Boşanma Sebebi

Neden linç edileceksiniz ki? Sevgisiz bir evlilikte sonra sevgi görmek el üstünde tutulmak aksine iyi bir şey ve bütün hemcinslerim yaşasın isterim. Etrafınızda bu konuda sizi eleştiren çok mu oldu?
Ne ara yasını tuttun da birini buldun cevapları bekledim açıkcası kk beni korkutuyor artık :))
 
Ne ara yasını tuttun da birini buldun cevapları bekledim açıkcası kk beni korkutuyor artık :))

Ay böyle adamın yası tutulmaz ya. Sevgisizlik ile biten evlilikte yas olmaz zaten çoktan biten bitmiş. Resmi olarak evli olmadığın için hayatını yaşa sev sevil eğlen gül yaşa hayatını 💃
 
Ben senin konularini eskiden beri biliyorum eski uyeligimin nick ve sifresini unuttugumdan simdikini almistim ama eski uyeligimde de yazmistim.
Esin pasif agresif sen ise güçlü, herseyin ustesinden gelirim diyen birisin. Kayinvalidelerle ayni evde oturduguna kadar anımsıyorum
Tribal bir kocan var o zaman cocugun da yoktu hatta ben olsam cekemem bosanirdim tarzi yorumlar yapmistim.
Tabii ki hayat herkes icin ayni değil, her süreç bize bir seyler katıyor, bizi olgunlastiriyor, degistirip gelistiriyor. O zamanki koalina baska biriydi simdiki baska.
Şu an ben o zamanlardaki güçlü kadından geriye tükenmiş bir kadının kalmış oldugunu gördüm.
Evli değilim, bugüne kadar hayati paylasacagima inandigim biri olmadigi icin bekarim. Olmayani oldurmayi düşündüğüm kisiler de oldu sagolsunlar onlar benden uzak durdular. Yas olarak akraniz diye hatirliyorum aslında ben de senin gibi hayatta hic bir sey yasamamisim.gibi hissettigim dönemler oluyor. Kendince haklisin
Bosanmak icin bir sebebe gerek yok bence de. Bu her konuda gecerli yani mesela is yerinden memnun degilsen degistirirsin, evinden memnun degilsen tasinirsin gibi.
Evliliginden memnun değilsin, mutsuz olmak bile ayrılık icin bir sebep bence. Çünkü ben evliligi hayat arkadasligi olarak görürüm yani senin kadar onun da sorumluluk almasi lazim.ama sorumlulugun yuzde 70i belki de sende. O da simdilerde klise haline gelen "alma-verme dengesini" bozmuş
Bu konuda adim adim gitmelisin madem sorun cikartacak. Önce pedagog görüşmelerini hallet ayrica kendin icin de bir psikolog destegi almani tavsiye ederim. Hem icinde bulunduğun ruh halinden cikmana yardimci olur hem de bundan sonraki süreçte nasil ilerlemen gerektigi konusunda kafan netlesir. Kurtarilmasi gereken bir sey varsa da elimden geleni her turlu yaptim dersin. Pisleşecek dedigin konularda da gardini almak icin kendine zaman tanimis olursun ayrica.

Tavsiyem olaya baskasinin hayati gibi bakmaya çalış, kendine yuklenme artık. Yaslanacak o omza ihtiyaç duydugu halde kendine sarilan bir kiz kardesin olarak yaziyorum bunu ve her ne kadar evlilik ve benzer durumlari yasamasam da seni anlıyorum.
 
Beni en çok geride tutan şeylerden biri büyük bir aşkla ve ailemin rızası olmadan evlenmemdi. Gerçi onlar da saçmalamışlardı, memur olmadan evlenemezsin hem de başka şehirde demişlerdi. Ben her şeyi geride bırakarak sıfır bir insan olarak gittim. Başta yaşadıklarım da kötüydü açıkçası, eşimin ailesinin eşyalarıyla bir çöp alamadan yıllarım geçti. Kavgayla ve üzüntüyle başladı yani her şey, ben fedakarlık yapınca karşı taraf da yapar zannettim hep. Yapmadı elbette, şimdi sorsak cidden istemediğin ama Koalina istiyor diye yaptığın ne var asla bir şey söyleyemez yok çünkü.
Şimdi başaramadım, olmadı demek kendime zor geliyor.
Boyle düşünme lütfen ben de is konusunda benzer seyi hissetmistim ve görüştüğüm psikolog bana demisti ki emek vermissiniz aslinda o da bir kariyerdir bu yorumunu okuyunca o aklima geldi
Yani başaramadım diye bir sey yok bu zamana kadar gelmissin ve tek basina cabayla bu kadar yürüyor iki kisilik yuku bunca zaman tek basina tasiyarak iyi bir başarı sagladim da diyebilirsin. Zaten bosanmak bir basarisizlik değil evliligin bir basari simgesi olmadigi gibi
 
