• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

İltihaplı romatizma( Romatoid Artrit) tedavi deneyimlerinizi paylaşır mısınız ?

Cimzia beni çok rahatlattı arkadaşlar. İlk 2 sene düzenli uyguladım 2 haftada bir ayda 1 şimdi nerdeyse 6 ay 1. İstanbul da oturanlar için Marmara Üniversitesi hastanesi Maltepe kampüsü Nuran öz hocayı tavsiye ederim. Çok ilgili bir doktor.
 
Merhaba,

Annem uzun yıllardır iltihaplı romatizma tedavisi görüyor. Bilindiği gibi hastalığın kesin bir tedavisi olmadığı için kortizon kullanmakta. Kortizonun bilinen çok etkili zararlarından dolayı ilacı bırakmak istiyor fakat bıraktığı zamanda şiddetli ağrılara dayanamıyor. Artık öyle bir hâl aldı ki ağrıdan ağlama krizlerine girmekte.

Bir ay önce ozon tedavisine de başladı ama bir etkisi olmadı.

Sizlerin aile ya da çevresinde bu hastalıkla mücadele eden ya da üstesinden gelen tanıklık ettiğiniz öyküleriniz tavsiyeleriniz varsa paylaşmanızı rica ederim. Hastane doktor tavsiyesi de alabilirim.

Şimdiden cevaplarınız için teşekkür ederim.
Merhaba,
Sanırım bende de var ama tam teşhis konmadı. Kan testinde üst referans aralığına yakın çıktı. Eğer eklem ağrısı,iltihaplanma gibi faktörlerde varsa iltihaplı eklem romatizması oluyormuş yüksek ihtimalle ve bizde genetik. Benim çok ağrılarım ve eklemlerde kitlenme oluyor. Hatta sürekli kollarımda iltihaplanma da söz konusu idi. Dizimde de başlayınca artık ketojenik beslenmeye geçtim ve hayat kalitem resmen arttı. Gluten başlı başına zarar zaten. Beslenmesinde gluteni karbonhidratı keser,bakliyatları da azaltırsa ( ben tüketmiyorım) yüksek ihtimal ağrıları azalacaktır. Zerdeçal kürüne biraz da karabiber eklenmesi gerekiyormuş (zerdeçalın içindeki curcumin karabiber ile aktifleşiyormuş). Siz yine de bu beslenme konusunu araştırın bence. Umarım şifa olur. Ben ne zaman normal beslenmeye geçsem ağrılarım ciddi şekilde arttı. Allah acil şifa versin ❤️
 
Benim de annem yaklaşık 20 senedir bu hastalık tanılı ve tedavi görüyor düzenli. Düzenli kontrolleri oluyor kan tahlili yapılıyor her gittiğinde. Sonucuna göre de kullandığı ilaçların dozu ayarlanıyor her seferinde. Tedavi ve kontroller aksatılırsa hastalık ilerliyor maalesef. Kortizonu da 20 senedir kullanıyor. Evet zararları var muhakkak ama kâr zarar hesaplanarak veriliyor bu ilaçlar sonuçta. Tedavilere güvenin derim ben. Doktorumuz Cemal Bes. Türkiye’nin bu konuda en iyisi
Merhaba geçmiş olsun çok benim arkadaşımda da ayaklarında böyle bir şey çıktı biz pire haşere ısırdığı sonucu alerjiden şüphelendik şuan alerji tedavisi başlandı ama başka bir doktor romatizma gibi de duruyor diyip arkadaşımı sevk etmiş ilgili bölüme .görüntüleri ekleyeceğim kafasına çok takmış durumda bilen arkadaşlardan ricam romatizma böyle bir döküntü mü yapıyor ? Bir de bu kızarıklıkların içinde top gibi şişlikler var yangı ve ağrı hissediyormuş
 

Eklentiler

  • IMG_1628.webp
    IMG_1628.webp
    28,1 KB · Görüntüleme: 88
  • IMG_1627.webp
    IMG_1627.webp
    34,1 KB · Görüntüleme: 93
Merhaba geçmiş olsun çok benim arkadaşımda da ayaklarında böyle bir şey çıktı biz pire haşere ısırdığı sonucu alerjiden şüphelendik şuan alerji tedavisi başlandı ama başka bir doktor romatizma gibi de duruyor diyip arkadaşımı sevk etmiş ilgili bölüme .görüntüleri ekleyeceğim kafasına çok takmış durumda bilen arkadaşlardan ricam romatizma böyle bir döküntü mü yapıyor ? Bir de bu kızarıklıkların içinde top gibi şişlikler var yangı ve ağrı hissediyormuş
Merhaba annemde uzun süredir iltihaplı romatizma (romatoid artrit) hastalığı var ama hiç böyle kızarıklı döküntülü şişlik yaşamadı. Geçmiş olsun
 
Benim kizimda 1,5 yasinda cikti bu hastalik, biz metotreksat iğne kullaniyoruz, diz eklemi icine kortizon igne yapiliyor ve sivi cekiliyor şiştiği agridigi zamanlarda, agizdan da aliyor kortizonu kisa sureligine. Bir an once kurtulmasini istiyorum bu hastaliktan cok zor gercekten tedavisi yok. Ama birinden duydum üzüm cekirdegi tozuyla butun ilaclarini birakan biri olmuş twitterda gormustum, bir de biliyorsunuzdur süt ürünleri, beyaz un, paketli gidalar, kizartmalar, şeker yasak alevlendiriyor.
Merhabalar süreçten bahsedebilir misiniz? Benim de kızıma 1.5 yaşında teşhis kondu şimdi 2 yaşına girmek üzere mtx yapıyoruz dolven veriyoruz, biraz düzelme oldu ama yeterli gelmedi doktora şimdi biyolojik ajana geçeceğiz (humira), kortizon etki etti mi?
Çok zor ve çok kötü bir hastalık gerçekten umarım yavrularımız en kısa zamanda iyileşir (iyileşme olmadığını bilsem de en azından alevlenmeler biter). Çok çok geçmiş olsun gerçekten
 
