- 26 Şubat 2019
- 2.050
- 1.600
- 133
- Konu Sahibi bilinmez__
-
- #21
Ben öğretmenin kurduğu cümleye takıldım. Bu çocuk bu cümleyi duyarsa gitmek istemez tabi ki. Bana pek işini bilen biri gibi gelmedi. Tabi burda öğretmen arkadaşlar varsa onlar daha iyi bilir.Merhaba arkadaşlar. Anaokuluna yazılmış 4 yaş bir çocuğum var. Oryantasyon haftasını atlattıktan sonra normal haftaya geçiş yaptık. Komşumuz olan arkadaşı ikinci hafta sınıfa okula girmemeye başladı. Benimki de ondan etkilenme ihtimali yüksek olarak belli bir saatten sonra ağlamaya başlıyormuş. Öğlen yemeğinden önce veya hemen sonra öğretmeni sürekli ağlıyor sizi istiyor okuldan soğutmayalım diye gelip almamı söyledi. Ben de herhalde süre uzun geldi dedim üzüldüm çocuğuma aldım. Bir gün durumu nasıl diye sorduğumda boya yapıyor bugün biraz Lego oynadı tarzı anlamsız şeyler söyledi. Ertesi gün yine çağırdığında gittim uzaktan çocuğuma baktım. Salıncakta sallanıyordu isterseniz almayayım alışsın yoksa almama alışacak dedim yok dedi soğutmayalım ağlamasın dedi gayet güzel duran çocuğu aldı yanıma getirdi. Neyse sonra cuma günü çocuğum okula gitmek istemedi. Aman dedim uykusuz herhalde eve çıktık sonra götürdüm. Okula gidince girmedi öğretmenin ikna edici hiçbir çabası da olmadı. Girelim mi yapalım mı gibi anlamsız cümlelerle ikna etmeye çalıştı. Neyse benimkinin keyfi geldi de girdi. Bebeğim var aşıya götürdüm sonra tabi durmadı diye yine arandım arkadaşı gitmiş ağlamış. Yine aldım eve geldim. Öğretmenim ağlarsan annen gelmez dedi dedi. Ben köpürdüm tabi. Haftasonu boyunca öğretmene mi sorsam öğretmen değişikliği yoksa okuldan almayı mı yapsam diye düşündüm durdum. Öğretmen bu cümlesini telafi etse bile soğudum çocuğuma ders versin istemiyorum. Özel bir yer ciddi de para veriyoruz evde kendi sevgimle büyütürüm daha iyi. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim öğretmenle çözmek mi değiştirmeye çalışmak mı?
Özel okul . Kesin ögretmene asgari ücretten az maaş veriyorlardır. Kadın da mesleğini çok sevmiyordur. Bana baya bıkkın geldi. Okul değiştirin. 4 yaş evde sıkılır. Akranları ile oynasın.Merhaba arkadaşlar. Anaokuluna yazılmış 4 yaş bir çocuğum var. Oryantasyon haftasını atlattıktan sonra normal haftaya geçiş yaptık. Komşumuz olan arkadaşı ikinci hafta sınıfa okula girmemeye başladı. Benimki de ondan etkilenme ihtimali yüksek olarak belli bir saatten sonra ağlamaya başlıyormuş. Öğlen yemeğinden önce veya hemen sonra öğretmeni sürekli ağlıyor sizi istiyor okuldan soğutmayalım diye gelip almamı söyledi. Ben de herhalde süre uzun geldi dedim üzüldüm çocuğuma aldım. Bir gün durumu nasıl diye sorduğumda boya yapıyor bugün biraz Lego oynadı tarzı anlamsız şeyler söyledi. Ertesi gün yine çağırdığında gittim uzaktan çocuğuma baktım. Salıncakta sallanıyordu isterseniz almayayım alışsın yoksa almama alışacak dedim yok dedi soğutmayalım ağlamasın dedi gayet güzel duran çocuğu aldı yanıma getirdi. Neyse sonra cuma günü çocuğum okula gitmek istemedi. Aman dedim uykusuz herhalde eve çıktık sonra götürdüm. Okula gidince girmedi öğretmenin ikna edici hiçbir çabası da olmadı. Girelim mi yapalım mı gibi anlamsız cümlelerle ikna etmeye çalıştı. Neyse benimkinin keyfi geldi de girdi. Bebeğim var aşıya götürdüm sonra tabi durmadı diye yine arandım arkadaşı gitmiş ağlamış. Yine aldım eve geldim. Öğretmenim ağlarsan annen gelmez dedi dedi. Ben köpürdüm tabi. Haftasonu boyunca öğretmene mi sorsam öğretmen değişikliği yoksa okuldan almayı mı yapsam diye düşündüm durdum. Öğretmen bu cümlesini telafi etse bile soğudum çocuğuma ders versin istemiyorum. Özel bir yer ciddi de para veriyoruz evde kendi sevgimle büyütürüm daha iyi. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim öğretmenle çözmek mi değiştirmeye çalışmak mı?
