Kategori: Kadın

  • Hamilelikte cinselliğe bakış değişiyor

    Araştırmalara göre hamileliğin ilk 12 haftasında kadınların cinsel isteklerinde azalma oluyor. Bu durumla beraber hamilelik ve sonrasındaki süreç eşlerin hayatlarını her yönden olduğu gibi cinsel yönden de etkiliyor.

    VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Aslı Akkan, hamilelik boyunca yaşanan cinsel sorunların kolayca aşılabilmesi için çiftlerin birbilerine anlayış, şefkat, ilgi ve sevgiyle yaklaşması gerektiğini söylüyor.

    42-16877172Evlilik kurumunun ve çiftler arasındaki ilişkinin sağlığının test edildiği önemli noktalardan biri de çocuk sahibi olunmaya karar verilmesi, hamilelik ve hamilelik sonrası sürecin eşler üstündeki etkisidir. Hamilelik ve hamilelik sonrası süreç eşlerin duygusal süreçlerini etkilediği kadar, cinsel hayatlarını da etkilemektedir. Her ne kadar bu süreç cinsel hayatı eskisinden farklı kılacaksa da bu farklılığın bireylerin ilişkilerini etkilemesine ve zorlamasına en az düzeyde izin verilmesini sağlaması önemlidir.

    Hamilelik süresince jinekoloğu tarafından medikal, fizyolojik herhangi bir sorun görülmeyen ve cinsel hayatı yaşamasına izin verilen kadının, yaşadığı hormonal ve fiziksel değişiklikler cinsel isteksizliğine sebep olduğu kadar kadının kendi inanç sistemi de bu durumu tetikler. Araştırmalara bakıldığında sağlıklı bir hamilelik yaşamakta olan kadınların ilk 12 haftada cinsel isteklerinde azalma olduğu görülmekteidir. Yaşadığı fiziksel yorgunluk, bulantı, kilo alımı, rahat bir pozisyon bulamama gibi sebepler bu durumu açıklayabilmekle beraber, kadının kendindeki değişime adapte olma sürecinde yaşadığı kaygılar, bebeğime zarar verir miyim endişesi, ve fiziğindeki değişime bağlı olarak eşinin onu eskisi gibi istemeyeceği inancı da çok büyük rol oynamaktadır. Benzer düşünceler erkeği de etkilemektedir ve onu da cinsellikten soğutmaktadır. Hamilelik boyunca cinsellikle ilgili yaşanılabilecek bu çeşit sorunları engellemenin en önemli yolu ise çiftlerin bir birleriyle mümkün olan en açık şekilde konuşmalarıdır. Kaygılarını ve isteklerini dile getirdikleri zaman sağlıklı cinselliklerini neyin etkilediğini bulacaklar ve sorun odaklı çözüme ulaşacaklardır.

    Hamilelik süresince çiftlerin cinsel hayatlarında yaşayabilecekleri sorunlar doğum sonrası da devam edebilir ve bu konunun önemi unutulmamalıdır. Doktorunun izin verdiği zaman itibariyle kadının cinsel ilişkiye girmesinin herhangi bir sakıncası yoktur ancak cinsel ilişkiyi etkileyebilecek psikolojik faktörler yine ortaya çıkabilir. Doğum ve bebek bakımının kadın için son derece yorucu olması nedeniyle doğum sonrası ilişki sıklığında azalma beklenen bir durumdur. Ancak doğum sonrası depresyon veya başka sağlık problemi olmadığı taktirde genellikle doğumdan 3 ay sonra hamilelik öncesi cinsel ilişki sıklığına dönülmesi beklendiktir. Bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivite de normale dönmeye başlar.

    Doğum sonrası fiziksel yorgunluk dışında cinselliği etkileyebilecek durumlar :

    Ağrı Korkusu : Bir çok kadının doğum sonrası ilişkiye girmekten çekinme nedenin ağrılı ilişkiden korkmaları ve kaygıları arttıkça da girdikleri ilişki sırasında disparoni (ağrılı cinsel beraberlik) ve vajinismus (vajinal kasların kasılması sonucu cinsel beraberliğin olamaması) gibi sorunlar yaşayabildikleri araştırmalarda gözlemlenmiştir.

    Estetik Kaygılar : Vücudundaki değişim ve/veya aldığı kilolar yüzünden kendini beğenmeyen kadının cinsellik sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önleyebilir. Bununla bağlantılı olarak, eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşabilir.

    Rol Değişimi : Çocukları olan kadar sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltmeye başlayabilir. Bir yandan yeni bir yaşama uyum sağlamaya çalışmanın gerginliği, bir yandan da birbirlerinden eskisi kadar ilgi görememenin yarattığı sıkıntı cinsel isteksizliğin oluşmasına yol açabilir.