Merhaba benim 3 yaşındaki oğlumda da iki defadır diz kapağında oluşan şişlikle acile gittik ilk gidişimizde 21 gün hastanede yattık reaktif artrit dediler ikinci defa tekrarladı bu seferde dizinde oluşan iltihabı temizlemek için ameliyat ettiler hala bir teşhis konulmadı romatolojiye yönlendirdiler romatizma olabilir dediler size nasıl teşhis konuldu hangi testleri yaptılar bilgi verebilir misiniz?:dua:
Merhabalar, benim de kızıma 15 aylık iken teşhis kondu.
Yürümek istemiyordu, yürürken tuhaf basıyordu (bebekler zaten yamuk yürür ama bu farklıydı) farklı bir kaç doktora gittik bebek zaten, yürümeyi öğreniyor, canı istemiyordur vs. dendi. Sonrasında bir gün artık yere basmak bile istememeye başladı ayağının üstüne koyduğumuz anda çığlıklar atıyordu. 3. doktor şişlik farketti (bebek oldugu icin tombulluk sanmıştık biz), ve romatolojiye yönlendirdi. Orada doktorumuz görür görmez teşhis koydu jia diye geçiyormuş çocuk versiyonu (juvenile idiopathic arthritis). Bizde tanıyabyardımcı olan en belirgin özelliği sabah veya öğle uykusundan sonra tutulum olması, akşama doğru daha rahat hareket etmesi. Test olarak crp seviyesi ilk başta yüksekti(normalin 10 katı çıkmıştı bizde), ayrıca ana+ çıktı. Onun dışında bozuk bir sürü değer vardı ama sanırım tanıda bunlar etkili oldu. Ayrıca ultrasonda iltihap görüldü ve elle muayenede hareket er kısıtı vardı. Bir de eklem yerleri daha sıcak oluyor.
Elimden geldiğince detaylı anlatmaya çalıştım umarım yardımcı olabilmişimdir. Sizin oğlunuzun son durumu ne, teşhis alabildiniz mi? Umarım en yakın zamanda iyileşir.
 
Merhabalar, benim de kızıma 15 aylık iken teşhis kondu.
Yürümek istemiyordu, yürürken tuhaf basıyordu (bebekler zaten yamuk yürür ama bu farklıydı) farklı bir kaç doktora gittik bebek zaten, yürümeyi öğreniyor, canı istemiyordur vs. dendi. Sonrasında bir gün artık yere basmak bile istememeye başladı ayağının üstüne koyduğumuz anda çığlıklar atıyordu. 3. doktor şişlik farketti (bebek oldugu icin tombulluk sanmıştık biz), ve romatolojiye yönlendirdi. Orada doktorumuz görür görmez teşhis koydu jia diye geçiyormuş çocuk versiyonu (juvenile idiopathic arthritis). Bizde tanıyabyardımcı olan en belirgin özelliği sabah veya öğle uykusundan sonra tutulum olması, akşama doğru daha rahat hareket etmesi. Test olarak crp seviyesi ilk başta yüksekti(normalin 10 katı çıkmıştı bizde), ayrıca ana+ çıktı. Onun dışında bozuk bir sürü değer vardı ama sanırım tanıda bunlar etkili oldu. Ayrıca ultrasonda iltihap görüldü ve elle muayenede hareket er kısıtı vardı. Bir de eklem yerleri daha sıcak oluyor.
Elimden geldiğince detaylı anlatmaya çalıştım umarım yardımcı olabilmişimdir. Sizin oğlunuzun son durumu ne, teşhis alabildiniz mi? Umarım en yakın zamanda iyileşir.
Teşekkür ederim yorumunuz için ogluma da JİA teşhisi konuldu ameliyattan sonra tekrar şişti tedaviye başlandı haftalık metotreksat iğnesi vuruluyor daha doğrusu biz yapıyoruz iğneyi haftaya kontrolü var. Size bir tedavi uyguladılar mı?
 
Teşekkür ederim yorumunuz için ogluma da JİA teşhisi konuldu ameliyattan sonra tekrar şişti tedaviye başlandı haftalık metotreksat iğnesi vuruluyor daha doğrusu biz yapıyoruz iğneyi haftaya kontrolü var. Size bir tedavi uyguladılar mı?
Biz de 6 aydır Metotreksat (mtx) yapıyoruz, ayrıca dolven kullanıyorduk bıraktık. Tek başına mtx yeterli olmadığı için pazartesi biyolojik ajana geçiş yapacağız. Yani hem haftalık mtx ignesi olacak hem de 15 günde bir humira adında bir iğne daha olacak. Sizde iyileşme oldu mu, ne kadar süredir mtx alıyorsunuz?
 
Merhaba,

Annem uzun yıllardır iltihaplı romatizma tedavisi görüyor. Bilindiği gibi hastalığın kesin bir tedavisi olmadığı için kortizon kullanmakta. Kortizonun bilinen çok etkili zararlarından dolayı ilacı bırakmak istiyor fakat bıraktığı zamanda şiddetli ağrılara dayanamıyor. Artık öyle bir hâl aldı ki ağrıdan ağlama krizlerine girmekte.

Bir ay önce ozon tedavisine de başladı ama bir etkisi olmadı.

Sizlerin aile ya da çevresinde bu hastalıkla mücadele eden ya da üstesinden gelen tanıklık ettiğiniz öyküleriniz tavsiyeleriniz varsa paylaşmanızı rica ederim. Hastane doktor tavsiyesi de alabilirim.

Şimdiden cevaplarınız için teşekkür ederim.