Bence de vermezler gibi tek sıkıntım depresyon geçmişim var etken olabilir mi gibi. Daha doğrusu bunu bana bir kavgamızda söylemesi bile yeterince acıttı... Benim veremeyeceği tek bir şey araba, onu da vermesin çok önemli değil.
Yanlis biliyorsam bilenler duzeltsin ama bunu koz olarak kullanirsa ya da depresyon iddiasi olursa mahkemenin yönlendirdigi bir uzmandan gorus alınabiliyor 3 sene önceki psikologum demisti mahkeme isterse gorus istenebiliyor diye
 
Evet iletişim kuramadığımız gibi hayata bakışımız ve hayattan beklentilerimiz de çok farklı.
Çocukla birlikte iyice ayyuka çıktı, eğitiminden yetiştirilmesine sürekli bir kaostayız.
Kendimi kimse ile kıyaslamıyorum, herkesten mutlular da herkesten mutsuzlar da var ama sorun beklentim ne idi ne oldu...
Her gün Ottan boktan kavga etmiyorsanız,ciddi şeyler yasatmadiysa bence boşanmayin,yani bosanmak da kolay değil 2 çocukla tüm sorumluluk bende mesela ama benim ciddi sebeplerim vardı boşanmak için şiddet vs..Sizi baskilamiyor sadece iletişim problemi ise bı aile terapistine gidebilirsiniz
 
Koalina bebekli konularını neredeyse her gün okuyorum 🥹🥹 çok aynı hislerimiz bebekle ilgili diye ben de benzer bir konu açtım günlük anlamında..
Velayet konusunda şunu söylemek istiyorum keşke birliktelik zamanında tamamen bebeğin bakımını üstlenseler madem bizler de sendroma girmesek..
Bunu kullanamazlar diye düsünüyorum. Neticede alsa kim bakacak? Kendisi mi? Yoksa babanne mi? Bazı şeyler boş blöf. Velayeti alabilecek adamlar zaten bebekliğinde de sorumluluğu tamamen üstlenir bebeğe bakarlardı. Ne kadar zor olduğunu onlar da yaşadı / yaşıyor. Elde tutmak amaçlı bu alırım ederim sözleri..
velev ki gıcıklık yaptı kullandı lohusa sendromu zaten klasik bir durum vardı geçti bitti der geçersin bunu kullanamaz diye düşünüyorum ciddiye dahi almazlar.
Bir tane hayatımız var nasıl mutluysak öyle yaşayalım. Mutsuzsan bitmesi çocuk için de daha iyi olacaktır..
 
Konuyu ben açmışım gibi hissettim.
Tam olarak aynı sebeplerden geçen sene eşimden boşandım. Benim de bir kızım var 3.5 yaşında şu an.
Çocuk etkilenir mi, alışabilr miyim derken 1.5 sene geçmiş üstünden.
Pişman mıyım ? Hayır. Hatta linç grup hazır olsun ki bir erkek arkadşaım var. Söylemeden ilgi görmenin, yalvarmadan sevgi görmenin nasıl bir şey olduğunu anladım. Şükür.
Kendimi buldum, enerjim yerine geldi, öz saygımı kazandım. Çok sorun yaşadım eski eşimle hala yaşıyorum ama bir gün bile keşke demedim.
Ekşi de bi şey okumuştum yıllar önce. Bir kez olsun ayrılığa eğilirseniz er ya da geç bu gerçek olur diye. Gerçekten öyle.
Zor ama daha güzel bir hayatın olacağına eminim.
ooohh sefan olsun kııız:KK70: çok sevindim adınıza :KK200:
 
