Hayatımı bir düzene sokmak üzerine...(Resimli)

Turist değil de yerli gezdirmek isterseniz katılmak isterim bir gün:KK3:
elmadilimi elmadilimi , İstanbul'da mi yasiyorsunuz? Eğer öyleyse bir gün çıkmayı çok isterim. Hatta bisiklet kullaniyorsaniz sizin için bir tane kiralayip eski İstanbul turu yapabiliriz havalar epey isininca

blogunuz var mı , güncenizi takip etmek isterim , diliniz çok akıcı ve ilgi çekici lütfen daha sık yazın
Merhaba ekim87 ekim87 , cook eskiden, blogspot popülerken benim de bir bloğum vardı, ama şimdilerde sadece KK üyeliğim var :oha:

Size hem bayildim hem imrendim, ne kadar guzel bir kadinsiniz boyle:KK200: Gezmenin cesaretle alakali olmadigini soylemissiniz ama bence hem cesaret hem de iyi bir iletisim kurma yetenegi gerekiyor. Gezginlerin videolarina, fotograflarina vs ben de bakiyorum ve vardigim sonuc bu. Ben de ne yazik ki ikisi de yok :KK43: Gormeyi gercekten cok istedigim bir ulke var, simdilik param yok diye bahane buluyorum ama aslinda bahane dedigim gibi, param olsa bile ne cesaretim ne de sosyallik kabiliyetim var. Gidersem elimi ayagimi nereye koyacagimi bilemem, gezdigimden anlayamam gibi geliyor. Yurtdisina uc kere gittim ama ucunde de ailemleydim, tek basina gezebilmek bambaska olurdu eminim ki. Cok sanslisiniz:KK39:
@Futile aslında 3 kere yurt dışına çıkmışsınız. Demek ki epey deneyimlisiniz siz de. Bence yalnız seyehate çıkarsanız da altından kalkabilirsiniz.Tek ihtiyacınız olan şey bir adım atmak.
Mesela ennn ekonomigi İstanbul halkali'dan trenle 10 Euro'ya Romanya'ya gidebilirsiniz. 6 kişilik pulmanlar. İsteseniz de istemeseniz de pulmandakilerle iletişim kuracaksınız, güzel bir başlangıç olabilir. Hem Romanya ley kullanıyor,yani euro değil. Üstelik şatoları bol, cok güzel bir yer. CouchSurfing'den üyelik açarsanız kendinize gezdirerek birini de bulursunuz : )
Hiç olmayacak şeyler değil, bence yapabilirsiniz.
You can do it:rapci:

Seni stalklarken buldum burayı:) açmak istediğim bir konuydu bu, birinin açtığını görünce çok sevindim. Bende kendime yapılacaklar listesi oluşturmak istiyordum , burası çok güzel olmuş. Eski bir şehirde sokaklar arasında kaybolmuş gibi hissettim. Sen de korkma , topla cesaretini. Bir adım gerekiyor sadece, bir arkaşınla çıksan bir , devamı gelir.
Di mi ama philly philly : ) tek gereken minnacık bir adım atmak,sonrası zaten çorap söküğü...
Yapılacaklar listesi için topik açmak benim için güzel oldu, çünkü cidden Cook uzun zamandır salladigim planlarım vardı, topik açınca hem onları yazılı bir şekilde gördüm,zihnimde netlik kazandı bazı şeyler. Hem de insana bır sorumluluk biniyor 'yapmaliyim' diye. O yüzden ben sana da bir topik açmayı öneririm. Hem ben de ziyaret ederim arada, komşu oluruz:KK50:

Seni kendime o kadar benzetiyorum ki. Hadi ilgi alanlarımız filan benziyor benzer yaşlardayız o olabilir diyorum. Ama başka şeyler de var. Mesela çok hararetli olmayan bazı konularda nedense coşup uzun uzuun birsürü alakasız ayrıntılarla dolu şeyler yazmamız, aslında çok korkunç bir anne olmadığı halde annemizin ebeveynlik tarzına içten içe bir sinir olmamız, benim de sevmediğim şeylerden nedense 'çok çirkin' diye bahsediyor olmam. Beni daha conformist bir versiyonun olarak kabul edebilirsin bence. O yüzden şimdi ajandanı da okuyunca ekstra ekstra bir tanıdık geldin bana. İkimiz de aynı burçtanız -galiba tam emin değilim :lülülü:- bu benzerlik oradan kaynaklı olabilir mi sence?
Profilinizi şöyle bir karıştırdım da sanırım siz eski Pin Up Girl'siniz :KK49:
Hiç şaşırmadım yazdığınız yoruma çünkü bu benim mune onayıyla açtığım ikinci üyeliğim. İlk üyeliğimde -ozellikle geçmiş zamanlarda neredeyse her yorumunuzu beğenirdim : ) hatta geyik bölümünde bazı topikler oluyor 'kendinize en benzettiginiz uye' falan diye. Oraya tam olarak şöyle bir yorum yazmışım (aramaya inanmak)
Ben bi de pin-up-girl e benzetiyorum kendimi,ne yazsa "acaba ben mi yazdım" diye düşünüyorum :)) çok seviyorum fikirlerini de kendini ifade ediş tarzını da.
O yüzden böyle bir yorum almak beni gerçekten sevindirdi, hislerimiz karşılıklıymiş demek ki:KK200:
Benim gibi biri daha varmış ne hoş :) Özgürce kafama göre yaşamak için kpss çalışmadım.Ogretmen olmak istemedim.Suan doktorada ilk yılım.Okumayi araştırmayı gezmeyi kafama göre yaşamayı çok seviyorum.Derslere öğretmen olarak girmek yerine ömür boyu okumak araştırmak o şekilde prof olmak istiyorum.Tabiki mumkun degil.:)Arkds gurubumla atıyoruz sırtımıza çantamizi gezebilecegimiz kadar cok yer geziyoruz.Yeni yerler görmek yeni insanlarla tanışmak yeni birşeyler öğrenmek beni çok mutlu ediyor.Benim de bu sorunum var.Her konuda bilgili olmak istiyorum.Cogu kişi gıcık oluyor.Ama elimde değil.Yapabilcegimiz ne çok şey var bu dünyada.Zaman az.Suan sınavlar bitsin kendimi Yunanistan tatiline atıcam.Gayet uygun yerler de var.Benim gibi başına buyruk birini okumak güzeldi.Elinize sağlık :)
Yaaa çok guzel:21:
Bilet aldınız mı bilmiyorum ama bir sürü otobüs firması var Yunanistan'a giden. Üstelik 60 TL falan,İstanbul'dan.
Ben de otobüsle gitmiştim,sinir kapısında beklemeyi saymazsak 7 saatte gidebiliyorsunuz. Yani neredeyse hiç masraf yapmadan gece binip sabah selanik'te olabilirsiniz:KK55:
Bence harika bir seçim Yunanistan!
 
elmadilimi elmadilimi , İstanbul'da mi yasiyorsunuz? Eğer öyleyse bir gün çıkmayı çok isterim. Hatta bisiklet kullaniyorsaniz sizin için bir tane kiralayip eski İstanbul turu yapabiliriz havalar epey isininca

Evet istanbuldayım. Geçen hafta balat sahilinden geçerken bu konu aklıma geldi. Tekrar yazayım dedim ama konuyu bulamadım bi türlü...

Bisiklet malesef kullanamıyorum. Ama yürümeyi severim.

Bu arada vefada bir gazozcu buldum. Hurma kafeden önce oraya götüreceğim eşimi. Havalar daha da ısınınca Çengelköy-Kanlıca tarafına gideriz diye düşündük.
 
elmadilimi elmadilimi , İstanbul'da mi yasiyorsunuz? Eğer öyleyse bir gün çıkmayı çok isterim. Hatta bisiklet kullaniyorsaniz sizin için bir tane kiralayip eski İstanbul turu yapabiliriz havalar epey isininca


Merhaba ekim87 ekim87 , cook eskiden, blogspot popülerken benim de bir bloğum vardı, ama şimdilerde sadece KK üyeliğim var :oha:


@Futile aslında 3 kere yurt dışına çıkmışsınız. Demek ki epey deneyimlisiniz siz de. Bence yalnız seyehate çıkarsanız da altından kalkabilirsiniz.Tek ihtiyacınız olan şey bir adım atmak.
Mesela ennn ekonomigi İstanbul halkali'dan trenle 10 Euro'ya Romanya'ya gidebilirsiniz. 6 kişilik pulmanlar. İsteseniz de istemeseniz de pulmandakilerle iletişim kuracaksınız, güzel bir başlangıç olabilir. Hem Romanya ley kullanıyor,yani euro değil. Üstelik şatoları bol, cok güzel bir yer. CouchSurfing'den üyelik açarsanız kendinize gezdirerek birini de bulursunuz : )
Hiç olmayacak şeyler değil, bence yapabilirsiniz.
You can do it:rapci:


Di mi ama philly philly : ) tek gereken minnacık bir adım atmak,sonrası zaten çorap söküğü...
Yapılacaklar listesi için topik açmak benim için güzel oldu, çünkü cidden Cook uzun zamandır salladigim planlarım vardı, topik açınca hem onları yazılı bir şekilde gördüm,zihnimde netlik kazandı bazı şeyler. Hem de insana bır sorumluluk biniyor 'yapmaliyim' diye. O yüzden ben sana da bir topik açmayı öneririm. Hem ben de ziyaret ederim arada, komşu oluruz:KK50:


Profilinizi şöyle bir karıştırdım da sanırım siz eski Pin Up Girl'siniz :KK49:
Hiç şaşırmadım yazdığınız yoruma çünkü bu benim mune onayıyla açtığım ikinci üyeliğim. İlk üyeliğimde -ozellikle geçmiş zamanlarda neredeyse her yorumunuzu beğenirdim : ) hatta geyik bölümünde bazı topikler oluyor 'kendinize en benzettiginiz uye' falan diye. Oraya tam olarak şöyle bir yorum yazmışım (aramaya inanmak)

O yüzden böyle bir yorum almak beni gerçekten sevindirdi, hislerimiz karşılıklıymiş demek ki:KK200:

Yaaa çok guzel:21:
Bilet aldınız mı bilmiyorum ama bir sürü otobüs firması var Yunanistan'a giden. Üstelik 60 TL falan,İstanbul'dan.
Ben de otobüsle gitmiştim,sinir kapısında beklemeyi saymazsak 7 saatte gidebiliyorsunuz. Yani neredeyse hiç masraf yapmadan gece binip sabah selanik'te olabilirsiniz:KK55:
Bence harika bir seçim Yunanistan!
Çokkk teşekkür ederim yorumunuz için.Annem de diyordu ne gerek var maceraya.:KK75:Arkdslarim da bende çok seviyoruz gezmeyi.Otobus fikri çok iyiymiş.Ucakla gitmekten daha eglenceli kesinlikle :).Daha almadik bilet.Nisan sonu gibi dusunuyoruz gitmeyi.Cok teşekkür ederim.Fikriniz super.Bunu arkadaşlarımla paylaşıcam.Tekrar teşekkür ederim.:KK200::KK200:
 
