- 10 Kasım 2013
- 29
- 50
- 38
- 35
Bugün 12 Ekim... Yavrumu kaybedeli 40 gün oldu. Oysaki ne hazırlıklar yapmıştık oğlum... Mevlüt kıyafetlerin, hediyelerin hepsini hazırlamıştık senle bir umut diyerek...22. haftada gece gördüğüm bir rüya ile başladı her şey. Anladım kötü günlerin bizi beklediğini. Çünkü ne zaman babamı görsem rüyamda mutlaka kötü bir şey gelirdi başıma. Bu sefer karnımı ısırmıştı rüyamda. Nefesim kesilerek, canım yanarak uyandım ter içinde ve sabah olmak bilmedi. Eşime doktora gidelim dedim kötü şeyler olacak. Her ne kadar ayaklarım geri geri de gitse doktorumuz test için çağırmıştı bizi. Ve o an işte... Bebeğinizde kalp problemi var... Dedim herhalde özel bir hastanenin yalanları bunlar. Kandıracaklar bizi.Gözümün yaşı donmuştu sanki. Bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Siz Zeynep Kamil yada Cerrahpaşaya gitmelisiniz dediler. O an daha da vuruldum. Doğruydu demekki. Bizi gönderiyorlardı oğlum.
Hemen ertesi gün gittik doktorlara. Teşhislere baktılar. Saatlerce incelediler. Günlerce gittik geldik. Ve sonunda doktorumuz o minicik kalbinde delik olduğunu ayrıca damarlarının ters oldugunu ve akciğere giden damarının ince olduğunu söyledi. Offf yavrum sen nasıl dayanirsin bunlara? Hemen kordosentez yapıldı. Günlerce onun sonucunu bekledik. Genetik miydi degil miydi... Bittim o günlerde. Uyku nedir bilmedim. Uyumadım ağlamaktan bayıldım resmen günlerce. Ne yani şimdi her şey bitecek miydi? Seni benden alacaklar mıydı? Dayanamam buna.... Sonuç çıktı.
Kusura bakmayın testleriniz karışmış hanımefendi dediler.
Eeee peki ya şimdi ne olacak?
Bir daha yapalım...
Alnımdan vuruldum bir kez daha. Peki yaptırmak istersem ve sonuç kötü çıkarsa nasıl olacak?
Karar sizin tabiki ama alacağız bebeği.
Ne kolay söylüyorsunuz... Nasıl alacaksınız yani? Doğum yapacaksınız çünkü 25. Haftadasınız.
YAP TIR MI YO RUM deyip bağırdığımı hatırlıyorum sonrası yok...
Araştırmalar başladı sonra. Babanla karar verdik. Elimizden gelen her şeyi yapacaktık senin için. Kitaplar aldık, makaleler okuduk, şehir dışından doktorlara sorduk... Bir umut hep...
Baban benim umudum var iyi olacak oğlumuz dedi hep.Ameliyat ettireceğiz. O da diğer çocuklar gibi olacak. O öyle dedikçe ben ağladım gizli gizli. Ne geceler gece ne gündüzler gündüz. Hamilelikten uyuyamıyor diyor annem hep soranlara. Oysaki düşünmekten, korkudan, bu sonu belli olmayan bekleyişten... Hep konuştum seninle. Sen de elinden geleni yap oğlum kal bizimle diye.
38. Hafta gecti 39 gecti 40 gecti ve 41. Hafta... Doktor artık doğurmalısın dedi ve suni sancı vererek doğurtmayı planladılar. Ancak doğum doktoru başkaydı ve sezeryana aldı.
Uyandığımda her şey bitmişti. Karnım boştu ve her yerim kesik gibi ağrıyordu. Beni sedyeden alıp yatağa yatırdıklarında canım yandı da ahh diyemedim. Oğluuuum dedim. Herkese sordum nerede benim yavrum diye. Yoğun bakımda dediler. İçim içimi yedi. Kimse bir şey söylemiyor. Herkesin bebeği yanındaydı ben ise yanlızdım. Poliklinige gidip gelirken beni gören ve selamlaştığımız bir doktor vardı. Allah rızası için bebeğim nerde nasıl bir bakın dedim. 1 saat sonra geldi. 3200 gr çok tatlı bir oğlun var dedi. Ama kalbindeki problem devam ediyor. Makineye bağlı. Ameliyata alırlar düzelir inşallah dedi. Ahhhh dedimmm yavrummmm benim. Kurban olur annen sana. Herkes anasının koynunda sen de mi yanlız kaldın yavrum annen gibi...
