herkesin annelik stili farklidir. benim ablam aşırı korumaci bir anne, cocugunu fanusta büyütür. 30 yasindaki teyzesiyle (ben oluyorum o) bir aktivite planladiysak bile cocuk ilkokul cagina gelene kadar kapida beklerdi - cikista eve beraber donmemize bile musade etmezdi. simdi biraz daha büyüdü, azicik daha sınırları genisledi. en azindan 1 km mesafe varsa tiyatro sonrası eve getirebiliyorum

benim annem de bizi fanusta büyütürdü, hep bir endişe halindeydi
sahsen hic faydasini gormedim:)
o yüzden ben daha rahat bir anne olmayi hayal ediyorum. küçücükken bile gitsin babasiyla tatile trekking yapsinlar - sirtinda bebek sirt cantasiyla. ben de iki gün uyumanin tadini cikartayim. ya da babasiyla carsambadan ciksinlar ben cumadan onlara katilayim:) annemlere vereyim bazen torunlariyla zaman gecirsinler - basbasa kalsinlar birbirleriyle anıları olsun.
sahsen ben olsam birakirdim anneme , giderdim iftara. iki saat annesiz kalsa korkmaz uzulmez cocuk. hatta nenesiyle oynar ne güzel. ben de aylar sonra ilk defa hic yorulmadan, bin tane sey dusunmeden sicak yemek yerim, gülerim sohbet ederim. o 2 saat bana 2 ay yeter:)
çok da kasmaya gerek yok. bu kadar el bebek gül bebek büyüt, buyuyunce "beni fanusta büyüttüler" diye yakinacak zaten


ayrica bazi anneler ne çocuğu annesine emanet eder, ne evine gelen bir yakininin kucagina verip dusa girer, ne kocasina rahat rahat emanet eder. sanki eşeysiz üremiş gibi- cocuk kendisinin bir organiymis gibi davranir. haliyle asla özel alani olmaz - bu hayat ve stres onu yorar . esiyle de kendiyle de soranlar yasamaya baslar. stres seviyesi yükselir, bebekler boyle seyleri hissederler stresli anne bebegi de strese sokar. kaosun icinde mutlu aile margarin reklami cekmeye çalışırlar .
hic gerek yok bence hayati bu kadar zorlastirmaya.
7 aylik ccouk. nice bebek ondan daha küçükken anneannelerde / bakıcılarda / baska ulkelerde kreslerde kaliyor cok daha uzun saatler boyunca.