Yaa benim işler nasıl karışmış...
En son ikinci listeyi yapmışım bir gazla, nasıl bir liste yaptıysam arkadas, hiç mi bir maddesine uymamisim :)
Bakalım neler demişiz...
1) İşe Gir
Evet evet evet. Çok acil olarak iş bulmam lazım. Bugunden tezi yok yeni planim is aramak. İşkur, secretcv , falan fişmekan. Her yere yeni hesap açıp başvurular yapmalıyım. İnanıyorum mart bitmeden iş başı yapabileceğim.
Simdilik en büyük kriterim cumartesi pazar tatilinin olması : ) ve guzel-ferah bir ofisin olmasi, maaş olarak da son işimden daha düşük olmamasi. Bu kadarcik kriterim var, 'ne iş olsa yaparım apla' modundayim. Fen edebiyat bölümü okudum üniversitede, yani bölümümün belli bir iş alanı yok. Şimdiye kadar da hep çeşit çeşit işlerde çalıştım. Bakalım.. gönlüm eğitmenlikten ya da insan kaynaklarından yana.
Aslında esas isteğin ne diye sorarsan,yani kısa dönemli degil-on yıl sonra ne olmak istiyorsun diye (ki gelecekle ilgili sorulara asla cevap vermem, bu hayalimi ilk defa paylaşıyorum) hani geçen ay gittim ya Avrupa'ya. Onun gibi ulusal ajans projelerinin olduğu bir ofis açmak. Binbir çeşit proje var ve bu şekilde çalışan çok ofis var.
Peki bunun için ne yapabilirim? Bir projeye katılmak ilk aşamaydi.
İkinci aşama dilimi anadil seviyesine getirmek- ki cabaliyorum
Üçüncü aşama da proje yazmayı öğrenmek,biraz bu işlerin içine girmek. Beni bu gittiğim projeye gönderen kişi kurstan bir arkadaşımdı. O da Freelance olarak bu işleri yapiyor- ek gelir ve seyehat olsun diye. Ona söylemiştim,bir sonraki proje yazımına beni de dahil etmesini, o da çok sevinmişti. Böyle böyle işimden arta kalan zamanlarda proje yazabilirim, azıcık param olunca haftasonu olan kurslar var,onlara katilabilirim. Belki bir iki küçük projeye daha katilirim, ya da arkadaşım gibi Türkiye'de yapılacak bir kaç projeyi üstlenebilirim... yeterli deneyim ve çevre edindikten sonra da kadın girişimcilere destek veren bir hibeden yararlanıp bir ofis açmak .
Ferah bir ofis, bir duvarında boydan boya harita olan, haftasonu çalışılmayan, çalışanlara ek imkan olarak istedigi ikinci bir dil için kurs imkanı sunan...
Böyle bir hayal. Kendimi geç kalmış gibi hissetmiyorum. Bence adım adım bu yönde ilerlemeliyim.
Girdim mi?
Vallahi şöyle oldu :))
Ben bu listeyi Mart'ta yaptım ya, tam dada günlerde ,mart bitmeden dönemsel işler bulan bir arkadaş arayıp iki ay sürecek çok büyük bir organizasyon işi oldugunu,sadece guvenecekleri kişileri aldığını falan söyledi. Ben de dedim ki 'çiçegim ben artık güzel bir iş arıyorum,şöyle uzuuun süren,hani SSKsi,izin tarihleri olan,güvenip kredi çekebileceğim' bu sebeple reddettim. Sonra beni tekrar arayıp ısrar etti, bu işin bizim bazen iş çıkışı birşeyler içtiğimiz bir abinin yeni kurduğu şirketin işi oldugunu,onun beni ısrarla çağırdığını ve 'o abi seni çok seviyor,yeni şirket de kurdu. Gözüne girersen devam da edersin' gibi laflar söyledi. Zaten çocuğun işi insanları ikna etmek, ben de ikna oldum..
Derken o da ne? Bizim organizasyon aşırı muhafazakar bir grubun organizasyonuymus:) o iş çıkışı birşeyler içtiğimiz kafa dengi abimiz de içkiye tövbe etmiş, muhafazakar kesimin işlerini alan bir şirket kurmuş ve asık suratli, insanlari tersleyen biri olmuş. O eski abiden eser yok şimdi:))
Herneyse çok güzel bir iş dönemi geçirdim,kocaman bir alanın tek sorumlusuydum ve hiç aksilik olmadan geçti gitti. Üstelik insanlarla iciceydim ve bunu severim, gerektiği zaman 12ye,gerektiği zaman 3e kadar işte durdum, tüm problemleri tatlı tatlı konuşarak çözdüm. Hatta istediği olmadığı için mutsuz olan bir alan sahibi benim esas patrona 'şu kızın güleryüzü olmasa ben yapacağımı bilirim ama' falan dedi :) herkes beni o kadar sevdi ki, ürünlerinden hediyeler verip durdular . Rüşvetçi zabıtaya döndüm :)) gerçekten çok güzel bir iş dönemi geçirdim ama o abiden iş gelirse de kabul etmeme kararı aldım.
Çünkü uzun süre çalışacak iş değil...misal 3 pazar ustuste ise gitmiştik, gece 3te ise gidiyorsun,sabah 9da organizasyonun başında oluyorsun. Telefonlar susmuyor... Hadi onu geçtim, organizasyon haftası elbet yoğun geçer. Ama normal zamanlarda da çıkış 18.30sa benim elbette biriyle planım vardır. Tam çıkacağım, dik dik bakıyorlar, bütün gün boş boş oturduğumuz gün tam çıkarken rapor yaz falan diyorlar... Yani bir gün 18.30da çıkamadım.
Ben yine 7yi geçmişken çıkıyorum , onlar her gece 10da 11de ofisteler...
Ben şeye yoruyorum. Evliliğinde mutsuz insanlar. Çıkışta yapacak bir planları yok..evde gidip küçük çocuklarının kavgasını ayıracağına mis gibi ofiste oturuyorlar. Yoksa yani insanın böyle bir düzende memnun olması imkansız.
Ama ben onlar gibi değilim ki, benim her iş çıkışı birilerine sözüm olur, kendimle bir planım olur, bir yere biletim olur.. bu biraz sinir bozucuydu.
Bir de orada bir esas patron vardı, demin bahsettiğim. Organizasyon sahibi gibi bir adam.
O kadaaar harika bir patrondu ki. Ego asla yok, gelen part time elemana bile güler yüzünü esirgemez, her daim neşeli,herkese ismiyle hitap eder. Hatta bir keresinde bir toplantı yapmistik. Buyuk patron,Bu benim tövbekar abi, birkaç kodaman,bir de gariban ben :) abi benden kahvesini karıştırmak için çubuk istedi. Ki bundan gocunmadim çünkü hem kurtlar sofrasında kuzu/enn kidemsiz elemanim, hem yaşım küçük, hem de aramızda hatır gönül olan bir abi yani,ne bozulacagim. Tam ayağa kalkacaktim büyük patron rahatsız bir tavırla 'sen dur matruşkaciğim! Zahmet etme, ben veririm' dedi, kalktı kendi verdi. Yani o ortamda beni ezdirmedi :) daha doğrusu hiçbir ortamda... Öyle çok sevdim ki onu, bana ilham verdi, ileride bir patron-mudur olursam otoriteye değil onun gibi guleryüzle yaptırayım tüm işimi diye düşündüm...
Herneyse bu büyük patronla aramız coook coook iyiydi. Hatta (hiç profesyonel değil ama böyle böyle öğreneceğim işte) gecelerce eve gitmeden ofiste yata yata, artık sakalları uzamış,gözleri çökmüş haldeyken evden onun için enerji kazansın diye meyve sıkardim bazen...
Herneyse, bu büyük patron beni işleri problemsiz yürüttüğüm için bin defa tebrik etti, başka insanların yanında beni övdü, geçmiş iş deneyimlerimi sordu, uluslararası oldukları için 'bizle calissana dünyayı gezersin' falan dedi...
İş bittikten sonra bana bir mesaj gönderdi. Ben de Allah biliyor ya, iş teklifinde bulunacak sandım.
Ama ben öyle sanmisken bana onun gibi harika bir insana yakışmayacak laubalilikte cümleler kurdu!
Senin gülüşünü özledim falan:kusmuk::kusmuk: Ben mesajı okumayinca da arayıp yanlış anlamami falan söyledi, cevir kazı yanmasın modunda cümleler kurdu...
babam yaşında evli barkli adam. Ben ne harika patron derken ne çıktı...
O işten ümidimi de öyle kestim..
Herneyse Haziran'da bu iş komple bitti. Temmuz için de kendi mesleğimle ilgili, gecmis yıllarda da çalıştığım bir yerden teklif geldi. Başka bir şehirden iş. Çok keyifli ve kendi mesleğimi yapmanın mutluluğunu duyduğum,yine insanlarla haşir neşir olacak bir işti. Ama tabii ki dönemsel ..
O da bitti. Sonra uzun bir tatil yaptım derken ben gene işsizim:halay: uzun lafin kisasi
2) Spora Devam!
Geçen listede yapıp da en memnun kaldığım şey 30 gunluk squat programim oldu. Bugün itibariyle 18. Gün de tamamlandı, kaldı 12 gün!
Eki Görüntüle 2116892
O bittikten sonra bir aylık bir program daha yapacagim. Kol mu çalışsam o dönem, sırt mi yoksa göbek mi emin değilim aslında. Yine de şu programı çok sevdim, bana mantıklı geldi
Eki Görüntüle 2116891
Kadınlar kulübünde link paylaşmanın yasak olduğunu biliyorum, ama emek hırsızlığı da yapmak istemediğim için sitenin ismini yazmak istiyorum, bu programı pudra . com sitesinden buldum. Hareketleri de uzun uzun açıklamış.
Arama motoruna : pudra mükemmel kollar icin 30 gunluk kol çalıştırma programı
Yazarsanız site karşiniza çıkacaktır.
30 günlük squatin bitsin her gün 30 squat+kol olarak bu programa başlayacağım . Bakalım ne olacak :)
Hahaha ne kadar da havalı havalı yazmışım,kol mu calissam karın mi diye.
Peki Ne çalıştım?
Vallahi yaydim totoyu yattım. Tek sporum sık sık bisiklete binmekti, o kadar.
4) Bol Bol Su İçmeye Devam Et
Evet, bunu yapmalıyım. Hedefim 2 litreydi. Geçen iki ayda bunu hiç yapamadım ama yılmak yok. Elbet ben de su icmeyi öğreneceğim
5) Yüzme Kursuna Yazıl
Maalesef ki küçükken çocukları denize götüreyim diye düşünen bir ailem yoktu, tatillerde köye bile gitmez evde sıkılırdık: )
Yüzmeyi yirmi yaşında kendi imkanlarimla öğrendim. Çok uzun zaman boyunu aşan yere asla gidemedim. Şimdi de tek olsam gidemem ama yanımda guvenecegim birileri varsa karadan biraz uzaklasabiliyorum.
Tek seferde daha uzun yuzebiliyorum ama yine de yeterli değil. Yani suyun üzerinde boğulmadan kalıyorum ama rezalet yüzüyorum. Beni gören kişi tee kiyidan baksa guzel yuzemedigimi anlar.
O yüzden kurs arastirdim. Şişhane'deki iBB olimpik havuzunda (aylık) haftada tek ders 70- iki ders 110 olan kursa yazılmayi düşünüyorum ilk aşamada. İBB olduğu için belki kalabalık olur,belki çok ilgilenmezler. Ama yine de hiç yoktan birşeyler öğrenirim. Bir sonraki ay da 3 kişilik özel derslere katilirim. İstanbul'da ortalama bir kursun fiyatı haftada 2 gun-aylik 200 falan.
Yaza kadar boğulan köpekbalığından daha havalı yuzebilirim umarım. Eğer şu yüzme işinin mantığını kaparsam dalış da yapmak istiyorum yazın. Hadi bakalım, insallah^^
Günde iki litre demişim. Marttan beri toplam iki litre su içtiğime bile emin değilim maalesef...
Yüzme kursuna gitmedim.
6) Yeni Seyehat Rotaları Oluştur veGidebilmek İçin Hiçbir Fırsatı Kaçırma
Eki Görüntüle 2116890
Küçüklüğümden beri atlaslara aşık bir insanım. Her sayfasını incelerdim atlaslarin,içimde hep bir gitme isteği vardı.
Üniversiteye başlayınca kendi imkanlarimla gezdim durdum (şimdiki aklım olsa daha çok gezerdim) , evde haritam vardı, gittiğim yerleri pembeye, gitmeyi düşündüğümü sarıya falan boyardim... ne zaman harita görsem hayallerimde gezerim :)
Resimdeki de benim mutluluk kaynagim. Sarılar gittiğim yerler,yeşiller de onumuzdeki birkaç yılda gitmek isteyeceğim yerler..
Mayıs ayında Isparta'da bir festivale gideceğim mesela. (İşe girersem inşallah)
Sonrasında Kurban bayramı tatili var 9 gün. İşe başlar başlamaz bilet almayı düşünüyorum. St. petersburg - Moskova - Belarus şeklinde.
Aslında gönlüm 10 Euro'luk Romanya tren biletinden yana ama 'yere batsin Shengeniniz' modundayim, biliyorsunuz nefret ediyorum vize işlemlerinden. O yüzden bu iki yıl hiç Shengenlik yerlere gitmeyi düşünmüyorum. Belki o arada evlenirsem giderim:KK4:(ama inşallah evlenmem)
Zafer Bayramı'nda fazladan bir günlük izin alırsam güneydoğu turu yapmak isterim 4 gün.
Yılbaşı tatili de 4 gün mesela, İsrail'e gitmeyi dusunuyorum.
Bir senem dolunca da ilk 7 günlük iznimde otostop ile Gürcistan-Ermenistan-iran
İkinci 7 günlük iznimde de Fas'a gitmek istiyorum.
İşte benim çalışma motivasyonum da bu:KK200:
Kendime inanıyorum ve gerekirse yemeğimden- otobüs paramdan kısıp bu seneki hedeflerimi gerçekleştireceğime inanıyorum.
:KK73::KK73:
Canım kendim yaa .kurban bayramında st Petersburg falan demisim:KK31::KK31:
Son yazı yazdığımdan beri 8,5 şehir gezdim turistik amacli :) bol bol kamp yaptim tek başıma... Çok güzeldi.
Zaten euro olmuştu 7 TL,nerelere gideyim. Benim ülkem bana yeter.
Irmağının akışına öölürüm Türkiyem
Bu moddayim :))
Ayy ne uzun yazdım. Olsun, kimse okumazsa ben okurum
 
