu.

Doktor ''Günde 3 kere sıcak su tedavisi ve masaj, çok da zorlama ağır ağır yürümeye başla.'' dedi. Bana refakat eden annem hemen çorabımı giydirmeye yeltendi. ''Dur'' dedim. ''Ben kendim giyebilirim''

Ve 2 ay sonra kendi çorabımı acı hissetmeden giyebilmenin o saçma mutluluğunu da oracıkta yaşayıverdim. İlk kalkış anım zor oldu elbette. Kaslarım zayıflamıştı, kemiklerim incelmişti. Kıkırdaklarım sertleşmişti. Korktum acaba basarsam kırılır mı diye... Ben ayağımı incelerken doktor içimden geleni anlamış olacak ki ''Korkma, iyileştin artık, üstüne bastın diye de tekrar kırılmayacak. Hadi başla şimdi yürümeye''dedi. Ondan aldığım güvenle ilk adımını attım ileri doğru. Allah'ım böyle bir mutluluk olamazdı. Gözlerim dolmuştu ama 26 yaşında hastanenin ortasında çocuk gibi ağlamak istemediğim için dişlerimi sıkıp kendimi tuttum ve bir adım daha attım. Acı hissetmiyordum. Topuğumda iğne batırılıyormuş gibi bir sancı vardı. Ayağımın genelinde hafif bir sızı vardı ama basabileceğimi biliyordum. Değneğimden güç ala ala hastaneden annemle beraber çıktım ve bir taksiye binerek eve geldim.

Evin kapısından içeri girdiğim an, değneği kullandığım son anım oldu. ''Ben değnek kullanmayacak kadar güçlü biriyim artık'' dedim ve o günden sonra da hiç elime almadım. Doktorlar 1 hafta 10 gün değnek kullanımını öneriyorlar bu arada yani siz bana bakmayın, kendinizi nasıl hissediyorsanız öyle yapın ya da doktorunuzun tavsiyesine uyun. :)

Bugün alçımın çıkışının 6. günü. Tek başıma dışarı çıkabiliyor, markete gidebiliyor, ortalama yarım saat kadar yürüyebiliyorum. Sonra ise ağrılarım başladığı için dinlenmek zorunda kalıyorum. Ayağımı aşağı doğru tuttuğumda kızarıyor, o yüzden sık sık altına yastık koyup uzanıyorum. Alçıdan çıkan bir ayağınız varsa yastık yöntemini tavsiye ederim. Kesinlikle işe yarıyor.

Aklıma geldikçe banyoda ılık su altında kaslarımı yumuşayıp masaj yapıyorum. Kurumuş ayak derime vazelin ve nemlendirici kremlerle masaj yapıyorum. Topuğumdaki ölü deriler de yavaş yavaş bitmeye başladı. :)

D vitamini almaya ve süt ürünleri tüketmeye devam ediyorum. Her gün en azından 1 kere dışarı çıkıyorum ve en kötü 5 dakika yürüyorum.

Ağrım var mı? Yalan yok var. Zaten aksayarak yürüyorum. Bileğim kaskatı olduğu için bir müddet daha böyle olacağını düşünüyorum. Zaten doktor da böyle söylemişti. O yüzden üzülmüyorum. :)

Denizde yüzmek de çok çabuk iyileştiriyormuş. Ayağımı biraz daha rahat kullanabildiğim zaman deniz kenarına tatile gitmeyi düşünüyorum. Ne kadar çabuk iyileşirsek o kadar iyi değil mi :)

Alçıdan çıkan bir kırık ayağın hikayesini okudunuz. Söylemek istediklerim şimdilik bu kadar. Bana benzer kırık ve çatlak rahatsızlıkları yaşayan arkadaşlar varsa, diledikleri gibi ulaşabilirler. Ben inanıyorum ki birbirimize moral vererek daha da çabuk iyileşebiliriz.

''Ayağınızın değerini iyi bilin, hala üzerine basabiliyorken.'' diyerek sözümü bitiriyorum.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın. :)
 
merhaba Bende 5. matarsal kemiğim kırıldı. 1 ay oldu alçıda olalı. dün doktora gittiğimde röntgen çekildi ama henüz kaynamamış. 2 hafta sonra kaynamazsa ameliyat olacağımı söylediler. çok üzgünüm.
 
