Neler Oluyor Bana...

oske9393

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
27 Aralık 2010
707
1
0
Erzincan
Arkadaşlar bu durum bende uzun zamandır var ama şu zamana kadar beni bu kadar çok rahatsız ettiğini farkedememiştim. Elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. Ben ortaokulda çok sosyal biriydim, hiç değişmeyecek(hala da görüştüğüm) arkadaşlarım vardı, çok sevilirdim, kendimi onların yanında çok güvende hissederdim.En iyi yıllarımdı o yıllar. Bu dönemde babam arkadaşlarımla sinemaya vs gitmeye izin vermezdi, bu yüzden çok fazla kavga ettiğimi hatırlıyorum onunla ama yine de mutluydum. Bu arada babam çok evhamlıdır. Dışarıdaki kötülüklerden aşırı derecede korkar. İlerleyen bölümlerde oralara geleceğim. Lise birinci sınıfta yine orta okuldaki gibi bir arkadaş ortamım olur, herkes birbirini sever, her şeyi birlikte yapar, saygı, sevgi ortamında güzel yıllarım olur sanmıştım. Ama bir türlü olmadı. Ya bende bir eksiklik vardı, ya da karşımdakilerde... Sınıf ortamında çok tartışmalar oldu, çok kavgalar oldu ve ilk yılım aşırı derecede stres ile geçti. Hatta her gece ağladığımı , okuldan bıktığımı hatırlıyorum, baya etkilenmiş olmalıyım. Sonraki yıllarda bir türlü ortaokuldaki gibi , istediğim bir ortam olmadı. Bir tek yakın arkadaşım vardı, herkes kendi menfaatindeydi. İnsanlardan kazık yedikçe, önyargılı davranmaya başladım ve uzaklaştım. Tabii bu lise yıllarım boyunca erkek arkadaşlarım da oldu, uzun ilişkim de oldu iki tane, yani sosyal açıdan pek bir eksikliğim yoktu.Yalnızca ortamdaki insanları sevmiyordum, sevemiyordum. Hep şöyle bütün sınıfın birlik olduğu bir lise hayatını gıpta etmişimdir. Bu arada babam daha fazla özgürlük tanımıştı bana , en azından arkadaşlarımla birlikte gezebiliyor, vakit geçirebiliyor, erkek arkadaşım olduğunda onunla dışarı çıkabiliyordum. Ama hep bir baskı vardı üzerimde. Hayatım boyunca evden çıkarken hep telefonumun sesi açık mı değil mi diye çaldırdı babam... Gece uykumun en güzel yerinde 'iyi misin? nefes alabiliyor musun' diye uyandırdı(hep aşırı evhamdan). Telefonumu akşamdan hep şarja taktırdı. Öyle ki ben bunda çok ciddiyim, hayatım boyunca kesintisiz bütün bir gece uyuduğumu bilmem. Şöyle ağır bir uykuya hasretim, ne garip. Babam lise bitene kadar okula kendi bırakıp, kendi aldı. Aksi için savaşamıyordum artık, çünkü yorulmuştum. Bu arada ailenin tek çocuğuyum. Bu yıl üniversiteye başladım. Başlarda kendime söz verdim. Herkes ile arkadaş olacağım, bir grubun içinde bulunmayacağım diye. Beklediğim gibi de oldu, ilk iki hafta herkes ile kaynaştım ve arkadaş oldum, seviliyordum. Sıcakkanlı bir yapım vardır zaten. Üçüncü haftada bir şeyler değişmeye başladı. Yine insanların en ufak hareketleri batmaya başladı. Şimdi gelelim asıl sorunuma. Ben yüzbinlerce kişinin önüne çıksam dahi bir sunumu, bir konuşmayı rahatlıkla başarabilirim.O konularda hiç bir güvensizliğim yoktur. Ama insanlarla birebir konuşurken gözlerimi gözlerine dikemiyorum, kaçırıyorum. Fikirlerimi birebir ifade edemiyorum, bir yerde takılıyorum, kendimi dinlemeye başlıyorum. Her sabah okula giderken(bu arada kendim gidip kendim geliyorum artık, babam tamamen bırakmış durumda) kalp çarpıntılarım, karın kasılmalarım-ağrılarım, baş dönmelerim oluyor, yani heyecanlanıyorum anlamsız bir şekilde. Bir arkadaşımla birlikte okula girmek istiyorum, kendi başıma o kapıdan girmek istemiyorum, çünkü dediğim gibi heyecan yaşıyorum. Kalabalık insanların arasında tek başıma kaldığımda elimi kolumu nereye koyacağımı bilemiyorum. Bana garip bir şekilde bakıyorlarmış gibi geliyor. Ve en kötüsü de arkadaşlarım tarafından dinlenmediğimi ve önemsenmediğimi düşünüyorum. Şöyle ki birisi bir yere birlikte gidelim dense hemen gidiliyor ama ben dediğimde herkesin bir işi, herkesin bir uğraşı çıkıyor. Bir türlü kafa dengi, işte tam bu diyebileceğim birini bulamıyorum. Bu tarz şeylere örnek vermem gerekirse; bugün arkadaşıma eve kadar yürüyelim mi? dedim.(evlerimiz çok yakın) o da 'olur ama ben müzik dinliyorum yolda, haberin olsun' dedi. Çok içerledim, kafama taktım. Onun dışında arkadaşım bir ortamda şakayla bana takıldığında hemen art niyet arıyorum, alınıyorum, kırılıyorum. Çok kırılgan oldum. Hiç bir ortamda tam olarak kendimi bulamıyorum. Konuşuyorum, gülüyorum ama ne içten konuşuyorum, ne de içten bir kahkaha savuruyorum. Hepsi anı değerlendirmek adına yapılan şeyler. Kapalıçarşı'da ödevim var, bugün üniversitedeki arkadaşlarıma ayarlayıp, birlikte şu gün gidelim mi diye sordum. Yine 'bilmiyorum' cevapları aldım. Ben de ilkokuldan arkadaşlarımla birlikte gideceğim, hem hasret gidermiş olacak, hem de ödevimi yapacağız. Ama şimdi de düşünüyorum, ben onlardan bağımsız gidiyorum diye onlar birlikte gidip yakınlaşırlar ve benden soğurlar mı acaba? Hep bu tarz şeyler beynimi kemiriyor. Sosyal fobimi oluştu bende acaba. Orta okuldan bugünüme baktığımda o günlerimi o kadar çok özlüyorum ki... Kendimi tanıyamıyorum, çok değiştim.
 
