- Katılım
- 1 Ocak 2025
- Mesajlar
- 32
- Emoji Skoru
- 4
- Puanlar
- 1
- Yaş
- 26
- Konu Sahibi poncik_lokum
- #41
ben kötü bir şey demedim ki. buraya yazma sebebimi açıkladım.Bazı insanlar için parmaklarımı yorduğuma üzülüyorum![]()
Aşağıdaki videoyu izleyerek sitemizi ana ekranınıza web uygulaması olarak nasıl kuracağınızı öğrenebilirsiniz.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda mevcut olmayabilir.
ben kötü bir şey demedim ki. buraya yazma sebebimi açıkladım.Bazı insanlar için parmaklarımı yorduğuma üzülüyorum![]()
Bölümün çok güzel ve geçerli bir bölüm.Bence e ticaret aldı başını gidiyor.O konuda uzmanlaşabilirsin.Başka okul bölüm diyorsun belki sevmezsin.Başladığını bitir.İleride sana yurt dışı imkanı bile sağlar.Şimdi bunu bitrmeye hedeflen derim sana.Son bir seneniz kaldı ise sıkın dişinizi mezun olun sonra diğer hayallerinizi gerçekleştirirsiniz biraz kendinizi tanımadığınız ne istediginizi tam olarak bilmediğiniz düşündüm .Hem bu süreçte ne istediğinizden emin olursunuz
DoğruSon bir seneniz kaldı ise sıkın dişinizi mezun olun sonra diğer hayallerinizi gerçekleştirirsiniz biraz kendinizi tanımadığınız ne istediginizi tam olarak bilmediğiniz düşündüm .Hem bu süreçte ne istediğinizden emin olursunuz
Bence öğretmenlik ile alakalı her şeyi halledip ondan sonra tekrar sınava girin şurda 2 yıl kalmış galiba en azından öğretmenlik cepte olur ondan sonra yapabilirseniz yine yaparsinizMerhaba 21 yaşındayım. 22 yaşına girmeme bir ay var. Muhafazakar bir Ege şehrindenim. Babam da muhafazakar. Ben İngilizce Öğretmenliği son sınıf öğrencisiyim. Okuduğum okul dil puanıyla ilk 10 bine girenleri alıyor.
Benim sorunum şu: ben okuduğum bölümden nefret ettiğimi anladım. Bunu anlamak için son seneye kadar niye bekledin derseniz, ilk iki sene dersler bana kolay gelmişti, kolay olduğu için de zorlanmadım, bir de korona ve deprem sebebiyle derslerde devam zorunluluğu yoktu. Ben derslere gitmeden Teams'e atılan slaytlara bakıp sınavlardan geçiyordum. Bir de ben o zamanlar şarkıcı olmaya çalışıyordum. İyi bir sesim var bir de dans ediyordum. Popçu falan olacaktım, ama sektörde bazı istismarlara maruz kaldığım için artık sadece hobi olarak şarkı söyleyeceğim.
Yani anlayacağınız, iki üç senedir aklım bir karış havada gezdim. Hayatı pek ciddiye almadım ve aslında hiç sevmediğim bir bölümde senelerimi heba etmişim gibi görünüyor.
Üniversitede derslerim iyi, GANO'm 3.30 . Gittiğimiz staj okullarında çocuklara ders verirken de hocalar benim ders anlatışımı seviyor. Yani bu bölümde baya yetkinliğim var çoğu yaşıtıma göre. Bir de İngilizce ders anlatarak Youtube'da videolar üretiyorum. Henüz 10 abonem var ama her hafta düzenli video atmak için uğraşıyorum.
Ben sözünü ettiğim o Ege şehrinin en yüksek puanlı fen lisesinden mezunum. Bu lise Boğaziçi, Koç gibi köklü üniversitelere öğrenciler yetiştiriyor. Ailem Tıp seçmediğim ve Tıpın yanında basit kalan İngilizce Öğretmenliği gibi bir bölüm seçtiğim için hep beni suçluyor.
IQ seviyemin yüksek olduğunu düşünüyorum ama bana DEHB tanısı kondu. Yaklaşık 4 ay önce. Ritalin ve Concerta kullandım. Bu ilaçlar bende yan etki yaptı ve intihar düşünceleri gelmeye başladı. Bir gün hastanede yattım. Sonra terapist değiştirdim. Şimdiki terapistim DEHB olup olmadığımı belirlemek için biraz daha gözlem yapması gerektiğini söylüyor.
