Kategori: Gezi Rehberi

  • Güçlü Türkiye’nin yeni enerjisi Akkuyu Nükleer

    Güçlü Türkiye’nin yeni enerjisi Akkuyu Nükleer

    Türkiye, tarihinin en büyük yatırımını gerçekleştiriyor, enerjide dışa bağımlı olmaktan kurtuluyor. Binlerce kişilik istihdam sağlanıyor, ekonomi daha da güçleniyor.
    Çevreye dostu olan Akkuyu Nükleer doğal kaynakları da tüketmiyor. Uzman bilgi ve ileri teknoloji ile inşa ediliyor. Atılan her adım Rosatom tecrübesi ile Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı güvencesiyle hayata geçiyor.

    [youtube id=”STi2XPJkk4A” width=”600″ height=”350″]

    Kendi enerjimizi artık kendimiz üretiyoruz…

    Bu gurur Türkiye’nin, bu yatırım hepimizin!

    Güçlü Türkiye’nin Yeni Enerjisi

    Akkuyu Nükleer

    http://www.akkuyu.com/

    http://www.gucluturkiyeninyenienerjisi.com/

  • Afrikada Tatil

    Afrikada Tatil

    Hayvanların heyecan verici doğal yaşam ortamlarına tanıklık olmak ve değişik bir tatil anısı yaşamak için Afrika…

  • Plasenta Previa Hakkında Her Şey: 10 Önemli Bilgi

    Plasenta Previa Hakkında Her Şey: 10 Önemli Bilgi

    Plasenta Previa hakkında 10 önemli bilgi. Nedenleri, belirtileri, teşhis ve tedavi yöntemleri makalede detaylı olarak anlatılıyor.

    Bu makalede, Plasenta Previa hakkında bilinmesi gereken önemli 10 bilgiye yer verilmiştir. Plasenta Previa, gebelik sırasında rahimde meydana gelen bir durumdur ve plasentanın rahim ağzının yakınına yerleşmesi sonucu normal doğuma engel olabilir. Bu durum, anne ve bebeğin sağlığı için ciddi riskler oluşturabilir ve doğru tedavi seçimi büyük önem taşır. Makalede Plasenta Previa’nın nedenleri, belirtileri, teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgiler bulabilirsiniz.

    Plasenta Previa Hakkında Her Şey: 10 Önemli Bilgi

    Gebelik, bir kadının hayatındaki en önemli dönemlerden biridir. Ancak bazı durumlarda, gebelik sırasında ortaya çıkan sağlık sorunları anne ve bebeğin sağlığını tehdit edebilir. Plasenta Previa, gebeliğin son trimesterinde sıkça görülen bir durumdur ve doğru tanı ve tedavi yöntemleriyle anne ve bebek sağlığı korunabilir.

    previa
    Tam plasenta previa

    Bu makalede, Plasenta Previa hakkında bilmeniz gereken 10 önemli bilgiyi inceleyeceğiz.

