Geleceği olmadığını bildiğin bir ilişki

Evet ne yalan söyleyeyim, kaptırdığım çok nokta oldu. Hatta daha bu akşam yürümeye çıktığımda epeyce bir irdeledim kendimi. Onunla birlikte vakit geçirebilmek için günlerdir emek emek işlediğim tüm rutinlerimi bozmuş durumdayım. Buna değer mi diye sorguladım tüm akşam.
Degmez buna emin ol.Sonunun olmadığını sen de biliyorsun.Calisiyorsun ne güzel bir kariyerin var,karşına daha iyileri çıkar.İlerde başının agrimamasi için daha fazla kapılmadan noktayı koy derim.
 
Psikiloğa gitmeniz iyi olmuş umarım faydasını görürsün. Şemalarimiz bizi çocukluk yaşantısında en çok etkileyen , yer edinen benzer kişileri gelecekte karşımıza çıkarıyor. Bununla baş etmek, bu durumu aşmak çok sabır, özverili bir farkındalık ister. Saime kendimizi kişisel olarak geliştirmeli. Ruhumuza iyi bakmalıyız. Ruhun iyi olma yolu da kendini sevmekten, kendine güvenmekten gelir.
Daima*
 
Degmez buna emin ol.Sonunun olmadığını sen de biliyorsun.Calisiyorsun ne güzel bir kariyerin var,karşına daha iyileri çıkar.İlerde başının agrimamasi için daha fazla kapılmadan noktayı koy derim.
Asla değmiyor gerçekten de. Bugünkü halime gelene kadar gerek hayatımı, gerek kariyerimi ilmek ilmek işledim; ne sıkıntılı yollardan geçtim ben. Kendimi böyle bir ilişki içinde heba etmek için gelmedim bu günlere. İki fiziksel çekim için kendime yaptığım haksızlık çok büyük, farkındayım. Sonu yok, asla da olmayacak ve evet bitmesi gerekiyor…
 
Bana bir şeyleri kesinlikle farklı hissettiriyor, işte tam olarak bunun peşindeyim. Önceki ilişkilerimde rest çeken, kaos yaratan, gerginlik çıkaran, peşinde koşulan olan ben; bu adamla, en olmayacak bu insanla bir sorun yaşadığımda oturup konuşup çözmeye çalışıyorum ve çözüyorum da, hiç olmadığım kadar anlayışlı ve sabırlıyım, iletişime açığım. Bu toksisite içinde olması gereken sağlıklı iletişimi becerebildiğime inanamıyorum. Önceki ilişkilerimden birinde bile böyle olsaydım şimdi çocuğum ilkokula başlamıştı.
Sana aslında ilişkilerinde saglıklı yaklasımın nasıl hissettirdigini de kesfettirmis.Belki de bu bagın cazibesi icinde saklı olan gecmiste acıga cıkmayan saglıklı tarafı cıkarması.Kendi değerlerine ve standartlarına da kulak verdigin icin hayatına yön verecek güclü bir farkındalık kazanıyorsun yoluna devam ederken bu iyi gelecek🙃
 