    Bu sorunların en az seviyede yaşanması ve ilişkiyi en az ölçüde etklilemesini sağlamak için çiftlerin, özellikle erkeğin eşine şefkat, ilgi, sevgi ve anlayış ile yaklaşması, beğenisinin devam ettiğini belli etmesi, kadının ise bu geçiş döneminin özelliklerini bilerek eski haline döneceğini sorun olmadığını bilmesi gereklidir. Ayrıca çiftlerin haftada l yada 2 kez bebek yanlarında olmadığı zamanlarda bir arada olmaya özen göstermeleri gereklidir. Bu birbirleri için ayrılmış özel zamanlarda ev ya da bebek hakkında konuşmayıp, kendileri ve bir birleri hakkında konuşmaları, eskisi gibi ortak paylaşımlar yaşamaları tavsiye edilebilir. Bunların yanı sıra okşamak, dokunmak veya kucaklaşmak gibi cinsel duyguları tetikleyebilecek davranışlarda bulunmak cinsel hayatlarının canlanmasına yardımcı olacaktır. Tüm bunlara rağmen sıkıntılar yaşanıyorsa bir uzmandan yardım almak da faydalı sağlayacaktır.

    Kaynak : NTV-MSNBC

  • ‘Kadın, ekonomi ve politika’ Kadir Has Üniversitesi’nde tartışılıyor.

    Kadir Has Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü “Ben Çalışmak İstiyorum” projesi ile kadın istihdamını temel alan vizyonunu hayata geçiren Avusturya Liseliler Derneği (ALD) Kadın Platformu, çalışmalarına bilimsel bir temel oluşturmak amacıyla gerçekleştireceği konferans ve panel dizilerine “Kadın, Ekonomi ve Politika” ile başlıyor.

    İçinde bulunduğumuz ve tüm dünyayı etkileyen ekonomik kriz döneminde “Kadın, Ekonomi ve Politika” temalı konferans ile salt durum saptamasının ötesine geçerek çözüm önerileri ve modeller üretmek amaçlanıyor. Politika ve ekonomi alanlarında başarılı olmuş Meral Gezgin, Z. Damla Gürel gibi Avusturya Lisesi mezunu konuşmacıların yanı sıra konferansta; Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, AK Parti Kadın Kolları Başkanı, Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin, Muğla Eski Valisi, 20. Dönem Muğla Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Onur Üyesi Dr. Lale Aytaman, Avusturya Halk Partisi-ÖVP Milletvekili Katharina Cortolezis-Schlager, Avusturya Büyükelçisi Heidemaria Gürer, Nebahat Akkoç (KAMER), Gülseren Onanç (KAGİDER), TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı ve Hey Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Aynur Bektaş gibi birçok uzman  isim sunumlarıyla yer alacak.

    Kadir Has Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen “Kadın, Ekonomi ve Politika” ana başlıklı konferans 19 Şubat Perşembe günü 09:00 – 18:00 saatleri arasında Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde gerçekleşecek.

    kadin_ekonomi_politika_afis

  • “Dali’den Esinler” Sergisi City’s Nişantaşı’nda !

    Salvador Dali’nin eserlerini kendilerine göre yorumlayan
    TED İstanbul Koleji öğrencilerinin “Dali’den Esinler” sergisi,
    16 Şubat’tan itibaren City’s Nişantaşı’nda!

    İstanbul’da Bir Sürrealist Salvador Dali” sergisini gezerek izlenimlerini kendi tuvallerine aktaran TED İstanbul Koleji öğrencilerinin “Daliden Esinler” sergisi, 16 Şubat’ta City’s Nişantaşı’nda açılıyor.

    Sergideki tabloları hayranlıkla inceleyen öğrenciler, Salvador Dali’nin hayatı, iç dünyası, sanat anlayışı gibi konularda bilgi edindikten sonra, plastik sanat derslerinde Dali’nin eserlerini kendilerine göre yeniden yorumladılar.