Odaya aldılar beni. Eşimle annem geldi yanıma. Hemen dedim beni götür yoğun bakıma. Nasıl gideceksin bu halde dediler asansör bozulmuş. Giderim dedim. 3 kat çıktım yukarı o agrilarla. Görüş saatleri varmış yoğun bakımda. Yalvardım hemşireye nolur göreyim diye. 5 dk dediler olur dedim. Giydirdiler üzerimi girdim içeri. Bir sürü bebek var içeride. Burası dediler. Ayakta zor duruyordum. Kollarımdan tutan hasta bakıcıları bıraktım. Küveze doğru yaklaşınca geçti bütün ağrılarım içime su serpildi. Nur yüzlüm benim güzel oğlum... Nasıl da güzeldin yavrum. Durdum başında dua ettim senin için. Ağzından hortum sokmuşlardı. Onu yalıyordu resmen. Acıkmış dedim emzirebilir miyim? Olmaz dediler.Hemen girdim süt odasına. Açtım camları ezan okunuyor dolsun içeri rahmetin yarabbim oğlumu bağışla bana . Sağdım sütümü yalvara yalvara. Oğluma şifa olacak bu sütler hadi daha çok olsun nolur diye diye. Annesi yanında olacak kokusunu alacak güçlenecek oğlum. Yine geçmek bilmedi gece. Uyku hak getire. Elimde tesbih yalvarıyorum saatlerce Allaha. Oğlumu bana bağışla. Sabah 9.. Görüş saati gelmiş. Hemen ilk çıkan yukari ben oldum yine. Bu sefer yarım saat durdum oğlumla. Dualar ettim başında. Güzel günlerden bahsettim ona. Hep dedigim gibi babana benziyordun oğlum. Her zerrene her yerine baktım. Ağladı yine annen. Meğer o anlar seni son görüşümmüş. Kapıdan çıktığımda doktorumuz senin ameliyata gideceğini söyledi. Baban seni alıp ambulansla gitti ameliyata başka bir hastaneye. Yine gözümde yaş dilimde dua saatlerce. Doktoru hasta bakıcısı tanımayan insanlar hepsi hepsi dua etti bizim için. Ameliyatın bitti. İşimiz Allah a kaldı demiş doktor...Akşam üstü... Gece... Sabah... Saatler geçmek bilmedi. Sabah 7... Baban hastaneye gidiyorum dedi anlamadım hiç bir şey. Hadi sinem kalk yürü biraz dediler bebeğin gelince iyi olman lazım. Upuzun koridorda hapse girmişler gibi ağlaya ağlaya yürürken kalp doktorumuz geldi karşıdan yüzünde mahçubiyet var. Anlamadim yine.
Haberin var mı Son gelişmelerden?
Yok maalesef esim hastaneye gidiyor.
Hmmm dedi uzun uzun.
Bak sinem kurtuldu oğlun... Sonrası yok... Anlamak istemedim duymadım.
Kesik kesik bir sürü kelime..
Nasıl? Ne denek kurtuldu? Noldu?
Koştum acıyla.Hıçkırıklarla açtım eşime telefon. Bana söylemediğin bir sey mi var? Doğru söyle! Yok canım dedi. Doktor kurtuldu dedi. Uzun bir sessizlik... Evet kaybettik oğlumuzu sinem...
Allahim neden? Bu kadar kaderimize boyun eğmisken senden gelene razi olmuşken güldürseydin yüzümüzü. Herkes geldi başımıza. Başınız sağolsun dediler... Sagolmasin başım felan. Başımi kesin benim. Oğlun melek oldu sana şefaatçi olacak dediler. Cennetini istemem rabbim oglumu ver alma onu benden.