Son düzenleme:
bişey sorcam canım 1. sınıftamısın üniversitede de yani yeni mi başladın daha ?
 
o zaman şöyle diyim kardeşim geldi gözlerimin önüne geçen sene o da birinci sınıftaydı senin gibi okulun ikinci ayı falandı heralde telefon açtım napıyosun diye. başladı anlatmaya okumuş biraz sosyal fobiyle ilgili bişeyler. dediki insanlara seslenemiyorum konuşamıyorum. sorunun cevabını biliyorum ama parmak kaldıramıyorum insanlar yanlış cevapladıkça çıldırıyorum göz göze gelemiyorum kimseyle bişey sorucam soramıyorum hani benim istediğimin aksine cevap verir rahatsız ederim diye düşünüyormuş. yani anlattıklarınla epeyce örtüşüyor ondan duygulandım da biraz. ben de senin bi ablan sayılırım şöyle diim bizim de babamız arkadaşlarımızda kalmamıza sonra ne bilim geceleri telefonları kapatmamıza izin vermezdi ama görüyorum ki senin de baban rahatlamış artık. evhamlanır babalar ona bağlama sorunlarını üzülme de güzel şeyler bunlar. sonra sorun ettiğin şeye gelirsem şöyle diim. çekindiğinde birillerine bişey söylemekten bişey yapalm demekten insanların tuvalletteki hallerini getir aklına :) ben öyle yapardım işe yarıyo. kardeşime de demiştim bunu çünkü ben de yapmıştım. üniversitede ilk yıl hep zordur çünkü insanlar artık daha da acımasızdır daha çok kendini düşünür. bu böyledir ama çok iyilerde vardır ama onlar için de öncelikli olan tabiki kendileridir öyle de olması gerekir bu senin için de geçerli. arkadaşına biyere gitmeyi mi teklif ettin gelmedi mi gelmesin ne olacakki başkası olur bi başkası olur. bu böyledir. hani anlık kahkalar atıyorum demişsiin ya anlık atma onları eğlen yaşamana bak. kimse birbirine benzemez konuşulanları beğenmeyebilirsin ama o insanlarda öyledir ve hayatında çeşit olur. zaten iyi arkadaşlıklarını da o ortamlar da buluyosun. daha çok erken kaygılanman için sosyal fobimmi var diye başta oluyo bunlar normal yani. çünkü üniversite gerçekten bi keşmekeştir bambaşka insanlar vardır ve bu ürkütür insanları farketmezsin sen takma kimseyi sen de cool takıl. inan bana üniversiteye tek başına girmek hep daha cooldur:) ve zamanla emin ol farketmeden bir arkadaş çevresiyle girersin o kapıdan . ha ama dost bulmaya gelince işte o başka bişey o karşına çıkan insanlara bağlı. ama anladığım kadarıyla senin arkadaşların eskiden kalanlarla zaten iletişimin sürüyor senin zaten dostlukların var illa da gezdiğin kişinin dostun olması gerekmez. zaten geze geze dost olursun zamanla ya da sen beğennmezsin onu sen dost olmazsın.. takmmmaaaaaa dediğim gibi insanların tuvaletteki hallerini düşün veeee gülüümmseeee:34:
 
