Etiket: yeni doğan

  • Yeni Doğan Tarama Testi Nedir? Topuk Testi

    Yeni Doğan Tarama Testi Nedir? Topuk Testi

    Yeni doğan tarama testi, bebeğin anne karnına düştüğü günden itibaren yapılan testlerde anlaşılamayan, ancak doğumdan sonra ortaya çıkan hastalıkların olup olmadığını saptamak adına yapılmaktadır. Bir bebeğin anne rahmine düşmesinden itibaren, bebekte var olan hastalık ya da sakatlıkları saptamak oldukça kolaydır.

    Anne karnında anlaşılabilen hastalıkların teşhisinin konulması için, çeşitli yöntem ve testler mevcuttur. Ancak anne karnında anlaşılması mümkün olmayan, sadece doğumdan sonra tanısı koyulabilen hastalar için, bebek tarama testi uygulanmaktadır. Hastaneden ayrılmadan Yapılması gerekenler adlı forum konumuza göz atmanızda fayda var.

    Yenidoğan Topuk Kanı Taraması
    Yenidoğan Topuk Kanı Taraması

    Yeni Doğan Tarama Testleri

    Bebek tarama testinin yapılma amacı, anne karnında gelişmekte olan bazı rahatsızlıkların, vücutta mevcut olan çeşitli maddelerin azlığı ya da çokluğu sebebiyle sentezlenmesidir. Bu tip durumlarda bebeğin doğumu oldukça sağlıklı görülür ve birkaç ay her şey normal seyrinde ilerler. Fakat birkaç ay geçtikten sonra, bebekte çeşitli beyinsel sorunların oluşmasına sebep olacak hastalıklar ortaya çıkar.

    Zihinsel fonksiyonlara ve beyne zarar veren bu hastalıkların erken teşhis edilmesi sayesinde, çeşitli önlemler alınarak hastalıkların etkileri ortadan kaldırılabilir. Bu sebeple yeni doğan tarama testleri sağlık bakanlığı tarafından zorunlu hale getirmiştir.

    yeni doğan tarama testi
    yeni doğan tarama testi

    Yeni Doğan Tarama Testleri (Topuk Testi) Nasıl Yapılıyor?

    Bebek tarama testinin yapılması için, örnek toplama amacıyla ‘’Guthrie’’ adı verilen yöntem kullanılmaktadır. Doğumun hemen ardından ya da 3-4. günlerde yapılabilen yeni doğan tarama testleri için, bebeğin topuğundan kan alınmaktadır.

    Topuktan çıkan kan, özel bir kurutma kâğıdına emdirilerek, testlerin yapılması amacıyla ana merkeze gönderilmektedir. Doğumdan hemen sonra testlerin yapılma imkanı bulunmasına rağmen, doktorların tavsiyesi testlerin, doğumdan 3 veya 4 gün sonra yapılmasıdır. Çünkü bebek doğar doğmaz yapılan testlerde, bazı hastalıklar kendisini belli etmiyor olabilir. Çok erken alınmış olan kan örneklerinden hatalı sonuçlar çıkabileceği gibi, 7. günden sonra yapılan testler de hatalı sonuçlar vermektedir.

    Bu sebeple ilk 3-4. günde testlerin yapılması, en doğru sonuçların alınmasını sağlayacaktır.

    Bebeğinizin işitmesini test ettirin adlı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

  • Yeni Doğan Bebekler İçin En İdeal Besin

    Yeni Doğan Bebekler İçin En İdeal Besin

    Anne sütü, oluşum, hazırlanma ve iletim sistemiyle mucizevi bir besindir. Hamilelik sürecinde süt damarlarının oluşmaya başlaması ve bebeğin doğumuna kadar geçen süreçte en ideal kıvamına getirilen anne sütü, bebeklerin hayata başlaması ve sağlıklı şekilde devam edebilmesi için zengin içeriklerle oluşuyor.

    İlk 6 ay yalnızca anne sütü verilir, sonrasında beslenme alışkanlıkları yavaş yavaş başlar. Genellikle 1 yaşına kadar emzirilir fakat yemeklerle birlikte 2 yaşına kadar emzirilmesi önerilir.