Kızlar merhabalar.
Bir kısmınız tanıyor, az çok biliyor. Bütün geçmişimi özet geçemeyeceğim , yeterli olmayacaktır söyleyeceklerim ancak şu sıra kafamda sürekli boşanma konuları dönüyor.
Çok sevdiğim bir insanla toksik bir ilişkiye başladım 11 yıl önce. Uzak mesafe ilişkisi olarak yürüttük, elbette ki bazı sinyaller vardı ancak insan kendisi tecrübe etmeden evet çuvalladım diyemiyor. Ölmeyen umudum hala bir kaç ay öncesine kadar ilgi dileniyordu. Nişandan evliliğe fiyaskoymuş eski konulara da bakınca, acaba ne zaman ayaklarım yerden kesilircesine mutlu olmuşum bilinmiyor? İnsanın her şeyi mi sorunlu ilerler ama öyleymiş. Gerçi benim boşanmak isteyeceğim yıllar öncesinden de belliydi ya neyse.

Aslen elle tutulur, gözle görülür sebeplerim yok. Desem ki aldattı, şöyle sıkıntı yaşattı ama yok. Ufak ufak birikip tahammül seviyemi aştı. Sınırlarımı koruyamadım asla. Tek ciddi sebebim kendimi değerli hissetmiyorum. 45 kilo ile girdiğim bu evlilikle 68 kiloda ve kendimden nefret eder haldeyim. Hayatıma bir şey katamadım bu evlilikle cebelleşmekten. Ben insanların değişimine de bakma taraftarıyım. Evlilik boyunca kendilerine ne katmışlar? Neyi başarmışlar? Şu an ne haldeler? Gözleri gülüyor mu? Velhasıl berbat bir haldeyim, karşı taraf istediği kadar iyi bir insan olsun ben kötü haldeysem demek ki bir şeyler yolunda gitmiyor.

Anlatacağım çok şey var aslında. Bugün o kadar çok ağladım ki. En çok da çocukluğumdan beri ağlayacak bir omuz bulamamama ağladım. Yıllarca bunun arayışındaydım ama olmamış işte. Annemle, babamla hiç bunu yaşayamadım ama eşimle de olmadı. Olmadığını da kabullenemedim bunca zaman. İnsan ağlayacak omuz değilse bir bakar iki bakar üçüncüde gider değil mi? Olmadı yıllardır oldu olacak diye kendimi kandırdım.

Şimdi neden konu açıyorsun madem biliyorsun dersiniz. Biraz gaza gelmek istiyorum açıkçası. Geçmişi unutmamak istiyorum. Bir çift güzel sözle iki ay idare etmek istemiyorum. Bu adamı resmen yoktan var ettim. Var olmasına yardımcı oldum veya...Bedelli askerliği, evi, arabası, ev eşyaları, motoru, vırt zırt kursları derken her türlü cefayı çektim. Şu an rahata çıktık bir nebze ama ben geçmişi aşamadım. Kabullenemedim. Asla hiç bir şey istemedim evliliğimiz boyunca, diretmedim. Bunu kendisi de kabul eder zaten. İstediğim sadece ilgi ve sevgiydi ve hala bulamadım. O da bende aradıklarını bulamadı muhtemelen ki böyle davrandı.

Oğlum 5 yaşında ve inanılmaz duygusal bir çocuk. Bir sorunumuz olduğunu fark etse hadi öpüşün diye kafalarımızı birleştirir. Aşırı üzülüyorum acaba ona ebeveyn rolü mü yüklüyorum diye. Kısacası içimde bir başarısızlık duygusu var; sanki eş olarak , anne olarak ve insan olarak komple çuvalladım gibi hissediyorum.

Bu hafta için pedagog ile görüşmeye başlayacağım çünkü ayrılmayı kafaya koydum, ben iteklemezsem kendisi asla adım atmaz gelenekselci biri olarak. Sonuçta evinin işi yapılıyor, keyfi isterse yardım ediyor ve istediği her şeyi yapabiliyor. Benim en çok korktuğum ve emin olduğum konu ise velayet konusunda pisleşmesi. Lohusa depresyonu da dahil hala çözemediğim durumlarım mevcut. Bunları göstererek velayeti alacağını söylemişti bir keresinde. Bu yola girmek yıpratıcı ve zor bir süreç olacak benim için ama er ya da geç bu yola gireceğim netleşti. Belki biraz zaman alabilir, sakin adımlarla ilerleyebilirim ama önerileriniz var mı bu konuda?
Adam sanki bir arayış içinde gibi hissettim çocuğunun velayeti için
 
