Etiket: zarar

  • Antibiyotiklerin Yan Etkileri Nelerdir?

    Antibiyotiklerin Yan Etkileri Nelerdir?

    Antibiyotiksiz enfeksiyonların, iltihapların tedavisi neredeyse imkansız. Antibiyotiklerin yan etkileri makalemizde antibiyotiklerin zararlarına yer verdik. Antibiyotiklerin iyileştirici etkileri vardır, fakat şu bir gerçek ki sağlık açısından çeşitli zararları da vardır. İşte antibiyotiğin neden olabileceği yan etkiler.

    Antibiyotiğin Zararları

    Kilo
    Antibiyotiklerin kullanımı aşırı kilo ve obezite riskini arttırır.
    Epidemiologist doktor Martin Blaser; çocukluğunda çok miktarda antibiyotik alan
    kişinin ileride yetişkin olduğunda fazla kilolu olma ihtimali arttığını bildiriyor.

    Astım
    Bu haplar bedenimizdeki yararlı yararsız pek çok bakteriyor öldürüyor bu bakterilere
    helicobacter bakterisi de dahildir.
    Helicobacter bakterisi vücudumuzun istemediği bakteri grubundandır, fakat
    bu bakterinin şaşırtıcı bazı faydaları vardır. Mesela astıma yakalanma şansını %30 düşürmesidir.

    Mide Asidi
    Antibiyotikler içeriklerinden dolayı ve helicobacter bakterisini yok ettiğinden dolayı,
    midede aside yol açar, bu durumda mide ağrıları, midenin zayıflamasıyla sonuçlanır.

    Diyabet
    Araştırmalar, çocukluğunda antibiyotik almış kişilerin, şeker hastası olma ihtimalini
    artırdığını gösteriyor.
    Antibiyotikler bağırsaklardaki yararlı mikropları öldürüyor, böylece bağışıklık sistemini bozuyorlar.
    Bunun sonucunda bağışıklığımız yanlışlıkla pankreasa saldırıyor, ve iş diyabetle sonuçlanıyor

    En Güçlü Doğal Antibiyotikler resimli makalemiz için tıklayınız

    Bağırsak Rahatsızlıkları
    Bağırsak sorunu çoğu kişinin yaşadığı midede şişkinlik, ağrı, mide sorunları
    gibi çeşitli sıkıntılara yol açan bir durumdur.
    Danimarkalı araştırmacılar bağırsak rahatsızlıklarından muzdarip kişilerin
    çocukken antibiyotik aldığını belirlemişlerdir.

    Vücut Direnci
    Sık antibiyotik kullanımı bedenin direncini düşürüyor, ve enfeksiyonlara
    vücudu açık hale getiriyor.
    Mecbur kalmadıkça, doktorunuz yazmadığı sürece antibiyotik kullanmanızı önermeyiz.

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

  • Hızlı Kilo Vermenin Zararları Nelerdir?

    Hızlı Kilo Vermenin Zararları Nelerdir?

    Günümüz insanlarının birçoğunda ayak üstü yemek yeme, fast-food tarzı yiyeceklere aşırı yönelme, bilgisayar başında geçirilen zaman zarfı içinde sürekli bir şeyler atıştırma alışkanlığı söz konusu olduğundan kilo problemlerinde de artış görülmektedir. Dengesiz beslenmenin var olması ve bu tarz beslenme alışkanlığının bir de sağlıksız ürünlerle sürdürülmesi kilo artışlarına sebebiyet verdiği gibi hastalıklara da davetiye çıkartıyor. İşte bu sebeplerden dolayı insanlar çareyi hızlı kilo verdiren diyetlerde buluyor ya da bulduğunu sanıyor. Çünkü hızlı kilo verdiren diyetler yapmak sizi amacınıza ulaştırabilir ancak sadece bir süreliğine. Üstelik hızlı kilo vermenin de genel sağlık durumumuzda pek çok zararı söz konusudur…

    Hızlı Zayıflamanın Zararları Nelerdir?

    Hızlı kilo vermek için aç kalmanın doğru bir yöntem olmadığını söyleyen diyet ve beslenme uzmanları,bu tarz bir yanlışa girmememiz için uyarılarda bulunuyorlar. İşte uzmanlarından aç kalarak zayıflamanın ve hızlı kilo vermenin zararları.

    Uzmanlarına göre ayda 4 kilodan fazla kilo vermek yapılan klinik araştırmalara göre diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalığı riskini arttırıyor. Üstelik hızlı kilo vermek diye bir durum söz konusu değildir. Sizi hızlı zayıflatan şey her ne ise tartıya çıktığınız zaman sizi zayıf gösterir ancak vücudunuzda yağ kaybı olmamış aksine vücut için gerekli olan su, nitrojen ve kas kaybı olmuş demektir. Bu nedenle bir süre sonra kişi yeniden aynı kilosuna hızlı bir şekilde geri döner.

