- 11 Mart 2013
- 33.246
- En iyi cevaplar
- 1
- 53.209
- 798
- 32
Aşağıdaki videoyu izleyerek sitemizi ana ekranınıza web uygulaması olarak nasıl kuracağınızı öğrenebilirsiniz.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda mevcut olmayabilir.
Bende şuan 2.5 diye böyle zannediyordum 4 te de aynı olursa yandıkOf o kadar aynı kiBir resim etkinlik vs yaparken yanından kalktığım an anneeee diye başlıyor bağırmaya
Ben de yaşadım bu süreci evden çıkmadan önce dışarı kurallarını belirle bunları ona söylet, söz al aksi davranırsa sonucuna katlanır doğru eve.Bu şekilde atlattık,ağladılar uzak durdum 1mt mesafede bekledim gelince de yanıma doğru taksiyle eve götürdüm.Böyle böyle ciddi duracaksın yelkenleri indirdin mi hep kullanır bu durumuKonum burada farkedilmeyecek ama ben yine anlatayım.
4 yaşında bir oğlum var,zor bir çocuk.Surekli hiç olmayacak olanda ısrar ediyor. Mesela dün kreş dönüşü evimizin yakınındaki parka gitmek istedi gittik çok güzel eğlendi iki saat fln oynadı.Sonra baloncu geldi.Balon diye tutturdu,yanımda para yok diyorum asla dinlemiyor,balon da balon diye ortalığı inletti.Aglaya ağlaya tepine tepine eve geldik.Aslinda ATM yakındı, istesem gidip para çekerdim ama ağlayarak ve yoktan anlamadan istediği için bunu yapmadım.Bu sadece bir örnekti,böyle örnekler gün içinde devamlı yaşanıyor.Surekli onun dediği olacak.Biriyle konusuyorsam konuşma diyor beni çekip uzağa götürüyor,müzik dinliyorsam kapat şunu diyor kapattırana kadar bağırıyor.İstedigi her şeyi harfiyen ve o dakika yapmamı bekliyor yoksa apartmsn yollar vs inliyor ve bana vuruyor.
Bu davranışlar bu yaş için normal midir yoksa ben ağlatmadan yapmalı mıyım delirmek üzereyim
Teşekkürler o kitaplara bakacağım,zaten ya bir pedagog yardımı ya da kitaplar okumayı düşünüyordum.Pedagog da kitap önerecektir zaten.Benim henüz çocuğum yok ama üniversite yıllarından beri yetişkin ve çocuk psikolojisine ilgiliyim, alandaki yerli yabancı birçok kaynağı okurum hobi gibi bir şey benim için. Şimdilerde kendim de anne olmak istiyorum ve biliyorum ki hiçbir şey kitaplardaki gibi olmayacakama yine de kriz anlarında işime yarayacak şeyleri aklımda tutmaya çalışıyorum. Bu başlıkta da çok güzel fikirler gelmiş.
Benim okuduğum kitaplarda da genelde eğer o an istediği şeyi yapacak durumda değilsek ve çocuk aşırı tepki veriyorsa, dikkatini yine konuyla alakalı başka bir yere yönlendirme tavsiye ediliyor. Balon meselesi mesela.
Çocuğun önce duygularını kabul edip, evet şu an balonun olsun çok istiyorsun alamadığımız için üzüldün ah bu çok kötü falan diye aynalama yaparak sonrasında işte şu an alamıyoruz ama gel bunu listemize yazalım, çizelim sonraki dışarı cikmamizda listemize bakıp alalım. Balonumuz ne renk olsun sence falan demek.
Hayal kurdurmak. Yine önce duygularını kabul edip, ah keşke şimdi sihirli değneğim olsaydı ve hop diye bir para ağacı çıkarsaydim o zaman balonumuzu alırdik. Sence para ağacımız ne renk olurdu?
