ekmegini türk dili mi veriyor ona? herkes ekmegini kendi alnin teri ile emegi ile kazaniyor. bu bile ayri bir konu,neyi nerden nereye getiriyorsunuz.
yok siz anlamiyorsunuz en basit sekilde anlatayim.
türkiyeden almanyaya is gücü olarak gelen türklerin bir cogu 60 yasini gecmis oldugu halde hala almanca konusmuyorlar. diyelim bu almanca bilmeyen bir türk mahkemede kendisini savunmasi gerekiyor. napacak simdi? tercüman getirilmesin mi? anadilde savunma hakki elinden mi alinsin?
iki yüzlülükle ne alakasi var. bu insanlarin ellerinden kimlikleri alinmis,dilleri alinmis,köyleri yakilmis. biraz arastirin milyonlarca insan aptal o zaman?
Konuya dönmek adına son yorumumu yazayım; idam cezasını insanlığa yakıştıramıyorum.
Geçmişimiz bu kadar kanlı, bu kadar zor iken, bu ülkede idam cezasını hakedecek suçlar olduğunu görmeyi hazmedemiyorum...
Hele de bizim ülkemizde bir adı kondu mu, amaç öldürmek olunca minareyi çalan elbet kılıfına uydurur....
İdam geri gelmeli ki Ergenekon'dan içeri tıkılmış kim varsa bir an önce asılabilsin, tıpkı 17 yaşındaki Erdal Eren gibi, gencecik yaşında asılan Denizler gibi...
İdam geri gelmeli ki gazeteci dolu zindanlarımız rahatlasın, idam geri gelmeli ki sivil diktatörlüğümüzün ihtişamı yeri göğü inletsin.
Adalet, suç ve ceza arasında dengeyi bulmaktır, kabile demokrasisi değildir ki suça suçla cevap versin. yapmayın allah aşkına, siz istediginiz kadar asın, erkek evlatlarınıza kadınlara saygı duymayı öğretmediğimiz sürece tecavüzler olucak, kadınları bakire/dul/hafif/yollu/yolsuz diye sınıflandırılmasının sonucudur tecavüz, terörün sebepleri ise sadece " hadi dağa gidelim" den çok daha ötededir, emin olun çözümü de as as bitmez.
tahrik indirimleri oldukça, yoksulluk düzeyinin 3000 lira olduğu bir ülkede 800 lira asgari ücretin olmasıdır gaspın sonucu...
Allah aşkına, toplumu rehabilite etmek adına tek adım atmamak isteyenlerin populist bos bir soylemidir idam...
Yapmayın lütfen, sonuclara değil sebeplere odaklanmadığımız sürece cezalar sadece cezadır.
nedense hükümetin dilinden "bir anda" düşürmediği idam, bana geçtiğimiz aylarda dilinden düşürmediği "kürtajı yasaklayacağız" triplerini hatırlatıyor.
yine bir kamuflaj görevi
İdam geri gelmeli ki Ergenekon'dan içeri tıkılmış kim varsa bir an önce asılabilsin, tıpkı 17 yaşındaki Erdal Eren gibi, gencecik yaşında asılan Denizler gibi...
İdam geri gelmeli ki gazeteci dolu zindanlarımız rahatlasın, idam geri gelmeli ki sivil diktatörlüğümüzün ihtişamı yeri göğü inletsin.
Adalet, suç ve ceza arasında dengeyi bulmaktır, kabile demokrasisi değildir ki suça suçla cevap versin. yapmayın allah aşkına, siz istediginiz kadar asın, erkek evlatlarınıza kadınlara saygı duymayı öğretmediğimiz sürece tecavüzler olucak, kadınları bakire/dul/hafif/yollu/yolsuz diye sınıflandırılmasının sonucudur tecavüz, terörün sebepleri ise sadece " hadi dağa gidelim" den çok daha ötededir, emin olun çözümü de as as bitmez.
tahrik indirimleri oldukça, yoksulluk düzeyinin 3000 lira olduğu bir ülkede 800 lira asgari ücretin olmasıdır gaspın sonucu...