    Kemik erimesi riski artar.
    Böbreklerde taş meydana gelir.
    Gut hastalığı riski artar.
    Kolesterol yükselir, damar tıkanıklığı meydana gelir.
    Kalpte rtim bozuklu ve ölüm riski artar.
    Adet düzensizliği, saç dökülmesi, konsantrasyon düşüklüğü, yorgunluk, baş ağrısı meydana gelir.
    Ortostatik hipotansiyon, safra taşı, libido kaybı oluşur.
    Üşüme, bulantı, kusma, kabızlık olur.
    Vücudun sıvı elektrolit dengesini bozulur.

  • Ağız ve diş bakımı nasıl olmalı?

    Ağız ve diş bakımı nasıl olmalı?

    Diş çürüğünün nasıl oluştuğunu biliyor muyuz?

    Ağızda bulunan bakterilerin oluşturduğu bakteri plağı, şekerli ve unlu gıdalardan ağızda kalan artıklar sebebiyle asit oluşturuyor. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözüyor, diş minesinin bozulmasına ve çürük başlangıcına sebep oluyor.

    Diş çürüğü ağrıya neden olduğu zaman, diş hekimine başvuruluyor. Ağrının en çok, soğuk, sıcak, ekşi veya tatlı gıdaların tüketimiyle hissedildiği belirtiliyor.

    Uzmanlar, önlenebilir bir durum olmasına rağmen, dünyada dişi çürümeyen kişi sayısının çok az olduğunu ifade ediyorlar.

    Dişlerimizi çürüklerden nasıl koruyabiliriz?

    Dişleri fırçalamak ve dişlerin aralarını temizlemek, yiyecek parçalarını ve bakterileri temizlemenin en iyi yolu olarak gösteriliyor.

    Diş bakımının, dişleri günde en az iki kez( sabah ve gece yatmadan önce) fırçalama, diş aralarını da günde en az bir kez temizleme şeklinde olması gerektiği belirtiliyor.

    Diş bakımında daha da iyi olan, her öğünden sonra dişleri fırçalamak.

    Florlu diş macunu, diş fırçası ve diş ipiyle gerçekleştirilen bir temizliğin en az üç dakika sürmesi gerekiyor.

    Bu kurallara dikkat ederek diş bakımımızı yürütürsek, ağız ve diş sağlığımızı korumada üzerimize düşeni yapmış oluruz.

    Ağız – Diş Sağlığı ve Bakımı ile detaylı bilgi almak için tıklayın…

  • Kürdan Diş Etlerine Zarar mı?

    Kürdan Diş Etlerine Zarar mı?

    Dr. Mehmet Öz, kürdan kullanımının diş etine zarar verip vermediği ile ilgili bilgiler veriyor. İşte detayları…

    Diş aralarının temizliğinde yaygın olarak kullanılan ahşap kürdanların, diş ve diş etine verdiği zararlar bilinmektedir. Ağız içi diş ve diş eti sağlığımızın bakımı, bütün beden sağlığını etkilediği için daha dikkatli olmamız, sağlıklı ürünler kullanmamız gerekmektedir.

    Kürdan kullanmak dişlere zarar verir mi?

    -Kürdan, çok seyrek kullanılması gereken bir temizleyicidir.

    -Tarih boyunca, kürdan kullanmak dişler arasındaki bölgelerin temiz tutulmasına yardımcı bir yöntem olarak kabul edilmiştir. Günümüzde, artık kürdan yerine diş ipi kullanmak daha doğru olacaktır.

    -Kürdan kullanmak, özellikle de dikkat etmeden bilinçsizce kullanmak, diş minesine zarar verebilir, diş etinizde hasara yol açabilir ve diş köklerini tahriş edebilir.

    -Fırçalamak ve diş ipi kullanmak, plağı yok etmenin ve dişlerin arasını temizlemenin en iyi yoludur. Eğer bir restoranda dişinizde bir şey kaldıysa ve diş ipiniz yoksa kürdan kullanmadan önce iki kere düşünün ve dikkatli olun.

    Dr. Mehmet Öz

    İlgili Konular ;
    Bu Besinler Kolestrolü Düşürüyor!
    30 Saniyede Ağrılarınızdan Kurtulun!