    “Dali’den Esinler” sergisi, Türkiye’nin moda ve yaşam Merkezi City’s Nişantaşı +3. kat sergi alanında, 07 Mart’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

    4312

  • Projenin Adı : Kadınlık Sanatı, Trabzon Şehir Tiyatrosu

    Projenin Adı :KADINLIK SANATI

    Projenin Amacı: Bu proje eğitim düzeyleri düşük, sosyal yaşamdan uzak, dezavantajlı ya da fırsat eşitsizliği nedeniyle tiyatroyla hiç karşılaşmamış ve karşılaşma ihtimali olmayan ailelere tiyatro aracılığı ile ulaşmayı, kadına yüklenen toplumsal rollere, cinsiyet eşitsizliğinin sadece kadınların değil, toplumun yaşam koşullarını zorlaştırdığı konusunda farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.

    trabzon_sehir_tiyatrosu

    DIŞ SES

    Oyunda biri ev kadını diğeri iş kadını iki kadın onlara çocukluklarından beri “öğretilenlerin içinde” yaşarken, bir gün uyandıklarında yaşadıkları yerin bir kabin olduğunu fark ederler. Dışardan gelen ses onları yargılar ve sonsuza kadar buraya hapseder. Çıkış yolları arayan kadınlar, önce yalnız olmadıklarını, sonra da aslında kendilerini, kabini ve yargılayan sesi sorgularlar.

    Erkek egemen toplumunun kurguları ve kalıplarından kurtulmanın, ezberleri bozmanın, kabinden çıkmanın bir yolu var mıdır?

    trabzon_sehir_tiyatrosu_2

    Trabzon Şehir Tiyatrosunun Birleşmiş Milletler ortak programı kapsamında Sabancı Vakfı Hibe Programı tarafından desteklenen Tek Sanatsal Projesi olan “Kadınlık Sanatı” adlı projemiz tüm hızıyla devam ediyor. “Dış Ses” adlı oyunun sergilenmesi, Film gösterimi ve kadınlarla atölye çalışmalarını kapsayan proje şimdiye kadar Çayırbağı, Dernekpazarı, Yenicuma, Yeşiltepe ve Akoluk pilot bölgelerinde gerçekleştirilmiş ve olumlu geri dönüşler alınmıştır.

    kadinlik_sanati_tstYazar : Zeynep KAÇAR
    Yöneten ve proje danışmanı : Dilek GÜVEN

    Oyuncular ve proje ekibi :
    Nuray Yeşilaraz, Serap Berber, Özkan Yıldırım, Adnan Akyüz, Ali Kemal Durmuş

    Avukat : Işıl Demir Güner

    Sosyal Hizmet Uzmanı : Asuman Çebi

    Aldığımız seyirci tepkileri bizi hem şaşırtıyor hem de bu projeye olan inancımızı perçinliyor. Böyle projeler daha çok olmalı, çünkü toplumumuz okuma, düşünme ve irdeleme tembeli.
    Nuray YEŞİLARAZ

    Belki iğne ile kuyu kazıyoruz. Ama köylerde ya da ücra mahallelerde kadınların (ya da tüm izleyenlerin) tepkilerini görünce tiyatro ve sanatın empati kurma ve etkileme gücünün bir kez daha farkına varıyoruz.
    Özkan YILDIRIM

    Yine kadınların içinden doğacak bir aydınlanma serüveni için dere tepe gidiyoruz. Vardığımız yerlerde kah ineğini sağmadan gelen teyzeler, kah odun taşımadan gelen kız çocukları, kah tarlasından bahçesinden çıkan kadınlar, hepsi ile oyunun sonunda bir araya geliyoruz, sahnede izledikleri kadınları kendilerine o kadar benzetiyorlar o kadar yakın buluyorlar ki her oyunun sonunda sarılıp, öpüşüyoruz. Belki de yıllardır içlerine hapsedilen kendi seslerini, kendi hikayelerini dile getirmemizin sevinciyle bakıyorlar gözlerimize, bunu duyumsamak her şeye değiyor doğrusu . . .
    Serap BERBER

    Dış sesi Zeynep Kaçar niye yazdı, bu oyunu neden emek verip sahneye taşıdık.

    Sahneden söylenen her söz, anlatımın, gösterinin çeşidi ne olursa olsun, ister komedi, dram, trajedi vs. havaya üflenen bir nefes değildir, o söz yaşadığı toplumdan, dünyadan, konjünktürden bağımsız olamaz, hem ona dairdir, hem de tartışmaya, konuşmaya açılır. Derdi olanın derdi konuşulur tabi, tartışılır, ortada dert yoksa söz de sadece çalar oynatır. Benim derdim var, Zeynep Kaçar’ın derdi var, bu oyunu seçen Trabzon Şehir Tiyatrosunun derdi var.

    Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre,dünyadaki işlerin % 66’sı kadınlar tarafından görülüyor. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler. Dünyadaki mal varlığının ise %1’ine sahipler. Başka bir deyişle dünyadaki işlerin %34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyada ve toplam mal varlığının %99’una sahipler.

    Dünyadaki kadınların %47’si ilk cinsel ilişkilerini zor kullanılarak yaşıyor. Halen en az 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunuyor. Dünyadaki her üç kadından biri dayak yiyor, zorla seks yapmaya zorlanıyor.