Herkese merhaba... konuyu acali neredeyse iki ay oldu. Yapacaklarimin birazını yaptım, birazını sallamadim bile. Her neyse, kendime yeni bir liste yaptım. O yüzden , boşuna okuyup gözleriniz yorulmasına diye altta koyu koyu harflerle ikinci liste diye belirttiğim yerden başlayabilirsiniz

BİRİNCİ LİSTE (ocak-şubat 2018)
Yapacak belki de bir ton işim var ve erteledikce erteliyorum. Erteledikce daha da erteliyorum...
Bu sayfayı bana destek olması için açtım...
Öncelikle kendimden bahsedeyim: yaşım 25ten yukarı 30dan aşağı :)
Gezmeyi coook seviyorum. Çalışmayı da çook seviyorum. Ama düzenli bir iş hayatini maalesef ki sevemiyorum...
İstiyorum ki hayatimi yaşayabileyim, çok gezeyim, çok göreyim, her fırsatı değerlendireyim...
Değerlendiriyorum da gerçekten. Bu sebeple şu anda işsizim.o_O İlk işimden (mesleğimi yapmıyordum,mezuniyetten sonra öylesine girdiğim yerden) yurtdışına tatile gideceğim diye çıkmıştim. Döndüm, sezonluk işlerde çalıştım, birkaç aylık işler buldum, yine gezdim falan derken en sonunda guzel bir iş buldum. Orada, hatırlıyorum kocaman bir takvim vardı. Takvime baktiiim baktiiim ve en yakın tatilin yılbaşında haftasonuyla birleşecek bir gün olduğunu farkettim, içime bir öküz oturdu :)
Böyle biriyim işte... Sonra deneme süresinde ayrıldım o işten, daha doğrusu 'allahim bu sinir bozucu insanlarla nasıl çalışacağım?' diyordum ki : kovuldum!
Aileme kovuldugumu söyleyemedim o yüzden onlara göre benim hayatım laylaylom, derdim tasam yok , zora gelemiyorum falan.
Bu arada mezun olduğumdan beri ailemden para almıyorum , işsiz de olsam az çok kendimi idare edecek kadar işlerde çalışıyorum...
Peki cidden laylaylom bir insan miyim?
Keşke olsam.
Öyle değilim,hatta 'dönemsel' dediğim işten (ailem mutlu olsun diye onlara kalıcı demiştim) ayrıldıktan sonra sabah 9da ise gider gibi çıkıp akşam 6ya kadar iş başvurusu yapar-sağda solda oyalanir-kafelerde bulmaca falan çözer akşam eve gelirdim! Filmlerde olur ya; evin babası işten kovulur , evden işe diye çıkıp parka oturur, işte onun aynısını 3 hafta yaşadım ben, sonra neyse ki güzel bir iş buldum-işte ondan da kovuldum:)
O kadar da gamsız değilim yanii
Her neyse, kendimi tanıtma kısmını geçebiliriz

Şimdi önümüzdeki ay tekrar yurtdışina çıkacağım. Resmen havadan kucağıma bir fırsat düştü, neredeyse hiç cabalamadim bile. Evrene olumlu mesajlar gönderdim sanırım :)
Bir projeyle gideceğim , coook fazla masrafim var ama oraya gittiğimde elden ödemesini yapacaklar.
İşte bu sayfanin gorevi de o zamana kadar hayatımi düzene koyabilmek

Lafı yeterince dolandırdigima göre hedeflerime gelebilirim. Yaptimlarimin yanına tik atacağım
1)YAPILDI! Odanı topla, giyinmedigin valizlerce kıyafeti 'çorbada Tuzun olsun' derneğinin mağazasına bırak.
Marie Kondo'nun ünlü bir kitabı var. 'hayati sadeleştirmek için Derle, topla, rahatla' diye. Kitabın özü hayatındaki fazlaliklari atmak ve huzura kavuşmak. İstifçilige bir son vermek. Nasıl ki tam sınav haftasında , ya da çook stresli olduğumuz bir anda kalkar ev toplarız? Çünkü beyin birşeyleri yoluna koymak ister,'en azindan hayatımda bir şey yolunda olsun' der :)
Yani kitabın amacı kısaca şu: evini duzenle-hayatin düzene girsin. Tabii ki bu kadar basit değil ama ben felsefesini sevdim. İlgisini çekenler Konmari Metodu diye arama yapabilir:)
Çorbada Tuzun Olsun ekibine gelince, istisnasız her akşam Taksim'de bulusup evsizlere çorba dağıtan bir oluşum. Gelmek isteyen herkese kapıları açık. Ve bir mağazaları var. Kiyafetlerinizi bağisliyorsunuz, evsizler seçip beğenip giyiyor. Bu cumartesi mağazayı düzenlemeye gelmemiz için ilan açmışlar. Yetistirebilirsem gitmek ilk hedefim.


2) YAPILDI ! ailene önümüzdeki ay yurtdışina cikacagini söyle

Offf daha söylemedim, biliyor musun? Oysa iki aydır belli.
Gidenin önünde dağ olsa duramaz,birşey diyeceklerini sanmıyorum ama fazla işsizlikten heralde psikolojim bozuldu. 'is bulmak yerine nerde dandik iş var gidiyorsun,biz seni boşuna mi okuttuk' bakışı atmalarını görmek istemiyorum. Bu yüzden kaçtıkça kaçıyorum :KK43:
Oysa kendimi hep özgür bir kadın gibi hissetmisimdir. Böyle özgür olmadığımi ilimlerime kadar hissettigim zamanlarda içinde bulunduğum durumdan nefret ediyorum.


3) YAPILDI! vize için gerekli evrakları tamamla
İyyy lanet olsun! En iğrenç şey. Nefret ediyorum vize işlemlerinden. Bir ciğerimi istemedikleri kalmis. Yetmedi 85 Euro istediler,euro olmuş 4.53! Eski ev arkadasimdan borç alacağim sanırım :KK43:

4) YAPILDI! -bilet al
oradan dönüşte Ukrayna ya da Rusya'ya geçmeyi düşünüyorum. Bu da ayrı bir sıkıntı çünkü Rusya da vize istiyor. Davetiyem var (yani kesinleşirse bana seve seve davetiye yazacak insanlar var, ama bilmiyorum ki ne olacak. Of! )

5) DEVAM EDİYOR! squat yap, her gün sayfada paylaş (ve before after fotosu paylaş)
Evet, madem bir ayım var, kalcami fiziğimi bir yoluna sokayım, di mi?
Programım bu: bugün başlayacağım umarim
Before resmimi ekliyorum, inşallah afterimi de ekleyebilirim
Eki Görüntüle 2094732
Spor yaptıkça daha enerjik oluyor insan. Yattikca da daha çok yatıyor. O yüzden spor yapmam şart! Üstümdeki ölü toprağı atmam lazim!
6) DEVAM EDİYOR yabanci dilini geliştir - turist gezdir
Aslında yabancı dilimi en güzel geliştirdiğim insanla aram bozuk,ve sanırım çabalamamak daha mantıklı :cry: ama özelime girmeyeyim.
Gezdirecek turist bulduğum bir site var. Profilimi yeniden aktif ettim, yarın biri ile buluşacağım. Ama şansıma adam türk aşığı ve türkçe bilen -pratik yapmak isteyen biri çıktı:)
Ben de hayır diyemedim. Yani sanmıyorum İngilizce iletişim kuracagimi, ama olsun . Bu da yeniden başlangıç olur bana

7) YAPİLAMADİ!:KK43: çok ihmal ettin, kitap oku
Geçen ay okumadigim kitaplarımı ustuste dizdim ve neredeyse boyuma ulaştığını gördüm. Bu ise bir son vermem lazım. Bugünden itibaren yeni bir kitaba başlayacağım (ki çook severim okumayı)

8) YAPILDI! sokağa hayvan kulübesi koy ve HER AKSAM mama ve su ver!
Her sene soğuklar başlayinca kulübe yapıyorum ama (doğruyu söyleyeceğim) mama koymayı ihmal ediyorum :KK43: Yanında-icinde mama olmadığı için kediler oranin kulübe olduğunu anlamıyor bile. Ve kulübe boş bir şekilde duruyor,zAvalli kediler de araba altında falan uyuyor :
Bu sefer buna dikkat etmeliyim.:anne: yaptığımda kylulübemi de paylaşacağım, her mama koyduğum gün de bir artı atacağım.