    1. Plasenta Previa nedir?
      Plasenta Previa, plasentanın rahmin alt kısmında yerleşmesi sonucu oluşan bir durumdur. Normal koşullarda, plasenta rahmin üst kısmında yer alır ve bebeğin gelişmesi için gerekli olan oksijen ve besin maddelerinin transferini sağlar.
    2. Plasenta Previa’nın belirtileri nelerdir?
      Plasenta Previa durumunda, gebelikteki diğer semptomlar normaldir. Ancak anne adayı, doğumun yaklaşmasıyla birlikte vajinal kanama yaşayabilir. Bu kanama hafif veya şiddetli olabilir ve doğum sırasında bebeğin ve annenin sağlığı için ciddi bir risk oluşturabilir.
    3. Plasenta Previa’nın nedenleri nelerdir?
      Plasenta Previa’nın kesin nedeni bilinmemekle birlikte, rahimdeki yaralanma, daha önceki bir doğum veya kürtaj, birden fazla gebelik veya ileri yaş gibi faktörlerin Plasenta Previa riskini artırdığı bilinmektedir.
    4. Plasenta Previa’nın farklı türleri var mıdır?
      Evet, Plasenta Previa’nın üç farklı türü vardır: total, parsiyel ve düşük plasenta previa. Total plasenta previa, serviks (rahim ağzı) tamamen kapatan bir plasenta anlamına gelir. Parsiyel plasenta previa, serviksin bir kısmını kapatan bir plasentadır. Düşük plasenta previa ise, serviksin hemen yakınında yer alan bir plasentadır.
    5. Plasenta Previa’nın teşhisi nasıl konulur?
      Plasenta Previa teşhisi, ultrasonografi ile konulur. Ultrasonografi, rahim, plasenta ve bebeğin durumu hakkında ayrıntılı bilgi sağlar ve Plasenta Previa’nın tipini ve ciddiyetini belirlemeye yardımcı olur.
    6. Plasenta Previa’nın tedavisi nasıl yapılır?
      Plasenta Previa durumunda, doğum genellikle sezaryenle gerçekleştirilir. Ancak, doğumun ne zaman yapılacağı ve nasıl yapılacağı, Plasenta Previa’nın tipi, ciddiyeti ve anne ve bebeğin sağlık durumu gibi faktörlere bağlı olarak belirlenir. Ayrıca, plasenta previa nedeniyle oluşan kanama durumunda, anne ve bebek sağlığı açısından kanama kontrol altına alınarak tedavi edilir.
    7. Plasenta Previa doğum sonrası etkileri nelerdir?
      Plasenta Previa durumunda, doğum sonrası kanama, enfeksiyon veya diğer komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle, doğum sonrası izlem ve tedavi süreci, Plasenta Previa’nın ciddiyetine ve doğum sonrası durumun anne ve bebeğin sağlığına etkisine bağlı olarak belirlenir.
    8. Plasenta Previa risk faktörleri nelerdir?
      Plasenta Previa, daha önceki bir doğum veya kürtaj, birden fazla gebelik, ileri yaş, sigara içme ve bazı tıbbi durumlar gibi faktörlerle ilişkilendirilir.
    9. Plasenta Previa’nın önlenmesi mümkün müdür?
      Plasenta Previa’nın kesin bir önleme yöntemi yoktur. Ancak, sağlıklı yaşam tarzı seçimleri ve gebelik öncesi sağlık kontrolleri, Plasenta Previa riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
    10. Plasenta Previa tedavi edilmezse ne olur?
      Plasenta Previa durumunda tedavi edilmezse, anne ve bebeğin sağlığı ciddi bir şekilde tehlikeye girebilir. Plasenta Previa kanamaları, doğum sırasında anne ve bebek için ciddi riskler oluşturabilir.

    Sonuç: Plasenta Previa, gebelikte sıkça görülen bir durumdur ve anne ve bebek sağlığı için ciddi riskler oluşturabilir. Bu nedenle, Plasenta Previa tanısı konulduğunda doğru tedavi ve izlem süreci uygulanmalıdır. Bu makalede, Plasenta Previa hakkında bilmeniz gereken 10 önemli bilgiyi özetledik. Ancak, her durumun kendine özgü olduğunu unutmayın ve sağlık uzmanlarının tavsiyelerini dikkate alın.

    3 Farklı Tedavi Seçeneği: Plasenta Previa Nasıl Tedavi Edilir?

    Plasenta Previa, gebelik sırasında karşılaşılan bir durumdur ve anne ve bebek sağlığı için ciddi riskler oluşturabilir. Plasenta Previa’da plasenta rahim ağzının yakınına yerleşir ve normal doğuma engel olur. Bu nedenle, Plasenta Previa’da doğum genellikle sezaryenle gerçekleştirilir. Ancak, doğumun ne zaman yapılacağı ve nasıl yapılacağı, Plasenta Previa’nın tipi, ciddiyeti ve anne ve bebeğin sağlık durumu gibi faktörlere bağlı olarak belirlenir.

    Plasenta Previa tedavisi için kullanılan 3 farklı seçenek şunlardır:

    1. İzlem ve Gözlem Plasenta Previa teşhisi konulan kadınların birçoğu izlem ve gözlem altında tutulabilir. Bu durumda, düzenli aralıklarla ultrason kontrolü yapılır ve kanama durumuna göre ilaç tedavisi uygulanabilir. Plasenta Previa’nın hafif vakalarında bu yöntem yeterli olabilir.
    2. Kanama Kontrolü Plasenta Previa kanama nedeniyle ciddi bir risk oluşturduğundan, kanamanın kontrol altına alınması tedavinin önemli bir parçasıdır. Kanamanın kontrol altına alınması için, hastanede yatak istirahati, ilaç tedavisi, kan transfüzyonu ve cerrahi müdahaleler gibi yöntemler kullanılabilir.
    3. Sezaryen Doğum Plasenta Previa durumunda normal doğum yapılamaz. Bu nedenle, çoğu vakada sezaryen doğum tercih edilir. Ancak, doğumun ne zaman yapılacağı, plasentanın yerleşim şekli ve kanama durumuna bağlı olarak belirlenir. Sezaryen doğum, bebek ve anne sağlığı açısından riskli olabilir. Ancak, doğum sırasında oluşabilecek kanama riskini azaltmak için hastanede uygun hazırlıklar yapılır.

