Etiket: Zayıflama – Kilo alma

  • Karnı Düzleştirmenin yolları

    Karnı Düzleştirmenin yolları

    Sıkı bir karın her zaman çekici ve alımlı görünmenizi sağlar. Giydiğiniz her şey üzerinize daha güzel oturur ve imrenilen bir vücudun başı orantılı bir karın ile mümkündür. İşte yapmanız gerekenler:

    1)Duruşunuza Dikkat

    Ayakta dururken daha iyi bir duruş karın kaslarının doğru çalışmasını sağlar. Kulaklarınız omuz hizasında olmalı ve dizlerinizi kırmamalısınız. Omuzlarınızın ön kısmı askıya gömlek astığınız gibi düz olmalıdır. Öne doğru eğik durursanız kamburunuz çıkar ve zamanla kalıcı olabilir. Ağırlığınızı topuklarınıza verin. Bu sayede hem düzgün bir duruşa hem de sağlıklı karın kaslarına sahip olacaksınız.

    2) Resmin Bütününü Düşünün!

    Karın kaslarınızı çalıştırırken vücudunuzun diğer bölümlerini ihmal etmeyin. Sıkı bir karın için örneğin sırt ve bel bölümünde bulunan kasların da durumu oldukça önemlidir. Ayrıca dengeli bir biçimde tüm vücudu çalıştırmazsanız karnınız sıkı ancak diğer yerler gevşek kalacaktır.

    3) Kano Dönüşü

    Dik durun, ayaklarınızı omuz hizasında ayırın. Ellerinizi birleştirin ve kürek çektiğinizi hayal edin. Sağ ve sol tarafınıza doğru birleştirdiğiniz ellerinizi kanoda oturur gibi kürek hareketini 20 kere yapın. Hareketleri yaparken derin nefes almaya dikkat edin.

    Gergin bir karına kavuşmak hayal değil! İşte seksi bir vücut için vazgeçilmeziniz olacak ürünler!

    4) Kedi Tekmesi

    Ayaklarınızı birleştirip dik durun. Kollarınızı uçak kanatları gibi açın. Nefes verin ve aynı zamanda bacağınızı kaldırabildiğiniz kadar yukarı kaldırın. Kollarınız önünüzde paralel olrak durmalı. Her bir bacak için 20 kez aynı hareketi yapın. Bu sayede bu bölgede bulunan kaslarınızın çalışacak ve yağ yakımı artacaktır.

    5) Esneme

    Dik durun, topuklarınızı birleştirin ve ellerinizi karnınızın altında kilitleyin. Nefes verin ve kollarınızı esnetebildiğiniz kadar aşağı doğru itin. Aynı zamanda parmak ucunuza kalkmaya çalışın. Bu şekilde 10 kez aynı hareketi tekrarlayın.

    6) Yemenize Dikkat!

    Ne kadar egzersiz yaparsanız yapın, yediklerinize dikkat etmediğiniz takdirde karnınızı istediğiniz şekle sokamazsınız.  Unutmayın mideniz karnınızda bulunuyor ve onun tıka absa dolu olması güzelliğinize gölge düşürecektir.

    7) Gerçekçi Olun!

    Genleriniz vücudunuzun şeklinde önemli bir rol oynar. Ancak nasıl olsa ailemdeki herkes kilolu diye tatlılara hücum etmek de doğru değildir. İstediğiniz takdirde ve gerçekçi hedefler koyduğunuzda motive olduğunuzu ve çarpıcı bir vücuda sahip olmanın o kadar da zor olmadığını göreceksiniz.

    8) Acele Etmeyin!

    Kimse bir günde muhteşem bir karına kavuşmuyor. Sabırla çalıştığınızda ve günde sadece 20 dakikanızı ayırdığınızda çok zaman geçmeden istediğiniz ölçülere ulaşacaksınız. Unutmayın! Her şeyin başı sabır…

  • Mükemmel Karın İnceltme Operasyonu

    Mükemmel Karın İnceltme Operasyonu

    Tartının gösterdiği rakamın düşmesini istiyorsanız, yemeniz ve daha fazla olmak koşuluyla egzersiz yapmanız gerekiyor. Her gün kullandığınız kalorinin %10 ila 30′u, yediklerinizi sindirirken yakılır. Bu çok hoş! Çünkü yeme arzumuzu karşılarken, aslında kalorilerimizi yakıyoruz. Fakat tüm gıdalar, aynı şekilde yaratılmamıştır. Vücudunuz proteini sindirmek için (tüketilen 100 birimden yaklaşık 25′i yakılır) yağ ve karbonhidratları sindirmek için yaktığından (tüketilen 100 birimden yaklaşık 10-15′i yakılır) daha fazla kalori kullanır.

    Abs Diet bu yüzden zayıf, sağlıklı protein ilavesi üzerine yoğunlaşmaktadır. Her şeyden makul bir şekilde yemek yiyin; böylece daha fazla kalori yakarsınız. Protein, aynı zamanda kasları oluşturan besin maddesidir ve ne kadar çok kasınız olursa, metabolizmanız da o kadar güçlü olur ve gün boyunca o kadar çok kalori yakarsınız. Kilo alıp verirken, kaslarınızda mikroskobik yırtılmalar oluşur. Bu yırtıkları onarmak için vücudunuz, hasarı değerlendirmek ve kası onarmak amacıyla yeni proteinlere ihtiyaç duyar. Protein, yeni kas lifleri oluşturarak, orijinal hücre yapınızı güçlendirir.

    European Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir çalışmada denekler dört çeşit karışımdan (%60 protein, %60 karbonhidrat, %60 yağ veya her 3.’nden eşit miktarda içeren bir karışım) birini içtiler. Sonra kendilerine öğle yemeği sunuldu. En az yemek yiyen grup, yüksek proteinli veya karışık besin maddeli karışımı seçenler oldu. Her iki karışım da aynı miktarda kalori içeriyordu, fakat protein katılımcıların daha tok hissetmesini ve daha az yemesini sağladı.

    İyi haberler bununla da bitmiyor. Zayıf proteinler üzerine odaklanan bir yeme planının takip edilmesi, öncelikle vücudunuzun orta bölümündeki kilo kaybını hızlandıracaktır. Danimarka’da yapılan bir araştırmada uzmanlar, 65 deneği %12 protein diyeti, %25 protein diyeti veya diyet içermeyen bir programa tabi tuttular. İlk iki grupta yaklaşık %30 düzeyinde olan kalori yüzdesinin, yağdan kaynaklandığı görüldü. Düşük proteinli diyeti uygulayanlar ortalama 4 kilodan daha fazla kilo kaybederken; yüksek proteinli diyeti uygulayanlar ise ortalama 7 kilo kaybetti ve düşük protein grubundan daha az kalori aldı. Daha şaşırtıcı olan istatistik ise ne kadar kilo verdikleri değil, hangi bölgeden kilo verdikleriydi. Yüksek proteinli diyet yapanlar, karın bölgesinde iki kat daha fazla yağ yaktı.

    Muhtemelen bu diyete başlamak için sabırsızlanıyorsunuz. Plan basit: Arka sayfadaki 6 ilkeye bağlı kalın ve burada anlatılan Abs diyet egzersizini takip edin. iki haftada veya daha kısa sürede 4 kiloya kadar yağ –öncelikle göbek bölgesinden yağ yakabilirsiniz.

    1. Günlük öğünlerinizi 6′ya bölün

    Anahtar sözcük: Enerjiyi dengeleyin. Yani ne kadar kalori aldığınızla, ne kadar kalori yaktığınızı kıyaslayın. Georgia State Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre; saatlik 300–500 kalori alımını ya da verimini dengelerseniz; kilo kaybetmeniz kolaylaşır ve kaslarınız daha fazla çalışır. Günde sadece 3 öğün yemek yerseniz, enerji dağılımını sağlıklı olarak dengelememiş olursunuz. Öğün aralarında kalori yakımı, kalori alımından daha fazla; öğün sırasında ise bu durum tam tersi haldedir. Bu nedenle öğünleri büyük tutmaktan ziyade; porsiyonlarınızı küçültün ve her 2–3 saatte, bir şeyler yiyin. Böylece hem kendinizi tatmin edebilir, hem de diyetinizi düzenli bir şekilde sürdürebilirsiniz.