9) DEVAM EDİYOR! seni yoran, geriye çeken insanlarla fazla görüşme. Çok gezen-cok okuyan- hiç yoktan bir konuda ilham alabileceğin insanlarla tanış
Arkadasliga çok önem veririm, konuşmayi da severim. En zor animda-bundan kötüsü olamaz dediğim zamanda (kötü günler yaşadım ama geçti) arkadaşlarım beni dinlediler,manevi destek oldular, onlardan güç alip ileriye bakabildim. O dönemde arkadaşın önemini daha iyi anladım...
Amaaa
Ama şu var. Bazı arkadaşlıklarim beni dibe çekiyor. Sadece görümce-kayinçodan yakınıp kaynana dedikodusu yapan tatlı arkadaşım mesela. Ya da kendi parasını kazansa da ev kızı çizgisinden cikamayan, 'evleneyim de kocamla dünyayı gezeyim' diyen çocukluk arkadaşımla. Ona bin kere dedim, 'akşam 8den sonra dışarı cikamiyorsun, çok gezen adam seni ne yapsın ? İstediğin şey dünyayı gezmekse beyaz atlı prensi bekleme atı sen kullan! yıllık izninde birlikte vizesiz bir yere gidebiliriz. Böylece ailen de biraz alışmış olur' (ailesi bana çok güvenir)
diye, beni anlamadi. Hala gezen koca arıyor!
Kendinden beş yaş küçük kardeşi kampa giderken,gece yarıları eve gelirken 'ama o erkek' falan da dedi, beni benden aldı...
Bunun gibi hayatini degistirmek-guzellestirmek için hiçbirsey yapmayan insanlar benim de içimdeki şevki kırıyorlar.
Ayrica yüzyıllardır bütün arkadaşlarıma tiyatro biletlerini,opera biletlerini vs ben alıyorum, bütün ilginç planları ben yapıyorum ama kimse bana. 'matruska,bak çok seversin şöyle bir etkinlik varmiş' demiyor. Bütün arkadaşlarıma artık bu durumdan sıkıldığımi, artık güzel plan yapıp beni dahil etmeleri istediğimi söyledim. Aradan geçti 4 ay hala bana diyorlar 'cikalim bir gün, birşeyler yapalım'
E yapalım. Yap bir plan?
Ortada birşey yok. Bir arkadaşımın cevabı bombaydi. 'Bu sefer sen plan yap' dedim, 'avmye gidelim . Hem bana ayakkabı seçeriz ' dedi
Vizyon bu yani!
Hepsi insan olarak çok kıymetli, hepsinin düğününde gider nedimelik yaparım ,dertlerinde koşarim ama hayatıma bana daha iyi gelecek insanlar almaya da gayret etmem lazım.
Bu yüzden bu sene bir bisiklet kollektifine katıldım. Ama pek hoslanacagim tipler değillerdi, yani bana biraz fazlaydilar.
Yeni olarak da gezgin kadınlar platformunun etkinliklerini takip etmeyi düşünüyorum. Corbada tuzun olsun ekibinden de umutluyum,
Aynı şekilde kitapağaci'na üye olup İstanbul buluşmalarına katılabilirim. En azından kitaptan konuşurum birileriyle...
Bir arkadaşım var, türk değil ama güzel Türkçe konuşuyor-burada doktora yapiyor. O kadar bilgili ve gözlem yeteneği güzel bir çocuk ki...onunla güzel kafelere gideriz,ya da evine kahvaltıya giderim. Bir ara beni bırakır laptobunu açar,makale yazar... Ben de o arada kitap okurum falan..onunla olmak bana çok iyi geliyor. Kendimi eksik hissediyorum ve bu hissi seviyorum :)
Çevremde kitaptan bahseden birileri olmasını seviyorum, evlilikten konu acilinca Emma Goldman'dan , siyasetten konu açılınca 1984ten bahseden birileri olsun istiyorum. Benden çok ülke gezsinler, milletlerden-adetlerinden konuşalım. Gizli hayranlık besleyeyim, içten ice diyeyim 'o nasıl yaptı? Ben neden yapmayayim?'
Falan filan... İnşallah kendimi anlatabilmisimdir

10- DEVAM EDİYOR! Her gün iki litre su iç
Günde içtiğim su bardağı sayısı 1
Ciddi ciddi çok şu içmem gerekiyor

11- YAPILDI Doktorluk işlerin var ,daha fazla ihmal etme

12- DEVAM EDİYOR ! bakımlı ol.
En son bir terazi erkeğiyle beraberdim. Belki de hala beraberimdir, emin değilim. Üstte ağlayan emojide bahsettiğim kişi... Adam o kadar süslüydü ki yüz bakim jelleri, temizleme sütleri, lens solüsyonları, her sivilcesine ayrı krem falan...iki bin tane kremi vardı.
Bense duştan çıktığım gibi giderim her yere, makyaj bile yapmam. Öyle jelmiş şuymuş buymuş...haftada bir yoğurt maskesi ,tamamdır.
Ama bu çocuk sağolsun psikolojinin bozdu :) cildime daha çok önem vermem gerektiğini farkettirdi bana. (O kadar ki onu ülkesine uğurlar ugurlamaz gratise koştum, yüz kontoru- allık-kremler falan aldım)
Şimdi günlük rutinim şu:
Her gün mutlaka ellerimi yağlı ve deniz tuzlu urunum ile peeling yapacağım (tırnaklarım kırılmasın)
Her sabah yuzume tonik sürüp nemlendirici süreceğim
Her akşam makyaj temizleyici kullanıp temizleme sütüyle cildimi yıkayacağım
Yatmadan önce nemlendirici kullanacağım
Haftada iki gün maske yapacağım,
Haftada iki gun dişlerimi hindistancevizi yağı ve zerdeçal ile fircalayacagim

Şimdilik yazacaklarım bu kadar.
Hadi bakalım, gün bitmeden spuat raporunu atarım umarimm

İKİNCİ LİSTE (Mart 2018/ +)

1) BİRAZ GİRİLDİ BİRAZ ÇIKILDI:) İşe Gir

Evet evet evet. Çok acil olarak iş bulmam lazım. Bugunden tezi yok yeni planim is aramak. İşkur, secretcv , falan fişmekan. Her yere yeni hesap açıp başvurular yapmalıyım. İnanıyorum mart bitmeden iş başı yapabileceğim.
Simdilik en büyük kriterim cumartesi pazar tatilinin olması : ) ve guzel-ferah bir ofisin olmasi, maaş olarak da son işimden daha düşük olmamasi. Bu kadarcik kriterim var, 'ne iş olsa yaparım apla' modundayim. Fen edebiyat bölümü okudum üniversitede, yani bölümümün belli bir iş alanı yok. Şimdiye kadar da hep çeşit çeşit işlerde çalıştım. Bakalım.. gönlüm eğitmenlikten ya da insan kaynaklarından yana.
Aslında esas isteğin ne diye sorarsan,yani kısa dönemli degil-on yıl sonra ne olmak istiyorsun diye (ki gelecekle ilgili sorulara asla cevap vermem, bu hayalimi ilk defa paylaşıyorum) hani geçen ay gittim ya Avrupa'ya. Onun gibi ulusal ajans projelerinin olduğu bir ofis açmak. Binbir çeşit proje var ve bu şekilde çalışan çok ofis var.
Peki bunun için ne yapabilirim? Bir projeye katılmak ilk aşamaydi.
İkinci aşama dilimi anadil seviyesine getirmek- ki cabaliyorum
Üçüncü aşama da proje yazmayı öğrenmek,biraz bu işlerin içine girmek. Beni bu gittiğim projeye gönderen kişi kurstan bir arkadaşımdı. O da Freelance olarak bu işleri yapiyor- ek gelir ve seyehat olsun diye. Ona söylemiştim,bir sonraki proje yazımına beni de dahil etmesini, o da çok sevinmişti. Böyle böyle işimden arta kalan zamanlarda proje yazabilirim, azıcık param olunca haftasonu olan kurslar var,onlara katilabilirim. Belki bir iki küçük projeye daha katilirim, ya da arkadaşım gibi Türkiye'de yapılacak bir kaç projeyi üstlenebilirim... yeterli deneyim ve çevre edindikten sonra da kadın girişimcilere destek veren bir hibeden yararlanıp bir ofis açmak .
Ferah bir ofis, bir duvarında boydan boya harita olan, haftasonu çalışılmayan, çalışanlara ek imkan olarak istedigi ikinci bir dil için kurs imkanı sunan...
Böyle bir hayal. Kendimi geç kalmış gibi hissetmiyorum. Bence adım adım bu yönde ilerlemeliyim.

2) YAPİLMADİ Spora Devam!
Geçen listede yapıp da en memnun kaldığım şey 30 gunluk squat programim oldu. Bugün itibariyle 18. Gün de tamamlandı, kaldı 12 gün!
Eki Görüntüle 2116892
O bittikten sonra bir aylık bir program daha yapacagim. Kol mu çalışsam o dönem, sırt mi yoksa göbek mi emin değilim aslında. Yine de şu programı çok sevdim, bana mantıklı geldi
Eki Görüntüle 2116891
Kadınlar kulübünde link paylaşmanın yasak olduğunu biliyorum, ama emek hırsızlığı da yapmak istemediğim için sitenin ismini yazmak istiyorum, bu programı pudra . com sitesinden buldum. Hareketleri de uzun uzun açıklamış.
Arama motoruna : pudra mükemmel kollar icin 30 gunluk kol çalıştırma programı
Yazarsanız site karşiniza çıkacaktır.
30 günlük squatin bitsin her gün 30 squat+kol olarak bu programa başlayacağım . Bakalım ne olacak :)

3) KİSMEN YAPİLDİ İngilizceni Geliştir
İstiyorum ki İngilizcem anadilim gibi olsun. Ama dil öğrenmeye 25 yaşında başlamış biri için bu sanılandan biraz daha zor.
Yine de en büyük problemimi cozdum.
Şoyle ki sohbet edecek kadar Arapcam var, yani bir Arapla tanistigimda hiç çekinmeden sohbet edebiliyorum, bildiğin şarkıları söylüyorum vs vs
Bir Rusla tanıştığımda da aynı şekilde, ayy ne şirin kız diyeceği birkaç basit cümle biliyorum. Alfabelerini okuyorum,yuze kadar sayiyorum, en popüler birkaç şarkısı ezberimde. Hiç çekinmeden konuşabilirim.
Anadili İspanyolca olanlara da arkadaşımın ezberlettigi tekerlemesi (bir berber bir berbere gibi birşey) söyleyebiliyorum. Gittiğim her ülkenin dilinden basit merhabayi teşekkür ederim falan söylüyorum
AMA İngilizce konuşamıyorum (konuşamiyordum-yakin geçmişe kadar)
Aslında dil öğrenmeye yatkın bir insanım, çünkü bunca alakasız dilde bir iki cümle de olsa - kendimi sevdirecek kadar- konuşabiliyorum. Peki neden devamlı İngilizceyi yapamadığımi soyluyorum? Aslında İngilizce pek çok dilden daha kolay çünkü cinsiyet yok. Rusçada mesela, araba diyorsun (машина) a ile bittiği için ondan kadın diye bahsetmen gerekiyor, bütün cümle değişiyor. İngilizce'de böyle saçmalıklar yok, daha basit...
Peki neden , neden... Diye çok düşündüm, bilinçaltımi zorlandim ve şu sonuca ulaştım:
Annemin kendine yetecek kadar İngilizcesi var. Küçükken iyilik olsun diye (ki bence ego tatmini yapmayı sevdiğinden) mahallenin çocuklarını topladı eve, İngilizce çalıştıracak. İstiyor ki onun kızları herşeyi bilsin (çünkü basit birkaç şeyi öğretirdi) her neyse, hafızamda o olay çok net değil ama o insanlarin yanında aşağilandigimi hissettiğimi hatırlıyorum. Bence bu olay beni İngilizceden uzaklaştıran ilk olaydı.
İkincisi ortaokulda devamlı İngilizce hocamız değişiyordu, çok uyuz bir hoca hatırlıyorum, british aksanıyla yapmacık yapmacık konuşurdu, lisede de tam benim geçtigim sene liseleri 4 yıl yapıp süper liseleri kaldirmislardi, okulun hazırlık sınıfı kapanmıştı. Oysa benden iki sene önce aynı liseyi okuyan aile dostumuzun kızı yıllardır Amerika'da. Kendisini geliştirmesinin yanında lisedeki 1 sene sırf İngilizce görmesinin de etkisi vardır elbet. Üstelik benim dönemimde öğretmen olmayan insanlar giriyordu böyle brans derslerine. Bir ingilizce hocam okul pikniğinde demişti ki : ben yeminli mali müşavirdim,çok iyi para kazaniyordum. Ama çocuk olunca öğretmenlik daha iyi geldi, onu bırakıp buna başladım. İyy, saçmalık. Miyminti da bir kadindi, kendi İngilizcesi güzel diye gitmiş ama öğretmeyi bilmiyor...
Üçüncü ve son travmamda ailede ablamın İngilizce bilen kişi olarak kodlanması (lisede de univeristede de hazırlık okumuştu, yabancı müzik ve yabancı dizi izlemeyi çok sever- devamli ingilizceye maruz kalmaktan telaffuzu da guzel) . Ailemden ayrımcılık vs yaşamadım , asla. Ama 'matruskanin ingilizcesi' gibi bir terim vardı. Öyle kodlanir ya çocuklar: büyük temiz küçük pis, büyük yabani küçük soğuk kanlı, büyügün İngilizcesi güzel küçüğün hiç yok.. bir çocuk kucukken pis diye kodlandiysa ileride temizlik hastası da olsa o kod kolay kolay üstünden kalkmaz. Zaten psikoloji kitaplarına göre bir süre sonra o özelliğe başlangıçta sahip olmasa bile ileride sahip olunuyor.
Her neyse son travmam da Arap sevgilimin benim İngilizcemden ümidi kesip büyük bir hızla Türkçe öğrenmesiydi :)
Böyle böyle ben de konuşmaktan cekinen bir insan haline geldim. Zannediyorum ki dünyada herkes İngilizce konuşuyor ama bir ben ebleh, bir ben salak...
Bu düşüncem de birb buçuk sene önce ilk Avrupa'ya tatile çıktığımda bitti. Çünkü gördüm ki Avrupa'nın göbeğinde yaşayan insanlar bile harika İngilizce konuşmuyorlar. Tanıştığım sırt çantalı gezginler de öyle. Ayrıca benim de dilim berbat ama bu sosyallesmeme engel olmuyor...
Böyle böyle üstümdeki utangaçlığı biraz attım. Bol bol turist gezdirdim, (İngilizce aşklar yaşadım) , konuşma pratiği kursuna katıldım vs vs... Bu günlere geldim.
Yine kötünün iyisi durumundayım:) ama istiyorum ki çok harika konusabileyim.
Bu tabii ki hemen olacak birsey degil. Ama ilk aşamada yapacaklarım şunlar
Birinci aşama: turist gezdirmeye devam etmek
İkinci aşama: dil öğrenmeye ilk heveslendigim zamanlar bir kitap almıştım. Beginner ve elementary seviyesinde. Bu seviyeyi çoktan geçtiğimi düşünüyorum ama yine de İngilizceyi arkadaşlardan sağdan soldan öğrendiğim için bilmediğim kurallar falan var. Hem tüm kurallari küçük bir deftere yazmak işime gelebilir. Hem de alt seviyeye ait bilmediğim kelimeleri öğrenirim.
Aynı şekilde kelimeler için bir uygulama indirdim telefonuma. 'WordBit İngilizce' isimli. Telefonun kilit ekranında o var, açmak için kelime cevaplaman gerekiyor. Her seviyeden 500den fazla kelime. Otobüste falan da bakılır, bilmediklerin karşına tekrar tekrar çıkıyor ayrı zamanlarda. Bence güzel bir uygulama.
Ayrıca İngilizce hikaye kitapları indirdim (british council-postcard ve İngilizce Türkçe hikayeler isimli). Boş kaldikca çeviri yaparım.
Üstelik kafamda sık sık İngilizce sohbetler ediyorum= ) yani şöyle bir durum olsa ne derdim, ayyy ayy surda karsilassak ne konuşurdum falan gibi
Üçüncü aşama : bir kursa gitmek. Ama bunun için önce bir işe gitmek lazım. Geçen seneki kursum gibi sadece yabancı hocalarla konuşma mi olsun yoksa daha ciddi-sinavlara yönelik kuralli İngilizce öğreten bir kursa mi gitsem, hic emin degilim henüz
Dördüncü aşama : bulduğun her fırsatta yurtdışına cik.