Ya da paranız yokmuş mesela yanınızda ya balon için eve gidip cüzdanımı almam gerekiyor eve kadar yarışmak ister misin başlıyorum bir iki üç... Muhtemelen eve gidene kadar unutur bile balonu..
Hiçbiri ise yaramıyorsa o zaman sınırları koymak gerekiyor diyor uzmanlar. " Bu şekilde ağlamana bagirmana izin veremem toplum içindeyiz ve insanlar rahatsız olabilir şimdi seni eve götürüyorum," deyip ağlasa bile eve götürmeniz sonrasında duygu kabul etme gibi işlemlere evde sakinleştikten sonra devam etmeniz gerek diyorlar.
Kitap olarak da çocuğunuza sınır koyma ve anne baba lütfen beni anla kitaplarını tavsiye ederim![]()
O sandalyeye vurulacakSabah sabah ki diyalogumuzu yazıyorum ( 06:00)
Oğlum saat çok erken mama sandalyesine vurarak ses yapma lütfeno inadına vuruyor
Oğlum ceza mı almak istiyorsun
Evet
Nasıl bir ceza
Büyük
Peki parka gitmeyelim
Evet tmm
Dondurma yemeyelim
Evet![]()
Sizi tanımayı çok isterdim. Yorumlarınızı sürekli taklip ediyorum. Hatırlarsınız beni özelden de yazdık. İkiz bebeklerim ile etkinlik olayını falan konuştuk. Siz önerinizi uyguladım daha 26 ayliklar. Bağıra bağıra kıza kuse etkinlik yapmaktansa halı üzerinde üçümüz yuvarlanıp oyun oynamayi seçtim ve ikisi de çok mutlu. Sizle konuştuk sonrasında okullar açıldı. Seminer haftasıni bitirdik. Tabi okulda yaşıtları tek olan çocuklar var. Onların etkinlik yaptığını bilince eksiklik duygusu yine çöktü ve kreşe göndermek için bu yılın çabuk bitmesini istedim . O sırada okul rehber öğretmeni sanki aklımdan geçenleri okudu gibi. Sen sevgini ver gerisi hikaye abla dedi. İki tane algısı müthiş açık beben var onları izliyorum bir haftadır. Ele avuca sığmıyorlar. Gelecek yıl kreşte senin şuan yaptıramiyorum diye dert ettiğin şeyleri gözü kapalı yapar bunlar dedi. Sevgini ver yeter kreşte ne sevgi verecekler. Varsın rakamları da 2 yaşında öğrenmeyi versinler ne olacak ki dedi. İyi geliyor duyundaSinir koymaniz dogru ama yaklasiminiz yanlis. Tehditkar ve reddedici davranmissiniz. Genel tutumunuz hep kural bu, uymazsan ben de sunu yaparim seklinde ise cocugunuzu gercekten yaralarsiniz boyle yaparak. Bacaginiza masrapayla su dokerken suyu sakincasi olmayan bir yere dokmesini saglayin, cunku o an su dokmek istiyor. Bir kere bacaginiza su doktugunde hemen kural ve gerekce aciklamaniza gerek yok, esneyemeyen kati bir birey yapar bu onu. Kuraldan, rahatsizliginizdan hic bahsetmeyin o an, sabirli sakin gorunun. Yere mesela o an hemen bir terlik izi cikarin, zemin islak iz olusmuyorsa elinizle yere biraz su damlatin. Baaak ben buraya kendi izimi biraktim, sakin izimin ustune su dokme seni yaramaaz diyin muzipce. Bacaginiza su dokmek aklina bilr gelmez derhal izinizin ustune su dokmeyi dener. Bu sekilde cocuga yasakladiginiz davranisi bu yasak seklinde dille soylemek yerine yapmak istedigi sey icin uygun ortam olusturarak yasaga yaklasmamasini saglamaniz cok yapici bir yaklasim olur. Siz bacaga su doktugu icin onu cezalandirdiginizda akli hep bacaga su dokmede kalacak ve yeniden o konuda sizi test etmek isteyecek. Biraz oyuncu olmak gerekiyor. Komik, aptal, sacma rollere burunup cocugu guldurmek gerekiyor. Inanin cok hizli sonuc alirsiniz. Yine ayni oneriyi yapacagim, oyun iynama sanati kitabi oyun nasil oynanir, ne zaman gerek duyulur size cok islevsel bakis acilari kazandiracak.