Önceki konumu okuyanlar biliyor. Özetle; daha önce evlenmiş ve boşanmış, bir oğlu olan bir adamla beraberim. Kendisi aynı zamanda kendi şirketinde eski sevgilisiyle birlikte çalışıyor, eski sevgilisi %20 hisse sahibi. Önceki konumda gittikleri fuardan bahsetmiştim. O fuardayken ben de Ankara’ya gitmiştim. Daha sonra fuar bitimi Ankara’ya benim yanıma geldi. Ankara’da birlikte unutulmaz bir 3 gün geçirdik diyebilirim. Sadece hislerimi, duygularımı, hissettiğim çekimi yaşamaya odaklandım; geleceğe dair hiçbir beklentim yoktu: ilk gün de yoktu, Ankara günlerinde de yoktu, şimdi de yok ve olmayacak da. Sadece hayatımda ilk defa bu kadar çekildiğim birine karşı hislerimi yaşamaya izin verdim. Hem hislerimi, hem duygularımı, hem de daha önceki ilişkilerimde yaşamadığım birtakım şeyleri bu adamla yaşadım; hiçbirinden bir gram pişman değilim. Vakit geçirdikçe bağımız güçleniyor ama beklentim olmadığına ve günün birinde biteceğine o kadar iknayım ki, sadece anı yaşamaya odaklıyım. Ama sonra insan sorguluyor bir yandan da biliyor musunuz; ben eğitimli, kültürlü, kendi işinin sahibi, kendi parasını kazanan bir kadın olarak hayatımdaki bir erkekten ne beklerim? Hayat standartlarımı bir tık öteye götürmeyecekse, hayatıma kalite katmayacaksa, başım sıkıştığında/canım sıkıldığında ya nasılsa şimdi sevgilimi ararım ve bu durumu çözeriz diyemeyeceksem bu kişi neden hayatımda var ki? Evet, bir yandan seviyorum özlüyorum vs ama eril enerjiden de patlayacak duruma geldim. Alkolden ehliyet kaptırdığı için evinden alıp, evine bıraktım defalarca. Üşüdüğünde ısıtmaya falan çalıştım. Bunları ben yapmazdım, bana yapılırdı; hayat bana çok güzel ve çok tatlı bir oyun oynuyor galiba :) Tamam, bu kez sadece duygularımı yaşamaya odaklandım ama hormonlarınız bir tık sakinleşince ve beyin devreye girince duyguların da tadı kaçıyor :)
Bu arada psikoloğa da başladım, ikili ilişkilerdeki bu mükemmel (!) tercihlerimin altında yatan nedenleri öğreneceğimi umuyorum artık :) Bir insan hayatının kalitesine uymayan birine neden bu kadar kapılır ki?
Bir duygudur geçer
Hayat kısa, zaman değerli
Gelecek yoksa yol alın.
 
Kesinlikle çok yakışıklı değil. İlla fiziksel açıdan düşüneceksek, uzun yıllardır sporun içinde olduğu için fiziği güzel. İlk etapta ten uyumu konusunda birtakım şeyler çok hoşuma gidiyordu, devamını yaşadığımızda ise aslında o kısımda da çok matah olmadığını anladım.
O zaman şu an için bu ilişki sadece bir alışkanlık.

Kendine yeni bir alışkanlık bulabilirsin. :))
 
Bende zamaninda kapılmıştım bu tip birine.
Şimdi çok zaman geçip bakınca geçen zamana üzülüyor insan sadece.
Bu tip kişilerden eninde sonunda kopuyorsunuz ama geçen zaman geri gelmiyor malesef.
Hisler önemli evet ama içinizdeki seste çok önemli onu dinleyin mutlaka.
Ve ben bu hisleri birdaha hissedemem diye de düşünmeyin bu büyük bir yanılgı.
 
Evlenmek istemiyorsun bilinç altında.

Kaç kere dedik bu heriften bi yol olmaz ama devam ediyorsun.
Bilinçli halimle de evlenmek istemiyorum bu adamla.

Hiçbir şey olmayacağını biliyorum inanın, sadece duygularımı yaşamaya bıraktım kendimi. Ama o da öyle kolay bir şey değil; zaman, emek, bozulan rutinler, sonunun gelmeyeceğini bile bile gösterilen sevgiler… bu da ayrı bir travmatik durum oldu esasında.
 