Allah aşkına, toplumu rehabilite etmek adına tek adım atmamak isteyenlerin populist bos bir soylemidir idam...
Yapmayın lütfen, sonuclara değil sebeplere odaklanmadığımız sürece cezalar sadece cezadır.
Benim konuya bakış açım siyasi değil insani bir pencere, idamın bir insan hakkı ihlali olduguna inanıyorum.Siz konuya siyasi pencereden bakıyorsunuz. Geçmişte yapılan hataların bugünde olabileceğini varsayıyorsunuz tıpkı 17 yaşındaki erdal eren gibi o zamanın ülke şartlarıyla bu zaman aynımı sizce? Kaos dönemiydi o zamanlar...
İdamın caydırıcılık payı olduğunu neden görmezden geliyorsunuz? Tabiki as as bitmez... söylediklerinize katılıyorum bir nevi imralıdaki elebaşının ve onun yandaşlarının asılmasımı gerekir yoksa beslenmesimi?
İdam herşeyi halletmeyecek tabiki birden bire refaha ermeyeceğiz suç oranları açısından ama bir tecavüzcünün 3 kere hapse girip çıktığını 4. sefer yine aynısını yaptığı bir ülkedeyiz cezalar caydırıcı değil mühebbetete verseler bu sefer iyi hal vs vs devreye giriyor.. Yargı sisteminin sağlamlaştırılıp idam cezasınında gelmesi gereklidir bence.
Benim konuya bakış açım siyasi değil insani bir pencere, idamın bir insan hakkı ihlali olduguna inanıyorum.
Yaşam hakkı kutsaldır ve bunu sonlandırma yetkisi devlet de dahil olmak üzere insanoğlunun sonradan kutsaliyet atfettikleri hiç bir kuruma ait değildir, olamaz.
Öte yandan tecavüzün sebebi tecavüz edene verilen cezaların caydırıcılıgı değil, kadın cinselliğinin bastırılması kadının bedeni üzerinde toplumsal bir tahakküm oluşturulmasıdır.
Şu forumda bile sayfalarca hymenoplasti tartışılıyorsa, okumuş etmiş kendi ayaklarının üstünde duran kızlar bile bakire değilse toplum tarafından eksik insan olarak görülüyorsa, koca aldatınca yapar elinin kiri denilip bir kadın biriyle sevişince farklı muameleler görüyorsa sebebi orada arayalım. Norvec, İsveç gibi bir ülkede neden tecavüz vakaları oransal olarak az?
Öte yandan, Erdal Eren 17 yaşında bir çocuk bir gecede yaşı büyütülüp asılıyor ve siz bunu kaos dönemi diyip geçiştiriyorsanız su an cıkacak bir idam yasası ile bir gecede asılacak pek cok insan var. bundan 20 yıl sonrada 2012 tam bir kaos dönemiydi, dönemin geregiydi deriz.
Ceza sistemimiz yeterli değil cezalar yeterli değil ama en onemlisi ceza evleri yeterli değil, ceza evlerini rehabilite eden yerlere donusturmeden onunuze geleni assanız toplumu değiştiremezsiniz.
Yaşam hakkı kutsaldır. Ama bu kutsaliyetin manevi tarafını hesaba katmıyorsunuz kısasa kısas var. Onun yaşam kutsaliyeti diğerininkini ihlal ederse bu hak doğrudan ihlal edilenin olur. Yanlış olan buna devletin tek başına karar vermesidir. şöyleki: Öldürülen kimsenin varislerine sorulur varisler affederse başka bir diyet ödemetmek adına cezalar verilir. Tecavüze uğrayan kadın içinde geçerlidir bu karar ona sorularak verilmelidir. Tek bir suçta sorulmaz oda Vatana ihanet... Bunun ne bir diyeti olur nede affı. Avrupa insan hakları tüzüğüne uyulacak diye kutsaliyetimizi unutan bir millet haline geldik. İstiklal mahkemeleri kuruldu onlarca insan asıldı Mustafa Kemal Atatürk gibi bir insan herhangi bir ihlal görseydi durdururdu ama durdurmadı.