Benim en çok korktuğum ve emin olduğum konu ise velayet konusunda pisleşmesi. Lohusa depresyonu da dahil hala çözemediğim durumlarım mevcut. Bunları göstererek velayeti alacağını söylemişti bir keresinde.
Eğer aslinda özünde cok iyi değilse (😜)cok az erkek ahlaki ve edebiyle boşanıyor. Ben bu kadinla iyi kötü bir zaman yaşadım, birbirimizde emeğiz var, yaşanmışlıklarin hatri var, çocuğumun anasıdır demiyorlar;
Pislikten patlamış, Kapağı fırlamış, rogar cukuruna dönüyorlar.
Siz eşinizde o kapasiteyi görüyorsanız, işinizi şansa bırakmayın, tuttuğunu koparan, iş bitirici bir avukat arayışına girin.
 
Beni en çok geride tutan şeylerden biri büyük bir aşkla ve ailemin rızası olmadan evlenmemdi. Gerçi onlar da saçmalamışlardı, memur olmadan evlenemezsin hem de başka şehirde demişlerdi. Ben her şeyi geride bırakarak sıfır bir insan olarak gittim. Başta yaşadıklarım da kötüydü açıkçası, eşimin ailesinin eşyalarıyla bir çöp alamadan yıllarım geçti. Kavgayla ve üzüntüyle başladı yani her şey, ben fedakarlık yapınca karşı taraf da yapar zannettim hep. Yapmadı elbette, şimdi sorsak cidden istemediğin ama Koalina istiyor diye yaptığın ne var asla bir şey söyleyemez yok çünkü.
Şimdi başaramadım, olmadı demek kendime zor geliyor.
Valla bende aynı şekil evlendim.Çok sıkıntı çektim eşim alkol kullanıyordu bilmiyordum evlendikten sonra öğrendim evlendiğimiz ilk günü eşim işe giderdi alkolik kafayla eve gelirdi halılara kusardı ben onu çok çektim daha neler neler beni sürekli kapıya atardı istemiyorum git diye bende hamileydim beni annesinin babasının yanında itiklerdi babası da ne yaptın da bu çocuk böyle oldu diye onu savunurlardı bir sigaram bile göze batmıştı peki onun o alkol komasına girmeleri? Onlar hiç göze batmazdı niye çünkü ben el kızıyım kim öz evladını bırakır da gelini savunur ki bana da çok şey ettiler eşim eve gelmezdi iki çocuğumla ikiside küçük neler çektim bilmediğim yerde birini sırtıma bağlar diğerini kucağıma alır giderdim bebeklerime süt alırdım hemde yüksek katlı bina in çık in çok çektim daha neler var neler en sonunda dayanamadım babamın evine geldim eşim bundan 7 ay sonra pişman oldu kapıma geldi onu affetmedim ama iki çocuk büyüğü babacı gözlerinde pişmanlığını hissettim ve geri döndüm baba evinde tam 8 ay kaldım şuan da da yuvama döndüm ve eski eşim den eser yok insanlara kaybetme korkusunu tattıracaksın yoksa kimse kolayına kıymet bilmiyor
 
Kızlar merhabalar.
Bir kısmınız tanıyor, az çok biliyor. Bütün geçmişimi özet geçemeyeceğim , yeterli olmayacaktır söyleyeceklerim ancak şu sıra kafamda sürekli boşanma konuları dönüyor.
Çok sevdiğim bir insanla toksik bir ilişkiye başladım 11 yıl önce. Uzak mesafe ilişkisi olarak yürüttük, elbette ki bazı sinyaller vardı ancak insan kendisi tecrübe etmeden evet çuvalladım diyemiyor. Ölmeyen umudum hala bir kaç ay öncesine kadar ilgi dileniyordu. Nişandan evliliğe fiyaskoymuş eski konulara da bakınca, acaba ne zaman ayaklarım yerden kesilircesine mutlu olmuşum bilinmiyor? İnsanın her şeyi mi sorunlu ilerler ama öyleymiş. Gerçi benim boşanmak isteyeceğim yıllar öncesinden de belliydi ya neyse.

