• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

DEĞER GÖRMEK İSTİYORUM

Suenoelamor

Kullanıcı üyeliğini pasifleştirmiştir.
Üyelik İptali
Kayıtlı Üye
Katılım
10 Mayıs 2025
Mesajlar
506
Emoji Skoru
168
Puanlar
18
Kadınlar kulubünün çok samimi akıllı kadınları , siz hayatta nasıl değer görüyorsunuz?


Uzun zamandır içimde biriken bir konuyu paylaşmak istiyorum çünkü gerçekten yoruldum…
Nedense hep iyi niyetli olan, anlayış gösteren, alttan alan taraf ben oluyorum ama sonuç hep aynı:
Saf yerine konulan, parası giden, emeği hiçe sayılan kişi yine ben oluyorum.


İnsanlara güveniyorum, sözlerine inanıyorum, “ayıp olmasın” diyorum ama en sonunda kazık atılan taraf olmak çok ağır geliyor.
Maddi olarak kaybettiklerim bir yana, asıl canımı yakan şey değer görmemek.
İnsan bir noktadan sonra şunu sorguluyor:
“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Artık şunu merak ediyorum arkadaşlar:
Değerli olmanın yolu nedir?
İyi niyetli olmak gerçekten bu kadar mı cezalandırılıyor?
İnsanlara fazla mı yüz veriyorum?
Baştan sınır koymayı mı beceremiyorum?

Herkes “hayır demeyi öğren” diyor ama bunu nasıl yapıyorsunuz?
Vicdan yapmadan, suçluluk hissetmeden, karşı tarafı kırmadan ama kendinizi de ezdirmeden…
Bunu gerçekten başaranlar varsa, nasıl başardınız?
Mesela üniversitede notlarım çok iyiydi kimsenin çözemediği bir soruyu çözdüm sınava diğer konulara çalışacağım
bir kız geldi beni tavladı sabaha kadar o soruyu anlattım o çok yüksek almıştı bense baya düşük diğer konulara çalışamamıştım.

Beni sömürmek isteyen ancak hayatımdan çıkaramayacağım akraba olur eş dost kişilere karşı nasıl davranmalıyım .

Mesela sevgiğim insanın cevresinde varsa zararlı insanlar nasıl orta yolu bulmalıyım . Benim tavrım biraz yıkıcı oluyor haklıyken haksız oluyorum.



Ben artık sürekli kaybeden, hep susan, hep idare eden kadın olmak istemiyorum.
Hem maddi hem manevi olarak değer görmek, saygı duyulmak istiyorum.
Hayırlarımda öfke patlaması şeklinde oluyor hep evet diyen biri sinirle artık hayır diyor
önceki konularımdan vurmayın rahatsız oluyorum

Tecrübelerinizi, yaşadıklarınızı, “ben şunu değiştirdim ve hayatım değişti” dediğiniz şeyleri paylaşırsanız çok sevinirim.
Gerçekten desteğe ve yol gösterilmeye ihtiyacım var 🙏
 
Yazıyı yapay zekaya yazdırana kadar soruyu ona sorsaydınız keşke
@Mune@KAZEN her konuma böyle cevaplar geliyor konu açamıyorum benim cümlelerim çok devrik iştede yapay zekaya düzenlettiyorum whatsap mesajlarımı bile bana yardımcı olurmusunuz ben arkadaşca dertleşmek istiyorum ancak konularım sabote ediliyor yapay zeka kullanmak yasaksa diyin kullanmayım
 
@Mune@KAZEN her konuma böyle cevaplar geliyor konu açamıyorum benim cümlelerim çok devrik iştede yapay zekaya düzenlettiyorum whatsap mesajlarımı bile bana yardımcı olurmusunuz ben arkadaşca dertleşmek istiyorum ancak konularım sabote ediliyor yapay zeka kullanmak yasaksa diyin kullanmayım
Anonim olduğu yerde bile ilk eleştiride yönetime şikayete başvuran gerçek hayatta nasıl davranıyordur ki değer görsün .
ikili ilişkileriniz nasıl olcak
 
@Mune@KAZEN her konuma böyle cevaplar geliyor konu açamıyorum benim cümlelerim çok devrik iştede yapay zekaya düzenlettiyorum whatsap mesajlarımı bile bana yardımcı olurmusunuz ben arkadaşca dertleşmek istiyorum ancak konularım sabote ediliyor yapay zeka kullanmak yasaksa diyin kullanmayım
Cümle kurmayı öğrenmeye ne dersiniz peki? Yapay zeka son 1 senedir bu kadar yaygın ondan önce napıyordunuz?
Ben de çok harika yazmıyorum ama insanın anadilinde cümle kuramaması saçma geliyor.
 