  • Vob Nedir

    Vob Nedir

    VOB nedir ? Ne kazanılır ? Ne kaybedilir ? Ne kadar sermaye ister ? Nerede hesap açılmalıdır ? Nereden izlenir ? gibi basit ama öz olarak, hiç bilmeyenlerin anlayabileceği bir dille izah etmeye çalışacağım. Ayrıca yeri geldikçe Forex piyasaları ile farklarından da bahsedeceğimden az çok anlamış olacaksınız. VOB yani Vadeli İşlemler Borsası’nın nasıl birşey olduğunu. Aklınıza takılan farklı birşey olursa bir e-mail atmanız yeterli olacaktır. Elimizden geldiğince bu piyasa hakkındaki Pratik bilgilerimizi paylaşmaya çalışacağız. Bundan sonrası size kalıyor…

    Söze başlamadan sizi aşağıya yazacaklarımı okumaya zorlayacak bir örnekleme yaparak başlayayım. VOB’ta diyelimki 5000TL sermayeniz var ve “UZUN” pozisyon açtınız. (UZUN yani LONG demek ALIM YAPMAK Demektir ve borsa yükselirse kazanırsınız. Düşerse kaybedersiniz. ) Siz LONG yani ALIM yaptıktan 1 hafta sonra Borsada yükselişe geçmiş ve 5.000 puan çıkış yaşanmış olsun. Bu durumda VOB denen piyasada Borsa denen piyasa ile göbekten bağlı olduğundan, aşağı yukarı VOB’ta aynı oranda yükselmiş olsun. Kazancınız bu durumda taaaaam 5.000TL olur.Yani %100 eder buda.Sizde biliyorsunuz ki, Borsa hergün en azından 1000 puana yakın veya haftada da 4-5000 puanlara yakın bir tarafa gidebiliyor.

    Peki diyelimki ortada Kriz varmış ve Hisseler kütür kütür düşüyormuş. Ne alınsa eller cepler yanıyormuş. Bu durumda tek adres yine VOB olacaktır. Çünkü VOB’ta Borsa düşerkende KAZANILABİLİYOR. Bir üstteki örneği aynı oranlarda düşüş içinde hesaplayabilirsiniz. Tek yapmanız gereken ” Bu borsa düşer daha ” diyebilmek ve bunu dedikten sonra VOB’ta SHORT, yani KISA pozisyon açmak olacaktır. Bu seferde aşağı 5000 puan borsa ve VOB kardeşliği düştüğü anda kazancınız yine 5.000TL olacaktır. Aynı FOREX gibi, hem düşerken hemde çıkarken kazanma fırsatını Ülkemizde bizlere sunan VOB piyasasıdır.

    Aklıma gelmişken; şimdi biriniz çıkıp diyecek ki, bu vob’ta 5000TL şartmı yani .? Hayır tabiki değil. VOB yapabilmek için hesabınızda min. 500TL olması şartından başka koşul bulunmamaktadır. Bu durumda siz sadece 1 kontrat pozisyon açabilirsiniz. ( VOB’ta LOT yerine kontrat tabiri kullanılır ve lot’larda olduğu gibi fiyatla alakalı olarak, yok 100 lot şu kadar, yok bin lot bu kadar gibi olmayıp, VOB fiyatı olarak gördüğünüz aşağıda verdiğim kod larda yani İMKB-30 04/02 yazanın değerinde 30.000 de dese, 70.000 de dese, sizin 1 kontrat pozisyon açabilmeniz için gereken tutar sabittir ve şuan 500TL dir.10 kontrat açacağım derseniz 500TLx10=5.000TL gerekir. 100 kontrat x 500TL =50.000TL gerekir. Bukadar basittir.

    Aynı şekilde 100kontrat SHORT açmış olsaydınız ve VOB ile Borsa kardeşlerde 5000 puan düşse idi, sizin kazancınız yine %100 yani 50.000TL KAR olacaktı.

    Çok kısa aklınızda kalacak KAR/ZARAR hesap şeklinide vereyim. VOB fiyatları 30.000 iken siz bir kenara ” evet buradan short açtım ” diyerek not etseniz ve fiyatın teletexten veya yukarıda verdiğim linkten izlerken aşağı yönde değiştiğini görürseniz kardasınız, ama nekadar kardayım derseniz buyrun ..; 30.000 den 10 kontrat yani 5.000TL lik sanal olarak Sattım yani short açtım yani kısa açtım dediyseniz ( bu tabirlerin hepsi aynı kapıya çıkar ) ve fiyat 29.900 e düşmüş ise her 100 puanlık farkta 100TL kazanmışsınız demektir. Çünkü short açtınız ve bu borsa düşer arkadaş dediniz. Çıksaydı zararda olacaktınız. Ancak şansa bakki düştü ve kazandınız.