o zaman şöyle diyim kardeşim geldi gözlerimin önüne geçen sene o da birinci sınıftaydı senin gibi okulun ikinci ayı falandı heralde telefon açtım napıyosun diye. başladı anlatmaya okumuş biraz sosyal fobiyle ilgili bişeyler. dediki insanlara seslenemiyorum konuşamıyorum. sorunun cevabını biliyorum ama parmak kaldıramıyorum insanlar yanlış cevapladıkça çıldırıyorum göz göze gelemiyorum kimseyle bişey sorucam soramıyorum hani benim istediğimin aksine cevap verir rahatsız ederim diye düşünüyormuş. yani anlattıklarınla epeyce örtüşüyor ondan duygulandım da biraz. ben de senin bi ablan sayılırım şöyle diim bizim de babamız arkadaşlarımızda kalmamıza sonra ne bilim geceleri telefonları kapatmamıza izin vermezdi ama görüyorum ki senin de baban rahatlamış artık. evhamlanır babalar ona bağlama sorunlarını üzülme de güzel şeyler bunlar. sonra sorun ettiğin şeye gelirsem şöyle diim. çekindiğinde birillerine bişey söylemekten bişey yapalm demekten insanların tuvalletteki hallerini getir aklına :) ben öyle yapardım işe yarıyo. kardeşime de demiştim bunu çünkü ben de yapmıştım. üniversitede ilk yıl hep zordur çünkü insanlar artık daha da acımasızdır daha çok kendini düşünür. bu böyledir ama çok iyilerde vardır ama onlar için de öncelikli olan tabiki kendileridir öyle de olması gerekir bu senin için de geçerli. arkadaşına biyere gitmeyi mi teklif ettin gelmedi mi gelmesin ne olacakki başkası olur bi başkası olur. bu böyledir. hani anlık kahkalar atıyorum demişsiin ya anlık atma onları eğlen yaşamana bak. kimse birbirine benzemez konuşulanları beğenmeyebilirsin ama o insanlarda öyledir ve hayatında çeşit olur. zaten iyi arkadaşlıklarını da o ortamlar da buluyosun. daha çok erken kaygılanman için sosyal fobimmi var diye başta oluyo bunlar normal yani. çünkü üniversite gerçekten bi keşmekeştir bambaşka insanlar vardır ve bu ürkütür insanları farketmezsin sen takma kimseyi sen de cool takıl. inan bana üniversiteye tek başına girmek hep daha cooldur:) ve zamanla emin ol farketmeden bir arkadaş çevresiyle girersin o kapıdan . ha ama dost bulmaya gelince işte o başka bişey o karşına çıkan insanlara bağlı. ama anladığım kadarıyla senin arkadaşların eskiden kalanlarla zaten iletişimin sürüyor senin zaten dostlukların var illa da gezdiğin kişinin dostun olması gerekmez. zaten geze geze dost olursun zamanla ya da sen beğennmezsin onu sen dost olmazsın.. takmmmaaaaaa dediğim gibi insanların tuvaletteki hallerini düşün veeee gülüümmseeee:34:

Canım çok teşekkür ederim uzun uzun yazmışsın ama bu cevapladıkların sorunlarımın sadece yarısına eş değer bölümü. Şöyle ki ben de farklı bir boyuta taşındı artık bu.Okula girerken bir insan kasılır mı, çarpıntıları başlar mı, heyecanlanır mı ya? :S Bu artık hoş olmaktan çıktı o kadar rahatsız ediyor ki beni... Bir konu da haklısın. Eevet benim 12-13 yıllık çok sağlam dostluklarım var. Ama anlayamadığım, insanlar yetişkin konumuna geçince, kendilerini düşünmeye başlayınca, dost olunamıyor mu? Dostluklar hep küçük yaşlarda mı şekilleniyor? Bu çok acı..
 