    Türkiye’den rakamlar ve istatistiklerse şöyle, (Başbakanlık Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü İstatistikleri) Aile içi şiddetin %87’si kadınlara karşı isleniyor. Bu oran gecekondu semtlerinde %97’ye çıkıyor. Kadınların %20’si okur yazar değil, %40’ı evlenecekleri kişiye kendileri karar veremiyor, eğitim gören 100 kadından sadece 2 tanesi yüksek öğretim görüyor, kadınların iş gücüne katılım oranı %27. 850 kaymakamlığın 17 tanesi kadın, 550 milletvekilinin 24 ü, belediye başkanlarının ise binde 5i. Rakamlar insanı acıtıyor.

    Kadının toplum içindeki yeri, toplumun düzenini belirleyen ekonomik-üretim ilişkileri, kültürel-inançsal yapılanmalarından bağımsız değildir. Bütün etmenleri bir bütün içinde tek tek ele alıp düşününce ve erkek veya kadın sunulan öğretileri-dayatmaları sorgulayınca başlar aslında yolculuk. Dış ses’ de biri ev kadını, diğeri iş kadını iki kadın, onlara çocukluklarından beri yüklenen “öğretilerin” içinde, günlük rutinlerini yaşarlarken, bir gün farklı bir boyutta uyanırlar. İkisi de kabinlerin içindedir. Dışardan gelen bir ses onları yargılar ve sonsuza kadar buraya hapseder. Şaşkınlık ve panik halinde çıkış yolları arayan kadınlar, önce yalnız olmadıklarını, sonra da aslında kendilerini, kabini ve yargılayan sesi sorgularlar. Aslında zaten hep kabinlerin, kutuların içinde yaşadıklarının farkına varırlar. Bize dayatılan kurgular ve kalıplardan kurtulmanın, ezberleri bozmanın, kabinden çıkmanın bir yolu var mıdır? Oyunun sonunda kadınlar birbirine sorarlar çıkış var mıdır, “becerebilir miyiz” diye. Hep beraber becermek, bize sunulan kutuları, kabinleri itelemek, sorgulamak, aslında çok da basit olan çıkış yolunu birlikte bulmak umuduyla…

    DİLEK GÜVEN
    YÖNETMEN

  • Anne Adaylarına Anneliği Armağan Ediyoruz…

    42-19938972Maya Tüp Bebek Merkezi’nden Kadınlar Kulübü Üyelerine Özel Ücretsiz Tüp Bebek ve Bütünleşik Tedavi Planı.

    Maya Tüp Bebek Merkezi, anneliği yaşamak isteyen anne adaylarına çok özel bir fırsat sunuyor. Anketi dolduran 750. kişiye ücretsiz tüp bebek tedavisi armağan ediyoruz. Anketimizi dolduran tüm üyeler ise “Bütünleşik Tedavi Planı”ndan yararlanma hakkı kazanacak.

    Çekilişimize katılan 750. üye, 1800 Euro değerindeki jinekolojik muayene, sperm tahlili ve geri kalan tüm tedaviyi kapsayan, ücretsiz tüp bebek tedavisi ve Maya Konukevi’nde konaklama hakkı kazanacaktır. (İlaç masrafları, ilave olarak çıkabilecek ek tedavi giderleri çifte aittir.)

    Kampanya kapsamında, anketi dolduran herkese ise “Maya Bütünleşik Tedavi Planı” hediye ediyoruz. Böylece siz de uluslararası standartlarda hazırlanmış başarılı bir tedavi planı ile bebeğinize kavuşma fırsatı yakalayacaksınız.

    42-17762207Tüm bu fırsatlardan yaralanmak için öncelikle Kadınlar Kulübü üyesi olmanız ve anketimizi doldurmanız yeterlidir.

    Ankara’da bulunan tüp bebek merkezinin çekilişi her üyemiz için geçerlidir!

    Çekilişe son katılım tarihi : 15 Mart 2009

    Tedaviyi kazanan şanslı çiftimizi 16 Mart 2009 tarihinde açıklayacağız.

    Önemli Uyarı

    * Başvuru yapabilmek için Kadınlar Kulübü üyesi olmanız gerekmektedir. Kadınlar Kulübü üyeliği sırasında verdiğiniz e-mail esas kabul edilecektir. Lütfen üye değilseniz öncelikle üye olunuz. (üye olmak istiyorum)

    * Tekrar kayıtlar kesinlikle kabul edilmeyecek ve silinecektir. Anketimizi kendi adınıza ya da başkası adına sadece bir kez doldurabilirsiniz.

    * Uyarıları dikkate aldığınız için teşekkür ederiz.

    II. Kampanya tamamlanmıştır.

    Bu konuda özverili bir araştırma yapan ve sonuçlandıran sevgili Barçman’a çok teşekkür ederiz.