Merhabalar,

Bende romatoid artrit hastasıyım 46 yaşındayım 3 sene önce kondu tanım yoğun bir tedavi başladılar çünkü el bileklerimi kullanamayacak düzeye geldiğimde gitmiştim hastaneye iş dolayısıyla hem şehir dışındaydım önemsemedim tembellik ettim vs....
Bana 5 ayrı ilaçla başladılar tedaviye, D..... (kortizon) , P..... , S....... , İğne , F...... ilaçların baş harflerini yazdım diğer türlüsü belki yasaktır diye neyse geçen sene ben bu kortizon denen illetten kurtulacağım diye çıktım yola (en azından kortizondan başlayayım dedim) burada sıralanan tüm bitkisel ürünleri denedim. Ancak hiç bir verim alamadım en son da burada söylenmemiş ısırgan otu ve kiraz sapı kürünü denedim ama hiç bir şey olmadı neyse vesselam Kollojen ile tanıştım ve 3 ay sonra kortizondan kurtuldum. Marka yazmam doğrumu bilmiyorum ama Doppelherz kullandım. 3 aylık kontrollerimde önce yarıma düştük sonra çeyreğe ve 03.11.2025 tarihinden beri içmiyorum ama kollejeni bırakmadım. Ardından P.... olan ilacıda bıraktırdı Dr. şuan S...., iğne ve F.... devam ediyorum kafaya koydum onları da bırakacağım. Umarım deneyimim size yol gösterici olur bu konu da
Sağlıklı ve mutlu bir hayat dilerim.
 
Merhaba herkese,

Bana 2025 Ağustos ayında Romatoid Artrit teşhisi kondu. Yeni teşhis almış çaresiz hisseden ya da hastalık şüphesi olanlar için yaşadıklarımı olabildiğince anlaşılır bir şekilde paylaşmak istiyorum. Şimdiden okuduğunuz için teşekkür ederim, umarım faydası olur.

.
.

İlk belirtilerimin tam olarak ne zaman başladığını net hatırlamıyorum ama 2022 ya da 2023 yılları olması gerekiyor.. Sabahları uyandığımda belimde hafif bir ağrı oluyordu. Gün içinde hareket ettikçe geçtiği için pek önemsemedim. O dönemde nişan hazırlığı içindeydim ve açıkçası “belki yataktandır, zaten evlenince yatağı değiştiririm” diye düşünerek geçiştirdim.

Ailemde romatizmal hastalık öyküsü de var: Babamda Ankilozan Spondilit (AS), annemde ise Sjögren Sendromu (SS). Aslında bu durum bir yatkınlık oluşturuyor ve ben de farkındayım ama genç olduğum için böyle bir şey insanın aklına gelmiyor...
Ayrıca aktif bir sigara kullanıcısıydım uzun yıllardır. Adeta yiyordum kendisini.

2023 yılında nişanlandım, 2024 Eylül’de evlendim. Evlendikten birkaç ay sonra bel ağrılarım belirgin şekilde artmaya başladı. Buna ek olarak el ve ayak eklemlerimde de özellikle sabahları ağrı hissetmeye başladım. Hatta sol ayak tabanıma sabahları kalktığımda basamaz duruma geldim. Bunun üzerine artık harekete geçmem gerektiğini düşündüm.

Öncelikle, tahlilleri ücret ödemeden yaptırabilmek için ailemin tedavi olduğu doktora gitmek yerine hastanenin dahiliye bölümünden randevu alarak romatolojiye yönlendirilmek istedim. Ancak bu süreç pek istediğim gibi ilerlemedi. Şikayetlerimi ve aile öykümü anlatmama rağmen ilgili hekime zorla RF (Romatoid Faktör) ve Sedimentasyon testlerini yaptırabildim. İlk başta şikayetlerimin psikolojik olabileceği bile söyledi, fakat sonuçlar çıktıktan sonra (RF: 99, Sedimentasyon: 30) duruma yaklaşımı ciddileşti. Haklıymışsın, bu yaşta bu değerler sana yakışmıyor gibi bir yorum bile aldım. NASIL YANİ?!
Bazı doktorlar gerçekten mesleğini yapmamalı.....

Herneyse.. Çabuk fark edip aile doktorumuzun muayenehanesinden randevu aldım zaman kaybetmemek için.. İzmir' de dahiliye ve romatolog arayışı olanlar varsa özelden ulaşabilirler, gerçekten kayıtsız şartsız kendinizi teslim edebileceğiniz bir hekim canım doktorum..

Bu süreçte olabilecek hastalıkları sürekli araştırıp iyice umutsuzluğa kapılıyordum. Huyum kurusun. Siz teşhis öncesi lütfen bunları yapmayın.


İlk değerlendirmesinde, bel ağrım ön planda olduğu için AS şüphesi üzerinde duruldu. Genetik yatkınlıkta var diye.. Bu nedenle kan testlerinin yanı sıra sakroiliak eklem MR’ı ve röntgen çekildi. Ancak sonuçlarda AS lehine bir bulguya rastlamadı. AS'ye özel bir test olan HLA-B27 gen testi ise o aşamada yapılmadı gerek duyulmadığı için. Şimdilik geri planda bırakıldı bu şüphe.

Fakat RA lehine en önemli değerlerden olan Anti-CCP değerimin >195.6 U/L yüksekliği ile kesin tanı kondu. Bu değer çok yüksek olduğu için ortada agresif seyretme ihtimali olan bir tablo vardı fakat CRP değerim normal sınırlardaydı, yani aslında tüm yaşadıklarım oldukça hafif semptomlarmış.. Daha ağırları nasıldır kim bilir..

Teşhis sonrası dünyam başıma yıkıldı. Size anlatamam. Kabullenmem çok uzun sürdü. Aslında muhtemelen hastalığın erken bir döneminde olduğum için oldukça şanslıydım. İlk aşamada ilaca başlamadık, ağrın olduğunda ağrı kesici alabilirsin dedi. Bana tek bir şey söyledi, eklemlerinde şişlik olmaya başlarsa hemen haber ver..