    Plasenta Previa durumunda doğru tedavi seçimi ve izlem süreci, anne ve bebek sağlığı için hayati önem taşır. İzlem ve gözlem, kanama kontrolü ve sezaryen doğum gibi yöntemler kullanılabilir. Ancak, tedavinin seçimi, plasentanın yerleşim şekline, kanama durumuna ve anne ve bebeğin sağlık durumuna bağlı olarak belirlenir. Bu nedenle, Plasenta Previa teşhisi konulan kadınların, sağlık uzmanlarının tavsiyelerini dikkate almaları ve tedavi sürecinde işbirliği yapmaları önemlidir.

    Plasenta Previa Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve 5 Tedavi Yöntemi

  • Çin Bahçeleri

    Çin Bahçeleri

    Uzakdoğu ülkelerindeki bahçe düzeni anlayışı ile batı ülkelerinde, özellikle Fransa ve İtalya ile anlayış tamamen zıt özelliktedir.Uzakdoğudaki bahçeler, genellikle doğa parçasının küçük bir örneğini temsil eder.Çin düşüncesine göre bahçe, bitki materyali, kaya ve sudan oluşan bir kompozisyondur.Buda ve Konfiçyus’a göre; evrenin en güzel süslerini dağlar,kayalar, göl ve nehirler oluşturur.
    Çinliler saraylar bahçelerinde denizi veya okyanusu canlandıran 10 km çapında yapay informal göller inşa ederek kenarlarını iri kaya parçaları ile süslemişlerdir.
    Çin bahçelerinin en büyük özelliklerinden birisi ise ; ölçülerin büyük tutulmasına karşın gizliliğe ve içe dönük yaşama önem verilmiştir.
    Bahçede gezen bir kişinin, değişen manzaralar dizisi ile birlikte kayalıklar, tepeler, akarsular arasında sürprizli görüntülerle karşılaşması olanağı vardı.
    Unutulmaması gereken bir husus ise değişik renklerde kiremit çatılarıyla dekoratif dinlenme ünitelerinin olmasıdır.
    Çin bahçelerinde zemin kaplaması olarak çim bitkilerinden çok taş, mozaik, kum gibi cansız malzemeler kullanılırdı.Bu malzemelere ise sonbaharda renk etkisi meydana getirebilen(japon akçaağacı gibi) ve kaligrafik özelliklere sahip Salix(Sögüt), Betula(Huş) vb. kullanılırdı.Çiçek partnerlerini az yer verilirdi.Renk etkisi su, gökyüzü ve ağaç yapraklarının renklenmesiyle elde edilirdi.
    Bahçelerde kullanılan taş ve kayaların sembolik anlamları vardı.Bunlar doğaya ait heykel elemanları olarak görev alırlardı.Günümüzde kaya bahçeleri adıyla oluşturulan yapılar bize çin peyzaj kültüründen miras kalmıştır.

  • Paylaşılamayan dağ: Nemrut

    Paylaşılamayan dağ: Nemrut

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yer alan ve kentin simgesi haline gelen Nemrut Dağı, Malatya’nın da dağa yönelik yatırım çalışmaları nedeniyle yıllardıriki kent arasında tartışma konusu.

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yer alan ve kentin simgesi haline gelen Nemrut Dağı, Malatya’nın da dağa yönelik yatırım çalışmaları nedeniyle yıllardır iki kent arasında tartışma konusu.

    Yüksekliği 10 metreyi bulan büyüleyici heykelleri ve metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle UNESCO Dünya Kültür Mirası’nda yer alan Nemrut Dağı, sınırları içinde yer aldığı Adıyaman için sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan büyük önem taşıyor.

    Bölgeye çektiği turistler sayesinde Adıyaman’ı ve Kahta ilçesini canlandıran Nemrut Dağı, hem bölgenin tanıtımına katkı sağlıyor hem de yöre halkına ekonomik katkı sağlıyor.

    Adıyaman ve Kahta ilçesinde, Nemrut Dağı’nı ziyarete gelen turistlerin daha uzun süreli kalması ve dağa daha rahat ulaşımın sağlanması amacıyla çeşitli yaptırımlar gerçekleştirilirken, dağın tanıtımı için de birçok sosyal ve kültürel etkinlik düzenleniyor.