    2. Aşağıdaki 12 güç kaynağını programınızda es geçmeyin

    Bu 12 güç kaynağı; proteinli ve lif özlü besinler ile yağ oluşumunu engelleyen gıdalar içermekle beraber; o kadar etkilidir ki düzenli olarak alındıklarında, daha sağlıklı ve formda bir vücuda sahip olmanızı destekler. Zorunda olmamakla birlikte, bütün öğün ve ara öğün yemeklerinizde bu 12 güç kaynağını esas tutarsanız, vücudunuzdaki değişim süreci hızlanacaktır.

    Şu basit ince noktalarına dikkat edin:

    • Ana öğünlerinizde bu yapı taşlarından 2 ya da 3 tanesinin ya da en azından 1 tanesinin her ara öğününüzde bulunmasına özen gösteriniz.

    • Protein, karbonhidrat ve yağ gibi yapı taşlarından yeterli miktarda edinmek için öğününüzü mineraller açısından çeşitlendiriniz.

    • Her ara öğününüzün özellikle protein destekli olmasına özen gösteriniz.

    Badem ve kabuklu yemişler

    Kas oluşumunu destekleyip, açlık hissini yatıştırır. Obezite, kalp hastalıkları, kas kaybı, kırışıklık oluşumunu, kanser ve yüksek kan basıncını engellemeye yardımcı olacaktır.

    Baklagiller

    Kas oluşumu ile yağ yakımını sağlamanın yanı sıra sindirim sistemini düzene sokar, obezite, bağırsak kanseri, kalp hastalıkları ve fazla kan basıncına karşı savaşır.

    Ispanak ve diğer yeşil sebzeler

    Yaşlanmayı geciktirecek molekülleri harekete geçirir. Kanser, kalp hastalıkları, obezite ve kemik erimesine karşı çok etkili bir silahtır.

    Süt ürünleri

    Güçlü kemik oluşumunu sağlar ve kilo kaybını hızlandırır. Kemik erimesi, obezite, kanser ve yüksek kan basıncı riskini düşürür.

    Yulaflı besinler

    Enerji verir, kolesterolü düşürür ve kan şekeri değerlerinin normal bir seviyede tutulmasını sağlar. Kalp hastalıkları, obezite, bağırsak kanseri ve şeker hastalıklarını engellemede etkilidir.

    Yumurta

    Kas oluşumunu sağlayıp, yağ oluşumunu engeller. Obeziteye karşı savaşır.

    Hindi ve diğer beyaz etler

    Kas miktarını artırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Obezite ve çeşitli hastalıklara karşı savaşır.

    Fıstık ezmesi

    Testosteron ve kas miktarında ciddi bir artış sağlar. Yağ yakımını hızlandırır. Obezite, kas kaybı, kırışıklık oluşumu ve kardiyovasküler hastalıkların oluşumunu engellemeye yardımcı olacaktır.

    Zeytinyağı

    Kolesterolün düşük bir seviyede tutulmasını ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Obezite, kanser, kalp hastalıkları ve yüksek kan basıncı riskini düşürür.

    Buğday ekmeği ve mısır gevreği

    Vücudun yağ depolamasını engeller. Kalp hastalıkları, kanser, obezite ve yüksek kan basıncı gibi problemlere karşı çok etkilidir.

    Ekstra-protein tozu

    Hızlı kas oluşumunu ile yağ yakımını sağlar. Aşırı şişmanlığı önler.

    Çilek ve böğürtlenler

    Kalbi korur, görme duyusunu geliştirir, vücut denge ve koordinasyonunu sağlar. Hafızayı güçlendirir ve açlık duygusunu geçiştirir. Kalp hastalıkları, kanser ve obeziteye karşıda etkilidir.

    3. Düzenli aralıklarla smoothie için

    Smoothie’nin süt, yağsız yoğurt, protein tozu, buz ve diğer güç kaynağı besinlerin karışımı- iyi bir öğün destekleyicisi ve etkili bir ara öğün olarak işlevi vardır. Hazırlaması çok kısa bir zaman almakla birlikte; içerdiği küçük ve sulu meyveler, tatlandırılmış whey protein (peynir suyu tozu) veya fıstık ezmesi şeker ihtiyacınızı giderirken, hafif gıdalar olmaları sebebiyle midenizde fazla yer kaplamazlar. İlk iş olarak elinize bir mikser alın ve 250 gramlık meyve parçacıklarını karıştırın. Kahvaltıda veya egzersiz öncesi ya da sonrasında smoothie içebilirsiniz.

    4. Kalori hesaplamayı bırakın

    12 güç kaynağı ve bunlara eş değerdeki besinleri tüketerek, aldığınız kaloriler bir anlamda kendiliğinden sayılacaktır. Bu besinler, sağlıklı ve tatmin edici oldukları gibi aynı zamanda enerji vericilerdir ki bu en fazla geceleri dışarıdayken işinize yarar. Ayrıca, ekmek ya da fıstık ezmesi gibi kalorisi fazla olan yiyecekler üzerinde biraz limitli davranmak, akıllıca olacaktır. Diğer bir püf nokta ise kendinizi her yemek grubundan 1–2 porsiyon alarak sınırlandırmanız ve 1 öğün boyutunuzu toplamda 1 tabak çapı olarak belirlemenizdir.

    5. Ne içip içmemeniz gerektiğini öğrenin

    Alkolün sizi tehlikeye sokabileceği tonlarca yol mevcut. Alkol, sizi tok hissettirmeyeceği gibi açlık hissinizi de gidermez. Vücutta yağ yakımını sağlayan ve kas oluşumunu tetikleyen hormonların üretimini engelleyen alkol tüketimi, %36 oranında daha az kalori yakmanıza neden olarak, aldığınız besinlerdeki yağların vücudunuzda daha fazla depolanmasına yol açar. Eğer alkolden vazgeçemem diye düşünüyorsanız, kendinizi haftalık 2–3 içkiyle sınırlandırın. Su, her ne kadar Miller kadar heyecan verici olmasa da günde en az 8 bardak su içmenin birçok yararı vardır. Mesela su, tatmin olmanızı sağlar çünkü çoğu zaman açlık diye nitelendirdiğimiz hisler, aslında susuzluğumuzdan kaynaklanır. Su ayrıca vücudumuzdaki dışkılardan kurtulmamıza yardımcı olurken; yararlı mineralleri kaslara ulaştırarak, metabolizmanızın işler bir şekilde çalışmasını sağlar. Çok su içme taraftarı değilseniz; yağsız süt, yeşil çay ya da soda da işe yarar.

    6. Haftanın sadece 1 öğünü için bu 5 püf noktayı unutun

    Eşinizi aldatmanızı ya da vergi kaçırmanızı asla savunmuyoruz, fakat bu sefer haftalık rejim programınızın sadece 1 öğününü ekmenizi destekliyoruz. Bütün kalori hesaplarını bir yana bırakın ve kendinize yarım bir pizza ısmarlayın ya da bir Kit kat veya canınızın çektiği bir şeyin tadını çıkararak yiyin; tekrar programınıza dönmek üzere, bir süre oburluğun tadını çıkarın.

  • ‘Diyete hazır mısın’ testi

    ‘Diyete hazır mısın’ testi

    Diyet testi … Diyet testi nasıl yapılır ? Diyete başlamadan önce hazır olup olmadığınızı, sizin için doğru zaman olup olmadığını bu testle bulun… Gerçekten Kilo Vermeye Hazır mısınız?

    Güzel bir görünüm, istediğimiz her şeyi giyebilme, başkaları tarafından beğenilme ve kendinizi aynada görünce beğenmeme… Kilo vermek için sanıyorum birçok neden sıralayabilirsiniz kendiniz için. Ancak her defasında pazartesi olur diyete başlanır ve hafta ortasına gelmeden vazgeçilir.