Kadın/erkek cinselliğinde hem fikiriz. Bakire olmayana eksik bakılmassı ama erkeğin ''erkektir yapar'' denmesi cahillikten başka birşey değildir.. Kadının cinselliğinin bastırılması konusunda ise biz avrupa değilizki bizim inançlarımız örf ve adetlerimiz gereği Kadınında erkeğinde evlenmeden önce cinselliği yaşaması uygun değildir. Bunu uygularsınız uygulamazsınız kişinin seçimidir ama toplum buna inançları gereği karşı çıkıyorsa o toplumuda cahillik ve geri kafalılıkla suçlayamazsınız(sizin için demiyorum genel anlamda) bu daha büyük cahilliktir.
İşveç ve norveç örneklerini verdiniz güzel fakat o ülkelerin nufusu istanbul kadar nerdeyse 70 milyon insanın bir arada yaşamasıyla 20 milyon insanın bir arada yaşaması ile aynı olamaz bu mümkün değildir. Ama tabiki bu bilinçlenmemize engel değildir. Bende size almanya örneğini verebilirim. İnsan haklarının en titizlikle korunduğu ülkelerden biri ancak suç oranıda aynı paralelde gidiyor durdurulamıyor...
Hanımefendi ben kısasa kısas konusuna takıldım, maneviyatta var demişsiniz de sizin bahsettiğiniz sadece islam hukuku için geçerli ki benim bildigim yasadıgımız ülke islam hukuku ile değil ulus otesi kabul goren evrensel hukuk kurallarına göre idare edilmekte. Öte yandan maneviyat dersek budist biri için kısas yoktur, hristiyan inancına gore sol yanagına vururlarsa sag yanagını uzatırsın... yani demem o ki maneviyat ise, kimin maneviyatı..
Bir ülkenin hukuk sistemi din gibi kişiye gore değişen öznel kavramlarla değil herkesi kapsayan nesnel ogelere dayanmalıdır.
kadının cinselliğinin bastırılmasında avrupa olmadıgımız için töre cinayetleri gibi nur topu gibi bir olgumuz var. yani tam da bu nedenle cinsel suclar ülkemizde patlama yapmış durumda. dogal olanın onune gecmenin yarattıgı bir durum. Yani din töre örf nedeniyle biz kadınlara bedenleri üzerinde söz hakkı vermiyoruz ve sırf bu nedenle namus nedeniyle işlenen sucların cogunda tahrik indirimi uygulaması var malesef. tam da bu evlenmeden olmamalı bakış açısı nedeniyle. Ben kimseyi de kimle neden birlikte olup olmadıgı konusunda suclamıyorum ama toplum bunu yapıyor ve yapmamalı diyorum.
üçüncüsü norvec ve isvec orneginde oransal dedim yani tum ülkeyi bir örneklem kabul edersek cinsel sucların diger suclara oranla daha az bir yer kapladıgını soyledim yani bu durumun nufusla da cok bir ilgisi yok.
Ote yandan Almanya ve Fransa mureffeh ve fakat cokca 3.dünya ülkerinden göç alan bir ülke, nitekim İsvec Norvec gibi ülkelerde yapılan arastırmalara göre cinsel sucları işleyenlerin önemli bir cogunlugu musluman göçmenler. Öte yandan Almanya'da göçmenlerin de hapisanelerde epey bir yer işgal ettigi gerçeği var.