    Nemrut Dağı’ndaki tarihi kalıntıların bir bölümünün kendi sınırları içinde olduğunu ifade eden Malatya da turizm potansiyelini arttırmak ve ziyaretçilerin bir bölümünün Nemrut Dağı’na Malatya tarafından çıkmasını sağlamak çeşitli çalışmalar yürütüyor. Malatya’dan Nemrut Dağı’na çıkan yol üzerinde genişletme ve asfalt çalışması yapıldı, Malatya-Nemrut karayolu, tur otobüslerinin de rahatlıkla gidebileceği standarda kavuşturuldu.

    Nemrut Dağı’na çıkan turistlerin konaklama sıkıntısını ortadan kaldırabilmek amacıyla Nemrut Dağı’nın Malatya tarafına 4 yıldızlı, 140 yatak kapasiteli bir otel kurulması çalışmalarına başladı. Malatya Özel İdaresi, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği ve önemli bir otel zinciri iş birliğiyle yaptırılacak otel için gerekli izinler alındı.
    Ayrıca Malatya’daki İpek Yolu güzergahında, 13 ve 14. yüzyılda aktif kullanılan tarihi Nemrut yolunda tespit edilen 8 kervansarayın kazı çalışmaları ve restorasyonlarının yapılması için de çalışma başlatıldı.

    MAHKEMEYE TAŞINDI

    Nemrut Dağı’nın Adıyaman’ın bir değeri olduğunu ifade eden Adıyaman’daki kurum ve kuruluşların yetkililer ile Malatya’daki kurumlar arasında yatırım ve Nemrut Dağı’nın simge olarak kullanmasına ilişkin çeşitli tartışmalar yaşandı.
    Geçen yıl, Adıyaman Belediyesinden Malatya Valiliğine gönderilen uyarı yazısında, Nemrut dağıyla ilgili fotoğrafların, Malatya Valiliği yayınlarında kullanılmaması istendi, Nemrut’un Adıyaman’a ait olduğu belirtildi.
    Adıyaman Valisi Ramazan Sodan, 2010’da bir panelde yaptığı açıklamada, Malatya Valiliği’nin 4 Aralık 2009’da bir yazıyla Adıyaman Nemrut Yolu ile Malatya Nemrut Yolu’nun birleştirilmesi konusunda bir talepleri olduğunu belirtmiş, ancak bu talebin Adıyaman tarafından kabul edilmediğini, bu konuda hazırlanan protokolün de imzalanmamasının karara bağlandığını ifade etmişti.
    Malatya’nın Nemrut Dağı’na ilişkin yaptığı son çalışmalar ve yatırımlar da dava konusu oldu.
    Adıyaman’da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, Orman ve Su İşleri Bakanlığının, UNESCO tarafından dünya kültür mirasları arasında yer alan Nemrut Dağı’nın Malatya tarafında kalan bölümünde turizm planlamasına izin vermesini mahkemeye taşıdı.
    Adıyaman Nemrut Milli Parkı Koruma Platformu, Nemrut Dağına Malatya tarafından planlama izninin iptali için Danıştay’a başvurdu.

    ”ÇEKİŞME ANLAMSIZ”

    Malatya Valisi Mehmet Ulvi Saran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Nemrut Dağı’nın bir dünya mirası ve Türkiye’nin önemli bir değeri olduğunu söyledi.
    Nemrut’a gelecek turist sayısının artmasının hem bölgeye hem de Türkiye’ye önemli katkısı olacağını, bu nedenle topyekun kalkınma için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade eden Saran, şöyle konuştu:
    ”Bu tartışmalar Nemrut’un nereye ait olduğu yönündeki çekişmelerden kaynaklanıyor. Bunlar yersiz. Nemrut Dağı’nın nereye ait olduğuna ilişkin spekülasyon yapmaya gerek yok. Nemrut Dağı, Adıyaman toprakları içinde yer alıyor. Dünya mirası listesinde ise Kahta ilçesinde olduğu ifade ediliyor. Bir bölümü de Malatya’da. Günümüzün gelişmişlik kriterlerine yakışır bir şekilde, burayı ziyaret edecek insanların ihtiyaçlarını karşılanması konusunda bize düşen görevler var. Malatya, Nemrut’a komşu olan bir il. Nemrut Dağı’na ulaşım güzergahlarından bir tanesi de Malatya’dan geçiyor. O nedenle bölgemizdeki ulaşım güzergahının şartlarını düzeltmek ve konaklama imkanlarını arttırmak önemli.”
    Saran, Nemrut Dağı’na ulaşım güzergahlarının fiziki şartlarının iyileştirilmesi ve bölgeye gelecek turistlere en iyi imkanın sağlanmasının, iki kentin de yapması gereken çalışmalar olduğunu belirterek, ”Şu il yapsın, bu il karşımasın demek doğru değil. Nemrut’un bir bölümü de bizim topraklarımız içerisinde yer alıyor. Komşu konumda bulunuyoruz. Bu çekişmeyi anlamsız buluyoruz. Ortak bir sorumluluk taşımak gerekiyor” diye konuştu.
    Saran, iki şehirden Nemrut Dağı’na ulaşan yolların birleşmesi, ulaşım ve iletişim imkanlarının arttırılması, Malatya tarafından Nemrut Dağı’nı ziyaret eden kişilerin Adıyaman’a, Adıyaman bölümünden ziyaret eden kişilerin ise Malatya’ya geçebilmesi gerektiğini kaydetti.