    Hesabı basit olsun diye 10 kontrat yani 5.000TL ile oynanması üzerine bir senaryo kuruyorum.

    Vob’ta alış/satış farkı .25TL lik farklar’la ilerler.Yani alış 30.100 / Satış 30.125 şeklindedir.

    10 kontratta her 25 puanlık değişim, 25TL kar veya zarar ettirir. (

    10 kontratta her 100 puanlık değişim 100TL kar veya zarar ettirir.

    10 kontratta her 1000 puanlık değişim, 1000 TL’lik kar veya zarar getirir.

    VOB, Vadeli işlem ve Opsiyon Borsası demektir. İsminden de anlayacağınız gibi Vadeli işlem diyor. Yani işlem yaptığınız yatırım aracının bir vadesi vardır ve vadesi geldiğinde tabiri caizse bozdurulur. Bir üst paragrafta VOB’u izleyebilmeniz için verdiğim yerde İMKB-30 04/09 isimli şey dediğim isimdeki rakamlara dikkat edin. Bunların anlamı, VOB denen şeyde bu isimde belirtilen süre sonuna kadar işlem yapabilirsiniz, Alır veya satarsanız en fazla o tarih sonuna dek taşıyabilirsiniz. Hisse gibi alayım 3-5 ay taşıyayım gibi şeyleri yoktur ve siz alırsınız ama isimde belirtilen tarih geldiğinde yani İMKB-30 sözleşmelerinde, 04(4.aya son günü son mesai saatine kadar elinizde tutabilir veya al-satlar yapabilirsiniz, hemde sadece 2009 yılı içinde, demektir bu isimdeki rakamlar ve kısaltlmalar.

    Peki 04 yani 2009 yılının 4. ayı olan Nisan ayının son günü geldiğinde ne olur.? O günkü uzlaşı fiyatından ama ben kafanız karışmasın diye kapanış fiyatları yakınlarından, siz elinizde unutsanızda kurumunuz otomatikman pozisyonunuzu kapatacaktır. Artık o tarihte karda ya da zararda olduğunuza bakılmaz. Çünkü VOB’un süresi sadece 2 ay’dır ve her 2 ay’da bir kere yeni söleşmeler işlem görmeye başlar. Örneğin şuan Şubat’ın 23 ündeyiz ve bu ayın son gününde İMKB-30 02/09isimli vob sözleşmelerinde artık işlem yapılamayacak ve bunun yerine yine ömrü 2 ay olan yenisi devreye girecek ki onunda adı İMKB-30 04/09 olacak. Bu böyle sürüp gidecek.. Bunlar hep ayrıntıdır. Bunlara takılmayan. Her daim en yakın vadeli VOB sözleşmelerinde yoğun işlem olur.

    Buraya kadar sanırım azda olsa birşeyler canlanmıştır aklınızda. Şimdi dahada basitleştirerek gideceğim anlatımıma..

    VOB denen piyasa Bildiğiniz hisse senetlerinin işlem gördüğü hergün duyduğunuz İMKB100 bugün düştü,şukadar çıktı denen Borsaya göbekten bağlıdır. İMKB 100 değilde İMKB30 Borsa endeksine bakar ve aralarında sürekli değişen oranlarda korelasyon vardır. Mesela bugün İMKB30 bildiğiniz Borsa endexinin kapanışı 30.744 ten olmuş. Peki VOB’ta bunu takip ettiğine göre,ama aşağısından, ama yukarısından birbirleri ile biryerde yakınlaşacaklardır. Çünkü yakın akrabaar zaten. Neyse Bu gün VOB kapanış fiyatı ise..: 30.625 ten olmuş. Gördüğünüz gibi çok yakınlar değilmi .?

    * Tüm bunlardan şunu anlıyoruz. VOB demek, Borsa demek gibi birşeydir. Birinde agresif bir hareket olursa diğeride ona yaklaşma ihitimali içindedir denebilir.

    * VOB demek İMKB hisselerinden en babalarını içine alan bir fon gibi bile algılanabilir. Öyle değildir tabiki ama yapısı gereği böyle bir algılamanın sakıncasıda yoktur sanırım. Sonuçta büyük hisseler düşüyorsa, Borsada düştüğüne göre ve Borsa düşüyorsa VOB’ta düştüğüne göre zincirleme bir etkileşim aralarında tabiki vardır. Ya da tam aksi, VOB yükseliyorsa Borsada bir süre sonra dayanamayıp yükselebilir.

    * Siz iyice öğrenene kadar Ben anlaşılması en kolay olsun diye uğraşıyorum..