4) YAPILMADI Bol Bol Su İçmeye Devam Et
Evet, bunu yapmalıyım. Hedefim 2 litreydi. Geçen iki ayda bunu hiç yapamadım ama yılmak yok. Elbet ben de su icmeyi öğreneceğim

5) YAPILMADI Yüzme Kursuna Yazıl
Maalesef ki küçükken çocukları denize götüreyim diye düşünen bir ailem yoktu, tatillerde köye bile gitmez evde sıkılırdık: )
Yüzmeyi yirmi yaşında kendi imkanlarimla öğrendim. Çok uzun zaman boyunu aşan yere asla gidemedim. Şimdi de tek olsam gidemem ama yanımda guvenecegim birileri varsa karadan biraz uzaklasabiliyorum.
Tek seferde daha uzun yuzebiliyorum ama yine de yeterli değil. Yani suyun üzerinde boğulmadan kalıyorum ama rezalet yüzüyorum. Beni gören kişi tee kiyidan baksa guzel yuzemedigimi anlar.
O yüzden kurs arastirdim. Şişhane'deki iBB olimpik havuzunda (aylık) haftada tek ders 70- iki ders 110 olan kursa yazılmayi düşünüyorum ilk aşamada. İBB olduğu için belki kalabalık olur,belki çok ilgilenmezler. Ama yine de hiç yoktan birşeyler öğrenirim. Bir sonraki ay da 3 kişilik özel derslere katilirim. İstanbul'da ortalama bir kursun fiyatı haftada 2 gun-aylik 200 falan.
Yaza kadar boğulan köpekbalığından daha havalı yuzebilirim umarım. Eğer şu yüzme işinin mantığını kaparsam dalış da yapmak istiyorum yazın. Hadi bakalım, insallah^^

6) YAPİLDI Yeni Seyehat Rotaları Oluştur ve Gidebilmek İçin Hiçbir Fırsatı Kaçırma
Eki Görüntüle 2116890
Küçüklüğümden beri atlaslara aşık bir insanım. Her sayfasını incelerdim atlaslarin,içimde hep bir gitme isteği vardı.
Üniversiteye başlayınca kendi imkanlarimla gezdim durdum (şimdiki aklım olsa daha çok gezerdim) , evde haritam vardı, gittiğim yerleri pembeye, gitmeyi düşündüğümü sarıya falan boyardim... ne zaman harita görsem hayallerimde gezerim :)
Resimdeki de benim mutluluk kaynagim. Sarılar gittiğim yerler,yeşiller de onumuzdeki birkaç yılda gitmek isteyeceğim yerler..
Mayıs ayında Isparta'da bir festivale gideceğim mesela. (İşe girersem inşallah)
Sonrasında Kurban bayramı tatili var 9 gün. İşe başlar başlamaz bilet almayı düşünüyorum. St. petersburg - Moskova - Belarus şeklinde.
Aslında gönlüm 10 Euro'luk Romanya tren biletinden yana ama 'yere batsin Shengeniniz' modundayim, biliyorsunuz nefret ediyorum vize işlemlerinden. O yüzden bu iki yıl hiç Shengenlik yerlere gitmeyi düşünmüyorum. Belki o arada evlenirsem giderim:KK4:(ama inşallah evlenmem)
Zafer Bayramı'nda fazladan bir günlük izin alırsam güneydoğu turu yapmak isterim 4 gün.
Yılbaşı tatili de 4 gün mesela, İsrail'e gitmeyi dusunuyorum.
Bir senem dolunca da ilk 7 günlük iznimde otostop ile Gürcistan-Ermenistan-iran
İkinci 7 günlük iznimde de Fas'a gitmek istiyorum.
İşte benim çalışma motivasyonum da bu:KK200:
Kendime inanıyorum ve gerekirse yemeğimden- otobüs paramdan kısıp bu seneki hedeflerimi gerçekleştireceğime inanıyorum.


Hadi kendimi çok yormayayim da bu kadar plan yeter diyeyim. Blog yazısı gibi oldu bu da, ama olsun . Uzun zaten, istemeyen okumaz:KK76:





Yazını çok beğendim . Çok içten ve çok tatlı birisiniz.. Hep böyle arkadaşım olsun istedim. Hepsi uzakta biri yanımda o da pek sevmez dışarıyı Squat yapmaya bende başlıyorum en kısa zamanda .. Suyu asla aksatmam tam gaz devam
 
Sonunda çok pozitif ve ilham veren bir konuya rastladım. Keşke konunuzu daha önce görebilseydim belki güneydoğu gezisinde yol arkadaşı olurduk
 
Yaa benim işler nasıl karışmış...
En son ikinci listeyi yapmışım bir gazla, nasıl bir liste yaptıysam arkadas, hiç mi bir maddesine uymamisim :)
Bakalım neler demişiz...

Girdim mi?
Vallahi şöyle oldu :))
Ben bu listeyi Mart'ta yaptım ya, tam dada günlerde ,mart bitmeden dönemsel işler bulan bir arkadaş arayıp iki ay sürecek çok büyük bir organizasyon işi oldugunu,sadece guvenecekleri kişileri aldığını falan söyledi. Ben de dedim ki 'çiçegim ben artık güzel bir iş arıyorum,şöyle uzuuun süren,hani SSKsi,izin tarihleri olan,güvenip kredi çekebileceğim' bu sebeple reddettim. Sonra beni tekrar arayıp ısrar etti, bu işin bizim bazen iş çıkışı birşeyler içtiğimiz bir abinin yeni kurduğu şirketin işi oldugunu,onun beni ısrarla çağırdığını ve 'o abi seni çok seviyor,yeni şirket de kurdu. Gözüne girersen devam da edersin' gibi laflar söyledi. Zaten çocuğun işi insanları ikna etmek, ben de ikna oldum..
Derken o da ne? Bizim organizasyon aşırı muhafazakar bir grubun organizasyonuymus:) o iş çıkışı birşeyler içtiğimiz kafa dengi abimiz de içkiye tövbe etmiş, muhafazakar kesimin işlerini alan bir şirket kurmuş ve asık suratli, insanlari tersleyen biri olmuş. O eski abiden eser yok şimdi:))
Herneyse çok güzel bir iş dönemi geçirdim,kocaman bir alanın tek sorumlusuydum ve hiç aksilik olmadan geçti gitti. Üstelik insanlarla iciceydim ve bunu severim, gerektiği zaman 12ye,gerektiği zaman 3e kadar işte durdum, tüm problemleri tatlı tatlı konuşarak çözdüm. Hatta istediği olmadığı için mutsuz olan bir alan sahibi benim esas patrona 'şu kızın güleryüzü olmasa ben yapacağımı bilirim ama' falan dedi :) herkes beni o kadar sevdi ki, ürünlerinden hediyeler verip durdular . Rüşvetçi zabıtaya döndüm :)) gerçekten çok güzel bir iş dönemi geçirdim ama o abiden iş gelirse de kabul etmeme kararı aldım.
Çünkü uzun süre çalışacak iş değil...misal 3 pazar ustuste ise gitmiştik, gece 3te ise gidiyorsun,sabah 9da organizasyonun başında oluyorsun. Telefonlar susmuyor... Hadi onu geçtim, organizasyon haftası elbet yoğun geçer. Ama normal zamanlarda da çıkış 18.30sa benim elbette biriyle planım vardır. Tam çıkacağım, dik dik bakıyorlar, bütün gün boş boş oturduğumuz gün tam çıkarken rapor yaz falan diyorlar... Yani bir gün 18.30da çıkamadım.
Ben yine 7yi geçmişken çıkıyorum , onlar her gece 10da 11de ofisteler...
Ben şeye yoruyorum. Evliliğinde mutsuz insanlar. Çıkışta yapacak bir planları yok..evde gidip küçük çocuklarının kavgasını ayıracağına mis gibi ofiste oturuyorlar. Yoksa yani insanın böyle bir düzende memnun olması imkansız.
Ama ben onlar gibi değilim ki, benim her iş çıkışı birilerine sözüm olur, kendimle bir planım olur, bir yere biletim olur.. bu biraz sinir bozucuydu.
Bir de orada bir esas patron vardı, demin bahsettiğim. Organizasyon sahibi gibi bir adam.
O kadaaar harika bir patrondu ki. Ego asla yok, gelen part time elemana bile güler yüzünü esirgemez, her daim neşeli,herkese ismiyle hitap eder. Hatta bir keresinde bir toplantı yapmistik. Buyuk patron,Bu benim tövbekar abi, birkaç kodaman,bir de gariban ben :) abi benden kahvesini karıştırmak için çubuk istedi. Ki bundan gocunmadim çünkü hem kurtlar sofrasında kuzu/enn kidemsiz elemanim, hem yaşım küçük, hem de aramızda hatır gönül olan bir abi yani,ne bozulacagim. Tam ayağa kalkacaktim büyük patron rahatsız bir tavırla 'sen dur matruşkaciğim! Zahmet etme, ben veririm' dedi, kalktı kendi verdi. Yani o ortamda beni ezdirmedi :) daha doğrusu hiçbir ortamda... Öyle çok sevdim ki onu, bana ilham verdi, ileride bir patron-mudur olursam otoriteye değil onun gibi guleryüzle yaptırayım tüm işimi diye düşündüm...
Herneyse bu büyük patronla aramız coook coook iyiydi. Hatta (hiç profesyonel değil ama böyle böyle öğreneceğim işte) gecelerce eve gitmeden ofiste yata yata, artık sakalları uzamış,gözleri çökmüş haldeyken evden onun için enerji kazansın diye meyve sıkardim bazen...
Herneyse, bu büyük patron beni işleri problemsiz yürüttüğüm için bin defa tebrik etti, başka insanların yanında beni övdü, geçmiş iş deneyimlerimi sordu, uluslararası oldukları için 'bizle calissana dünyayı gezersin' falan dedi...
İş bittikten sonra bana bir mesaj gönderdi. Ben de Allah biliyor ya, iş teklifinde bulunacak sandım.
Ama ben öyle sanmisken bana onun gibi harika bir insana yakışmayacak laubalilikte cümleler kurdu!
Senin gülüşünü özledim falan:kusmuk::kusmuk: Ben mesajı okumayinca da arayıp yanlış anlamami falan söyledi, cevir kazı yanmasın modunda cümleler kurdu...
babam yaşında evli barkli adam. Ben ne harika patron derken ne çıktı...
O işten ümidimi de öyle kestim..
Herneyse Haziran'da bu iş komple bitti. Temmuz için de kendi mesleğimle ilgili, gecmis yıllarda da çalıştığım bir yerden teklif geldi. Başka bir şehirden iş. Çok keyifli ve kendi mesleğimi yapmanın mutluluğunu duyduğum,yine insanlarla haşir neşir olacak bir işti. Ama tabii ki dönemsel ..
O da bitti. Sonra uzun bir tatil yaptım derken ben gene işsizim:halay: uzun lafin kisasi