    ”İHTİLAFLAR AŞILMAZ DEĞİL”

    Adıyaman Valisi Ramazan Sodan ise Nemrut’taki tarihi eserlerin Türkiye’nin ve Adıyaman’ın önemli bir kültür zenginliği olduğunu söyledi.

    Nemrut Dağı’nda çok önemli tarihi eserler bulunduğunu, bu kültür zenginliğinden turistik açıdan yararlanmaya çalıştıklarını ifade eden Sodan, şöyle konuştu:

    ”Nemrut Dağı’ndaki tarihi eserlerin tanıtımı için Kültür ve Turizm Bakanlığı, valiliğimiz ve yerel idarelerimiz gayret sarf ediyor. Nemrut Dağı’na giden yolu düzelttik. Nemrut çok güzel bir yola kavuştu. Rahatlıkla gidilip gelinebiliyor. Nemrut Dağı’nın hem bizim hem de Malatya tarafında hizmet evleri yapılıyor. Bu evler sayesinde ziyaretçiler daha güzel ağırlanacak. Nemrut Dağı’ndaki tarihi eserlerin korunması için Ortadoğu Teknik Üniversitesi bir proje geliştirdi. Nemrut Dağı uluslararası arenada da ilgi görüyor. Burası için paket turlara ihtiyaç var.”

    Sodan, Adıyaman ile Malatya arasında Nemrut’taki tarihi eserlere ilişkin bir problem olmaması gerektiğini ifade ederek, ”Bu hepimizin ortak mirasıdır” diye konuştu.

    İki kentin anlaşmazlığa düştüğü konuları diyalog içinde çözmesinin daha uygun ve yararlı olduğunu dile getiren Sodan, şunları kaydetti:

    ”Adıyamanlılar, Malatya’nın tanıtım ve reklam konularında Nemrut’u kullanmasıyla ilgili rahatsızlıklarını bildiriyorlar. Tanıtım afişlerinde astığı için veya otobüs giydirmelerinde yer aldığı için rahatsızlar. Bunun yerine ‘Nemrut Adıyaman’dadır’ diye koysalar, vatandaşlar bundan rahatsızlık duymayacaklar. Ama bu ihtilaflar aşılmaz değil, aşılır. İlin sağduyulu yerel temsilcileri ve seçilmiş milletvekillerinin bir araya gelip bu hususu çözebilecekleri kanaatindeyim.”

    TÜRKİYE’NİN DEĞERİ NEMRUT

    Üzerindeki büyüleyici heykelleriyle güneşin doğuşu ve batışının en güzel izlendiği yerlerden biri olan Nemrut Dağı, her yıl yurt içi ve yurt dışından binlerce insanı bölgeye çekiyor.

    UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biri.

    Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.

    Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı’nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışmış, uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı’na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfetmişti.

    Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alındı.
    Halen, Nemrut Dağı’ndaki heykellerin korunmasına yönelik projeler ve çalışmalar yürütülüyor.

  • 2012’nin seyahat trendleri Turon9

    2012’nin seyahat trendleri Turon9

    2010 yılından beri talebi hızla artan yurt dışı paket turlarında bu yılın favorisi gemi turları, ikinci sırada ise İspanya var.

    2011 yılı içerisinde yaklaşık 600 bin kişi Türkiye’den paket turlarla yurt dışına tatile çıktı. İtalya, Orta Avrupa ve İspanya destinasyonlarının hakim olduğu pazarda 2012 yılında en büyük büyüme gemi ile yapılan turlarda bekleniyor.

