• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Erken seçim 24 Haziran Pazar Günü

Burde dun cumhurbaskani cok sinirlenmis milletvekili gecisine :) demekki bu sefer kendisi gibi oldu hersey
 
Bana işe girerken bile diploma sordular annemin evinde kalmış diploma tarihini falan söyledim ama kabul etmediler ille de görücez dediler annem kargoyla yollamıştı ki işçi olarak girmek için yani ama ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı da işte benim diplomam demiyor ne enteresan değil mi? Bir insanın ilk işi üniversiteyi bitirince diplomasını alıp saklamak değil midir?
Olmayan şeyi nasıl saklasın ;)
 
Simdi, Kardelen konuyu acti, ben de bir iki ornek vereyim dedim, yanlis anlasilmasin :KK66:. Ama bu cok guzel, bunu paylasmak farz oldu:

birgün rte hazretleri ulu önderimiz allahın yeryüzündeki golgesi cuma gunu cuma namazına gitmek için abdest alacakmış. saatine bakarken kor seytan hemen saatini 2 saat geriye almıs. basbakanımız da daha 2 saat var diyerek hurma yiyip zemzem icmis. ezana 1 saat kala hz. emine sulatınımız annemiz başbakanımızı uyarmıs ve doğru saati söylemiş. başbakanımız en ön safa geçmek ve orda namaz kılmak için hz. hızır misali abdest almış. fakat istanbulun trafiği yoğun olduğundan yetiştiremeyeceğinden korkup hıçkıra hıçkıra ağlamıştır.hz. emine sultanımız annemiz bas örtüsü-i şerifi yere sermiş ve başbakanımıza binmesini söylemiştir. başbakanımız bindiği gibi başörtüsü kuş misali uçup en ön safa zütürmüştür basbakanımızı. istanbulda uçan bas ortusunu gören milyonlarca insan vardır fakat basbakanımız kendisinin peygamber sanılmaması icin olayı engelliyor.


A4B00ECA-F8D7-49A6-A857-78A38DC95DBB.jpeg
 
Simdi, Kardelen konuyu acti, ben de bir iki ornek vereyim dedim, yanlis anlasilmasin :KK66:. Ama bu cok guzel, bunu paylasmak farz oldu:

birgün rte hazretleri ulu önderimiz allahın yeryüzündeki golgesi cuma gunu cuma namazına gitmek için abdest alacakmış. saatine bakarken kor seytan hemen saatini 2 saat geriye almıs. basbakanımız da daha 2 saat var diyerek hurma yiyip zemzem icmis. ezana 1 saat kala hz. emine sulatınımız annemiz başbakanımızı uyarmıs ve doğru saati söylemiş. başbakanımız en ön safa geçmek ve orda namaz kılmak için hz. hızır misali abdest almış. fakat istanbulun trafiği yoğun olduğundan yetiştiremeyeceğinden korkup hıçkıra hıçkıra ağlamıştır.hz. emine sultanımız annemiz bas örtüsü-i şerifi yere sermiş ve başbakanımıza binmesini söylemiştir. başbakanımız bindiği gibi başörtüsü kuş misali uçup en ön safa zütürmüştür basbakanımızı. istanbulda uçan bas ortusunu gören milyonlarca insan vardır fakat basbakanımız kendisinin peygamber sanılmaması icin olayı engelliyor.
pardonda bunları yazanlar kim..yayınlayanlar kim....inananlar kim
 
yasak tabiki.ama neden bu kadar tarım ve üretim üzerine bu yaptırımlar.
bunu çok iyi düşünmek lazım bence.
duruma bakarmısın mune...ekmeklik buğdayımız yok................başka söze gerek varmı.

Maalesef bence de başka söze gerek yok, olaya A partisi B partisi, yaşasın X, aman X kişi mi olmaz olsun diye bakmam bakmıyorum, tarıma, hayvancılığa bakıyorum çünkü yıllardır dilimde tüy bitti, yakın gelecek toprak ve suyun önemli olacağı dönemler olacak, ülkemizle kıyaslanınca kuş kadar yüzölçümüne sahip ülkelerin tarıma yöneldiğini ufak bir araştırmayla anlamak mümkün, insanlar çölleri ekilebilir arazi haline getiriyor, tohumlarına sahip çıkıyor, ne kadar çok çiftçi, ne kadar çok ekilebilir arazi, ne kadar çok mahsül o kadar söz sahibi ülke demek olacak, suyun başında duran kimse ülkelere dilediğini yaptıracak, insanlığın en büyük düşmanıdır açlık ve susuzluk, aç ve susuz insan bir lokma ekmekle su için herşeyi yapar, bilmem anlatabildim mi? Kenara yazılsın bu, muneden hikayeler gibi okunan bu yazıların çok değil 5-6 seneye kadar bir bir gerçekleştiğini görünce çok geç olacak çünkü.