  • So Chic : Sevgililer Günü’ne özel ikinci ürüne YÜZDE 40 indirim

    kalp_dusuklogo_sochic

    So Chic…  Mağazalarında sevdiklerine hediye seçmekte zorlananlar için pek çok hediye alternatifi bulunmakta. 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel, 1-28 Şubat tarihleri arasında “Biri O’na Biri Sana” kampanyası ile hem kendinizi şımartın hem de sevdiklerinize sevgiyle taşıyacakları hediyeler alma fırsatı “şubat ayı” boyunca kaçırmayın….

    Hayatın, dostluğun, heyecanın, minnettarlığın kısaca sonsuz duyguların sembolü şık tasarımlar ve dünya markası takı, aksesuar, saatlerden oluşan eşsiz koleksiyonlardan aldığınız ikinci ürüne tam yüzde kırk indirim uygulanıyor. Bu özel kampanya ile birlikte 14 Şubat Sevgililer Gününe özel koleksiyonları ve dünya markalarını Axess’e özel 6 taksit ile alabilirsiniz.

    Paylaştıkça çoğalan şeyin sevgi olduğunu biz unutmadık. Sizde unutmayın….Sevdiklerinize duygularınızı anlatmak için, birçok alternatifi tek çatı altında toplayan So Chic mağazalarına bir an önce uğrayın….

    ilan

  • Google şimdi de konum paylaştırıyor.

    İnternet devi Google’ın yeni mobil-masaüstü etkileşimli uygulaması Google Latitude kullanıcıların konumlarını paylaşmasını sağlıyor.

    Daha önce Brightkite, Nokia viNe gibi konum bazlı sosyal ağ servisleriyle mobil kullanıcıların hayatına doğrudan giren servislerin arasına Google Latitude da eklendi.

    Başlangıç olarak 14’ü Avrupa ülkesi 27 ülkede kullanıma sunulan hizmet, www.google.com/latitude adresinde yer alan yönergeler izlenerek servisin kullanılabildiği cep telefonlarına yüklenecek bir yazılımla kullanılmaya başlanıyor.

    article_latitude

    Yazılımı mobil cihazlarına yükleyen kullanıcılar, izin verdikleri arkadaşlarına o an dünyanın neresinde olduklarını Google Maps altyapısını kullanarak bildirebiliyor, dilerlerse arkadaşlarına bu bilgiyi SMS, Hızlı Mesajlaşma (IM – Instant Messaging) veya telefon görüşmesiyle bildirebiliyorlar. Kullanıcılar tüm gizlilik ayarlarını kendileri belirleyebiliyor, bu şekilde kullanıcıların konumlarını çevrimiçi olarak paylaştıkları servisin izin verilmeyen kullanıcılar tarafından görüntülenmesini engelleyebiliyorlar.

    Google Talk ile entegre çalışan yazılım altyapısı, cep telefonları gibi mobil cihazlarla birlikte masaüstü bilgisayarlardan da kullanılabiliyor. GPS, A-GPS ve hücresel konum belirleme teknolojileri ile hareket halindeyken, kablosuz ağ bağlantılarının konum bilgilerinden yararlanılarak da masaüstü ve dizüstü bilgisayarların konumuna göre kendini güncelliyor.

    Tüm bilgisayar işletim sistemleriyle uyumlu olan Google Latitude, Google Maps 3.0 veya daha üst sürüm kullanan Google Android tabanlı cep telefonları, hemen her BlackBerry akıllı telefon, hücresel konum bilgisi desteği olan Windows Mobile 5.0 ve üstü işletim sistemi kullanan cihazlar, Symbian S60 tabanlı cep telefonlarıyla uyumlu çalışıyor. Google servisi ilerleyen günlerde iPhone ve iPod Touch cihazları ile birlikte Sony Ericsson marka telefonlar üzerinde de çalıştırmaya hazırlanıyor.

    article_latitude_goole

    Google, ilerleyen günlerde servisin kullanım alanının arttırılacağını ifade ediyor.

  • Ay tutulması bugün

    Ankara Üniversitesi (AÜ) Rasathanesi, teleskoplarla da zor izlenebilecek bu doğa olayı nedeniyle düzenleyeceği etkinlikte başkentlilere farklı alternatifler sunacak.

    Bugün öğleden sonra “Yarı gölge ay tutulması” yaşanacak. Tutulma 16.38’de Ay’ın yüzeyinin büyük bölümünün yer kürenin yarı gölge konisine girmesi ile maksimum seviyeye ulaşacak.

    article_aytutulmasi

    AÜ Rasathanesi yetkililerinden verilen bilgiye göre, Ay tutulması, Dünya’nın Ay ile Güneş arasında özel bir noktada bulunması sonucu, Ay’ın Dünya’nın gölge konisinin içerisinde kalması ile gerçekleşiyor.