Teşekkürler o kitaplara bakacağım,zaten ya bir pedagog yardımı ya da kitaplar okumayı düşünüyordum.Pedagog da kitap önerecektir zaten.
Kriz anında hiçbir şey dinlemek istemiyor dahs cok artırıyor sesini o yüzden bir iki söyleyip duymak istemiyorsa ya yalnizsak duymazdan geliyorum değilsek onu oradan uzaklastiriyorum.Az önce bir zeytin krizmiz oldu Zeytin çekirdeğini ağzında çıkarıyor normalde ama tutturmuş bu zeytini sen sık.Sen çıkarabilirsin dedim sıkmadım krize girdi bu defa sinirlendigimi belli etmeden "Aaaa parka mi gitsek bisikletini alıp,hadi çabuk bitir de gidelim"dedim kriz bitti![]()
Tesekkur ederim, cok incesiniz, hatirliyorum siziSizi tanımayı çok isterdim. Yorumlarınızı sürekli taklip ediyorum. Hatırlarsınız beni özelden de yazdık. İkiz bebeklerim ile etkinlik olayını falan konuştuk. Siz önerinizi uyguladım daha 26 ayliklar. Bağıra bağıra kıza kuse etkinlik yapmaktansa halı üzerinde üçümüz yuvarlanıp oyun oynamayi seçtim ve ikisi de çok mutlu. Sizle konuştuk sonrasında okullar açıldı. Seminer haftasıni bitirdik. Tabi okulda yaşıtları tek olan çocuklar var. Onların etkinlik yaptığını bilince eksiklik duygusu yine çöktü ve kreşe göndermek için bu yılın çabuk bitmesini istedim . O sırada okul rehber öğretmeni sanki aklımdan geçenleri okudu gibi. Sen sevgini ver gerisi hikaye abla dedi. İki tane algısı müthiş açık beben var onları izliyorum bir haftadır. Ele avuca sığmıyorlar. Gelecek yıl kreşte senin şuan yaptıramiyorum diye dert ettiğin şeyleri gözü kapalı yapar bunlar dedi. Sevgini ver yeter kreşte ne sevgi verecekler. Varsın rakamları da 2 yaşında öğrenmeyi versinler ne olacak ki dedi. İyi geliyor duyunda
Tabiki de aksi düşünülemezdiO sandalyeye vurulacak![]()
Aranizdaki iletisim genel olarak bu diyalogdaki gibiyse bana cok katı göründü. Surekli kurallarin vurgulandigi, cezalarin hatirlatildigi, surekli sınır cizilen bir iletisim sekli bu. Siz bu sekilde yaklastiginizda o da uyumlu davranirsa cocugunuzu sindirmiş olursunuz. Iki tane yoruma bakip kimsenin hayati hakkinda ben biliyorumculuk oynamak kimsenin haddine degil tabi ki. Sadece okudugum yorumlarinizla ilgili soyluyorum bunu, cocugunuz karakterini korumak icin sizinle bir savasa girmis olabilir, cunku onun bagimsizligini gozardi edip size itaatini saglamaya calisiyor gibi duruyorsunuz. Amaciniz bu asla demiyorum yanlis anlamayin, sizin amaciniz, kastiniz bu olmasa bile bu iletisim seklinin cocuk acisindan anlami budur. Benim size tavsiyem siz kendiniz bir psikologdan ya da psikolojik danismandan cocuga olan yaklasiminizi duzenleyebilmek adina destek alin.Sabah sabah ki diyalogumuzu yazıyorum ( 06:00)
Oğlum saat çok erken mama sandalyesine vurarak ses yapma lütfeno inadına vuruyor
