• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Okuduğum bölümden nefret ediyorum ama 2. üniversite okumaya korkuyorum. tavsiyeniz var mı?

Son bir seneniz kaldı ise sıkın dişinizi mezun olun sonra diğer hayallerinizi gerçekleştirirsiniz biraz kendinizi tanımadığınız ne istediginizi tam olarak bilmediğiniz düşündüm .Hem bu süreçte ne istediğinizden emin olursunuz
Bölümün çok güzel ve geçerli bir bölüm.Bence e ticaret aldı başını gidiyor.O konuda uzmanlaşabilirsin.Başka okul bölüm diyorsun belki sevmezsin.Başladığını bitir.İleride sana yurt dışı imkanı bile sağlar.Şimdi bunu bitrmeye hedeflen derim sana.
 
Son bir seneniz kaldı ise sıkın dişinizi mezun olun sonra diğer hayallerinizi gerçekleştirirsiniz biraz kendinizi tanımadığınız ne istediginizi tam olarak bilmediğiniz düşündüm .Hem bu süreçte ne istediğinizden emin olursunuz
Doğru
 
Merhaba 21 yaşındayım. 22 yaşına girmeme bir ay var. Muhafazakar bir Ege şehrindenim. Babam da muhafazakar. Ben İngilizce Öğretmenliği son sınıf öğrencisiyim. Okuduğum okul dil puanıyla ilk 10 bine girenleri alıyor.

Benim sorunum şu: ben okuduğum bölümden nefret ettiğimi anladım. Bunu anlamak için son seneye kadar niye bekledin derseniz, ilk iki sene dersler bana kolay gelmişti, kolay olduğu için de zorlanmadım, bir de korona ve deprem sebebiyle derslerde devam zorunluluğu yoktu. Ben derslere gitmeden Teams'e atılan slaytlara bakıp sınavlardan geçiyordum. Bir de ben o zamanlar şarkıcı olmaya çalışıyordum. İyi bir sesim var bir de dans ediyordum. Popçu falan olacaktım, ama sektörde bazı istismarlara maruz kaldığım için artık sadece hobi olarak şarkı söyleyeceğim.
Yani anlayacağınız, iki üç senedir aklım bir karış havada gezdim. Hayatı pek ciddiye almadım ve aslında hiç sevmediğim bir bölümde senelerimi heba etmişim gibi görünüyor.

Üniversitede derslerim iyi, GANO'm 3.30 . Gittiğimiz staj okullarında çocuklara ders verirken de hocalar benim ders anlatışımı seviyor. Yani bu bölümde baya yetkinliğim var çoğu yaşıtıma göre. Bir de İngilizce ders anlatarak Youtube'da videolar üretiyorum. Henüz 10 abonem var ama her hafta düzenli video atmak için uğraşıyorum.

Ben sözünü ettiğim o Ege şehrinin en yüksek puanlı fen lisesinden mezunum. Bu lise Boğaziçi, Koç gibi köklü üniversitelere öğrenciler yetiştiriyor. Ailem Tıp seçmediğim ve Tıpın yanında basit kalan İngilizce Öğretmenliği gibi bir bölüm seçtiğim için hep beni suçluyor.

IQ seviyemin yüksek olduğunu düşünüyorum ama bana DEHB tanısı kondu. Yaklaşık 4 ay önce. Ritalin ve Concerta kullandım. Bu ilaçlar bende yan etki yaptı ve intihar düşünceleri gelmeye başladı. Bir gün hastanede yattım. Sonra terapist değiştirdim. Şimdiki terapistim DEHB olup olmadığımı belirlemek için biraz daha gözlem yapması gerektiğini söylüyor.

Benim lisede ilk seneler başarılı olup 10 uncu sınıftan sonra neden başarısız olduğumu açıklayan şeyin DEHB olduğunu düşünüyorum. Ama ailem benim seçimim olduğunu sanıyor. Halbuki ben çok uğraştım. Koç Üniversitesinde mühendislik okuma hayallerim vardı. Ama fen lisesindeki baskıcı ve rekabetçi ortam beni mahvetti, daha da depresif yaptı. Ergenliğin etkisi ile de bir baş kaldırı, bir asilik yapmak istedim ve dil bölümünü seçtiğimi söyledim öğretmenlere.
Onlar da beni saldı. Çünkü 11. sınıftan itibaren Sayısal derslere ağırlıklı ilerliyorlardı ve ben dil bölümünü seçerek sayısal dersleri almaktan kendimi kurtarmış oldum.