    Ya da hikayeyi farklı bir açıdan değerlendirirsek daha gerçekçi olabilir. Kilolarınızdan sıkılıyor, ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Çevrenizdeki herkes kilo vermenizin gerektiğini devamlı size belli ediyor ve siz bu durumu bilerek tepkisel davranış olarak daha fazla yemeyle kendinize ceza veriyorsunuz. İşte tam o sırada yakın arkadaşınızı uzun aradan sonra gördüğünüzde gözlerinize inanamıyorsunuz. İncelmiş, fazla kilolarından eser yok. Hemen ne yaptığını, nasıl bir yöntemle kilo verdiğini öğreniyorsunuz…

    Kiloyu kontrol edebilmek önemli

    Vücudunuzda birkaç kilo fazla taşımak, sürekli kilo alıp vermekten daha az zararlı olabilir. Kilo kontrol etmek gibi uzun süreci kapsayan durumlarda sürekli kilo alıp verme döngüsü işinizi daha da zorlaştıracaktır. Sürekli kilo alıp verme bazal metabolizma hızının yavaşlamasına, yeme bozukluklarına ve daha az özgüvene neden olabilir. Biliyoruz ki sürekli kilo alıp verme döngüsü kalp hastalığı gibi sağlık problemleri olan kişilerde olumsuz sonuçlar yaratmaktadır.

    Bunun dışında kaybedilen kiloların yeniden alınması her şeyden önce moral bozukluğuna, başarısızlık duygusuna zemin hazırlamaktadır. Unutmayın kaybedilen kiloların yeniden alınması hızlı kilo verdiren diyetlere, uygulanması zor aletlere, inanılması güç olan yöntemlere meyil oluşturur. Fiziksel aktivite olmadan her diyetle birkaç kilo kaybedebilirsiniz, yağlarınız ile birlikte kaslarınızı da kaybedersiniz. Kısa sürede kilo vermeyi amaçlayanlar her zaman daha fazla kilo alarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

    Durun bir dakika ilk önce kilo vermeye hazır mısınız? Önce onu değerlendirmenizde fayda var. Davranışlarınız başarıya ulaşmada etkili olabilir. Diyete başlamadan önce bu testi uygulayarak davranışlarınızda herhangi bir değişikliğe gereksiniminiz olup olmadığını öğrenebilir, ya da şu an için diyeti gerçekten yapıp yapamayacağınız hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz.

    Her soruya ‘doğru’ veya ‘yanlış’ olarak cevaplayın. Yanıtlarınızın nasıl olması gerektiği değil, sizin ne düşündüğünüzü yansıtması testten galip çıkmamızı sağlar.

    ‘Diyete hazır mısın’ testi

    1. Yeme alışkanlığım ve fiziksel aktivite durumum hakkında çok düşündüm. Neleri değiştirebileceğimi çok iyi biliyorum.

    2. Yeme ve fiziksel aktivite durumumda geçici değil, kalıcı değişiklikler yapmam gerektiğini biliyorum.

    3. Çok fazla kilo verirsem kendimi ancak başarılı hissedebilirim.

    4. Yavaş ve uzun vadede kilo verirsem daha iyi olacağını biliyorum.

    5. Gerçekten kendim istediğim için kilo vermeyi istiyorum. Başkası için değil.

    6. Kilo vermek yaşantımdaki diğer sorunları da giderebilecek.

    7. Normal fiziksel aktivitemi arttırmayı çok istiyorum.

    8. ‘Hata’ yapmaz isem başarılı bir şekilde kilo verebilirim.

    9. Beslenme ve fiziksel aktivite planımı organize etmek için her hafta çaba göstermek, zamana uymak için verdiğim sözü tutmak istiyorum.

    10. Kilo vermeye başladıktan sonra kilom uzun süre sabit kalırsa ya da veremezsem, hedefime ulaşmada yardımcı olan motivasyonumu kaybediyorum.

    11. Şu anda yaşamım stresli olsa bile bir kilo verme programına başlamak istiyorum.

    Değerlendirme

    1, 2, 4, 5, 7 ve 9. sorulara verdiğiniz yanıtlara bakın. Eğer doğru yanıtını vermiş iseniz ‘1’ puan, yanlış yanıtı vermiş iseniz ‘0’ puan verin. 3, 6, 8, 10 ve 11. sorularda doğru yanıtına ‘0’ puan, yanlış yanıtına ‘1’ puan vererek değerlendirin. Sonra puanlarınızı toplayın.

    Tabi ki sadece puan vererek değerlendireceğiniz bu test sizin kilo vermeye hazır olup olmadığınızı belirleyemez. Fakat toplam puanınız ne kadar çok yüksekse başarınızda o kadar yüksek olacaktır.

    8 veya üzerinde puan: Şu an muhtemelen kilo vermek için çok önemli sebepleriniz var. Ve başarmanız için gerekli adımları çok iyi biliyorsunuz. Hemen kilolarınızdan kurtulmak için doğru yolları aramaya başlayabilirsiniz.

    5 ile 7 puan: Kilo verme sebeplerinizi ve takip edeceğiniz yöntemleri tekrar gözden geçirmekte fayda var. Sorulara tam puan verinceye kadar kendinizi hazırlayın.

    4 puan ve altı: Şu an kilo vermek için uygun vakit olmayabilir. Başlangıçta başarılı olabilir, ancak hedeflerinize ulaşmada gerekli ilerlemeyi sürdüremeyebilirsiniz. Nedenlerinizi ve davranışlarınızı yeniden gözden geçirin. Uygun zamanı bulduğunuzda yeniden sorulara yanıtlarınıza göre harekete geçiniz.

    Diyet ve sağlıklı beslenme için tıklayın !

    Diyetisyen Selahattin Dönmez’ in makalesinden derlenmiştir.

  • Kişiye Özel Diyetler

    Kişiye Özel Diyetler

    Kilomuz biraz artıp da eski kıyafetlerimize giremediğimizi fark ettiğimizde çoğumuz için ‘diyet’ yapma zamanı gelmiş demektir. Diyete başlamaya karar vermemizle, etrafımızda bir çok alternatif liste belirir. İnternet sitelerinde, gazetelerde, dergilerde, komşularda mevcut olan bu listeler saymakla bitmez…

    • İsveç diyeti
    • Mutluluk diyeti
    • Mucize diyet
    • Su diyeti
    • Şeker diyeti
    • 3 günde 5 kilo diyeti
    • Lahana diyeti
    • Patates diyeti
    • Kalorilik diyetler
    • Kan grubu diyeti
    • Öğrenci diyeti
    • Karpuz diyeti
    • Şok diyetler… vb

    Bu diyetlerin bir çoğu düşük kalorili veya tek tip (sadece birkaç besini içeren) diyetler olup, sağlık açısından tehlikelidir. Bu tip diyet programlarının neredeyse tümü hızlı kilo kaybını vaadeder.  Nitekim uygulayanlar da kısa süre içinde tartıda azalma görürler. Ancak verilen bu kilolar tekrar geri alınır, çünkü kaybedilen yağ dokusu değil kas dokusu ve sudur. Dahası bu diyetleri uzun süreli uygulayanlarda kalp kası kaybına bağlı ölüm bile görülebilir.  Kilo verme programlarında amaç yağ dokusunu azaltmak olmalıdır, KAS DOKUSUNU DEĞİL. Bu nedenle hızlı kilo kaybı sağlayan programlardan uzak durun.

    Bazı istisnai haller dışında (ameliyata girecek morbid obez kişiler gibi) kilo kaybı haftada 0.5 kg- 1 kg arasında olmalıdır.

    Unutmayın ki, hızlı verilen kilolar hızla geri alınır.

    Yavaş kilo kaybıyla birlikte ideal bir diyet, kişiye özel olmaldır. Diyetisyen diyeti de olsa kimse başka bir birey için hazırlanmış diyeti uygulamamalıdır. Konu komşudan, eşten dostan alınan veya gazetelerden kesilen diyet listeleriyle diyet yapılmamalıdır. ‘Benim kız diyetisyene gitti 10 kilo verdi al sen de uygula’ yaklaşımı ile sağlıklı sonuçlar almak mümkün değildir.

    Diyet, yaşa, boya , kiloya, kişininin fiziksel aktivitesine, yaşam tarzına, beslenme alışkanlıklarına, sağlık durumuna göre kişiye özel olarak hazırlanmalıdır.

