geçmişe dair özlenenler

Bbetul

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
19 Ocak 2010
425
0
96
Kütahya
Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir maşa...
Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
Ekmek her zaman ekmek gibi...
Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş
merkezlerinin restoran katlarında boğucu bir gürültü ve havasızlık
içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım...
Dışarıda kar...
İçeride kanaat...
İçeride huzur...
Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,
kokusuna râm olurduk.
Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
geniş ve besleyici bir masal dünyası...
Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret
kalacağımız kimin aklına gelirdi?
Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi,
sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
Çay da kokardı... Domates de...
Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.
Dışarıda kar...
İçeride huzur...
Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi...
Kimin umurunda...
Ne güzel cahildik.
Mutluluğun resmini çiziyorduk...

M.BAŞARAN
 
çok güzel bi şiir çocukluğumu hatırladım resmen tv vardı şimdi de var ama o zamanlar beni bukadar etkisi altına almamıştı
keşke imkanımız olsada yeniden o yılları doyasıya tadını çıkara çıkara yaşasak

sobalı evin tadı bir başkadır
biz hala soba yakarız evimizde kışın o sabanın harlı ateşiyle kaynayan çaydanlıkla yaparım çayımı yemeğimi
eşim kestane getirir çocuklar sabırsızlıkla beklerler ne zaman pişecek diye
düşünüyorum da doğal gazlı olsa evimiz biz nasıl sobasızlığa alışacağız
sobayla kışlar bir başka geçer odamız sıcacık olur huzur bulurum bu küçücük odada
yağmur kar kağdığında sobanın üzerindeki çaydanlığın cızırdamasıyla göz kapaklarına bi ağarlık çöker şekerleme yaparsın
kedi misali kıvrılırsın sobanın arkasına keyfine diyecek yoktur...
gece olur yatarsın sobanın üst kabağından çıkan ateşi seyretmek ayrı bir keyif verir bana
eminim kızlarım da küçük ama sıcacık odamızı kestane kokusunu hiç unutmaycaklar
 


ne kadar gğzel anlatmışsın.benim evim dogal gazlı ve sobalı bir eve gitsem hemen uyumak istiyorum alışmışım farkında degilim heralnde
babanem bize sobanın közünde patates yapardı veya fırınında o ne kadar lezzetliydi öyle şimdi ise ne babanemde o takat var nede bizde sobapatatesler köze ben babaneme hasret kokular burnumda oyun oynadıgım sokaklar arkadaşlarım sanki gitsem herkes aynı bıraktıgım gibi duruyor kaldıgımız yerden devamedecekmişiz gibioyunlara sek sek oynayalımmı ben birinciyim ama tamam kurallarda benden o zaman dur ugurlu taşımı getireyimde başlayalım.
hatırlamak bile huzur veriyo insana.hayelcim evinin ortamı gerçekten çok hoşmuş umarım kızaların hiç unutmazlar bu güzelliği ve hatırlayacakları güzel anıları olur bizler gibi :2:
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…