 
Son düzenleme:
Maalesef bence de başka söze gerek yok, olaya A partisi B partisi, yaşasın X, aman X kişi mi olmaz olsun diye bakmam bakmıyorum, tarıma, hayvancılığa bakıyorum çünkü yıllardır dilimde tüy bitti, yakın gelecek toprak ve suyun önemli olacağı dönemler olacak, ülkemizle kıyaslanınca kuş kadar yüzölçümüne sahip ülkelerin tarıma yöneldiğini ufak bir araştırmayla anlamak mümkün, insanlar çölleri ekilebilir arazi haline getiriyor, tohumlarına sahip çıkıyor, ne kadar çok çiftçi, ne kadar çok ekilebilir arazi, ne kadar çok mahsül o kadar söz sahibi ülke demek olacak, suyun başında duran kimse ülkelere dilediğini yaptıracak, insanlığın en büyük düşmanıdır açlık ve susuzluk, aç ve susuz insan bir lokma ekmekle su için herşeyi yapar, bilmem anlatabildim mi? Kenara yazılsın bu, muneden hikayeler gibi okunan bu yazıların çok değil 5-6 seneye kadar bir bir gerçekleştiğini görünce çok geç olacak çünkü.

kesinlikle munem 2050 yılı çççok büyük susuzlukların yaşanacağı yıllar olacak.
herçekten durum kötü.
Milletimiz silkelenmeliiiiiiii başka bişey yazamıyorum oysa sayfalarca yazarım ama korku var.
 
kesinlikle munem 2050 yılı çççok büyük susuzlukların yaşanacağı yıllar olacak.
herçekten durum kötü.
Milletimiz silkelenmeliiiiiiii başka bişey yazamıyorum oysa sayfalarca yazarım ama korku var.

Fallen,
biz kötü birşey demiyoruz ki, tarımcılık hayvancılık desteklensin diyoruz, ben kendi çiftçimin ürettiğini yiyeyim, yediklerim yerli ve milli olsun diyorum, hem çiftçim kalkınsın hem de ben ülkem topraklarında yetişen mercimeğimin o güzel tadına yeniden kavuşayım diyorum, farkı bilmeyenler tadını anlamaz belki ama ben anlıyorum, sen de o farkı anlarsın Fallen, tümüyle yerli üreticiden bakliyat sağlayan bir yerel marketten Osmancık pirinciyle pilav yapıyorum, hakiki tereyağ ve zeytinyağıyla kavurduğum o pirincin lezzetini hiçbirşeye değişmem, inan bir gün o yerel markete gitmeye üşendim zincir marketlerden birine gidip pirinç alayım dedim, yine söz de Osmancık pirinci ama tövbe estağfurullah ne tat vardı ne lezzet.

Kaldı ki burada verdiğim linkler de öylesine linkler değil, ülkemin yetkili kurumlarına ait, onların yayınlarını aktarıyorum, x habere y habere bakın demiyorum, birşey daha yazayım iyice pekişsin bu tarımcılık mevzu, halkın genelinin gittiği 2 büyük zincir market var, ikisine de bakliyatı tedarik eden firma aynı firmadır, bu da çok rahat ispatlanabilir, bir tanesinde aynı tedarikçi firmanın verdiği bakliyata A ismi verilmiştir, diğerinin bakliyatına B ismi verilmiştir, iki markete gidip ellerine yeşil mercimeği alsınlar arkasını çevirsinler X marketler zinciri için xxxx tedarikçi firma adına baksınlar, sonra sağ alt kısımda Menşei kısmına baksınlar ne yazıyor? Kanada yazar. Diğer bakliyatlara da baksınlar Barbunya mesela Arjantin yazar.

1 Haziran 2018'e kadar İthal bakliyatlarda gümrük vergisi sıfır, Bakanlar Kurulunun İthalat rejimi kararı ek kararı olarak çıkarılan sıfır gümrük vergisi uygulandığının kaynak bilgisi de 02/12/2017 tarihli resmî gazetedir.


Mune MuneMune hesabı doğrulanmış üye. abla kıymanın kilosu 44 tl ye çıkmış :KK53::KK53:

Lunya yeşil Bursa'm pahalılıkta İstanbul'a ulaşmış desene :silah:
Bizim burada hala kıyma 35-36 lira, büyük marketlerde değil ama oralarda fiyatlar uçtu, benim verdiğim bu fiyat kendi besi hayvanlarını üretip kesen yerel Kasap fiyatı, kendileri ürettiğinden fiyatları nispeten uygun, besicim kazansın deyip gidip oradan alıyorum, pazara gidince de kendi tarlasında üreten köylüden alırım sebzemi, kendi tereyağını, balını üretenden kahvaltılığımı alırım, bir tek ben alsam da en azından köylüm kazansın diyorum, hem yediğimin içtiğimin kaynağını da bilmiş oluyorum böylece, ekip biçtikleri tarlaları, besi hayvanlarının otladığı meraları biliyorum, daha ne olsun.
 