''ulus otesi kabul goren evrensel hukuk kuralları''nın tevrat ve incilden oluşturulduğunu biliyormuydunuz? Ben orada islam hukukuyla yönetilsin imasında bulunmadım o sizin dediğiniz ''şeriat'' ki osmanlı bile şeriat ile değil kur'andaki insan hakları surelerinden oluşturdukları bir hukuk sistemi vardı... Bunu ilk düzenleyende Fatih Sultan Mehmed idi.
Avrupa o ulus ötesi hukuk kurallarını bizden aldı kendi inançlarına göre düzenledi ve tekrar bize sundu bunu araştırmanızı öneririm. Ayrıca yahudi ve hrsitiyanlar kendi kitaplarıdaki insan hakları kurallarına göre düzenlemeler yapıyor onlara uyuyorlar hayata geçiriyorlar hiçbir sorun olmuyorda. Kur'andaki insan haklarına göre uygulansa denildiğinde hemen bir tepki veriliyor. Şeriat! diye... Ben cevabını vereyim Cahillik. Kitabımızı okumamalarından kaynaklanıyor kaldıki 3 kitapta olmayan sadece kur'anda olan Kadın için indirilmiş sure vardır. Nisa suresi... neyse konuyu fazla dağıtmadan ve uzatmadan şunu söylemek istiyorum.
Biz 1000 yıldır bu topraklardayız bizim kanunlarımız kurallarımız vardı araştırınız suç oranlarını ve bu tartıştığımız konuyu 1960'dan sbaşlayan bir süreç ve sonrasında Avrupanın insan hakları mucizesi. Biz bizim olmayan bize uymayan bir tasarımla yönetildik ve yönetiliyoruz... umarım anlatabilmişimdir amacım sizinle tartışmak değil keza zevkli bir sohbet söylediğiniz birçok şeyede katılıyorum.. Saygılar.
Yani şimdi siz de bana kızmayın da bu dediklerinize kendiniz de inanıyor musunuz?direk size karşı değil ama bu düşünceye.Yani bizim değerlerimiz kanunlarımız vs vardı ve bunlar ne zaman değişti ?cumhuriyetle mi? Siz bunlardan şikayetçi misiniz?
Fatih Sultan Mehmet'ten bahsetmişsiniz ama bilmem farkında mısnız 600 yıl geçti Fatihin zamanının üzerinden.Yani daha iyi olan bir yapıyı almak kendi tarihine saygısızlık etmek onu itmek demek değildir.Reform ve rönesansta evet batı medeniyetleri buluş ,icatlar ve sanatta önemli ilerlemeler kaydettiler.Bu arada osmanlıda ne oldu peki? matbaa 250 yıl geç geldi,bisiklete bile günah denildi ya.Şimdi moda ya tarihi yok saymak ,bir iki cümle söyleyerek tarihi değiştiriverdiğini sanmak ama öyle değil işte.Daha sonra neler oldu peki İngilterede Fransa da insan hakları fikirleri doğdu.Ve diğer batı medeniyetleri aaa ama bizim geleneklerimizde bu yok deyip diretmediler bunları benimsediler ve siz ister kabul edin ister kabul etmeyin bu konularda bizden daha ilerideler.Çünkü iyi ve doğru olan bir şeye yok bizim inancımız şöyle yok geleneğimiz böyle deyip direnmiyorlar.İyi olan şeyi alıp hemen üzerine koymaya çalışıyorlar.Ama şimdi bizim gençlerimizin kafasına ne sokuluyor yok aslında osmanlıdaki hukuk sistemi cumhuriyet kazanımlarından daha iyiydi.Bak bak.bunu bir erkek söylese bu kadar tuhaf karşılamıyacağım ya ama hele ki kadınlar.....Cumhuriyetle birlikte kadına seçme seçilme özgürlüğü geldi yahu hem de bazı avrupa ülkelerinden bile önce .Osmanlıda ne vardı peki nüfus sayımında kadınlar sayılmıyordu bile ,mahkemede şahitlikleri bir erkeğe denk gelmiyordu.Bu mu insan hakları?