Bir süre iyi hissettim fakat sonrasında gün geçtikçe ağrılarım artmaya, hatta boynum bile tutulmaya başladı. Boyun düzleşmesi ve fıtığım var bu yüzden hep buna bağladım, hatta beyin ve sinir cerrahına muayene oldum kas gevşeticiler kullandım. Kullanırken iyi fakat bıraktığımda birkaç gün içerisinde geri geliyordu boyun ağrılarım. Bunun yanı sıra ağrılarıma çift taraflı omuz ağrıları eklendi, hatta o dönem tetanoz aşısı olmuştum omuz ağrılarını da ona bağladım.. Bir süre sonra uzanırken üzerime yorgan örtemez hale geldim. Uyandığımda yataktan o kadar zor kalkıyordum ki, üzerimi giymek, saçımı taramak gibi günlük hareketlerde bile oldukça zorlanıyordum hatta ağlıyordum. Tencere, tava kaldıramaz, kavanoz kapağı su şişesi açamaz duruma geldim. Son olarak dizlerimde de zorlanma başlayıp merdiven inmekte güçlük çekince ve el bileklerimi kullanmakta zorlanınca, henüz belirgin bir şişlik olmasa bile doktoruma tekrar başvurdum. Bunun üzerine Ekim 2025’te Salazopyrin (Sulfasalazin) tedavisine başladım. Sabah-akşam 1 tablet olacak şekilde, düşük dozda başlandı.

İlaca başlar başlamaz sigarayı bıraktım.


İlk iyileşme belirtileri yaklaşık 2 ay sonra başladı.

Şu an ilacı hala hafif dozda alıyorum 5 ayı geçti ve kendimi gerçekten çok iyi hissediyorum; hastalık öncesi halime oldukça yakınım. Zaten 2-3 yıldır reformer pilatese gidiyorum. İlaç tedavisi ve düzenli hareket sayesinde adeta eski halime döndüm. Düzenli olarak 2 ayda bir kan veriyorum; böbrek, karaciğer ve genel değerlerim takip ediliyor, gerektiğinde eksiklikler tamamlanıyor.

Çok zor zamanlar geçirdim ama bugün geriye dönüp baktığımda bu hastalığın benden bir şey almadığını, aksine kendime değer vermeyi öğrettiğini görüyorum. Bu süreç bana şunu net olarak gösterdi: Bu hastalıkla yaşamaya alışmak mümkün, ama en önemlisi erken fark etmek ve süreci ciddiye almak.

Özellikle başlangıç döneminde belirtiler çok hafif olabildiği için insan bunları kolayca göz ardı edebiliyor. Benim gibi şikayetleri uzun süre “önemsiz” sanmak süreci uzatabiliyor. Bu yüzden sabah tutukluğu, geçmeyen ağrılar gibi belirtiler varsa ve ailesel yatkınlığınız söz konusuysa bunları küçümsememek ve zamanında önlem almak çok önemli.

Doğru hekimi bulmak ve sürece güvenmek bu yolculuğun en kritik parçalarından biri. Aynı şekilde çevrenizden aldığınız destek de sandığınızdan daha değerli oluyor.

Hatta küçük bir not: Artık yağmur yağmadan önce yağacağını hissediyorum —yeni bir “süper gücüm” bile var diyebilirim :D

Bu süreçte kendi vücudunuzu dinlemek, tetikleyicilerinizi fark etmek (benim için sigara ve stres gibi) ve buna göre yaşam tarzınızı düzenlemek tedavinin önemli bir parçası. Bu yüzden kimseye birebir öneri vermek istemem ama size iyi gelmeyen şeylerden uzaklaşıp iyi gelenlere odaklanmanızı içtenlikle tavsiye ederim. Çünkü tedavi kişiye özeldir; bana iyi gelen size, size iyi gelen bana aynı şekilde iyi gelmeyebilir.

En önemlisi ise şu: Bu süreci yaşayan çok kişi var ve aslında yalnız değilsiniz. Umut etmeyi bırakmayın, kendinize iyi bakın ve tedavi sürecinize güvenin. Çünkü doğru yaklaşımla gerçekten çok şey değişebiliyor.

Kendinize iyi bakın, süreci hafife almayın ama moralinizi de kaybetmeyin. Ve sigara içiyorsanız mutlaka bırakın.

Sevgiler,
Damla.
 
Merhaba herkese,

Bana 2025 Ağustos ayında Romatoid Artrit teşhisi kondu. Yeni teşhis almış çaresiz hisseden ya da hastalık şüphesi olanlar için yaşadıklarımı olabildiğince anlaşılır bir şekilde paylaşmak istiyorum. Şimdiden okuduğunuz için teşekkür ederim, umarım faydası olur.

.
.

İlk belirtilerimin tam olarak ne zaman başladığını net hatırlamıyorum ama 2022 ya da 2023 yılları olması gerekiyor.. Sabahları uyandığımda belimde hafif bir ağrı oluyordu. Gün içinde hareket ettikçe geçtiği için pek önemsemedim. O dönemde nişan hazırlığı içindeydim ve açıkçası “belki yataktandır, zaten evlenince yatağı değiştiririm” diye düşünerek geçiştirdim.

Ailemde romatizmal hastalık öyküsü de var: Babamda Ankilozan Spondilit (AS), annemde ise Sjögren Sendromu (SS). Aslında bu durum bir yatkınlık oluşturuyor ve ben de farkındayım ama genç olduğum için böyle bir şey insanın aklına gelmiyor...
Ayrıca aktif bir sigara kullanıcısıydım uzun yıllardır. Adeta yiyordum kendisini.

2023 yılında nişanlandım, 2024 Eylül’de evlendim. Evlendikten birkaç ay sonra bel ağrılarım belirgin şekilde artmaya başladı. Buna ek olarak el ve ayak eklemlerimde de özellikle sabahları ağrı hissetmeye başladım. Hatta sol ayak tabanıma sabahları kalktığımda basamaz duruma geldim. Bunun üzerine artık harekete geçmem gerektiğini düşündüm.