Anonim olduğu yerde bile ilk eleştiride yönetime şikayete başvuran gerçek hayatta nasıl davranıyordur ki değer görsün .
Hayır her konumda bu tavırla karşılaşıyorum artık konu açamaz boyuta geldim ilk değil bu yaptığım yorumlarda bile dalga gecen bir grup var
 
Cümle kurmayı öğrenmeye ne dersiniz peki? Yapay zeka son 1 senedir bu kadar yaygın ondan önce napıyordunuz?
Ben de çok harika yazmıyorum ama insanın anadilinde cümle kuramaması saçma geliyor.
Lisede ortapokulda paragraf bile yazıyordum 2 senedir ağır şeyler yaşadım mesajlarım çok karman çorman oluyor neden konu dışıunda sana açıklsama yapıyorum yaptığın çok ayıp konuyla alakalı birşeyler yazmöanı rica edşiyorum ama atışmışsın bende demekiki göz ardı etmişim
 
Eeee daha önceki konularınızı silmişsiniz, nasıl vuracağız? Pek huyum değil zaten bakmakta, böyle negatif bir etki bırakıyorsunuz insanda, yanlış anlamayın tanımam etmem sizi.
 
e dalga gecenın yorumunu şikayet edin hakaret ederse
Olur ama yapay zekada yasak mı onu öğretmek istiyorum çünkü artık cidden çok yoruldum zaten yanlızıum burda bir 2 arkadaş gelir konuşuruz diyorum pat bir yorum konu bambaşka yerlere sapıyor
 
Kadınlar kulubünün çok samimi akıllı kadınları , siz hayatta nasıl değer görüyorsunuz?


Uzun zamandır içimde biriken bir konuyu paylaşmak istiyorum çünkü gerçekten yoruldum…
Nedense hep iyi niyetli olan, anlayış gösteren, alttan alan taraf ben oluyorum ama sonuç hep aynı:
Saf yerine konulan, parası giden, emeği hiçe sayılan kişi yine ben oluyorum.


İnsanlara güveniyorum, sözlerine inanıyorum, “ayıp olmasın” diyorum ama en sonunda kazık atılan taraf olmak çok ağır geliyor.
Maddi olarak kaybettiklerim bir yana, asıl canımı yakan şey değer görmemek.
İnsan bir noktadan sonra şunu sorguluyor:
“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Artık şunu merak ediyorum arkadaşlar:
Değerli olmanın yolu nedir?
İyi niyetli olmak gerçekten bu kadar mı cezalandırılıyor?
İnsanlara fazla mı yüz veriyorum?
Baştan sınır koymayı mı beceremiyorum?

Herkes “hayır demeyi öğren” diyor ama bunu nasıl yapıyorsunuz?
Vicdan yapmadan, suçluluk hissetmeden, karşı tarafı kırmadan ama kendinizi de ezdirmeden…
Bunu gerçekten başaranlar varsa, nasıl başardınız?
Mesela üniversitede notlarım çok iyiydi kimsenin çözemediği bir soruyu çözdüm sınava diğer konulara çalışacağım
bir kız geldi beni tavladı sabaha kadar o soruyu anlattım o çok yüksek almıştı bense baya düşük diğer konulara çalışamamıştım.

Beni sömürmek isteyen ancak hayatımdan çıkaramayacağım akraba olur eş dost kişilere karşı nasıl davranmalıyım .

Mesela sevgiğim insanın cevresinde varsa zararlı insanlar nasıl orta yolu bulmalıyım . Benim tavrım biraz yıkıcı oluyor haklıyken haksız oluyorum.



Ben artık sürekli kaybeden, hep susan, hep idare eden kadın olmak istemiyorum.
Hem maddi hem manevi olarak değer görmek, saygı duyulmak istiyorum.
Hayırlarımda öfke patlaması şeklinde oluyor hep evet diyen biri sinirle artık hayır diyor
önceki konularımdan vurmayın rahatsız oluyorum

Tecrübelerinizi, yaşadıklarınızı, “ben şunu değiştirdim ve hayatım değişti” dediğiniz şeyleri paylaşırsanız çok sevinirim.
Gerçekten desteğe ve yol gösterilmeye ihtiyacım var 🙏

Iyi niyetli insanlae deger gormez, ne yazikki cahilligin ovuldugu, yüceltildigi topluluklarda biraz olsun cahillikten azadeyseniz, iyi niyetli ve pasifseniz ezilirsiniz.

