Canım yıllar önce denk gelip okumuştum bir kaç yazısını..
Oraya yazan o kadar çok insan var ki.
Kendinin de eşinin de farklı sebeplerden çocukları olmuyomuş..
Ve öyle bir karar vermişler..
çok da güzel duyarlı bir davranış..
Rabbim bebek hasreti çeken, bekleyen
tüm kadınlara bu sevinci yaşatsın inşallah..
Elif Ada'nın Annesi
Biz Kimiz?
Elif Ada’nın annesi 40 yaşında anaokulu öğretmeni , Elif Ada’nın babası 41 yaşında muhasebecidir.
Mersin’de yaşıyoruz.
Biz biyolojik aile olmayı den...edik mi?
Her ikimiz de farklı sebeplerden dolayı infertilite’ydik. (infertilite: kısırlık) ortak aldığımız karar şuydu;
Tüp bebek denemesi , olmazsa evlat edinme
Tüp bebek kaç kere denedik, bu süreçte neler yaşadık?
2 kere tüp bebek denememiz oldu. Tüp bebek tedavisi oldukça yorucu ve yıpratıcı bir süreç, özellikle de kadınları yoran. Her iki denememizde başarısız oldu. Bu merkezlerde kadınlar tanıdım, çocuk sahibi olmak için çırpınan binlerce kadın…
‘Evlat edinmeyi düşündünüz mü?’ soruma genelde ‘ ben isterim ama kocam asla istemez.’ yanıtını almak en acıtıcı kısım sanırım! Ve anladım ki kadınlar gerçekten deli gibi anne olmak istiyor ve bu konuda erkeklerden daha cesur…
Evlat edinme kararını ne zaman aldık, ailelerimiz bu konu hakkında ne düşünüyordu?
Tüp bebek denemelerinden hemen sonra. Ailelerimize durumu anlattık. Her iki aile de aldığımız bu kararı destekledi, biz şanslıydık ve sordular ‘Kız mı istiyoruz yoksa erkek mi?’
Evlat edinmek için nereye başvurduk, neler öğrendik?
Evlat edinmek için Mersin Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğünün ilgili birimine başvurduk. Kız çocuk ve yeni doğmuş olmasını istedik. İlgili birimdeki kişi bize yeni doğmuş ve kız çocuk için yaklaşık 3 yıl bekleyebileceğimizi söyledi, “Sıra var, sırayla oluyor” deyince çok şaşırdık. Yurtlarda bu kadar çocuk varken neden bu kadar bekleyeceğimizi anlamadığımızı sorduğumuzda “Ailelerin birçoğunun çocuklarını yurda geçici olarak bıraktığını,sonra gelip alabildiklerini,evlat edinme rızası veren ailelerin çok az olduğunu söyledi.
Gerekli bazı belgeleri tamamlamak üzere alarak oradan ayrıldık.
Peki Elif Ada ile ne zaman tanıştık?
Kurum başvurusundan hemen 1 hafta sonra. Ancak kurum aracılığı ile değil. Biyolojik olarak çocuk sahibi olamadığımızı bilen annemin bir komşusu ,yakını bir annenin olduğunu, doğumuna 1 ay kaldığını ve kız çocuğu doğuracağını ancak çocuğa bakacak durumda olmadığı için evlatlık vereceğini söylemiş.
Annem beni aradı hemen “İster misin?” dedi.
Elif Ada’nın babasına sordum ben de hemen “İster miyiz?”
“Evet isteriz, neden olmasın?”
Biyolojik aile ile tanıştık mı?
Elif Ada’nın sadece biyolojik annesi vardı ve biz hiçbir şekilde karşılaşmama kararı aldık. Aracı olarak annem aramızda iletişim kurdu. Şanslıydık çünkü iyi niyetli bir kadındı ve oldukça cesur. Elif Ada için en doğrusunu istiyordu. Bizimle ilgili hiçbir bilgiyi ondan saklamadık. Biz kimiz,nerde otururuz,ne iş yaparız hepsinin bilgisini verdik.
Doğum hikayesine kadar günler nasıl geçti?
İnanılmaz heyecanlı… Deli gibi alışveriş yapmaya başladık. Elimizde bebek eşyaları gören ve şaşıran komşularımıza, tanıdıklarımıza yakında bir kızımızın olacağını, evlat edineceğimizi söyledik.
Ve en çok şu soruya maruz kaldık;
“Ya çirkin olursa ya da sağlıksız?”
Biz de hep şunu dedik;
Kızımız çok güzel olacak hem de çok sağlıklı, göreceksiniz.”
Ve beklenen doğum ,nasıl oldu?