Benim lisede ilk seneler başarılı olup 10 uncu sınıftan sonra neden başarısız olduğumu açıklayan şeyin DEHB olduğunu düşünüyorum. Ama ailem benim seçimim olduğunu sanıyor. Halbuki ben çok uğraştım. Koç Üniversitesinde mühendislik okuma hayallerim vardı. Ama fen lisesindeki baskıcı ve rekabetçi ortam beni mahvetti, daha da depresif yaptı. Ergenliğin etkisi ile de bir baş kaldırı, bir asilik yapmak istedim ve dil bölümünü seçtiğimi söyledim öğretmenlere.
Onlar da beni saldı. Çünkü 11. sınıftan itibaren Sayısal derslere ağırlıklı ilerliyorlardı ve ben dil bölümünü seçerek sayısal dersleri almaktan kendimi kurtarmış oldum.
Fakat aslında ben sayısal dersleri seviyorum. Matematiği seviyorum. Bilimi, keşfetmeyi, biyolojiyi, kimyayı seviyorum. Keşke geri dönüş olsa. Keşke lisedeyken beni yönlendiren biri olsaydı da yetkin bir psikologdan düzenli terapi alabilseydim. O zaman derslerime sıkı sıkı sarılır, hayallerimi takip ederdim.
Fakat bir şans daha var gibi görünüyor. Bu sene mezun olduktan sonra sınava tekrar girip hayal ettiğim bilgisayar mühendisliği bölümünü seçip yeniden üniversiteye başlayabilirim.
Fakat ailem destek vermiyor. Babam maddi olarak beni desteklemiyor ve öğretmen akademisi denen 1.5 sene daha öğretmenlik okumam gereken şeye girmemi istiyor.
Eğer 2. üniversiteye gidersem öğretmen akademisine giremeyeceğim ve atanma şansım olmayacak. Fakat ilerki senelerde yine akademiye katılabilirim. (galiba, yasa henüz oturmuş değil)
Babam beni maddi olarak desteklemediği için ben çalışmak zorunda kalacağım. İngilizce özel ders verebilirim. Matematiğim ilerledikçe matematik de veririm. Fakat Çalışırsam derslerim sekteye uğrayabilir. İstanbul , Ankara, İzmir veya Bursa da üniversite okumayı düşünüyorum, part time özel ders verme ile kendimi geçindirebilir miyim bilmiyorum.
Bir de benim babam garip bir insan. Ben kendimi geliştirmek için bir adım attığımda, beni desteklemek yerine hep başıma gelebilecek en kötü şeyleri hesap edip bana gitme diyor, ama sonra ben yaptığım tercihte başarılı olunca beni destekleyebiliyor.
Belki, bir ihtimal, babam benim azimli ve çalışkan olduğumu görürse, ikinci üniversite için destek atabilir.
sizce ben ne yapmalıyım? tavsiyeniz var mı?
Çok başarılı buldum ben sizi. Okuduğunuz bölümü bitirin bunca emek verilmiş. İngilizce ile çok güzel kapılar açılır size, eğer ikinci bir üniversite okumak ve sınava girmek istiyorsanız kendi masraflarınızı zaten çıkarırsınız merak etmeyin.Merhaba 21 yaşındayım. 22 yaşına girmeme bir ay var. Muhafazakar bir Ege şehrindenim. Babam da muhafazakar. Ben İngilizce Öğretmenliği son sınıf öğrencisiyim. Okuduğum okul dil puanıyla ilk 10 bine girenleri alıyor.
Benim sorunum şu: ben okuduğum bölümden nefret ettiğimi anladım. Bunu anlamak için son seneye kadar niye bekledin derseniz, ilk iki sene dersler bana kolay gelmişti, kolay olduğu için de zorlanmadım, bir de korona ve deprem sebebiyle derslerde devam zorunluluğu yoktu. Ben derslere gitmeden Teams'e atılan slaytlara bakıp sınavlardan geçiyordum. Bir de ben o zamanlar şarkıcı olmaya çalışıyordum. İyi bir sesim var bir de dans ediyordum. Popçu falan olacaktım, ama sektörde bazı istismarlara maruz kaldığım için artık sadece hobi olarak şarkı söyleyeceğim.
Yani anlayacağınız, iki üç senedir aklım bir karış havada gezdim. Hayatı pek ciddiye almadım ve aslında hiç sevmediğim bir bölümde senelerimi heba etmişim gibi görünüyor.
Üniversitede derslerim iyi, GANO'm 3.30 . Gittiğimiz staj okullarında çocuklara ders verirken de hocalar benim ders anlatışımı seviyor. Yani bu bölümde baya yetkinliğim var çoğu yaşıtıma göre. Bir de İngilizce ders anlatarak Youtube'da videolar üretiyorum. Henüz 10 abonem var ama her hafta düzenli video atmak için uğraşıyorum.