Ağlama bu kadar sen lohusasın hasta olacaksın dediler. İcimde bir yara var artık bu yara bitirir beni zaten.
Baban götürdü namazını kıldı senin. Gömdüler seni o kara toprağa yavrum. Annenin koynuna girmeden girdin kara toprağa. 41 hafta bekledim seni. Demekki sen de ayrilmak istemedin benden. Aldılar seni oğlum benden. Çıkartın beni burdan istemiyorum burayı. Olmaz dediler kalman lazım. Kalamam. Yan odadan sesler geliyor, bebek sesleri. Burnuma geliyor kokuları yavruların. Annelerin yüzü gülüyor. Burası benim mezarım. Çıkartın beni burdan. Karnım dolu elim boş çıktım ordan. Bir rüya mı bu şaka mı? Eve seninle geldiğimizde nereye koyardım seni diye düşünürdüm hep. Yakıştıramadım sana hiç bir köşeyi. Senin için hazırladığım odan, beşiğin boş kaldı. Binbir umutla aldığım giysilerin boş kaldı yavrum. Doğdun diye dağıtacağım çikolatalarını attım çöpe. Süt geliyordu göguslerimden. Kesip atmak istedim göğsümü yerinden.Şimdi boğuyor beni hala bu ev. Rüyamda göreyim diye yalvarıyorum bu sefer. Geceleri gizli gizli ağlıyorum. Yastıkları yorganları basıyorum ağzıma. Duymasınlar diye hıçkırıklarımı melek oğlum. Göktuğ Kaan ım... Hiç bir ismi yakıştıramadığım.
Hayallerin kaldı şimdi benimle. Gözümün önünde hep o son gördüğüm gül yüzün... Şimdi görenler yine olur diyorlar. İcimde hep bir şüphe olacak. Yine mi aynı şeyler olacak diye? İcimde hep senin acın olacak... 10 tane yavrum olsa sen ilktin. Ilk hamile olduğumu öğrendiğimden beri oğluuuuuum diye sevdiğimdin. Sen benim en büyük mutlulugum en büyük acım oldun. Eşyaların duruyor hala... Kıyamıyorum kaldırmaya. Girip bakıyorum elbiselerine. Kokluyorum onları.
Nolurdu diyorum Allah im güldürseydin yüzümü. İsyan etmiyorum... Senden gelene teslim oldum ben tevekkül ettim. Meleklerine teslim ettim yavrumu. Üşütmesinler onu aç kalmasın... Anne diye üzülmesin yavrum.
Ben de bir gün anne kelimesini duyar miyim kim bilir!
Hemen ertesi gün gittik doktorlara. Teşhislere baktılar. Saatlerce incelediler. Günlerce gittik geldik. Ve sonunda doktorumuz o minicik kalbinde delik olduğunu ayrıca damarlarının ters oldugunu ve akciğere giden damarının ince olduğunu söyledi. Offf yavrum sen nasıl dayanirsin bunlara? Hemen kordosentez yapıldı. Günlerce onun sonucunu bekledik. Genetik miydi degil miydi... Bittim o günlerde. Uyku nedir bilmedim. Uyumadım ağlamaktan bayıldım resmen günlerce. Ne yani şimdi her şey bitecek miydi? Seni benden alacaklar mıydı? Dayanamam buna.... Sonuç çıktı.
Kusura bakmayın testleriniz karışmış hanımefendi dediler.
Eeee peki ya şimdi ne olacak?
Bir daha yapalım...
Alnımdan vuruldum bir kez daha. Peki yaptırmak istersem ve sonuç kötü çıkarsa nasıl olacak?
Karar sizin tabiki ama alacağız bebeği.
Ne kolay söylüyorsunuz... Nasıl alacaksınız yani? Doğum yapacaksınız çünkü 25. Haftadasınız.
YAP TIR MI YO RUM deyip bağırdığımı hatırlıyorum sonrası yok...