Canım çok teşekkür ederim uzun uzun yazmışsın ama bu cevapladıkların sorunlarımın sadece yarısına eş değer bölümü. Şöyle ki ben de farklı bir boyuta taşındı artık bu.Okula girerken bir insan kasılır mı, çarpıntıları başlar mı, heyecanlanır mı ya? :S Bu artık hoş olmaktan çıktı o kadar rahatsız ediyo dost olunamıyor mu? Dostluklar hep küçük yaşlarda mı şekilleniyor? Bu çok acı..

çarpıntı heyecean bilemiyorum da benim kardeşim de okula gitmek istemiyormuş sıkılıyormuş okuldan onu söylemişti bırakmayı düşünüyordu. bunları biliyorum sadece ben.yani bu konuda sadece güzel bi hayata başladığını bil onu diyebilirim. yani burdan da yanlış yönlendirmek istemiyorum seni istersen bi doktora danış diyebilirim ya da yeni bi hayat insanı heyecanlandırabilir de denebilir. diğer söylediğine gelince ssen de o konuda haksızsın ;) yetişkinlerinde güzel dostlukları olur merak etme. zamanla daralabilir hani evlenirsin başka kaygılar başlar ama dostlukların da genelde baki kalır benim baki kalanlar genelde üniversiteden ve enteresandır eşimin arkadaşlarından da çok sevdiklerim var :) bi de evlenince genelde eşin en iyi dostun olur zaten. konuya dönim yetişkinlerin de dostlukları olur ama tabiki daha seçici oluyosun daha çok şeye dikkat ediyosleun. tavırları çok fazla değerlendiriyosun yaş ilerleyince armudun sapı üzümün çöpü diyosun. bundan zarar gelir bundan zarar gelmez diyosun. seçicilik artıyo amma ve lakin güzel dostluklar oluyo o konuda kaygılanma olacak bir dostun üniversiteden de ama zamanla 2 ay değil 1 yıl değil belki 2 yılda ama oluyo ki yazmışsın sen de seçici olmuşsun mesela. bişey daha dicem seçiciliği de abartma yalnız bazısını da bu böyleymiş farklı bi insanmış de kabullen çok ters değilse tabii belli ilkelerine uyuyosa. çok tabular yaratma kendine ama açık ol insanlara ve tabii ki açık olurken de tedbirli de ol. bu şekilde zamanla dostluklar edinirsin.
 
Ama şimdi de düşünüyorum, ben onlardan bağımsız gidiyorum diye onlar birlikte gidip yakınlaşırlar ve benden soğurlar mı acaba? Hep bu tarz şeyler beynimi kemiriyor. Sosyal fobimi oluştu bende acaba. Orta okuldan bugünüme baktığımda o günlerimi o kadar çok özlüyorum ki... Kendimi tanıyamıyorum, çok değiştim.[/QUOTE]

kemirttirme beynini sen takıl kafana göre isterlerse gelirler istemezlerse sen yalnız değilsin ki zaten. senden uzaklaşmalarına gelince böyle bişeyle uzaklaşacaklarsa zaten uzaklaşsınlar canım. ben ne yapardım diye düşün örneğin seni arasaydı bi arkadaşın sen bilmiyorum deseydin. sonra o da diğer tanıdıklarıyla gitsydi.. sen bunu dert edermiydin ya da bu nedenle uzaklaşırmıydın o arkadaşından
 
Canım çok teşekkür ederim uzun uzun yazmışsın ama bu cevapladıkların sorunlarımın sadece yarısına eş değer bölümü. Şöyle ki ben de farklı bir boyuta taşındı artık bu.Okula girerken bir insan kasılır mı, çarpıntıları başlar mı, heyecanlanır mı ya? :S Bu artık hoş olmaktan çıktı o kadar rahatsız ediyor ki beni... Bir konu da haklısın. Eevet benim 12-13 yıllık çok sağlam dostluklarım var. Ama anlayamadığım, insanlar yetişkin konumuna geçince, kendilerini düşünmeye başlayınca, dost olunamıyor mu? Dostluklar hep küçük yaşlarda mı şekilleniyor? Bu çok acı..