Aslen elle tutulur, gözle görülür sebeplerim yok. Desem ki aldattı, şöyle sıkıntı yaşattı ama yok. Ufak ufak birikip tahammül seviyemi aştı. Sınırlarımı koruyamadım asla. Tek ciddi sebebim kendimi değerli hissetmiyorum. 45 kilo ile girdiğim bu evlilikle 68 kiloda ve kendimden nefret eder haldeyim. Hayatıma bir şey katamadım bu evlilikle cebelleşmekten. Ben insanların değişimine de bakma taraftarıyım. Evlilik boyunca kendilerine ne katmışlar? Neyi başarmışlar? Şu an ne haldeler? Gözleri gülüyor mu? Velhasıl berbat bir haldeyim, karşı taraf istediği kadar iyi bir insan olsun ben kötü haldeysem demek ki bir şeyler yolunda gitmiyor.

Anlatacağım çok şey var aslında. Bugün o kadar çok ağladım ki. En çok da çocukluğumdan beri ağlayacak bir omuz bulamamama ağladım. Yıllarca bunun arayışındaydım ama olmamış işte. Annemle, babamla hiç bunu yaşayamadım ama eşimle de olmadı. Olmadığını da kabullenemedim bunca zaman. İnsan ağlayacak omuz değilse bir bakar iki bakar üçüncüde gider değil mi? Olmadı yıllardır oldu olacak diye kendimi kandırdım.

Şimdi neden konu açıyorsun madem biliyorsun dersiniz. Biraz gaza gelmek istiyorum açıkçası. Geçmişi unutmamak istiyorum. Bir çift güzel sözle iki ay idare etmek istemiyorum. Bu adamı resmen yoktan var ettim. Var olmasına yardımcı oldum veya...Bedelli askerliği, evi, arabası, ev eşyaları, motoru, vırt zırt kursları derken her türlü cefayı çektim. Şu an rahata çıktık bir nebze ama ben geçmişi aşamadım. Kabullenemedim. Asla hiç bir şey istemedim evliliğimiz boyunca, diretmedim. Bunu kendisi de kabul eder zaten. İstediğim sadece ilgi ve sevgiydi ve hala bulamadım. O da bende aradıklarını bulamadı muhtemelen ki böyle davrandı.

Oğlum 5 yaşında ve inanılmaz duygusal bir çocuk. Bir sorunumuz olduğunu fark etse hadi öpüşün diye kafalarımızı birleştirir. Aşırı üzülüyorum acaba ona ebeveyn rolü mü yüklüyorum diye. Kısacası içimde bir başarısızlık duygusu var; sanki eş olarak , anne olarak ve insan olarak komple çuvalladım gibi hissediyorum.

Bu hafta için pedagog ile görüşmeye başlayacağım çünkü ayrılmayı kafaya koydum, ben iteklemezsem kendisi asla adım atmaz gelenekselci biri olarak. Sonuçta evinin işi yapılıyor, keyfi isterse yardım ediyor ve istediği her şeyi yapabiliyor. Benim en çok korktuğum ve emin olduğum konu ise velayet konusunda pisleşmesi. Lohusa depresyonu da dahil hala çözemediğim durumlarım mevcut. Bunları göstererek velayeti alacağını söylemişti bir keresinde. Bu yola girmek yıpratıcı ve zor bir süreç olacak benim için ama er ya da geç bu yola gireceğim netleşti. Belki biraz zaman alabilir, sakin adımlarla ilerleyebilirim ama önerileriniz var mı bu konuda?

Koalina hamileliğini hatırlıyorum ne ara 5 yaşında oldu maşallah :)

Ben boşanmış biri olarak sana tavsiyem uzatma hayatına bak

Kararını kendin ver
 
Kızlar merhabalar.
Bir kısmınız tanıyor, az çok biliyor. Bütün geçmişimi özet geçemeyeceğim , yeterli olmayacaktır söyleyeceklerim ancak şu sıra kafamda sürekli boşanma konuları dönüyor.
Çok sevdiğim bir insanla toksik bir ilişkiye başladım 11 yıl önce. Uzak mesafe ilişkisi olarak yürüttük, elbette ki bazı sinyaller vardı ancak insan kendisi tecrübe etmeden evet çuvalladım diyemiyor. Ölmeyen umudum hala bir kaç ay öncesine kadar ilgi dileniyordu. Nişandan evliliğe fiyaskoymuş eski konulara da bakınca, acaba ne zaman ayaklarım yerden kesilircesine mutlu olmuşum bilinmiyor? İnsanın her şeyi mi sorunlu ilerler ama öyleymiş. Gerçi benim boşanmak isteyeceğim yıllar öncesinden de belliydi ya neyse.