    Ay’ın Dünya etrafındaki yörüngesi ile Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesinin arasındaki açı nedeniyle her tutulmada Ay, Dünya’nın tam gölge konisine girmeyebiliyor. Ay’ın sadece yerkürenin yarı gölge konisinin içerisine girmesiyle gerçekleşen tutulmalar “Penumbral (Yarı Gölge) Ay Tutulmaları” olarak adlandırılıyor.

    Ay, sadece Yer’in yarı gölge konisinin içerisinden geçtiğinden bu sırada gerçekleşen parlaklık değişiminin farkına varmak oldukça güçleşiyor.

    RASATHANEDEN BAŞKENTLİLERE DAVET
    Türkiye saati ile (TSİ) 14.38’de Ay’ın Dünya’nın yarı gölge konisine girmesi ile başlayacak tutulma, TSİ 16.38’de Ay’ın yüzeyinin büyük bir bölümünün Yer’in yarı gölge konisine girmesi ile maksimum seviyeye ulaşacak.

    Ay, Ankara’da TSİ 17.17’de doğacak. Tutulma maksimumunda Türkiye’nin büyük bir bölümünde Ay henüz doğmamış olacak. TSİ 18.37’de Ay, Yer’in yarı gölge konisinden çıkacak.

    Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Batı Afrika ülkelerinde Ay doğarken, Kuzey Amerika’dan batarken izlenebilecek tutulmanın, İran’ın doğusunda kalan ülkelerde ise tamamı gözlenebilecek.

    Tutulma maksimumunda Ay’ın bir bölümü yarı gölge konisinin dışında kalacağından tutulmanın yaratacağı parlaklık değişimini çıplak gözle izlemek zor olacak.

    Türkiye’de Ay doğarken tutulmanın son aşamaları gerçekleşiyor olacak. Ay’ın ufuk yüksekliği de tutulma sonuna kadar fazla olmayacağından tutulmanın çıplak gözle ya da teleskoplarla fark edilebilmesinin güç olması bekleniyor.

    RASATHANEDE TUTULMA ETKİNLİĞİ
    AÜ Rasathanesinde, “2009 Dünya Astronomi Yılı (DAY 2009)” etkinlikleri ve tutulma nedeniyle yarın akşam bir dizi etkinlik düzenlenecek.

    Rasathane yetkilileri, tutulma, çıplak gözle ya da teleskoplarla izlenemeyecek düzeyde gerçekleşiyor olsa da Ay ve Venüs’e teleskopla bakmak, Ay tutulmaları hakkında sunum dinlemek ve gökbilimle ilgili sorularını profesyonel gökbilimcilere yöneltmek isteyenleri yarın saat 18.00’de başlayacak etkinliğe davet ediyor.

    Yetkililer, katılımcıların soğuk hava nedeniyle yanlarında kalın giysiler bulundurmalarını öneriyor.

    Etkinlik programına ve Rasathaneyle ilgili tüm ulaşım ve iletişim bilgilerine http://rasathane.ankara.edu.tr adresinden ulaşabiliyor.

  • Bernardo’dan bir Sevgililer Günü klasiği: “Black Eagle”

    article_bernardo_14subatTüm güzel sofralar gibi, romantik bir sofranın yolu da Bernardo’dan geçiyor. Hayatın kalbinin sofrada attığına inanan Bernardo, en büyük heyecan kaynağı aşkın da güzel bir sofrayı hak ettiğine inanıyor. Bernardo, bu yıl Sevgililer Günü için Black Eagle yemek takımını özel bir indirimle sunmanın yanı sıra fiyatları 15-250 TL arasında birçok etkileyici hediye alternatifiyle de günün romantizmine katkıda bulunuyor.

    Geçmiş yıllarda özellikle 14 Şubat dönemlerinde yıldızlaşan Black Eagle’in müşterileri için bir aşk klasiği haline geldiğini vurgulayan Bernardo, 83 parçadan oluşan bu özel “bone china” takımı Şubat ayı boyunca 1.590 TL yerine 999 TL’den satışa sunuyor. Aşkın rengi kırmızıyla en etkileyici kombinasyonu oluşturan siyah-beyaz renklerdeki Black Eagle kare dizaynıyla da farklı bir ambiyans yaratıyor. Modern çizgileriyle ön plana çıkan takım, özellikle genç tüketicilerin ilgi gösterdiği ürünler arasında yer alıyor.