Kaza yapalı 2 ay oldu ve 2 aydır ayağım alcida. Ameliyat oldum 2 vida takıldı. 1 hafta sonra kontrolum var inşallah doktor artık basabilirsin der de ben de basarim. Benimki zor iyilesen bir kemikmis. Talus kemiği
Ben de kemik suyuna yemek yapıyorum sürekli . D vitamini hapı almak istiyorum ben de çünkü eksikliginde geç kaynama olurmuş. Size doktor mu verdi bu hapı?
 
Kaza yapalı 2 ay oldu ve 2 aydır ayağım alcida. Ameliyat oldum 2 vida takıldı. 1 hafta sonra kontrolum var inşallah doktor artık basabilirsin der de ben de basarim. Benimki zor iyilesen bir kemikmis. Talus kemiği
Ben de kemik suyuna yemek yapıyorum sürekli . D vitamini hapı almak istiyorum ben de çünkü eksikliginde geç kaynama olurmuş. Size doktor mu verdi bu hapı?
 
Herkese merhaba,

Buraya konu açmamın sebebi; belki benim yaşadığım sıkıntıları yaşayan arkadaşlar olur da bu konuyu görürlerse kendilerini üzmesinler, morallerini yüksek tutsunlar diyedir.

Yaklaşık 2 ay kadar önce evde dengemi kaybederek sol ayağımın üstüne çatırt diye bir sesle düştüm ve çok büyük bir acı yaşadım. Burkulma olduğunu düşündüğüm için sadece buz tedavisi ve burkulma kremleri ile evde kendi kendime geçirmeye çalıştım. Aradan 1 ay geçmişti ve hala ayağımın üstüne basamıyordum. Üstelik ayağımın rengi değişikti ve parmaklarıma kadar şişmişti. En sonunda aile büyükleri ''Bu nasıl bir burkulma!!'' diyerek beni zorla hastaneye röntgene götürdüler ve röntgende sol ayak tarak kemiğimin kırıldığını öğrendik. Hemen yarım alçı ve sonrasını biliyorsunuz 1 ay alçıda kalacağı söylendi.

Tek kolumun altında değnek ile eve geldim. Hayat artık çok daha farklı geliyordu bana. Kendi kendime tuvalete bile gidemiyordum. Yemeğimi birilerinin hazırlaması ve getirmesi gerekiyordu her zaman. Çok ağrılarım oldu. Psikolojik olarak da sürekli yatmanın verdiği moral bozukluğu ile çökmüştüm. En ufak bir şeyde ağlıyor, ayağımın geçmeyeceğini ve sakat kalacağımı düşünüyordum.

Her gün kemik suyundan çorbalar, pilavlar, yemekler yedim. Her gün Solgar'ın 1000 UI D vitamini kapsülünü tükettim. Her gün mutlaka yumurta, peynir ve yoğurt yedim. Ve ayağımı mümkün olduğunca hareket ettirmedim.

Alçımın 27. günüydü. Gece yine o lanet tuvalete tek ayakla zıplayarak gitmeye çalışırken(Ki ayağımı da yine tuvalete giderken düşüp kırmıştım) tekrardan dengemi kaybedip alçılı ayağımın üstüne düştüm. Ayağımdaki alçının tabanı yamulmuştu o derece sert vurmuştum ayağımı yere. O gece apart topar acile götürdüler beni. Röntgen çekildi. Elimde röntgen ile acil doktorunun odasına girdiğimde kafamda ''Acaba yine mi kırıldı'' ''Sakat mı kaldım'' gibi kötü düşünceler dönüyordu ve moralim çok bozuktu. Doktor röntgeni aldı evirdi çevirdi inceledi ve ''BU AYAK İYİLEŞMİŞ'' dedi. O an hissettiğim mutluluğu, içimde yeşeren umudu size hiçbir şekilde tarif edemem.

Yaklaşık 2 aydır yere basamayan, yürüyemeyen, koşamayan, kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamayan bir insanın karşısına çıkıp ''Bu ayak iyileşmiş'' diyerek ona dünyaları armağan ettiğinin farkında olmayan acil doktoru, ''Evet ayak iyileşmiş, 30. günün sonunda gel, alçını alsınlar'' dedi.