31.Aralık 2009 günü 2450 kg doğdu Elif Ada…
Ben kırmızı kurdelamı kafama taktım ve yaklaşık 10 kişi ameliyathanenin önünde bekledik. Kısa bir süre sonra (Aslında en uzun bekleyiş) kapı açıldı ve yeşil bir örtü içerisinde Elif Ada’ yı küveze götürmek için hemşire hızla yanımızdan geçti. Peşinden koşarak yüzünü göstermesini istedik (yalvardık) . Yüzünü birkaç saniyeliğine açtı, inanılmaz güzeldi. Birbirimize sarıldık eşimle, deli gibi ağladık.
Halimize üzülseler mi sevinseler mi bilemeyen hemşireler bizi gizliden yeni doğan ünitesine soktu ve bebeğimize beş dakika doyasıya bakabildik, inanılmaz bir duyguydu.
Çocuk doktorunun muayenesinden sonra Elif Ada kucağımıza verildi ve biz hastaneden çıktık.
Ve birbirimize “ Şimdi bu bebek bizim mi?” diye kaç kere sorduk.
Tüm aile bizim evimizde toplandık hepimizin tek bir yeni yıl armağanı vardı, o da kızımız…
Bürokratik süreç nasıl başladı, neler yaşandı?
Elif Ada Biyolojik annenin nüfusuna kayıt ettirildi ve adı Elif Ada olarak yazıldı,(Adı hiç değiştirilmedi) resmi işlemler bitene dek biyolojik annenin soyadı kullanıldı.
Ve bu bebekler resmi olarak evlat edinilme süreci tamamlana dek evlat edinen ailenin hiçbir hak ve olanağından faydalanamamaktadır!!!
Biyolojik anne ile karşılaşmama kararımız bürokratik engellere takıldı ve Elif Ada 2 aylıkken biz yan yana ilk mahkememize çıktık.
Evlatlık vermeye rızası olduğunu, eğer vazgeçerse 6 hafta içerisinde bebeğini tekrardan alabileceğini öğrendik ve ilk kez o zaman korktuk, çok korktuk hem de…
6 hafta sonra olumsuz bir durumla karşılaşmadığımız için tekrar başvurduk.
1,5 ay sonra 2.mahkeme gününü aldık.
Bu süreçte aranılan ilk şart 30 yaşını aşmış veya 5 yıllık evli olmak koşuluydu. Ama biz 30 yaşını aşmış fakat 4 yıllık evliydik. Evlat edinme konusunda oldukça deneyimsiz hatta sevimsiz bir kadın hakime denk geldik ve 30 yaşını aşmış olsak bile 5 yıl evli olmadığımız için davanın reddine karar kıldı. Yani aradaki VEYA’yı kendi kafasına göre “Benden daha mı iyi biliyorsunuz”diyerek VE yaptı.
Ağlayarak ayrıldık…
Bir müddet sonra 5 yılı doldurmadan tekrar başvurduk. tekrar, sonra tekrar defalarca görülen mahkemeler sonucu 2 yıl,7 ay sonra Elif Ada bizim nüfusumuza geçti.
Evlat edinme ile ilgili danışman desteği aldık mı?
Elif Ada 2 yaşında iken gittik biz bir danışmana.
Ama biz danışmana gitmeden öncesinde Elif Ada’yı hep “İyi ki sen bizim kızımız oldun,iyi ki seni aldık,iyi ki seni evlat edindik”diye sevdik. Ve onun yanında başkalarıyla konuşurken hep yüksek sesle, onun duyacağı şekilde konuştuk.
Bir de o zaman farkında değildik ama sonra fark ettik ki Elif Ada’ya hep Tarzan filmini izletmişiz
Danışmanımız bize ilk şunu sordu;
Ailesiyle ilgili ne söyleyeceksiniz?
Yaşıyor mu,öldü mü?
Tamamen doğru bilgiler vererek büyüyeceğini söyledik. Ve bir gün görmek, bulmak isterse ona yardım edeceğimizi söyledik. ((Mahkemelerin bitimi sonrası biyolojik anne ile irtibatımız tamamen kesilmiştir, Elif Ada’yı hiç görmedi, onunla ilgili hiçbir bilgi edinmeye çalışmadı.)
Danışmanımız,çocukların ortalama 4,5 5 yaşlarında “ben nasıl doğdum?” sorusunu sorduğunu, işte o zaman söylemeye başlamamız gerektiğini söyledi.
Bize , ona hikayesini anlatırken hep aynı şekilde değiştirmeden anlatmamız gerektiğini söyledi sonra.