Acik ve net, kotu davrandigin insanlardan deger göruyorsun bu ulkede.
 
Lisede ortapokulda paragraf bile yazıyordum 2 senedir ağır şeyler yaşadım mesajlarım çok karman çorman oluyor neden konu dışıunda sana açıklsama yapıyorum yaptığın çok ayıp konuyla alakalı birşeyler yazmöanı rica edşiyorum ama atışmışsın bende demekiki göz ardı etmişim
Seni çok iyi anlıyorum, yazdıklarının çoğunu birebir yaşamış biri olarak söylüyorum. Şunu en başta net söyleyeyim: sorun iyi niyetli olman değil, iyi niyetini kontrolsüz ve sınırsız sunman. Bu ikisi çok karıştırılıyor.
Ben de eskiden “ayıp olmasın”, “kırılmasın”, “ben yapmazsam kim yapacak” diye diye hem maddi hem manevi çok kaybettim. Şunu fark ettiğim gün hayatım değişti:
İyi niyet, herkese her zaman açık bir kapı olmak değildir.
Üniversitedeki örneğin çok tanıdık… Orada yapılan şey yardım istemek değil, açık açık emek sömürüsü. Sen kötü biri değildin, o kişi de masum değildi. O noktada yapılması gereken şey “hayır” demekti ama bunu bize kimse öğretmedi. Biz hep “iyi kız” olmayı öğrendik.
“Hayır demeyi nasıl yapıyorsunuz?” kısmına gelirsek:
Ben şunu öğrendim → uzun açıklama yapmadan, savunmaya geçmeden hayır demek.
Mesela:
“Bu konuda yardımcı olamayacağım.”
“Buna vaktim yok.”
“Benim için uygun değil.”
Nokta. Açıklama yaptıkça karşı taraf pazarlık alanı buluyor.
Hayatından çıkaramayacağın insanlar (akraba, eş dost) için de şu çok işe yarıyor:
Mesafe + netlik.
Her şeyi anlatmak zorunda değilsin. Her isteğe cevap vermek zorunda hiç değilsin. Soğuk olmak değil bu, kendini korumak.
Sevdiğin insanların çevresindeki zararlı kişiler konusunda da şunu söyleyebilirim:
Orta yolu bulmak, susmak demek değil. Ama patlayarak değil, erken ve sakin uyararak sınır koymak. Senin dediğin gibi patlama yaşandığında haklıyken haksız duruma düşülüyor. Çünkü sınır çok geç konmuş oluyor.
Benim en büyük değişimim şu oldu:
“Beni rahatsız eden şeyi ilk anda, küçükken söylüyorum.”
O zaman kimse seni “yıkıcı” olarak etiketleyemiyor.
Son olarak şunu içtenlikle söyleyeyim:
Değer görmek için daha iyi, daha anlayışlı, daha fedakâr olmaya çalışmak işe yaramıyor.
Değer, sınırı olan insana veriliyor.
Bunu öğrenmek zor ama mümkün. Yalnız değilsin, gerçekten değilsin. 🌱
 
Iyi niyetli insanlae deger gormez, ne yazikki cahilligin ovuldugu, yüceltildigi topluluklarda biraz olsun cahillikten azadeyseniz, iyi niyetli ve pasifseniz ezilirsiniz.

Acik ve net, kotu davrandigin insanlardan deger göruyorsun bu ulkede.
aslında içimi acıtan şey başka @Salon Kadini mesela enayi yerine konulmak zoruma gidiyor soğuk olmadan hır gür çıkmadan kendimi nasıl koruyabilirim eski çalıştığım pırlantacıda bir kadın vardı herkesi şikayet ederdi sevgilileri vardı sevgilisi değil yani çok kötü davranırdı çok değer gördüğünü söylerdi ben iletişimi ordan ayrılınca kstim
 
aslında içimi acıtan şey başka @Salon Kadini mesela enayi yerine konulmak zoruma gidiyor soğuk olmadan hır gür çıkmadan kendimi nasıl koruyabilirim eski çalıştığım pırlantacıda bir kadın vardı herkesi şikayet ederdi sevgilileri vardı sevgilisi değil yani çok kötü davranırdı çok değer gördüğünü söylerdi ben iletişimi ordan ayrılınca kstim
Iste iyi, temiz, saf insan bu ulkede deger gormuyor. Icindeki iyiligi koru ama haketmeyene yansitma, birak kotu bilsinler, senin kendini enayi gibi hissedip uzulmenden yeğdir.