    Yeni Doğan Bebekler İçin En İdeal Besin | 1

    Anne Sütünün Yararları

    Anne sütü; kıvam, ısı ve bileşen değerleri bakımından dünyada olan hiçbir besin maddesinde bulunmayan özel formüller içerir. Bebeğin ilk doğduğunda ve ilk emzirmede kolostrom adı verilen salgı, vücut sistemlerinin ideal biçimde çalışması için çok özel bileşenler içerir.

    Pek çok kadın bu ilk salgıyı, cilt güzellikleri için kullanır. Bu, bebeklerin sağlığı için hazırlanmış ilk gıdadır ve bebeğinizindir.

    Bakteri, virüs ve mikroplara karşı donanımlı bir koruma sağlayan anne sütü, bebeğin sağlıklı gelişimi için antikorlar içerir. Sindirim sisteminin oluşmasına ve gelişmesine yarar sağlar.

    6 ay sadece ve sadece anne sütü veren var mıdır? Tıklayın !

    6.ay Ek gıda Başlangıç Tıklayın !

    Bebek Yoğurdu Tarifi Tıklayın !

    Anne sütünü hiç veremeyenler. Tıklayın !

    Bebeklerimiz için Ek Besin Öneri ve Tarifleriniz Tıklayın !

    Bebeklerde Ek Gıdaya Geçiş Nasıl Olmalı? Tıklayın !

  • Yapmadıkları aşıyı yapmış gibi gösteriyorlar

    Yapmadıkları aşıyı yapmış gibi gösteriyorlar

    Erzurum Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mahmut Uçar, bazı doktorların yeni doğan bebeklere Hepatit B ve KKK aşısını yapılmış gibi göstererek yapmadığını açıkladı. Uçar “Hangi tıbbi gerekçeyle böyle bir şey yapılabilir. Vicdanı olan bunu yapmaz” dedi

    Erzurum Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mahmut Uçar, anne-bebek ölümüyle ilgili gelinen noktayı anlattı. Uçar, bu konuda büyük bir başarı sağlandığını belirterek hekimleri de uyardı. Uçar, bazı doktorların ‘kalem aşısı’ olarak da bilinen yeni doğan aşısı Hepatit B’ye ve KKK‘ye (Kızamık, kızamıkçık, kabakulak) önem göstermediklerini söyledi.

    ‘HANGİ TIBBİ GEREKÇEYLE BÖYLE BİR ŞEY YAPILABİLİR’

    Geçen ay bu konuda 3 aile hekimine uyarı gönderdiğini vurgulayan Mahmut Uçar şunları söyledi:

    “Biz 2016 Türkiye’sinde bu kadar sağlık konusunda iyi bir noktada olmamıza ve daha da iyileşme gösterme çabalarımıza rağmen halen daha bazı arkadaşlarımız yapmadığı aşıyı yapmış gösteriyor. Yani bunun tekrar tekrar üzerinde duruyorum. İdari soruşturmayla falan uğraşmam, direkt savcılığa başvururum. Bir annenin çocuğu siz aşısını yapmadınız diye kızamıktan ölürse ne olacak. Hangi tıbbi gerekçeyle böyle bir şey yapılabilir. Bu konuyu en azından vicdanı olan insanların bu noktada hassasiyetleri oluşsun diye konuşuyorum. Geçen ay 3 aile hekimine bu nedenle uyarı göndermek durumda kaldım.”

    ANAYASA MAHKEMESİ ‘HAK İHLALİ’ SAYMIŞTI

    Yeni doğan bebeğe doğumun ardından yapılan Hepatit B ve KKK (Kızamık, kızamıkçık, kabakulak) aşıları başta olmak üzere aşıların uzun vadede çocuklarda MS ve otizm gibi hastalıklarına yol açtığı iddiası tıp gündemini yıllardır meşgul ediyor. Türkiye’de yargıya taşınan aşı konusunda Anayasa Mahkemesi, anne ve babası istememesine karşın yeni doğan bebeğe çocukluk dönemi aşılarının uygulanmasının hak ihlali olduğuna hükmedip topuk kanı alınmasını ihlal saymamıştı.

     

    Kaynak: posta.com.tr

  • Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyerinin cildi olduğunu biliyor muydunuz ?

    Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyerinin cildi olduğunu biliyor muydunuz ?

    Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyerinin cildi olduğunu biliyor muydunuz ? | 2 Bebek cildinin hayati rolü

    Cilt bariyerinin temel rollerinden biri, vücudu zehirli-zararlı, tahriş edici, alerjen maddeler gibi çevresel tehditlerden korumaya yardımcı olmaktır.

    Sağlıklı bir cilt, bebeğin bu çevresel tehditlere karşı ilk savunma hattıdır. Cildin en üst tabakası, vücudu korumaya yardımcı olur1,2; su, kimyasallar, mikroplar, aşırı sıcaklıklar, elektrik dalgaları ve ultraviyole ışınlar (UV) gibi çevresel tehditlere karşı kalkan görevi görür. Bu sayede sağlıklı bir cilt, vücudu ciltten girebilecek enfeksiyonlardan korumaya destek olur.

    Bebek cildi neden özel ilgiye ihtiyaç duyar ?

    Bebek cildi yetişkin cildinden farklıdır ve yaşamının ilk yılı boyunca gelişmeye/değişmeye devam eder.3 Bebek cildi yetişkin cildine göre daha ince, daha geçirgen ve daha hassastır.3,4 Bu nedenle çevresel tehditlere karşı daha korunmasızdır. Genetik özelliklerin yanı sıra, bebek cilt bakımında uygun ürünlerin kullanılmaması ve gerekli cilt bakım uygulamalarının yapılmaması cildin bariyer bütünlüğünün bozulmasına/hasar görmesine neden olabilir.

    Hasar görmüş cilt bariyeri alerjenlerin cildin alt tabakalarına geçmesine izin verir, böylece alerjik olmayan bir bebeği alerjiye yatkın hale getirebilir. Bu da bebeklerde atopik dermatit oluşumuna kadar ilerleyebilir.

    Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyeri olan hassas cilt bariyerini korumak için özel ürünler kullanmak gerekir

    Bebek cildine doğru şekilde bakım yapılması cilt bariyerinin hasara uğramasını engeller. Bu da ancak doğru bebek şampuanı ve bebek bakım ürünlerinin kullanımıyla gerçekleştirilebilir.

    Uzmanlar bebek şampuanı ve cilt bakım ürünlerinin sağlıklı cilt bariyerinin bütünlüğünü koruması konusunda hemfikirdirler. Doğumdan itibaren bebek cildine uygun ürünlerin doğru şekilde kullanılması bebeğin cilt bariyerini koruyarak atopik dermatit gelişme riskini azaltır.

    Benzil alkol, SLS, sabun, alkol ve alerjen içerikli ürünlerin bebek saç ve cilt bakımında kullanımından kaçınmak ve cildi düzenli olarak nemlendirmek bu uygulamaların arasında sayılabilir. Bebek cildi için özel olarak formüle edilmiş şampuan ve diğer ürünlerin güvenliği ve etkinliği klinik olarak kanıtlanmış olmalıdır.

    Pediatrik Dermatoloji Derneği Johnson’s® baby ürünlerini tavsiye eder.

    Johnson’s® baby ürünleri, bağışıklık sisteminin ilk bariyeri olan cildine özen gösterecek ve cilt bariyerini koruyacak şekilde formüle edilmiştir. Pediatrik Dermatoloji Derneği bebek saç ve cilt bakımında Johnson’s® baby ürünlerinin* kullanılmasını tavsiye ediyor.

    *Johnson’s® baby Şampuan, Yenidoğan Saç ve Vücut Şampuanı, Yağ, Parfümsüz Islak Mendil

    Referanslar:
    1.Hoath S, et al. Neonatal Skin Structure and Function. 2003
    2.Chiou Y, Blume-Peytavi U. Skin Pharmacology and Physiology. 2004
    3.Nikolovski J, et al. Journal of Investigative Dermatology. 2008
    4.Stamatas G, et al. Pediatric Dermatology. 2009
    5.Stamatas G, et al. Cosmetics & Toiletries. 2009

    Johnson’s Baby şampuan:

    Gerçek Göz Yakmayan® formülü gözler için saf su yumuşaklığındadır. Johnson’s baby şampuan yeni ve yumuşak formülü sayesinde saçın doğal nem dengesini korur ve saçta hiçbir kalıntı bırakmaz. Saçların ipeksi yumuşaklığını korur ve mis gibi kokmalarını sağlar. Bebeğinizin saçını temizlemek ve nemlendirmek için idealdir.