Yani şöyle;
"Bebeğim, Bizim çocuğumuz olmuyordu biz de anne baba olmak istedik ve seni evlat edindik.Sen hastanede doğdun sonra seni evimize getirdiğimizde anneannen ,deden babaannen,amcaların herkes evdeydi.Seni gördüklerinde “Aman tanrım bu ne kadar güzel bir kız”dediler. Sonra sen kucağımda acıktığın için ağlamaya başladın,baban koşarak sana mama yapmaya gitti.Çok gülmüştük ve sen geldiğin için çok mutluyduk".Oluşturduğumuz ve tekrar ettiğimiz öykü buydu.
İlk ne zaman sordu?
Elif Ada, 3 yaş 4 aylıkken yakın bir hamile dostumuzu gördükten sonra “ Anne ben de senin karnında mı büyüdüm?” dedi.
Uzun zamandır “sorarsa ben nasıl başlarım ki” diye beklediğim ancak bu kadar erken beklemediğim soruyu küt diye sordu.
Araba kullanıyordum, telaşlandım ve inanılmaz korktum…
“Anneciğim bizim çocuğumuz olmuyordu ve sen bir başkasının karnındaydın,o sana bakacak durumda değildi o yüzden bize verdi.Sen hastanede doğdun.Biz de seni gelip hastaneden aldık.Sen benim karnımda büyümedin bebeğim bazı insanların da böyle bebeği olur.”dedim.
Sustum ve bekledim…
Eve gelene dek bişey söylemedi ve sanırım tam da kafasında bu başkasının karnında oluşunu oturtamadı.
Eve gelir gelmez titreye titreye danışmanımı aradım ve durumu anlattım. Erken sorduğunu ama güzel yanıtladığım için endişelenecek bir durum olmadığını söyledi.Elif Ada o günden sonra bir kez bile "ben senin karnında mı büyüdüm?" diye hiç sormadı .
Ancak birkaç hafta sonra şu sorular sıklaştı;
Beni seviyor musunuz?
Neden erkek bebek istemediniz?
Neden beni tercih ettiniz?
Neden çocuğunuz olmadı?
Neden kız istediniz?
Her keresinde aynı sevecen ifadeyle hep aynı hikayeyi anlatarak sorularını azalttık.
4,5 yaşlarına doğru bir keresinde bana ;
“Anne ben büyüyünce,çocuğum olunca sen anneanne mi olacaksın?” diye sordu.
Ben de “evet anneciğim” dedim.
“Ama ben iki çocuğum olsun istiyorum,birisi kız olsun birisi erkek ama anne karnımda büyüsünler olur mu?” dediği o anı sanırım hiç ama hiç unutmayacağım…
Elif Ada şu an da 5 yaşında ancak bu kez de başkaları bu konuda ne düşünüyor diye olur olmaz her yerde şu soruyu soruyor;
“Neden beni evlat edindiniz?”
Bazen de ;
“Biliyor musunuz annem babam beni evlat edindiler.”diyor.
Ve etraftaki insanların yüzlerini, tepkilerini, mimiklerini kontrol ediyor, sanırım kendince bu durumun iyi bir şey mi kötü bir şey mi olduğunu ve başkalarının bu konuda ne düşündüğünü anlamaya çalışıyor…
Ve tüm bunlar olup biterken okuduğum bir çok yazı,dinlediğim birçok hikayeden sonra şunu anladım ki;
Yetişkinler hala evlat edinme mevzusunu fısıldayarak konuştuğu için bunu fısıltı halinde duyan çocukları da ,bu durumun kötü bir durum olduğuna karar vererek acıtıyor evlat edinilen çocuğun canını…
“O senin annen,baban değil ki” diyor.
“Besleme” diyor.
“Üvey” diyor.
Sevgili Yetişkinim,
Ve evlat edinme utanılacak,ayıp, bir durum değildir!
Ve fısıldanarak değil , yüksek sesle konuşulmalıdır!
Lütfen siz de;
Biyolojik şekilde sahip olduğunuz çocuklarınıza kendi doğum hikayelerini anlatırken bunun da bir doğum şekli olduğunu ,bazı insanların da böyle anne baba olduğunu anlatınız!
Ve bu yazıyı lütfen paylaşınız!
Son bir şey daha;
Evlat Edinme ile ilgili ülkemizde masal kitabı var mı?
Ne yazık ki yok! Bu da bizim ülkemizin ayıbı … Evlat edinme ile ilgili Türkçeye çevrilmiş tek kitap var o da “Şanlı Aile” +10 yaş
Yurt dışından getirttiğim ( Almanca) birkaç masal kitabını çevirtip kendim okumayı planlıyorum.
Bunun yanı sıra doğum hikayeleri anlatan tüm hikaye kitaplarının yeni basımlarını yaparken evlat edinmenin de bir doğum şekli olduğunu yazsalar ( çok mu imkansız isteğim?) ne harika olurdu.
İmkansız değil !değil mi,hiç biri?
Sevgiyle Elif Ada’nın Annesi