    * VOB’un en büyük avantajı düşüşlerde de kazanabilme ihtimalidir. Çıkışlarda da avantajı yüksektir tabiki.

    * Hisse senetlerini alıp sattığınız gibi VOB’tada işlemlerinizi Bankanızdan, aracı kurumunuzdan, isterseniz internetten, istersenizde telefon ile anında yapabilirsiniz. Gün içinde dilediğiniz kadar LONG diladiğiniz kadarda short pozisyon açabilirsiniz. Diyelim ki borsa ve VOB çıkacak bugün dediniz ve 10 kontrat yani 5000TL lik LONG ( Uzun ) pozisyon 30.000′den açtınız. Fakat VOB aniden düşmeye başladı ve sizde kanaat getirdinizki bugün çıkmaz ama düşermiş meğer. Bu durumda hemen pozisyonunuzu zararınız daha az ike kapatır ve madem düşecekmiş piyasalar, ozaman hemen Short ( Kısa ) pozisyon açarsınız ve vob 29.000 e düştüğünde yani 1000 puan düştüğünde, tüm borsada kıpkırmızıyken, herkes ağlaşırken siz cebinize 1.000TL koymuş olursunuz çooooktan .! Baktınız ki, bukadar düşüş meğer kandırmacaymış, hemen orada tekrar long açarsınız ve vob yine 30.000 e geldiğinde 1000TL daha kazanırsınız. Ancak dikkat edin, yanlış bir kararda verdiğim oranlarda da zarar edebilirsiniz.

    * Alım satım komisyonları Kurumdan kurma değişim gösterir ancak benim bildiğim oranlar 400kuruş ile 6TL arasında değişiyor. Yani bazı kurumlar 1 kontrat için sabit 400Kuruş,bazıları sabit 1TL bazıları sabit 600kuruş ve bazılarıda 1kontrat için 4-5TL komisyon alıyorlar alım satım işlemlerinizden. Dolayısı ile hesap açarken bunlara çok dikkat edin. Çünkü aldığınız yere geri vererek pozisyonlarınızı kapatsanız bile komisyonlarınız yüksek olduğundan, yüksek zararla günü kapatmış olabilirsiniz.Bana hangi kurum diye sormayın ben söyleyemem. Lütfen çevrenizden araştırmanızı kendiniz yapın. Benden uyarması ..!

    * VOB’ta işlem saatleri sabah 09.15 ile 17.15 arasındadır ve öğlen tatili yoktur.

    * Ayrıca VOB Ülkemizdedir. Tüm VOB yaptıran ve Paralarınızı yatırdığınız kurumlar SPK yani Sermaye Piyasası Kurumu tarafından sıkı bir şekilde denetlenmektedir.

    * Dilediğiniz an paranızı çekebilirsiniz ve yatırabilirsiniz. Bir güzelliğide, Sayın yöneticilerimiz VOB’un teşviki için uzunca bir süredir VOB kazançlarından Vergi almamaktadırlar. Yani vergiden muaftır tüm kazançlar.

    * İşte tam burada da Otomatik sinyal sistemleri ve expert programları devreye giriyor. Sinyal Sistemlerimiz, expertlerimiz, indikatörlerimiz diyerek ana sayfamızda tanıttığımız ve grafiklerle, Sinyal ekran görüntülerini eklediğimiz resimlerlede detaylandırdığımız programlarımız, tüm VOB ile işlem yapanların en Büyük yardımcılarıdır.

    Hem Yukarı çıkışlarda, hemde aşağı düşüşlerde kazanma ihtimali ve fırsatı sunan VOB’ta, aynı zamanda da Zarar etme ihtimalide, kaybetme ihitmali ile neredeyse eşittir. Dolayısı ile siz VOB’un yükseleceğini, Gazetelerde, dergilerde veya izlediğiniz sitelerde okuduğunuz çeşitli kişilerin yorum ve yazılarına dayanarak vermiş olabilirsiniz. Hatta yakınınızda Borsacı bir dostunuz dahi olabilir ve oda size bu Borsa yükselir xxxx rakamına kadar diyebilir. Üstüne birde ABD’den, Avrupa’dan, Japon ekonomisinden iyi haberleride duymuş olabilirsiniz. Bu durumda Beyniniz, tüm bu verileri işleyip sizi ALIM yani VOB’ta LONG yapmak yönünde uyaracaktır. İlk fırsatta LONG pozisyonunuzu açarsınız ve bir süre sonra Borsada VOB’ta bir bakmışsınız aşağı düşüşe geçmiş. Duygularınız öyle ön plandadır ki, asla düşüşün sertleşebileceğine ihtimal dahi vermezsiniz. Sabır ve yoğun stres ile LONG pozisyonunuzu zarar etmenize rağmen, ” bu birazdan yukarı dönecektir ” beklentisi ile kapatmazsınız. Neden kapatasınız ki; Sürekli takip ettiğiniz güvendiğiniz köşe yazarı, site sahibi ve hatta arkadaşınız dahi çıkacak demişti size.