Yeniliklere karşı direnmek ve bizim bilmem kaç yüzyıl önceki geleneklerimiz,kanunlarımız daha iyiydi demek bence asıl cahillik ve içimizdeki aşağılık duygusunu açığa çıkarmak.Evet Fatih 600 yıl önce büyük bir hükümdardı ,osmanlı güçlü ve önemli bir devletti ,dünya tarihinin gidişatını belirledi ama bir yerde kırılma yaşandı. atalarımızla her zaman övünürüz ama bunu yaparken de devekuşu misali kafamızı yere gömüyoruz.Kendimizi bu duruma düşürmeyelim millet olarak.
ayrıca şu kuranda geçen kadın suresine gelirsek e şimdi kadın için indirilmiş sure var , o zaman diğer tüm sureler erkekler için mi inmişti sorusu gelir akıllara.Yani oralara hiç girmemek lazım.
hayır neden kızayım ama benim orada anlatmak istediğim geriye dönelim öyle olalım değil. Biz zaten kendi kurallarımızı koyabiliriz düzenleyebiliriz manasındaydı. Nisa suresine gelince hayır diğerleri erkekler için indirildi anlamı çıkmıyor ordan kadın hakları ve korunması için tektir. özeldir. Anlatabildim sanırım fazlada detaya giremem yasak çünkü.
Biz 1000 yıldır bu topraklardayız bizim kanunlarımız kurallarımız vardı araştırınız suç oranlarını ve bu tartıştığımız konuyu 1960'dan sbaşlayan bir süreç ve sonrasında Avrupanın insan hakları mucizesi. Biz bizim olmayan bize uymayan bir tasarımla yönetildik ve yönetiliyoruz... umarım anlatabilmişimdir amacım sizinle tartışmak değil keza zevkli bir sohbet söylediğiniz birçok şeyede katılıyorum.. Saygılar.
Hanımefendi ben ateistim eşim de hristiyan, vergimi catır catır veriyorum gorevlerimi ifa ediyorum. şimdi bizim degerlerimiz derken hep islam sonrası degerlere deginiyorsunuz... kızmayın ama islam oncesi var bu ulkenin, bir de islamın sunni koluna ait olmayanların bir kültürü var. alevi türk kültürü var, yahudi türk kültürü var, karamanlis denilen mubadele ile birlikte yunanistan a yollanan insanların bir kültürü var.
konu saptı ama cidden sunni islam türk kültürü değildir, bu bir dini olaydır ve din de tıpkı milliyetçilik gibidir içine dogarsınız, onu genelde secmezsiniz, dolayısıyla demokrasiyi, hukugu bu tarz seyler uzerine de insa edemezsiniz.
Ben bu kısmı anlayamadım ve özellikle renklendirdiğim kısma takıldım...Biraz açar mısın ne demek istediğini?
Hanımefendi ben ateistim eşim de hristiyan, vergimi catır catır veriyorum gorevlerimi ifa ediyorum. şimdi bizim degerlerimiz derken hep islam sonrası degerlere deginiyorsunuz... kızmayın ama islam oncesi var bu ulkenin, bir de islamın sunni koluna ait olmayanların bir kültürü var. alevi türk kültürü var, yahudi türk kültürü var, karamanlis denilen mubadele ile birlikte yunanistan a yollanan insanların bir kültürü var.
konu saptı ama cidden sunni islam türk kültürü değildir, bu bir dini olaydır ve din de tıpkı milliyetçilik gibidir içine dogarsınız, onu genelde secmezsiniz, dolayısıyla demokrasiyi, hukugu bu tarz seyler uzerine de insa edemezsiniz.
Bakınız orada tarih verdim o tarihten itibaren diyorum. Atatürk'ün çizdiği yoldan sapıldı! O hedef batı dediğinde biliyorsunuz iyi yanlarını alın demişti kaba tabirle ama birebir kopya edilmeye başlandı. Bunu demek istedim.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?