Öncelikle, tahlilleri ücret ödemeden yaptırabilmek için ailemin tedavi olduğu doktora gitmek yerine hastanenin dahiliye bölümünden randevu alarak romatolojiye yönlendirilmek istedim. Ancak bu süreç pek istediğim gibi ilerlemedi. Şikayetlerimi ve aile öykümü anlatmama rağmen ilgili hekime zorla RF (Romatoid Faktör) ve Sedimentasyon testlerini yaptırabildim. İlk başta şikayetlerimin psikolojik olabileceği bile söyledi, fakat sonuçlar çıktıktan sonra (RF: 99, Sedimentasyon: 30) duruma yaklaşımı ciddileşti. Haklıymışsın, bu yaşta bu değerler sana yakışmıyor gibi bir yorum bile aldım. NASIL YANİ?!
Bazı doktorlar gerçekten mesleğini yapmamalı.....

Herneyse.. Çabuk fark edip aile doktorumuzun muayenehanesinden randevu aldım zaman kaybetmemek için.. İzmir' de dahiliye ve romatolog arayışı olanlar varsa özelden ulaşabilirler, gerçekten kayıtsız şartsız kendinizi teslim edebileceğiniz bir hekim canım doktorum..

Bu süreçte olabilecek hastalıkları sürekli araştırıp iyice umutsuzluğa kapılıyordum. Huyum kurusun. Siz teşhis öncesi lütfen bunları yapmayın.


İlk değerlendirmesinde, bel ağrım ön planda olduğu için AS şüphesi üzerinde duruldu. Genetik yatkınlıkta var diye.. Bu nedenle kan testlerinin yanı sıra sakroiliak eklem MR’ı ve röntgen çekildi. Ancak sonuçlarda AS lehine bir bulguya rastlamadı. AS'ye özel bir test olan HLA-B27 gen testi ise o aşamada yapılmadı gerek duyulmadığı için. Şimdilik geri planda bırakıldı bu şüphe.

Fakat RA lehine en önemli değerlerden olan Anti-CCP değerimin >195.6 U/L yüksekliği ile kesin tanı kondu. Bu değer çok yüksek olduğu için ortada agresif seyretme ihtimali olan bir tablo vardı fakat CRP değerim normal sınırlardaydı, yani aslında tüm yaşadıklarım oldukça hafif semptomlarmış.. Daha ağırları nasıldır kim bilir..

Teşhis sonrası dünyam başıma yıkıldı. Size anlatamam. Kabullenmem çok uzun sürdü. Aslında muhtemelen hastalığın erken bir döneminde olduğum için oldukça şanslıydım. İlk aşamada ilaca başlamadık, ağrın olduğunda ağrı kesici alabilirsin dedi. Bana tek bir şey söyledi, eklemlerinde şişlik olmaya başlarsa hemen haber ver..

Bir süre iyi hissettim fakat sonrasında gün geçtikçe ağrılarım artmaya, hatta boynum bile tutulmaya başladı. Boyun düzleşmesi ve fıtığım var bu yüzden hep buna bağladım, hatta beyin ve sinir cerrahına muayene oldum kas gevşeticiler kullandım. Kullanırken iyi fakat bıraktığımda birkaç gün içerisinde geri geliyordu boyun ağrılarım. Bunun yanı sıra ağrılarıma çift taraflı omuz ağrıları eklendi, hatta o dönem tetanoz aşısı olmuştum omuz ağrılarını da ona bağladım.. Bir süre sonra uzanırken üzerime yorgan örtemez hale geldim. Uyandığımda yataktan o kadar zor kalkıyordum ki, üzerimi giymek, saçımı taramak gibi günlük hareketlerde bile oldukça zorlanıyordum hatta ağlıyordum. Tencere, tava kaldıramaz, kavanoz kapağı su şişesi açamaz duruma geldim. Son olarak dizlerimde de zorlanma başlayıp merdiven inmekte güçlük çekince ve el bileklerimi kullanmakta zorlanınca, henüz belirgin bir şişlik olmasa bile doktoruma tekrar başvurdum. Bunun üzerine Ekim 2025’te Salazopyrin (Sulfasalazin) tedavisine başladım. Sabah-akşam 1 tablet olacak şekilde, düşük dozda başlandı.

İlaca başlar başlamaz sigarayı bıraktım.


İlk iyileşme belirtileri yaklaşık 2 ay sonra başladı.

Şu an ilacı hala hafif dozda alıyorum 5 ayı geçti ve kendimi gerçekten çok iyi hissediyorum; hastalık öncesi halime oldukça yakınım. Zaten 2-3 yıldır reformer pilatese gidiyorum. İlaç tedavisi ve düzenli hareket sayesinde adeta eski halime döndüm. Düzenli olarak 2 ayda bir kan veriyorum; böbrek, karaciğer ve genel değerlerim takip ediliyor, gerektiğinde eksiklikler tamamlanıyor.

Çok zor zamanlar geçirdim ama bugün geriye dönüp baktığımda bu hastalığın benden bir şey almadığını, aksine kendime değer vermeyi öğrettiğini görüyorum. Bu süreç bana şunu net olarak gösterdi: Bu hastalıkla yaşamaya alışmak mümkün, ama en önemlisi erken fark etmek ve süreci ciddiye almak.

Özellikle başlangıç döneminde belirtiler çok hafif olabildiği için insan bunları kolayca göz ardı edebiliyor. Benim gibi şikayetleri uzun süre “önemsiz” sanmak süreci uzatabiliyor. Bu yüzden sabah tutukluğu, geçmeyen ağrılar gibi belirtiler varsa ve ailesel yatkınlığınız söz konusuysa bunları küçümsememek ve zamanında önlem almak çok önemli.