    Ancak tüm bunların yanında Geçmiş Performansı yüksek olan bir Sinyal programınız olsaydı ve ekranınızda canlı olarak çalışarak size sonucu hakkında anında bilgi verseydi, yani sinyal verseydi, en azından o zarar eden pozisyonunuzu ısrar ile tutmak konusunda yeniden düşünmeye sizi teşvik ederdi. Program sinyali demek, kullanılırsa kesinlikle kar edilir demek asla değildir. Ancak herşeyi daha büyümeden, çığrından çıkmadan öngörebilme yetiniz’in gelişmesi demektir. Tüm sinyal expert programları’nın ve indikatörlerin yegane görevi ve kullanılma amacıda sizlere tarafsız, duygusuz, düşüncesiz, yorumsuz ve tamamen matematiksel hesaplamalar sonucunda oluşan robotik sinyalin yönü hakkında Bilgi vermektir.. Sonuçta hepsi matematiksel kod’lar dizinidir ve Dünyada kriz varmış yokmuş, Dow düşmüş çıkmış bunlar onu bilmezler. Tek baktıkları şey o anki rakamların, geçmişteki rakamlara göre farkıdır.

    Dikkat edin, expert Sinyal Programı’nın yönü hakkında bilgi verir.Piyasanın yönü hakkında bilgi vermezler.

    En basit bir örnek ile Hep 100 ile 120 arasında gezen bir fiyat aniden 160 lara yükselmiş ise, size yukarı yönde Sinyal üretecektir. Çünkü geçmişteki fiyatlara göre bir yükseliş hesaplamıştır ve başka hiçbirşeyi bilmez, bakmaz. Duygusu yoktur, düşünemez, yorumlayamaz, bu sinyali pass geçeyim diyemez, ” yok canım buradan şimdi düşer, bu yalancı çıkıştır ” gibi düşünceleri yoktur. Hatta Borsada çalışan güvendiği bir arkadaşıda yoktur. Rakamlar neyi gösteriyorsa, bunlar sadece onu söyler. Sözleri sinyaldir.

    Dolayısı ile avantajıda şudur, siz buradan düşmez, çünkü haberlerde şunu dinledim Ekonomi için harika bir haberdi. Ahmet, Mehmet’te böyle söylemişti zaten derken, fiyatlar seans içi belli bir oranda gevşediğinde,duygularınız’ın esiri olduğunuzdan kendinizi tek bir yöne şartlamışsınızdır.

    Sinyal programları ise, kendileri için tanımlanmış gerekli matematiksel kriterler oluşmuşsa, gözünün yaşına bakmadan sinyalini ekrana yapıştırıverir. Siz hala düşmez, döner birazdan dersiniz ama birçok expert, indikatör ve program çoktan sinyalini vermiştir bile. Sinyalini vermiş olması kimi zaman doğru çıkmasada, yinede sizi uyarmış ve objektif bir şekilde bilgilendirmiş olması çok ama çok önemlidir.

    Bu bilgileri alıp değerlendirmek ise yatırımcıların kendi tercihleridir. İşlem yapacağınızda ne kadar çok kriteri değerlendirir ve yardım alırsanız okadar doğru yola yakın kalırsınız.

    Bir yatırımcı’nın en büyük düşmanı yine kendisidir. Bunu unutmayın lütfen..!

    Saygılarımla

     
    Kaynak : VOB Sinyalleri

    “”VOB Ekranınızda, Sizin İçin Düşünen Bir Program Var Artık..!””
    Okyanusu Hayal et ki, En Azından Gölde Yüzebilesin.

  • Kadınların cinsel fantezileri

    Kadınların cinsel fantezileri

    Cinsellik, kadınlar için daha gizli kalması gereken bir konu olduğu için, genel kanı, fantezilerin erkeklere özgü bir şey olduğu yönünde. Oysa şu bir gerçek ki kadınlar da en az erkekler kadar, hatta onlardan daha fazla fanteziye sahipler. Ancak, kadınlar için fantezileri açıklamak sanıldığı kadar kolay bir durum değil.

    İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre kadınlar, seks fantezilerini daha çok seks sırasında havaya girmek, bir anlamda kendilerini erotize etmek için kullandıklarını itiraf etmişler.