Oğlum ceza mı almak istiyorsun
Evet
Nasıl bir ceza
Büyük
Peki parka gitmeyelim
Evet tmm
Dondurma yemeyelim
Evet![]()
Tesekkur ederim, cok incesiniz, hatirliyorum sizi
Sosyal medya anneleri mi veriyor insana o hissi yoksa basari ve kazanma odakli egitim algisi mi bilemiyorum ama bilincli olmaya calisan anneler hep etkinlik annesi olarak buluveriyor kendini. Yapamadigi ogretmenlik icin de bir vicdan azabi yasiyorlar sizin gibi. Sizin bir diger dezavantajiniz da cocuk gelisiminde citayi ilerde gelisim sergileyen kizinizin belirlemesi. Oglunuzu muhtemelen yasitlariyla degil kizinizla kiyasliyorsunuz gayri ihtiyari. Bu sizi daha cok telaslandiriyor. Sık sık iyi gidiyorsun her sey yolunda diyecek birilerine ihtiyac duymaniz cok dogal.
Bizler cocuklarimizin gelisimini kisa vadede gozlem yaparak degerlendirme egilimindeyiz. O sayilari 1 haftada ogrenmisti bu ilgi bile duymuyor. Kreste renkleri en son benim cocugum ogrendi. Sekillere ogretmeden bile ilgi duymaya basladi gibi. Bunu da cocugun beyin gelisiminin tek gostergesi gibi yorumluyoruz. Genelin ustundeyse sevinip genelin altindaysa uzuluyoruz. Oysa yetiskin basarilarimiz dogumdan itibaren cok uzun vadede sahip oldugumuz bir beyin gelisimi urunu. Soyle ornek vereyim ustun zekali bir birey her seyi cok hizli ogrenir, her zaman bir adim hatta bir kac adim ondedir. Ve ustun zekali cocuklar psikolojik sorunlar yasamaya da cok yatkindirlar. Lisede ustun zekali bir birey ergenlik buhranini abartili yasayip okulla ilgisini kesebilir, cok radikal kararlar alip okulu birakabilir, bublar hic utopik seyler degil malesef. Fakat mutlu bir ailede sevgi dolu yetismis normal zekada bir cocuk sinifinda en olmasa da duzenli olarak calisir, liseye gelir ailesinin destegiyle ergenlik buhranini daha dogru kontrol edebilir ve ortalama basarisini surdurur. Meslek seciminde, sosyal iliskilerinde bu kararlikta devam eden insan gunun sonunda basarili bir insan olmus olabilir. Ustun zekali cocuk lisede il dereceleri aliyordu ama gunun sonunda buhranina yenik dusen kendine ve insanlara kus bir birey de olabilir. Bilirsiniz basariya goturen sey zeka degil calisma disiplinidir. Demek istiyorum ki cocuklarimiz en cok seyi ogrenmesin varsin, ilk once ogrenmesin, hatta birilerinden gec de ogrenebilirler. Onemli olan onlarin insan olarak kiymetli hissetmeleri, vicdan sahibi olmalari, calisma ve ogrenme motivasyonlarini destekleyen mutlu bir yasantilari olmasi. Bu da etkinliklerden degil birlikte kaliteli zaman gecirmekten, dunya, doga, varlik hakkinda yaslarina uygun sohbetler etmekten, birlikte sokaklari, cimleri, pazar yerlerini, piknik alanlarini, ormanlari kesfe cikmaktan en onemlisi sevgi dolu oyunlar oynamaktan geciyor.