malesef o zamanlardaki "dostluk"lari bir daha yakalamak cok guc belli yastan sonra, o kadar menfaatci bir dunyada yasiyoruz ki herkes etrafina dikenli tel oruyor kimse kimseye yaklasamiyor. eh tabi istisnalar olabilir.. sana soyle soyleyeyim benim yillardir dost diyebilecegim kimse yok hayatimda, bir tek esim var ama ben mutluyum. zaman zaman eski dostlari hatirlayip uzuluyorum tabi, ne kadar yakindik diye ama hayat bizi farkli yerlere surukledi ve koptuk, baska dost da edinmedim ondan sonra. gorustugum birkac kisi var tabi fakat o asiri yakinligi hissedemiyorum artik kimseye karsi. hayatimda buyuk bir eksiklik de yok.

bahsettigin semptomlar sosyal anksiyete bozuklugunu cagristiriyor gibi gorunse de, yuz binlerin onunde bir sunum yapabilecek kadar kendine guvendigini soyledigin icin bu ihtimali yok sayiyorum. Oyle olsaydi hata yapacagina dair asiri bir korku hissederdin, ya insanlar aptal oldugumu dusunurse, bana gulerlerse, rezil olursam vs kaygilarin olurdu.

depresyona bagli belirtiler bunlar, arkadaslarinin da bazi yanlis (veya senin yanlis buldugun) tutumlari bu duruma pek yardimci olmamis, hatta bu yuzden bir anksiyete baslamis. karin agrisi, hatta ishal, mide bulantisi, soguk terleme, ellerin terlemesi, yaninda birinin ihtiyacini hissetme bunlarin hepsi su durumda normal. biliyorum cok rahatsiz edici fakat bence altinda baska sorunlar aramamalisin.

bence oncelikle doktorun verdigi ilaclari kullanmaya baslaman gerekli. eger illa ki ilac kullanmam diyorsan mutlaka davranisci bilissel terapi oneriyorum. aslinda bu ikisi beraber oldugunda cok hizli bir tedavi sureci oluyor fakat kimyasallarla aran iyi degilse benim gibi, sadece psikoterapi ile bu sorunu cozebilirsin. yalniz duzenli gitmen gerekir. cok yarar gorursun, lutfen kulak ardi etme.

ben de psikologum ama biraz uzagim, hem klinik alaninda degilim. ankarada'ysan hacettepe cok iyidir. istanbul isen de orada cok yakin bir arkadasim var seni ona yonlendirebilirim.

sen de bu arada derslerine yogunlasmaya calis, hatta bir hobi bul kendine. bu kadar sicak, arkadas canlisi bir insan bir anda karakterini degistiremez bu yastan sonra. sen hala ayni sensin kendinle ilgili supheye dusme, yalnizca yeni bir ortama girdiginden belki bocaladin, birkac sey ustuste gelince de durum daha depresif bir hal aldi. gecmisin de etkisi vardir tabi ki. ustelik savunma mekanizmalarin da asiri calisiyor, asiri bir kendini koruma mekanizmasi gelismis. bu da zaten birseylerin normal olmadigini gosteriyor. sen cok alingan olursan ve art niyet ararsan, hem kendi icin icini kemirir, hem de bu tum iliskilerine kotu bir sekilde yansir. once biraz rahatlamaya calis. bu asiri guvensizligi birakip hem kendinle hem de cevreyle ilgili biraz daha olumlu dusunmeye calis. herkesin iyi yonleri vardir, bir yerde okumustum, eger bir kisi hakkinda soyleyecek 10 tane iyi sey bulamiyorsan o kisiyi henuz tanimiyorsun demektir. herkesle de arkadas olmaya calismanin anlami yok. illa ki seninle benzer zevkleri olan birileri vardir cevrende ve de bir gun birine denk geliceksin. universitedesin, ogrenci topluluklarindan bir kacina girmeye calis. sanatla ilgili misin bilmiyorum ama hangi dali olursa olsun insani hem ruhen dinlendiriyor hem de zenginlestiriyor, bir topluluga girmeni ve de bir hobi edinmeni oneririm. tabi bu sadece bir fikir, sana daha yakin gelen baska bir sey de olabilir. yeter ki dersler disinda seni oyalayacak, yapmaktan mutlu oldugun, sana huzur veren bir/birkac etkinlik olsun.