    Turon9 Cruise / Gemi Turları

    Artan talepte değişen müşteri profili ve düşen fiyatlar da oldukça etkili. Artık sadece yaşlıların ve balayı çiftlerinin tekelinden çıkan gemi seyahatleriyle Yunan Adaları, Akdeniz ve daha birçok turistik-tarihi bölge ziyaret edilebiliyor.

    İspanya, Balkanlar ve İskandinavya da yükselen trendler

    2012’nin en çok rağbet gören diğer paketlerinin ise sırasıyla İspanya, Balkanlar ve İskandinavya şeklinde.

    Paket tur programlarının ortalama 4,5 gün sürdüğü tur şirketinin, 2012 için ortalama fiyatının ise 680 euro civarında olması bekleniyor.

    Yurt dışı paketlerinde yepyeni konseptler

    Yerli turistin değişen beğenisi ve yeni talepleriyle birlikte bu yıl yeni paketler de satışa sunuluyor. Yunanistan’a vizesiz turları, Dubrovnik ve Mayorka’ya turları, şimdi de Muhteşem Yüzyıl Osmanlı’nın İzinde, Muhteşem Yüzyıl Kanuni’nin Peşinde, Muhteşem Yüzyıl’ın Son Bulduğu Ada, Sarışınlar Festivali, Domates Festivali, Laponya ve İtalya’da gurme tatili gibi birçok yeni konsept sunuyor.

    “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin etkisiyle artan talep üzerine Macaristan – Budapeşte merkezli ve Kanuni’nin gittiği, savaştığı bölgeleri gezdiren “Muhteşem Yüzyıl Osmanlı’nın İzinde” ve “Muhteşem Yüzyıl Kanuni’nin Peşinde” paket turlarının yanında, Osmanlı’nın bir türlü fethedemediği Malta’ya da turlar var.

    İster Sarışınlar Festivali’ne İster Kuzey Işıkları’na

    Valencia’nın Buñol kasabasında her yıl Ağustos ayının son çarşambası düzenlenen Domates Festivali, Letonya’nın Riga kentinde fakirlere yardım amacıyla düzenlenen Sarışınlar Festivali, hatta Kuzey Işıkları’nın izlendiği ve Noel Baba’nın köyünün gezildiği Finlandiya’nın kuzeyindeki Laponya turu da sıra dışı seyahatleri seven turistleri bekliyor.

    Damağına düşkün turistler içinse “Gurme Tatili ve İtalya’nın Muhteşemleri” ilginç bir seçenek. Sirkeden parmesana şaraptan makarna ve pizzaya kadar İtalya’ya özgü yiyeceklerin yapılışının izleneceği ve tadımının yapılacağı bu turlarda ayrıca Pinokyo Müzesi, Ferrari sürüşü, Siena’daki, Palio yarış alanı ve Vinci’de Leonardo Da Vinci’nin doğum günü gibi sürprizler de yer alıyor.

  • Hilton Worldwide Istanbul Otelleri’nden  Kaçırılmayacak Kurban Bayramı fırsatları

    Hilton Worldwide Istanbul Otelleri’nden Kaçırılmayacak Kurban Bayramı fırsatları

    Hilton Worldwide Istanbul Otelleri’nden Kaçırılmayacak Kurban Bayramı fırsatları | 95Şehrin merkezinde muhteşem Boğaz manzarasına sahip geniş yeşillikler içindeki konumu, alışveriş merkezleri ve tarihi yerlere yürüme mesafesi ile Hilton İstanbul, Kurban Bayramı’nda misafirlerini yeniliklerle karşılıyor. Dünyanın en iyileri arasında seçilen ödüllü Executive Lounge’u, birçoğu yenilenen misafir odaları ile keyifli bir konaklama ve yeni açılan, 9. kattaki Boğaz manzarasıyla şehrin en iyi ve lezzetli mekanı olmaya aday Lübnan restaurantı “Al Bushra” ile bir ziyafet şöleni yaşayacaksınız. Kahvaltı dahil çift kişi 175 Euro+KDV’den başlayan fiyat seçenekleriyle, Hilton İstanbul’da unutulmaz bir bayram geçireceksiniz.

    Lüksün ve konforun simgesi Conrad İstanbul, Avrupa yakasında merkezi konumu, nefes kesen panoramik Boğaz manzarası ile farklı beğenilere hitap eden özel yeme içme mekanları, açık ve kapalı yüzme havuzları ve toprak kortları ile misafirlerine, Kurban Bayramı’nda, kahvaltı dahil çift kişi 185 Euro+KDV’den başlayan fiyatlarla keyifli bir tatil fırsatı sunuyor.