Aranizdaki iletisim genel olarak bu diyalogdaki gibiyse bana cok katı göründü. Surekli kurallarin vurgulandigi, cezalarin hatirlatildigi, surekli sınır cizilen bir iletisim sekli bu. Siz bu sekilde yaklastiginizda o da uyumlu davranirsa cocugunuzu sindirmiş olursunuz. Iki tane yoruma bakip kimsenin hayati hakkinda ben biliyorumculuk oynamak kimsenin haddine degil tabi ki. Sadece okudugum yorumlarinizla ilgili soyluyorum bunu, cocugunuz karakterini korumak icin sizinle bir savasa girmis olabilir, cunku onun bagimsizligini gozardi edip size itaatini saglamaya calisiyor gibi duruyorsunuz. Amaciniz bu asla demiyorum yanlis anlamayin, sizin amaciniz, kastiniz bu olmasa bile bu iletisim seklinin cocuk acisindan anlami budur. Benim size tavsiyem siz kendiniz bir psikologdan ya da psikolojik danismandan cocuga olan yaklasiminizi duzenleyebilmek adina destek alin.
Ne kadar guzel ifade ettinizNaçizane eğitim sistemiyle çok ama çok çok çok ilgili olduğunu düşünüyorum.
Bizler de bu rekabetçi sistemden geldiğimiz için çocuklarımız doğar doğmaz kendimizi bir yarışın içinde buluyoruz ebeveynler olarak ve daha ilk andan bu, çocuğa sirayet ediyor.
Yurt dışında Hollanda'da yaşıyor dayımın çocukları orada doğdu büyüdü orada evlendiler şimdi çocuklarını da orada büyütüyorlar. Ne zaman gitsem en şaşırdığım şey çocukların yüzündeki saf mutluluk oluyor. O kadar mutlular ki... Gözlerinin içi gülüyor hepsinin, yatma saatleri belli kalkma saatleri belli hiçbir şeye itiraz yok, atıştırmalıklar ortada ama asla izinsiz yemezler, kendi aralarında kavga etseler kendileri çözerler. Dikkatimi çeken bir diğer şey de kendilerini çok güzel ifade etmeleri.
Komşularının çocukları falan da öyle. Çocuklara birey olarak saygı duyulan at yarışında gibi koşturulmadıkları, özgür ve çocuk gibi büyüyebildikleri için sanırım. Ayrıca dışarıda da özgür rahat ve bir o kadar da kurallara uyan insanlar görüyorlar.
Türkiye de ben gerçekten gözlerinin içi gülen mutlu çocuk inanın çok nadir görüyorum yok gibi bir şey. Çocuklar gece birlere kadar ayaktalar. Hele bir fenomen geçenlerde gece üçte canı çekti diye hamburgeciye gitmiş yanında daha bir yaşındaki bebekle benzinci köşesindeki hamburgercide sıra bekliyor. Ne düzen var ne bir şey çocukların hayatlarında.
Mutsuz çocukların insanların sosyo ekonomik düzeyiyle ilgisi olmadığını da gördüm eğitimli ve maddi durumu iyi ailelerin çocukları da böyle maalesef. İsyankâr, huysuz, tatmin olmayan çocuklar...
Geçen aklımdan geçti ilgili olduğum ve anne olmak istediğim için buraya "Nasıl mutlu çocuk yetiştirilir?" Diye sormak istedim konu açarak sonra vazgeçtim. Çünkü eğitim sisteminden toplum yapısına kadar çok fazla değişen de var bu işin içinde, bireysel çabalarımız ve çocuğun doğuştan getirdiği karakter dışında.