    Bir kişiye kilo verdiren diyet diğer bireye kilo aldırabilir. Biri için yeterli olan kalori diğer kişi için yetersiz olabilir. Aynı yaş ve boyda olsalar bile kişilerin enerji ihtiyacı birbirinden farklı olabilir. Sağlık durumu farklı olan bireylerin diyet listeleri de elbette farklı olacaktır. Bu nedenle diyet yapacak birey önce dahiliye veya endokrin uzmanının kontrolünden geçmeli, sağlık durumu değerlendirildikten sonra bir diyetisyen tarafından hazırlanacak KİŞİYE ÖZEL BESLENME PROGRAMI ile kilo kaybını sağlamalıdır. Kişinin sevdiği besinler ve beslenme alışkanlıkları da göz önünde bulundurulan bu diyetlerle kilo vermek hem daha sağlıklı, hem de daha zevkli olacaktır. Pazartesi başlayıp salı günü biten diyetlerde temel hata diyetlerin bireye özel dolayısıyla sürdürülebilir olmamasıdır. Diyet kişinin yaşam tarzıyla örtüştüğü oranda başarılı olur.

    Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için bir uzman tarafından sizin için özel olarak hazırlanmış diyetleri tercih etmek gerekir.

    Ezgi BELLİKCİ
    Diyetisyen

  • Zayıflatan Bitkiler

    Zayıflatan Bitkiler

    Şifalı bitkiler ile kilo verme bitkiler ile doğal zayıflama yöntemlerine bir bakalım. Kilo vermek forumumuza kavuşup zayıflamak için hangi şifalı bitkilerden yararlanabiliriz.

    Ardıç tohumu ile zayıflama:
    Ardıç tohumu etkili bir diüretik bitki olduğu için vücuttan aşırı suyun atılmasına yardımcı olur ve mide bağırsakların daha iyi çalışmasına neden olarak metabolizma hızlandıran etki ortaya çıkarır. Bu özelliklerinden dolayı, Ardıç tohumu bir çok bitkisel diyet hapında, zayıflama hapları içerisinde önemli bir etken madde olarak yer almaktadır.

    Atkuyruğu ile Zayıflama:
    Atkuyruğu kilo verme konusunda çok etkili bir şifalı bitkidir. Özellikle ödem atıcı ve idrar sökücü olduğu için aşırı sodyum tüketimine bağlı olarak vücutları su tutan ve fazla ödemlerden kaynaklanan kiloları olanlar için at kuyruğu bitkisi zayıflatan bir etki göstermektedir.

    2-3 gram kurutulmuş at kuyruğu bitkisi alınarak kaynar suda demlenir. 5 dakika kadar kaynatıldıktan sonra 10 – 15 dakika kadar bekletilir. öğün aralarında günde 2-3 kez içilir. At kuyruğu çayı içenlerde idrar rengi biraz değişmektedir. Bundan dolayı endişe etmeyin. Kısa sürede zayıflatan ve kilo verdiren etkisini görerek bitkisel zayıflama moduna gireceksiniz.

    Sinameki Bitkisi ile Zayıflama:

    Sinameki bal karışımı ile zayıflama kürleri tüm dünyada pek yaygındır. Bu sihirli karışım iştah kesici özelliği nedeniyle kilo verme diyetlerinde sıkça kullanılmaktadır. bir bardak su içerisine birer çay kaşığı sinameki ve bal koyarak karıştırınız. Bunu yarımşar bardak sabah ve akşam aç karnına içiniz. Sinameki ve bal karışımı hem antioksidanlarca zengin olduğu için bağışıklığı güçlendirir hem de metabolizma hızlandıran etki ve fayda sağlar.

    Sinameki bal karışımının kan şekerini yükseltmesi nedeniyle vücudun besinlerdeki yağı enerjiye dönüştürme işlemi hızlanmaktadır. Bu da kilo kontrolü ve zayıflama manası taşımaktadır.

    Zayıflatan Bitkiler Rehberi

    Mate Yaprağı Çayı ile Zayıflama:

    2001 yılında 47 adet obezite sorunu yaşayan hasta üzerinde yapılan araştırmada günde 3 kez bir çay bardağı 45 gün boyunca mate çayı içirilen kişilerde ortalama 2-3 kilo zayıflama tespit edilmiştir. Ayrıca bitkisel zayıflama destek ürünü kullananlarda 2 ayda 6 kilo kalıcı zayıflama görülmüştür. Mate yaprağı çayı zayıflatırmı sorusuna böylece evet şeklinde cevap vermiş oluyoruz.

    Mate yaprağı çayı hem tok tutucu özelliği nedeniyle iştah kesen bir bitkisel çay dır, hem de mate yaprağında bulunan yağ yakıcılar aracılığıyla yenilen besinlerin yağa dönüşmeden hızla sindirilmesini sağlamaktadır. Mate yaprağı içerisinde bulunan matein, kafein benzeri bir etki ile metabolizma hızlandırmanın bir yolu olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bitkisel metabolizma hızlandırıcı enzimler olarak bilinen ksantin, teofilin teobromin, teofilin türü maddeler, mate çayına kilo verdiren ve zayıflatan bitki özelliğini takviye etmektedir.

    O nedenle obezite ye varan aşırı kiloları bulunan kişilerin mata çayı içmeleri veya mate yaprağı özü bulunan bitkisel diyet ürünleri kullanmaları tavsiye edilmektedir.

    Mate Çayı Ne Zaman İçilmeli:

    Mate çayının kullanımı olarak günde 3 kez aç karnına sabah öğle ve akşam vakitleri 1 er çay bardağı içilmelidir.

    Mate Çayının Hazırlanışı:

    Mate çayı aynen siyah çay veya yeşil çay gibi demlenerek hazırlanır. Ancak burada dikkat edilecek nokta kaynar su kullanmadan sıcak su ile Mate yaprağını demlemek gerektiğidir. Mate biberiye funda kekik yeşilçay birlikte demlendiğinde de güzel ve zayıflatan bir bitkisel çay elde edilmiş olmaktadır.

    Defne Yaprağı ile Zayıflama:

    Defne yaprağı ile zayıflama daha çok defne yaprağı çayı ile mümkün olmaktadır. Defne yaprağı çay olarak genelde tek başına kullanılmaz ve diğer zayıflatan bitkiler ile harmanlanarak içilmektedir. Özellikle hint geleneksel tıbbında, defne yaprağı kilo verme ve zayıflama alanında oldukça sık başvurulan bir bitkidir. Defne yağrağı yağının da selülitler oluşumunu engellediği ve bölgesel incelmeye faydaları olduğu bilinir. Defne yaprağı yağı aroması güçlü olduğu için zeytinyağı, avokado yağı, nane yağı gibi diğer bitkisel yağlarla karıştırılarak selülit masajları için kullanılabilir. Gerek defne yaprağı yağı gerekse kurutulmuş defne yaprağı fiyatları açısından oldukça uygundur. Ucuz fiyatı ve sayısız faydaları yararları bulunan defne yaprağı kürleri’nden azami ölçüde faydalanmanızı tavsiye ediyorum. defne yaprağı zararları konusunda hiç çekinmenize gerek yok. Zira hiç bir yan etkisi yoktur. Sadece hamile hanımların kullanmamasını tavsiye ediyoruz.

    Maydanoz Zayıflatır mı?:

    Maydonozun zayıflamaya etkisi var mı. İdrar yollarını temizliyor bundan dolayı kilo vermeye etkisi olabilir.

    Maydanoz suyu kürünü hazırlamak için: 1 litre suyu kaynattıktan sonra 1 bağ maydonozun sapını atıyoruz. Kısık ateşte 3 dakika kaynatıp hergün 2 bardak içebilirsiniz.

    Yeşil Çay ile Kilo Verme:

    Yeşil çay kilo vermeye yardımcı bir bitkidir. Zayıflamak için şifalı bir bitki olan yeşil çayın doğru demlenmesi ve hazılanışı çok önemlidir.
    Gerçekten iddialı bir yeşil çay demlemek zor ve zahmetli dikkat gerektiren bir iştir. Çay demleme esnasında yapacağımız yanlışlıklar neticesinde yeşil çayda yer alan bir takım faydalı enzimler yok olabilir. O nedenle aşağıdaki 1 kişilik yeşil çay tarifi ni dikkatle takip etmenizi öneririm:

    Yeşil Çay Hazırlanışı:

    •Her bardağa 1 sallama yeşil çay veya 2 – 4 gram yeşil çay kullanmalısınız.
    •Bir çaydanlığa soğuk su doldurarak kaynamaya koyun. Asla ılık ve sıcak su kullanmayın. Su soğuk olmalıdır.
    •Suyu kaynar vaziyette 3 dakika kadar tuttun.
    •Kaynar suyu çaya veya sallama paketinin üzerine döküp 3 dakika boyunca demin oturmasını bekleyin. Daha sonra sallama çayı veya yeşil çay yaprağını demini aldırınca çaydanlıktan çıkarabilirsiniz.
    •Yeşil çayı bardağa koyup servise hazır edin ve 3 dakika kadar oturmasını ve soğumasını bekleyin.