Ve dediği gibi 30. günün sonunda tekrardan çekilen röntgen sonucunda alçımı gerçekten de aldılar. :')

Alçıdan çıkan ayak, 30 gündür hava almadığı için kurumuş ve dökülmekte olan deri parçaları ile beraber çıktı. Ayağımı yere dokundurduğum ilk o an, sanki bebekken ilk adımımı atmaya çalıştığım an gibi geldi bana. Bilmiyorum belki de ben çok dramatize ediyordum ama 2 ay boyunca yere basmayan ve sakat kalacağına inanan bir insanın o duruma kadar gelebilmesi, bana bir mucize gibi geliyordu.

Doktor ''Günde 3 kere sıcak su tedavisi ve masaj, çok da zorlama ağır ağır yürümeye başla.'' dedi. Bana refakat eden annem hemen çorabımı giydirmeye yeltendi. ''Dur'' dedim. ''Ben kendim giyebilirim''

Ve 2 ay sonra kendi çorabımı acı hissetmeden giyebilmenin o saçma mutluluğunu da oracıkta yaşayıverdim. İlk kalkış anım zor oldu elbette. Kaslarım zayıflamıştı, kemiklerim incelmişti. Kıkırdaklarım sertleşmişti. Korktum acaba basarsam kırılır mı diye... Ben ayağımı incelerken doktor içimden geleni anlamış olacak ki ''Korkma, iyileştin artık, üstüne bastın diye de tekrar kırılmayacak. Hadi başla şimdi yürümeye''dedi. Ondan aldığım güvenle ilk adımını attım ileri doğru. Allah'ım böyle bir mutluluk olamazdı. Gözlerim dolmuştu ama 26 yaşında hastanenin ortasında çocuk gibi ağlamak istemediğim için dişlerimi sıkıp kendimi tuttum ve bir adım daha attım. Acı hissetmiyordum. Topuğumda iğne batırılıyormuş gibi bir sancı vardı. Ayağımın genelinde hafif bir sızı vardı ama basabileceğimi biliyordum. Değneğimden güç ala ala hastaneden annemle beraber çıktım ve bir taksiye binerek eve geldim.

Evin kapısından içeri girdiğim an, değneği kullandığım son anım oldu. ''Ben değnek kullanmayacak kadar güçlü biriyim artık'' dedim ve o günden sonra da hiç elime almadım. Doktorlar 1 hafta 10 gün değnek kullanımını öneriyorlar bu arada yani siz bana bakmayın, kendinizi nasıl hissediyorsanız öyle yapın ya da doktorunuzun tavsiyesine uyun. :)

Bugün alçımın çıkışının 6. günü. Tek başıma dışarı çıkabiliyor, markete gidebiliyor, ortalama yarım saat kadar yürüyebiliyorum. Sonra ise ağrılarım başladığı için dinlenmek zorunda kalıyorum. Ayağımı aşağı doğru tuttuğumda kızarıyor, o yüzden sık sık altına yastık koyup uzanıyorum. Alçıdan çıkan bir ayağınız varsa yastık yöntemini tavsiye ederim. Kesinlikle işe yarıyor.

Aklıma geldikçe banyoda ılık su altında kaslarımı yumuşayıp masaj yapıyorum. Kurumuş ayak derime vazelin ve nemlendirici kremlerle masaj yapıyorum. Topuğumdaki ölü deriler de yavaş yavaş bitmeye başladı. :)

D vitamini almaya ve süt ürünleri tüketmeye devam ediyorum. Her gün en azından 1 kere dışarı çıkıyorum ve en kötü 5 dakika yürüyorum.

Ağrım var mı? Yalan yok var. Zaten aksayarak yürüyorum. Bileğim kaskatı olduğu için bir müddet daha böyle olacağını düşünüyorum. Zaten doktor da böyle söylemişti. O yüzden üzülmüyorum. :)

Denizde yüzmek de çok çabuk iyileştiriyormuş. Ayağımı biraz daha rahat kullanabildiğim zaman deniz kenarına tatile gitmeyi düşünüyorum. Ne kadar çabuk iyileşirsek o kadar iyi değil mi :)

Alçıdan çıkan bir kırık ayağın hikayesini okudunuz. Söylemek istediklerim şimdilik bu kadar. Bana benzer kırık ve çatlak rahatsızlıkları yaşayan arkadaşlar varsa, diledikleri gibi ulaşabilirler. Ben inanıyorum ki birbirimize moral vererek daha da çabuk iyileşebiliriz.