gece gece cenem de dustu ^^ cunku seni iyi anladigimi hissettim, bir kac ortak nokta buldum kendimden.

umarim kisa zamanda duzelirsin, iyi bak kendine
 
Ama şimdi de düşünüyorum, ben onlardan bağımsız gidiyorum diye onlar birlikte gidip yakınlaşırlar ve benden soğurlar mı acaba? Hep bu tarz şeyler beynimi kemiriyor. Sosyal fobimi oluştu bende acaba. Orta okuldan bugünüme baktığımda o günlerimi o kadar çok özlüyorum ki... Kendimi tanıyamıyorum, çok değiştim.

kemirttirme beynini sen takıl kafana göre isterlerse gelirler istemezlerse sen yalnız değilsin ki zaten. senden uzaklaşmalarına gelince böyle bişeyle uzaklaşacaklarsa zaten uzaklaşsınlar canım. ben ne yapardım diye düşün örneğin seni arasaydı bi arkadaşın sen bilmiyorum deseydin. sonra o da diğer tanıdıklarıyla gitsydi.. sen bunu dert edermiydin ya da bu nedenle uzaklaşırmıydın o arkadaşından[/QUOTE]

Hayır uzaklaşmazdım ben zaten benim için uğraşan bir insana bu şekilde de davranmazdım.
 
malesef o zamanlardaki "dostluk"lari bir daha yakalamak cok guc belli yastan sonra, o kadar menfaatci bir dunyada yasiyoruz ki herkes etrafina dikenli tel oruyor kimse kimseye yaklasamiyor. eh tabi istisnalar olabilir.. sana soyle soyleyeyim benim yillardir dost diyebilecegim kimse yok hayatimda, bir tek esim var ama ben mutluyum. zaman zaman eski dostlari hatirlayip uzuluyorum tabi, ne kadar yakindik diye ama hayat bizi farkli yerlere surukledi ve koptuk, baska dost da edinmedim ondan sonra. gorustugum birkac kisi var tabi fakat o asiri yakinligi hissedemiyorum artik kimseye karsi. hayatimda buyuk bir eksiklik de yok.

bahsettigin semptomlar sosyal anksiyete bozuklugunu cagristiriyor gibi gorunse de, yuz binlerin onunde bir sunum yapabilecek kadar kendine guvendigini soyledigin icin bu ihtimali yok sayiyorum. Oyle olsaydi hata yapacagina dair asiri bir korku hissederdin, ya insanlar aptal oldugumu dusunurse, bana gulerlerse, rezil olursam vs kaygilarin olurdu.

depresyona bagli belirtiler bunlar, arkadaslarinin da bazi yanlis (veya senin yanlis buldugun) tutumlari bu duruma pek yardimci olmamis, hatta bu yuzden bir anksiyete baslamis. karin agrisi, hatta ishal, mide bulantisi, soguk terleme, ellerin terlemesi, yaninda birinin ihtiyacini hissetme bunlarin hepsi su durumda normal. biliyorum cok rahatsiz edici fakat bence altinda baska sorunlar aramamalisin.

bence oncelikle doktorun verdigi ilaclari kullanmaya baslaman gerekli. eger illa ki ilac kullanmam diyorsan mutlaka davranisci bilissel terapi oneriyorum. aslinda bu ikisi beraber oldugunda cok hizli bir tedavi sureci oluyor fakat kimyasallarla aran iyi degilse benim gibi, sadece psikoterapi ile bu sorunu cozebilirsin. yalniz duzenli gitmen gerekir. cok yarar gorursun, lutfen kulak ardi etme.

ben de psikologum ama biraz uzagim, hem klinik alaninda degilim. ankarada'ysan hacettepe cok iyidir. istanbul isen de orada cok yakin bir arkadasim var seni ona yonlendirebilirim.