  • Detoks Diyeti Nedir?

    Detoks Diyeti Nedir?

    Vücuttaki toksinlerin ve zararlı maddeleri atmak için uygulanan bir diyettir. Yemek yeme alışkanlıklarınızda önemli ölçüde değiştirmeniz gerekmektedir…

    Detoks diyeti vücuttaki fazla yağın yakılmasını sağlayarak kilo vermeye yardımcı olur. Detoks diyeti çeşitli meyve, sebze, bitki ve çorbaları içerir. Detoks diyeti uygulamadan önce mutlaka bir doktora danışılmalıdır…

    1- Detoks İçecekler: Detoks içecekleri taze meyve sularından oluşur. Meyve suları vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Limon suyu, portakal suyu ve salatalık suyu en önemli detoks içecekleri arasında yer alır.

    2- Detoks çorbaları: Detoks meyve suları kadar etkili olan detoks çorbaları yeşil sebzelerden oluşur.

    3- Meyve Diyeti: Meyve tüketmek meyve suyu içmekten daha yararlıdır.Havuç, salatalık, üzüm ve muzdan yapılan yeşil salata besin değeri açısında yüksek iyi bir detoks besinidir.

    Detoks Diyeti Yapılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

    1- Dektoks diyeti doktor kontrolü altında yapılmalıdır.

    2- Dektoks diyeti yaparken bol bol su için.

    3- Diyabet ve tiroit problemi bulunanlar detoks diyeti yapmamalıdır.

    4- Çocuklara ve bebeklere detoks diyeti yaptırılmamalıdır.

    5- Hamilelik ve emzirme dönemindeki kadınlar detoks diyeti yapmamalıdır.

    Detoks Diyetinin Faydaları

    1- Detoks diyeti sindirim sisteminizi geliştirir ve bağırsakları temizler.

    2- Cildinizin güzelleşmesini sağlar ve akne ile deri kızarıklıklarının önlenmesinde yardımcı olur.

    3- Metabolizmayı çalıştıran detoks diyeti bağışıklık sistemini geliştirir.

    4- Konsantrasyonu arttırır.

    5- Vücuttaki toksinleri atamaya yardımcı olur.

    6- Selüloit ve kilo alımına karşı fayda sağlar.

    7- Kabızlığı önler ve birçok hastalıkla baş etmede yardımcı olur.

  • Doğum Sonrası Forma Girme Rehberi

    Doğum Sonrası Forma Girme Rehberi

    Hamilelik dönemi boyunca 8 ile 12 kilo arası kilo alımının normal bir durum olduğunu belirten uzmanlar, doğum sonrası kilo vermek, spora başlamak ve sağlıklı beslenmek için yapılması gerekenler hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. İşte doğum sonrası forma girme rehberi…

    Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökçe Günbey, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Remzi Aydın ve Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın, “Doğum Sonrası Kilo Verme” hakkında merak edilen soruları yanıtladı.

    Hamilelik döneminde kilo alma oranı ne olmalıdır?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Klasik olarak “hamilelik dönemi boyunca 8 ile 12 kilo alımı normaldir” dense de, Her kadının hamilelik öncesi kilosu, metabolizması ve risk faktörleri farklı olduğundan standart bir limit koymak doğru değildir. Her kadın için bireysel olarak hesaplanmalıdır. Örneğin gebelik öncesi 90 kg olan ve şeker hastalığı riski taşıyan bir gebe için bu 6 – 9 kg olabileceği gibi, çok zayıf hamile kalan için 15 – 17 kilo bile sorun olmayabilir.

    Doğum sonrasında hastaların kilolarıyla ilgili saplantıları oluyor mu?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Kadınların tabii ki fiziksel görünümleri ve kiloları ile ilgili kaygıları her zaman vardır ve olmalıdır da! Bu kendi vücudunu beğenme duygusunu beraberinde getirir. Bununla beraber gebelik döneminin çok özel ve geçici bir dönem olduğu akıldan çıkarılmamalıdır ve bu dönemde klasik güzellik ölçütlerinin geçerli olamayacağı bilinmelidir. Unutulmamalıdır ki bu dönem geçicidir ve bu dönemin sonunda çifti büyük bir ödül beklemektedir!

    Doğumun hemen sonrasında zayıflamaya başlamak kadını nasıl etkiler?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Doğumla beraber 4-6 kg arasında kilo kaybedildikten sonra, eğer doğru bir beslenme rejimi uygulanırsa düzenli bir şekilde ayda 1- 2 kg arasında verilebilir. Unutulmamalıdır ki çok az kalori almak hem loğusa sağlığı için zararlı olabilir, hem de sütün azalmasına yol açabilir.

    Annenin doğumun hemen sonrası düşük kalorili diyetler yapması doğru mudur?

    Uz. Dr. Gökçe Günbey: Yeterli ve dengeli beslenme ile anne hem kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılamakta, hem de bebeğinin fizyolojik ve psikolojik açıdan gereksinimi olan anne sütünün yeterli miktarda üretilmesini sağlamaktadır. Bu dönemde annenin hem kendi sağlığı, hem de bebeğinin sağlığı açısından daha çok enerji, protein, vitamin ve mineral alması gerekmektedir.

    Emziren annelerin, emzirme dönemi boyunca günlük enerji gereksinimlerine en az 500 kalori ilave edilmesi gerekmektedir. Gebelik döneminde normalden fazla kilo alan ve gebelik öncesinde de fazla kilolu olan annelerin emzirme döneminde vitamin ve mineral alımına dikkat ederek ayda 2 kilo kadar zayıflamasında bir sakınca olmadığı ve bunun süt üretimini olumsuz etkilemediği bildirilmektedir.

    Ancak emzirmenin herhangi bir döneminde günde 1500 kaloriden daha düşük diyetler asla uygulanmamalıdır. Bu seviyenin altındaki enerji alımlarının süt üretimini bozmasının yanı sıra diğer besin ögelerinde de yetersizliğe yol açabileceği bilinmektedir.

    Annenin beslenmesi sütün kalitesini etkiler mi?

    Uz. Dr. Gökçe Günbey: Anne sütünün kalitesi annenin yediği gıdalardan direkt olarak etkilenmemekle birlikte, sütün miktarı annenin aldığı sıvı gıdalarla ilişki gösterebilmektedir. Anne sütünün % 80’den fazlası sudan oluşmaktadır. Bu nedenle süt miktarının yeterli olabilmesi için annenin günde en az 3 litre sıvı gıda alması gerekmektedir.

    Vejetaryen diyet ile beslenen annelerde protein ve bazı vitamin eksiklikleri görülebilmekte, bu eksiklikler takviye edilmediğinde bebekte de eksikliklere yol açabilmektedir. Ayrıca annenin diyetinin kalsiyumdan fakir olması durumunda, kalsiyum anne kemiğinden alınıp süt üretimine katılmaktadır. Bu durum hem anneyi, hem de bebeğin gelişimini olumsuz olarak etkilemektedir. Emzirme döneminde annenin iyot gereksinimi de normale göre artış göstermektedir. Özellikle guatr vakalarının fazla görüldüğü bölgelerde, bebekte ve annede eksiklik olmaması için iyot gereksinimi mutlaka karşılanmalıdır. Sonuç olarak diyebiliriz ki; vitamin, mineral, protein, yağ ve karbonhidratlardan oluşan yeterli ve dengeli beslenme hem anne, hem de bebek sağlığı açısından vazgeçilmezdir.

    Doğum yapan anneler fazla kilolarını ne zaman vermeye başlayabilir?