Araştırmalar başladı sonra. Babanla karar verdik. Elimizden gelen her şeyi yapacaktık senin için. Kitaplar aldık, makaleler okuduk, şehir dışından doktorlara sorduk... Bir umut hep...
Baban benim umudum var iyi olacak oğlumuz dedi hep.Ameliyat ettireceğiz. O da diğer çocuklar gibi olacak. O öyle dedikçe ben ağladım gizli gizli. Ne geceler gece ne gündüzler gündüz. Hamilelikten uyuyamıyor diyor annem hep soranlara. Oysaki düşünmekten, korkudan, bu sonu belli olmayan bekleyişten... Hep konuştum seninle. Sen de elinden geleni yap oğlum kal bizimle diye.
38. Hafta gecti 39 gecti 40 gecti ve 41. Hafta... Doktor artık doğurmalısın dedi ve suni sancı vererek doğurtmayı planladılar. Ancak doğum doktoru başkaydı ve sezeryana aldı.
Uyandığımda her şey bitmişti. Karnım boştu ve her yerim kesik gibi ağrıyordu. Beni sedyeden alıp yatağa yatırdıklarında canım yandı da ahh diyemedim. Oğluuuum dedim. Herkese sordum nerede benim yavrum diye. Yoğun bakımda dediler. İçim içimi yedi. Kimse bir şey söylemiyor. Herkesin bebeği yanındaydı ben ise yanlızdım. Poliklinige gidip gelirken beni gören ve selamlaştığımız bir doktor vardı. Allah rızası için bebeğim nerde nasıl bir bakın dedim. 1 saat sonra geldi. 3200 gr çok tatlı bir oğlun var dedi. Ama kalbindeki problem devam ediyor. Makineye bağlı. Ameliyata alırlar düzelir inşallah dedi. Ahhhh dedimmm yavrummmm benim. Kurban olur annen sana. Herkes anasının koynunda sen de mi yanlız kaldın yavrum annen gibi...
Odaya aldılar beni. Eşimle annem geldi yanıma. Hemen dedim beni götür yoğun bakıma. Nasıl gideceksin bu halde dediler asansör bozulmuş. Giderim dedim. 3 kat çıktım yukarı o agrilarla. Görüş saatleri varmış yoğun bakımda. Yalvardım hemşireye nolur göreyim diye. 5 dk dediler olur dedim. Giydirdiler üzerimi girdim içeri. Bir sürü bebek var içeride. Burası dediler. Ayakta zor duruyordum. Kollarımdan tutan hasta bakıcıları bıraktım. Küveze doğru yaklaşınca geçti bütün ağrılarım içime su serpildi. Nur yüzlüm benim güzel oğlum... Nasıl da güzeldin yavrum. Durdum başında dua ettim senin için. Ağzından hortum sokmuşlardı. Onu yalıyordu resmen. Acıkmış dedim emzirebilir miyim? Olmaz dediler.Hemen girdim süt odasına. Açtım camları ezan okunuyor dolsun içeri rahmetin yarabbim oğlumu bağışla bana . Sağdım sütümü yalvara yalvara. Oğluma şifa olacak bu sütler hadi daha çok olsun nolur diye diye. Annesi yanında olacak kokusunu alacak güçlenecek oğlum. Yine geçmek bilmedi gece. Uyku hak getire. Elimde tesbih yalvarıyorum saatlerce Allaha. Oğlumu bana bağışla. Sabah 9.. Görüş saati gelmiş. Hemen ilk çıkan yukari ben oldum yine. Bu sefer yarım saat durdum oğlumla. Dualar ettim başında. Güzel günlerden bahsettim ona. Hep dedigim gibi babana benziyordun oğlum. Her zerrene her yerine baktım. Ağladı yine annen. Meğer o anlar seni son görüşümmüş. Kapıdan çıktığımda doktorumuz senin ameliyata gideceğini söyledi. Baban seni alıp ambulansla gitti ameliyata başka bir hastaneye. Yine gözümde yaş dilimde dua saatlerce. Doktoru hasta bakıcısı tanımayan insanlar hepsi hepsi dua etti bizim için. Ameliyatın bitti. İşimiz Allah a kaldı demiş doktor...Akşam üstü... Gece... Sabah... Saatler geçmek bilmedi. Sabah 7... Baban hastaneye gidiyorum dedi anlamadım hiç bir şey. Hadi sinem kalk yürü biraz dediler bebeğin gelince iyi olman lazım. Upuzun koridorda hapse girmişler gibi ağlaya ağlaya yürürken kalp doktorumuz geldi karşıdan yüzünde mahçubiyet var. Anlamadim yine.