''Ayağınızın değerini iyi bilin, hala üzerine basabiliyorken.'' diyerek sözümü bitiriyorum.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın. :)
Sayın Ecez
Öncelikle çok geçmiş olsun. Benim de tarak kemiği kırığım oldu 45 gün alçıda kaldı ve iki gün öce alçı alındı. Doktorum üstüne basmamı ve yürüyüş yapmamı söyledi. Fakat yürüdüğüm zaman ayağım topuk kısmıdan çok acıyor ve morluk ve şişme var. Siz de bu durumları yaşadınız mı, morluk ve şişlik ne zaman geçiyor ve alçı sonrası krem kullandınız mı? Cevap verirseniz memnun olurum.
 
Çok hafif bir burkulma ile metatarsal kemiğimi kırmıştım 45 gün önce. 30 gün sonunda röntgen de kaynama başlamış ama 15 gün daha dursun dedi doktorum. Zaten bu kemikler 21. Günden sonra kaynamaya başlıyormuş. Benzer zorlukları ve duyguları bende yaşadım. Kendi işini halledememek ağustos sıcağında alçı ile durmak, duş almak benim için eziyetti. Son 15 gündür alçıda da olsa doktorum ufak ufak zorlamadan üstüne basmamı istedi. Değneksiz toplalayarak basıyorum. Ne kadar tembellik oluştuğunu bilemiyorum. Yada çıkınca beni neler beklediğini. Daha önce koluma atel yapılmıştı o da zordu fakat yürüyememek alçının bacakta olması daha zor birşeymiş. Biran önce eski günlerime dönmek istiyorum. Sanırım alçı sonrası hemen işe dönemeyecek gibi görünüyorum yazdıklarınızdan öyle anladım. Tabi birde fizik tedaviden bahsedilmişti bana doktorum tarafından. Umarım bende ekstra birşey gerekmeden eskisi gibi olurum.
 
Ece Merhaba,

1 ay önce balkonda düşüp sol ayağımdan çat diye bir ses duyduktan yaklaşık 5 dakika içerisinde hem korkudan hem acıdan bayılmış bir sakarım.

Kırık olsa duramam deyip 1 gün geçirdikten sonra kendimi acilde buldum ve alçılanırken hüngür sümük ağladım. Değnekleri kullanamayan tuvalete giderken düşerim korkusuyla dualar eden ve 28 gündür her gün bunları yaşayan biri olarak hem birilerine yardımcı olmak istiyorum hem de sana bazı sormak istediklerim var.

Alçılı dönem evet zor ama bir şekilde alışıyorsunuz.

Pandemi yüzünden 1 buçuk senedir evde olan ve yasağın kaldırılmasını 4 gözle bekleyen Ben, 1 Temmuz'da yasakların kalkacağını öğrenip 26 Haziran'da ayağını Kırdı.

Vardır bir hayir diyerek kendimi teselli etsem de panik atak hastasi ve hayattaki tek derdi kendine yetebilmek olan bu kızcağızın 28 gün ailesine yük olmamak icin su isteyememesi kadar dramatik ve bir o kadar da komik hiç bir şey yok.

Ilikli Kemik sularına çorba, yoğurt, domates, havuç, yumurta,peynir gibi sadece yararlı şeylere beslendim 1 ay. 32 derece hava da çorba içmek ne demek size anlatamam. Ama can derdi işte.

Gelelim duruma;

Benim hiç ağrım olmadı. Atel sonrasi sadece psikolojik olarak çok yıprandım ama alıştım. Acil de alçıya alındı ve hastanede gördüğüm herkese panik atak olduğumuIlk 10 gününcü muayene de benim sevimli ama
 
Ece Merhaba,

1 ay önce balkonda düşüp sol ayağımdan çat diye bir ses duyduktan yaklaşık 5 dakika içerisinde hem korkudan hem acıdan bayılmış bir sakarım. Tanıda metakarpal kemik kiriğı yazıyor ama kirik nerede falan hiç bir bilgim yok. Doktorum azicik sert.

Kırık olsa duramam deyip 1 gün geçirdikten sonra kendimi acilde buldum ve alçılanırken hüngür sümük ağladım. Değnekleri kullanamayan tuvalete giderken düşerim korkusuyla dualar eden ve 28 gündür her gün bunları yaşayan biri olarak hem birilerine yardımcı olmak istiyorum hem de sana bazı sormak istediklerim var.

Alçılı dönem evet zor ama bir şekilde alışıyorsunuz.