Lunya yeşil Bursa'm pahalılıkta İstanbul'a ulaşmış desene :silah:
Bizim burada hala kıyma 35-36 lira, büyük marketlerde değil ama oralarda fiyatlar uçtu, benim verdiğim bu fiyat kendi besi hayvanlarını üretip kesen yerel Kasap fiyatı, kendileri ürettiğinden fiyatları nispeten uygun, besicim kazansın deyip gidip oradan alıyorum, pazara gidince de kendi tarlasında üreten köylüden alırım sebzemi, kendi tereyağını, balını üretenden kahvaltılığımı alırım, bir tek ben alsam da en azından köylüm kazansın diyorum, hem yediğimin içtiğimin kaynağını da bilmiş oluyorum böylece, ekip biçtikleri tarlaları, besi hayvanlarının otladığı meraları biliyorum, daha ne olsun.

Marketten kıyma almamaya çalışıyoruz, kıkırdak çıkmıştı içinde :110:
Vallaha mine abla dünya sana güzel, keşke bizimde öyle şansımız olsa :KK51:
 
Ankara da ayni 40 kusurdu etin fiyati uc bes bisey aldik markettin ciktik 150 lira odedik bakiyoz ne aldik biz diye:KK45: muz aldim 15 lira icime oturdu :kızgın: ama bebek var ek gidasi corbasi vs mecbur veriyoruz tabi ondan kisamiyorsun bu paralari verip oh olsun diyen varmi ya :KK45: bide bu isin elektirigi suyu var bi baktim su gelmis 80 lira kullandigimiz aslinda yarisi gerisi vergi hala daha cok iyi gidiyor hersey modunda olanlara hayranim aslinda hayat onlara guzel be
 
Marketten kıyma almamaya çalışıyoruz, kıkırdak çıkmıştı içinde :110:
Vallaha mine abla dünya sana güzel, keşke bizimde öyle şansımız olsa :KK51:

Keşke benim yiyebilme şansına erişdiğim yerli, milli, köylünün kendi elleri ve alınteriyle ürettiği şeyleri sizler de yeme şansına erişseniz, köylü zor durumda son yıllarda, dertlerini buraya aktarabilsem ama kendi ağızlarıyla da buraya yazsalar inanılmayacaktır, olsun Allah şahit, O bize yeter.
Köy pazarımızda son 2 yıldır kademeli olarak tezgah sayısı düşmeye başladı, eski satışlar yok maalesef, tadı tuzu kalmadı üreticinin, 2 yıl önce iğne atsan yere düşmeyen pazarda şimdi alışveriş yapan sayısı azaldı, ki İstanbul fiyatlarına bakınca bizim meyve sebze fiyatlarımız sudan ucuz direkt üreticiden aldığımız için, maydanozu 50 kuruştan alıyoruz, ince kabuklu mis gibi dolmalık biberleri 1 lira, en iyi ayvayı 1,5 liradan yedik bu kış, mandalina portakal hem ucuz hem boldu, markette bile benim aldığım zeytinyağının kalitesinde zeytinyağı bulamazsınız litresini 18'den alıyorum, has saf ve şekerli su kullanılmamış çiçek balını 20 liradan, süt kokulu ev yapımı tereyağını 25 liradan alıyorum, bir ekmek alıyorum içinde hiçbir katkı maddesi yok, günlük sayılı çıkartılıyor kilosu 5 lira, siz 200 gram beyaz ekmeğe 1,25 tl ödüyorsunuz, ben bunları kaybetmek istemiyorum ama nereye kadar dayanabilecekler onu da bilmiyorum.


 
Keşke benim yiyebilme şansına erişdiğim yerli, milli, köylünün kendi elleri ve alınteriyle ürettiği şeyleri sizler de yeme şansına erişseniz, köylü zor durumda son yıllarda, dertlerini buraya aktarabilsem ama kendi ağızlarıyla da buraya yazsalar inanılmayacaktır, olsun Allah şahit, O bize yeter.
Köy pazarımızda son 2 yıldır kademeli olarak tezgah sayısı düşmeye başladı, eski satışlar yok maalesef, tadı tuzu kalmadı üreticinin, 2 yıl önce iğne atsan yere düşmeyen pazarda şimdi alışveriş yapan sayısı azaldı, ki İstanbul fiyatlarına bakınca bizim meyve sebze fiyatlarımız sudan ucuz direkt üreticiden aldığımız için, maydanozu 50 kuruştan alıyoruz, ince kabuklu mis gibi dolmalık biberleri 1 lira, en iyi ayvayı 1,5 liradan yedik bu kış, mandalina portakal hem ucuz hem boldu, markette bile benim aldığım zeytinyağının kalitesinde zeytinyağı bulamazsınız litresini 18'den alıyorum, has saf ve şekerli su kullanılmamış çiçek balını 20 liradan, süt kokulu ev yapımı tereyağını 25 liradan alıyorum, bir ekmek alıyorum içinde hiçbir katkı maddesi yok, günlük sayılı çıkartılıyor kilosu 5 lira, siz 200 gram beyaz ekmeğe 1,25 tl ödüyorsunuz, ben bunları kaybetmek istemiyorum ama nereye kadar dayanabilecekler onu da bilmiyorum.
Sütü bankanın önüne döken amca misali... Bakalım kim nereye kadar dayanacak...
 
Back