Ben yaklasik 30 yasimdayken yasadim bu aydinlanmayi kazik yiye yiye, sonra baktım kime amiyane tabirle kopek ceksem benden kıymetlisi olmadi.
 
Seni çok iyi anlıyorum, yazdıklarının çoğunu birebir yaşamış biri olarak söylüyorum. Şunu en başta net söyleyeyim: sorun iyi niyetli olman değil, iyi niyetini kontrolsüz ve sınırsız sunman. Bu ikisi çok karıştırılıyor.
Ben de eskiden “ayıp olmasın”, “kırılmasın”, “ben yapmazsam kim yapacak” diye diye hem maddi hem manevi çok kaybettim. Şunu fark ettiğim gün hayatım değişti:
İyi niyet, herkese her zaman açık bir kapı olmak değildir.
Üniversitedeki örneğin çok tanıdık… Orada yapılan şey yardım istemek değil, açık açık emek sömürüsü. Sen kötü biri değildin, o kişi de masum değildi. O noktada yapılması gereken şey “hayır” demekti ama bunu bize kimse öğretmedi. Biz hep “iyi kız” olmayı öğrendik.
“Hayır demeyi nasıl yapıyorsunuz?” kısmına gelirsek:
Ben şunu öğrendim → uzun açıklama yapmadan, savunmaya geçmeden hayır demek.
Mesela:
“Bu konuda yardımcı olamayacağım.”
“Buna vaktim yok.”
“Benim için uygun değil.”
Nokta. Açıklama yaptıkça karşı taraf pazarlık alanı buluyor.
Hayatından çıkaramayacağın insanlar (akraba, eş dost) için de şu çok işe yarıyor:
Mesafe + netlik.
Her şeyi anlatmak zorunda değilsin. Her isteğe cevap vermek zorunda hiç değilsin. Soğuk olmak değil bu, kendini korumak.
Sevdiğin insanların çevresindeki zararlı kişiler konusunda da şunu söyleyebilirim:
Orta yolu bulmak, susmak demek değil. Ama patlayarak değil, erken ve sakin uyararak sınır koymak. Senin dediğin gibi patlama yaşandığında haklıyken haksız duruma düşülüyor. Çünkü sınır çok geç konmuş oluyor.
Benim en büyük değişimim şu oldu:
“Beni rahatsız eden şeyi ilk anda, küçükken söylüyorum.”
O zaman kimse seni “yıkıcı” olarak etiketleyemiyor.
Son olarak şunu içtenlikle söyleyeyim:
Değer görmek için daha iyi, daha anlayışlı, daha fedakâr olmaya çalışmak işe yaramıyor.
Değer, sınırı olan insana veriliyor.
Bunu öğrenmek zor ama mümkün. Yalnız değilsin, gerçekten değilsin. 🌱
mesela bir ortamdayken beni sömüren kişiye tavrımı nasıl koymalıyım net yaptığın ayıp desem hır gür çıkıyor ben suçlu olmadan onu yaptığından utandırmak istiyorum ama kaybetmeden
 
Iste iyi, temiz, saf insan bu ulkede deger gormuyor. Icindeki iyiligi koru ama haketmeyene yansitma, birak kotu bilsinler, senin kendini enayi gibi hissedip uzulmenden yeğdir.

Ben yaklasik 30 yasimdayken yasadim bu aydinlanmayi kazik yiye yiye, sonra baktım kime amiyane tabirle kopek ceksem benden kıymetlisi olmadi.
annem verilce kıymetsizleşir der almak için dolanmalı karşındaki kişi der ben emeğimi çok kolay mı veriyorum acaba bazılarına bakıyorum çok zor harcıyor veriyor
 
Kadınlar kulubünün çok samimi akıllı kadınları , siz hayatta nasıl değer görüyorsunuz?


Uzun zamandır içimde biriken bir konuyu paylaşmak istiyorum çünkü gerçekten yoruldum…
Nedense hep iyi niyetli olan, anlayış gösteren, alttan alan taraf ben oluyorum ama sonuç hep aynı:
Saf yerine konulan, parası giden, emeği hiçe sayılan kişi yine ben oluyorum.