Önceki konumu okuyanlar biliyor. Özetle; daha önce evlenmiş ve boşanmış, bir oğlu olan bir adamla beraberim. Kendisi aynı zamanda kendi şirketinde eski sevgilisiyle birlikte çalışıyor, eski sevgilisi %20 hisse sahibi. Önceki konumda gittikleri fuardan bahsetmiştim. O fuardayken ben de Ankara’ya gitmiştim. Daha sonra fuar bitimi Ankara’ya benim yanıma geldi. Ankara’da birlikte unutulmaz bir 3 gün geçirdik diyebilirim. Sadece hislerimi, duygularımı, hissettiğim çekimi yaşamaya odaklandım; geleceğe dair hiçbir beklentim yoktu: ilk gün de yoktu, Ankara günlerinde de yoktu, şimdi de yok ve olmayacak da. Sadece hayatımda ilk defa bu kadar çekildiğim birine karşı hislerimi yaşamaya izin verdim. Hem hislerimi, hem duygularımı, hem de daha önceki ilişkilerimde yaşamadığım birtakım şeyleri bu adamla yaşadım; hiçbirinden bir gram pişman değilim. Vakit geçirdikçe bağımız güçleniyor ama beklentim olmadığına ve günün birinde biteceğine o kadar iknayım ki, sadece anı yaşamaya odaklıyım. Ama sonra insan sorguluyor bir yandan da biliyor musunuz; ben eğitimli, kültürlü, kendi işinin sahibi, kendi parasını kazanan bir kadın olarak hayatımdaki bir erkekten ne beklerim? Hayat standartlarımı bir tık öteye götürmeyecekse, hayatıma kalite katmayacaksa, başım sıkıştığında/canım sıkıldığında ya nasılsa şimdi sevgilimi ararım ve bu durumu çözeriz diyemeyeceksem bu kişi neden hayatımda var ki? Evet, bir yandan seviyorum özlüyorum vs ama eril enerjiden de patlayacak duruma geldim. Alkolden ehliyet kaptırdığı için evinden alıp, evine bıraktım defalarca. Üşüdüğünde ısıtmaya falan çalıştım. Bunları ben yapmazdım, bana yapılırdı; hayat bana çok güzel ve çok tatlı bir oyun oynuyor galiba :) Tamam, bu kez sadece duygularımı yaşamaya odaklandım ama hormonlarınız bir tık sakinleşince ve beyin devreye girince duyguların da tadı kaçıyor :)
Bu arada psikoloğa da başladım, ikili ilişkilerdeki bu mükemmel (!) tercihlerimin altında yatan nedenleri öğreneceğimi umuyorum artık :) Bir insan hayatının kalitesine uymayan birine neden bu kadar kapılır ki?
yalnızlıktan ailenizle bağlarınız nasıl?
 
Yazdıklarınızın alt metni şu " huzurlu ve akışta giden normal bir ilişki istemiyorum, ben entrika ve savaş arayisindayim. Bunyemin kaç yada savas Survivor modunda yıpranmasını seviyor ve istiyorum . Eski bir sevgilinin ve eski bir eşin sürekli hayatımızda burnunu sokması beni hiç bozmaz . Mutluluk değil adrenalin arıyorum, kadın olarak vaktim bol yıllarımı ve enerjimi böyle gereksiz bir ilişkide heba edebilirim." .
 