    Dyt. Şefika Aydın: Anne sütü alan çocuk ilk 3-4 ayda normal bir gelişim göstermektedir. Dört aydan sonra büyüme hızı yavaşlamaya başlamaktadır. 6. aydan sonra da ek besin verilmeye başlanmaktadır. Ülkemizde annelerin çoğunlukla çocuklarını 1,5- 2 yaşına kadar emzirdikleri bilinmektedir. Gebeliğinde fazla kilo alan anneler hamileliğin ilk 4 ayını atlattıktan sonra toparlanma dönemi sonrası diyet yapmaya başlayabilirler.

    Kiloları ne kadar sürede vermeliler?

    Dyt. Şefika Aydın: Yapılan çalışmalarda hamilelik sonrasında haftalık 0.5kg kilo kaybı annenin gereksinimlerini azaltmamakta ve süte her hangi bir etkide bulunmamaktadır. Annenin aylık vermesi uygun görülen kilo 2’dir. Toplam süreç annenin fazla kilosuna bağlıdır. Gebeliğinde 15 kilonun üzerinde alan anne ile gebelik döneminde 9-12 kg alan annenin kalan kilosunu verme süresi kişiden kişiye değişmektedir. Fakat fazla kilolarda süreci daha uzuna yaymak kiloyu korumanın en önemli adımıdır. Hızlı verilen kilo annede kas kaybına sebep olur.

    Yorgunluk, baş ağrısı, kan şekerinin düşmesi, stres, ağız kokusu kemik minerilizasyonunda azalma gibi birçok sağlık problemleri oluşturmaktadır.

    “Emzirmek” forma girmek için etkili midir?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Emzirmek eylemi anne için yoğun bir metabolizma artışı demektir. Bu hem bebeğe verilecek sütün içindeki maddelerin kalorisi, hem de emzirme eylemi için harcanan kalori demektir. Bu kalori harcamaları tabii ki annenin forma girişini hızlandırabilir. Sadece dikkat edilecek nokta anne sütünü çoğaltabilmek için bilinçsizce kalori alışında artışa yol açmamaktır. Yoksa süt verildiği sürece forma girmek bir yana daha da fazla kilo alımına yol açılabilir.

    Doğumdan ne kadar sonra spora başlanabilir?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Normal doğum sonrası eğer dikiş yoksa 1. hafta sonrası spora başlanabilir.Ama annenin yoğun bir süt üretim ve yeniden yapılanma döneminden geçtiği ve çok yorgun olabileceği düşünüldüğünde ilk haftalar, günde sadece 15 dk..kadar kısa tutulabilir ve sadece karın ve kaça eklemleri ile ilgili egzersizlerle sınırlı tutulmalıdır. Çok güncel olan “Pilates” türü egzersizlerin hafif ve zorlamasız türleri özellikle faydalı olabilir. Buradaki asıl amaç bel ve kalça etrafındaki kasların forma sokulmasıdır. Sezaryen sonrası ise egzersizlere 3. haftanın sonrası başlanılmalı,6.haftanın sonrası aerobik, kalori harcamasını hızlandıracak egzersizlerle desteklenmelidir.

    Emziren annelere beslenme açısından önerileriniz nelerdir?

    Dyt: Sefika Aydın: Emziren anneler aşağıdaki önerilerimizi dikkate almalıdırlar.

    – Doğumdan sonra bebek emzirilirken gebelik öncesi döneme göre daha fazla sıvı besin alınmalıdır. Emziklilikte su metabolizmasında artış vardır. Alınan su süt salgılanmasıyla, metabolik su ise artan yiyecek alımıyla artmaktadır. Süt miktarının değişmemesi için annenin sıvı alımını arttırmak gerekir. Günlük alınan toplam sıvı miktarı yaklaşık 3000 ml olmalıdır. Bu miktar pratik ölçüler ile 12 su bardağı su, süt, ayran, hoşaf, komposto, limonata, şerbet, meyve suları şeklinde önerilmelidir. Çay, kahve gibi içeceklerin süt verimini azalttığı bilinmektedir

    – Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir belirtilen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.

    – Her gün 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagil yenilmelidir.

    – Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karışımı yemekleri, portakal, mandalina, domates, maydanoz, yeşil biber, taze soğan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir. Bireysel özelliklere göre gaz yapıcı besinler çıkartılabilir.

    – Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün olmalıdır.

    – Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar tüketilmemelidir.

    – D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emzikli anne güneşlenmeye özen göstermelidir.

    – Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerde yeterince alınmayan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanılması ile anne sütünden bebeğe geçer.

    – Kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Ağırlık kontrolü de yapılarak bu besinler tüketilebilir.

    – Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çayı kuşluk, ikindi gibi öğün aralarında, yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, çaylara limon suyu eklenmelidir. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.

    – Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.

    – Pekmez kan yapıcıdır, şeker boş enerji kaynağıdır. Şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden birisidir.

    Emzirmenin Yararları Nelerdir ?

  • Lezzet Diyeti

    Lezzet Diyeti

    Çevrenizde diyet yapanlara özenerek bakıyor, fakat bir türlü girişimde bulunamıyorsunuz, değil mi? Aslında hiç de haksız değilsiniz. Birbirinden lezzetli yemeklerden vazgeçmek hiç de kolay değil. Ancak artık buna bir çözüm bulmanız gerektiğine karar verdiniz. “Artık hazırım” diyorsanız, buyrun “Lezzet Diyeti”ne. Bu diyetle aç kalmadan haftada bir kilo vereceksiniz. Üstelik damak tadınızdan mahrum olmadan!

    Haftada 1 kilo

    1.Gün
    Kahvaltı:
    1 kibrit kutusu beyaz peynir, 5 adet zeytin, 2 dilim ekmek
    Saat 10:30-11:00:
    Yok
    Öğle:
    8 adet köfte, 1 kase yoğurt, 4 kaşık pilav, salata
    Saat 16:00-17:00:
    1 tost
    Akşam:
    200 gr balık, 2 dilim ekmek, salata
    Saat 21:30-22:00:
    200 gr meyve

    2. Gün
    Kahvaltı:
    1 poğaça
    Saat 10:30-11:00:
    5 adet diyet bisküvi
    Öğle:
    1 porsiyon tavuk şiş, 6 kaşık makarna veya pilav, salata
    Saat 16:00-17:00:
    1 kase sütlü tatlı (kakaosuz)
    Akşam:
    8 yemek kaşığı sebze yemeği, 2 dilim ekmek, salata
    Saat 21:30-22:00:
    200 gr. Meyve

    3. Gün
    Kahvaltı:
    2 porsiyon peynir (kibrit kutusu), 2 dilim ekmek
    Saat 10:30-11:00:
    Birşey alınmıyor.
    Öğle:
    1 kase çorba, 1.5 porsiyon döner, 1 dilim ekmek, 1 diet cola
    Saat 16:00-17:00:
    4 adet tatlı bisküvi
    Akşam:
    1 kase çorba, 8 yemek kaşığı sebze yemeği, 1 kase yoğurt, salata
    Saat 21:30-22:00:
    200 gr meyve

    4.Gün
    Kahvaltı:
    2 kibrit kutusu beyaz peynir, 2 tatlı kaşığı bal veya reçel, 2 dilim ekmek
    Saat 10:30-11:00:
    1 elma
    Öğle:
    6 yemek kaşığı makarna(domates soslu), 6 adet köfte, 1 dilim ekmek, salata
    Saat 16:00-17:00:
    2 elma veya 2 kivi
    Akşam:
    1 göğüs eti, 4 kaşık pilav, salata
    Saat 21:30-22:00:
    200 gr meyve

    5.Gün
    Kahvaltı:
    2 kibrit kutusu beyaz peynir, 2 dilim salam, 2 dilim ekmek
    Saat 10:30-11:00:
    Yok
    Öğle:
    1 adet soğuk sandöviç, diet cola
    Saat 16:00-17:00:
    1 peynirli ya da sucuklu tost
    Akşam:
    1 kase çorba, 8 yemek kaşığı sebze yemeği, 1 adet tavuk pirzola, salata
    Saat 21:30-22:00:
    200 gr meyve