Doğru hekimi bulmak ve sürece güvenmek bu yolculuğun en kritik parçalarından biri. Aynı şekilde çevrenizden aldığınız destek de sandığınızdan daha değerli oluyor.

Hatta küçük bir not: Artık yağmur yağmadan önce yağacağını hissediyorum —yeni bir “süper gücüm” bile var diyebilirim :D

Bu süreçte kendi vücudunuzu dinlemek, tetikleyicilerinizi fark etmek (benim için sigara ve stres gibi) ve buna göre yaşam tarzınızı düzenlemek tedavinin önemli bir parçası. Bu yüzden kimseye birebir öneri vermek istemem ama size iyi gelmeyen şeylerden uzaklaşıp iyi gelenlere odaklanmanızı içtenlikle tavsiye ederim. Çünkü tedavi kişiye özeldir; bana iyi gelen size, size iyi gelen bana aynı şekilde iyi gelmeyebilir.

En önemlisi ise şu: Bu süreci yaşayan çok kişi var ve aslında yalnız değilsiniz. Umut etmeyi bırakmayın, kendinize iyi bakın ve tedavi sürecinize güvenin. Çünkü doğru yaklaşımla gerçekten çok şey değişebiliyor.

Kendinize iyi bakın, süreci hafife almayın ama moralinizi de kaybetmeyin. Ve sigara içiyorsanız mutlaka bırakın.

Sevgiler,
Damla.
Salazopyrin ne kadar sürede etki etti :( Ben 2 aydır kullanıyorum günde 4 tane. Ama son günlerde ağrım biraz daha fazla. Birde benim ağrım en net sağ kalçamda. O yüzden çok etkiliyor hayatımı :( Doktor 2’ayı geçmesi lazım dedi ama bilmiyorum hiç o kadar mutsuzum ki
 
Annem 32 yaşında bu hastalıkla mücadele etti 1 buçuk sene .aşırı kansızlık yaptı ilaçları kan verdiler hastanede yattı kardeşim bebek biz cocuktuk .kullandığı ilaçlar 33yasinda menepoza soktu asiri sıkıntılı bir hastalık anneciginize sifa dilerim
 
Salazopyrin ne kadar sürede etki etti :( Ben 2 aydır kullanıyorum günde 4 tane. Ama son günlerde ağrım biraz daha fazla. Birde benim ağrım en net sağ kalçamda. O yüzden çok etkiliyor hayatımı :( Doktor 2’ayı geçmesi lazım dedi ama bilmiyorum hiç o kadar mutsuzum ki

2-3 aydan sonra yavaş yavaş etki etmeye başladı bende ama tam geçmedi tabi. 3. aydan sonra kayda değer etkisini görmeye başladım.
Moralinizi bozmayın ilk aylar çok zor geçiyor biliyorum psikolojik olarakta çok zor ama unutmayın herkeste etki şekli ve süresi değişebilir, ilaç zaten yapısı gereği yavaş yavaş etki eden bir ilaç o yüzden işe yaramıyor diye kendinizi strese sokmayın sakın, eminim işe yarayacaktır. :KK68:

Tabi ağrınız artarak ilerlemeye devam ederse doktorunuz doz artırma ya da ilaç değişimi gibi başka yöntemler düşünebilir..

Bu arada hava değişimi gerçekten ağrıları artıran bir etken, benim de sabahları uyandığımda bel ağrım devam ediyor bu tarz zamanlarda çok yağmurlu şu sıralar bulunduğum bölge..
 
2-3 aydan sonra yavaş yavaş etki etmeye başladı bende ama tam geçmedi tabi. 3. aydan sonra kayda değer etkisini görmeye başladım.
Moralinizi bozmayın ilk aylar çok zor geçiyor biliyorum psikolojik olarakta çok zor ama unutmayın herkeste etki şekli ve süresi değişebilir, ilaç zaten yapısı gereği yavaş yavaş etki eden bir ilaç o yüzden işe yaramıyor diye kendinizi strese sokmayın sakın, eminim işe yarayacaktır. :KK68:

Tabi ağrınız artarak ilerlemeye devam ederse doktorunuz doz artırma ya da ilaç değişimi gibi başka yöntemler düşünebilir..

Bu arada hava değişimi gerçekten ağrıları artıran bir etken, benim de sabahları uyandığımda bel ağrım devam ediyor bu tarz zamanlarda çok yağmurlu şu sıralar bulunduğum bölge..
Dün dedimki ağrılarım geçecek galiba hafifledi. Akşamına sağ kalçamda sırtımda ağrılar başladı :( Çok fena da bi ağrı. Crp değerim benim çok çok çok yüksek değildi 12 çıkmıştı. Şu an nedir bilmiyorum bikaç aydır baktırmıyorum nisan ortasında baktırcam :( en güzel yaşlarım ağrıyla geçiyor :( seronegatif artrit tanısıyla uğraşıyorum ben. bilmiyorum biraz da psikolojiktir belki ama çok üzülüyorum :( dün saatlerce ağladım 2 ay oldu artık geçmesi lazım diye :(
 
Dün dedimki ağrılarım geçecek galiba hafifledi. Akşamına sağ kalçamda sırtımda ağrılar başladı :( Çok fena da bi ağrı. Crp değerim benim çok çok çok yüksek değildi 12 çıkmıştı. Şu an nedir bilmiyorum bikaç aydır baktırmıyorum nisan ortasında baktırcam :( en güzel yaşlarım ağrıyla geçiyor :( seronegatif artrit tanısıyla uğraşıyorum ben. bilmiyorum biraz da psikolojiktir belki ama çok üzülüyorum :( dün saatlerce ağladım 2 ay oldu artık geçmesi lazım diye :(

Ben de aynı hissediyordum.. Bu hastalığın psikolojiye etkisi çok fazla gerçekten.. Ama şöyle düşünün, hele ki değerleriniz negatifken tanı aldığınız ve tedaviye başlayabildiğiniz için aslında kendinizi çok şanslı hissetmelisiniz.. Çoğu insan tanı alamadığı için senelerce tedavisiz kalıyor bu yüzden...

