merhabalar
bir plesanta previalı olarak yazdıklarınızı okuyunca yaşadıklarımı sanki halen yaşıyormuş gibi hatırlayıp mateme daldım.
öncelikle LÜTFEN kendinize çok dikkat edin hatta ben size derim ki yürümeyin bile sonuçları o kadar ağırki !....
kısaca yaşadıklarımdan bahsedeyim size:
geçen yıl temmuz ayında hamile kalmıştım. o kadar mutluydum ki yaşayacaklarımdan habersiz! çok güzel bi hamilelik süreci geçiriyordum. daha 5 haftalıkken yeni öğrenmişken anneme gittim şehir dışına. bütün akrabalarım benim hamile olduğumu dış görünüşümden anlayabiliyorlardı ki kilo da almamıştım. bu ise benim çok hoşuma gidiyordu, bilmezdim ki yaşayacaklarımın habercisi olduğunu.
ve ben hep kova burcu bir bebeğim olmasını istiyordum. bebeğimin muhtemel doğum tarihi 3 mayıs idi. yani boğa burcuna denk giliyordu. bebeğim erken doğacak ben hissediyorum diyordum ama 3 ay da erken doğmazki nasıl kova burcu olabilir derdim.
2 aydan itibaren sürekli sancı ve kasılmalarım oluyordu. günümü hiç rahat geçiremiyordum yanlız ilk hamileliğim olduğu için de bilinçsizdim. içinde bulunduğum durumun normal şartlar olduğunu kanıksamıştım. öğretmenim ben. sürekli ayakta durmam ve konuşmam gereken bi mesleğim var ve sınıflarım 65 70 kişi idi. olabildiğince çok yoruluyordum. doktoruma bu durumun normal olup olmadığını sorduğumda herşeyin yolunda gittiğini söylüyordu. nefes almakta güçlük yaşıyordum kasılmalar şiddetlenmiş ve sıklaşmıştı.
artık 25. haftanın sonlarına gelmiştim bi cumartesi günü idi kasılmalarım daha da arttı. yine normal olduğnu düşünüyordum çünkü bebeğim giderek büyüyodu. pazar günü ise içimde bir kuşku türemeye başladı çünkü kasılmaların aralıkları sabitlendi belirli aralıklarla sürekli tekrarlıyordu. yine fark edemedim. eşime söylediğimde ise o da bunun normal olduğunu düşündü ve hafta sonu olduğu için çok da gerekli değilse hafta içini beklememiz gerektiğini söyeledi. salı nede olsa kontrolümüz vardı. ama benim bebeğim ertesi gece hayata gözlerini açmıştı.
pazartesi sabahı okula gitmek için hazırlanıyordum ilk 2 saat dersim yoktu. eşimi işe uğurladım ben de kapıdan çıkmak üzereydim ki içimdeki ses okula gitmemem gerektiğini doktora gitmem gerektiğini söyledi. eşimi geri çaırdım ve doktorumdan acil randevu aldım sözde acil randevu 11 30 da oradaydık fakat beni muayene etmesi 15 i buldu. sekreter kızın hatası. araya da 2 doğum girince bu saate kalmıştık nts cihazına girdim hiç sancım yoktu cihaza göre ki ben sürekli sancı çekiyordum. ama hala rahattım.
doktorum muayene ederken ultrasonda gördüklerinden dolayı yüz ifadesi değişti şok olmuştu. muayenede 4 5 cm açılma olduğunu ölçtü ve bizi büyük bi hastaneye gönderdi bebeğimin yaşama ihtimalinin çok dşük olduğunu söyleyip.
ben ise yıkılmıştım. yaşadıklarımdan duyduğum endişe ve üzüntüden dolayı kasılmalarım hızla artıyodu. hastaneye gittiğimiz süre içerisinde 6 cm olmuştu açıklık. doktorum o hastaneye ait değildi yanlızdım uzman bile yoktu

ben durdurulacağını umarken gece 01:25 bebeğim nefes almadan dünyaya geldi kalbi durmuştu ben bunlardan habersiz odada bir sürü doktor bebeğimle ilgileniyordu. ama ben yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyodum.
bebeğimin alacağı bi nefes için ömrümü verirdim. bebeğim artık doğmuştu 26 haftaya yeni başlamış, 1020 gr. ağırlığında dünyalar güzeli prematüre olmasına rağmen bi bebekti. ilk 3 gün içinde bi sürü travma yaşadık beyin kanaması akciğer kanaması, kalbnde kapanmayan bi sürü açıklık, organları etkilemiş ileri derecede enfeksiyon... kilo kaybıda oldu 840 gr. idi şişliği attığında. tam 3 buçuk ay her gün hastaneye giderek bebeğimi yarım saat küvözün camının ardından görebilmenin mutluluğu ile eve geliyordum. her gün gittiğimde aldığı 1 gr için mutlu oluyordum. oksijene bağlı iken cihazın gösterdiği iyi olan her bir derece için umutla giderdim.
ama bu süre içerisinde yüce allahtan her şeye kadir olan mevlamdan kesinlikle ümidimi yitirmedim ve sabrettim eninde sounda bebeğime kavuşacaktım. doktorlarımız hep hazırlıklı olmamız gerektiğini dile getiriyorlardı. ben ise onlara bebeğimin yaşayacağını ve düşüncelerinde hatalı olduklarını söylerdim. nihayet benim güzel küçük kuzumun sağlığı yerinde allahıma binlerce kere hamd olsun artık 16 aylık oldu daha yeni oturmaya başladık yuvarlanarak gitmek istediği yere gidiyor. inşallah tıpış tıpış yürüdüğü günleri de göreceğim anne diye arkamdan koştuğu günleri de.
arkadaşlar lütfen siz bebekleriniz için onların hayatlarını taşıyan kaynaksınız kesinlikle artık öncelik onun hayatı lütfen çok dikkat edin kendinize. yorulmayın ve üzülmeyin.
ben çok şanslıydım ama siz benden daha şanslısınız çünkü hamileliğim süresince ben plesanta previalı olduğumu bilmiyordum. hastanede doğumu beklerken öğrendim daha ne olduğunu bilmezken doğum yaptım. güvendiğiniz doktorlara gidiniz ve içinizdeki sese kulak veriniz hisleriniz sizi yanıltmaz ve ne düşünürseniz onu yaşarsınız.