Fakat aslında ben sayısal dersleri seviyorum. Matematiği seviyorum. Bilimi, keşfetmeyi, biyolojiyi, kimyayı seviyorum. Keşke geri dönüş olsa. Keşke lisedeyken beni yönlendiren biri olsaydı da yetkin bir psikologdan düzenli terapi alabilseydim. O zaman derslerime sıkı sıkı sarılır, hayallerimi takip ederdim.

Fakat bir şans daha var gibi görünüyor. Bu sene mezun olduktan sonra sınava tekrar girip hayal ettiğim bilgisayar mühendisliği bölümünü seçip yeniden üniversiteye başlayabilirim.

Fakat ailem destek vermiyor. Babam maddi olarak beni desteklemiyor ve öğretmen akademisi denen 1.5 sene daha öğretmenlik okumam gereken şeye girmemi istiyor.

Eğer 2. üniversiteye gidersem öğretmen akademisine giremeyeceğim ve atanma şansım olmayacak. Fakat ilerki senelerde yine akademiye katılabilirim. (galiba, yasa henüz oturmuş değil)

Babam beni maddi olarak desteklemediği için ben çalışmak zorunda kalacağım. İngilizce özel ders verebilirim. Matematiğim ilerledikçe matematik de veririm. Fakat Çalışırsam derslerim sekteye uğrayabilir. İstanbul , Ankara, İzmir veya Bursa da üniversite okumayı düşünüyorum, part time özel ders verme ile kendimi geçindirebilir miyim bilmiyorum.

Bir de benim babam garip bir insan. Ben kendimi geliştirmek için bir adım attığımda, beni desteklemek yerine hep başıma gelebilecek en kötü şeyleri hesap edip bana gitme diyor, ama sonra ben yaptığım tercihte başarılı olunca beni destekleyebiliyor.

Belki, bir ihtimal, babam benim azimli ve çalışkan olduğumu görürse, ikinci üniversite için destek atabilir.

sizce ben ne yapmalıyım? tavsiyeniz var mı?
Bence öğretmenlik ile alakalı her şeyi halledip ondan sonra tekrar sınava girin şurda 2 yıl kalmış galiba en azından öğretmenlik cepte olur ondan sonra yapabilirseniz yine yaparsiniz
 
Öncelikle bu sene kpssye gir (2 senede 1 olduğu için, seneye olmayacak). Seneye de mezun ol. İlk hedefin çalışıp para kazanmak olsun. İkinci üniversiteyi çalışırken de okursun
 
Merhaba 21 yaşındayım. 22 yaşına girmeme bir ay var. Muhafazakar bir Ege şehrindenim. Babam da muhafazakar. Ben İngilizce Öğretmenliği son sınıf öğrencisiyim. Okuduğum okul dil puanıyla ilk 10 bine girenleri alıyor.

Benim sorunum şu: ben okuduğum bölümden nefret ettiğimi anladım. Bunu anlamak için son seneye kadar niye bekledin derseniz, ilk iki sene dersler bana kolay gelmişti, kolay olduğu için de zorlanmadım, bir de korona ve deprem sebebiyle derslerde devam zorunluluğu yoktu. Ben derslere gitmeden Teams'e atılan slaytlara bakıp sınavlardan geçiyordum. Bir de ben o zamanlar şarkıcı olmaya çalışıyordum. İyi bir sesim var bir de dans ediyordum. Popçu falan olacaktım, ama sektörde bazı istismarlara maruz kaldığım için artık sadece hobi olarak şarkı söyleyeceğim.
Yani anlayacağınız, iki üç senedir aklım bir karış havada gezdim. Hayatı pek ciddiye almadım ve aslında hiç sevmediğim bir bölümde senelerimi heba etmişim gibi görünüyor.

Üniversitede derslerim iyi, GANO'm 3.30 . Gittiğimiz staj okullarında çocuklara ders verirken de hocalar benim ders anlatışımı seviyor. Yani bu bölümde baya yetkinliğim var çoğu yaşıtıma göre. Bir de İngilizce ders anlatarak Youtube'da videolar üretiyorum. Henüz 10 abonem var ama her hafta düzenli video atmak için uğraşıyorum.