Aslen elle tutulur, gözle görülür sebeplerim yok. Desem ki aldattı, şöyle sıkıntı yaşattı ama yok. Ufak ufak birikip tahammül seviyemi aştı. Sınırlarımı koruyamadım asla. Tek ciddi sebebim kendimi değerli hissetmiyorum. 45 kilo ile girdiğim bu evlilikle 68 kiloda ve kendimden nefret eder haldeyim. Hayatıma bir şey katamadım bu evlilikle cebelleşmekten. Ben insanların değişimine de bakma taraftarıyım. Evlilik boyunca kendilerine ne katmışlar? Neyi başarmışlar? Şu an ne haldeler? Gözleri gülüyor mu? Velhasıl berbat bir haldeyim, karşı taraf istediği kadar iyi bir insan olsun ben kötü haldeysem demek ki bir şeyler yolunda gitmiyor.

Anlatacağım çok şey var aslında. Bugün o kadar çok ağladım ki. En çok da çocukluğumdan beri ağlayacak bir omuz bulamamama ağladım. Yıllarca bunun arayışındaydım ama olmamış işte. Annemle, babamla hiç bunu yaşayamadım ama eşimle de olmadı. Olmadığını da kabullenemedim bunca zaman. İnsan ağlayacak omuz değilse bir bakar iki bakar üçüncüde gider değil mi? Olmadı yıllardır oldu olacak diye kendimi kandırdım.

Şimdi neden konu açıyorsun madem biliyorsun dersiniz. Biraz gaza gelmek istiyorum açıkçası. Geçmişi unutmamak istiyorum. Bir çift güzel sözle iki ay idare etmek istemiyorum. Bu adamı resmen yoktan var ettim. Var olmasına yardımcı oldum veya...Bedelli askerliği, evi, arabası, ev eşyaları, motoru, vırt zırt kursları derken her türlü cefayı çektim. Şu an rahata çıktık bir nebze ama ben geçmişi aşamadım. Kabullenemedim. Asla hiç bir şey istemedim evliliğimiz boyunca, diretmedim. Bunu kendisi de kabul eder zaten. İstediğim sadece ilgi ve sevgiydi ve hala bulamadım. O da bende aradıklarını bulamadı muhtemelen ki böyle davrandı.

Oğlum 5 yaşında ve inanılmaz duygusal bir çocuk. Bir sorunumuz olduğunu fark etse hadi öpüşün diye kafalarımızı birleştirir. Aşırı üzülüyorum acaba ona ebeveyn rolü mü yüklüyorum diye. Kısacası içimde bir başarısızlık duygusu var; sanki eş olarak , anne olarak ve insan olarak komple çuvalladım gibi hissediyorum.

Bu hafta için pedagog ile görüşmeye başlayacağım çünkü ayrılmayı kafaya koydum, ben iteklemezsem kendisi asla adım atmaz gelenekselci biri olarak. Sonuçta evinin işi yapılıyor, keyfi isterse yardım ediyor ve istediği her şeyi yapabiliyor. Benim en çok korktuğum ve emin olduğum konu ise velayet konusunda pisleşmesi. Lohusa depresyonu da dahil hala çözemediğim durumlarım mevcut. Bunları göstererek velayeti alacağını söylemişti bir keresinde. Bu yola girmek yıpratıcı ve zor bir süreç olacak benim için ama er ya da geç bu yola gireceğim netleşti. Belki biraz zaman alabilir, sakin adımlarla ilerleyebilirim ama önerileriniz var mı bu konuda?