    Maçka Park’ının yanıbaşında ve Nişantaşı’na yürüme mesafesindeki konumuyla fark yaratan Hilton ParkSA, kahvaltı dahil çift kişi 140 Euro+KDV’den başlayan fiyatlarıyla Kurban Bayramı’nda misafirlerine konforlu bir konaklama sağlıyor. Muhteşem Boğaz manzarasısıyla Cloud 7 Restaurant, Terrace & Bar’da Türk ve Dünya mutfaklarının en leziz örneklerini sunan Hilton ParkSA, yenilenen odalarının yanı sıra yenilenen spor merkeziyle de misafirlerine bayram boyunca stresinden uzaklaşarak zinde kalabilecekleri donanımla bir ortam sunuyor.

    Detaylı bilgi ve rezervasyon şartları için:

    Hilton İstanbul: 0 212 315 60 00
    Conrad İstanbul: 0 212 310 25 25
    Hilton ParkSA: 0 212 310 12 00

  • Siemens Ev Aletleri herkesi Eğirdir Gölü’ne hayat vermeye çağırıyor

    Siemens Ev Aletleri herkesi Eğirdir Gölü’ne hayat vermeye çağırıyor

    Eğirdir Gölü’nün yarınları için
    Guinness rekoruna koşuyoruz:
    www.sensizrekorolmaz.com

    Havzasındaki binlerce canlıyla birlikte yok olma tehdidi ile karşı karşıya olan ülkemizin ikinci büyük tatlı su rezervi Eğirdir Gölü için el birliğiyle rekor kırarak sesimizi duyuruyoruz. Siemens Ev Aletleri, herkesi www.sensizrekorolmaz.com sitesindeki en fazla kişinin etiketlendiği online fotoğrafta yer almaya ve rekoru beraberce kırmaya davet ediyor. Üstelik, en çok arkadaşını rekor girişimine davet eden 5.000 destekçinin Eğirdir Gölü’nün kıyısındaki Gelendost’ta bulunan elma bahçesinde yaşayan bir elma ağacı olacak.

    Siemens, iki yıl önce Eğirdir’de WWF Türkiye ile başlattığı “Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat” projesini kitleselleştirmek yönünde önemli bir adım atıyor. www.sensizrekorolmaz.com adresli web sitesinde başlatılan Guinness rekor girişimi, tüm doğaseverleri projenin bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor.

    www.sensizrekorolmaz.com projesinin katılımcılara en büyük sürprizi, Eğirdir Gölü havzasında kendileri adına bir elma bahçesi oluşturulacak olması. Proje sayesinde yaşam bulan elma bahçelerindeki ağaçlara, rekor girişimine katılan ve en çok arkadaşını rekor girişimine davet eden 5.000 destekçinin isimleri verilecek. Böylelikle doğaseverlerin Eğirdir Gölü’nün kıyısındaki Gelendost’ta bulunan elma bahçesinde yaşayan bir elma ağacı olacak.

    Siteyi ziyaret edip fotoğrafını yükleyerek projede yer alacak herkes, Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su gölü ve içme suyu rezervi Eğirdir Gölü’ndeki hızlı kirlenmeye iş işten geçmeden dur demek için gerçekleştirilen Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat projesine destek vermiş olacak. Yapılacak her katkı, Siemens’in Eğirdir Gölü’nün geleceği için yürüttüğü çalışmalar açısından büyük önem taşıyor.

    Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat projesi hakkında

    Eğirdir Gölü, kirlilik ve su seviyesindeki düşüş nedeniyle sahip olduğu doğal zenginliği her geçen gün kaybediyor. Tarımsal, endüstriyel ve evsel atıklar gölün su kalitesinde düşüşe ve ciddi boyutlarda kirliliğe neden oluyor. Tarımsal üretimde kullanılan aşırı gübre nedeniyle gölde fosfor ve amonyak düzeylerinde artış görülüyor, bazı kısımlarda su kalitesi ikinci sınıf su kalitesine düşüyor. Bu olumsuz gelişmeler bölgenin başlıca geçim kaynakları olan tarım, balıkçılık ve turizmi de tehdit ediyor. Göl çevresindeki bazı fabrikaların atıklarını göle bırakması nedeniyle ortaya çıkan kirlilik, suda toplu balık ölümlerine sebep oluyor. Aşırı avlanma, göldeki balık çeşitliliğinde azalmaya ve ekonomik değeri olan su ürünlerinin hızlı tükenişine de neden oluyor.