sen de bu arada derslerine yogunlasmaya calis, hatta bir hobi bul kendine. bu kadar sicak, arkadas canlisi bir insan bir anda karakterini degistiremez bu yastan sonra. sen hala ayni sensin kendinle ilgili supheye dusme, yalnizca yeni bir ortama girdiginden belki bocaladin, birkac sey ustuste gelince de durum daha depresif bir hal aldi. gecmisin de etkisi vardir tabi ki. ustelik savunma mekanizmalarin da asiri calisiyor, asiri bir kendini koruma mekanizmasi gelismis. bu da zaten birseylerin normal olmadigini gosteriyor. sen cok alingan olursan ve art niyet ararsan, hem kendi icin icini kemirir, hem de bu tum iliskilerine kotu bir sekilde yansir. once biraz rahatlamaya calis. bu asiri guvensizligi birakip hem kendinle hem de cevreyle ilgili biraz daha olumlu dusunmeye calis. herkesin iyi yonleri vardir, bir yerde okumustum, eger bir kisi hakkinda soyleyecek 10 tane iyi sey bulamiyorsan o kisiyi henuz tanimiyorsun demektir. herkesle de arkadas olmaya calismanin anlami yok. illa ki seninle benzer zevkleri olan birileri vardir cevrende ve de bir gun birine denk geliceksin. universitedesin, ogrenci topluluklarindan bir kacina girmeye calis. sanatla ilgili misin bilmiyorum ama hangi dali olursa olsun insani hem ruhen dinlendiriyor hem de zenginlestiriyor, bir topluluga girmeni ve de bir hobi edinmeni oneririm. tabi bu sadece bir fikir, sana daha yakin gelen baska bir sey de olabilir. yeter ki dersler disinda seni oyalayacak, yapmaktan mutlu oldugun, sana huzur veren bir/birkac etkinlik olsun.

gece gece cenem de dustu ^^ cunku seni iyi anladigimi hissettim, bir kac ortak nokta buldum kendimden.

umarim kisa zamanda duzelirsin, iyi bak kendine

Teşekkür ederim uzun yorumunuz için. Ben bu durumumla ilgili psikolojik yardım almayı düşünüyorum. Çünkü insanlardan bu şekilde nefret etmek istemiyorum. Bunu yenmek istiyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum. Şu an bile kendimi çaresiz hissediyorum ve neredeydi ağlayacağım. O mantıklı, kimsenin bana ruhen zarar veremediği, alıngan olmadığım günleri özlüyorum...
 
Arkadaşlar özel bir hastanenin psikoloji bölümüne gittim. Doktorla konuştum, bana hafif bir ilaç yazdı ve asıl ihtiyacım olanın terapi olduğunu söyledi. Şimdi iyi ve çok pahalı olmayan bir psikiyatr arıyorum. Yardımcı olabilir misiniz?
 
Arkadaşlar özel bir hastanenin psikoloji bölümüne gittim. Doktorla konuştum, bana hafif bir ilaç yazdı ve asıl ihtiyacım olanın terapi olduğunu söyledi. Şimdi iyi ve çok pahalı olmayan bir psikiyatr arıyorum. Yardımcı olabilir misiniz?

Merhabalar, terapi icin bir psikologa gitmeniz gerekir. Bana ozelden mesaj yazarsaniz sizi ucretsiz olarak terapi alabileceginiz bir arkadasima yonlendirebilirim. Tabii hangi sehirdesiniz bilmiyorum, İstanbul icin oneride bulunabilirim?
 
Merhabalar, terapi icin bir psikologa gitmeniz gerekir. Bana ozelden mesaj yazarsaniz sizi ucretsiz olarak terapi alabileceginiz bir arkadasima yonlendirebilirim. Tabii hangi sehirdesiniz bilmiyorum, İstanbul icin oneride bulunabilirim?

İstanbul'da yaşıyorum. Önerinizi bekliyorum :26:
 
sevgili Oske9393;
Özel mesaj atma hakkım olmadığı için cevap yazamadım size özelden.
Bana özel mesajla telefon numaranızı gönderebilirseniz psikolog arkadaşımın sizi aramasını sağlayacağım.
 
sevgili Oske9393;
Özel mesaj atma hakkım olmadığı için cevap yazamadım size özelden.
Bana özel mesajla telefon numaranızı gönderebilirseniz psikolog arkadaşımın sizi aramasını sağlayacağım.

Pardon telefon numaramı atacağım ama arkadaşınız hangi ilçede görev yapıyor , bir hastane bünyesinde mi? Bir de nasıl ücretsiz olabildiğini anlayamadım. :50:
 
Pardon telefon numaramı atacağım ama arkadaşınız hangi ilçede görev yapıyor , bir hastane bünyesinde mi? Bir de nasıl ücretsiz olabildiğini anlayamadım. :50:

İstanbul Sisli'de bir universite bunyesinde calisiyor kendisi. Universitenin uzmanlik egitimi surecinin bir parcasi oldugu icin de ucretsiz.
 
Back
X