Ah Koalina nihayet geldi mi o zaman...
Olmadığı zaman olmuyor işte , evlilikte aradığın duygusal tatmini, güvenli limanı bulamadığın zaman yürümüyor
Şimdi ben sana destek al, evlilik danışmanına git falan demem, neden demem onca yıllık eşini, her cefasını çekmiş kendisine yuva olmuş bir kadını evladıyla tehdit eden adama yapılan her şey müstehaktır çünkü. Ayrılığın bile bir asaleti vardır, yolları ayırırken erkek olamıyorsa, insan olamıyorsa hiç korkma atacağın adımlardan. Küçük bir çocuğu anneden almak öyle kolay bir iş değil, lohusa depresyonu da buna sebep değil, kendi yarattığı depresyonlara baksın o.... Çıkacağın yolda sana güç,kuvvet dilerim, umarım gönlünce olur her şey, yaz bize gelişmeleri, dertleşmek, fikir alış verişi yapmak verimlidir bu konularda, her şey gönlünce olsun :KK200: :dua:
 
Bence de vermezler gibi tek sıkıntım depresyon geçmişim var etken olabilir mi gibi. Daha doğrusu bunu bana bir kavgamızda söylemesi bile yeterince acıttı... Benim veremeyeceği tek bir şey araba, onu da vermesin çok önemli değil.

Babaya çocuk verildiğini hiç duymadım hiç korkma
 
Her insanın birbiriyle ilgili görevleri vardır.

Siz rehberlik göreviyle eşinizin karşısına çıkmış gibi görünüyorsunuz.. Onu bir yerden alıp yükseltmişsiniz, eğitmişsiniz (bir noktaya kadar). Şimdi onun hayatınızdaki göreviniz bitmiş ve gidiyorsunuz. Tabi ki bu eğitim ve tek taraflı değil. Sizin de ondan aldığınız ve yükseldiğiniz/akıllandığınız/olgunlaştığınız pek çok konu var.

O nedenle 10 yılım gitti vs şeklinde cümleler kurmayalım. Ruhsal açıdan her konu, görünenin çok çok ötesindedir.

Görevi biten her şey hayatımızdan çıkar gider. Olgunlaşan elmanın ağaçtan düştüğü gibi. Günü gelen her şey o saat, o dakika gerçekleşir.
 
Kızlar merhabalar.
Bir kısmınız tanıyor, az çok biliyor. Bütün geçmişimi özet geçemeyeceğim , yeterli olmayacaktır söyleyeceklerim ancak şu sıra kafamda sürekli boşanma konuları dönüyor.
Çok sevdiğim bir insanla toksik bir ilişkiye başladım 11 yıl önce. Uzak mesafe ilişkisi olarak yürüttük, elbette ki bazı sinyaller vardı ancak insan kendisi tecrübe etmeden evet çuvalladım diyemiyor. Ölmeyen umudum hala bir kaç ay öncesine kadar ilgi dileniyordu. Nişandan evliliğe fiyaskoymuş eski konulara da bakınca, acaba ne zaman ayaklarım yerden kesilircesine mutlu olmuşum bilinmiyor? İnsanın her şeyi mi sorunlu ilerler ama öyleymiş. Gerçi benim boşanmak isteyeceğim yıllar öncesinden de belliydi ya neyse.

Aslen elle tutulur, gözle görülür sebeplerim yok. Desem ki aldattı, şöyle sıkıntı yaşattı ama yok. Ufak ufak birikip tahammül seviyemi aştı. Sınırlarımı koruyamadım asla. Tek ciddi sebebim kendimi değerli hissetmiyorum. 45 kilo ile girdiğim bu evlilikle 68 kiloda ve kendimden nefret eder haldeyim. Hayatıma bir şey katamadım bu evlilikle cebelleşmekten. Ben insanların değişimine de bakma taraftarıyım. Evlilik boyunca kendilerine ne katmışlar? Neyi başarmışlar? Şu an ne haldeler? Gözleri gülüyor mu? Velhasıl berbat bir haldeyim, karşı taraf istediği kadar iyi bir insan olsun ben kötü haldeysem demek ki bir şeyler yolunda gitmiyor.

Anlatacağım çok şey var aslında. Bugün o kadar çok ağladım ki. En çok da çocukluğumdan beri ağlayacak bir omuz bulamamama ağladım. Yıllarca bunun arayışındaydım ama olmamış işte. Annemle, babamla hiç bunu yaşayamadım ama eşimle de olmadı. Olmadığını da kabullenemedim bunca zaman. İnsan ağlayacak omuz değilse bir bakar iki bakar üçüncüde gider değil mi? Olmadı yıllardır oldu olacak diye kendimi kandırdım.

