Etiket: yüz güzelliği

  • Makyaj temizleyicileri ve çeşitleri

    Makyaj temizleyicileri ve çeşitleri

    Makyaj temizleyiciler, adlarından da anlaşıldığı gibi, makyajı silmeye yararlar. Yalnızca gündelik makyajın tüm izlerini yok etmede değil, aynı zamanda tozları ve ölü hücreleri yok etmede de kullanmalıdırlar. Eğer bir gün makyaj yapmamış bile olsanız, makyaj temizleyicilerinin muhakkak kullanılması gerektiğini hatırlamak gerekir. Bunlar temiz ve sağlıklı bir cildin temel maddeleridir.

    Bileşimleri

    • Hassas ve nazik olan kuru ciltler için, saf su ve (hayvansal veya bitkisel) yağdan oluşan bir bileşim tercih edilir. Yağ içinde su türü bir karışım yağ içinde dağılmış su damlacıklarından oluşur.

    • Yağlı veya normal ciltler İçin, su İçinde yağ esaslı karışım seçilir. Suyun içine dağılmış az miktarda yağ damlacıklarından oluşmuştur.
    Her iki şıkta da, karışımın molekülünde suda ve ağda eriyebilir bölümler bulunur.

    Değişik Şekillerde Makyaj Temizleyicileri

    Makyaj Temizleyicileri çok değişik şekillerde olabilirler.

    • Süt şeklinde: Yarı akıcı, akıcı veya katı ve genellikle bitki özlüdürler. Suyla durulanınca yumuşak ve kaygan bir deri oluşturan killi sütler de bulabilirsiniz.
    . Krem şeklinde: Su ihtiva eden veya etmeyen, sözgelimi (azulenli) mad­delerden oluşmuş bir karışım aslında mikrop öldürücü bir rol oynar. Bu kremlerden bazıları, nemlendirilmiş par­mak uçtanyla uygulanır. Deri iletemasında sıvılaşırlar; bütün tahriş ve kızarıklık tehlikesini ortadan kaldıran yumuşatıcı bir rol oynarlar.
    • Pelte şeklinde : Akıcı ve yağsız.
    • Krem sabun şeklinde: Özünde, ken­dine özgü asitli yağ vardır. Nemli bir yüze uygulanır, köpürtülür ve suyla çalkalaya­rak çıkartılır. Çok yağlı ciltler için özellikle önerilirler, ama aşırı temizleyici olduklarından her gün kullanılmamalıdır­lar.
    • Hasta deriler için özel olarak hazır­lanmış çeşitli makyaj temizleyiciler vardır.
    . “Kirpikler ve göz kapakları” İçin özel makyaj temizleyicileri olduğu, gözlerdeki farı ve maskarayı çıkarmada kullanıldığı unu­tulmamalıdır. Bu makyaj temizleyicilere, cildin bu bölümünün çok hassas olma­sından dolayı ihtiyaç duyulmuştur.
    • Dudak rujunun başlıca maddesi olan eozini çıkaran ve eriten maddeler de bulabilirsiniz.

    Not: Makyaj temizleme uygulamasından sonra, bunu cildinizin hassasiyetine göre seçilmiş bir tonik ile takviye ediniz.

     

  • Makyaj Temizleme Teknikleri

    Makyaj Temizleme Teknikleri

    Makyaj temizleme oldukça basit bir işlem gibi gözükse de, aslında cilt bakımının en önemli aşamalarından biri…

    Gün içerisinde hava kirliliği gibi dış etkenlerden olumsuz yönde etkilenen cilt, eğer doğru temizlenmezse erken yaşta zarar görmeye başlıyor. InStyle dergisi, cilt temizliği konusunda merak edilen 10 sorunun yanıtını araştırdı…

    1- Tonik yerine özel bitki suları kullanabilir miyim? Eğer çok uzun zamandır siyah nokta tedavisi görüyor ve cildiniz alkolden olumsuz yönde etkileniyorsa, toniğinizi bitki sularıyla değiştirmemenizde fayda var. Ancak bazı bitkilerin olumlu etki yaptığı cilt sorunları da bulunuyor. Örneğin hassas ciltlerde portakal ağacı suyu, kırışıklıklarda papatya ya da gül suyu, cilt soyulmalarında gül suyu ve ciltte meydana gelen tahrişlerde ise peygamber çiçeği suyu etkili oluyor.

    2- Kuru bir cilde sahibim. Su bazlı bir temizleme ürünü tercih edebilir miyim? Elbette… Bir makyaj temizleme yağını, suyla masaj yaparak pamuk kullanmadan cildinize uygulayabilirsiniz. Ilık suyla durulanan makyaj temizleme yağı, genellikle içeriğinde bulundurduğu E ve A vitaminleriyle yaşlanmaya karşı koyarken, jojoba yağıyla cildi besliyor, pamuk yağıyla yumuşatıyor. Ancak ardından cildin ph seviyesini dengeleyecek bir krem kullanmalısınız.