    Fanteziler cinsel hayatı canlandırmak için çok önemli. Her an, her yerde ve her koşulda sevişmeye hazır olmamız mümkün olmadığına göre, işe yaradığı sürece fantezilerimizi devreye sokmamızda bir sakınca yok. En yaygın kadın fantezileri neler mi?

    İdealize karakterle sevişme
    Kadınlar film ya da dizi karakterleri ya da gerçek hayatta uzaktan tanıdıkları ve idealize ettikleri bir erkekle sevişme fantezisi kurarlar. Bu, hayali bir karakter olduğu için, fantezi, hayal gücünün gidebildiği yere kadar gider. Ancak, burada idealize karaktere fazla kapılmamak, gerçekliğine inanma noktasına gelmemek önemli. Bir de gerçek partnerle karşılaştırma ve hayali karakterin sahip olduğu mükemmel özellikleri onda arama seviyesine gelmemeye dikkat etmek gerekiyor.

    Başka birini düşünmek
    Kadınların bir diğer fantezisi, eşleriyle sevişirken bir başkasıyla seviştiğini düşünmektir. Bu, başka biriyle ilişkiye girme isteği anlamına gelmiyor tabii… Sadece heyecan verici bir hayal olarak fanteziler dünyasındaki yerini alıyor.

    Arkadaşla sevişme hayali
    Arkadaş olarak çok sevdiği bir erkekle seviştiğini hayal edebilir kadınlar. Aslında bu beynin küçük bir oyunudur. Çünkü duygusal yakınlık fiziksel temas da gerektirdiğinden, beyin bunu bazen seks olarak algılayabiliyor.

    Kadınla seks yapma
    Kadınların kadınlarla sevişme fantezileri de oldukça yaygın olmasına karşın, çoğu kadının kendine bile itiraf edemediği bir gerçektir. Böyle bir fantezi, kendisinin eşcinsel olabileceği endişesini de getireceğinden, çoğu kadın için korkutucu bir fantezidir. Ama kadınlar da sevişen iki kadının görüntüsünden en az erkekler kadar tahrik olurlar aslında. Dolayısıyla bir kadınla seviştiğini hayal etmek, kadınların isteklerini artırabiliyor.

    Teatral fanteziler
    Kendini eşinin sevgilisi olarak hayal etme, doktor ile hemşirenin sevişmeleri, ofis ortamında sevişme hayalleri gibi fanteziler de var. Ancak bunların ne kadarı doğru, ne kadarı film karelerinden esinlenme, karar vermek güç… “Rol” yaparken seksten daha fazla zevk alabiliyor kadınlar…

    Sado-mazoşist fanteziler
    Fanteziler her zaman bu kadar masum ve zararsız olmayabilir. Bazı fanteziler, sado-mazoşist eğilimler taşıyabilir. Zira seks, aslında tamamıyla duygusal ve romantik bir eylem değil, içinde bazı şiddet eğilimleri de taşır. Sado-mazoşist fanteziler, çoğu insan için anlaşılması güç gibi gözükse de başka bir pencereden bakıldığında, seksteki şiddet eğiliminin daha fazla ve somutlaşmış halidir. Acı çekme ve acı verme fantezisi, seks esnasında adeta bir cinsel organa dönüşen derinin, sert şekilde okşanması isteğinin uzantısıdır.

  • Solaryum Zararlı mı?

    Solaryum Zararlı mı?

    Yaz yaklaşırken kadınları bronzlaşma telaşı sarar. Hatta günümüzde pek çok kadın denize gitmeden önce solaryumda bronzlaşıyorlar ama sağlıklı mı?

    Bronzlaşmak deriyi yaşlanmaktan ve deri kanserlerinden korur mu?

    Bronzlaşmak deriyi güneş yanıklarından korur, ancak tam tersine deri kanserleri için zemin hazırlar. ‘Sağlıklı bronzlaşmak’ yoktur. Bronzlaşmak deri yaşlanmasını peşin olarak kabullenmek ve deri kanseri riskini göze almak demektir.

    Solaryum zararlı mıdır?

    Solaryumlarda uzun dalga ultraviyole ışınları (UVA) kullanılmaktadır. Bu ışınlar da deri kanserlerini potansiyalize edici ve deriyi yaşlandırıcı etkilere sahiptir. Uzun dönem sonuçları henüz iyi bilinmeyen solaryumlardan sakınılmalıdır.

    Bronzlaştırıcı ürünler derimizi güneşten korur mu?