Pandemi yüzünden 1 buçuk senedir evde olan ve yasağın kaldırılmasını 4 gözle bekleyen Ben, 1 Temmuz'da yasakların kalkacağını öğrenip 26 Haziran'da ayağını Kırdı.

Vardır bir hayir diyerek kendimi teselli etsem de panik atak hastasi ve hayattaki tek derdi kendine yetebilmek olan bu kızcağızın 28 gün ailesine yük olmamak icin su isteyememesi kadar dramatik ve bir o kadar da komik hiç bir şey yok.

Ilikli Kemik sularına çorba, yoğurt, domates, havuç, yumurta,peynir gibi sadece yararlı şeylere beslendim 1 ay. 32 derece hava da çorba içmek ne demek size anlatamam. Ama can derdi işte.

Gelelim duruma;

Benim hiç ağrım olmadı. Atel sonrasi sadece psikolojik olarak çok yıprandım ama alıştım. Acil de alçıya alındı ve hastanede gördüğüm herkese panik atak olduğumu söylediğim için atel yaparken bile bana çatlak gibi kirik merak etme dediler. 30 yaşında karşılarında atel yüzünden ağlayan birini görünce tabi ne yapanlar...

Ertesi gün otopedi doktoru gördü " Ameliyatlık bir durumun yok 1 ay sonra iyileşirsin dedi. llk 10.gün muayene de benim sevimli ama bir o kadar sert doktorum iyi gidiyorsun 10 gün sonra gel dedi
Bayram geliyordu bu kiz durur mu? 8.gün gittim.

Röntgen çekildikten sonra hadi alalım alçıyı 2 hafta bandajlı kal üstüne basma dedi. Alçı çıkınca bir baktım ayak benim ayak değil
His yok kuvvet yok incecik. Onu görünce Ben yine fenalaştım tabi. Beni bandajlayip eve gönderdiler.

Bugün 8. Gün alçı çıkalı üstüne bakmadım ama hafif egzersizler yapıyorum tabi. Bazen suya sokuyorum vucut isisi olmasina dikkat ederek. Yalnız bir sorun var. Ayağım sabahları mor yerleri iyi görünüyor ama akşam çok daha mor duruyor. Yeşil gibi de ama özellikle son 2 gündür daha mor gibi. Ya da paranoya..

20 gün sonra gel dedi kontrole 2 hafta basma dedi aradaki 6 gün yürürüm dimi? Ayağıma da çok sahip çıkamiyorum galiba. Hele bandajsız..


Deneyimleyen arkadaşlar varsa ki inşallah yoktur yardımcı olabilir misiniz?

Ben Ece'nin yazısını hastayken en az 5 kere okudum. Ve bana iyi geldi. Eğer benim gibi olanlar varsa şunu unutmayın. Beterin beteri var. Halimize şükür etmeliyiz.

Herkese çok geçmiş olsun.
 
Merhaba 26 haziranda ayağı kırılan ve tüm diğer arkadaşlara geçmiş olsun acil şifalar dilerim ben de 24 haziran da kırdım, hala yok yürüme alçı çıktı sizi çok iyi anlıyorum 1 temmuzda yasaklar kalktı ve ben ameliyat oldum şuan 40 gün oldu daha basamıyorum yavaş yavaş kaynama olmuş fakat 3 yerinden kırıldı, merak ettim şuanda nasılsınız
 
Merhaba

Çok geçmiş olsun mesajınızı yeni gördüm. 2. Ayıma 3 gün var. 2 hafta önce kontrole gittiğimde doktorum %70-80 kaynamış tolere edebildiğin kadar basabilirsin dedi. Sorun olmazsa gelmene gerek yok dedi. Değneksiz asla adım atamıyordum bir gece ansızın cesaret gelene kadar. 2 Duvara tutunarak ilk adım attim. 7 gün oldu iyi kötü topallayarak yürüyorum değneksiz. Zamanla daha iyi olacaktır. Yaşadığınız hissi biliyorum ama sakın ümitsizliğe kapılmayın. Bir gün iyileşeceksiniz. Moralinizi yüksek tutun. Umarim şu an daha iyisinizdir.
 
Herkese merhaba,

Buraya konu açmamın sebebi; belki benim yaşadığım sıkıntıları yaşayan arkadaşlar olur da bu konuyu görürlerse kendilerini üzmesinler, morallerini yüksek tutsunlar diyedir.