    6.Gün
    Kahvaltı:
    3 kibrit kutusu beyaz peynir veya ¼ labne peyniri, 2 dilim ekmek
    Saat 10:30-11:00:
    Yok
    Öğle:
    10 inegöl köftesi, 2dilim ekmek, salata
    Saat 16:00-17:00:
    1 kase yoğurt, 2 adet grissini
    Akşam:
    1 kase çorba, 3 adet but, 2 dilim ekmek, salata
    Saat 21:30-22:00:
    200 gr meyve

    7.Gün
    Kahvaltı:
    2 adet kaşar peyniri, 2 dilim ekmek
    Saat 10:30-11:00:
    1 elma
    Öğle:
    1 kase çorba, 1 porsiyon etli sebze yemeği (8kaşık), 2 dilim ekmek, salata
    Saat 16:00-17:00:
    1 kase sütlü tatlı
    Akşam:
    150 gr. Izgara et, 2 dilim ekmek, salata
    Saat 21:30-22:00:
    1 elma

    “Lezzet”cilere Alışveriş listesi
    – Beyaz peynir veya Labne peyniri
    – Ekmek
    – Tost ekmeği
    – Karper peyniri
    – Diyet bisküvi
    – Zeytin
    – Tatlı bisküvi
    – Bal veya reçel
    – Grissini
    – Salam
    – Pirinç
    – Yoğurt
    – Köftelik kıyma
    – Süt
    – Izgara et
    – Diyet kola
    – Balık
    – Marul
    – Tavuk
    – Salatalık
    – Döner
    – Domates
    – Meyve
    – Roka
    – Elma veya kivi

    Diyet yaparken unutmayın!
    1- Günde 2-3 litre su içmeyiihmal etmeyin.
    2- Yatmadan 2 saat önce yeme işlemini bitirin.
    3- Akşam yemeği en geç saat 22:00’ye kadar yiyin. Ne kadar erken yerseniz, o kadar rahat uyursunuz.
    4- Salata gibi yiyecekleri istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. (Domates, salatalık, marul kıvırcık, roka vs.)
    5- Diyet yaparken “diyet” yaptığınızı değil, sağlıklı beslendiğini düşünün.
    6- Diyetinizden hızlı ve etkin bir sonuç almak için düzenli olarak egzersiz yapın.

  • Limon Diyeti

    Limon Diyeti

    Kilo vermek için denemediğim yol kalmadı diyorsanız bir de limon diyetiyle zayıflamayı deneyin. Limon hem kilo vermenizi sağlayacak, hem de cildinizi güzelleştirecek!

    Kilo vermek istiyorsanız, haftada 7 bin kalori az almalısınız. Yani her gün bin kaloriyle vedalaşmalısınız.Bir hafta süreyle uygulayacağınız bu diyette yağ alımı en aza indiriliyor ve günlük alınan kalori ortalama olarak 1200 kalori dolaylarında.
    Toksinleri attırma özelliğine sahip olan limon, vücudun su tutmasını ve dolayısıyla da selülit oluşumunu önlüyor. Üstelik yiyeceklerinize limon kattığınızda günlük olarak almanız gereken C vitaminini de karşılamış olacaksınız.

    Tabii ki bu diyetin faydaları bunlarla sınırlı değil; 1 hafta içinde hiç zorlanmadan 2 kilo verebilirsiniz de!

    Sabah (7 gün için)
    1 fincan şekersiz çay,
    2 dilim diyet ekmek,
    1 çorba kaşığı limon marmeladı.

    Pazartesi öğle
    2 tatlı kaşığı sıvıyağ, 2 tatlı kaşığı peynir ve limon suyu ile pişirilmiş pilav (70 gram) Karışık salata, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve 1 limon suyu ile tatlandırılmış yarım limon suyu ile tatlandırılmış 1 kase meyve salatası.

    Akşam
    Yağsız etle, yine yağsız olarak sadece limon suyu ilave edilerek pişirilmiş kuşbaşı et (120 gram) 1 kepekli sandviç (veya 1 paket diyet bisküvi) 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve 1 limon suyu ile pişirilmiş ıspanak.

    Salı öğle
    Üzerine biraz zeytinyağı ve 1 limonun suyu gezdirilmiş 150 gram fırında balık 1 kepekli sandviç (veya 1 paket diyet bisküvi) 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve yarım limonun suyuyla pişirilmiş taze fasulye.

    Akşam
    150 gram tavuk göğsü (1 tatlı kaşığı sıvıyağ ve yarım limon suyu ile pişirilmiş). Yarım limon suyu ve çok az sıvıyağ ile ızgara edilmiş dolmalık biber 1 kepekli sandviç (veya bir paket diyet bisküvi).

    Çarşamba öğle
    Yoğurt ve limonla pişirilmiş 70 gram makarna, zeytinyağı ve 1 limonun suyu ile tatlandırılmış karışık salata, yarım limon suyu ve az şekerle karıştırılmış bir kase çilek.

    Akşam
    Maydanoz, yarım limon suyu ile pişirilmiş 150 gram ahtapot, zeytinyağı ve yarım limon suyuyla pişirilmiş taze fasulye, 1 kepekli sandviç (veya bir paket diyet bisküvi).

    Perşembe öğle
    40 gram dil peyniri, 30 gram diyet ton balığı, 5 yeşil zeytin ve limon suyuyla hazırlanmış salata, 1 kepekli sandviç (veya bir paket diyet bisküvi), muz ve üzüm dışındaki meyveler ve yarım limon suyu ile hazırlanmış meyve salatası.

    Akşam
    Limonla ve domatesle tatlandırılmış 150 gram palamut, yarım limon ve çok az zeytinyağı ile tatlandırılmış 150 gram salata, 2 tane haşlanmış patates.

    Cuma öğle
    Çok az sıvıyağ ve limon suyu ile tatlandırılmış 120 gram rosto 1 kepekli sandviç (veya bir paket diyet bisküvi), 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve yarım limonun suyuyla pişirilmiş taze fasulye.

    Akşam
    2 tatlı kaşığı sıvıyağ, 2 tatlı kaşığı peynir ve limon suyu ile pişirilmiş pilav (70 gram) 120 gram haşlanmış, zeytinyağı ve limon suyu ile tatlandırılmış dil limon suyu ve çok az zeytinyağı ile tatlandırılmış 150 gram salata.

    Cumartesi öğle
    Limon suyuyla tatlandırılmış 120 gram ızgara tavuk, 1 kepekli sandviç (veya bir paket diyet bisküvi), 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve 1 limon suyu ile pişirilmiş ıspanak.

    Akşam
    70 gram haşlanmış pirinç, sebze, 20 gram peynir, 30 gram diyet ton balığı, zeytinyağı ve limon sulu salata, muz ve üzüm dışındaki meyveler ve yarım limon suyu ile hazırlanmış meyve salatası 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile tatlandırılmış domates salatası.

    Pazar Öğle
    70 gram makarnayı pişirip, rendelenmiş 1 limonun kabuğu ve sıvıyağ ile tatlandırın. 40 gram kaşar peyniri serpin. 1 tatlı kaşığı sıvıyağ ve yarım limon suyu ile tatlandırılmış taze fasulye 1 portakal veya greyfurt (C vitamini ve antioksidan açısından çok zengin).

    Akşam
    Çok az zeytinyağı ve limonla tatlandırılmış 150 gram fırında pişirilmiş balık. 1 kepekli sandviç (veya bir paket diyet bisküvi) 1 tatlı kaşığı sıvıyağ ve 1 limon suyu ile tatlandırılmış ıspanak.

  • Kışın Formu Korumanın Yolları

    Kışın Formu Korumanın Yolları

    Bol ve koyu giyecekler giyecek olmanın verdiği rahatlıktan kaçınmalısınız!

    Yaza girerken verdiğiniz kiloları sonbaharın gelmesi ile birer birer alıyorsanız bu durum hareketlerinizle birlikte metabolizmanızın da yavaşladığına ve formunuzu koruyamadığınıza işaret ediyor demektir.

    Gereğinden fazla uyumak, stres, kışın bol ve koyu renk giysiler giyecek olmanın verdiği rahatlık gibi etkenler yaza girerken verdiğiniz kiloları geri kazanmanıza ve başlangıç noktasına geri dönmenize neden olur.

    Dyt. Şefika Aydın Selçuk, yaz döneminde sağlıklı bir şekilde verilen kiloların sonbahara girerken nasıl korunabileceği hakkında bilgi verdi.