Şimdi neden konu açıyorsun madem biliyorsun dersiniz. Biraz gaza gelmek istiyorum açıkçası. Geçmişi unutmamak istiyorum. Bir çift güzel sözle iki ay idare etmek istemiyorum. Bu adamı resmen yoktan var ettim. Var olmasına yardımcı oldum veya...Bedelli askerliği, evi, arabası, ev eşyaları, motoru, vırt zırt kursları derken her türlü cefayı çektim. Şu an rahata çıktık bir nebze ama ben geçmişi aşamadım. Kabullenemedim. Asla hiç bir şey istemedim evliliğimiz boyunca, diretmedim. Bunu kendisi de kabul eder zaten. İstediğim sadece ilgi ve sevgiydi ve hala bulamadım. O da bende aradıklarını bulamadı muhtemelen ki böyle davrandı.

Oğlum 5 yaşında ve inanılmaz duygusal bir çocuk. Bir sorunumuz olduğunu fark etse hadi öpüşün diye kafalarımızı birleştirir. Aşırı üzülüyorum acaba ona ebeveyn rolü mü yüklüyorum diye. Kısacası içimde bir başarısızlık duygusu var; sanki eş olarak , anne olarak ve insan olarak komple çuvalladım gibi hissediyorum.

Bu hafta için pedagog ile görüşmeye başlayacağım çünkü ayrılmayı kafaya koydum, ben iteklemezsem kendisi asla adım atmaz gelenekselci biri olarak. Sonuçta evinin işi yapılıyor, keyfi isterse yardım ediyor ve istediği her şeyi yapabiliyor. Benim en çok korktuğum ve emin olduğum konu ise velayet konusunda pisleşmesi. Lohusa depresyonu da dahil hala çözemediğim durumlarım mevcut. Bunları göstererek velayeti alacağını söylemişti bir keresinde. Bu yola girmek yıpratıcı ve zor bir süreç olacak benim için ama er ya da geç bu yola gireceğim netleşti. Belki biraz zaman alabilir, sakin adımlarla ilerleyebilirim ama önerileriniz var mı bu konuda?
Geçenlerde başka bir akrabamızın evliliğinde ki sıkıntılar üzerine babamla konuşuyorduk. Konuyu konuştuk fikirlerimizi söyledik falan sonra bana dedi ki; “Kızım bu dünya 3 günlük eğer bir gün evliliğinde mutlu olmadığını düşünürsen hemen tanıma dön. Aldatmasına,kumar oynamasına,dövmesine hiçbir şeye gerek yok. Sadece baba ben artık mutlu değilim demen yeterli.” Demişti. Ben de böyle düşünüyorum. Mutlu olmamak da bir sebep
 
Sizi tanıyor gibiyim. İlk yıllarınızı da biliyorum yakın tarihlerde evlendik, anne ve babasıyla yaşadığınız yılları da.çok da iyi anlıyorum, sebeplerinize hak da veriyorum. Bunun dışında Diyecek sözüm yok sadece kolaylıklar diliyorum. Çocuk konusunda endişe etmeyin, ona zarar vermedikçe sizden kimse alamaz. Ama böyle bir yola çıkıcaksanız terapiye başlayın. Sinir uçlarınızla oynayacak. Sakin kalmanız lazım, belki o da akıllanıp anlaşmalıya yanaşır. Ve hep derim önemli olan annenin mutluluğu. Anne mutlu huzurlu oldukça çocuk da rahatşar, mutlu olmaya başlar.
 
Ben senin hamile olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım, çünkü hem çocuk istemiyordun hem de evliliğin henüz oturmamıştı. Şimdi yavrun 5 yaşında demek, Allah sağlıklıklı ve mutlu nice yaşlar nasip etsin. Zaman o kadar çabuk geçiyor ki...
Bugünkü sen olabilmen için tüm bunları yaşaman gerekiyordu ve sen de yaşadın. Kendine acımasız davranma. Bazı şeyler en başından bellidir olmayacağı ancak kişi kalbinin peşinden gider ve zorla oldurmaya çalışır, sen de bu yolu seçtiğin için kıymetlisin herkes cesaret edemez.
Hakkında herşey kolaylıkla gönlüne göre olsun.
Edit: ağlayacak omuz bulunmadığı zaman kişi kendi bedenine sarılıp ağladığında aynı etkiyi veriyor, bilimsel olarak kanıtlanmış. Ancak sana tavsiyem sadece ağlarken sarılma kendine, bilhassa kendine şefkat göster ve sev kendini sarılarak. Emin ol iyi hissedeceksin.
 
X