Hahaha ne kadar da havalı havalı yazmışım,kol mu calissam karın mi diye.
Peki Ne çalıştım?
Vallahi yaydim totoyu yattım. Tek sporum sık sık bisiklete binmekti, o kadar.

Günde iki litre demişim. Marttan beri toplam iki litre su içtiğime bile emin değilim maalesef...
Yüzme kursuna gitmedim.

:KK73::KK73:
Canım kendim yaa .kurban bayramında st Petersburg falan demisim:KK31::KK31:
Son yazı yazdığımdan beri 8,5 şehir gezdim turistik amacli :) bol bol kamp yaptim tek başıma... Çok güzeldi.
Zaten euro olmuştu 7 TL,nerelere gideyim. Benim ülkem bana yeter.
Irmağının akışına öölürüm Türkiyem
Bu moddayim :))
Ayy ne uzun yazdım. Olsun, kimse okumazsa ben okurum

Matruşka senı her gördüğümde ıcım açılıyor :)))
 
Cok teşekkür ederim mesajlara...herkes çok pozitifsin demiş ama bu aralar depresyonun sınırlarında gezinip duruyorum...
-uyarı: bu topiğe yakışmayacak depresiflikte bir yazidir-
Çok uzun zamandir işsizim. Bir zamanlar ara ara çalışıp para kazanmak, sonra fırsat yaratıp gezmek beni çok mutlu ediyordu. Yalan yok.
Ama mezun olalı TAM BEŞ sene oldu!
Ve artık hala tam bir mesleğimin olmaması beni öyle ezen bir şey ki, 'sen nerede çalışıyorsun?' sorusunu duymamak için kimseyle görüşmez,hele akraba yüzü görmez oldum.
Bazen de hayatım,yanlış kararlarim film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor :KK42:
Ben ki enn igrenc, terkedildikten sonra evimi basmaya kalkan dangalak eski erkek arkadasim için bile : 'en azından kötü nasıl seçilir öğrenmiş oldum' diye pozitif tarafından bakan bir insandim. Onun benim huzurumu kaçırmak için yaptığı şeyleri bile beynimde örtbas ettim. Zorlayinca aklıma geliyor. Genel olarak hatırladığım bir insan değil ama aklıma gelince bana söylediği bir şarkı vardı,onunla geliyor (yine de hakkım helal değil,odunu bol olasica)
Yani yaşadığım en kötü deneyimlere bile (yeni nesil yogacilar nasıl der?) Kucak açan bir insanım..
Ama eskiyi düşünmeden duramıyorum..
1) Mesela ben gönüllü olarak 3 sene öğretmenlik yapmıştım Tegv'de. Çocuk tiyatrosunda oynadım, çocuklarla ilgili başka bir sosyal sorumluluk projesini sıfırdan kurup uygulayan bir ekipteydim.. çocuklarla çalışmayı seviyorum. Ve koca tegv'de en sevilen öğretmenlerden biriydim. Benim çocuklarımın hepsi bana bayılır, resim cizerdi.
Mezuniyetten önce pek çok arkadaşım formasyon almaya başladı.. rehber ogretmen-felsefe grubu öğretmeni olmak için.
Ben hem bunca okudum,tekrar ailem başka şehre masraf yapmasin diye, hem de alakasiz bölüp okuyan insanların para verip birkaç ay ders aldım diye kendini 'ogretmen' sanmasinin 4 sene boyunca gerçekten öğretmenlik okuyan insanlara ve öğrencilere haksızlık olduğunu düşündüğüm için formasyon almadım...
2)Onun yerinde mezun olmadan insan kaynakları yönetimi kursuna katıldım. Kursta herkes meslek olarak o isi yapanlardi. içlerinden dünya güzeli,gencten bir kadın bana yanında ücretsiz staj yapıp yapmayacagimi sordu. Zaten okulun son zamanlarıydi,kabul ettim. 3 ay tam zamanlı staj yaptım.
O kadar güzeldi ki, kadından bir sürü şey öğrendim. 300 personelli beş yıldızlı bir oteldi. Çalışanlar yuzum daha yumuşak diye bana söylerdi soyleyeceklerini... Bir süre sonra benim başındaki tatliş kadın fırsattan istifade işleri bana bırakıp yıllık iznine çıktı ve herşey sorunsuz şekilde ilerledi...bu mesleği de çok sevdim.
O ablayla da o kadaaar iyi anlaştık ki. Bir zor anında çocuğunu alıp bana geldi mesela bir gece :)
Stajim biterken bana bir teklifte bulundu, kendisi başka bir firmaya geçmeyi dusunuyormus. Yanımda ise basla yardımcı olarak,ben gidince benim yerime geçersin dedi.
Hem ortamı çok sevmiştim,hem insan kaynaklarını...
Ama hem ailem okuduğum şehirde çalışmama izin vermez diye (toyluk işte) , hem de kadının orada tek sorumlu olmasına rağmen asgari ücret alması nedeniyle kendi kendime dedim ki:
Bizimkilere söylesem asla kabul etmezler. İstanbul büyük şehir. Elbet Bir insan kaynakları işi bulurum,daha iyi paraya
Sonuç olarak bulamadim:rolleyes:
Eğer orada devam etseydim belki de bugün meslekteki beşinci yılı dolan,daha güzel yerlerde olan bir iş kadını olabilirdim.
3) döndüm İstanbul'a, internette sosyologluk için kadrolu eleman ilanları gördüm. Bir tanesi de kendi memleketindeydi. Güzel bir memleketim var,yani yaşansa yaşanır bir yer.
Ben de oraya başvurdum,telefon açtılar mülakata çağırdılar. Bizim akrabalar biraz şeydir... Torpili severler. 50 sene önce dedem damadını devlette ise sokmuş, sonra adam çalışti çabaladi müdür oldu etti. Şimdi emekli. Ama hala herkes diyor ki 'allah razı olsun,kayın babası ise soktu onu'
Ben de hem kucuklugumden beri torpilden nefret ettiğim için , hem yüz yıl boyunca kazandığım her başarıdan baska insanlar kendilerine pay bicmesin diye annemi tembihledim: kimseye kulakat için geldigiki söyleme diye. Ama öğrenen öğrenmiş. Beni o akrabam aldı,bilmemne partisinden bilmemkimden REFERANS aldı, bu akrabam gitti bilmemne partisinin bilmemnesinden adıma telefon açmasını istedi. Çok ciddiyim, torpil o kadar gözle görülen birşey ki, hele de küçük şehirlerde! İşe alinmak istediğim yerdeki adam bile böyle sözleşmeli eleman ilanı açtıklarında kimin alınacağının belli olduğunu,ilanın biraz da formalite olduğunu söyledi.
Hem bu torpil muhabbetinden. Hem de alayı torpille ise girmiş (müdür bile bir bakanın kardeşiydi) , belli bir partiye yakın olan ama kul hakkı yemekten gocunmayan insanların iş arkadaşım olmasını istemediğimden o işin de peşine düşmedim,İstanbul'a geri geldim.
4) istanbulda bir turizm acentası ilanı için mülakata çağırdılar. İnsanlara tur satışının yapıldığı bir iş. Yılın belli zamanlarinda oteller tanıtım amaçlı davet gonderiyormus, kendi içinde tatili falan da vardı. Ama hem asgari ücret diye,hem de mesleğimle hiç alakası yok diye hem de cumartesi de çalışılıyor diye ona da olumlu bakmadım. Oysa sonradan dönemsel islerde o firmanın genel müdürlügunde bir çalıştay organizasyonunda çalıştım birkaç ay ve gözlem yapma şansım oldu. Benim departmanimda çok iyi bir maaşa çalışan herkesin yolu tur satıştan hatta çağrı merkezinden geçmiş. Yani güzel kadro olduğunda dışarıdan eleman almayip içerideki elemanları yükselten bir firmaymis. Aslında orada ise başlasam şu an bol bol seyehat ettiğim güzel maaşlı bir isim olabilirdi
5) internette sosyolog diye aratinca çıkan, ogretmen-sosyolog-psikolog arayan, çok adı duyulmuş bir gruba ait olan bir işe başvurdum. Evine de yürüme mesafesi... Mülakatım o kadar güzel geçti ki güldük eglendik, ''hadi koş bütün evrakları tamamla,yarın gel başla" dediler. Maaşı da yolla yemekle birlikte bir bucuk- iki asgari ücrete yakındı. Üstelik bayramlarda tatillerde fazla mesai-sadde haftaici bir gün izin .
İşe basladim ama hiç o kadar yağladiklari,balladiklari gibi bir iş değildi. Oyun ablaligi gibi bir iş. Neyse ki ortamı çok güzeldi ve bir sürü güzel arkadaş edindim. Çocukları da seviyordum ama iş gerçekten benim mesleğimle hiç alakalı değildi. Asla bir pazar bir aktivite yapamaz haldeydim. Tüm organizasyonları kaciriyordum. Sonra yönetim kadrosunda bazı değişiklikler oldu , 'siz mutluysaniz gelenler de mutlu olur bu iş yürür. Bizim önceliğimiz sizin mutluluğunuz' diyen, bizi hep pozitif yönde pohpohlayan şirket politika değiştirdi. Market mantığıyla çalışmaya başladılar. Hatta eski migros yöneticisini falan başa getidiler yönetici diye:duduk:
Eskiden hep yeni mezun,umutlu gençleri alırlardı .sonra maaş dusurup lise mezunu küçücük cocuklari ise almaya başladılar, o zamanın parasıyla 400 lira yemek paramız vardi,onu kesip yerin 5 kat altinda-otoparka çirkin bir yemekhane yaptılar falan...gerçekten çalışacak bir yer olmaktan çıktı. Bir sene tam zamanli, bir sene de parti time 3 gün çalıştım orada. Ve sonra büyük - harika Avrupa tatilime çıkmak için istifa ettim 2 yıl önce!
O günden beri de issizim..
6) he bir de şunu unuttum. Besiktasta bir yer çağırmıştı beni. Eski işimde tatil zamanındaken. Sigorta satışı yapan bir yer. Mülakatta adam bana 'sen şirinliğinle satış yaparsin' deyip ise almıştı. 'Haftasonu tatil, biz izin gunlerine önem veririz, salı günü olan tatil günlerini Pazartesiyle bağlar onu da tatil yaparız, erken bilet alıp izin tarihinizi söylemeniz yeterli' demişlerdi. Aslında bu tam benim hayalimdeki şey :) üstelik bir bahçesi ve bahcesinde hamile kedileri vardı... Yani olsa güzel olurdu ama ben kimseye asla ısrar edemem. Öyle satış falan da yapamam diye onu da kabul etmedim...
Sonuç olarak bugun bakinca girebilecegim bir sürü kariyerimi açacak şey varken ben hiç bir yere girmemeyi tercih etmişim...
Bu yazıyı biraz da kendimle yüzleşmek için yazıyorum...
Aslında çalışmayı çok seviyorum. Kibir ya da iş begenmezlik de yapacak biri değilim çünkü part-time palyacoluk bile yaptım..
Ailem herkesi kınayan insanlar :)
Bazen diyorum ki belki de onların büyük konuşmaları tıkıyordur önümü.
Çünkü yıllarca univeriste okuyup çalışmayan insanlar için 'bosu boşuna okudu/ madem calismayacakti niye okudu onca okumak isteyen insanın hakkına girdi/ bir senede insan iş bulamaz mi? Limon satar yine para kazanır/ Onun calismaya niyeti yok' diye insanları ezip ezip durdular. Artık kimin ahi tuttuysa ben böyle oldum bence:halay::halay:
Oooof günlük of...
 