    Formda kalmanın yaşı yoktur

    ‘Formda olmak’ teriminin anlamını öğrendikçe yaşamımız boyunca sağlıklı beslenmenin kısa süreli bir arayış olmadığını göreceğiz. Genellikle “formda olmak” yoğun fiziksel aktivite yapmak olarak algılanırken, çoğu insan kaslı bir vücuda sahip olmayı ya da uzun mesafeli koşuyu başarılı bir şekilde bitirmek olarak değerlendirmektedir. Aslında formda olmak; sadece fiziksel değil, ruhsal ve zihinsel iyiliği kapsayan bir durumdur. Formda olmak; “en iyi sağlık durumuna sahip olma, sakatlık olmaması” durumunu ifade etmektedir. Bireyler formda olduklarında; gün içerisindeki olumsuz koşulları pozitif bir bakış açısıyla üstesinden gelebilmektedirler. Kalp hastalıkları, kanser, şeker hastalığı gibi ciddi sorunların daha az görülmesine neden olur. Yüksek kalitede ve belki de uzun bir yaşam için iyi bir şans yakalanmış olabilmektedir. Unutulmamalıdır ki; formda olmanın ve kalmanın yaşı yoktur. Formda kalmak her yaşta düzenli fiziksel aktivite ve yeterli-dengeli beslenmeyi içeren bir yaşam şeklidir.

    Sonbaharda da formda kalmak için 15 öneri

    Yaz aylarında sağlıklı bir şekilde verilen kiloların sonbahar ve kış süreçlerinde de korumayı sadece yaşam ve beslenme düzeninize dikkat ederek gerçekleştirebilirsiniz. İşte sizi sonbahar aylarında formda tutabilecek sağlıklı yaşam kuralları:

    1.    Yeterli düzeyde uyku en önemli unsurdur. Yetişkinler 8 saatten fazla uyumamaya özen göstermelidir.
    2.    Sigarayı yaşamınızdan çıkarın, sigara içilen yerlerde bulunmamaya özen gösterin.
    3.    Stresi kontrol altına alın.
    4.    Alkol gibi metabolik stresi artırıp, yaşlanmayı hızlandıran içeceklerden uzak durun.
    5.    Temizlik kurallarına özen gösterin.
    6.    Düzenli olarak tıbbi kontrollerden geçin.
    7.    Daima diyetinizde yapacağınız olumlu değişikliklerin sağlığınıza yapacağı önemli farklılıkları hatırlayın.
    8.    Optimal sağlık için tahıllar, et grubu, süt ürünleri, taze sebze ve meyveler ile sağlıklı yağları bir arada yiyin.
    9.    Yemeklerinizi nerede yediğiniz ve nereden satın aldığınız çok önemli değil. Hoşlandığınız yiyeceklerin sağlıklı yeme tarzına uygun olmasına dikkat edin.
    10.    İyi beslenme formda kalmanın temel yakıtıdır ve buda sizinle başlar. Evde, restoranda, kafeteryada veya işte de sağlıklı besinlerden oluşan menüler tüketebilirsiniz.
    11.    Sevdiğiniz restoranlarda kızartmalar yerine az yağlı olanları tercih edin.
    12.    Beslenmede her şeyden önemli olan unsurun; çeşitlilik, denge ve aşırıya kaçmama olacağını asla unutmayın.
    13.    Yemek yerken aşırıya kaçmayın. Porsiyon ölçülerinizi uygun tutarsanız istediğiniz besinleri kolaylıkla yiyebilirsiniz.
    14.    Düzenli olarak yürüyüş yapın.
    15.    Bol miktarda su için. Bu yetişkinler için ortalama 8 su bardağıdır. Suyun vücut için yeterli gelip gelmediğini idrar rengini kontrol ederek anlayabilirsiniz. Eğer sürekli bir ilaç kullanmıyorsanız idrar rengi açıksa yeterli sıvı almışsınız demektir.

    Yiyeceklerin zevkini çıkararak formda kalın
    Besinleri seçmede birçok faktör etkili olmaktadır. Örneğin; kişinin kültürü, duygusal durumu, çevresi, yakın arkadaşları, yemeğe bakış açısı, sahip olduğu besin ve beslenme hakkındaki bilgileri oldukça etki etmektedir. Neden bir besinin yerine başkasını seçtiğinizi hiç düşündünüz mü? Sağlıklı beslenmenin de yemeğe zevk katabileceği düşünülmelidir. Çünkü besinler sağladıkları besin değerlerinin yanı sıra keyif ve iyi tat vericidirler. Çünkü besinler kompleks (karmaşık) ögelerdir. Siz besinin görünüm, hoş koku, lezzet, tat gibi özelliğinden yararlanırken; vücudunuz da besin ögelerinin yaşamınızı sürdürme işlevlerinden yararlanırlar.

    Bunun için; çeşitli besin gruplarını tüketmeye özen gösterin. Örneğin; tabağınızı öğle akşam öğününde 4 eşit parçaya bölün. Değişik besin gruplarını ve değişik renkte besinleri aynı tabakta tüketin. Yediğiniz miktara göre aldığınız kiloyu da fiziksel aktivite ile dengeleyebilirsiniz. Bu sizin kilonuzu korumanızı sağlayacaktır. Değişik ekmek çeşitleri, taze sebze ve meyvelere, kuru baklagillere, kuru yemişlere diğer yiyeceklerden daha fazla yer vermek sizin sağlığınız adına attığınız en doğru adım olacaktır. Yağın vücuda mutlaka alınması gerekmektedir; ama önemli olan nasıl alındığıdır. Doğru tüketim şekli; bitkisel ve sıvı yağ tüketmek, az yağlı et ve süt ürünlerini tercih etmek olmalıdır. Örneğin; düşük yağlı pişirme sistemlerini kullanma, yemeklere fazla sos koymama ve salataları mayonezli, yağlı özel süslemelerden uzak tutma ile doğru bir tüketim sağlanabilir. Şeker ve şekerli besinlerin mümkün olduğunca tüketim alışkanlıklarınızdan çıkarın. Tuzu azaltılmış besinlerin yararı da göz ardı edilmemelidir.

    5 SORU 5 CEVAP İLE SAĞLIKLI YAŞAM BİLGİNİZİ SINAYIN
    Soru 1: Etin yağı sıyrıldığında kolesterolü uzaklaştırmış mı olurum?
    Cevap: Hayır. Etteki kolesterol, etin çözünür yağında olduğu kadar yağsız et kısmında da bulunur. Ancak etteki yağı sıyırdığınızda kan kolesterolünü yükseltme yeteneğine sahip doymuş yağları elimine etmiş olursunuz.

    Soru 2: Kilo vermek için aç kalmak iyi bir başlangıç mıdır?
    Cevap: Hayır. Aç kalma ile kilo vermede ilk önce su ve kas kaybı oluşur. Su kaybı yemekle tekrar kazanılmaktadır. Kas kaybı telafi edilemez. Üstelik açlıkta sağlık için gerekli besin ögeleri yetersiz alınır.

    Soru 3: Yeterli vitamin ve mineral için en iyi yol, günlük vitamin desteği almakla mı olur? 
    Cevap: Hayır. Çeşitli ve dengeli beslenme planı ile destek almadan da vitamin ve mineral ihtiyaç karşılanabilir. Bu destekler insan sağlığı için tüm besin ögelerini içermemektedir. Çeşitli beslenmiyorsanız bir beslenme uzmanına başvurmalısınız. Diyet kaydınız değerlendirilerek hangi vitamin ve mineralden eksik beslendiğiniz açığa çıkabilir.

    Soru 4: Patatesi kabuğu ile tüketmek 3 misli posa içerir mi?
    Cevap: Evet. Sebzeler ve meyveler kabukları ile birlikte tüketildiğinde iyi posa kaynaklarıdır.

    Soru 5: Yoğun bir aktivite sırasında 500 g (yarım kilo) kaybederseniz, terle 2 su bardağı kadar su kaybetmiş olursunuz?
    Cevap: Evet. Fiziksel aktivite öncesi ve sonrası tartılın. Kaybettiğiniz yağ değil sudur. Su kaybının olumsuzluğunu yaşamamak için kaybettiğiniz 2 su bardağı suyu hemen için.