    BERNARDO HAKKINDA
    1984 yılında kurulan Bernardo 1997 yılında, züccaciye ve hediyelik eşya ithalatına başlayarak sektördeki iddiasını artırdı. Bernardo, şu anda 14’ü İstanbul’da olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinde toplam 42 mağaza ile müşterilerine hizmet veriyor. Porselen yemek takımları, çatal kaşık takımları, kadeh setleri ve diğer sofra tamamlayıcılarını vitrinlerden indirerek, gündelik yaşamın içine çekmeyi amaçlayan Bernardo insanların, ailesi ve dostları ile sofralarında geçireceği zamandan daha çok keyif almasını hedefliyor. Bernardo, trendleri ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek, oluşturduğu seçkin koleksiyonları tüketicilere sunuyor. Bernardo bir yandan büyümesini sürdürürken diğer yandan da büyük metrekareli Bernardo Home mağazaları ve iş alanını genişletmeye yönelik yeni projelerle tüketiciye her geçen gün daha fazlasını sunmaya devam ediyor.

    article_bernardo

  • 10 soruda sağlıklı gebelik !

    Hamile kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren, sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmeniz için ne zaman, hangi test yaptırmanız gerektiğini bilmelisiniz.

    Hamilelik süreci ile ilgili doğru bilinen yanlışlar ve diğer konularla ilgili olarak Anadolu Sağlık Merkezi Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Meltem Çam, on soruda bilgi verdi.

    Anne adayı size geldiğinde ilk olarak hangi testleri yapıyorsunuz ?
    Gebelik başladıktan sonra ilk etapta yani beklenen adet günü geçtikten sonra, gebeliği tespit için kanla ya da idrarla bir gebelik testi yapıyoruz. Ultrasonla gebeliği tespit etmeye çalışıyoruz. Gebeliğin ultrasonla ilk değerlendirilmesi son adetten 5 hafta sonra yapılıyor.
    article_gebelik
    İlk üç ay içinde başka testler uygulanıyor mu ?
    İlk üç ay içerisinde herhangi bir genetik anormallik olup olmadığını belirlemek için yaptığımız ilk test, ikili test dediğimiz tarama testidir. Bu testle, kanda iki tane özelliğe bakıyoruz. Annenin kanına bakılırken ultrasonla da bebeğin bazı ölçümleri yapılıyor. Bebeğin ensesindeki kalınlığa bakılıyor. Çünkü ense kalınlığı arttığı zaman bebeklerde bazı genetik anormallikler ya da kalp anormalliklerinin riski artıyor.article_gebelik

    Bu anormallikler neler olabiliyor?
    Sık bilinen Down sendromu var, yani Mongolizm. Bir de daha ender görülen trizomi 13 ya da 18 dediğimiz, döllenme sırasında oluşan genetik kodlama hataları görülebiliyor. Bizi en çok rahatsız eden ise Down sendromu. Çünkü Down sendromlu doğan bazı çocuklar, uzun yıllar yaşayabiliyor, eğitim alabiliyorlar. Ama bir ailenin Down sendromlu bir bebek sahibi olması gerçekten çok sıkıntılı bir durum. Biz bu sorunu tespit edebiliyoruz. Eğer ailenin onayı varsa, doktor onayı da varsa gebelik 3-3,5 aylıkken sonlandırılabiliyor. Fakat bu bebeklerin doğduktan sonra yaşama olanağının olması, gebeliğin sonlandırılmasını tartışmalı bir konu haline getiriyor.

    İkili testten sonra hangi testler yapılıyor?
    İkili testten sonra 16. ve 19. haftalarda üçlü test var. Yaklaşık olarak gebeliğin 3,5 ayında ikili teste benzer şekilde anne kanı alınarak yapılan bir testtir. Fakat her iki test için de bunların tarama testleri olduğunu belirtmemiz gerek. Anneden kan alarak bebekle ilgili fikir sahibi olmaya çalışıyorsunuz. Bu testler hiçbir zaman yüzde yüz kesin sonuç vermiyor. Ancak size istatistiki veri sağlıyor. Böyle bir çocuk sahibi olma riskiniz binde bir ya da yüzde bir gibi. Bu risk hep vardır. Bu riski ortadan kaldıramazsınız. Tarama testi olduğu için annenin kuşkularını da aslında ortadan kaldırmaz.

    Yüzde 100 tespit sağlamak için ne yapılabilir?
    3,5-4 ay olduğunda anne karnından ince bir iğneyle girip bebeğin suyundan örnek alınabiliyor. Bunu tahlile gönderiyoruz ve bebeğin genetik yapısı inceleniyor. Bu yöntem bebek hakkında genetik olarak yüzde 100 kesin bilgi veriyor. Biz buna amniyosentez diyoruz. Aynı şekilde bebek kanı alınarak da yapılabiliyor fakat bunun düşük riski daha yüksektir.