Açıkçası bir gün anne olursam çocuğumla ilgili tek hayalim gerçekten mutlu olması ve kendini bu dünyaya ait özgür biri gibi hissetmesi, geri kalanı onda, şöyle olsun böyle olsun hiç hayalim yok sadece mutlu olsun gerisi gelir. Ama Avrupa'da yaşayan bir ebeveyne göre on kat fazla çabalamak gerek belli ki mutlu ve sevgi dolu bir çocuk yetiştirmek için. Umarım başta eğitim sistemi olmak üzere birçok şey değişir artık güzel ülkemde de
Çok şükür kızımla kıyas etmekten yavaş yavaş uzaklaşıyorum hatta kıyası bıraktım diye bilirim bu kıyas en çok beni yordu. Sadece oğlum olsaydı bence ben çevre ile kıyasa koymazdim. Hiç dikkatimi de cekmezdi gelişimsel olarak ne kadar hızlı ne kadar yavaş diye. Beni de oğlanı da bu küçük fındık faresi bitirdiTesekkur ederim, cok incesiniz, hatirliyorum sizi
Sosyal medya anneleri mi veriyor insana o hissi yoksa basari ve kazanma odakli egitim algisi mi bilemiyorum ama bilincli olmaya calisan anneler hep etkinlik annesi olarak buluveriyor kendini. Yapamadigi ogretmenlik icin de bir vicdan azabi yasiyorlar sizin gibi. Sizin bir diger dezavantajiniz da cocuk gelisiminde citayi ilerde gelisim sergileyen kizinizin belirlemesi. Oglunuzu muhtemelen yasitlariyla degil kizinizla kiyasliyorsunuz gayri ihtiyari. Bu sizi daha cok telaslandiriyor. Sık sık iyi gidiyorsun her sey yolunda diyecek birilerine ihtiyac duymaniz cok dogal.
Bizler cocuklarimizin gelisimini kisa vadede gozlem yaparak degerlendirme egilimindeyiz. O sayilari 1 haftada ogrenmisti bu ilgi bile duymuyor. Kreste renkleri en son benim cocugum ogrendi. Sekillere ogretmeden bile ilgi duymaya basladi gibi. Bunu da cocugun beyin gelisiminin tek gostergesi gibi yorumluyoruz. Genelin ustundeyse sevinip genelin altindaysa uzuluyoruz. Oysa yetiskin basarilarimiz dogumdan itibaren cok uzun vadede sahip oldugumuz bir beyin gelisimi urunu. Soyle ornek vereyim ustun zekali bir birey her seyi cok hizli ogrenir, her zaman bir adim hatta bir kac adim ondedir. Ve ustun zekali cocuklar psikolojik sorunlar yasamaya da cok yatkindirlar. Lisede ustun zekali bir birey ergenlik buhranini abartili yasayip okulla ilgisini kesebilir, cok radikal kararlar alip okulu birakabilir, bublar hic utopik seyler degil malesef. Fakat mutlu bir ailede sevgi dolu yetismis normal zekada bir cocuk sinifinda en olmasa da duzenli olarak calisir, liseye gelir ailesinin destegiyle ergenlik buhranini daha dogru kontrol edebilir ve ortalama basarisini surdurur. Meslek seciminde, sosyal iliskilerinde bu kararlikta devam eden insan gunun sonunda basarili bir insan olmus olabilir. Ustun zekali cocuk lisede il dereceleri aliyordu ama gunun sonunda buhranina yenik dusen kendine ve insanlara kus bir birey de olabilir. Bilirsiniz basariya goturen sey zeka degil calisma disiplinidir. Demek istiyorum ki cocuklarimiz en cok seyi ogrenmesin varsin, ilk once ogrenmesin, hatta birilerinden gec de ogrenebilirler. Onemli olan onlarin insan olarak kiymetli hissetmeleri, vicdan sahibi olmalari, calisma ve ogrenme motivasyonlarini destekleyen mutlu bir yasantilari olmasi. Bu da etkinliklerden degil birlikte kaliteli zaman gecirmekten, dunya, doga, varlik hakkinda yaslarina uygun sohbetler etmekten, birlikte sokaklari, cimleri, pazar yerlerini, piknik alanlarini, ormanlari kesfe cikmaktan en onemlisi sevgi dolu oyunlar oynamaktan geciyor.