Yaklaşık 2 ay kadar önce evde dengemi kaybederek sol ayağımın üstüne çatırt diye bir sesle düştüm ve çok büyük bir acı yaşadım. Burkulma olduğunu düşündüğüm için sadece buz tedavisi ve burkulma kremleri ile evde kendi kendime geçirmeye çalıştım. Aradan 1 ay geçmişti ve hala ayağımın üstüne basamıyordum. Üstelik ayağımın rengi değişikti ve parmaklarıma kadar şişmişti. En sonunda aile büyükleri ''Bu nasıl bir burkulma!!'' diyerek beni zorla hastaneye röntgene götürdüler ve röntgende sol ayak tarak kemiğimin kırıldığını öğrendik. Hemen yarım alçı ve sonrasını biliyorsunuz 1 ay alçıda kalacağı söylendi.

Tek kolumun altında değnek ile eve geldim. Hayat artık çok daha farklı geliyordu bana. Kendi kendime tuvalete bile gidemiyordum. Yemeğimi birilerinin hazırlaması ve getirmesi gerekiyordu her zaman. Çok ağrılarım oldu. Psikolojik olarak da sürekli yatmanın verdiği moral bozukluğu ile çökmüştüm. En ufak bir şeyde ağlıyor, ayağımın geçmeyeceğini ve sakat kalacağımı düşünüyordum.

Her gün kemik suyundan çorbalar, pilavlar, yemekler yedim. Her gün Solgar'ın 1000 UI D vitamini kapsülünü tükettim. Her gün mutlaka yumurta, peynir ve yoğurt yedim. Ve ayağımı mümkün olduğunca hareket ettirmedim.

Alçımın 27. günüydü. Gece yine o lanet tuvalete tek ayakla zıplayarak gitmeye çalışırken(Ki ayağımı da yine tuvalete giderken düşüp kırmıştım) tekrardan dengemi kaybedip alçılı ayağımın üstüne düştüm. Ayağımdaki alçının tabanı yamulmuştu o derece sert vurmuştum ayağımı yere. O gece apart topar acile götürdüler beni. Röntgen çekildi. Elimde röntgen ile acil doktorunun odasına girdiğimde kafamda ''Acaba yine mi kırıldı'' ''Sakat mı kaldım'' gibi kötü düşünceler dönüyordu ve moralim çok bozuktu. Doktor röntgeni aldı evirdi çevirdi inceledi ve ''BU AYAK İYİLEŞMİŞ'' dedi. O an hissettiğim mutluluğu, içimde yeşeren umudu size hiçbir şekilde tarif edemem.

Yaklaşık 2 aydır yere basamayan, yürüyemeyen, koşamayan, kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamayan bir insanın karşısına çıkıp ''Bu ayak iyileşmiş'' diyerek ona dünyaları armağan ettiğinin farkında olmayan acil doktoru, ''Evet ayak iyileşmiş, 30. günün sonunda gel, alçını alsınlar'' dedi.

Ve dediği gibi 30. günün sonunda tekrardan çekilen röntgen sonucunda alçımı gerçekten de aldılar. :')

Alçıdan çıkan ayak, 30 gündür hava almadığı için kurumuş ve dökülmekte olan deri parçaları ile beraber çıktı. Ayağımı yere dokundurduğum ilk o an, sanki bebekken ilk adımımı atmaya çalıştığım an gibi geldi bana. Bilmiyorum belki de ben çok dramatize ediyordum ama 2 ay boyunca yere basmayan ve sakat kalacağına inanan bir insanın o duruma kadar gelebilmesi, bana bir mucize gibi geliyordu.

Doktor ''Günde 3 kere sıcak su tedavisi ve masaj, çok da zorlama ağır ağır yürümeye başla.'' dedi. Bana refakat eden annem hemen çorabımı giydirmeye yeltendi. ''Dur'' dedim. ''Ben kendim giyebilirim''

