- 4 Temmuz 2013
- 7.360
- 6.944
- 248
- Konu Sahibi Sevgi_MeLegi
-
- #41
Kırmızıyla boyadığım yer,birilişkiyi bitirmek için bir tanesi bile yeterli ve geçerli sebep.Sen bakma ayrılan insanın acıdan ah vah edip kahretmesini.Sana saygısı olan,seni ayrılırsan kahrolacak kadar seven insan,zaten hayatını düzene koymuştu şimdiye kadar.Ben bu erkekleri anlamıyorum.İş güç yok,saygı yok,geleceğe yatırım yok,sonra da kız onu bırakınca suçlu oluyor.Yahu neye güvenerek kızları ellerinde tutmaya çalışıyorlar.Annenin böyle bir insanı damat olarak istememesinden daha doğal ne olabilir.Ama sen de sadece annen değil,kendi gerekçelerini söylemeliydin.Günlerdir bu konu ile boguluyorum karar veremiyorum hiç birşeye cesaretim yok 2 bucuk yıllık bir ilişkimi bitirdim.. Sebebi ise ona olan hislerimini eskisi gibi olmaması ona aşık olmamam ve aramızdaki saygının bitmesi.. işinin gücünün olmaması hiç bir birikiminin olmaması su an için geleceğimin o kişi ile parlak olmaması .. Ama o kişi cok acılar cekiyor.. kahrolmuş maffolmuş durumda bende acı cekiyorum benim içimde kolay değil vicdanım sızlıyor hala bir umut beni bekliyor. Ve ben kötü birşey daha yaptım.. O beni onu parası için sattımı bıraktıgımı düşündü nefret etti benden vazgeçmişti.. o kadar zoruma gitti ki dayanamadım ve mesaj attım annemin onu istemedini söyledim.. seni paran için satmadım dedim.. yükü kendi üzerimden çektimbuda ona inandı ve bana senden vazgeçmeyeceğim çare bulacağız göreceksin dedi.. Sanırım onu tamamen kaybetmeyi göze alamadım acı cekmeyi pişman olmayı o cesareti bulamadım.
kendimden cok kızıyorum kendime ne gitmeye ne kalmaya cesaretim var onun hayatınıda maffettim .. Ona hiç bir zaman ona olan duyguların değiştini söyleyemedim..
o bu bahane oldu saygı bahane oldu kavgalar oldu.. bu konu böyle..
Teyzemin eşinin bir yiğeni varmış... işinde gücünde 27 yaşında evlenebilecek birisini arıyorlarmış.. teyzeminde aklına ben gelmişim beni uygun görmüş Cok efendi saygılılarmış durumlarıda cok iyiymiş 1 sene yurt dışı yapacakmış nişanlandıktan sonra evisini arabasını herşeyini alacakmış.. Teyzem diyor ki cok rahat edersin ömrün boyunca her istediğini alırlar yaparlar ev eşya nişan düğün konusnda .. Önce olmaz dedim Ama teyzem cok ısrar etti cocuga baktım faceden acıkcası begenmedim içim atmadı Ama resimle birebir aynı olmaz dedim teyzem hiç yoktan bir görüş olmassa olmasın dedi ne kaybedeceksin dedi. cocukla konuştum baya bi efendi saygılı birisi. cok düşündüm bir yandan vicdanım.. ayrıldım cocuk ve onun hayatı.. bir yandan karşıma böyle bir fırsat cıkması napacağıım bilmiyorum . Ben yanıma yakışşsın isterdim hep evleneceğim kişinin.. tabi herşey görünüş değil elbet biliyorum ama napacağımı bilmiyorum görüşşem mi bilmiyorum
Bir yandan cok kötü vicdan azabı cekiyorum bunalıma girdim birde karşımdaki insana yalan söyledim.. şimdi iyice umutlandı onu annemin istemediği için bıraktımı düşünür oldu hep vazgeçemeyeceğim cabalayacağım beni bekle işimi gücümü kuracağım .. alacağım seni diyor.. hiç birşey diyemedim yapamadım Çok kötü biriyim onunda hayatını maffettim sırf onu tamamen kaybetmeyi göze alamadım için bunu yaptım yada yalnızık alışmışlk korkusu bilmiyorum yalnız kalmayı pişman olmayı göze alamadım.. cok igrenç birşey bu
Değişik fikirlere düşüncelere o kadar ihtiyacım var ki. Lütfen yardım edin bana işin içinden cıkamaz oldum Napacagım benŞ eğer görüşürde olursa.. peki ayrldım kişi nolcak onun hayatı nolcak hadi kendine birşey yaparsa of of
Gelelim diğer konuya,bir insanın düğününde her istediğini yapacak olması,efendi olması,durumunun iyi olması sence evlilik için yeterli sebepmi.Bir kızın evlendiğinde maddi açıdan sıkıntısı yoksa mı rahat eder.Evlilikteki rahatlık maddi kısımmıdır.Şimdi bunca evli kızların rahat olmalarının veya mutlu olmalarının sebebi,zengin olmalarımıdır.Bir insana için ısınmadıysa beğenmediysen konu bitmiştir.Kafa yapısı,yaşam tarzı,düşünceleri,bir kadına bakışı,evliliğe bakışı,kendini ne şekilde nasıl yetiştirdiği,herşeyden önce yıldızınızın uyuşmasıdır asıl rahatlık.Acelen ne evlenmek için.Karşına çıkan her bekarı değerlendireceksin diye bir kural yok.