Ben sözünü ettiğim o Ege şehrinin en yüksek puanlı fen lisesinden mezunum. Bu lise Boğaziçi, Koç gibi köklü üniversitelere öğrenciler yetiştiriyor. Ailem Tıp seçmediğim ve Tıpın yanında basit kalan İngilizce Öğretmenliği gibi bir bölüm seçtiğim için hep beni suçluyor.
IQ seviyemin yüksek olduğunu düşünüyorum ama bana DEHB tanısı kondu. Yaklaşık 4 ay önce. Ritalin ve Concerta kullandım. Bu ilaçlar bende yan etki yaptı ve intihar düşünceleri gelmeye başladı. Bir gün hastanede yattım. Sonra terapist değiştirdim. Şimdiki terapistim DEHB olup olmadığımı belirlemek için biraz daha gözlem yapması gerektiğini söylüyor.
Benim lisede ilk seneler başarılı olup 10 uncu sınıftan sonra neden başarısız olduğumu açıklayan şeyin DEHB olduğunu düşünüyorum. Ama ailem benim seçimim olduğunu sanıyor. Halbuki ben çok uğraştım. Koç Üniversitesinde mühendislik okuma hayallerim vardı. Ama fen lisesindeki baskıcı ve rekabetçi ortam beni mahvetti, daha da depresif yaptı. Ergenliğin etkisi ile de bir baş kaldırı, bir asilik yapmak istedim ve dil bölümünü seçtiğimi söyledim öğretmenlere.
Onlar da beni saldı. Çünkü 11. sınıftan itibaren Sayısal derslere ağırlıklı ilerliyorlardı ve ben dil bölümünü seçerek sayısal dersleri almaktan kendimi kurtarmış oldum.
Fakat aslında ben sayısal dersleri seviyorum. Matematiği seviyorum. Bilimi, keşfetmeyi, biyolojiyi, kimyayı seviyorum. Keşke geri dönüş olsa. Keşke lisedeyken beni yönlendiren biri olsaydı da yetkin bir psikologdan düzenli terapi alabilseydim. O zaman derslerime sıkı sıkı sarılır, hayallerimi takip ederdim.
Fakat bir şans daha var gibi görünüyor. Bu sene mezun olduktan sonra sınava tekrar girip hayal ettiğim bilgisayar mühendisliği bölümünü seçip yeniden üniversiteye başlayabilirim.
Fakat ailem destek vermiyor. Babam maddi olarak beni desteklemiyor ve öğretmen akademisi denen 1.5 sene daha öğretmenlik okumam gereken şeye girmemi istiyor.
Eğer 2. üniversiteye gidersem öğretmen akademisine giremeyeceğim ve atanma şansım olmayacak. Fakat ilerki senelerde yine akademiye katılabilirim. (galiba, yasa henüz oturmuş değil)
Babam beni maddi olarak desteklemediği için ben çalışmak zorunda kalacağım. İngilizce özel ders verebilirim. Matematiğim ilerledikçe matematik de veririm. Fakat Çalışırsam derslerim sekteye uğrayabilir. İstanbul , Ankara, İzmir veya Bursa da üniversite okumayı düşünüyorum, part time özel ders verme ile kendimi geçindirebilir miyim bilmiyorum.
Bir de benim babam garip bir insan. Ben kendimi geliştirmek için bir adım attığımda, beni desteklemek yerine hep başıma gelebilecek en kötü şeyleri hesap edip bana gitme diyor, ama sonra ben yaptığım tercihte başarılı olunca beni destekleyebiliyor.
Belki, bir ihtimal, babam benim azimli ve çalışkan olduğumu görürse, ikinci üniversite için destek atabilir.
sizce ben ne yapmalıyım? tavsiyeniz var mı?
Benim lisede ilk seneler başarılı olup 10 uncu sınıftan sonra neden başarısız olduğumu açıklayan şeyin DEHB olduğunu düşünüyorum. Ama ailem benim seçimim olduğunu sanıyor. Halbuki ben çok uğraştım. Koç Üniversitesinde mühendislik okuma hayallerim vardı. Ama fen lisesindeki baskıcı ve rekabetçi ortam beni mahvetti, daha da depresif yaptı. Ergenliğin etkisi ile de bir baş kaldırı, bir asilik yapmak istedim ve dil bölümünü seçtiğimi söyledim öğretmenlere.
Onlar da beni saldı. Çünkü 11. sınıftan itibaren Sayısal derslere ağırlıklı ilerliyorlardı ve ben dil bölümünü seçerek sayısal dersleri almaktan kendimi kurtarmış oldum
Ben bu kısmı anlayamadım. Fen lisesinde dil bölümünü seçerek sayısal dersleri almaktan nasıl kendinizi kurtardınız?