Önceki konumu okuyanlar biliyor. Özetle; daha önce evlenmiş ve boşanmış, bir oğlu olan bir adamla beraberim. Kendisi aynı zamanda kendi şirketinde eski sevgilisiyle birlikte çalışıyor, eski sevgilisi %20 hisse sahibi. Önceki konumda gittikleri fuardan bahsetmiştim. O fuardayken ben de Ankara’ya gitmiştim. Daha sonra fuar bitimi Ankara’ya benim yanıma geldi. Ankara’da birlikte unutulmaz bir 3 gün geçirdik diyebilirim. Sadece hislerimi, duygularımı, hissettiğim çekimi yaşamaya odaklandım; geleceğe dair hiçbir beklentim yoktu: ilk gün de yoktu, Ankara günlerinde de yoktu, şimdi de yok ve olmayacak da. Sadece hayatımda ilk defa bu kadar çekildiğim birine karşı hislerimi yaşamaya izin verdim. Hem hislerimi, hem duygularımı, hem de daha önceki ilişkilerimde yaşamadığım birtakım şeyleri bu adamla yaşadım; hiçbirinden bir gram pişman değilim. Vakit geçirdikçe bağımız güçleniyor ama beklentim olmadığına ve günün birinde biteceğine o kadar iknayım ki, sadece anı yaşamaya odaklıyım. Ama sonra insan sorguluyor bir yandan da biliyor musunuz; ben eğitimli, kültürlü, kendi işinin sahibi, kendi parasını kazanan bir kadın olarak hayatımdaki bir erkekten ne beklerim? Hayat standartlarımı bir tık öteye götürmeyecekse, hayatıma kalite katmayacaksa, başım sıkıştığında/canım sıkıldığında ya nasılsa şimdi sevgilimi ararım ve bu durumu çözeriz diyemeyeceksem bu kişi neden hayatımda var ki? Evet, bir yandan seviyorum özlüyorum vs ama eril enerjiden de patlayacak duruma geldim. Alkolden ehliyet kaptırdığı için evinden alıp, evine bıraktım defalarca. Üşüdüğünde ısıtmaya falan çalıştım. Bunları ben yapmazdım, bana yapılırdı; hayat bana çok güzel ve çok tatlı bir oyun oynuyor galiba :) Tamam, bu kez sadece duygularımı yaşamaya odaklandım ama hormonlarınız bir tık sakinleşince ve beyin devreye girince duyguların da tadı kaçıyor :)
Bu arada psikoloğa da başladım, ikili ilişkilerdeki bu mükemmel (!) tercihlerimin altında yatan nedenleri öğreneceğimi umuyorum artık :) Bir insan hayatının kalitesine uymayan birine neden bu kadar kapılır ki?
Annelik ozleminiz olabilir mi? Zira adama annelik yapıyor gibisiniz.
 
Bilinçli halimle de evlenmek istemiyorum bu adamla.

Hiçbir şey olmayacağını biliyorum inanın, sadece duygularımı yaşamaya bıraktım kendimi. Ama o da öyle kolay bir şey değil; zaman, emek, bozulan rutinler, sonunun gelmeyeceğini bile bile gösterilen sevgiler… bu da ayrı bir travmatik durum oldu esasında.

34 yaşında kadınsın böyle kaşar heriflerle uğraşma. Düzgün biriyle aileni kur. Bu yaşta kendinden çalarsın takılmalık işlemlerle.
 
bende vardı böyle biri
çocuğu yoktu ama sorumsuzdu. kendi işini yapan, aslında harika potansiyeli olan ama kullanamayan
hep saçma sapan tercihleri yüzünden yerinde sayan, abuk sabuk insanlar yüzünden borca harca falan giren
kendisine kazık atanlara kucak açmaya devam eden. disiplinsiz, genel anlamda problemli
aşırı toksik vs
ama bir şekilde inanılmaz çekildim ve bir süre hem duygusal hem de cinsel anlamda çok etkisindeydim
sonra biz ilişkiyi yürütemedik ve ayrıldık. ayrılmış olmamıza rağmen iletişim hiç kopmadı. zaman zaman sekteye uğrasa da tamamen kopmadık
başkalarıyla tanışıp görüşsek bile daima mesaj atan taraf o oluyordu ve her mesajına salak gibi atlayan ben oluyordum
onunla yaşadığım duygular gerçekten çok özel, mutlu olduğum anlar çok özel
ancak uzaktan bakınca hayatıma kattığı hiçbir şeyin olmaması ve bazen araya giren küçük kopuşlar benim ondan biraz uzaklaşmama neden oldu
ama kopmak, tamamen hayatımdan çıkarmak da istemedim hiçbir zaman
biz zaman içinde takılmaca şeklinde yaşamaya başladık, baktım ara sıra buluşup beraber 2-3 gün geçirmek, sadece o anı yaşamak onunla sevgili olmaktan daha çok işime geliyor, ben de böyle yaşamaya başladım
barışma teklifinde bulundu kabul etmedim. çünkü ilişki hiçbir yere gitmiyordu
zaman içinde duygularım zayıfladı, artık kıskanmıyorum bile
hala görüşürüz arada, beraber oluruz. sohbet ederiz, duygusal bağımız çok zayıflasa da hala devam ediyor
lakin o deli duygularım geçti, şu an benim için dünyayı yaksa ben o eski duyguları hissedemem
zaten yakın zamanda başka biriyle tanışıp o kişiden çok etkilendiğimde anladım benimki aslında his mis değil, alışkanlık, tanıdıklıkmış eski sevgilime karşı hissettiğim
insan daha iyisini bulunca eskisine olan duygularını test etme şansı yakalıyor ve bulduğundan etkileniyorsan bingo: eskisini zaten sevmiyorsun demek oluyor