Babamın 20 li yaşlarda başlayan semptomları vardı, o zamanlar tedavi bile doğru düzgün yoktu belkide bu zamanlar gibi.. Ben küçükken babamın bir süre yürüyemediğini bile hatırlarım. Ama AS tanısı konduktan sonra doğru tedaviyi aldı ve şuan 60 yaşında inanır mısınız ben kendimi bildim bileli hiçbir belirtisi yok, fiziksel olarak ta hiç AS hastası gibi değil.. O hastalığı öyle bir uyuttu ki, maşallah.. Korona bile geçirdi, atak geçirir mi diye çok korktuk ama çok şükür.. Şuan haftanın 3 günü spora bile gidebiliyor, hatta aktif olarak yelken ile uğraşıyor.. Bu tarz hikayeler gerçekten imkansız değilmiş bunu anladım.

Kendimize inanıp umutsuzluğa kapılmamamız şart. Hepimiz bigün uyutacağız bu hastalığı inanıyorum. :rapci:
 
Ben de aynı hissediyordum.. Bu hastalığın psikolojiye etkisi çok fazla gerçekten.. Ama şöyle düşünün, hele ki değerleriniz negatifken tanı aldığınız ve tedaviye başlayabildiğiniz için aslında kendinizi çok şanslı hissetmelisiniz.. Çoğu insan tanı alamadığı için senelerce tedavisiz kalıyor bu yüzden...

Babamın 20 li yaşlarda başlayan semptomları vardı, o zamanlar tedavi bile doğru düzgün yoktu belkide bu zamanlar gibi.. Ben küçükken babamın bir süre yürüyemediğini bile hatırlarım. Ama AS tanısı konduktan sonra doğru tedaviyi aldı ve şuan 60 yaşında inanır mısınız ben kendimi bildim bileli hiçbir belirtisi yok, fiziksel olarak ta hiç AS hastası gibi değil.. O hastalığı öyle bir uyuttu ki, maşallah.. Korona bile geçirdi, atak geçirir mi diye çok korktuk ama çok şükür.. Şuan haftanın 3 günü spora bile gidebiliyor, hatta aktif olarak yelken ile uğraşıyor.. Bu tarz hikayeler gerçekten imkansız değilmiş bunu anladım.

Kendimize inanıp umutsuzluğa kapılmamamız şart. Hepimiz bigün uyutacağız bu hastalığı inanıyorum. :rapci:
ayy ne güzel moral verdiniz :) çok teşekkür ederiimmm umarım benimkide bir gün tamamen unuturum ve geçer. önceki hayatımı özledim :( pilatese gittiğim, günde 15 bin attığım günlere hasretle bakıyorum.
 
Merhaba herkese,

Bana 2025 Ağustos ayında Romatoid Artrit teşhisi kondu. Yeni teşhis almış çaresiz hisseden ya da hastalık şüphesi olanlar için yaşadıklarımı olabildiğince anlaşılır bir şekilde paylaşmak istiyorum. Şimdiden okuduğunuz için teşekkür ederim, umarım faydası olur.

.
.

İlk belirtilerimin tam olarak ne zaman başladığını net hatırlamıyorum ama 2022 ya da 2023 yılları olması gerekiyor.. Sabahları uyandığımda belimde hafif bir ağrı oluyordu. Gün içinde hareket ettikçe geçtiği için pek önemsemedim. O dönemde nişan hazırlığı içindeydim ve açıkçası “belki yataktandır, zaten evlenince yatağı değiştiririm” diye düşünerek geçiştirdim.

Ailemde romatizmal hastalık öyküsü de var: Babamda Ankilozan Spondilit (AS), annemde ise Sjögren Sendromu (SS). Aslında bu durum bir yatkınlık oluşturuyor ve ben de farkındayım ama genç olduğum için böyle bir şey insanın aklına gelmiyor...
Ayrıca aktif bir sigara kullanıcısıydım uzun yıllardır. Adeta yiyordum kendisini.

2023 yılında nişanlandım, 2024 Eylül’de evlendim. Evlendikten birkaç ay sonra bel ağrılarım belirgin şekilde artmaya başladı. Buna ek olarak el ve ayak eklemlerimde de özellikle sabahları ağrı hissetmeye başladım. Hatta sol ayak tabanıma sabahları kalktığımda basamaz duruma geldim. Bunun üzerine artık harekete geçmem gerektiğini düşündüm.

Öncelikle, tahlilleri ücret ödemeden yaptırabilmek için ailemin tedavi olduğu doktora gitmek yerine hastanenin dahiliye bölümünden randevu alarak romatolojiye yönlendirilmek istedim. Ancak bu süreç pek istediğim gibi ilerlemedi. Şikayetlerimi ve aile öykümü anlatmama rağmen ilgili hekime zorla RF (Romatoid Faktör) ve Sedimentasyon testlerini yaptırabildim. İlk başta şikayetlerimin psikolojik olabileceği bile söyledi, fakat sonuçlar çıktıktan sonra (RF: 99, Sedimentasyon: 30) duruma yaklaşımı ciddileşti. Haklıymışsın, bu yaşta bu değerler sana yakışmıyor gibi bir yorum bile aldım. NASIL YANİ?!
Bazı doktorlar gerçekten mesleğini yapmamalı.....

Herneyse.. Çabuk fark edip aile doktorumuzun muayenehanesinden randevu aldım zaman kaybetmemek için.. İzmir' de dahiliye ve romatolog arayışı olanlar varsa özelden ulaşabilirler, gerçekten kayıtsız şartsız kendinizi teslim edebileceğiniz bir hekim canım doktorum..