    Gebelikte diyabet riski çıktığında ne tür önlemler alınıyor ?
    Gebeliğiin 24-28 haftaları arasında 50 gr. şeker yükleme testini yaptıktan sonra sonuç belli bir sınırın üzerinde çıktıysa hastayı doğrudan gebeliğe bağlı diyabet olarak kabul ediyoruz. 50 gram yükleme de bir tarama testi ve onun da bir yanılma payı var. Eğer bu testte yüksek çıkarsa bizi yanıltmasın diye bir de 100 gram yükleme testi yapıyoruz. Bu yüklemeyi herkesten istememe nedenimiz ise güç olmasıdır. 3 saat takip gerektirir. Bunların sonucunda hastanın gebeliğe bağlı diyabetli olduğuna karar verdiğimizde ilk etapta hastaya diyet öneriyoruz ve kontrole alıyoruz. Diyetle şekerini kontrol altına alırsak devam ediyoruz. Ama diyetle halledemezsek o zaman insülin kullanmaya başlıyoruz. İnsülin kullanmamızın nedeni de insülin bebekle anne arasındaki bariyeri aşmıyor.

    Gebelikte diyabet, ne tür riskleri beraberinde getiriyor ?
    Bebek sürekli çok şekerli bir ortamda olduğu için normalden fazla büyüyor. Doğum travmaları artıyor. Çünkü o kadar büyük bir bebeği doğurmaya çalıştığınızda normal doğumda hem anneye hem de çocuğa zarar verebiliyor. Diyabetik bebeklerin kiloları genelde gövde ve omuz çevresinde oluyor. Bebeğin kafası çıkıyor ama ondan sonra omuz takılıyor ve çok büyük bir risk oluşturabiliyor. Bebeğin iri olmasını sezaryenle aşabilirsiniz. İkinci problem bebeklerin akciğerlerinde bulunan sürfaktan denilen bir madde var ve bu madde akciğerlerinin düzgün genişleyip, düzgün solunum yapmasını sağlıyor. Diyabetik bebeklerde akciğer gelişimi de problem oluyor. Akciğerler daha geç ve güç gelişiyor. Bu bebekler, akciğer gelişimi problemi yaşıyorlar. Diyabetik annelerin de bebeklerinde bazı anormallikler görülebiliyor. Kalp problemleri daha sık görülüyor. Diyabetik annelerin bebeklerinde 28. haftada mutlaka fetal eko da yapmak gerekiyor.

    Erken doğum riski dönemi bittikten sonra, gebeler hangi aşamalardan geçiyor ?
    28. haftadan sonra erken doğum riskinin bittiği dönem olan 37. haftaya kadar hastayı özel durumlar haricinde idrar tahlili ve kan sayımlarıyla takip ediyoruz. 37. haftadan sonra önemli olan doğum zamanını tespit etmek ve sağlıklı olarak bebeğin doğumunu sağlamaktır. 37. Haftadan sonra bebeğin büyüklüğünü ultrasonla takip ediyoruz. Bebeğin içinde bulunduğu su kesesine bakıyoruz; çünkü su miktarı önemli. Bir de kardiyotokografi dediğimiz bir alet var, bebeğin kalp atımlarının düzenli olup olmadığını kontrol ediyoruz. Bebeğin kalp atımları da çok önemli, çünkü bebek anneden rahat oksijen alabiliyorsa kalp atımları da normal oluyor. Fakat bir sorun varsa annenin doğumunun başlamasını beklemeden müdahale ederek bebeğin doğumuna karar veriyoruz.

    Gebelikte vajinal muayenenin yanlış olduğuna dair bir inanış var. Bu ne kadar doğrudur ?
    Biz gebe hastayı gerek vajinadan elle muayene ettiğimizde, gerekse vajinadan ultrasonla baktığımızda hasta tarafından bir dirençle karşılaşıyoruz. Özellikle hastanın kanaması olduğunda ya da düşük şüphesi olduğunda doğru kararı verebilmek için mutlaka bu muayeneleri yapmak gerekir. Sadece bebeğin eşinin (plasenta) aşağıda olduğu özel durumlarda bu muayeneler sakıncalı olabilir.

    Cinsel ilişki kaçıncı aya kadar normal şekilde devam edebiliyor ?
    Erken doğum ya da düşük tehdidi varsa hastaya cinsel ilişkiyi yasaklıyoruz. O da sadece sperm faktöründen dolayıdır. Onun dışında bilgi olarak son bir aya kadar anne adayları normal bir şekilde aktif cinsel hayatına devam edebilir.

    Kaynak : NTV-MSNBC