    3- Cildimi her sabah süt bazlı bir ürün ile temizlemek zorunda mıyım? Çok yağlı bir cilde sahip değilseniz ya da hava sizi terletecek kadar sıcak değilse, sabahları süt bazlı bir temizleyici ürün kullanmanıza gerek yok. Çünkü sabahları makyaj temizlemiyor, sadece cildinizde gece boyunca hava kirliliğinden dolayı meydana gelen tıkanıklığı açıyorsunuz. Bu yüzden ideal olan, cildinizi sabahları temizleyici bir tonik ile silmektir.

    4- Bazı su bazlı makyaj temizleyici ürünlerini kullandığım zaman makyajım temizlenmemiş gibi hissediyorum. Bu normal mi? Makyaj temizleme ürünlerinin formüllerini hazırlayan bilim adamları, makyajın tamamen silindiğini ve bu hisse genellikle yoğun makyaj yapan kadınların kapıldığını söylüyor. Kendinizi rahatlatmak için, temizleme işleminden sonra yüzünüzü iyice suyla yıkayıp, ardından nemlendirici bir krem uygulayabilirsiniz.

    5- Makyajımı temizleme mendilleriyle silmeyi tercih ediyorum. Bu mendillerin cilde bir zararı var mı? Bilinen belli bir zararı yok ama rutin olarak her gün uygulanacak bir temizleme işleminde tercih edilmemesi daha sağlıklı olur. Hem ekonomik, hem de ekolojik değiller. Ayrıca derinlemesine bir temizlik yapamıyor. Bu yüzden bu mendilleri, gece eve geç döndüğünüz de vakitten kazanmak için kullanabilirsiniz.

    6- Bazı akşamlar makyajımı silmeye üşeniyorum. Böyle zamanlarda sa bah kalktığımda ne yapmalıyım? Akşam yapmanız gereken işlemi sabah yapabilirsiniz. Cildinizi bir makyaj temizleyicisiyle temizledikten sonra sabah kullandığınız toniğinizi uygulayabilirsiniz. Ancak tekrar makyaj yapacaksanız, biraz beklemelisiniz. Temizleme işleminden hemen sonra fondöten sürerseniz, cildiniz parlar ve fondötenin dayanma süresinde azalma meydana gelebilir.

    7- Yoğun makyaj yapmıyorum. Bu yüzden makyaj temizleyici yerine tonik kullanmam yeterli olur mu? Ne yazık ki hayır… Hiç makyaj yapmadığınız bir gün eve gidince yüzünüzü makyaj temizleyicisiyle temizleyip, sonra kullandığınız pamuğa bakın. Pamukta kirlilikler olduğunu fark edeceksiniz. Hava kirliliğinden dolayı cildimiz gün içinde çok zarar görüyor. Cildimizde makyaj olmasa bile bu kirliliklerden dolayı gözenekler tıkanıyor, siyah lekeler meydana geliyor. Bu yüzden makyaj yapmasanız bile cildinizi su bazlı bir makyaj tamizleyicisiyle temizleyin.

    8- Makyaj temizleyici ürünlerin cildi tedavi edici bir etkisi var mı? Her gün cildinizi temizleyerek, cildinizin yaşlanma sürecini geciktiriyorsunuz. Yani makyaj temizlemek, gelecek için yatırım yapmak demektir. Bazen bu temizleme işlemi sayesinde farkında olmadan cildinizde meydana gelen bakterilerden arınıyorsunuz, bazen de tıkanmış gözenekleri boşaltıyorsunuz. Bir şekilde cildinizin yaşlanmasına neden olan sorunları tedavi etmiş oluyorsunuz.

    9- Su bazlı, süt bazlı, yağ bazlı ya da üçü birarada olan makyaj temizleyiciler bulunuyor. Hangisini kullanmam gerektiğini nasıl anlayacağım? Makyaj temizleyici ürün seçmekte en önemli etken cilt tipiniz. Bir dermatolog yardımıyla yağlı, kuru ya da karma cilde mi sahip olduğunuzu öğrenmekle işe başlamalısınız. Ardından kriterleri azaltarak cildinizin isteklerini dinlemeyi öğrenmelisiniz. Bazı günler yumuşaklık, bazen ise ferahlık isteyebilir. Her durum için farklı bir ürün kullanmanız gerekiyor. Unutmayın, makyaj temizleme mutluluk ve zevk anı olmalı.