Herkese merhaba
Ben geldim :) kısacık bir yazı yazıp çıkacağım hemen....
Bu sefer bırakmamak üzere tekrar squata başladım,hatta sevgili Zarpy Zarpy de eşlik etti bu sefer, teee bu kadar ilerledik:
Screenshot_20181206-003121~2.png

Fil benim dünya o :)
Daha önceki mesajlarda yorumlarda sanki biraz squata başlamak niyetinde olan arkadaşlar...
Sevgili;
Biliyonsen Biliyonsen Lunapark Kedisi Lunapark Kedisi T Tweety C cherrylady26 dengesizim dengesizim MiruMir MiruMir Delikelebek22 Delikelebek22 asena87 asena87
@belirsizlikzor
Eğer bize katılmak isterseniiiz kendinize bir işaret seçip (fil-dunya gibi) yaptiginiz squatlari bana atıp listeye dahil olabilirsiniz.
O da şöyle oluyor, bir squat programı indiriyorsunuz, siz saymakla ugrasmiyorsunuz,hareketlerinizi o sayıyor ve sizin adınıza kaydediyor.
Aynı şu şekilde
Screenshot_20181207-122226~2.png

Yaptıkça bana atarsanız ben sizin için resmimizi güncellerim :)
Hem squat insanı en çabuk şekle sokan sporların başını çekiyor. Yılbaşına fit bir popoyla girmek bence harika olabilir:deli:
Hareketler çok basit.
Arkanıza bir sandalye alın ve oturup kalkın...sonra sandalyeyi kaldırıp aynı hareketi tekrar edin. Eğer ertesi gün üst bacağınız ve poponuz ağriyorsa doğru yoldasınız demektir. Amaaaaaa diz kapağınız ağrıyorsa sakin devam etmeyin, hareketi tekrar tekrar izleyip ayna karşısında kendinizi kontrol edin :)

Motivasyona ihtiyacı olanlar bana özelden yazsınlar, yıllar önceki squat deneyimimden kalma içler acısı 'onceki' ve harika 'sonrasi' fotoğrafımı paylaşayim :))
(Maalesef gecen sene bu site ile bir heves başladığım squata devam edemedim. Ama umarım bu seferki daim olur:halay:)
 
Herkese merhaba
Ben geldim :) kısacık bir yazı yazıp çıkacağım hemen....
Bu sefer bırakmamak üzere tekrar squata başladım,hatta sevgili Zarpy Zarpy de eşlik etti bu sefer, teee bu kadar ilerledik:
Eki Görüntüle 2213028
Fil benim dünya o :)
Daha önceki mesajlarda yorumlarda sanki biraz squata başlamak niyetinde olan arkadaşlar...
Sevgili;
Biliyonsen Biliyonsen Lunapark Kedisi Lunapark Kedisi T Tweety C cherrylady26 dengesizim dengesizim MiruMir MiruMir Delikelebek22 Delikelebek22 asena87 asena87
@belirsizlikzor
Eğer bize katılmak isterseniiiz kendinize bir işaret seçip (fil-dunya gibi) yaptiginiz squatlari bana atıp listeye dahil olabilirsiniz.
O da şöyle oluyor, bir squat programı indiriyorsunuz, siz saymakla ugrasmiyorsunuz,hareketlerinizi o sayıyor ve sizin adınıza kaydediyor.
Aynı şu şekilde
Eki Görüntüle 2213031
Yaptıkça bana atarsanız ben sizin için resmimizi güncellerim :)
Hem squat insanı en çabuk şekle sokan sporların başını çekiyor. Yılbaşına fit bir popoyla girmek bence harika olabilir:deli:
Hareketler çok basit.
Arkanıza bir sandalye alın ve oturup kalkın...sonra sandalyeyi kaldırıp aynı hareketi tekrar edin. Eğer ertesi gün üst bacağınız ve poponuz ağriyorsa doğru yoldasınız demektir. Amaaaaaa diz kapağınız ağrıyorsa sakin devam etmeyin, hareketi tekrar tekrar izleyip ayna karşısında kendinizi kontrol edin :)

Motivasyona ihtiyacı olanlar bana özelden yazsınlar, yıllar önceki squat deneyimimden kalma içler acısı 'onceki' ve harika 'sonrasi' fotoğrafımı paylaşayim :))
(Maalesef gecen sene bu site ile bir heves başladığım squata devam edemedim. Ama umarım bu seferki daim olur:halay:)

Beeeennn varmmm :))
 
Herkese merhaba...
Squata başlayıp bana sayısını gönderen sevgili asena87 asena87 için kalp emojisini bulduk.
Daim olur da 30 günü tamamlariz insallah:KK75:
Screenshot_20181209-001341~2.png
Delikelebek22 Delikelebek22 'can, sen de basladiysan eger gönder yaptığın squati ekleyelim senin için de...
Ben dün tembellik ettim, o yüzden bugün yaptım yüz squatimi
Screenshot_20181209-001029~2.png
:sampiyon:
Ve sevgili Zarpy Zarpy , hayırlı olsun yeni yerimiz :) 10. Günü yaptıysan bekliyorum onu da senden ^^
 
Ben kelebek istiyorummm sayin mtruskacimmm ama misafirlerm kalici geldiler vaktm olmadi bu ara baslayinca hemen soyliym olurmuuuu
 
Olur tabii ki^^ zaten öyle çok zaman harcanacak birşey değil. Bir klip bitene kadar 75 squat bitiyor bile Delikelebek22 Delikelebek22
Ne zaman istersen baslayabilirsin
Bu benim bugünkü 105'im
Screenshot_20181209-212717~2.png
Bu daaa gurur tablomuz;
Screenshot_20181209-212934~2.png

asena87 asena87 'nin kalbini ekledim
Zarpy Zarpy yeni gün gönderince senin dunyalari dA ekleyecegim :)
Hadi bakalim, fit kalalım, bol bol 'oncesi' fotosu çekelim:KK55:
 
Herkese merhaba, benim Zarpy Zarpy 'nin ve asena87 asena87 'nin güzel listesi burada
Screenshot_20181211-000156~2.png

Yarın hepimizin dinlenme günü... Şimdilik güzel gidiyor squat. Umarım daim olur.
Hep sayı 100ü aşınca savsaklamaya başlıyorum. Umarım bu sefer öyle olmayacak:KK6:


Onun dışında hayatımı yoluna sokmak için yaptıklarımi sayayim.
Couchsurfing sitesinden bir Rus bebe buldum bir ay kadar burada olacakmış.
Ona yazdım, Perşembe günü bisiklet ile İstanbul turu yapacağız..
Hem depresyonda gibiydim evden çıkmadım haftalardır. iki yeni insan yüzü görürüm, kar kış kıyamet gelmeden bisikletimle son bir tur yaparım dedim.
Hem bol bol İngilizce konuşurum, hem de Rusça pratiği yapmiş olurum.
sohbet edecek kadar ruscam ve bir sürü nakaratini söyleyebildiğim Rusca şarkı var :KK75: öğrenmeye biraz hevesim vardı ama benim için fazla karışık bir dil. Cinsiyetler padiyejler falan...vazgeçtim. Derdimi anlatacak kadar, kendimi sevdirecek kadar, turistik problemlerimi çözecek kadar bilsem yeter. Bildiğim fiilleri tekrar etmis olurum işte çocukla...
Bu arada benim bisikletim var ama bu arkadaşın yok.
Normalde çok sevdiğim biri olunca bisikletli bir arkadaştan ödünç alıyorum.. (hatta yazmadım. Bu benim Ocak ayında gittiğim ülkede bir Couchsurfing arkadaşım vardı ya hani, kıvırcık adını takmıştım. Hep arardi beni... Geçen aylarda o geldi. Kız arkadaşı İranlı, Türkiye aktarmalı İran'a gidecekti ama besinci gidişi olmasına rağmen (belki de bu yüzden) vize alamadı. O da aktarma ülkesine bari geleyim dedi , bir hafta falan çok güzel zaman geçirdik bisiklet tepesinde...o beni nasıl harika ağırladiysa ben de onu öyle ağırladım. Bir sürü İstanbullu'dan daha çok yer gördü. İşte o geldigi zaman iki bisikletli arkadaşımdan bir tanesini ödünç almıştım... Beni sevdiği için verdi ama yüreği de ağzına geldi. Çünkü bisikletine aşık bir adam. Maaşının 3-4 kati bisikletine veren, azicik problem görsün hemen bakıma sokan birisi :) daha sonra ciktigimiz kalabalık bir turda bir çocuk resmen yalvarmisti 'yarin ki dağ turuna beraber gidelim. Senin diğer bisikleti alayim' diye. Ama bizim çocuk Allem etti kallem etti, beraber sürecek olmalarına rağmen bisikletini vermedi. O zaman anladım ki adam için hakikaten çook kıymetli. Ve bir daha istememeye karar verdim)
Bu uzun ve gereksiz parantezden sonra sadede geleyim :) yeni turist arkadaşımın bisikleti yok ve ilk defa isbike kullanacağım.
İsbike şöyle ki şehrin bir noktasindan bisikleti alıyorsun ve kullanıp istedigin bir başka noktaya bırakıyorsun. İlk yarım saat ücretsiz, sonraki saatler de 2 lira gibi birşey. Üstelik bisikleti eve taşı et vs vs derdin de yok.
''almak istiyorum ama yapabilir miyim" diyen arkadaşlar için, "deniz kenarinda surmeyi ben de isterim ama evim teee şurada burada. Nasıl geleyim oraya bisikletle" diyenler için ideal.
Hele bir kullanalım da,yorumlarımi burada yazarım uzun uzun...
Rotami sayayim, belki birilerine fikir olur. Burası benim İstanbul'daki favori rotam:
1)Karaköy isbike'dan vapurla Üsküdar. 2)Kuzguncukta foto molası
3)Çengelköy çınar altı'nda boğaza nazir börekli çaylı kahvaltı
4)Anadolu hisarına gidiş
5)Boğaz Hattı vapuruyla Emirgan taraflarında bir yer
6) Bebek sahili boyunca gezmece
7)Ortaköyde kumpir
8)Beşiktaş'ta isbike'a bisikleti bırakma ve iki yudum birşey içme
9) dağilip eve dönme
:KK73:
İki yaka arası mekik dokuyacagiz... Bence bir turist için oldukca güzel..
Aslında şöyle birşey var çoğu ülkede. İnsanlar böyle bisiklet turu gibi, şato türü gibi,yürüyüş turu gibi ihtiyaca yonelik turlar oluşturuyor. İnternet aracılığıyla da kendisine katılmak isteyen turistlere rehberlik ediyor.
Benim bu yaptığımin aynısı ama 10-20 € bir ödeme yapıyorlar sana. Oysa ben turist gezdirirken 'yazik gezgine' deyip birşeyler ısmarlama derdine düşüyorum hep :))
Belki boyle turlarla biraz deneyim sahibi olup ve biraz da dilimi geliştirip yaza doğru ben de böyle bir ilan açabilirim. Çalışsam bile haftasonlarimi değerlendirmiş olurum. Aldığım parayı da seyehat kumbarama atarim:KK69:
Ama şeyi sevmiyorum ya... Burası saat kulesi, tarihi şu hikayesi bu falan diye anlatmam gerekirse...Hem ilgimi çekmiyor böyle hikayeler (gittiğim ülkelerde bile zahmet edip okumam yapının tarihini) hem de eserlerin hikayesini ayrıntılı anlatacak İngilizcem yok maalesef...
İşte bu sefer azicik not çıkarmayı Ve çocuğa eserler hakkında bilgi vere vere gezmeyi düşünüyorum. Belki böylece aynı şeyi anlata anlata iyice aklıma girer ve kendimde o yetkinliği görüp ilan açma cesaretine erişebilirim...
Screenshot_20181211-010826~2.png