Ya mutlaka cok zordur iki tane birden. Mutlaka bir tanesiyle ilgilenirken daha cok verici olabilirdiniz ama inanin ikiz olarak buyumrk onlara erkenden sosyal beceri de kazandiriyor, bu cok buyuk bir avantaj. Tek basina buyuyen cocuklar da farkli sorunlarla buyuyor simdi. Ailenin nazli bebegi olarak ana okuluna basladiginda kendini kurtlar sofrasinda da bulabilirdiÇok şükür kızımla kıyas etmekten yavaş yavaş uzaklaşıyorum hatta kıyası bıraktım diye bilirim bu kıyas en çok beni yordu. Sadece oğlum olsaydı bence ben çevre ile kıyasa koymazdim. Hiç dikkatimi de cekmezdi gelişimsel olarak ne kadar hızlı ne kadar yavaş diye. Beni de oğlanı da bu küçük fındık faresi bitirdifındık gibi bir kız ama çok acayip bir şey. Oğlum bence bu kıyas işini kafamda bitirmemle açılmaya başladı. Çünkü şuan algısı bayağı iyi .bütün komutları alıyor. Babasıyla kendi aramızda konuşmalarımizi da takip ediyor kendiyle ilgili kısımları varsa tepki veriyor. El ısırma sönecek gibi onu da aşarsak çok şükür diyeceğim . Aslında tek derdim algılarını açmak. Etkinlik yaptırmak, kitap okumak, yada kitap üzerinde var olan etkinlikli setleri almamdaki tek temel düşünce algılarını açabilmek. Bunda eksik kalıyorum düşüncesi iyi gelmiyor. Tek bebeğim olsaydı kafamdan geçen her şeyi yapabilirdim diyorum . Her şeyi ucu ucuna yetiştirirken bunu da vermeliyim bunu da kazandirmaliyim. Şunu da öğrenmeleri gerekiyor bu alışkanlıkta olmalı derken çok daha yıpranıyorum. Bu kış sonrası her şey çok daha iyi olacak diye Umut ediyorum. Dediğiniz gibi artık bol sohbet ve bol kudurmali, yastık savaşli, yuvarlanmali geçiyor zaman . Yarın okullar açılıyor birkaç haftaya düzen ancak yerini bulur. Sonrasında daha iyi oluruz diye temenni ediyorum. Sosyal medyaya da artık takılmıyorum eskiden çok bakıyordum şimdi umrumda değil kim ne yapıyorsa yapsın modundayim.
![]()
Mutlu çocuk için önce bizim mutlu olmamiz gerekiyor. Ben mutlu değilim ki neden değilim hayatımın son iki yılı iki bebeğin sorumluluğunun ağırlığıyla geçiyor. İlk bir buçuk yıl düzen kurmakla geçti. Yemek saatleri ve uyku saatlerinin düzenli olması beni benden götürdü. Bu konuda olması gereken bende ağır tahribat yaratsa da oldu. bu 18 ay çalışmadım ve kendi evimde değilde ailelerin yanında dönüşümlü olacak şekilde geçti. Annemde olsa kayınvalidemlerde olsa başka bir yerde düzen oluşturmak hiç kolay olmadı. Sonunda herkes kabullendi yatma saatleri 9 gibi. Yemek saatleri düzenli yemek seçmek yok. Kurallar düzenler beni bitirdi mutluluk mu kaldıNaçizane eğitim sistemiyle çok ama çok çok çok ilgili olduğunu düşünüyorum.
Bizler de bu rekabetçi sistemden geldiğimiz için çocuklarımız doğar doğmaz kendimizi bir yarışın içinde buluyoruz ebeveynler olarak ve daha ilk andan bu, çocuğa sirayet ediyor.