    Çocuklarda Cilt Problemleri
    – Çocuklarda egzama hangi nedenlerle ortaya çıkabilir?
    – Çocuklarda hangi cilt problemlerine daha sık rastlanır?
    – Çocuklarda mantar hangi nedenlerle olur?
    – Çocuğumda sürekli kaşıntı var, neden olabilir?
    – Çocuğumun cildi sürekli kızarıyor, sebep ne olabilir?
    – Çocuğumun cildinde döküntü var, neden olabilir?
    – Atopik egzama nedenleri nelerdir?
    – Çocuğumun cilt probleminin hangi hastalığa bağlı olduğunu nasıl anlarım?
    – Çocuklardaki hangi deri hastalıkları bulaşıcıdır?

  • Anne sütüne en yakın keçi sütü

    Anne sütüne en yakın süt olan keçi sütünün, yeni doğan bebeklerin beslenmesinin yanı sıra bir çok hastalığın tedavisine de yardımcı olduğu bildirildi.

    Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Koçak, laktoz oranı bakımından yüksek proteinlere sahip olan keçi sütünün değerli besin ögelerini içerdiğini söyledi.

    Keçi sütündeki yağ asitlerinin bazı rahatsızlıklara iyi geldiğini ifade eden Prof. Dr. Koçak, bu sütün organizmada iltihaplanmayı önlediği gibi diş ve kemik gelişimi için de iyi bir kalsiyum kaynağı olduğunu kaydetti.

    Doğal homojenize olan sütün, vitamin A, fosfor, magnezyum ve selenyum miktarı açısından anne sütüne en yakın süt olduğunu bildiren Prof. Dr. Koçak, şöyle devam etti:

    100 gram anne sütünde kalsiyum oranı 32, inek sütünde 119, keçi sütünde 134 miligramdır. Keçi sütündeki bakteri miktarı ve yağ oranı diğer hayvanlardan daha azdır. Laktoz oranı bakımından yüksek proteinlerine sahip olması nedeniyle keçi sütü değerli besin ögelerini içeriyor. Yeni doğan bebekler, anne sütü alamadığı dönemlerde ihtiyaç duyacağı besin elementlerini en iyi keçi sütünden alabilir.

    Keçi sütünden yapılmış ürünlerin Avrupa’da ”özel sağlık marketlerinde” özel fiyatlarla satıldığını ve bebeklere anne sütünün alternatifi olarak verilebileceğini bildiren Prof. Dr. Koçak, ”Ancak bazı kişiler tat anlamında sevmeyebilir, onlara ağır gelebilir. Örneğin koyun sütü ya da peyniri de tat ve koku anlamında herkes tarafından tercih edilmeyebilir” dedi.

    CİLT HASTALIKLARINDA YARARLI AMA İLAÇ DEĞİL

    Keçi sütünün serum proteinlerinin alerjik özelliği olmamasından dolayı sindirim sistemi rahatsızları ile bazı cilt hastalıkları için tedavi edici olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Koçak, ”Ama ne olursa olsun, aşırıya gidip abartılmaması lazım. Keçi sütü ilaç değildir. Yani hiç bir gıda tek başına tedavi edici özelliğe sahip değildir. Ne olursa olsun abartmayalım. Öncelikle her türlü rahatsızlıkta ilaçla tedavi yolunu seçilmelidir” dedi.

    1. FRANÇOIS’YI İYİLEŞTİRMİŞ

    Tarihte de keçi sütünün bazı faydalarına rastlandığını bildiren Prof. Dr. Koçak, ”16. yüzyılda 1. François rahatsızlanmış ve hastalığına hiç kimse çare bulamamış. O dönemde Kanuni Sultan Süleyman’dan yardım istemişler. Kanuni kendi doktorunu ve yanında keçisini göndermiş. Keçinin sütünü ve yoğurdunu her gün içen François bir süre sonra eski sağlığına kavuşmuş ve Fransa’da yoğurt, ilaç niyetine kullanılmaya başlamış. Tıp kitaplarında da keçi sütünün iyileştirici gücüne yönelik çeşitli eserler yer alır” diye konuştu.

    NtvmsnbcLogoSmall