    Türkiye Dünyanın 4. büyük elma üreticisi. Bilinçsiz kullanım ve tarımsal sulama nedeniyle gölün su seviyesi son 30 yıl içerisinde 2,5 metre düşüş gösterdi. Bu düşüş, Türkiye’nin elma üretiminin yüzde 20’sini sağlayan Eğirdir Havzası’nı olumsuz etkiliyor.

    Siemens ve WWF-Türkiye’nin Eğirdir Gölü’nün iş işten geçmeden korunması için başlattığı “Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat” projesi, bilinenin aksine su zengini olmayan, su kaynaklarını kaybeden ve iklim değişikliğinin etkilerini yoğun şekilde yaşayacak Türkiye’de sulak alanların korunması için atılmış çok önemli bir adım oluşturuyor.

    Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat projesi kirlilik tespiti, balıkçılık araştırması, yöre halkının çevre bilinci kazanması için eğitimler, eko-turizmi destekleyici çalışmalar gibi çok ayaklı olarak sürdürülüyor. Projede ilk olarak bölgedeki 12 balıkçılık kooperatifine üye yaklaşık 180 balıkçıya yönelik Sürdürülebilir Balıkçılık Eğitimleri düzenlendi.

    Eğirdir Gölü Havzası’ndaki tarım sektörü temsilcileri ile birlikte Kuşadası’ndaki organik tarım alanlarına bir bilgilendirme gezisi düzenlendi.Yine tarımsal kirliliğin azaltılmasına yönelik pilot damlama sulama projeleri gerçekleştirildi. 2010 Şubat ayında da Isparta’da “Küresel İklim Değişikliği Paneli” gerçekleştirildi. Proje kapsamında en son Eğirdir Gölü’nde yaşanan kirlenmeye dair somut verilerin yer aldığı “Eğirdir Gölü Kirlilik Raporu” yayımlandı. Proje önümüzdeki dönemde verilecek göl çevresinde turizmin geliştirilmesine yönelik eğitimler,oluşturulacak yürüyüş parkuru,kuş gözlem kuleleri ve tarımsal kirliliğin azaltılmasına yönelik katı atık ünitelerinin yerleştirilmesi gibi çalışmalarla hız kesmeden devam edecek.

    Bir tıkla Eğirdir değişir, hayat değişir

    Doğaseverlerin desteğini almalarının, “Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat” projesinin çehresini değiştireceğine, ihtiyaç duydukları güç ve enerjiyi sağlayacağına dikkat çeken Siemens Ev Aletleri Pazarlama Müdürü Ayşe Özkaya şunları söyledi:

    “İki yıl önce başlattığımız çalışmalarda önemli bir aşamaya geldiğimiz Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat projesinde, doğaseverlerin bu projenin daha geniş kitlelere duyurulmasında önemli rol oynayacaklarına inanıyoruz. Bu sayede proje ile ilgili toplumda farkındalık ve daha fazla bilinçlenme sağlayabileceğiz. Bu nedenle tüm doğaseverleri www.sensizrekorolmaz.com web sitesine gelerek, hayatın sürekliliği için düzenlediğimiz ve Guinness Dünya Rekoru olarak tescillenecek girişiminin bir parçası olmalarını bekliyoruz. ‘Gelin, resminizi sitemize bırakın ve büyük fotoğrafta adınızla yer alın, internetin en çok kişinin etiketlendiği fotoğrafını birlikte yaratalım’ diyoruz. Bu rekoru Eğirdir Gölü için, Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su rezervini korumak için, tarımsal kirliliği azaltmak için, gölün ev sahipliği yaptığı türleri yaşatmak için ve bölgedeki elma bahçeleri için kıralım. Siz de ‘sensiz olmaz’ dediğiniz arkadaşlarınızı, sevdiklerinizi sitemize yönlendirin. Hep birlikte çoğalalım, Eğirdir Gölü projesini el birliği ile büyütelim. Bu göl, bu su, bu hayat bizim olsun.”

    Siemens Ev Aletleri herkesi Eğirdir Gölü'ne hayat vermeye çağırıyor | 96

  • 2010 Erken Rezervasyon

    2010 Erken Rezervasyon | 972010 Erken Rezervasyon Kayıtları devam ediyor.

    %50 ye varan indirim fırsatlarını kaçırmayın.

    Erken rezervasyon kampanyası kısa bir süre için %50 indirilme devam ediyor.

    Erken Rezervasyon Otelleri