Bu arada milyon kere dil dil dil dil dedim ama dil benim için gerçekten çok önemli. İleride gerçekten istediğim işi yapabilmek için, istediğim gibi dünyayı dolaşabilmek için, gittiğim ülkelerde yüzeysel değil uzuuuun uzun sosyolojik-kültürel sohbetler yapabilmem için... Herşey ama herşey için bana dil lazım...
İki buçuk yıl önceye kadar is was farkını bile bilmezdim,maalesef dünyayı gormeye ve dil öğrenmeye biraz geç başladım. Yine de kendi kendime - konuşa konusa - koklaşa koklaşa - geze toza bugünlere kadar gelebildim. Şimdi de kendimi gelistirebildiğim kadar geliştirmek istiyorum...
Ama hali hazırda işsiz olduğum için kursa gidecek ya da seyehat edecek bir durumum yok. Ben de grupanyadan 100 günlük uykuda bilinçaltı setlerinden aldim:-) aslinda saçma buluyorum ama hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir diye düşünüyorum. Zaten Grupanya indirimiyle yirmi liradan ucuza denk geldi. En kötü kulaklıkla uyurken beynime İngilizce bilgi değil de 'daha çok alışveriş yap' telkinleri yuklerler:rolleyes:
Bu arada ne olacak benim işsizliğim be günlük?
Hıdırellezlerde uçak-harita çizmeyi bırakıp iş cantasi-ofis masasi çizseydim belki şu an cebimde param,erken kalkmaya sebep güzel bir işim olurdu :))
 
Herkese merhaba, benim Zarpy Zarpy 'nin ve asena87 asena87 'nin güzel listesi burada
Eki Görüntüle 2214116
Yarın hepimizin dinlenme günü... Şimdilik güzel gidiyor squat. Umarım daim olur.
Hep sayı 100ü aşınca savsaklamaya başlıyorum. Umarım bu sefer öyle olmayacak:KK6:


Onun dışında hayatımı yoluna sokmak için yaptıklarımi sayayim.
Couchsurfing sitesinden bir Rus bebe buldum bir ay kadar burada olacakmış.
Ona yazdım, Perşembe günü bisiklet ile İstanbul turu yapacağız..
Hem depresyonda gibiydim evden çıkmadım haftalardır. iki yeni insan yüzü görürüm, kar kış kıyamet gelmeden bisikletimle son bir tur yaparım dedim.
Hem bol bol İngilizce konuşurum, hem de Rusça pratiği yapmiş olurum.
sohbet edecek kadar ruscam ve bir sürü nakaratini söyleyebildiğim Rusca şarkı var :KK75: öğrenmeye biraz hevesim vardı ama benim için fazla karışık bir dil. Cinsiyetler padiyejler falan...vazgeçtim. Derdimi anlatacak kadar, kendimi sevdirecek kadar, turistik problemlerimi çözecek kadar bilsem yeter. Bildiğim fiilleri tekrar etmis olurum işte çocukla...
Bu arada benim bisikletim var ama bu arkadaşın yok.
Normalde çok sevdiğim biri olunca bisikletli bir arkadaştan ödünç alıyorum.. (hatta yazmadım. Bu benim Ocak ayında gittiğim ülkede bir Couchsurfing arkadaşım vardı ya hani, kıvırcık adını takmıştım. Hep arardi beni... Geçen aylarda o geldi. Kız arkadaşı İranlı, Türkiye aktarmalı İran'a gidecekti ama besinci gidişi olmasına rağmen (belki de bu yüzden) vize alamadı. O da aktarma ülkesine bari geleyim dedi , bir hafta falan çok güzel zaman geçirdik bisiklet tepesinde...o beni nasıl harika ağırladiysa ben de onu öyle ağırladım. Bir sürü İstanbullu'dan daha çok yer gördü. İşte o geldigi zaman iki bisikletli arkadaşımdan bir tanesini ödünç almıştım... Beni sevdiği için verdi ama yüreği de ağzına geldi. Çünkü bisikletine aşık bir adam. Maaşının 3-4 kati bisikletine veren, azicik problem görsün hemen bakıma sokan birisi :) daha sonra ciktigimiz kalabalık bir turda bir çocuk resmen yalvarmisti 'yarin ki dağ turuna beraber gidelim. Senin diğer bisikleti alayim' diye. Ama bizim çocuk Allem etti kallem etti, beraber sürecek olmalarına rağmen bisikletini vermedi. O zaman anladım ki adam için hakikaten çook kıymetli. Ve bir daha istememeye karar verdim)
Bu uzun ve gereksiz parantezden sonra sadede geleyim :) yeni turist arkadaşımın bisikleti yok ve ilk defa isbike kullanacağım.
İsbike şöyle ki şehrin bir noktasindan bisikleti alıyorsun ve kullanıp istedigin bir başka noktaya bırakıyorsun. İlk yarım saat ücretsiz, sonraki saatler de 2 lira gibi birşey. Üstelik bisikleti eve taşı et vs vs derdin de yok.
''almak istiyorum ama yapabilir miyim" diyen arkadaşlar için, "deniz kenarinda surmeyi ben de isterim ama evim teee şurada burada. Nasıl geleyim oraya bisikletle" diyenler için ideal.
Hele bir kullanalım da,yorumlarımi burada yazarım uzun uzun...
Rotami sayayim, belki birilerine fikir olur. Burası benim İstanbul'daki favori rotam:
1)Karaköy isbike'dan vapurla Üsküdar. 2)Kuzguncukta foto molası
3)Çengelköy çınar altı'nda boğaza nazir börekli çaylı kahvaltı
4)Anadolu hisarına gidiş
5)Boğaz Hattı vapuruyla Emirgan taraflarında bir yer
6) Bebek sahili boyunca gezmece
7)Ortaköyde kumpir
8)Beşiktaş'ta isbike'a bisikleti bırakma ve iki yudum birşey içme
9) dağilip eve dönme
:KK73:
İki yaka arası mekik dokuyacagiz... Bence bir turist için oldukca güzel..
Aslında şöyle birşey var çoğu ülkede. İnsanlar böyle bisiklet turu gibi, şato türü gibi,yürüyüş turu gibi ihtiyaca yonelik turlar oluşturuyor. İnternet aracılığıyla da kendisine katılmak isteyen turistlere rehberlik ediyor.
Benim bu yaptığımin aynısı ama 10-20 € bir ödeme yapıyorlar sana. Oysa ben turist gezdirirken 'yazik gezgine' deyip birşeyler ısmarlama derdine düşüyorum hep :))
Belki boyle turlarla biraz deneyim sahibi olup ve biraz da dilimi geliştirip yaza doğru ben de böyle bir ilan açabilirim. Çalışsam bile haftasonlarimi değerlendirmiş olurum. Aldığım parayı da seyehat kumbarama atarim:KK69:
Ama şeyi sevmiyorum ya... Burası saat kulesi, tarihi şu hikayesi bu falan diye anlatmam gerekirse...Hem ilgimi çekmiyor böyle hikayeler (gittiğim ülkelerde bile zahmet edip okumam yapının tarihini) hem de eserlerin hikayesini ayrıntılı anlatacak İngilizcem yok maalesef...
İşte bu sefer azicik not çıkarmayı Ve çocuğa eserler hakkında bilgi vere vere gezmeyi düşünüyorum. Belki böylece aynı şeyi anlata anlata iyice aklıma girer ve kendimde o yetkinliği görüp ilan açma cesaretine erişebilirim...
Eki Görüntüle 2214119
Bu arada milyon kere dil dil dil dil dedim ama dil benim için gerçekten çok önemli. İleride gerçekten istediğim işi yapabilmek için, istediğim gibi dünyayı dolaşabilmek için, gittiğim ülkelerde yüzeysel değil uzuuuun uzun sosyolojik-kültürel sohbetler yapabilmem için... Herşey ama herşey için bana dil lazım...
İki buçuk yıl önceye kadar is was farkını bile bilmezdim,maalesef dünyayı gormeye ve dil öğrenmeye biraz geç başladım. Yine de kendi kendime - konuşa konusa - koklaşa koklaşa - geze toza bugünlere kadar gelebildim. Şimdi de kendimi gelistirebildiğim kadar geliştirmek istiyorum...
Ama hali hazırda işsiz olduğum için kursa gidecek ya da seyehat edecek bir durumum yok. Ben de grupanyadan 100 günlük uykuda bilinçaltı setlerinden aldim:-) aslinda saçma buluyorum ama hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir diye düşünüyorum. Zaten Grupanya indirimiyle yirmi liradan ucuza denk geldi. En kötü kulaklıkla uyurken beynime İngilizce bilgi değil de 'daha çok alışveriş yap' telkinleri yuklerler:rolleyes:
Bu arada ne olacak benim işsizliğim be günlük?
Hıdırellezlerde uçak-harita çizmeyi bırakıp iş cantasi-ofis masasi çizseydim belki şu an cebimde param,erken kalkmaya sebep güzel bir işim olurdu :))
Istediklerini yapma azmine hayranim.
Cok guzel...
Ben bugun 6.gunumde 75 squati yaptim canim eklersin
 
Screenshot_20181218-222408~2.png

Herkese merhaba...
Epeydir eklememistim listeyi.
Çünkü bu aralar belim ağrımaya başladı, sanırım ısınmadan yaptığım için oldu. İsinma hareketi olarak sadece 4 dakika YildiZ Tilbe dansi yapiyordum o kadar^^
Ama yeterli gelmiyor demek ki...
Listeye başlarken Zarpy Zarpy ile beraber gidiyorduk ama şimdi asena87 asena87 'yle yaklaştık :)
 
X