Siz doğrusunuz diğer arkadaş ağır saçmalıyor! Hiç kimse çocuğa böyle davranamaz! Öğretmen başından atmak için uğraşıp duruyor. Okula kazandırmıyor. Bir an önce yönetimle konuşun.Gerçekten mi?
Öğretmenler bu şekilde teselli etmiyordur diye umut etmiştim.
“Annen ikindi kahvaltısından sonra gelecek,uyanınca gelecek” dese olmaz mı?
Ben kızıma “öyle yemeğinden hemen sonra geleceğim” diyorum mesela.
Umarım benim yaptığım doğrudur.Siz doğrusunuz diğer arkadaş ağır saçmalıyor! Hiç kimse çocuğa böyle davranamaz! Öğretmen başından atmak için uğraşıp duruyor. Okula kazandırmıyor. Bir an önce yönetimle konuşun.
Gerçekten mi?
Öğretmenler bu şekilde teselli etmiyordur diye umut etmiştim.
“Annen ikindi kahvaltısından sonra gelecek,uyanınca gelecek” dese olmaz mı?
Ben kızıma “öyle yemeğinden hemen sonra geleceğim” diyorum mesela.
Ben öğretmenin kurduğu cümleye takıldım. Bu çocuk bu cümleyi duyarsa gitmek istemez tabi ki. Bana pek işini bilen biri gibi gelmedi. Tabi burda öğretmen arkadaşlar varsa onlar daha iyi bilir.
İlk 1 ay ağlamayı normal kabul ediyorlar. Alışma süreci tabi. Bence okuldan almayın. Bana burda arkadaşlar okuldan alırsan seneye ağladığında yine okuldan alabileceğini düşünüp yine ağlar demişlerdi. Mantıklı geldi. Ama öğretmen değişikliği olabilir belki.
Çok detaylı bir yazı olmuş.Okul öncesi eğitimi alanında doktorum. Hem de yeni 3 yaş velisi oldum.
1. Öncelikle ben de zamanı somutlaştırarak söylüyorum. Yani saat 1 de alacağım demek onlar için anlamsız. Öğle yemeğinden sonra alacağım diyorum. Siz de somut bir zaman söyleyin.
2. Bugün boya yaptı, lego yaptı cümlesinde bir şey yok.
3. Net olun. Okula gidilecek. Başka seçenek yok. Uzun uzun ikna çabalarına girmeyin. Seni öğle veya tam gün ise ikindi kahvaltısından sonra oyun bitince alacağım deyim.
4. Öğretmen ile süreci konuşun. Net olun. Öğretmenlerde sihirli değnek var sanıyorsunuz ama iş ailede başlar. Siz evde önce ikna edeceksiniz. Öğretmen aile işbirliği içerisinde olmalı. Öğretmene bu süreçte hangi somut adımları atacağını, nereye kadar almanız gerektiğini münasip bir dille sorun.
5. İlk etapta çocuğun lafına hemen kanmayın. Doğru söyleme ihtimali kadar cümleleri çarpıtma ihtimali de var. Benim bir 4 yaş öğrencim annesine "Nau öğretmen beni parkta yerde sürükledi" demişti. Öyle bir şey tabi ki olmadı. O gün parkta oynamadık bile. İspat edemeyecek konumda olsam mesleki itibarım yerle bir olurdu.
6. Kendi hatalarınızın da farkına varın. Süreci uzatın baş etmenlerden biri de sizsiniz. Yanlış anlamadıysam uykusu var heralde deyip eve çıkmışsınız. Bu yanlış. Süreci uzatmışsınız. Uykun olabilir, eve geldiğimizde seninle uyku/dinlenme saati yaparız deyip yine de götürmeniz gerekirdi. Sınıfta devam eden bir rutin akış var. Siz keyfinize göre başka saatlerde götüremezsiniz. Okul kaçta açılıyorsa direkt o saatte götürmek durumundasınız. Hastalık yoksa eğer.
7. Siz bir çocukla uğraşıyorsunuz. Öğretmen en az on çocukla uğraşırken sürekli ağlayan bir çocuk için bazı durumlarda çaresiz kalmış olabilir. Bu sebeple ne kadar ağladığını, nasıl ikna etmeye çalıştığını vs sorun. Yani süreci öğrenin ki öğretmen gerçekten bir şey yapacak mı yapmayacak mı anlayın. Ona göre işi yönetime taşırsınız.
8. Özel burası ve para verdik diyorsunuz. Sınıfın tüm kalanı sizle aynı parayı verdi. Bu sebeple sınıfın düzenini aksatan, ağlayan ve uyum problemi yaşayan bazı çocuklara karşı özel okullar diğer çocukların eğitim hakkını engellememek adına farklı aksiyonlar alıyorlar. Ne kadar doğru tartışılır.