Bu süreçte olabilecek hastalıkları sürekli araştırıp iyice umutsuzluğa kapılıyordum. Huyum kurusun. Siz teşhis öncesi lütfen bunları yapmayın.


İlk değerlendirmesinde, bel ağrım ön planda olduğu için AS şüphesi üzerinde duruldu. Genetik yatkınlıkta var diye.. Bu nedenle kan testlerinin yanı sıra sakroiliak eklem MR’ı ve röntgen çekildi. Ancak sonuçlarda AS lehine bir bulguya rastlamadı. AS'ye özel bir test olan HLA-B27 gen testi ise o aşamada yapılmadı gerek duyulmadığı için. Şimdilik geri planda bırakıldı bu şüphe.

Fakat RA lehine en önemli değerlerden olan Anti-CCP değerimin >195.6 U/L yüksekliği ile kesin tanı kondu. Bu değer çok yüksek olduğu için ortada agresif seyretme ihtimali olan bir tablo vardı fakat CRP değerim normal sınırlardaydı, yani aslında tüm yaşadıklarım oldukça hafif semptomlarmış.. Daha ağırları nasıldır kim bilir..

Teşhis sonrası dünyam başıma yıkıldı. Size anlatamam. Kabullenmem çok uzun sürdü. Aslında muhtemelen hastalığın erken bir döneminde olduğum için oldukça şanslıydım. İlk aşamada ilaca başlamadık, ağrın olduğunda ağrı kesici alabilirsin dedi. Bana tek bir şey söyledi, eklemlerinde şişlik olmaya başlarsa hemen haber ver..

Bir süre iyi hissettim fakat sonrasında gün geçtikçe ağrılarım artmaya, hatta boynum bile tutulmaya başladı. Boyun düzleşmesi ve fıtığım var bu yüzden hep buna bağladım, hatta beyin ve sinir cerrahına muayene oldum kas gevşeticiler kullandım. Kullanırken iyi fakat bıraktığımda birkaç gün içerisinde geri geliyordu boyun ağrılarım. Bunun yanı sıra ağrılarıma çift taraflı omuz ağrıları eklendi, hatta o dönem tetanoz aşısı olmuştum omuz ağrılarını da ona bağladım.. Bir süre sonra uzanırken üzerime yorgan örtemez hale geldim. Uyandığımda yataktan o kadar zor kalkıyordum ki, üzerimi giymek, saçımı taramak gibi günlük hareketlerde bile oldukça zorlanıyordum hatta ağlıyordum. Tencere, tava kaldıramaz, kavanoz kapağı su şişesi açamaz duruma geldim. Son olarak dizlerimde de zorlanma başlayıp merdiven inmekte güçlük çekince ve el bileklerimi kullanmakta zorlanınca, henüz belirgin bir şişlik olmasa bile doktoruma tekrar başvurdum. Bunun üzerine Ekim 2025’te Salazopyrin (Sulfasalazin) tedavisine başladım. Sabah-akşam 1 tablet olacak şekilde, düşük dozda başlandı.

İlaca başlar başlamaz sigarayı bıraktım.


İlk iyileşme belirtileri yaklaşık 2 ay sonra başladı.

Şu an ilacı hala hafif dozda alıyorum 5 ayı geçti ve kendimi gerçekten çok iyi hissediyorum; hastalık öncesi halime oldukça yakınım. Zaten 2-3 yıldır reformer pilatese gidiyorum. İlaç tedavisi ve düzenli hareket sayesinde adeta eski halime döndüm. Düzenli olarak 2 ayda bir kan veriyorum; böbrek, karaciğer ve genel değerlerim takip ediliyor, gerektiğinde eksiklikler tamamlanıyor.

Çok zor zamanlar geçirdim ama bugün geriye dönüp baktığımda bu hastalığın benden bir şey almadığını, aksine kendime değer vermeyi öğrettiğini görüyorum. Bu süreç bana şunu net olarak gösterdi: Bu hastalıkla yaşamaya alışmak mümkün, ama en önemlisi erken fark etmek ve süreci ciddiye almak.

Özellikle başlangıç döneminde belirtiler çok hafif olabildiği için insan bunları kolayca göz ardı edebiliyor. Benim gibi şikayetleri uzun süre “önemsiz” sanmak süreci uzatabiliyor. Bu yüzden sabah tutukluğu, geçmeyen ağrılar gibi belirtiler varsa ve ailesel yatkınlığınız söz konusuysa bunları küçümsememek ve zamanında önlem almak çok önemli.

Doğru hekimi bulmak ve sürece güvenmek bu yolculuğun en kritik parçalarından biri. Aynı şekilde çevrenizden aldığınız destek de sandığınızdan daha değerli oluyor.

Hatta küçük bir not: Artık yağmur yağmadan önce yağacağını hissediyorum —yeni bir “süper gücüm” bile var diyebilirim :D

Bu süreçte kendi vücudunuzu dinlemek, tetikleyicilerinizi fark etmek (benim için sigara ve stres gibi) ve buna göre yaşam tarzınızı düzenlemek tedavinin önemli bir parçası. Bu yüzden kimseye birebir öneri vermek istemem ama size iyi gelmeyen şeylerden uzaklaşıp iyi gelenlere odaklanmanızı içtenlikle tavsiye ederim. Çünkü tedavi kişiye özeldir; bana iyi gelen size, size iyi gelen bana aynı şekilde iyi gelmeyebilir.

En önemlisi ise şu: Bu süreci yaşayan çok kişi var ve aslında yalnız değilsiniz. Umut etmeyi bırakmayın, kendinize iyi bakın ve tedavi sürecinize güvenin. Çünkü doğru yaklaşımla gerçekten çok şey değişebiliyor.

Kendinize iyi bakın, süreci hafife almayın ama moralinizi de kaybetmeyin. Ve sigara içiyorsanız mutlaka bırakın.

Sevgiler,
Damla.
 
Back
X