    Bazı kozmetik bronzlaştırıcılarda kına gibi deriyi boyayan maddeler bulunmaktadır. Bu tür maddeler deriye bronzlaşmış izlenimi verebilir, ancak maalesef güneş yanıklarından, deri yaşlanmasından ve deri kanserlerinden korumazlar. Bu ürünler kullanılsa bile diğer güneşten korunma önlemleri mutlaka alınmalıdır.

  • Hamile Makyajı

    Hamile Makyajı

    Yakında anne oluyorsunuz!

    Yaşayacağınız bu dokuz ay, yeni bir hayatın esasını oluşturacak!

    Mutlu ama bir o kadar da zorlu hamilelik döneminizde makyaj yaparken size yardımcı olması açısından yaralı olduğunu düşündüğümüz Hamile Makyajı hoş bilgilerle dolu. Üstelik bu makyaja sadece 5 dakika ayırmanız yeterli.

    HAZIRLIK

    Bu makyajın amacı doğallık ve parıltı! Mutluluğunuzun yansıması olacak hızlı bir makyajla ışıltılı bir ten, parıl parıl gözler ve şefkat dolu dudaklara kavuşacaksınız.

    İşte ilk adım… malzeme listesi:

    – Nemlendirici bir gündüz kremi
    – Pudra (istenirse bu ürün yerine sıvı fondöten veya renkli bir krem de kullanabilir)
    – Koyu olmayan pembe bir allık
    – Gri tonlarında bir göz kalemi
    – Göz kapaklarını gölgelendirmek için somon veya pembemsi bej tonlarda bir far
    – Siyah rimel
    – Tercihe göre açık (pembemsi bej) veya daha parlak (mercan) tonlarında bir ruj

    Makyaj süresi:

    – 5 dakika

    MAKYAJ

    Makyajın kalıcılığını sağlayacağı için gündüz kremini uygulamak makyajın en önemli aşamalarındandır. Nemlendirici özelliği nedeniyle krem aynı zamanda yüzünüzü rahatlatacaktır.

    Cildinizin homojen görünmesini sağlamak için renkli bir krem veya sıvı fondöten ile küçük kusurları kapatın. Daha sonra şeffaf veya çok açık pembe bir pudra ile yüzünüzü matlaştırın. Cildiniz kusursuz ise sadece pudrayla makyajın sabitlenmesi yeterli olacaktır.

    Kalın bir fırça yardımıyla elmacık kemiklerinize hafifçe allık uygulayarak yüzünüze “sağlık dolu” bir görünüm kazandırın.

    Gri göz kalemiyle kirpik diplerinizi çizerek bakışlarınızı belirginleştirin. Üst ve alt göz kapağının birleştiği gözün köşe kısmını çok hafif şekilde çizmeye dikkat edin. Göz kapağınıza gölge uygularken sadelik ve tatlılık hedefleyin: kadifemsi bir gölgeleme yapın. Yumuşak ve açık renkler seçin. Farı göz kapağınızın hareketli kısmına ve onun hafifçe üstüne doğru uygulayın.

    Son ve kaçınılmaz etap, bakışınıza yoğunluk getirecek olan rimeldir. Kirpiklere hacim kazandırır, onları kalınlaştırır ve uzatır. Gözlerinizi büyük göstermek için üst kirpiklerin dışlarına rimeli iyice sürün. Alt kirpiklerinize hafif uygulayın.

    Makyajı bitirmek için pembemsi bej renkte bir ruj sürerek bir parlatıcı yardımıyla dudaklarınıza yumuşaklık ve şefkat kazandırın

    ÖNERİLER

    Hamilelik süresince cildin pH dengesi daha asittir, bu nedenle de makyajda uygulanan renkler bozulabilir. Bunun için makyajı yapmadan önce bir baz uygulamayı ihmal etmeyin. Bu baz, makyaj ile cilt arasında koruyuculuk görevi yapacaktır.

    Makyajınızı yaparken soğuk renklerden (maviler, yeşiller, vb.) kaçının.

    Yanaklarınız dolgunlaştıysa ve yüzünüzü daha ince göstermek istiyorsanız koyu renk pudrayı yanakların alt tarafına, açık renk pudrayı da şakaklarınıza doğru sürerek bu etkiyi yakalayabilirsiniz. İki renk pudra alt tarafa doğru çukurluk etkisi yaratacaktır.

    Yatmadan önce makyajınızı temizlemeyi sakın ihmal etmeyin. Cildinize temizlik sonrasında uygulayacağınız bakımın neticesinde sabah daha güzel uyanacaksınız!

    İlgili Konular ;
    Hamilelikte Makyaj ve Saç Boyama
    Hamilelikte Makyaj Sakıncalı Mı ?
    Gebelik ve Makyaj