hayatımdan tamamen çıkarsaydım, tüm kapıları kapasaydım muhtemelen daha çok üzülecektim acı çekecektim ama ben öyle yapmak yerine kenarda dursun mantığıyla yaklaştım
velhasıl ben beklentisiz yaşama olayını artık sevgili olmayarak çözdüm mesela. çünkü sevgililik olmayınca sorumluluk da olmuyor
belki sen de sevgililik ilişkisinden çıkıp sadece takılma kısmına evriltebilirsen en azından "sorumluluk" kısmından kurtulmuş olursun, dertleriyle uğraşmazsın
çünkü benimkinin hayatı çok karışıktı ve derdi hiç bitmiyordu. yıpranıyordum sevgiliyken. takılma evresine geçince sevgiliyken beklediklerini, istediklerini isteyemez oldu. rahatladım yani.
 
Önceki konumu okuyanlar biliyor. Özetle; daha önce evlenmiş ve boşanmış, bir oğlu olan bir adamla beraberim. Kendisi aynı zamanda kendi şirketinde eski sevgilisiyle birlikte çalışıyor, eski sevgilisi %20 hisse sahibi. Önceki konumda gittikleri fuardan bahsetmiştim. O fuardayken ben de Ankara’ya gitmiştim. Daha sonra fuar bitimi Ankara’ya benim yanıma geldi. Ankara’da birlikte unutulmaz bir 3 gün geçirdik diyebilirim. Sadece hislerimi, duygularımı, hissettiğim çekimi yaşamaya odaklandım; geleceğe dair hiçbir beklentim yoktu: ilk gün de yoktu, Ankara günlerinde de yoktu, şimdi de yok ve olmayacak da. Sadece hayatımda ilk defa bu kadar çekildiğim birine karşı hislerimi yaşamaya izin verdim. Hem hislerimi, hem duygularımı, hem de daha önceki ilişkilerimde yaşamadığım birtakım şeyleri bu adamla yaşadım; hiçbirinden bir gram pişman değilim. Vakit geçirdikçe bağımız güçleniyor ama beklentim olmadığına ve günün birinde biteceğine o kadar iknayım ki, sadece anı yaşamaya odaklıyım. Ama sonra insan sorguluyor bir yandan da biliyor musunuz; ben eğitimli, kültürlü, kendi işinin sahibi, kendi parasını kazanan bir kadın olarak hayatımdaki bir erkekten ne beklerim? Hayat standartlarımı bir tık öteye götürmeyecekse, hayatıma kalite katmayacaksa, başım sıkıştığında/canım sıkıldığında ya nasılsa şimdi sevgilimi ararım ve bu durumu çözeriz diyemeyeceksem bu kişi neden hayatımda var ki? Evet, bir yandan seviyorum özlüyorum vs ama eril enerjiden de patlayacak duruma geldim. Alkolden ehliyet kaptırdığı için evinden alıp, evine bıraktım defalarca. Üşüdüğünde ısıtmaya falan çalıştım. Bunları ben yapmazdım, bana yapılırdı; hayat bana çok güzel ve çok tatlı bir oyun oynuyor galiba :) Tamam, bu kez sadece duygularımı yaşamaya odaklandım ama hormonlarınız bir tık sakinleşince ve beyin devreye girince duyguların da tadı kaçıyor :)
Bu arada psikoloğa da başladım, ikili ilişkilerdeki bu mükemmel (!) tercihlerimin altında yatan nedenleri öğreneceğimi umuyorum artık :) Bir insan hayatının kalitesine uymayan birine neden bu kadar kapılır ki?
Kendine eziyet etme duygu nedir ki başkasıyla da hissedersin. Ama kendine ve hayatına uygun biri bulmalısın bence. Biraz sert bir yorum oldu kusura bakma ama kendini bıraktıkca zamanla özsaygın kalmayacak. Annelik yapmayı bırak başkalarına.
 