Yurt dışında Hollanda'da yaşıyor dayımın çocukları orada doğdu büyüdü orada evlendiler şimdi çocuklarını da orada büyütüyorlar. Ne zaman gitsem en şaşırdığım şey çocukların yüzündeki saf mutluluk oluyor. O kadar mutlular ki... Gözlerinin içi gülüyor hepsinin, yatma saatleri belli kalkma saatleri belli hiçbir şeye itiraz yok, atıştırmalıklar ortada ama asla izinsiz yemezler, kendi aralarında kavga etseler kendileri çözerler. Dikkatimi çeken bir diğer şey de kendilerini çok güzel ifade etmeleri.
Komşularının çocukları falan da öyle. Çocuklara birey olarak saygı duyulan at yarışında gibi koşturulmadıkları, özgür ve çocuk gibi büyüyebildikleri için sanırım. Ayrıca dışarıda da özgür rahat ve bir o kadar da kurallara uyan insanlar görüyorlar.
Türkiye de ben gerçekten gözlerinin içi gülen mutlu çocuk inanın çok nadir görüyorum yok gibi bir şey. Çocuklar gece birlere kadar ayaktalar. Hele bir fenomen geçenlerde gece üçte canı çekti diye hamburgeciye gitmiş yanında daha bir yaşındaki bebekle benzinci köşesindeki hamburgercide sıra bekliyor. Ne düzen var ne bir şey çocukların hayatlarında.
Mutsuz çocukların insanların sosyo ekonomik düzeyiyle ilgisi olmadığını da gördüm eğitimli ve maddi durumu iyi ailelerin çocukları da böyle maalesef. İsyankâr, huysuz, tatmin olmayan çocuklar...
Geçen aklımdan geçti ilgili olduğum ve anne olmak istediğim için buraya "Nasıl mutlu çocuk yetiştirilir?" Diye sormak istedim konu açarak sonra vazgeçtim. Çünkü eğitim sisteminden toplum yapısına kadar çok fazla değişen de var bu işin içinde, bireysel çabalarımız ve çocuğun doğuştan getirdiği karakter dışında.
Açıkçası bir gün anne olursam çocuğumla ilgili tek hayalim gerçekten mutlu olması ve kendini bu dünyaya ait özgür biri gibi hissetmesi, geri kalanı onda, şöyle olsun böyle olsun hiç hayalim yok sadece mutlu olsun gerisi gelir. Ama Avrupa'da yaşayan bir ebeveyne göre on kat fazla çabalamak gerek belli ki mutlu ve sevgi dolu bir çocuk yetiştirmek için. Umarım başta eğitim sistemi olmak üzere birçok şey değişir artık güzel ülkemde de
Evet mesela 26 aylik birer çocuk için arkadaşlik ilişkileri yerinde bu aylarda bir başka çocuğu kabul etmezken birlikte şuan evi başıma geçiyorlarYa mutlaka cok zordur iki tane birden. Mutlaka bir tanesiyle ilgilenirken daha cok verici olabilirdiniz ama inanin ikiz olarak buyumrk onlara erkenden sosyal beceri de kazandiriyor, bu cok buyuk bir avantaj. Tek basina buyuyen cocuklar da farkli sorunlarla buyuyor simdi. Ailenin nazli bebegi olarak ana okuluna basladiginda kendini kurtlar sofrasinda da bulabilirdiBen pozitif olmayi severim, kader inancim kuvvetlidir. Hep derim ki benim iradem disinda o an o olmussa ondan daha iyi bir secenek benim icin olmadigi icindir. Ikiz bebekleriniz varsa bence vardir bir hikmeti.
Hayirla, huzurla buyusunler![]()
Babada sizinle aynı fikirdeyim kalbim ısınıyor her cümledeEvet mesela 26 aylik birer çocuk için arkadaşlik ilişkileri yerinde bu aylarda bir başka çocuğu kabul etmezken birlikte şuan evi başıma geçiyorlarçok şükür varlıklarına ikisini de çok seviyorum bu günlerde geçecek diyorum. Sizi takipteyim okuyorum konulara yorumlarınızı ve teşekkür ederim bayağı iyi geliyor yazdıklarıniz
![]()