Ya kimin ne yazdığı, ne dediği gayet net.
Altta kalan, üste çıkan ne yeaa ?!?!! Güreşiyor muyuz ?
Sen gıcıksın çünkü "herşeyi ben bilirim, ben haklıyım" derken alttan laf sokma çabası içindesin her türlü mevzuda.
Amma içinde kalmış senin sürekli haklı olma iddası ?
Konuya gelince;
"Herkes istediği gibi özgürce YAŞAYAMAZ."
Her türlü devletin, kurumun, okulun, caminin, apartmanın kuralları vardır özgürlüğünü kısıtlayacak, şekillendirecek.
Türkiye Cumhuriyetinde de kıyafetten medeni hukuka kadar yanlışlar, yobazlıklar görülüp devrimler yapılmış. Toplumun geleceği için düzenlemelerle "özgürlüklere" sınırlar konmuş.
Sen burda atıyorsunda böyle kuru sıkı kurumsal bir şirkette çalışıyorsan eğer "İnsanların kılığına kıyafetine, yaşam şekline karışma be patron ben kot tshit gelcem artık şirkete" diyebiliyor musun ondan haber ver ? İşte o ne kadar olasılıksızsa, bu çarşaf hikayeside o kadar olasılıksızdır.
(Sen bana laf sokmuş gibi kabul et, rahatla. Hep sen haklısın, hep okuduğunu algılayan bi tek sensin.. he yav hee..)
..
..
..
..
Demek kii çok playstation oynamanın yan etkiside NARSİSİZM miş.
Ben her şeyi bilirim, hep haklıyım demiyorum çok komik bir iddia bu zaten. Olayım düşüncelerimi düzgün bir anlatımla savunabilmek. Karşımdaki bana uymuyor diye olayı kişiselleştirip sana gıcık oluyorum, iticisin, kendini bir şey zannediyorsun, hep haklı olmaya çalışıyorsun, kendini önemsiyorsun, narsistsin demem mesela kimseye subjektif konularda, hakaret de etmem. Bi sakin ol önce.
Ofiste belli kurallara uyarsın, uymuyorsa kimse seni zorla orada çalıştırmıyor. Devletlerin de belli kuralları vardır ve bunlara uyarsın. Buna hukuk diyoruz zaten. Ama özel hayatında, evinde, arkadaşında, sokakta çarşaf giymiş bir insana bundan dolayı laf etme hakkımız yok. Sana ne, bana ne, bize ne? Birileri çıkıp öğrenci evlerinde kızlı erkekli kalıyorlar dediği zaman sana ne insanların özel yaşamından, evinden demiyor muyuz? İkisi arasındaki fark ne? Bu alimelerin benim kıyafetlerimi savunmayacak olması doğrunun kıyafetten dolayı kimseye müdahale etmemek olduğu gerçeğini değiştirmez.
1920-30'lu yıllarda ve yeni kurulmuş bir devletle günümüzü kıyaslamak da ayrı komik. Bu kılık kıyafet devrimi daha önce sahip olamadıklarımızı bize verdi yani modern kabul edilen kıyafetleri. Bunları kaybetme korkunu anlıyorum ama bunun yolu çarşaf giyen kadınları kıyafetlerinden dolayı aşağılamaktan geçmiyor.
ohhh bee ne güzel yazmışsın. Benim yaptıgım da bu ama ben bunu yapınca özgürlüklere düşman, ona düşman, buna saygısız, hassasiyetlere bilmem ne yapan oluyorum.
Hep işte bu liberlimsilerin, sözde hümanistlerin, ''aman dokunmayalım, herkesle kardeş olalım'', ''bana dokunmayan yılan bin yaşasın'' diyenlerin yüzünden bu... Bunların yüzünden biz agzımızı açamıyrouz ya resmen o kadar sinir bozucu ki
Mervecik sende daha önce de söyledim diye hatırlıyorum zorlama muhalif bir tavır var. Ben seni marjinal, uç ya da herkesten değişik bulmuyorum, hassasiyetlerime dokundun, düşmansın falan diye de hiç düşünmedim. Senin olayın muhalefet olmak. Bir de koşulsuz şartsız bana itici, kendini beğenmiş falan diyene haklısın demek
Ben bana dokunmayan yılan bin yaşasın, herkesle kardeş olalım gibi bir tavır içine girmedim. Kıyafettir, yaşam biçimidir, özel yaşamdır bunlara karışılmasını doğru bulmuyorum. Bana ne, sana ne? Bu kadınları zorla çarşaftan çıkarsan ne gibi bir kazanım sağlarsın? Kadın medrese istiyorum diyor çarşaf giymese ne olur? Sen onun söylediğine değil kılığına laf edersen aslında bu kadar radikal düşünmeyen çarşaflılar da sana düşman olur göstermek istediğine değil parmağa bakar. Cehaletle uğraşın kılıkla, kıyafetle değil.