Ben sözünü ettiğim o Ege şehrinin en yüksek puanlı fen lisesinden mezunum. Bu lise Boğaziçi, Koç gibi köklü üniversitelere öğrenciler yetiştiriyor. Ailem Tıp seçmediğim ve Tıpın yanında basit kalan İngilizce Öğretmenliği gibi bir bölüm seçtiğim için hep beni suçluyor.

IQ seviyemin yüksek olduğunu düşünüyorum ama bana DEHB tanısı kondu. Yaklaşık 4 ay önce. Ritalin ve Concerta kullandım. Bu ilaçlar bende yan etki yaptı ve intihar düşünceleri gelmeye başladı. Bir gün hastanede yattım. Sonra terapist değiştirdim. Şimdiki terapistim DEHB olup olmadığımı belirlemek için biraz daha gözlem yapması gerektiğini söylüyor.

Benim lisede ilk seneler başarılı olup 10 uncu sınıftan sonra neden başarısız olduğumu açıklayan şeyin DEHB olduğunu düşünüyorum. Ama ailem benim seçimim olduğunu sanıyor. Halbuki ben çok uğraştım. Koç Üniversitesinde mühendislik okuma hayallerim vardı. Ama fen lisesindeki baskıcı ve rekabetçi ortam beni mahvetti, daha da depresif yaptı. Ergenliğin etkisi ile de bir baş kaldırı, bir asilik yapmak istedim ve dil bölümünü seçtiğimi söyledim öğretmenlere.
Onlar da beni saldı. Çünkü 11. sınıftan itibaren Sayısal derslere ağırlıklı ilerliyorlardı ve ben dil bölümünü seçerek sayısal dersleri almaktan kendimi kurtarmış oldum.

Fakat aslında ben sayısal dersleri seviyorum. Matematiği seviyorum. Bilimi, keşfetmeyi, biyolojiyi, kimyayı seviyorum. Keşke geri dönüş olsa. Keşke lisedeyken beni yönlendiren biri olsaydı da yetkin bir psikologdan düzenli terapi alabilseydim. O zaman derslerime sıkı sıkı sarılır, hayallerimi takip ederdim.

Fakat bir şans daha var gibi görünüyor. Bu sene mezun olduktan sonra sınava tekrar girip hayal ettiğim bilgisayar mühendisliği bölümünü seçip yeniden üniversiteye başlayabilirim.

Fakat ailem destek vermiyor. Babam maddi olarak beni desteklemiyor ve öğretmen akademisi denen 1.5 sene daha öğretmenlik okumam gereken şeye girmemi istiyor.

Eğer 2. üniversiteye gidersem öğretmen akademisine giremeyeceğim ve atanma şansım olmayacak. Fakat ilerki senelerde yine akademiye katılabilirim. (galiba, yasa henüz oturmuş değil)

Babam beni maddi olarak desteklemediği için ben çalışmak zorunda kalacağım. İngilizce özel ders verebilirim. Matematiğim ilerledikçe matematik de veririm. Fakat Çalışırsam derslerim sekteye uğrayabilir. İstanbul , Ankara, İzmir veya Bursa da üniversite okumayı düşünüyorum, part time özel ders verme ile kendimi geçindirebilir miyim bilmiyorum.

Bir de benim babam garip bir insan. Ben kendimi geliştirmek için bir adım attığımda, beni desteklemek yerine hep başıma gelebilecek en kötü şeyleri hesap edip bana gitme diyor, ama sonra ben yaptığım tercihte başarılı olunca beni destekleyebiliyor.

Belki, bir ihtimal, babam benim azimli ve çalışkan olduğumu görürse, ikinci üniversite için destek atabilir.

sizce ben ne yapmalıyım? tavsiyeniz var mı?
Çok başarılı buldum ben sizi. Okuduğunuz bölümü bitirin bunca emek verilmiş. İngilizce ile çok güzel kapılar açılır size, eğer ikinci bir üniversite okumak ve sınava girmek istiyorsanız kendi masraflarınızı zaten çıkarırsınız merak etmeyin.
 
