Ceyda düvenci den kızı melissaya duygu yüklü mektup

isabelisabel hesabı doğrulanmış üye.

Kuzey Ege
Yönetici
Super Moderator
Anneler Kulübü
6 Mart 2012
17.755
28.028
798
49
72115_10152074024540913_3595860225282272411_n.jpg



Oyuncu, sunucu Ceyda Düvenci bir kadının yaşayabileceği en zor savaşı küçücük kızıyla birlikte verdi. Kızının sağlığıyla sınandı. Ama sonunda sabırla, dualarla, özenle kızını sağlıkla kucağına aldı. Ve kızına duygu dolu bir mektup yazdı:


Evimdeyim, yuvamda. Mis gibi kokuyor evim, huzurlu, fonda müzik sesi. Sabun kokusunu sevdim ben her zaman.

Sonraları biraz da lavanta.Ve hep sakin melodiler cezbetti beni. Tabii ki mum ışığı. Böyle bir anda yazıyorum sana

satırlarımı. Ve eğer gerçekten hem satırlarımı okuyup hem de hissetmek istersen beni, dinlediğim müziği

dinleyebilirsin. Imany, Slow Down. 36 yaşımla vedalaşırken yine sık yaptığım bir şeyi yapıyorum. Kendimle kalıp

hayatımın muhasebesini. Bu defa farklı olan, seninle de paylaşıyorum şu an. Hayatın hızına inat seviyorum bu şarkıyı;

‘Yavaşla, zaman senin. Her şey iyi olacak’ diye başlıyor. Ve sanki zaman duruyor. 36 yıl su gibi akarken benden

götürdüklerine, getirdiklerine, sevinçlerine, hüzünlerine akıyorum. Her anını ilk yaşamışım gibi. ‘Keşke’lerim o kadar

az ki. Sanırım gerçekten kendim için yaşadım. Hep güçlü oldum, hayatımı kendim kurdum, kimseye muhtaç olmadım.

Kendime güvendim en çok, kimseye eyvallahım olmadı. Kalbimin sesini dinledim en çok ve asla pişman olmadım.

Yanlışlarımla, doğrularımla sevdim kendimi, hiç kızmadım. Sonra hayat bana seni hediye etti. Anne oldum, her şey

başkalaştı. Hayatımın başlangıç noktası, anlamı, amacı değişti. Zor başladı annelik, sen karnımda büyürken daha hayat

mücadelesi başladı. Beraber savaştık. Tutunduk birbirimize, ‘eyvah’ dediğim anlar oldu, ‘imdat’ dediğim anlar da.

Dualarla geçti hamilelik. Seni beklerken kadın olarak hayatımın en büyük imtihanından geçtim. Ve bir kez daha

anladım o zamanlar, hayat biz planlar yaparken başımıza gelenlerden ibaret... Ve sağlık bizi yaşatan, gerisi

teferruat. Gerçek hazırlık sana en güzel odayı hazırlamak değil, sana her şartta hazır olmakmış. Sonra sen doğdun.

Hayatımın aşkı, içimde büyüyen, her gün aşkıyla büyüyen canım, doğdun. Sonraki günler kabustu. Sana hiç

dokunamadan, koklayamadan, emziremeden geçen 1.5 ay. Tek dostum dualar oldu. Gece gündüz dua ettim, dua ettik.

Hayatımın en büyük aşkını sağlıkla kucağına almayı beklemek. Ne büyük bir imtihan. Gerisi teferruat. Ve 5 Nisan.

Meleğim kucağımda, evine geldin. Hayatımın ilk mutluluk gözyaşlarını o gün döktüm. İkincisini de 29 Ekim’de sen ilk

adımlarını attığında. Balım, kızım, balköpüğüm, Melisa’m beni iyi ki annen olarak seçtin. Bu kısacık zamanda bana

öğrettiklerin için, gülümsediğinde gamzende açan her çiçek için, bana bakan gözlerinde parlayan ışık için, içime

çektiğim bebek kokun için, tenimde dolaşan ellerin için, ‘annem’ diyen sesin için, bana hayata tutunmayı öğreten

mücadele gücün için, zorluklara rağmen tükenmeyen huzurun ve güzel sesinden çıkan tüm müzik nağmeleri için

teşekkür ederim. Seni seviyorum. Şimdi bizim şarkımızı dinlemeye başlıyorum. Bu şarkı beni hep diplerden gün

ışığına çıkarttı, çünkü seni beklerken hep bu şarkıyı dinledim. Kendini karanlıkta hissedenler varsa hemen açsın....

Kaynak:Elle
 
Back