    10- Sabun formundaki makyaj temizleyicileri hassas ciltlere zarar verir mi? Eskiden zarar verirdi ama teknolojinin gelişmesiyle birlikte elde edilen yeni formüller hiçbir şekilde hassas ciltleri olumsuz yönde etkilemiyor. Bu ürünleri hiç korkmadan kullanabilirsiniz.

  • Güzelliğin şifresi güzel burun

    Güzelliğin şifresi güzel burun

    Burun güzelliği, yüz güzelliğinin ve gençliğinin temel noktasını oluşturuyor. Düzgün ve ucu doğal duracak biçimde kalkık bir burun, yüzü çok daha genç gösteriyor. Bu anlamda, burun estetiği ameliyatları, diğer estetik ameliyatlar içerisinde en çok tercih edileni…

    Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan burun estetiği ile ilgili merak edilenleri ve ideal burnun özelliklerini anlatıyor…

    Güzel burun yüzü de güzel gösterir
    Bilindiği gibi burun yüz güzelliğinin merkezi ve genç bir yüzün göstergesidir. Burun yüzün tam ortasında olduğu için en çok dikkat çeken bir bölgedir ve göz, elmacık kemikleri, alın ve çene ile uyumlu olması gerekir. Burnun nefes almak gibi çok önemli fonksiyonu olduğu kadar güzel bir yüzünde olmazsa olmazdır. Değişen ve gelişen yaşam biçimleri, estetik algısı ve güzellik kavramı ile birlikte burun estetiğinde de pek çok şey değişim ve gelişim göstermiştir. Eskiden sırtı çok oyuk, küçük ve kalkık burunlar moda iken günümüzde daha sağlam, sırtı çok oyuk olmayan ve gayet doğal burunlar moda. Çünkü 2000’li yıllarda burun estetiğinde konuşulan kavramlar değişmiştir. Artık en çok konuşulan 3 kavram ise “denge”, “yapısallık” ve “öngörülebilirlik”tir.

    Her yıl dış görünümünü geliştirmek isteyen çok sayıda insan burun estetiği ameliyatı oluyor. Estetik ameliyatlar içerisinde tercih edilmede ilk sırada olan burun estetiği ameliyatlarındaki trendler, zamanla değişmekte ve gelişmekte. Burun estetiğinde denge kavramında, yüzün her noktasındaki uyumdan bahsediyoruz. Yüzün merkezinde olan burnu yeniden yapılandırdığımızda, yeni yapılan burnun hem kendi içinde hem de yüzün diğer bölümleri ile uyum içerisinde olmasını istiyoruz.

    Burun estetiğinin modası olmaz
    Günümüzde burun estetiği ameliyatlarında abartılı yaklaşımlardan uzak duruyoruz. Yani bir burnu çok kaldırmak, sırtını çok oymak 1950 ve 1960’ların trendi. Toplumda her konuda gelişim ve bilinçlenme olduğu gibi estetik algımızda her geçen gün gelişiyor ve bilinçleniyor. Bize başvuran hastalar artık doğala çok yakın ve yüzleri ile uyumlu burunlar talep ediyor. Yapısal burun kavramında ise uzun vadede sağlam olan burnu kastediyoruz. Artık burun ameliyatlarını planlarken burnu taşıyan destek mekanizmalarını göz önünde bulundurarak yapıyoruz. Yapısal burun konseptiyle amaçladığımız, yıllar boyunca düşme ve çökme gibi sorunlar olmayan, bir bina gibi güçlü burunlar yapmak. Yani günümüzde yapılan burunlar, yıllara meydan okurken ilerleyen yaşa rağmen hala yüzü genç gösterme özelliğini korumakta.

    Doğallıktan vazgeçmeyin
    Burun ameliyatlarında burnu şekillendirirken bir heykeltıraş gibi çalışıyoruz. Ancak yeni şekillendirdiğimiz burun ve burnu oluşturan yapılar heykelde olduğu gibi kilden veya mermerden oluşmuyor. Burada bir iyileşme söz konusu. Burun estetiğinde öngörülebilirlikte, cerrahın pozitif veya negatif tüm iyileşme faktörlerini ve dinamiklerini ameliyat sırasında öngörerek çalışması gerekir. Bu yüzden burun estetiğiyle uğraşan bir doktorun hastalarını en az 2 yıl takip etmesi ve tüm bu dinamikleri kontrol etmesi gerekir.

    Sonuç olarak, burun estetiği ameliyatı düşünüyorsanız, doğallıktan vazgeçmemeniz ve ameliyattan sonra 10 yıl geçse bile burnunuzla ilgili herhangi bir sorun yaşamamanız gerekir. Bu bağlamda, burun estetiği ameliyatını kısa vadeli bir çözüm olarak değil uzun vadeli ve hayatınız boyunca sorun yaşatmayacak biçimde değerlendirmelisiniz. Haftaya görüşmek üzere…