İnsanlara güveniyorum, sözlerine inanıyorum, “ayıp olmasın” diyorum ama en sonunda kazık atılan taraf olmak çok ağır geliyor.
Maddi olarak kaybettiklerim bir yana, asıl canımı yakan şey değer görmemek.
İnsan bir noktadan sonra şunu sorguluyor:
“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Artık şunu merak ediyorum arkadaşlar:
Değerli olmanın yolu nedir?
İyi niyetli olmak gerçekten bu kadar mı cezalandırılıyor?
İnsanlara fazla mı yüz veriyorum?
Baştan sınır koymayı mı beceremiyorum?

Herkes “hayır demeyi öğren” diyor ama bunu nasıl yapıyorsunuz?
Vicdan yapmadan, suçluluk hissetmeden, karşı tarafı kırmadan ama kendinizi de ezdirmeden…
Bunu gerçekten başaranlar varsa, nasıl başardınız?
Mesela üniversitede notlarım çok iyiydi kimsenin çözemediği bir soruyu çözdüm sınava diğer konulara çalışacağım
bir kız geldi beni tavladı sabaha kadar o soruyu anlattım o çok yüksek almıştı bense baya düşük diğer konulara çalışamamıştım.

Beni sömürmek isteyen ancak hayatımdan çıkaramayacağım akraba olur eş dost kişilere karşı nasıl davranmalıyım .

Mesela sevgiğim insanın cevresinde varsa zararlı insanlar nasıl orta yolu bulmalıyım . Benim tavrım biraz yıkıcı oluyor haklıyken haksız oluyorum.



Ben artık sürekli kaybeden, hep susan, hep idare eden kadın olmak istemiyorum.
Hem maddi hem manevi olarak değer görmek, saygı duyulmak istiyorum.
Hayırlarımda öfke patlaması şeklinde oluyor hep evet diyen biri sinirle artık hayır diyor
önceki konularımdan vurmayın rahatsız oluyorum

Tecrübelerinizi, yaşadıklarınızı, “ben şunu değiştirdim ve hayatım değişti” dediğiniz şeyleri paylaşırsanız çok sevinirim.
Gerçekten desteğe ve yol gösterilmeye ihtiyacım var 🙏
Değer görmek insanın kendine değer vermesiyle başlar. İnsan kendini sevmiyorsa,kendine değer vermiyorsa çevresindeki kişiler de bu rolü alırlar. Sınır koyamamak, hayır diyememek, fazla alttan almak, alma verme dengesini bozup verici olmak sanırım birçok kişinin problemi haline gelmiş bir durum. Ben bu sorunu hayatımdaki insanları azaltarak teker teker silerek çözmeye çalışıyorum. Aile içinde sınır koyma, değer görme konusuna diyecek bir şeyim yok maalesef.
 
mesela bir ortamdayken beni sömüren kişiye tavrımı nasıl koymalıyım net yaptığın ayıp desem hır gür çıkıyor ben suçlu olmadan onu yaptığından utandırmak istiyorum ama kaybetmeden
Tam burada çok net bir şey söyleyeyim:
Birini hem utandırıp hem de kaybetmeden sınır koymak çoğu zaman mümkün değil. Çünkü seni sömüren kişi zaten yaptığı şeyin “ayıp” olduğunu biliyor. Sen açık söyleyince hır gür çıkarmasının sebebi bu. Savunmaya geçiyor.
O yüzden taktik “ayıp” demek değil, oyunu kapatmak olmalı.
Şöyle düşün:
Utandırmaya çalıştıkça güç ona geçiyor.
Sessiz ama net davrandığında güç sende kalıyor.
Ortam içindeyken işe yarayan yöntemler
1. Açıklama yapma, durdur.
“Niye, çünkü…” yok.
“Buna girmiyorum.”
“Bu konuyu geçiyorum.”
“Bunu yapmayacağım.”
Bunlar suçlama değil, karar cümlesi. Tartışma açmaz.
2. Topaç gibi döndürme (en etkili yöntem)
O senden bir şey istiyor → sen yükü ona iade ediyorsun.
“Sen daha iyi biliyorsundur.”
“Bunu sen halledersin.”
“Ben bu işin tarafı değilim.”
Hem kibar hem kapatıcı. Ortam gerilmez.
3. Ayna tekniği (utandırmanın zarif hali)
Ayıp demiyorsun, yaptığını ona tekrar ettiriyorsun.
“Yani diyorsun ki ben bunu yapayım, sen faydalan.”
“Bunu benim üstlenmemi bekliyorsun, doğru mu?”
Bunu sakin sesle söyle. İnsanlar o an susuyor.
Çünkü gerçek yüzlerine vuruluyor ama suçlama yok.
4. Gülümseyerek sınır koyma
Bu çok sinir bozucu ama çok etkili.
“Ben yokum bu işte 🙂
“Bu bana uymuyor 🙂
Gülümseme, senin sakin olduğunu gösterir; karşı taraf agresif görünür.
En kritik nokta (burası önemli)
Onu kaybetmeden sınır koymak istiyorsan, şunu kabullenmen gerekiyor: Seni sadece verdiğin için yanında tutan biri, sınır koyunca zaten gider.
Bu bir kayıp değil, eleme.
Sen suçlu olmak istemiyorsun ama şunu bil:
Sömürülmeyince huzursuz olan biri, zaten seninle eşit ilişki kurmuyordur.
Son bir cümle bırakıyorum, aklında dursun:
“Benim sınırım başkasının rahatsızlığıyla ölçülmez.”
 