9. Öğretmenle konuşurken önce teşekkür edin emekleri için. Ben süreci merak ediyorum. Bir bebeğim de var ve tüm günlük planımı okulun bitiş saatine göre yapıyorum. Ne zamana kadar erken almam gerekecek? Bu süreçte evde bizim neler yapmamız gerekiyor? Gibi sorular sorun. Öğretmene çıkışmazsanız o da gardını indirir ve sizle yapıcı konuşur. Bizzat denendi onaylandı.
Aslında bu cümle bu şekilde söylendiyse ben de kabul edemem. Güven kırıcı. Duygu baskılayıcı. 3 yıldır nefret kin de dahil tüm duygularını ifade etmesi gerektiğini öğrettiğim oğluma böyle bir şey densin istemem.. Ağlamak da bir duygu ifadesidir. sadece buradaki asarım keserim yönetime giderim ifadeleri hatalı. Önce bir öğretmen ile konuşulsun bence. Başka bir bağlamda bile söylemiş olabilir öğretmen.Çok detaylı bir yazı olmuş.
Benim aklıma ilk gelen öğretmenin acemiliği oldu. Belki meslekte yenidir, o yüzden ne yapması gerektiğini tam bilememiş olabilir.
Çocuğa gerçekten tehditvari konuştuysa hiç iyi bir şey yapmamış tabii ama o an öyle demek zorunda kalmıştır, belki sonradan çok pişman olmuştur. Çocuktan özür dilemiş bile olabilir.
Konu sahibi,
Bu alanda uzman biri olarak sen beni dinle. Öğretmenle takışman süreci mahvedeceği gibi çocuğa da olumsuz mesaj iletebilir.
Ben de geçen haftalarda ilk kez veli oldum. İşin hep öğretmen tarafında olduğum için veli sürecini yönetemedim. Üstelik okul öncesi eğitim alanında akademisyen olduğum için öğretmenin her hareketi battı, eleştirecek tonlarca şey buldum. Hatta deli gibi öfkelendim. Sonra başka bir akademisyen arkadaşımla görüştüm. Normalde bildiğim ve öğretmen adaylarına öğrettiğim veli ile iletişim dilini bu kez arkadaşım bana öğretti. Ben de gittim bu dil ile öğretmenle görüştüm. Çıktığımda kuş gibi hafiflemiştim. Kafamdaki soru işaretleri gitmişti. Bizim okulun tek hatası en baştan veli toplantısı yapıl bizi de sürece dahil etmemek oldu. Ama Bazen de kendi kendimizi doldurabiliyoruz.
Sen güzel bir üslupla kavga etmeden eleştirmeden öğretmen ile görüşüp yol haritasını öğren. Ebeveyn okul işbirliğine inandığını, süreci evde de desteklemek istediğini vs sor. Emin ol bu tutumun çocuğuna da olumlu yansıyacaktır.
Baktın buna rağmen olmuyor. O zaman tekrar değerlendirirsin.
Genelde böyle şeyleri özel çocuk anneleri yaşıyor. Sizin yaşamanıza da şaşırdım kendince çocuğa teşhis bile koymuş olabilir. Hiperaktif vs. Diye. Hemen bir dilekçe oluşturup okula öğretmen değiştirme talebinde bulunun ve kayıt numarası alın. Sonra cevabı bekleyinMerhaba arkadaşlar. Anaokuluna yazılmış 4 yaş bir çocuğum var. Oryantasyon haftasını atlattıktan sonra normal haftaya geçiş yaptık. Komşumuz olan arkadaşı ikinci hafta sınıfa okula girmemeye başladı. Benimki de ondan etkilenme ihtimali yüksek olarak belli bir saatten sonra ağlamaya başlıyormuş. Öğlen yemeğinden önce veya hemen sonra öğretmeni sürekli ağlıyor sizi istiyor okuldan soğutmayalım diye gelip almamı söyledi. Ben de herhalde süre uzun geldi dedim üzüldüm çocuğuma aldım. Bir gün durumu nasıl diye sorduğumda boya yapıyor bugün biraz Lego oynadı tarzı anlamsız şeyler söyledi. Ertesi gün yine çağırdığında gittim uzaktan çocuğuma baktım. Salıncakta sallanıyordu isterseniz almayayım alışsın yoksa almama alışacak dedim yok dedi soğutmayalım ağlamasın dedi gayet güzel duran çocuğu aldı yanıma getirdi. Neyse sonra cuma günü çocuğum okula gitmek istemedi. Aman dedim uykusuz herhalde eve çıktık sonra götürdüm. Okula gidince girmedi öğretmenin ikna edici hiçbir çabası da olmadı. Girelim mi yapalım mı gibi anlamsız cümlelerle ikna etmeye çalıştı. Neyse benimkinin keyfi geldi de girdi. Bebeğim var aşıya götürdüm sonra tabi durmadı diye yine arandım arkadaşı gitmiş ağlamış. Yine aldım eve geldim. Öğretmenim ağlarsan annen gelmez dedi dedi. Ben köpürdüm tabi. Haftasonu boyunca öğretmene mi sorsam öğretmen değişikliği yoksa okuldan almayı mı yapsam diye düşündüm durdum. Öğretmen bu cümlesini telafi etse bile soğudum çocuğuma ders versin istemiyorum. Özel bir yer ciddi de para veriyoruz evde kendi sevgimle büyütürüm daha iyi. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim öğretmenle çözmek mi değiştirmeye çalışmak mı?