Önceki konumu okuyanlar biliyor. Özetle; daha önce evlenmiş ve boşanmış, bir oğlu olan bir adamla beraberim. Kendisi aynı zamanda kendi şirketinde eski sevgilisiyle birlikte çalışıyor, eski sevgilisi %20 hisse sahibi. Önceki konumda gittikleri fuardan bahsetmiştim. O fuardayken ben de Ankara’ya gitmiştim. Daha sonra fuar bitimi Ankara’ya benim yanıma geldi. Ankara’da birlikte unutulmaz bir 3 gün geçirdik diyebilirim. Sadece hislerimi, duygularımı, hissettiğim çekimi yaşamaya odaklandım; geleceğe dair hiçbir beklentim yoktu: ilk gün de yoktu, Ankara günlerinde de yoktu, şimdi de yok ve olmayacak da. Sadece hayatımda ilk defa bu kadar çekildiğim birine karşı hislerimi yaşamaya izin verdim. Hem hislerimi, hem duygularımı, hem de daha önceki ilişkilerimde yaşamadığım birtakım şeyleri bu adamla yaşadım; hiçbirinden bir gram pişman değilim. Vakit geçirdikçe bağımız güçleniyor ama beklentim olmadığına ve günün birinde biteceğine o kadar iknayım ki, sadece anı yaşamaya odaklıyım. Ama sonra insan sorguluyor bir yandan da biliyor musunuz; ben eğitimli, kültürlü, kendi işinin sahibi, kendi parasını kazanan bir kadın olarak hayatımdaki bir erkekten ne beklerim? Hayat standartlarımı bir tık öteye götürmeyecekse, hayatıma kalite katmayacaksa, başım sıkıştığında/canım sıkıldığında ya nasılsa şimdi sevgilimi ararım ve bu durumu çözeriz diyemeyeceksem bu kişi neden hayatımda var ki? Evet, bir yandan seviyorum özlüyorum vs ama eril enerjiden de patlayacak duruma geldim. Alkolden ehliyet kaptırdığı için evinden alıp, evine bıraktım defalarca. Üşüdüğünde ısıtmaya falan çalıştım. Bunları ben yapmazdım, bana yapılırdı; hayat bana çok güzel ve çok tatlı bir oyun oynuyor galiba :) Tamam, bu kez sadece duygularımı yaşamaya odaklandım ama hormonlarınız bir tık sakinleşince ve beyin devreye girince duyguların da tadı kaçıyor :)
Bu arada psikoloğa da başladım, ikili ilişkilerdeki bu mükemmel (!) tercihlerimin altında yatan nedenleri öğreneceğimi umuyorum artık :) Bir insan hayatının kalitesine uymayan birine neden bu kadar kapılır ki?
O kadar söyledik hâlâ duygum hissim,adam eski sevgilisi onu bırakıp gitmesin diye hisse verip yanında tutuyor , sıkılınca size sonra ona belkide başkasıda vardır kesin .Oooo!!!! gününü gün ediyor .Siz kendinize bunu mu layık görüyorsunuz??!! yaşayın o zaman.Gercekten size sadık ,seven değer veren adamları haketmiyorsunuz.Böyle iyi biri çıksa karşınıza yine gider bu leş adama sarılırsınız .....
 
34 yaşında kadınsın böyle kaşar heriflerle uğraşma. Düzgün biriyle aileni kur. Bu yaşta kendinden çalarsın takılmalık işlemlerle.
30 yaşındayım, muhtemelen yıllaaaaar önce ilk kayıt olurken gerçek bilgi vermeyeyim diye büyük yazmışımdır, 94 lüyüm :) Ama yine de bir şey değişmiyor tabii :)
 
X