Tam burada çok net bir şey söyleyeyim:
Birini hem utandırıp hem de kaybetmeden sınır koymak çoğu zaman mümkün değil. Çünkü seni sömüren kişi zaten yaptığı şeyin “ayıp” olduğunu biliyor. Sen açık söyleyince hır gür çıkarmasının sebebi bu. Savunmaya geçiyor.
O yüzden taktik “ayıp” demek değil, oyunu kapatmak olmalı.
Şöyle düşün:
Utandırmaya çalıştıkça güç ona geçiyor.
Sessiz ama net davrandığında güç sende kalıyor.
Ortam içindeyken işe yarayan yöntemler
1. Açıklama yapma, durdur.
“Niye, çünkü…” yok.
“Buna girmiyorum.”
“Bu konuyu geçiyorum.”
“Bunu yapmayacağım.”
Bunlar suçlama değil, karar cümlesi. Tartışma açmaz.
2. Topaç gibi döndürme (en etkili yöntem)
O senden bir şey istiyor → sen yükü ona iade ediyorsun.
“Sen daha iyi biliyorsundur.”
“Bunu sen halledersin.”
“Ben bu işin tarafı değilim.”
Hem kibar hem kapatıcı. Ortam gerilmez.
3. Ayna tekniği (utandırmanın zarif hali)
Ayıp demiyorsun, yaptığını ona tekrar ettiriyorsun.
“Yani diyorsun ki ben bunu yapayım, sen faydalan.”
“Bunu benim üstlenmemi bekliyorsun, doğru mu?”
Bunu sakin sesle söyle. İnsanlar o an susuyor.
Çünkü gerçek yüzlerine vuruluyor ama suçlama yok.
4. Gülümseyerek sınır koyma
Bu çok sinir bozucu ama çok etkili.
“Ben yokum bu işte 🙂
“Bu bana uymuyor 🙂
Gülümseme, senin sakin olduğunu gösterir; karşı taraf agresif görünür.
En kritik nokta (burası önemli)
Onu kaybetmeden sınır koymak istiyorsan, şunu kabullenmen gerekiyor: Seni sadece verdiğin için yanında tutan biri, sınır koyunca zaten gider.
Bu bir kayıp değil, eleme.
Sen suçlu olmak istemiyorsun ama şunu bil:
Sömürülmeyince huzursuz olan biri, zaten seninle eşit ilişki kurmuyordur.
Son bir cümle bırakıyorum, aklında dursun:
“Benim sınırım başkasının rahatsızlığıyla ölçülmez.”
Noktasina virgülüne katiliyorum, kitap cikar satin alalim.
 
Değer görmek insanın kendine değer vermesiyle başlar. İnsan kendini sevmiyorsa,kendine değer vermiyorsa çevresindeki kişiler de bu rolü alırlar. Sınır koyamamak, hayır diyememek, fazla alttan almak, alma verme dengesini bozup verici olmak sanırım birçok kişinin problemi haline gelmiş bir durum. Ben bu sorunu hayatımdaki insanları azaltarak teker teker silerek çözmeye çalışıyorum. Aile içinde sınır koyma, değer görme konusuna diyecek bir şeyim yok maalesef.
bende şöyle oluyor yapıyorum yapıyorum çok iyi gidiyor sonra birden çok kötü patlıyorum
 
Back
X