Benim kızım başlayalı iki hafta oldu çok şükür isteyerek gidiyor. Öğretmenimize sorunca güzel gidiyor ama bazen hevesle gelip sonra sıkıntı olabiliyor 1 ayı bir tamamlayalım net belli olur dedi.İkinci paragraf doğru. Oryantasyon 1-2 hafta sürüyor kağıt üzerinde. Ama aslında çocukların alışması ve düzenin oturması için çocuklara minimum, bakın minimum diyorum 1 ay verilmesi gerekiyor.
Hemen öğretmen değiştirin, asın, kesin ile olmaz. Öğretmenin kafasında bir yol haritası olabilir. Bunu veliyle paylaşmaması ve veliyi soru işaretleri ile bırakması tabi ki hata. Ama iletişim ile çözülebilecek bir durum gibi duruyor.
Öncelikle cevap veren herkese teşekkür ederim. Her yazılanı okuduğumda herkese hak verdim. Ama siz yazdığım kadarıyla bildiğiniz için bazılarınıza böyle düşünmem garip gelmiş öğretmen tavrı gerçekten çok acemice duruyor. İlk hafta zaten önce iki sonra üç sonra dört saat kaldılar direkt tam gün vermedim. Hatta ilk arandığımda herhalde çocuğuma süre uzun geldi dedim. İyi düşündüm. Ama mantıken her gün biraz daha geç aranıp süreci uzatmaya çalışmak mantıklı olandı. Kapıda bekleyen diğer sınıfın velilerini görüyordum. Mesela onların öğretmeni üçte alın alışsınlar bir süre demişler. Ben dedim ki benim bebeğim var sürekli arayacak mısınız? Onlar da biraz erken gelin dediler. saat verin arabam yok zırt pırt aniden gelemem dedim. Tabi böyle kabaca demedim. Bir şey demediler rehber öğretmeniyle iki mi iki buçuk mu vs diye ben sordum. Neyse iki dediler ok dedim. Ama beni arama saatleri diğer arkadaşının sınıfa girmediği okuldan gittiği saatlerdi. Yani o saate kadar bile oyalamadılar 12:45 te bile arandığım oldu. Her gün daha da erken arıyorsunuz dediğimde neyse dediler biraz daha kalsın dediler benden böyle bir şey duyunca. Mantıklı bir öğretmen süreci her gün artırarak götürür bizimki sıkıştığında arayarak götürdü. Ki diğer arkadaşımın çocuğundan hiç bahsetmiyorum o asla içeri girmiyor ve asla bir ikna çabası olmuyor. İçeri giremediğinden ayrılan bir çocuk bile oldu. Benim çocuğum uyumlu bir çocuktur sadece duygusaldır. Kandırması ikna etmesi tatlı söze bakar. Diğer çocuklar benimkine göre değil benim çocukları örnek aldı ve bu duruma geldi.
Ki ben dedim ki ben geleyim kapıda bekleyeyim özlediğinde beni görsün derse devam etsin alışması kolaylaşır. Bana mantıklı gelen yöntem böyleydi küçücük bebeğime rağmen bunu yapabilirim çocuğum için. Ama öğretmen tavrı çok acemice. O yüzden içime sinmiyor. Özel para veriyorum gibi bir argüman kullanmayı hiç sevmiyorum ama öyle bir öğretmene denk gelince verebileceği bir şey olmadığını düşündüğümden param havaya gitsin istemiyorum haklı olarak. Kimse kolay kazanmıyor ve bir takım fedakarlıklar yapıyor o parayı verebilmek için. Öğretmen düzelse bile sevemediğimden bir sene boyunca kaygılı bir şekilde yaşamak istemiyorum daha bebeğim 6 aylık bile olmadı ben de istemem okuldan almayı ama dediğim gibi boşa verilecek param yok evde baktığımda bile daha rahat hissederim. Benim umudum öğretmen değişikliği diğer sınıfın öğretmeni gayet profesyonel duruyor. Bırakma durumuna gelmeyi hiç istemiyorum.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?