Ve 2 ay sonra kendi çorabımı acı hissetmeden giyebilmenin o saçma mutluluğunu da oracıkta yaşayıverdim. İlk kalkış anım zor oldu elbette. Kaslarım zayıflamıştı, kemiklerim incelmişti. Kıkırdaklarım sertleşmişti. Korktum acaba basarsam kırılır mı diye... Ben ayağımı incelerken doktor içimden geleni anlamış olacak ki ''Korkma, iyileştin artık, üstüne bastın diye de tekrar kırılmayacak. Hadi başla şimdi yürümeye''dedi. Ondan aldığım güvenle ilk adımını attım ileri doğru. Allah'ım böyle bir mutluluk olamazdı. Gözlerim dolmuştu ama 26 yaşında hastanenin ortasında çocuk gibi ağlamak istemediğim için dişlerimi sıkıp kendimi tuttum ve bir adım daha attım. Acı hissetmiyordum. Topuğumda iğne batırılıyormuş gibi bir sancı vardı. Ayağımın genelinde hafif bir sızı vardı ama basabileceğimi biliyordum. Değneğimden güç ala ala hastaneden annemle beraber çıktım ve bir taksiye binerek eve geldim.

Evin kapısından içeri girdiğim an, değneği kullandığım son anım oldu. ''Ben değnek kullanmayacak kadar güçlü biriyim artık'' dedim ve o günden sonra da hiç elime almadım. Doktorlar 1 hafta 10 gün değnek kullanımını öneriyorlar bu arada yani siz bana bakmayın, kendinizi nasıl hissediyorsanız öyle yapın ya da doktorunuzun tavsiyesine uyun. :)

Bugün alçımın çıkışının 6. günü. Tek başıma dışarı çıkabiliyor, markete gidebiliyor, ortalama yarım saat kadar yürüyebiliyorum. Sonra ise ağrılarım başladığı için dinlenmek zorunda kalıyorum. Ayağımı aşağı doğru tuttuğumda kızarıyor, o yüzden sık sık altına yastık koyup uzanıyorum. Alçıdan çıkan bir ayağınız varsa yastık yöntemini tavsiye ederim. Kesinlikle işe yarıyor.

Aklıma geldikçe banyoda ılık su altında kaslarımı yumuşayıp masaj yapıyorum. Kurumuş ayak derime vazelin ve nemlendirici kremlerle masaj yapıyorum. Topuğumdaki ölü deriler de yavaş yavaş bitmeye başladı. :)

D vitamini almaya ve süt ürünleri tüketmeye devam ediyorum. Her gün en azından 1 kere dışarı çıkıyorum ve en kötü 5 dakika yürüyorum.

Ağrım var mı? Yalan yok var. Zaten aksayarak yürüyorum. Bileğim kaskatı olduğu için bir müddet daha böyle olacağını düşünüyorum. Zaten doktor da böyle söylemişti. O yüzden üzülmüyorum. :)

Denizde yüzmek de çok çabuk iyileştiriyormuş. Ayağımı biraz daha rahat kullanabildiğim zaman deniz kenarına tatile gitmeyi düşünüyorum. Ne kadar çabuk iyileşirsek o kadar iyi değil mi :)

Alçıdan çıkan bir kırık ayağın hikayesini okudunuz. Söylemek istediklerim şimdilik bu kadar. Bana benzer kırık ve çatlak rahatsızlıkları yaşayan arkadaşlar varsa, diledikleri gibi ulaşabilirler. Ben inanıyorum ki birbirimize moral vererek daha da çabuk iyileşebiliriz.

''Ayağınızın değerini iyi bilin, hala üzerine basabiliyorken.'' diyerek sözümü bitiriyorum.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın. :)
Öncelikle çok geçmiş olsun.. geçen sene sebesiz yere ayağım şişmişti kırık çatlak yoktu doktorlar ne oldugunu anlayamadan ödem var diyip 3 kere alçıya almışlardı toplamda bir ay alçıda kalmıştı alçı çıktıktan sonra ayağım asla iyileşmedi çünkü ödem kaslara ve sinirlere baskı yaptığı için his kaybı oluştu ayağım yok gibiydi kaynar suyu, çayı bile hissetmiyordu ayağım..1 ay fizik tedavi aldım doktorlar ayağımı açamadı ayağım donuk şekilde kalmıştı.. Gitmedik doktor bırakmadık ortopedi,kalp damar,beyin sinir...olayin üzerinden onca zaman geçti ve ayağım hâlâ aynı 🤦🏻‍♀️ üzerine basabiliyorum çok şükür ama hala şişiyor inanılmaz derecede ağrısı oluyor ve ayağıma o zamanlar düz olarak basamadigim için yarım basıyorum hala..ayağım o şekilde alıştı malesef ki..yarın tekrar ortopediden randevum var en son ameliyat denildi kemik iltihaplı dediler..sonum ne olacak bilemiyorum..
 
Back
X