ahh ahh cnmm okudugumda vallahı 3-4 ay öncesine döndüm.. Benzer hikayeyi ben de yaşamıştım..Aşık olamayan biriyim diye yakınırken biri çıkmıştı karşıma gene umursamıyordum. Sadece canımın çok sıkıldığı yapcak bir işimin olmadığı gün dışarı çıkalım önerisini kabul ettim. Öncesinde de olduğu gibi sohbetimiz, herşeyimiz çok uyumluydu ve beni mutlu etmek için kırk takla atan bi adam vardı karşımda.. Ben hala donukluğumu koruyordum.Ama ilgisi,sürprizleri, kelimelere döktüğüm her isteğin anında onun tarafından yapılması kısaca bu denli şımartılmak hoşuma gitmişti.Artık her an her dakıkamız beraber gecıyordu. Sürpriz haftasonu şehirdışı kaçamakları, onun dışında beni mutlu edebilecek her türlü sürpriz devam...
Ben artık o kadar şımarmışım ki.. Sürekli kapris kapris, ufacık şeylerden olaylar çıkarma ki bunlardan içten içe zevk alır hale gelmiştim.. Sürekli bitti diyorum istemiyorum seni diyorum ama sürekli ağlamaklı şekilde beni sevdiğini söyleyen bir adam napsam peşimden koşan bi adam vardı.. Seni seviyorum derdi haha aynı kişiyi seviyoruz ne güzel tarzı laflar ederdim.
Derken ilk yüzük takma teklifi benden gelen cevap: "Ayy takamam yüzük falan sıkıntı basar beniiii.."
15 güne kalmadan gelen evlenme teklifi,benden gelen cevap " Bu yaşımda evliliik düşüneceğimi hiiiiç sanmıyorum. Daha yaşanacak hayatım var".
Sonra şehirdışına yaptıgım bi yolculuk nedeni ile bir hafta görüşemedik. Ciddi anlamda özlediğimi, ona çok alıştığımı farkettim normalde 1 ay kalıcaktım gittiğim yerde 1 haftada dayanamadım döndüm. Döndüğümde daha duygusallaşmıştım hep yanımda olmasını istiyordum. Azcık ilgilenmediğinde deliye dönüyordum. Her dakika yanımda olan insanı illaki kıskancak bişeyler buluyordum ki kaybetme korkusu da başlamıştı. Gene bir sabah bir kıskançlık krizim sonrası (bir kız arkadaşı mesaj attı onu attığı gibi göstermedi diye )onu istemediğimi böyle huzursuz bi ilişkiye tahammül edemediğimi söyledim. Gene ağlamaklı gözlerle beni ölesiye sevdiğini gereksiz şeylere üzüldüğüm için onu kahrettiğimi söyledi. Neyse akşam yine görüşcektik ben hala mesajdaydım haddini bildirmeliydim ayrılık tehditleriyle. Görüştük ben suratsızlıgıma tam gaz devam ederken hiç beklemediğim bir lafla resmen noldugumu sasırdım.Sabahki gözlerinden aşk fışkıran insan gitmiş yerine donuk bakan ve ikimiz için de en dogrusu ayrılmamız gerektiğini söyleyen biri gelmişti. O şokla hayatımda hiç yapmadığım şeyi yapmıştım ona sarılıp nolur beni bırakma diye ağlamaya başladım. Hala aynı donuklukla bitmesi gerektiğini söylüyordu. Yaşadığım acıyı anlatamam dünyam başıma yıkıldı sanki,eziliyorum acıdan. Rezil olmuşum falan umrumda değil..Yarım saat aynı yalvarış yakarışla devam için ikna ettim ama hala davranışları çok soğuk.. Zaten bir gün sonra da kesin bir şekilde beni istemediğini söyledi. Şoku atlattığım için gururum yerine gelmiş üstelememiştim fakat hala dışa vurmasam da içim ağlıyor dayanılmaz şekilde yanıyordu. Bir hafta sonra zorda kaldığım bir gün farkında olmadan ilk aradığım gene oydu..Geldi de sürekli sarılıyoruz,seni özledim diyor üstüne sordum neyiz biz diye? Bilmiyorum bana zaman ver dedi bi 15 gün sonra konuşalım bunları dedi. Orada sinirim attı benimle oynayamazsın dedim şimdi git 15 gün sonra gel ne bu yaa karaktersiz miyim ben dedim gittim.
Özetle 1 hafta ölüyorum sanmıştım.. Bir daha asla mutlu olamayacagımı düşündüm, Sürekli mutsuzum sürekli mutsuzum hiç birşey tat vermiyor. Her şey hatırlatıyor gözzlerim doluyor. Sonunda farkettimm ki benimki ne sevgiymiş ne de aşk sadece varlıgına, ilgisine çok alışmışım ve ayrılık beklemediğim bir anda dannn diye gelince aşk acısı sanmıştım. En son gene zor durumda kaldıgımda aradıgımda ne halin varsa gör dediğinde iyice gözüm açıldı umrumda değildi gercekten.
3 hafta sonra telefonda konuştuk kavga ederken sen bunları bunları yapmasaydın hala beraberdik dedi. Ben " Ohooo sen hala bunlarda mısın iyikide olmuş ben mutluyum olanlara" diyebiliyordum hem de içten..O ise sinirlenerek ve bana her türlü hakareti ederek çirkinleşerek buna karşılık verebiliyordu sadece.Ne basitliğim kaldı ne karaktersizliğim ne de ezikliğim..
Sonuna geliyorumm onda kalan bir emanetimi almak için gittiğimde şunu farkettim gözlerime,yüzüme, bana bakamadıgını ve kaçar gibi gittiğini.. Yani demem o ki şu erkek milletine ona zaafını belli etmeyeceksin,onsuz yapamayacagın hissini uyandırmayacaksın gözlerinde. O zaman bunu kullanıyorlar..Kaybetme korkusunu onlar yaşamalı sen yaşadığın ve bunu farkettikleri an bitiyorsun işte.
Hikayemde en son durum şu benim artık zerre kadar umrumda değil. Hatta cidden kurtulduguma mutluyum.. Onun yüüzünden gereksiz bi asosyalleşme yaşamışım çevremden kopmuşum hatadan en az kayıpla döndüm. Çevreden duyduklarıma göre beni tvde falan gördüğünde çıldıran oymuş. Ve bana yaptıklarından,ettiği hakaretlerden dolayı konuşmaya yüzü yok ve o nedenle de kudurdugu duydum:)
Sonuç olarak illaki üzüleceksin,ağlayacaksın ama emin ol hepsi geçecek.. Hatta hayata sarılmaya ilgilerini başka kanallara yoğunlaştırırsan benim gibi kısa sürede atlatır amaaan boşver dersin. Zaten gözlerini açtığında hiç bir şey için değmeyeceğini anlıyorsun.. Amaaan buna mı üzülmüşüm diyorsun :) Kimse vazgeçilmez boşlugu doldurulamaz değil yani..