Benim lisede ilk seneler başarılı olup 10 uncu sınıftan sonra neden başarısız olduğumu açıklayan şeyin DEHB olduğunu düşünüyorum. Ama ailem benim seçimim olduğunu sanıyor. Halbuki ben çok uğraştım. Koç Üniversitesinde mühendislik okuma hayallerim vardı. Ama fen lisesindeki baskıcı ve rekabetçi ortam beni mahvetti, daha da depresif yaptı. Ergenliğin etkisi ile de bir baş kaldırı, bir asilik yapmak istedim ve dil bölümünü seçtiğimi söyledim öğretmenlere.
Onlar da beni saldı. Çünkü 11. sınıftan itibaren Sayısal derslere ağırlıklı ilerliyorlardı ve ben dil bölümünü seçerek sayısal dersleri almaktan kendimi kurtarmış oldum

Ben bu kısmı anlayamadım. Fen lisesinde dil bölümünü seçerek sayısal dersleri almaktan nasıl kendinizi kurtardınız?
 
'Ne istediğinizi bilmemek' tam sizi açıklıyor. Şimdi çoğunluk yorumlar, "okulu bırak" dese yapabilecek potansiyeliniz var. Kaldı ki siz bölümden nefret etmiyorsunuz yapamayanlar böyle hisseder. Sizinki geçmişte yapılan âsilik sonucu diğer arkadaşlarınızın okuduğu bölümler de olabilir. Geride kalmışlık hissi, hafif kıskanma duygusu. "Potansiyelin içine nasıl edilir" dersi aldım ben. Demek sayisaldan kurtuldum ama aslında sayısal dersleri seviyorsun ha. Şimdi yapacağınız tek şey, bölümü bitirip para kazandıktan sonra her şeye baştan başlamak. Geçmişinde sayısal olan yıllar sonra bile yine sayısalcıdır. Tıp bile kazanabilirsiniz.
 
Dilde bile ilk 10 bine giren tıbbı nasıl kazanacaktı ki zaten tıp kazanamazdın
 
Su an gidip bilgisayar okumak hayatinin hatasi olur. Millet 6 aylik kurslarla gitti yazilimci oldu, bilgisayar muhendisleri ile ayni paralara calisti. Yapay zeka zaten sektore ket vurdu, su an herkes bi telas halinde. Hadi 6 aylik kursla yazilimci olan adam cok emek vermedigi icin zoruna gitmez de, kac yilimi verip bilgisayar muh. okumus olsam sahsen cok zoruma giderdi. Boyle ne olacagi bilinmez bi sektore girmeni tavsiye etmem su an.

Onun disinda, sen bende soyle bi izlenim uyandirdin. Bazi insanlar vardir, okumak kolay gelir hayat atilmak istemez. Su an mezun olmak uzere oldugun icin pacan tutusmus gibi bi izlenim aldim ne yalan soyleyeyim. Benim de boyle birkac arkadasim olmustu. Ozellikle fen lisesi vs okumus insanlarda oluyo bu. Cunku ogrenciyken super star modunda oldugu icin ve mezuniyetten sonra bunu devam ettiremicegini bildigi icin icten ice o super star ogrenci hayatina devam etmek istiyo. Umarim anlatabilmisimdir, kafam cok iyi degil de su an sorry 😅
 
33 yasinda bir ablan olarak söylüyorum Türkiye hayallerin gerçek olduğu bir ülke değil. Sosyal medya üzerinden gördüğünüz başarı hikayeleri toplumun yüzde 5 i bile değil.
Baban haklı çünkü ülkede istikrar yok.
Sana örnek olarak kendimi anlatmak isterim anla neler gelebilir başına.
Öğretmenlik yazmadım sözel çıkışlı olarak cunku atama olmayacağını biliyordum.
Zaten içimde bir gazeteci aşkı vardı. Babam da tamam dedi eli kolu uzundu devlet kanalında staj yaptım ve kpss ye girip orada kalmak istedim.
Hoppp erken seçim oldu hoop kadrolar değişti. Sonraki yıl 1995 doğumlu altını almak istemediler.
Neyse dedim akademiye devam edeyim. Yüksek lisans yaptığım yıl 23 ilan çıktı sadece benim alanda. Dedim girerim. Hooppp bir karar çıktı üniversiteye rektör atamasi başkana bağlandı.

Anlatabildim mi?
 
Back
X