Haberin var mı Son gelişmelerden?
Yok maalesef esim hastaneye gidiyor.
Hmmm dedi uzun uzun.
Bak sinem kurtuldu oğlun... Sonrası yok... Anlamak istemedim duymadım.
Kesik kesik bir sürü kelime..
Nasıl? Ne denek kurtuldu? Noldu?
Koştum acıyla.Hıçkırıklarla açtım eşime telefon. Bana söylemediğin bir sey mi var? Doğru söyle! Yok canım dedi. Doktor kurtuldu dedi. Uzun bir sessizlik... Evet kaybettik oğlumuzu sinem...
Allahim neden? Bu kadar kaderimize boyun eğmisken senden gelene razi olmuşken güldürseydin yüzümüzü. Herkes geldi başımıza. Başınız sağolsun dediler... Sagolmasin başım felan. Başımi kesin benim. Oğlun melek oldu sana şefaatçi olacak dediler. Cennetini istemem rabbim oglumu ver alma onu benden.
Ağlama bu kadar sen lohusasın hasta olacaksın dediler. İcimde bir yara var artık bu yara bitirir beni zaten.
Baban götürdü namazını kıldı senin. Gömdüler seni o kara toprağa yavrum. Annenin koynuna girmeden girdin kara toprağa. 41 hafta bekledim seni. Demekki sen de ayrilmak istemedin benden. Aldılar seni oğlum benden. Çıkartın beni burdan istemiyorum burayı. Olmaz dediler kalman lazım. Kalamam. Yan odadan sesler geliyor, bebek sesleri. Burnuma geliyor kokuları yavruların. Annelerin yüzü gülüyor. Burası benim mezarım. Çıkartın beni burdan. Karnım dolu elim boş çıktım ordan. Bir rüya mı bu şaka mı? Eve seninle geldiğimizde nereye koyardım seni diye düşünürdüm hep. Yakıştıramadım sana hiç bir köşeyi. Senin için hazırladığım odan, beşiğin boş kaldı. Binbir umutla aldığım giysilerin boş kaldı yavrum. Doğdun diye dağıtacağım çikolatalarını attım çöpe. Süt geliyordu göguslerimden. Kesip atmak istedim göğsümü yerinden.Şimdi boğuyor beni hala bu ev. Rüyamda göreyim diye yalvarıyorum bu sefer. Geceleri gizli gizli ağlıyorum. Yastıkları yorganları basıyorum ağzıma. Duymasınlar diye hıçkırıklarımı melek oğlum. Göktuğ Kaan ım... Hiç bir ismi yakıştıramadığım.
Hayallerin kaldı şimdi benimle. Gözümün önünde hep o son gördüğüm gül yüzün... Şimdi görenler yine olur diyorlar. İcimde hep bir şüphe olacak. Yine mi aynı şeyler olacak diye? İcimde hep senin acın olacak... 10 tane yavrum olsa sen ilktin. Ilk hamile olduğumu öğrendiğimden beri oğluuuuuum diye sevdiğimdin. Sen benim en büyük mutlulugum en büyük acım oldun. Eşyaların duruyor hala... Kıyamıyorum kaldırmaya. Girip bakıyorum elbiselerine. Kokluyorum onları.
Nolurdu diyorum Allah im güldürseydin yüzümü. İsyan etmiyorum... Senden gelene teslim oldum ben tevekkül ettim. Meleklerine teslim ettim yavrumu. Üşütmesinler onu aç kalmasın... Anne diye üzülmesin yavrum.
Ben de bir gün anne kelimesini duyar miyim kim bilir!